Connect with us

BORSA

2026 YILINDA HALKA ARZ OLUP HALKA ARZ FİYATININ ALTINA DÜŞEN ŞİRKETLER…

Yayınlanma:

|

2026 yılında güncelde 29 şirket halka arz oldu ve 10 şirketin hissesi halka arz fiyatının altına düştü..

Peki ama bu neden olabilir ?

En basit haliyle nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Halka arz fiyatının yüksek belirlenmesi – Şirket piyasa tarafından pahalı bulunur.

2. Halka arz sonrası satış baskısı – Kısa vadeli yatırımcılar kâr/zarar realizasyonu yapar.

3. Beklentilerin gerçekleşmemesi – Ciro, kâr veya büyüme hedefleri tutmaz.

4. Kârlılığın düşmesi – Brüt kâr veya EBITDA marjı geriler.

5. Yüksek borçluluk – Borç ve faiz giderleri şirketin kârını baskılar.

6. Zayıf nakit akışı – Şirket kâr etse bile yeterli nakit üretemez.

7. Sektörün kötüleşmesi – Şirket iyi olsa bile sektör genelindeki daralma fiyatı aşağı çeker.

8. Borsa genelindeki düşüş – Risk iştahının azalması yeni halka arzları daha fazla etkileyebilir.

9. Halka arz gelirinin kullanımına ilişkin endişeler – Yatırımcı, toplanan sermayenin yeterince verimli kullanılmayacağını düşünür.

10. Şirket/haber kaynaklı güven kaybı – KAP açıklamaları, bilanço veya kurumsal gelişmeler yatırımcı algısını bozabilir.

YATIRIMCI NE YAPABİLİR ?

1. Şirketin son bilançosunu kontrol et: Kâr, EBITDA, borç ve nakit akışı bozulmuş mu?

2. Halka arz çarpanlarını yeniden hesapla: Şirket hâlâ pahalı mı, yoksa fiyat artık makul mü?

3. Düşüşün nedenini ayır: Şirket kaynaklı mı, sektör/BIST kaynaklı mı, yoksa satış baskısı mı?

4. Yatırım tezini sorgula: Halka arzda satın alma gerekçen hâlâ geçerli mi?

5. Şirketin nakit üretimine özellikle bak: Kâğıt üzerindeki kâr ile gerçek nakit yaratma her zaman aynı şey değildir.

6. Şayet Gerekçe ortadan kalktıysa zararı kabullenmek mantıklı olabilir : Sermayeyi daha güçlü bir alternatife taşımak bazen daha doğru olabilir.

Son söz : Fiyatı takip et, değeri sorgula; çünkü fiyat her zaman değer değildir.

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Fed’in şahinliği istihdama takıldı, sırada çarşamba günü enflasyon var

Yayınlanma:

|

Yazan:

Geride bıraktığımız haftanın önemli bir bölümünü, ABD istihdam raporunun neden bu kadar kritik olduğunu anlatmaya ayırdım. Fed’in fiyat istikrarını sağlamanın yanı sıra tam istihdamı gözetme görevi de olduğunun altını çizerek, açıklanacak verinin faiz kararının şekillenmesinde önemli rol oynayacağını belirtmiştim. Nitekim cuma günü açıklanan istihdam raporu beklentilerin oldukça altında kaldı. Tarım dışı istihdamın yaklaşık 80 bin kişi artması beklenirken, ABD ekonomisi temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı yaşadı. Üstelik önceki iki aya ilişkin veriler de belirgin şekilde aşağı yönlü revize edilerek işgücü piyasasındaki zayıflamanın yalnızca temmuz ayına özgü olmadığına işaret etti.

Fed’in daha kısa bir süre önce sonuçlanan olağan faiz toplantısında 12 üyeden 3’ü faiz artırımı için oy kullanırken, bizler ise her fırsatta Fed’in faiz artırmakta zorlanacağını savunuyorduk. Hatta sıkı durun, yapay zekâ devriminin artıracağı verimlilik nedeniyle istihdam üzerinde belirgin bir baskı yaşanırken, tarım dışı istihdam verisinin alt kalemlerinde yer alan ücret enflasyonunun önemli göstergelerinden saatlik ücretler maaş baskısının olmadığını teyit etti. Eylül ayında %60 ihtimalle fiyatlanan faiz artırımı, verinin ardından %44’e; yıl sonuna kadar fiyatlanan toplam artış ise 34 baz puandan 29 baz puana geriledi.

