Connect with us

GÜNDEM

İşverenin eşit davranma yükümlülüğü – Ayrımcılık tazminatı nedenidir

Yayınlanma:

|

Bankacılık sektöründe son günlerde Şubeler arası; Personeller arası Bankanın kurumsal yapılarından ve üst yöneticilerinden AYRIMCILIK yapıldığına yönelik şikayetler artmaya başladı

Şubeler arasında ayrımcılık ile ilgili gelen şikayetlerin çoğu Bölge Müdürlükleri kaynaklı olurken; Personel kaynaklı ayrımcılık şikayetleri daha çok Şube Yöneticilerinden kaynaklı olması dikkat çekici.

ş hayatında az bilinen konulardan biri ayrımcılık tazminatıdır. İşverenin çalışanlarına eşit davranması gerektiği toplumumuzda kabul edilmektedir ancak bu durumun kaynağının kanunlar değil örf ve adetlerimiz olduğu sanılmaktadır. Bu nedenle işverenin, çalışanlarına eşit davranmaması halinde bundan sorumlu olacağı çoğu işçi tarafından bilinmemektedir. Bu sorumluluk ise işverenin ayrımcılık tazminatı ödeme yükümlülüğünü doğurmaktadır.

Ayrımcılık tazminatının aksine iş kazası geçiren işçinin hak talep edebileceği çoğu kişi tarafından bilinmektedir. 

Eşit Davranma İlkesi

Anayasa’mız da bulunan eşitlik ilkesinin, İş Kanunu’na yansımalarından biri eşit davranma ilkesidir. İşveren haklı ve objektif bir neden bulunmaksızın işyerinde çalışan işçilere farklı davranışlarda bulunamaz ve işyerinde keyfi uygulamalar yapamaz.  Bu yükümlülüğü ihlal eden davranışları ise işverenin sorumluğunu doğurmaktadır. İşveren tarafından bazı işçilerin sigortaları eksiksiz ödenirken bazılarının eksik ödenmesi söz konusu olabilir. Bu durum ayrıcı hizmet tespit davası konusu yapılabilir.

Dikkat edilmesi gereken konulardan biri şudur ki, işverenin eşit davranma yükümlülüğü, işyerinde çalışan her işçinin aynı konuma getirilmesi değil, aynı veya eşit değerde bir işte çalışan işçilere farklı davranılmamasını kapsamaktadır. İşçilerin nitelikleri veya yaptıkları iş aynı değil ise işverenin mutlak olarak eşit davranması beklenemez. Veyahut işçinin çalışkanlığı veya yeteneği dolayısıyla, işçiye farklı bir uygulamada bulunması, işverenin eşit davranma ilkesine aykırı davrandığını göstermez. Ayrıca işverenin psikolojik taciz boyutuna varan haksız davranışları mobbing kapsamında da değerlendirilebilir.

İş Kanunu, işverene 2 tür borç yüklemektedir. Bunlar; eşit davranma borcu ve ayrım yapmama borcu.

Ayrımcılık Tazminatı Koşulları

İşverenin eşit davranma yükümlülüğüne sahip olması için öncelikle bazı koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir.

  • Eşit davranma borcuna aykırılık iddiasının en önemli koşullarından biri, zamanda birlik konusudur. Farklı zamanlarda yapılan uygulamalar nedeniyle işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket ettiği iddia edilemez. Eşit davranma borcuna aykırılık iddiası ile işyerinde işçilere uygulanan davranışların karşılaştırılması için, bunların aynı zaman diliminde meydana gelmiş olması gerekir.
  • İşverenin eşit davranma yükümlülüğü toplu uygulamalarda söz konusu olmaktadır. Toplu uygulamalardan kasıt işyerinde genel ve objektif esaslara göre yapılan uygulamalardır. Örneğin, işyerinde çalışan bütün işçilere zam yapılırken herhangi bir haklı neden olmaksızın bir veya birkaç işçi zam uygulamasının dışarısında bırakılırsa bu durum işverenin eşit davranma borcuna aykırılık teşkil edecektir.
  • Eşit davranma borcuna aykırılık iddiasının aynı işyerinde çalışan işçiler arasında gerçekleşmiş uygulamadan kaynaklanması gerekmektedir. Nitekim aynı işverene ait farklı işyerlerinde ortak uygulamalar olmaması gayet doğaldır.
  • İşyerinde birden fazla işçinin bulunması gerekmektedir. Tek bir işçinin çalıştığı işyerlerinde eşit davranma borcunun ihlal edildiği söylenemez. Ancak önemli bir nokta var ki, işverenin ayrım yapmama borcu bu durumda da sürmektedir. Örneğin, işverenin, işyerinde çalışan tek işçiyi hamileliği dolayısıyla işten çıkarması durumunda, ayrımcılık tazminatı ödemesi gerekebilir.

