Küresel mali piyasalar dün günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak haziran ayı enflasyon verileri ve Fed Başkanı Warsh’un Temsilciler Meclisinde yılda iki kez gerçekleştirdiği sunumu büyük bir merakla takip etti. ABD’de enflasyon beklentilerin altında kalırken, Fed’in kısa vadede faiz artıracağı beklentilerini de önemli ölçüde zayıflatarak dolar üzerinde baskı yarattı. Yıllık TÜFE %3,5 ile beklentilerin altında gerçekleşirken, aylık bazda %0,4 gerileyerek pandemi döneminden bu yana (Nisan 2020) ilk kez düşüş kaydetti. Çekirdek TÜFE artışının yıllık %2,8 olması beklenirken gerçekleşme %2,6 seviyesinde kaldı. Her ne kadar veri ateşkesin yaşandığı ve akaryakıt fiyatlarının gerilediği Haziran ayına ait olsa da, istihdam verilerinin de işaret ettiği üzere ABD’de hâlen büyük bir enflasyon sorunu olduğunu söylemenin çok da doğru olmadığını düşünüyoruz.
Enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından, Fed’in Temmuz ayında faiz artırma ihtimali %32’den %16’ya gerilerken, Eylül toplantısına yönelik beklenti de %75’ten %53’e düştü. Benzer şekilde, yıl sonuna kadar toplam faiz artırımı beklentisi de dün sabah 44 baz puan seviyesindeyken bu sabah 31 baz puana kadar geriledi. Faiz artırımı beklentilerindeki bu gerileme, tahvil ve döviz piyasalarına da hızla yansıdı. ABD 2 yıllık tahvil faizi, 16 ayın zirvesinden yaklaşık 10 baz puan gerileyerek %4,19 seviyesine çekilirken, dolar endeksi (DXY) son dönemde elde ettiği kazanımların bir kısmını geri vererek son iki haftanın en sert günlük düşüşünü kaydetti.
Enflasyon verisinin ardından küresel piyasalarda risk iştahı belirgin şekilde güçlenirken, gözler Fed Başkanı Kevin Warsh’ın, yılda iki kez gerçekleştirilen ve para politikasının Kongre nezdinde hesap verdiği Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’ndeki sunumuna çevrildi. ABD Başkanı Trump’tan gelebilecek olası baskılara rağmen görevini bağımsız şekilde sürdüreceğini vurgulayan Warsh, Fed’in bağımsızlığının tartışmaya açık olmadığını belirterek para politikasının yalnızca ekonomik verilere göre şekilleneceğini ifade etti. Haziran ayında yıllık enflasyonun %3,5’e gerilemesini olumlu karşılasa da, tek bir verinin zafer ilan etmek için yeterli olmadığını söyleyen Warsh, Fed’in %2 enflasyon hedefinden taviz vermeyeceğinin de altını çizdi.
Biz ise piyasanın Warsh’ın söyleminden ziyade fiyatlamalara odaklanması gerektiğini düşünüyoruz. Fed Başkanı’nın enflasyonla mücadelede kararlı ve şahin bir duruş sergilemesini, beklenti yönetimi açısından değerlendirildiğinde bir yere kadar anlayışla karşılayabiliyoruz. Ancak ABD’nin hızla artan borç yükü, yüksek faizlerin bütçe üzerindeki maliyeti ve Orta Doğu’da devam eden jeopolitik riskler dikkate alındığında, Fed’in mevcut koşullarda yeni bir faiz artırımı konusunda oldukça temkinli hareket edeceği görüşündeyiz.
Jeopolitik cephede ise ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonlarını genişletmesi, petrol fiyatlarını yaklaşık bir ayın en yüksek seviyelerine taşıdı. Enerji fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, önümüzdeki aylarda enflasyon görünümü açısından en yakından izlenecek risk unsurlarından biri olmaya devam edecek. Faiz artırım beklentilerinde yaşanan gevşeme kıymetli metallere olumlu yansısa da, enerji fiyatlarının yüksek seyri, anlamlı bir yükseliş için zeminin henüz hazır olmadığını gösterdi. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde psikolojik 4 bin dolar seviyesinin altını test etmesinin ardından enflasyon verisiyle birlikte 4,100 dolar seviyelerine kadar toparlansa da, bu sabah yeniden 4,030 dolar seviyesine geriledi. Gümüş de benzer bir şekilde iyimser havanın yardımıyla dün 59,65 dolar seviyesini test etse de, bu sabah 58,30 dolar seviyelerine tekrar geriledi.