Verinin piyasa yansıması da hâliyle risk iştahını artırıcı yönde oldu. ABD Doları (DXY) zayıflayarak art arda ikinci haftayı da düşüşle tamamlarken, EURUSD paritesi 1,1560 seviyesine yükselerek son 7 haftanın zirvesini test etti. Son dönemlerde mütemadiyen hırpalanan kıymetli metallere ciddi alım gelirken, hisse senetleri rekor seviyelere yükseldi. ABD borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde güçlü alımlar görülürken, Nasdaq endeksi haftanın son iş gününü %1,3 artıda tamamladı. En büyük 500 şirketin çatısı altında barındıran S&P 500 endeksi ise rekor seviyelere yükselerek haftayı da %3,6 yükselişle tamamladı. Gözler artık çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisine çevrildi. Temmuz ayında yıllık TÜFE’nin %3,4, gıda ve enerji hâriç çekirdek enflasyonun ise %2,5 olması bekleniyor. Enflasyonun zayıf gelmesi, tarım dışı istihdam verilerinin yarattığı iyimser havayı daha da güçlendirerek faiz artırım endişelerini daha da zayıflatabilir.

Tarım dışı istihdam verisi ardından 10 yıllık tahvil faizi %4,64 seviyesine gerilerken, faiz getirisi olmayan kıymetli metaller haftayı iyimser bir şekilde tamamladı. Bu bağlamda, altın haftayı %7,5 yükselişle 4,341 dolar seviyesinden tamamlayarak teknik mânâda önemli bir yükseliş kaydederken, gümüş ise 63 dolar seviyesini aşarak benzer bir şekilde güçlü bir haftalık kapanış kaydetti. Yükselişin devam etmesini bekliyoruz. Kademeli olarak açtığımız uzun pozisyonlarımızı artırmak için ABD enflasyon verisini de görmek isteyeceğiz (bakınız grafikler).

Büyük resimde, altın fiyatlarında savaş dönemi sonrasında yaşanan geri çekilmeyi bir trend değişikliğinden ziyade düzeltme hareketi olarak yorumladığımızı ve temel dinamiklerde belirgin bir değişiklik görmediğimizi defaatle dile getirdik. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, önümüzdeki dönemde ABD’de M2 para arzı ile kıymetli metaller arasındaki korelasyonun yeniden güçlenmesini bekliyoruz. Başta Çin olmak üzere merkez bankaları net altın alıcısı olmaya devam ederken, küresel borçluluk ve bütçe açıkları da büyümeyi sürdürüyor. Japonya ile koordineli müdahâleden de anlaşılacağı üzere, ABD ekonomi yönetiminin uzun vadeli tahvil faizlerinde belirgin bir yükselişe pek de toleransı olmadığını düşünüyoruz.

Savaşın beraberinde getirdiği yüksek kamu harcamalarını da denkleme eklediğimizde, ana görüşümüzde herhangi bir değişikliğe gitmeden kıymetli metallerde yükseliş isteğinin korunacağını düşünüyoruz. Ayrıca ay sonunda, para politikasına ilişkin önemli mesajların verildiği ve merkez bankacılarının buluşma noktası olarak görülen meşhur Jackson Hole toplantısı var. Warsh ketumluğunu biraz olsun bozup ‘faiz artırımı yok’ minvalinde bir mesaj verirse, kıymetli metallerde yükseliş isteğinin daha da belirginleşmesini bekleriz. Bu görüşler ışığında, basiretli tüccar misali, portföy dağılımını buna göre ayarlamakta fayda görüyorum.

