Connect with us

GÜNDEM

İşverenin eşit davranma yükümlülüğü – Ayrımcılık tazminatı nedenidir

Yayınlanma:

|

Bankacılık sektöründe son günlerde Şubeler arası; Personeller arası Bankanın kurumsal yapılarından ve üst yöneticilerinden AYRIMCILIK yapıldığına yönelik şikayetler artmaya başladı

Şubeler arasında ayrımcılık ile ilgili gelen şikayetlerin çoğu Bölge Müdürlükleri kaynaklı olurken; Personel kaynaklı ayrımcılık şikayetleri daha çok Şube Yöneticilerinden kaynaklı olması dikkat çekici.

ş hayatında az bilinen konulardan biri ayrımcılık tazminatıdır. İşverenin çalışanlarına eşit davranması gerektiği toplumumuzda kabul edilmektedir ancak bu durumun kaynağının kanunlar değil örf ve adetlerimiz olduğu sanılmaktadır. Bu nedenle işverenin, çalışanlarına eşit davranmaması halinde bundan sorumlu olacağı çoğu işçi tarafından bilinmemektedir. Bu sorumluluk ise işverenin ayrımcılık tazminatı ödeme yükümlülüğünü doğurmaktadır.

Ayrımcılık tazminatının aksine iş kazası geçiren işçinin hak talep edebileceği çoğu kişi tarafından bilinmektedir. 

Eşit Davranma İlkesi

Anayasa’mız da bulunan eşitlik ilkesinin, İş Kanunu’na yansımalarından biri eşit davranma ilkesidir. İşveren haklı ve objektif bir neden bulunmaksızın işyerinde çalışan işçilere farklı davranışlarda bulunamaz ve işyerinde keyfi uygulamalar yapamaz.  Bu yükümlülüğü ihlal eden davranışları ise işverenin sorumluğunu doğurmaktadır. İşveren tarafından bazı işçilerin sigortaları eksiksiz ödenirken bazılarının eksik ödenmesi söz konusu olabilir. Bu durum ayrıcı hizmet tespit davası konusu yapılabilir.

Dikkat edilmesi gereken konulardan biri şudur ki, işverenin eşit davranma yükümlülüğü, işyerinde çalışan her işçinin aynı konuma getirilmesi değil, aynı veya eşit değerde bir işte çalışan işçilere farklı davranılmamasını kapsamaktadır. İşçilerin nitelikleri veya yaptıkları iş aynı değil ise işverenin mutlak olarak eşit davranması beklenemez. Veyahut işçinin çalışkanlığı veya yeteneği dolayısıyla, işçiye farklı bir uygulamada bulunması, işverenin eşit davranma ilkesine aykırı davrandığını göstermez. Ayrıca işverenin psikolojik taciz boyutuna varan haksız davranışları mobbing kapsamında da değerlendirilebilir.

İş Kanunu, işverene 2 tür borç yüklemektedir. Bunlar; eşit davranma borcu ve ayrım yapmama borcu.

Ayrımcılık Tazminatı Koşulları

İşverenin eşit davranma yükümlülüğüne sahip olması için öncelikle bazı koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir.