Ayrımcılık Tazminatı Nedir?

İşverenin eşit davranma ilkesini ihlal eden davranışları, işçinin ayrımcılık tazminatına hak kazanmasını sağlar. Ayrımcılık tazminatının kapsamı ise, 4 aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat ve yoksun bırakıldığı hakları yani yapılan ayrımcılık dolayısıyla elde edemediği hakları talep edebilmesidir.  Örneğin, aynı veya eşit değerde bir iş için, kadın işçiye cinsiyetinden dolayı erkek işçilerden daha az ücret verilmesi durumunda, kadın işçi ayrımcılık tazminatının yanında daha az maaş aldığı her dönem için arada ki ücret farkını talep edebilmektedir. Ya da diğer çalışanlara nazaran daha az hafta tatili kullandırılan işçi, ayrımcılık tazminatının yanında, çalıştığı her hafta tatili günü için hafta tatili ücretini de talep edebilecektir. Ayrımcılık tazminatının dayanağı olan iddia ise iş ilişkisinde veya iş ilişkisinin sona ermesinde meydana gelen durumlardır. Bu durumdan anlaşılması gereken, iş ilişkisi kurulmadan ayrımcılık tazminatının talep edilemeyeceğidir. İş ilişkisinin sona erdirilmesi anında örneğin bir kadın çalışanın hamileliği dolayısıyla işten çıkarılması dolayısıyla ayrımcılık tazminatını talep etme hakkı doğacaktır.

Hamilelikte İşten Çıkarılma

İşçinin hamileliği dolayısıyla işten çıkarılması, işverenin ayrımcılık yasağına aykırı davranışını oluşturmaktadır. Hamilelikte işten çıkarılma, işçinin ayrımcılık tazminatına hak kazanmasını sağlar. Nitekim bu durum Kanunda bire bir düzenlendiği gibi Yargıtay kararları ile de desteklenmektedir.

Ayrımcılık Tazminatı Hesaplama

Ayrımcılık tazminatı işçinin son brüt ücreti üzerinden hesaplanmaktadır ve en fazla 4 aya kadar ücreti tutarında tazminata hükmedilmektedir. Mahkeme tarafından ayrımcılık tazminatı; uğranılan ayrımcılığın önemi, ağırlığı, süresi, işçinin kıdemi ve ücreti gibi konular göz önüne alınarak hesaplanmaktadır. Yapılan ayrımcılık nedeniyle bir zararın meydana gelip gelmemesi, ayrımcılık tazminatına hükmedilmesi konusunda önemsizdir. İşçi yapılan ayrımcılık nedeniyle zarara uğramış olmasa bile ayrımcılık tazminatını talep edebilecektir.

Ayrımcılık Tazminatı İspat Yükü

İş Kanunu uyarınca, işverenin eşit davranma ilkesine aykırı davrandığını ispat etmek işçiye düşmektedir. Ancak bu konuda önemli bir istisna vardır. İş kanunu uyarınca; “(…) işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.”.

İspat Yükünün İşverene Geçmesi

Böyle bir durumda ise, ayrımcılık yapmadığını ispat edemeyen işveren, ayrımcılık tazminatı ödemeye mahkum olacaktır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 15.05.2019 tarihli kararında; hamile olduğu işyerince öğrenilen işçinin, kısa bir süre sonra işten çıkarılması durumunu, ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir şekilde gösteren bir durum olarak kabul ederek, ispat yükünün işverende olduğunu belirtmiştir.

Ayrımcılık Tazminatı Zamanaşımı

İş Kanunu uyarınca ayrımcılık tazminatı zamanaşımı süresi 5 yıldır. İş Kanunu’ndan kaynaklı alacaklarda zamanaşımı süresi istisnalar dışında 5 yıldır.

Ayrımcılık Tazminatının Üst Sınırı İşçinin Kaç Aylık Ücretidir?

İş kanunu uyarınca ayrımcılığa uğrayan işçinin tazminat olarak alabileceği en üst miktar 4 aylık ücretidir. En az ise 1 aylık ücreti kadar tazminat alabilir. Kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin giydirilmiş ücreti yani yol, yemek ve ikramiye gibi ücretlerin brüt ücrete eklenmiş hali baz alınırken, ayrımcılık tazminatının hesabında işçinin çıplak brüt ücreti baz alınır.