Haber akışında, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik İran ile Umman arasındaki görüşmelerde sona yaklaşıldığını okuyoruz. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, yeni deniz trafiği güzergâhlarını belirleyecek anlaşmanın son aşamada olduğunu söyledi. Ancak İran, ABD’nin ablukayı ve yaptırımları kaldırmasını, dondurulan İran varlıklarını serbest bırakmasını ve savaş zararlarını tazmin etmesini istiyor. Taraflar doğrudan görüşmese de aracılar üzerinden temas sürüyor. Hürmüz’ün açılmasına yönelik iyimserlik sürse de, henüz çözülmesi gereken önemli başlıkların da olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor! Diplomasi cereyan ederken, sahada ise hareketlilik sürüyor. BAE, İran’ı bir gemisine saldırmakla suçlarken, Husiler de Suudi Aramco’nun günlük 400 bin varil kapasiteli Jazan rafinerisini İHA ile vurduklarını açıkladı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın büyük ses getiren yeni savunma anlaşmasının hemen ardından gelen saldırıyı da piyasalar yakından takip ediyor.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın cuma günü Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşması hakkında hafta sonu pek çok analiz okuduk. Dışişleri Bakanı Fidan, taraflardan birine yapılacak silahlı saldırının üç ülkeye yapılmış sayılmasını öngören anlaşmanın teknik olarak NATO’nun 5. maddesiyle aynı olduğunu söyledi. İttifakın üç ülkeyle sınırlı da kalmayabileceğini anlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapının genişlemesini istediğini belirten Fidan, Mısır’ın da potansiyel üyeler arasında olduğunu açıkladı.

Fidan, yeni ittifakın İran’a ya da başka bir ülkeye karşı kurulmadığının özellikle altını çizerken, ABD’nin bölgedeki güvenlik rolünün giderek daha fazla sorgulandığı bir dönemde Türkiye’nin askerî ve savunma sanayii gücü, Suudi Arabistan’ın finansal imkânları ve Pakistan’ın nükleer caydırıcılığının aynı çatı altında buluşmasının önemli olduğu vurgulandı. Yapının başka ülkelerin katılımıyla genişlemesi hâlinde, Orta Doğu’daki mevcut güç dengelerinin de değişmeye başlayabileceğini düşünüyoruz. Anlaşmanın Türkiye açısından ekonomik kazanımları ya da risklerini ise zamanla anlayacağız.

Yeni gün ve hafta başlangıcında Asya piyasalarında genele yayılan iyimser bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Cuma günü açıklanan zayıf ABD istihdam verisinin ardından Fed’in eylül ayında faiz artıracağı beklentisi belirgin bir şekilde azalırken, gösterge endeks Tokyo ve Tayvan borsaları %2, Güney Kore borsası ise %1’e yakın yükseliş kaydetti. Geçen haftayı %5 artışla tamamlayan Nasdaq endeksinin vadeli işlemlerinin de bu sabah hafif artıda olduğunu görüyoruz. Tahvil faizlerindeki gerilemeden destek bulan altın ise geçen hafta %7’yi aşan yükselişin ardından 4,330 dolar seviyesine hafif de olsa geriledi. Gümüşün ons fiyatı 64 dolar seviyelerine yakın bir seyir izlerken, yukarıda da belirttiğim üzere piyasalar bir sonraki hamle için çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisini bekliyor. Kripto aleminde ise Bitcoin 65 bin dolar seviyelerinde yatay bir seyir izlese de, bir sonraki hedef seviye olan 71 bin dolar için enerji biriktirdiğini düşünüyoruz.

İran, Umman ile Hürmüz Boğazı’nda yeni deniz koridorları konusunda anlaşmanın son aşamaya gelindiğini söylese de, ABD diğer şartları yerine getirmeden boğazın açılmayacağını tekrarladı. Hürmüz’ün açılmasına yönelik iyimserlik korunmasına rağmen sevkiyatın hâlen oldukça sınırlı olması, Brent petrolü %1 yükselişle 84 dolar seviyesinin hemen üzerine taşıdı.

USDTRY kuru yeni haftanın ilk kotasyonlarında 47,70 seviyelerine yükselirken, EURTRY kuru ise EURUSD paritesinin de desteğiyle 55,00 seviyesinin hemen üzerine yükseldi. CDS risk primi ise 228 baz puan seviyesine gerileyerek son bir ayın en düşüğünü test ederken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi haftayı %41,60 seviyesinde tamamlayarak önemli bir değişim kaydetmedi. Dört haftalık kesintisiz düşüş ardından BIST100 ana endeksi haftayı yükselişle tamamlarken, benzer şekilde altı haftalık düşüş ardından bankacılık endeksi de haftayı artıda tamamladı.