  • Eşit davranma borcuna aykırılık iddiasının en önemli koşullarından biri, zamanda birlik konusudur. Farklı zamanlarda yapılan uygulamalar nedeniyle işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket ettiği iddia edilemez. Eşit davranma borcuna aykırılık iddiası ile işyerinde işçilere uygulanan davranışların karşılaştırılması için, bunların aynı zaman diliminde meydana gelmiş olması gerekir.
  • İşverenin eşit davranma yükümlülüğü toplu uygulamalarda söz konusu olmaktadır. Toplu uygulamalardan kasıt işyerinde genel ve objektif esaslara göre yapılan uygulamalardır. Örneğin, işyerinde çalışan bütün işçilere zam yapılırken herhangi bir haklı neden olmaksızın bir veya birkaç işçi zam uygulamasının dışarısında bırakılırsa bu durum işverenin eşit davranma borcuna aykırılık teşkil edecektir.
  • Eşit davranma borcuna aykırılık iddiasının aynı işyerinde çalışan işçiler arasında gerçekleşmiş uygulamadan kaynaklanması gerekmektedir. Nitekim aynı işverene ait farklı işyerlerinde ortak uygulamalar olmaması gayet doğaldır.
  • İşyerinde birden fazla işçinin bulunması gerekmektedir. Tek bir işçinin çalıştığı işyerlerinde eşit davranma borcunun ihlal edildiği söylenemez. Ancak önemli bir nokta var ki, işverenin ayrım yapmama borcu bu durumda da sürmektedir. Örneğin, işverenin, işyerinde çalışan tek işçiyi hamileliği dolayısıyla işten çıkarması durumunda, ayrımcılık tazminatı ödemesi gerekebilir.

Ayrımcılık Tazminatı Nedir?

İşverenin eşit davranma ilkesini ihlal eden davranışları, işçinin ayrımcılık tazminatına hak kazanmasını sağlar. Ayrımcılık tazminatının kapsamı ise, 4 aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat ve yoksun bırakıldığı hakları yani yapılan ayrımcılık dolayısıyla elde edemediği hakları talep edebilmesidir.  Örneğin, aynı veya eşit değerde bir iş için, kadın işçiye cinsiyetinden dolayı erkek işçilerden daha az ücret verilmesi durumunda, kadın işçi ayrımcılık tazminatının yanında daha az maaş aldığı her dönem için arada ki ücret farkını talep edebilmektedir. Ya da diğer çalışanlara nazaran daha az hafta tatili kullandırılan işçi, ayrımcılık tazminatının yanında, çalıştığı her hafta tatili günü için hafta tatili ücretini de talep edebilecektir. Ayrımcılık tazminatının dayanağı olan iddia ise iş ilişkisinde veya iş ilişkisinin sona ermesinde meydana gelen durumlardır. Bu durumdan anlaşılması gereken, iş ilişkisi kurulmadan ayrımcılık tazminatının talep edilemeyeceğidir. İş ilişkisinin sona erdirilmesi anında örneğin bir kadın çalışanın hamileliği dolayısıyla işten çıkarılması dolayısıyla ayrımcılık tazminatını talep etme hakkı doğacaktır.

Hamilelikte İşten Çıkarılma

İşçinin hamileliği dolayısıyla işten çıkarılması, işverenin ayrımcılık yasağına aykırı davranışını oluşturmaktadır. Hamilelikte işten çıkarılma, işçinin ayrımcılık tazminatına hak kazanmasını sağlar. Nitekim bu durum Kanunda bire bir düzenlendiği gibi Yargıtay kararları ile de desteklenmektedir.

Ayrımcılık Tazminatı Hesaplama

Ayrımcılık tazminatı işçinin son brüt ücreti üzerinden hesaplanmaktadır ve en fazla 4 aya kadar ücreti tutarında tazminata hükmedilmektedir. Mahkeme tarafından ayrımcılık tazminatı; uğranılan ayrımcılığın önemi, ağırlığı, süresi, işçinin kıdemi ve ücreti gibi konular göz önüne alınarak hesaplanmaktadır. Yapılan ayrımcılık nedeniyle bir zararın meydana gelip gelmemesi, ayrımcılık tazminatına hükmedilmesi konusunda önemsizdir. İşçi yapılan ayrımcılık nedeniyle zarara uğramış olmasa bile ayrımcılık tazminatını talep edebilecektir.

Ayrımcılık Tazminatı İspat Yükü

İş Kanunu uyarınca, işverenin eşit davranma ilkesine aykırı davrandığını ispat etmek işçiye düşmektedir. Ancak bu konuda önemli bir istisna vardır. İş kanunu uyarınca; “(…) işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.”.