Ayrımcılık Tazminatının Diğer İşçi Tazminatları İle İlişkisi

Ayrımcılık tazminatı ile birlikte talep edilemeyecek tek tazminat türü, kanunun açık hükmü gereğince sendikal ayrımcılık tazminatıdır. Bunun dışında ayrımcılık tazminatı ile birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve kötü niyet tazminatı talep edilebilir.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus vardır. Kişinin aynı fiilden dolayı iki kere cezalandırılmaması gerekmektedir ki bu durum işveren için de geçerlidir. Bu nedenle aynı fesih sebebi birden fazla tazminatın doğmasına neden oluyorsa, yalnızca birine hükmedilebilir. Bu durum özellikle ayrımcılık tazminatı – kötüniyet tazminatı ile ayrımcılık tazminatı – işe başlatmama tazminatının birbirleriyle ilişkisinde önemlidir.

Ayrımcılık Tazminatı ve Kötüniyet Tazminatı

Hamileliği nedeniyle hem eşit davranma ilkesine aykırı hem de kötüniyetli olarak işten çıkarılan işçi, kötüniyet ve ayrımcılık tazminatlarından yalnız birisini talep edebilecektir. Nitekim Yargıtay kararları da bu yöndedir.

Ayrımcılık Tazminatı ve İşe Başlatmama Tazminatı

Nitekim bu husus kötüniyet tazminatı yanında iş güvencesi tazminatı bakımından da önemlidir. İş güvencesi kapsamına giren bir işyerinde, eşit davranma ilkesine aykırı ve geçersiz bir fesih nedeniyle işyerinden çıkartılan bir işçi ayrımcılık tazminatına hak kazanacaktır. İşe iade davası işçi lehine sonuçlanır ve ardından talep edildiği halde işçi işe geri alınmazsa, bu sefer de işçi işe başlatmama tazminatına hak kazanacaktır. Bu durumda da işçi, işe başlatmama tazminatı ile birlikte ayrımcılık tazminatı talep edemeyecektir.

besler.av.tr

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TCMB’den döviz kredilerine de fren getirdi, zorunlu karşılıklar arttı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Merkez Bankası (TCMB), makro finansal istikrarın korunması, parasal aktarım mekanizmasının desteklenmesi ve likidite fazlasının sterilizasyonu amacıyla aşağıdaki adımların atılmasına karar verdi.

Yabancı para kredilere aylık yüzde 2 büyüme sınırı getirilirken, sınırı aşan kredi tutarı kadar Türk lirası cinsinden zorunlu karşılığın bir yıl boyunca bloke olarak tesis edilmesine karar verildi.

BDDK verilerine göre, Türk bankalarında döviz kredi hacmi 1 Ocak ile 17 Mayıs arasındaki dönemde 15,9 milyar dolar artmıştı. TCMB’den bu hızlı yükselişe önlem gelmiş oldu

TL kredi faizlerinin yüksek olması ve döviz kurlarındaki yatay seyir, ihracat geliri olan firmaları döviz cinsi kredilere yönlendirmişti.

2018 ve 2021’deki döviz krizi sarmalıyla sarsılan reel sektör, net döviz pozisyonu açığını altı yılda 100 milyar dolardan fazla azaltarak 2023 sonunda 81,5 milyar dolara indirmişti ancak son dönemde dövizle borçlanmada hızlı bir artış oldu.

MEVDUATTA ZORUNLU KARŞILIK ARTTI

TCMB ayrıca, Türk lirası mevduat ve kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarını artırdı. Söz konusu zorunlu karşılıklar 24 Mayıs 2024 tarihinde tesis edilecek.

Zorunlu karşılık faiz ve komisyon uygulamalarında aşağıdaki değişiklikler yapıldı.

KKM’nin TL’ye geçişine ilişkin hedef korunurken, yenileme dahil toplam hedef yüzde 75’e düşürüldü.

Tüzel kişi KKM ile gerçek ve tüzel kişi YUVAM hesapları bir sonraki hesaplama döneminden itibaren geçerli olacak şekilde toplam hedef hesaplamasından çıkarıldı.