Türk insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın, hem USDTRY kurunun bebek adımlarıyla yükselmesi, hem de ons altının geçen hafta âdeta şaha kalkmasıyla 6,600 TL seviyesinin üzerine yükseldi. Türkiye cephesinde gözler bu hafta Perşembe günü TCMB tarafından yayınlanacak yılın üçüncü Enflasyon Raporu’na çevrildi. Başkan Karahan’ın sunumu ve basın toplantısının önem arz edeceğini düşünüyoruz. Savaşla birlikte %37 seviyesinden %40 seviyesine yükselen Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi’nin (AOFM) kademeli olarak gevşetilmesini bekliyoruz.

Avrupa’yı ise etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve kuraklık, kıtanın önemli ekonomik damarlarından Ren ve Tuna nehirlerinde su seviyelerini tarihî düşük seviyelere çekti. Su altında kalan savaş gemileri su yüzüne çıkarken, yılda yaklaşık 300 milyon ton yükün taşındığı Ren Nehri, Rotterdam Limanı’nı Almanya’nın önemli sanayi bölgelerine bağlaması nedeniyle kritik önemde. Su seviyesinin düşmesi gemilerin daha az yük taşımasına, nakliye maliyetlerinin yükselmesine ve çelikten kimyaya, enerjiden rafinerilere kadar birçok sektörde üretimin zorlaşmasına neden oluyor. Demiryollarında  rayların aşırı sıcaklar nedeniyle esnemesi yük taşımacılığı tedarik zincirinde sorunları beraberinde getirirken, İngiltere’de koştuğum Hyde Park’ın çölü andıran görüntüsü gidişatın ne kadar ciddi boyuta ulaştığını gösteriyor.

Sıcakların faturası bununla da sınırlı değil. Kuraklık enerji üretimini ve özellikle soğutma için nehir suyuna ihtiyaç duyan nükleer santralleri zorlarken, Avrupa’da bu yıl yaşanan orman yangınlarının doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetinin milyarlarca euroya ulaşabileceği hesaplanıyor. Aşırı sıcaklar artık yalnızca bir iklim sorunu olmaktan ziyade, ulaşımdan üretime, enerjiden enflasyona kadar dünya ekonomisini doğrudan etkileyen bir maliyet unsuru hâline geliyor. DJ gibi şarkıdan şarkıya geçerken, konuları birbirine bağlamayı çok seviyorum. Cuma günü Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından derlenen, tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen dünya gıda fiyatları endeksi Haziran ayındaki 130,3 seviyesinden Temmuz’da 131,1’e yükseldi. Sıcaklık ve kuraklık gıda enflasyonunu da olumsuz etkiliyor!

Kıbrıs’ın Güneyinde açıklanan temmuz ayı enflasyonu dikkatimi çekti. Tüketici fiyatları bir önceki aya göre %0,66 gerilerken, yıllık enflasyon %2,93 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında özellikle giyim ve akaryakıt fiyatlarındaki düşüş aylık enflasyonu aşağı çekerken, yıllık bazda konut ve enerji fiyatlarındaki artış dikkat çekti. Rakamların ilginç tarafı ise adanın iki yakasındaki enflasyon farkının ulaştığı seviye. Kıbrıs’ın Kuzeyinde temmuz ayında yalnızca bir aylık enflasyon %2,9 olurken, Güney Kıbrıs’ta son bir yıllık enflasyon %2,9 seviyesinde gerçekleşti. Başka bir ifadeyle, kuzeyde fiyatların bir ayda kaydettiği artış, güneyde yaklaşık bir yıllık fiyat artışına denk geliyor. KKTC’de geçen yılın aynı ayına göre gıda fiyatları %43,11, Türkiye’de %31,75 artarken, Güney Kıbrıs’ta ise %4,94 artış kaydetti.

Mali piyasaların gündeminde her ne kadar Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verileri bulunsa da, bugün Türkiye cephesinde sanayi üretimi takip edilecektir.