İspat Yükünün İşverene Geçmesi

Böyle bir durumda ise, ayrımcılık yapmadığını ispat edemeyen işveren, ayrımcılık tazminatı ödemeye mahkum olacaktır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 15.05.2019 tarihli kararında; hamile olduğu işyerince öğrenilen işçinin, kısa bir süre sonra işten çıkarılması durumunu, ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir şekilde gösteren bir durum olarak kabul ederek, ispat yükünün işverende olduğunu belirtmiştir.

Ayrımcılık Tazminatı Zamanaşımı

İş Kanunu uyarınca ayrımcılık tazminatı zamanaşımı süresi 5 yıldır. İş Kanunu’ndan kaynaklı alacaklarda zamanaşımı süresi istisnalar dışında 5 yıldır.

Ayrımcılık Tazminatının Üst Sınırı İşçinin Kaç Aylık Ücretidir?

İş kanunu uyarınca ayrımcılığa uğrayan işçinin tazminat olarak alabileceği en üst miktar 4 aylık ücretidir. En az ise 1 aylık ücreti kadar tazminat alabilir. Kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin giydirilmiş ücreti yani yol, yemek ve ikramiye gibi ücretlerin brüt ücrete eklenmiş hali baz alınırken, ayrımcılık tazminatının hesabında işçinin çıplak brüt ücreti baz alınır.

Ayrımcılık Tazminatının Diğer İşçi Tazminatları İle İlişkisi

Ayrımcılık tazminatı ile birlikte talep edilemeyecek tek tazminat türü, kanunun açık hükmü gereğince sendikal ayrımcılık tazminatıdır. Bunun dışında ayrımcılık tazminatı ile birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve kötü niyet tazminatı talep edilebilir.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus vardır. Kişinin aynı fiilden dolayı iki kere cezalandırılmaması gerekmektedir ki bu durum işveren için de geçerlidir. Bu nedenle aynı fesih sebebi birden fazla tazminatın doğmasına neden oluyorsa, yalnızca birine hükmedilebilir. Bu durum özellikle ayrımcılık tazminatı – kötüniyet tazminatı ile ayrımcılık tazminatı – işe başlatmama tazminatının birbirleriyle ilişkisinde önemlidir.

Ayrımcılık Tazminatı ve Kötüniyet Tazminatı

Hamileliği nedeniyle hem eşit davranma ilkesine aykırı hem de kötüniyetli olarak işten çıkarılan işçi, kötüniyet ve ayrımcılık tazminatlarından yalnız birisini talep edebilecektir. Nitekim Yargıtay kararları da bu yöndedir.

Ayrımcılık Tazminatı ve İşe Başlatmama Tazminatı

Nitekim bu husus kötüniyet tazminatı yanında iş güvencesi tazminatı bakımından da önemlidir. İş güvencesi kapsamına giren bir işyerinde, eşit davranma ilkesine aykırı ve geçersiz bir fesih nedeniyle işyerinden çıkartılan bir işçi ayrımcılık tazminatına hak kazanacaktır. İşe iade davası işçi lehine sonuçlanır ve ardından talep edildiği halde işçi işe geri alınmazsa, bu sefer de işçi işe başlatmama tazminatına hak kazanacaktır. Bu durumda da işçi, işe başlatmama tazminatı ile birlikte ayrımcılık tazminatı talep edemeyecektir.