Teknik mânâda altında 4,150 dolar üzerinden kapanış görmeden heyecan yapmayacağız. Gümüş için ise aynı argüman 60 dolar için geçerliliğini koruyor. Öte yandan son üç haftayı yükselişle tamamlayan ancak bir türlü 64 bin dolar üzerinde kalıcılık sergileyemeyen Bitcoin bu sabah 64,500 dolar seviyesine kadar yükseldi. Haftalık kapanışı görerek, kıymetli metaller ve kripto paralar için daha anlamlı bir yorum yapmaya gayret edeceğiz.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere %20 ücret uygulanması planını geri çekmesi, petrol fiyatlarındaki yükselişinin hızını keserken, buna rağmen Orta Doğu’da devam eden gerilim nedeniyle Brent cinsi ham petrol, hafta başından bu yana %12’nin üzerinde yükselişini koruyarak 85,5 dolar seviyesinde dengelendi. ABD Başkanı Trump’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alması ve yeni yaptırım tehditleri jeopolitik riskleri canlı tutarken, ABD ordusu Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerine yeni hava saldırıları düzenledi. İran ise ABD bağlantılı askerî tesisleri insansız hava araçlarıyla hedef aldığını açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamlarken, yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda da hâkim rengin yeşil olduğunu görüyoruz. Japonya’da gösterge endeks Tokyo borsası %1, Tayvan borsası ise %2 yükselirken, gözlerin üzerine çevrildiği Güney Kore’nin KOSPI endeksinde yükseliş %8’i aştı. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de artılar göze çarparken, teknoloji hisselerinin yükselişte yine başı çektiğini görüyoruz. Yapay zekâ çipi üretiminde kullanılan ekipmanların en büyük tedarikçisi olan ASML’nin bugün açıklayacağı finansal sonuçlar, sektörün görünümü açısından kritik önemle takip edilecektir. Öte yandan, IBM hisselerinin zayıf gelir beklentisi nedeniyle dün %25 değer kaybetmesi, yapay zekâ odaklı teknoloji hisselerinde değerlemelerin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Bu sabah Çin’de açıklanan kritik büyüme verisi, zayıf iç talep ve İran savaşı kaynaklı enerji şokunun etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde yıllık %4,3 büyüyerek piyasa beklentisi olan %4,5’in altında kaldı ve 2022’nin son çeyreğinden bu yana en yavaş büyüme performansını sergiledi. Her ne kadar perakende satışlar ve sanayi üretimi beklentilerin üzerinde gerçekleşse de, zayıf tüketim ve gayrimenkul sektöründeki sorunların büyümeyi baskılamaya devam edeceğini, bu nedenle de ekonomiyi destekleyecek yeni mali teşvik adımlarının ufukta olduğunu düşünüyoruz.
Haftanın ilk iş gününe damga vuran jeopolitik gelişmelerin gölgesinde olumsuz bir seyir izleyen Türk mali piyasaları, dün ABD enflasyon verisiyle iyimser bir seyir izledi. Halka açık bir faktoring şirketinin son iki günür taban olmasının gölgesine BİST100 endeksi günü yatay tamamlarken, bankacılık endeksinde ise yükseliş %1,3 oldu. USDTRY kuru, yarın valörlü işlemlerde 47,00 seviyesinin hemen üzerine yükselirken, Türkiye’nin yabancı nezdinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 230 baz puanın hemen üzerinde yer alarak son dönemlerde olduğu gibi sakin ve yatay seyrini korumaya devam etti. Tahvil faizleri ise enerji fiyatlarının gölgesinde yükselmeye devam ederken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41,50 seviyesine dayandı (iki hafta önce %40 seviyesi test edilmişti).
Piyasalar odağını bugün ASML’nin yanı sıra BlackRock, Johnson & Johnson ve United Airlines bilançoları yakında takip edilecek. Faiz indirimi veya artırımı konusunda önceden yönlendirme yapmayacağını ve mevcut koşullarda erken bir politika değişikliği sinyali vermeyeceğini dün söyleyen Fed Başkanı Warsh’un bugün Senato Bankacılık Komitesi’nde konuşmaya devam edeceğini not edelim. Mali piyasaların gündeminde bugün ABD’de açıklanacak üretici enflasyonu yakından takip edilecektir.
ABD aylık enflasyon

Bitcoin

Gümüş

Altın

Emre Değirmencioğlu