Adanın iki tarafında da %2,9; ama biri aylık, diğeri yıllık

 1786336612e6d838b2dd0d609ad75d63d879d186e0_1_1200.jpg

XAU, XAG ve ABD M2 para arzı

 17863366125947b1f18bd2517cf225f04b142701fb_2_1200.jpg

Altın

 1786336613053bc9ec32b966664beaa531209eb26c_3_1200.jpg

Gümüş

17863366139bac64453d355b9b15200151dbb4fc96_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

İki piyasanın hikâyesi: Faiz, petrol ve kritik istihdam verisi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Her ayın ilk cuması ABD çalışma bakanlığı tarafından açıklanan resmî istihdam raporu büyük bir merakla takip ediliyor. İstihdam verileri öncesinde küresel piyasalarda temkinli bir havanın hâkim olduğunu söylemek gerekiyor. Hatırlanacağı üzere, hafta ortası ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılmasına yönelik anlaşmaya oldukça yakın oldukları yönünde yetkili ağızlardan gelen açıklamalar, jeopolitik riskleri aşağı çekmek suretiyle küresel risk iştahını olumlu etkilemişti. Lâkin, anlaşma umutları hâlâ canlı olsa da, diplomasinin son dakikada yerini silahlara bırakmasına artık alışan yatırımcıların, yoğurdu üfleyerek yeme isteğiyle dün itibarıyla bir miktar daha temkinli tarafa geçtiğini görüyoruz. Bu sabah da, yukarıda da belirttiğim üzere, ABD ekonomisinin sağlığı açısından en kritik veri olarak kabul edilen istihdam raporu öncesinde bekle ve gör stratejisinin ağır bastığını söylememiz gerekiyor.

Fed’in fiyat istikrarını (enflasyon) tesis etmenin yanı sıra kanunen tam istihdam görevi de olduğu düşünülürse, bugün KKTC saati ile 15.30’da açıklanacak veri, Fed’in bundan sonra izleyeceği yol haritasına ışık tutacaktır. Reuters anketine göre tarım dışı sektörde istihdamın Temmuz ayında 80 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,2 seviyesinde kalması bekleniyor. Geçmiş aylara yönelik yapılabilecek revizyonların da topyekûn değerlendirileceği raporun beklentilerin dışında kalması durumunda piyasa yansıması yaratacağı göz ardı edilmemelidir.

Gerek veri öncesi piyasaların defansa çekilmesi, gerekse de henüz Ortadoğu’dan beklenen haberin gelmemesiyle tansiyonun barometresi konumunda  petrol fiyatlarının hafif de olsa yükseldiğini görüyoruz. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı yaklaşık %4 artışla 84 dolar seviyesine dayandı. Hatırlanacağı üzere, iki hafta önce 102 dolar seviyesini test eden Brent akabinde 78 dolar seviyesine kadar gerilemişti. Petrolün yeniden hareketlenmesi risk iştahını azaltırken, doların piyasa kuru olarak takip edilen DXY endeksi bir miktar da olsun yükselmek suretiyle yeniden 100 seviyesine geldi. Doların piyasa faizi olarak takip ettiğimiz 10 yıllık gösterge tahvil dün 10 baz puan kadar artış kaydederek yeniden %4,67 seviyesine yükselirken, uzun vadeli tahvil faizlerinde de benzer yükselişler görüldü.

Anlaşma umutlarının azalması ya da gecikmesiyle bugün açıklanacak verinin de tedirginliği birleşince, ABD borsaları dün geceyi hafif de olsa düşüşle tamamladı. Sanayi hisselerinin işlem gördüğü Dow endeksi %1’e yakın gerilerken, S&P500 üst üste ikinci gün de düştü. Yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda ise kararsız bir havanın egemen olduğunu görüyoruz. Gösterge endekslerden Tokyo ve Güney Kore borsaları %1 gerilerken, diğer borsalarda ise hafif de olsa yeşil renk dikkatimizi çekiyor. Tarım dışı istihdam verisi öncesinde vadeli kontratlara göre Fed’in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali %59 seviyesine hafif de olsa yükselirken, sene sonuna kadar ise toplam 34 baz puan artırım fiyatlanıyor. Bu nedenle istihdam verisinin beklenenden güçlü gelmesi faiz artışı beklentilerini artırabileceğini bunun da risk iştahını azaltarak başta hisse senetleri, para birimleri ve kıymetli metaller üzerinde baskı kurabileceğini unutmamak gerekiyor. Öte yandan zayıf bir verinin ise Fed üzerindeki baskıyı azaltabileceğini bunun da hâliyle tam ters etki yapacağını not edelim. Volatiliteye, devamında ise hafta sonu riski almak istemeyecek piyasaların (ya da belki almak isteyecekler) nasıl bir ruh hâline bürüneceklerini hep birlikte takip edeceğiz.