besler.av.tr

Okumaya devam et

GÜNCEL

Covid endişeleri takip edilirken, bu akşam gözler FED Başkanı Powell’da olacak

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Acımasız ve bir o kadar da sert geçen işlem yılının ardından ciddi bir yorgunluk hissetmeye başladığımız bu günlerde artık yılı bitirmek için bizler de gün sayıyoruz. 2022 yılına damga vuran küresel enflasyon kaygıları, 2023 yılında yerini durgunluğa terk edecek. Bu noktada bir tereddüt olmasa da, uçağın piste ne şiddetle inceceği ise henüz bilinmiyor!
  • Gözler bir tarafta Çin cephesinde yeniden ‘hortlayan’ covid endişelerini takip ederken, bu sabah Çin’de açıklanan zayıf veriler, hafif de olsa moralleri bozdu. Çin’in fabrika faaliyeti Kasım ayında son 7 ayın en düşük seviyesine gerilerken, COVID-19 kısıtlamaları ve yumuşayan küresel talep, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin karşı karşıya olduğu baskıyı gözler önüne serdi. Öte yandan, Çin’in güneyindeki Guangzhou üretim merkezindeki insanlar, salgının üzerinden üç yıl geçtikten sonra katı COVID-19 kurallarına ilişkin hayal kırıklığı ile beyaz tehlikeli madde giysili çevik kuvvet polisiyle çatıştı.
  • Bir tarafta dünyanın büyüme motoru olan Çin’de gerek ekonomik aktivitenin daralması gerekse de sosyal huzursuzluk piyasaları pek çok kanaldan germeye devam etse de, sabah saatlerinde Asya piyasalarında ılımlı bir tablo görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsasında hafif çaplı kayıpları görmezden gelirsek, diğer bölge borsalarında hafif çaplı kazanımlar söz konusu. Risk iştahı açısından yakından takip ettiğimiz Hong Kong borsası Hang Seng son 3 günde %9 değer kazanmasını da kuvvetle muhtemel Çin’in covid önlemlerini gevşetmek zorunda kalacağının fiyatlaması olarak okuyoruz. Piyasaların gözü kulağı vardır, not düşmüş olalım.
  • Kararsız havaya paralel altının ons fiyatı 1,750 gümüşün ise 21,30 dolar ile yatay seviyelerini korurken, covid önlemleri ve izolasyonların talebi düşüreceği beklentisi ile hafta başı 80,50 dolar ile 11 ayın dibini test eden Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 84 dolar seviyesinde işlem görüyor. Kripto para cenahında ise amiral gemi bitcoin 17bin dolar seviyesine dayandığını not edelim.
  • Türkiye cephesinde ise dün açıklanan önemli veriler gözümüzden kaçmadı. Dış ticaret dengesi Ekim ayında açık 7,9 milyar dolar açık verirken, yılın ilk 10 ayında dış ticaret dengesi enerji başlığının gölgesinde 91 milyar dolar ile açık rekoru kırdı. Dış ticaret açığının aynı zamanda döviz talebi demek olduğunu da unutmamak gerekiyor. BDDK verilerine göre bankacılık sektörü kârı Ekim ayında (yaklaşık) 50 milyar TL olarak gerçekleşirken, yılın ilk 10 ayında kâr 335 milyar TL oldu. Geçen yılın ilk 10 ayın göre bakılırsa (66 milyar TL) neredeyse 5 katta fazla artmış! Elbette geçmiş performans gerileyen tahvil faizleri ve TÜFE’ye endeksli tahviller nedeniyle parlak olsa da, bundan sonraki sürecin pek de kolay olamayacağını düşünüyoruz.
  • Türk mali piyasaları ise dün bilindik performansını yinelemeye devam etti. USDTRY kuru 18,63 seviyelerinde yatay ve kontrollü seyrini korumaya devam ederken, ana endeks %0,8 oranında yükseliş kaydetti. Türkiye’nin 5 yıl vadeli CDS risk priminin ise 525 baz puan seviyesine gerilediğini not edelim. Tahvil faizleri ise otoritenin menkul kıymet tesis etme zorunluluğu nedeniyle sürrealist de olsa düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor.
  • ABD borsaları geceyi karmaşık bir seyirle tamamladı. Dow Jones yatay kapanırken, S&P500 endeksi 200 günlük ortalamaları geçtiği 4,051 puan seviyesini aşamayarak 3,957 endeks seviyesinde yatay seyretti. Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq ise %0,5 oranında geriledi. Sabah saatlerinde Asya piyasalarında Tokyo borsasında hafif çaplı kayıpları görmezsek, diğer bölgelerde ve ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa yükselişler görülüyor.
  • Bu akşam FED Başkanı Powell’ın TSİ 21:30 yapacağı konuşma takip edilecek. Makro cephede ise Türkiye’de 3Ç büyüme verisi; dışarıda ise ABD’de ADP özel sektör istihdam verisi, büyüme, bekleyen konut satışları, Chicago PMI verisi; Avrupa’da ise TÜFE enflasyonu takip edilebilir.