Toplam hedefin sağlanması halinde KKM için tesis edilen zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranı politika faiz oranının yüzde 40’ına düşürüldü.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

ANTALYA: Müşteri hesaplarını boşaltan DENİZBANK Şube yöneticileri tutuklandı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Denizbank şubesinde, müşterilerin hesaplarından 205 milyon lira çalınmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan şube müdürü Rahşan Eylem B., müdür yardımcısı Utku E. ve 2 banka personelinin de aralarında bulunduğu 8 şüpheli, tutuklandı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Futbol dünyasının ünlü isimlerinin adının karıştığı dolandırıcılık olayı ile gündeme gelen Denizbank‘ın yönetimi, bütün şubeleri üzerinde denetim ve incelemelerini artırdı. Genel müdürlük uzmanları tarafından yapılan incelemeler sırasında bankanın Side Şube Müdür Yardımcısı Utku E.‘in hesabında olağan dışı hareketlilik tespit edilince müfettiş görevlendirildi. Banka müfettişleri, nisan ayı başında şubeye gelerek soruşturma gerçekleştirdi. Müfettişlerin yaptığı inceleme ve soruşturma sonucunda Utku E.’in, 2021 yılından Nisan 2024’e kadar müşterilerin hesaplarından parça parça toplam 205 milyon lirayı tanıdığı kişilere aktardığı tespit edildi. Bu kişilerin daha sonra paraları, yeniden Utku E.’in hesabına gönderdiği belirlendi.

KRİPTO PARA BORSASINDA KAYBETMİŞ

DHA Haberine göre; Bankanın, suç duyurusunda bulunması sonrası Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Bu kapsamda İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT Timi ekibi, şube müdürü Rahşan Eylem B., müdür yardımcısı Utku E. ve 2 banka personeli ile Utku E.’in yakın arkadaşı olduğu tespit edilen 4 şüpheliyi, 6 Nisan’da gözaltına aldı. Şüphelilerden Utku E. ifadesinde; 2021 yılından bu yana müşterilerin hesabından fark edilmeyecek şekilde paraları alıp, arkadaşlarına gönderdiğini, daha sonra bu paraların kendi hesabına geri geldiğini, toplanan paraları yurt dışında sanal bahis sitelerinde ve kripto para borsalarında kaybettiğini söylediği öğrenildi. Jandarmada işlemleri tamamlanan şüpheliler, 8 Nisan’da adliyeye sevk edildi. İfadeleri sonrası şüpheliler, tutuklandı.

ZARARLARI TAZMİN EDİLDİ

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Denizbank şubesinde, müşterilerin hesaplarından 205 milyon lira çalındığının ortaya çıkmasının ardından banka yönetimi harekete geçti. Olaydan zarar gördüğü belirlenen müşterilere ödemeleri yapılarak zararlarının tazmin edildiği öğrenildi.

Haber kaynağı: DHA – 18.05.2024

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kimlik bilgileri çalınarak dolandırıldılar! Şimdiye kadar 150 mağdur var

Muğla’da yaşayan Uğur Kayalı müşterisi dahi olmadığı bankadan gece 01.51’de gelen mesajla şoke oldu. Bilgisi olmadan adına hesap açılıp 350 bin TL kredi çekildiğini öğrenen Kayalı soluğu savcılıkta aldı. Yalnız olmadığını öğrenen Kayalı kendisi gibi 150 mağdur daha buldu…

Yayınlanma:

|

Yazan:

Menteşe ilçesinde yaşayan Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı personeli Uğur Kayalı’nın 3 Mayıs saat 01.51’de cep telefonuna özel bir bankadan ‘350 bin lira tutarındaki ihtiyaç krediniz onaylandı, artı hesabınız tanımlandı ve çekilen kredi sigortalandı’ mesajı geldi. Bankanın müşteri hizmetleriyle görüşen Kayalı, bankanın müşterisi olmadığını, ihtiyaç kredisi ile artı hesap başvurusunda bulunmadığını ve herhangi bir onay vermediğini belirtti. Ancak müşteri hizmetleri yetkilisi mobil onay mesajı verildiğini, işlemin iptal edilemeyeceğini bildirdi. Kayalı hem kimlik bilgilerini çalarak adına hesap açarak kredi kullanan kişi ya da kişiler hem de banka hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayalı, kredi çekilen hesaba bloke koydurmasına rağmen 350 bin TL’nin 190 bin TL’sinin Elektronik Fon Transferi (EFT) ile başka hesaba geçtiğini öğrendi. Mağdur olduğunu belirten Kayalı, “Banka konuyla ilgili sorumluluğunun olmadığını belirtiyor. Müşterisi bile olmadığım bankadan adıma hesap açılıp, kredi kullanılmış. Hesaplara bloke koydurmama rağmen para üçüncü kişilere, oradan da kripto hesaplara aktarılmış. Benim gibi mağdur olan insanlara ulaştım. 150 mağdurdan oluşan WhatsApp grubumuz var. Gruba dahil olduğumda 50 kişiydik. Bu şekilde mağdur edilen çok daha fazla kişinin olduğunu düşünüyorum. Konteynerde yaşayan depremzedeler adına bile hesap açılıp, kredi çekilmiş. Bankaların güvenlik açığı anlamadığım bir şekilde giderilmiyor. Yetkililerden yardım bekliyorum” ifadelerini kullandı.