Altının ons fiyatı, Fed Başkanı Warsh’un şahin görünümlü bir güvercin olduğu inancının güçlenmesiyle hafta ortasında 4,300 dolar seviyesini test ederek teknik anlamda dibin geride kaldığı görüşünü pekiştirdi. Altının bu sabah ise günün önemli satır başlıkları öncesinde bir miktar soluklanarak 4,260 dolar seviyelerine geri çekildiğini görüyoruz. Benzer bir şekilde, mahallenin sert çocuğu gümüş de hafta içinde 63 dolar seviyesine kadar yükselmesinin ardından bu sabah 62,20 dolar seviyelerine hafif de olsa geriledi. Teknik mânâda gümüşün haftayı 63 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir şekilde tamamlaması durumunda, beklediğimiz yükselişin devam edeceğini düşünüyoruz (bakınız grafik). Altın için ise kapanışın 4,300 dolar seviyesinin üzerinde olup olmadığına bakacağız. Kripto cenahında Bitcoin’in de benzer bir şekilde son dönemlerde sıkıştığı 64 bin dolar seviyelerinde bir sonraki hamle için enerji biriktirmeye devam ettiğini görüyoruz.

Türkiye cephesinde ise her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB’nin haftalık bültenini enine boyuna irdeledik. TCMB’nin net yabancı para pozisyonu, son günlerde yukarı yönlü hareketlenen altın fiyatlarının da yardımıyla olumlu etkilendi. TCMB’nin devam eden döviz alımlarının da yardımıyla 5 Ağustos valörlü işlemlerde net pozisyon 42,7 milyar dolar seviyesine yükselerek savaş döneminden bu yana en yüksek seviyesine geldi. Öte yandan, son üç haftada 8,3 milyar dolar artış kaydeden yurt içi yerleşiklerin DTH’ları, yine tüzel kişiler kaynaklı olarak 31 Temmuz valörlü işlemlerde 3,55 milyar dolar gerilemiş.

USDTRY kuru haftanın son işlem gününde, hafta sonu fonlama etkisinin de yardımıyla pazartesi valörlü işlemlerde 47,70 seviyesine yükselirken, CDS risk primi ise 230 baz puan seviyesinde yatay seyrini korumaya devam ettiğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi önemli bir değişim göstermeden %41,53 seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, hisse senetleri cephesinde ana endeks dün günü %0,7 yükselişle, bankacılık endeksi ise benzer oranda düşüşle tamamladı. Türk insanın bir numaralı yatırım aracı gram altın 6,500 TL seviyesinin hemen üzerine yükselirken, EURTRY kuru ise Salı günü valörlü işlemlerde 55,00 seviyesine yükseldi. Reuters haberlerinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma işbirliği anlaşması imzalanabileceği haberini de not ederek bültenimizi tamamlayalım. Herkese sağlıklı bir hafta sonu dileriz.

Gümüş

1786077486b2bff59c088fae48e68cf1240fe2e079_1_1200.jpg

Altın

17860774869a9889cb62a35fcbb9dfac4eb190b564_2_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu (Tüm swaplar ve Hazine Dövizleri hâriç)

1786077487fbc09681a037f80affc0dc93412f2428_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

Hürmüz için anlaşma umudu: Petrol geriledi, risk iştahı artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Katar, ABD ile İran arasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlayabileceği beklentisiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün %5, son iki haftada ise yaklaşık %20 gerileyerek 78 dolar seviyesini test etti. Katar Emiri ile telefonda görüşen ABD Başkan Trump diplomatik çabaların sürdüğünü belirtirken, ABD Hazine Bakanı Bessent ile Dışişleri Bakanı Rubio da Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığını ve anlaşmanın kısa sürede sonuçlanabileceğini ifade etti. Buna karşın Tahran yönetimi, ABD ile doğrudan görüşmelerin başladığı yönündeki açıklamaları yalanladı. Ancak Umman ile Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanmasına yönelik temasların olumlu ilerlediğini duyurdu.