>Dış Ticaret Dengesi

TÜİK Ekim ayı dış ticaret verilerini açıkladı. İhracat %3 artışla $21,3 milyar, ithalat ise %31,4 artışla $29,2 milyar olarak gerçekleşti. Bu sonuçla dış ticaret açığı Ekim ayında $7,9 milyar düzeyinde gerçekleşmiş oldu (son 6 ayın en düşük seviyesi). Bu sonuçla, yılın ilk on ayında dış ticaret açığı $91 milyar rekor seviyede gerçekleşti. Her ay olduğu üzere dış ticaret açığında yüksek enerji fiyatlarını göz ardı etmesek de, TL negatif reel faizlerin de tüketimi teşvik ettiğinin altını çizmek gerekiyor.

166978572238e40baaa7bddedf37434d50ab9ad93d_1_1200.jpg1669785722b0efc60e4b3ea13991f699c40abacf96_2_1200.jpg

1669785722edc41b23429086c0a65d0bcec81b6045_3_1200.jpg16697857237a97018ce575a9dd9178abcb1319626e_4_1200.jpg
İKTİSATBANK

Okumaya devam et

GÜNCEL

TÖKAKADEMİ 2. Danışma Kurulu Çalıştay sonuç bildirisi yayınlandı

26.11.2022 tarihinde İstanbul da gerçekleştirilen “TÖKAKADEMİ 2. Danışma kurulu Çalıştayı” sonuç bildirisi yayınlandı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Tüketici Örgütleri Konfederasyonu Genel Başkanı Fuat Engin, günümüzde giderek artan tüketici sorunlarından yola çıkarak e-ticaret, kredi ve kredi kartı kullanımı, abonelik sözleşmeleri, ürün güvenliği, tüketici Hukukunda yaşanan gelişmeler ve tüketiciyi ilgilendiren bir çok konuda yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği “TÖKAKADEMİ 2. Danışma Kurulu Çalıştay” sonuç bildirisini aşağıda açıklamıştır.
TÜKETİCİ ÖRGÜTLERİ KONFEDERASYONU (TÖK) dur durak demeden çalışmalarına devam ediyor. Faaliyet alanlarımızla ilgili, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, İstanbul Barosu
Tüketici ve Rekabet Hukuku Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı Tüketici Hakları Zabıta Amirliği uzmanları ile Akademisyenler, Hukukçular, Sanatçılar ve tüketici alanında çalışan uzmanların katılımıyla 26 kasım 2022 tarihinde İstanbul da gerçekleştirdiğimiz 2. TÖKAKADEMİ Danışma kurulu çalıştayında sorunları tespit ederek, ürettiğimiz, geliştirdiğimiz tüketici politikalarının önümüzdeki süreçte çalışmalarımıza yön vermeye devam etmesi, ülkemizde tüketici bilincinin artmasına ve toplumsal hak arama kültürünün gelişimine katkı sağlayacağı inancındayız.
Tüm katılımcıların çalıştayda yaptıkları katkılar örgütlülüğümüze güç katmıştır. Ülkemizin ilk tüketici konfederasyonu ve Consumer International üyesi olan TÖK kuruluşundan buyana bileşenlerinin 25 yıllık deneyiminden aldığı sinerjiyle ulusal ve uluslararası alanda
tüketicinin korunmasına yönelik ilkleri hayata geçirmektedir.