Kimlik bilgileri çalınarak adına açılan hesaptan çekilen krediyle 350 bin TL dolandırıldı

‘GÜVENLİK TEDBİRİNİN ARTIRILMASI GEREKİYOR’

Kayalı’nın avukatı Şükriye Metin, müvekkilinin sadece dolandırılmadığını, banka tarafından da mağdur edildiğini belirtip, “Banka elektronik bir sistem kurarak vatandaşa telefon aracılığı ile kredi çekme imkanı tanıyor. Teknolojinin gelişmesini, iyiye kullanıldığı sürece hepimiz destekliyoruz. Ancak bankanın kurduğu bu elektronik sistemde boşluklar varsa, kaçak ya da casus yazılımların kullanılmasına izin veriyorsa, vatandaşın iradesinin dışında işlem yapıyorsa, bu durumda bu sistemin kapatılması ya da güvenlik tedbirinin artırılması gerekiyor. Şu anki uygulamada, banka krediyi verdiğini belirterek, vatandaşın dolandırıcıdan şikayetçi olmasını ve parasını ondan geri alması gerektiğini belirtiliyor. Bankanın verdiği ve sisteminde izin verdiği bu cevap, vatandaşı defolu olan elektronik sistemden, çok geç işleyen hukuk sisteminin içine yönlendiriyor. Banka, çekilen kredinin ilk taksiti gelince vatandaşa hemen kat ihtarı çekip, ödenmez ise icra takibine geçiyor. Müvekkil hiçbir şey yapmadığı, bankada mevduat hesabı dahi olmadığı halde, banka tarafından önce adına olmayan bir mal varlığı yaratılarak, 350 bin lira kredi oluşturuluyor ve akabinde bu para aynı banka tarafından üçüncü kişilerin hesabına aktarılıyor. Tüm bunları müvekkilin gerçek onayını almadan yapan banka, sürecin sonunda bu parayı müvekkilden isteyebiliyor” diye konuştu.

Kimlik bilgileri çalınarak adına açılan hesaptan çekilen krediyle 350 bin TL dolandırıldı

‘MAĞDUR OLAN MÜVEKKİL DAHA DA MAĞDUR OLUYOR’

Metin, müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ifade ederek, “Savcılık makamı sadece suçluyu bulup, onun ceza almasını sağlayabiliyor. Oysa gelen kredi borcunun ödenmemesi veya borcun iptal edilmesi için ya menfi tespit davası açılması ya da icra yaptırımı ile karşı karşıya kalınması söz konusu oluyor. Dava açmak da icra takibi de ayrı sorun. İcra takibi olsa 350 bin liralık borç, katlanarak geri dönüyor. Dava açsa mahkeme masraflarının ödenmesi gerekiyor. Müvekkil bu bankanın müşterisi değil, tüketici kabul edilse yine maktu harç yatırarak dava açabilir. Ancak, tüketici işlemi kabul edilmeyip, haksız fiil kabul edilirse 350 bin lira dolandırıldığı para için en az 13-14 bin lira harç yatırıp dava açması gerekiyor. Bu da mağdur olan müvekkilin daha da mağdur olmasına sebebiyet veriyor” dedi.

Kimlik bilgileri çalınarak adına açılan hesaptan çekilen krediyle 350 bin TL dolandırıldı

‘ACİL OLARAK YASAL DÜZENLEME YAPILMALI’

Metin, acil olarak yasal düzenleme getirilerek, bankaların elektronik sistem aracılığı ile yaptığı işlemlerdeki sorumluluğunun artırılması gerektiğini belirtip, “Vatandaş mahkeme kapısında hak aramak yerine, banka öncelikle gerçek bir sözleşme yaptığını ispat etmeli, bunu ispat edemeden vatandaşa kat ihtarı dahi çekememelidir. Yargılamaların da uzunluğu gözetilerek tedbir niteliğinde düzenlemeler getirilmeli, vatandaş değil, banka alacağının peşinde koşmalıdır. Bu nedenle daha fazla vatandaşın mağdur edilmemesi için gerekli düzenlemelerin acilen yapılmasını ve bankaların sorumluluklarının arttırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kulandı.

-DHA-

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.