Haber akışının piyasaları mutlu etmesine paralel bu sabah Asya borsaları, Wall Street’teki rekor kapanışın ardından teknoloji hisselerine yönelik alımların desteğiyle güne güçlü yükselişlerle başladı. Japonya’nın Nikkei endeksi ve Tayvan borsası %3’ten fazla yükselirken, son dönemlerde tahterevalli tarzında bir seyir izleyen Güney Kore borsası KOSPI ise bu sabah %4,5 yükselerek eski günlerini yeniden hatırladı. ABD cephesinde ise en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi tarihî zirvesini yenilerken, endekste yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri de ilk kez 70 trilyon doların üzerine yükseldi. Öte yandan, güçlü bilanço açıklayan AMD ve SpaceX hisselerinde seans sonrası kâr realizasyonları görüldü. SpaceX’te özellikle yüksek yapay zekâ yatırımlarının nakit akışı üzerindeki baskısı yatırımcıları temkinli olmaya yöneltti.

SpaceX, halka arz sonrası açıkladığı ilk bilançosunda ikinci çeyrek gelirini geçen yılın aynı dönemine göre 4,1 milyar dolardan 7,8 milyar dolara yükseltirken, faaliyet zararı da 970 milyon dolardan 143 milyon dolara geriledi. Güçlü sonuçlarda Starlink ve yapay zekâ faaliyetlerindeki hızlı büyüme etkili olurken, şirketin AI altyapısına yaptığı yatırım harcaması 15,8 milyar dolara ulaşarak dikkat çekti. Yönetim, bu yüksek yatırım temposunun önümüzdeki çeyreklerde de devam edeceğini belirtirken, Starlink ile mobil iletişim pazarına girerek geleneksel telekom operatörlerinden müşteri kazanmayı hedeflediklerini açıkladı. Güçlü finansal sonuçlara rağmen, SpaceX hisseleri seans sonrası işlemlerde yaklaşık %7,5 değer kaybetti. Şaşırdık mı? Aslında hayır. Yapay zekâ tarafında milyarlarca dolarlık yatırımlar sürüyor. Ancak yatırımcılar artık bu harcamaların ne zaman nakit akışına ve kârlılığa dönüşeceğini sorgulamaya başladı. Sabır giderek azalıyor.

ABD ile İran arasında diplomatik ilerleme sağlanabileceğine yönelik beklentilerin ışığında gerileyen enerji fiyatları, küresel tahvil piyasalarını destekledi. Piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD’nin gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil faizi %4,60 seviyesinin altına inerken, 30 yıllık tahvil faizi de %5,15 seviyesini test etti. Bu ılımlı gelişmelere paralel Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimali %54 seviyesine gerilerken, sene sonuna kadar artırım beklentisi de 31 baz puana gevşedi. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise dün itibariyle ayağa kalkmaya istekli bir seyir izlediklerini gördük. Dolar endeksinin (DXY) 99,80 seviyesine gerilemesinin de yardımıyla, altının ons fiyatı bu sabah 4,130 dolar seviyesine yükselirken, gümüş ise 61 dolar seviyesine dayandı. Teknik mânâda, altın gümüş rasyosunun gümüş lehine ilerlemeye başladığını, yukarı yönlü hareket şayet başlamışsa gümüşün daha hızlı koşacağını düşünüyoruz. Uzun pozisyon açmadan bir iki gün daha gelişmeleri takip etme niyetindeyiz. Gümüşte hareketin devam etmesi durumunda yukarıda ilk etapta 80 dolar seviyesini hedefleyeceğiz (bakınız grafik). Bitcoin 64 bin dolar seviyelerinde salınarak enerji biriktirmeye devam ettiğini de not edelim.