26.11.2022 tarihinde İstanbul da gerçekleştirdiğimiz TÖKAKADEMİ 2. Danışma kurulu Çalıştayında yapılan tespitler, tartışmalar ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki sonuçların kamuoyuyla paylaşılması gerekmiştir.

a)- Tüketicinin korunması alanında mal ve piyasası aktörlerinin gerek eğitim eksikliği gerekse iyi niyetli olmayan ihlal ve istismarları nedeniyle yaşanan sorunlar her geçen gün artmaktadır. Bu konuda sorunlar hızla masaya yatırılmalı çözümler hızla üretilmelidir.

b)- Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yapılan son değişiklikler aceleye getirilmiş, tüketici örgütlerinin görüşlerine yeterince yer verilmemiş ve tüketici ihtiyaç ve talepleri önemli ölçüde göz ardı edilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik yapılması
zaman geçirmeden gündeme alınmalıdır.

c)- Tüketici Hakem Heyetlerinin 2021’de aldığı 630.852 kararın %52’si tüketicilerin lehine %48’i aleyhine gerçekleşmiştir. Bu sonuç tüketiciyi korumak için kurulmuş bir yapının işleyişini sorgulamayı gerektirmektedir. Bu açıdan mahkeme dışı ve mahkeme tüketici sistemleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerekmektedir.
İl ve ilçelerde görev yapan 211 adet Tüketici Hakem Heyetinin durumu ve yeniden yapılanma konusu tekrar gündeme alınarak, sayının artırılması, karar birliğinin sağlanması, Kaymakamlık yerine yeni bir yapılanma oluşturulması, bilirkişilik sistemi gözden geçirilerek yeniden
düzenlenmesi, başta raportörler olmak üzere heyet üyelerinin eğitimlerinin sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi gibi konulara hızla çözüm üretilmelidir.

d)- Ülkemizde ürün güvenliği hala sorgulanabilir düzeydedir., Tüketicinin sağlık ve güvenliğini tehdit eden güvensiz ürünlerde yaşanan sıkıntılara yönelik etkin denetimlerin gümrükler, üretim yerleri ve dağıtım/satış noktalarında etkin yapılması ihtiyacını her geçen gün artırmaktadır.

e)- Yaklaşık iki yıldan bu yana çok büyük orandaki fiyat artışlarından kaynaklı yaşanan sıkıntılar/sorunlar tüketicilerin gıdaya erişimini engellemektedir. Gıda güvenliğinden kaynaklı sorunlar ise geri plana itilmiştir. Fiyat artışları aynı zamanda büyük ölçüde raflarda fiyat etiketi olmaması nedeniyle raf ve kasa fiyat ilişkisini olumsuz etkilemektedir.
Zaman geçirmeden tüketicinin alım gücünün artırılması yanında spekülatif fiyat artışlarına DUR denilmeli ve gıda güvenliğine ilişkin denetimler ve fiyat etiketlerine ilişkin önlemler alınmalıdır.

f)- Günümüzün yükselen trendi olan e-ticaret alanında yaşanan güncel sorunlar her geçen gün giderek artmakta ve hem güvensiz ürünler açısından hem de tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması açısından çok hızlı çözümler üretilmelidir.

g)- Finansal tüketicilerin yaşadığı sorunlar uzun yıllardır en önemli konulardan biri olmuştur. Özellikle kredi kartları ve kredilere ilişkin yapılan mevzuat düzenlemeleri sorunların aşılmasını önlemeye yardımcı olmadığı gibi, uygulamada yaşanan ihlallerde sorunların büyümesine neden olmaktadır. Finans sektörünün haksız ve hukuksuz uygulamalarının önüne geçecek önlemlerin
zaman geçirmeden alınmalıdır.

ğ)- Telekomünikasyon alanında tüketiciyle yaşanan sorunlar genel olarak göreceli de olsa azalmış gibi görünse de özellikle taahhütlü abonelikler ve kota aşımlarında artan oranda devam etmektedir. Bu alanda yaşanan sorunlara acil çözüm üretilmelidir.
h)- Son yıllarda etkinliği artan dijital reklamların olumsuz etkilerinin yarattığı kirlilik, tüketici yaşamını büyük ölçüde olumsuz etkilemektedir. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Reklamlar, tüketicilerin çevre konusundaki duyarlılığını ya da bu alandaki olası bilgi eksikliğini
istismar edecek biçimde yapılamayacağını temel alan “Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz” taslağı ve benzer düzenlemeler, denetim mekanizmalarını daha da etkin kılacak şekilde zaman geçirmeden uygulamaya konulmalıdır.

ı)- Tüketici Örgütlerinin kapasitesinin artması ihtiyacı günümüzde kendini daha çok hissettirmektedir. Tüketici örgütlerinin mali ve profesyonel desteği yeterli değildir.
Gerek Anayasanın 172. Maddesi, gerekse Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun amaç 1. Maddesine yer alan hükümlere göre tüketici örgütleri desteklenmelidir.

i)- Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki kanun (KVK) hükümlerine aykırı olan SMS ve Aramaların (0850 ve diğer) tüketiciye yönelik tacizleri her geçen gün boyut kazanarak artması karşısında ticaret il müdürlükleri bu taciz karşısında adeta çaresiz kalmışlardır. Öncelikli çözüm üretilmesi gerek konulardan biride bu durumdur.

k)- Avukat kılığına giren dolandırıcıların tüketicilere yönelik haksız kazanç sağlamaya yönelik uygulamaları tacize ve tehdide dönüşmüş olup, adli sistemde yeni düzenlemeler yapılmalıdır.

l)- Tüketici bilincinin artırılmasına yönelik okullarda “Bilinçli Tüketim-Bilinçli tüketici” dersinin müfredata konulması, Basın yayın kuruluşlarınca yeterince uygulanmayan tüketicinin bilgilendirilmesine ilişkin yayınlara yönelik etkili uygulanabilir bir düzenleme yapılmalıdır.

m)- Ticaret kesiminin hak ve çıkarları için faaliyet gösteren Ticaret Bakanlığı bünyesinde tüketicinin korunması yeterli olmadığından, yeni dönemde TÜKETİCİ BAKANLIĞI mutlaka kurulmalıdır.