Küresel piyasalarda risk iştahı artarken, içeride ise gündem tamamen hayat pahalılığı ve enflasyon olmaya devam ediyor. KKTC İstatistik Kurumu dün Temmuz ayı resmî enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre TÜFE aylık bazda %2,90 artış kaydederken, yıllık enflasyon ise %38,10 seviyesinde gerçekleşti. Aylık bazda en yüksek fiyat artışı %9,79 ile eğitim grubunda görülürken, lokanta ve oteller (%5,46) ile sağlık (%4,80) kalemleri de dikkat çekti. Geçen senenin Temmuz ayında %3,17 artış kaydeden enflasyon nedeniyle (baz etkisi) yıllık enflasyon hafif de olsa gerilerken, Ağustos ve Eylül ayı gerçekleşmelerinin sırası ile %3,35 ve %5,39 olduğunu not düşelim.

KKTC’de 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin hayat pahalılığı oranı %16,95 olarak belirlenmişti. Bu oran, yılın ikinci yarısında uygulanacak asgari ücret ile kamu çalışanları ve emeklilerin maaş artışlarının hesaplanmasında esas alındı. Her gün öğle saatlerinde hem babama hem de kendime aynı yerden yemek alıyorum. Hayat pahalılığı oranının açıklanmasının hemen ardından işletme artan maliyetleri gerekçe göstererek fiyatlarını yaklaşık %20 artırdı. Bunun benzer örneklerini günlük hayatın hemen her alanında görmek mümkün. Rahmetli Süleyman Demirel’in yıllar önce söylediği gibi enflasyonun yalnızca ekonomik bir pahalılık meselesi olmadığını, derin bir sosyal ve ahlakî çöküntü yarattığını savunmuştur. Enflasyon meselesinin sadece toplumsal mutabakat ile çözüleceğini düşünüyorum. Herkesin enflasyonun düşeceğine inanması ve ikna olması gerekir. Aksi takdirde işimiz gerçekten çok zor…

Türkiye cephesinde ise bir süredir tatsız bir seyir izleyen hisse senetleri dün nihayet yurt dışı olumlu havadan faydalandı. Borsa İstanbul 100 endeksi günü %2 yükselişle tamamlarken, USDTRY kuru kendi hâlinde bebek adımlarıyla yükselmeye devam ederek 47,57 seviyesini test etti. Beş yıl vadeli CDS risk primi 232 baz puan seviyesine gerilerken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi de %41,63 seviyesine gevşedi.

Dün TCMB Temmuz ayı fiyat gelişmeleri raporunu yayımladı. Raporda temmuz ayında aylık bazda tüketici enflasyonunun ana eğilimi bir önceki aya kıyasla gerilemiştir ifadesi dikkatimizden kaçmadı. Zaten bir süredir iç talepteki yavaşlamadan söz ediyoruz. Mesela dün açıklanan ODMD verilerine göre Temmuz ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı, geçen yılın aynı ayına göre %25 azalış kaydetti. TCMB’nin liralaşma stratejisini başardığını, kredi kanallarını kıstığını ve talebi yavaşlatarak üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını görüyoruz. Pekâlâ en kritik soruyu soralım. Neden enflasyon düşmüyor? Neden benim yemek aldığım yer %20 zam yapmak zorunda kaldı? Demirel’in sözleri hafızalarda derin bir yer tutarken, biz TCMB’nin para politikası tarafında elde ettiği başarıya ve Ortadoğu’da tansiyonun düşeceğine paralel Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetini (AOFM) kademeli olarak %40 seviyesinden %37 seviyesine doğru gevşeyeceğini düşünüyoruz. Bu minvalde 13 Ağustos tarihindeki Enflasyon Raporu sunumu dikkatle takip edeceğiz.

Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya, Euro bölgesi ve ABD’de açıklanacak hizmetler PMI verisi takip edilecektir. Özellikle her ayın ilk cuması açıklanan ve ABD ekonomisinin sağlığı açısından en kritik bilgiyi sunan tarım dışı istihdam verisi öncesinde  ADP özel sektör istihdamı (öncü veri) bugün yakından takip edilecektir.

Gümüş

178590458352be6763a3e460c9332df80c4cc878aa_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.