Okumaya devam et

GÜNCEL

GÜNDEM: FED’in tonu şahin, Çin’de önlemlerin gevşetilebileceği fiyatlanmaya başlandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Küresel mali piyasalar haftanın ilk iş gününe pek de sevimli bir tablo ile başlamamıştı. Çin’de covid önlemlerine karşı halkın sabrının kalmaması ve artan sokak gösterileri olumsuz havanın arkasında yatan ana nedenler olarak görülürken, günün ilerleyen saatlerinde olumsuz havanın kısmen de olsa dağıldığını gördük.
  • Özellikle, pandemi döneminde etkili bir gösterge olan Baltık Kuru Yük endeksi ve Şangay Konteyner endeksinin Çin’de yaşanan sokak çatışmalarına rağmen pandemi dönemi öncesi seviyelere gerilemesi, navlun maliyetlerindeki sert düşüşe işaret ederek tedarik zinciri krizinde korkulan senaryonun şimdilik gündemde olmadığına işaret ediyor.
  • Dün gözler her ne kadar Çin’de yaşanan gelişmeleri takip etse de, FED üyelerinin şahince konuşmaları da küresel mali piyasalar üzerinde satış baskısı kurdu. Faiz artırım hızında frene basma hâlen daha masada güçlü bir şekilde dursa da, faiz artırımların devam edecek olması da diğer bir taraftan keyifleri kaçırdı. Bu minvalde, dün konuşan New York FED Başkanı Williams, faiz indiriminin enflasyonun yönünü aşağıya çevireceği 2024 yılında mümkün olduğunu düşündüğünü belirtirken, kısa vadeli borçlanma maliyetlerini artırmak için ne kadar hızlı ve ne kadar ileri gitmesi gerektiği konusunda ise tam bir renk vermedi.
  • ABD borsaları gerek Çin endişeleri, gerekse de faiz konusunda tonun hâlen daha yüksek seyretmesi ile geceyi %1,5 düşüşle tamamladı. ABD’nin en büyük 500 şirketinin işlem gördüğü S&P500 endeksinde yükselişin anahtarını açacak 200 günlük ortalamanının 4,055 seviyesinde tüm ihtişamı ile hâlen daha durduğunu not etmek gerekiyor (S&P500 geceyi 3,963 puan seviyesinden tamamladı).
  • Dün sabah saatlerinde son 5 ayın zirvesi olan 1,05 seviyesini test eden EURUSD paritesi, FED cephesinde faiz artırımlarının devam edeceği beklentisi ile gün sonunda kazanımlarının koruyamayarak -olumsuz havaya da teslim olarak- 1,0330 seviyesine kadar gerilemişti. Bu sabah havanın kısmen de olsa Asya’da toparlanması ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde’ın da enflasyonun daha da artacağına işaret ederken faiz artırımları ve bilanço daraltılmasının süreceğini belirtmesi ile EUR kayıplarının bir kısmını telafi ederek 1,0380 seviyesine yeniden yükseldiğini not edelim.
  • Türkiye cephesinde ise dünyadan kopuk seyrin korunmaya devam ettiğini görüyoruz. Türk hisse senetlerine yönelik enflasyondan kaçan yerli yatırımcının ilgisi ile coşku hâli korunmaya devam ederken, BİST100 ana endeksi dünkü günü de %1 artışla tamamlarken, bankacılık endeksinde yükseliş %3 oldu! USDTRY kuru 18,62’li seviyelerde yatay seyrini korurken, sepet bazında TL (1/2 eurtry + 1/2 usdtry) zayıf seyrini korumaya devam ediyor.
  • Covid önlemlerine karşı ‘artık yeter’ diyerek sokaklarda polisle çatışan halkın tepkisini görmezden gelemeyen Çinli otoritelerin -halk huzursuzluğunun ekonomiye ne gibi yeni bir zarar verebileceği de hâlâ net değil- artan covid önlemlerini gevşetilebileceği beklentisinin etkili olması ile Hang Seng endeksinin dün kaydettiği sert kayıplarını bu sabah geri aldığını ve %4’e yakın yükseliş kaydettiğini görüyoruz. Pekin’in müteahhitleri desteklemeye yönelik son hamlesinin de emlak sektörünü canlandırmasının ile Şangay borsası bu sabah %2,2 yukarıda işlem görüyor. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde dünkü sert satışlar ardından tepki yükselişleri görüyoruz.
  • Havanın nispeten ılımlıya dönmesi ile emtia fiyatları da bir nebze de olsun toparlanma kaydetti. Altının ons fiyatı 1,750 dolar seviyesine yükselirken, covid önlemleri ve izolasyonların talebi düşüreceği beklentisi ile dün 11 ayın dibini test eden Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah %2 yükseliş kaydederek 85 dolar seviyesine toparladı. Kripto para cenahında ise yüzler gülmemeye devam ediyor. Amiral gemi bitcoin 16bin dolar seviyelerinde salınmaya devam ederken, kripto para kredi kuruluşu BlockFi -FTX borsasının muhteşem çöküşüne maruz kalmasından sonra- iflas koruması için başvuruda bulundu.
  • Mali piyasaların gündeminde bugün içeride dış ticaret dengesi, ekonomik güven endeksi; dışarıda ise sabah saatlerinde Almanya’da enflasyon, günün ikinci yarısında ise ABD’de tüketici güven endeksi takip edilebilir. Yarın FED Başkanı Powell’ın konuşması önem arz ederken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de istihdam raporu da ekonominin sağlığı açısından önemle takip edilecektir.

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.