Connect with us

BANKA HABERLERİ

Müşterini Tanı İlkesine İhanet: Bankalar POS ile Kara Para Aklıyor mu?

POS işlemleri ile “kara para” aklama son yıllarda iyice artmış durumda… Bu hizmeti veren bankalar açıkça “müşterini tanı” ilkesini ihlal ettiği gibi soruşturmalara banka(cı)ların dahil edilmemesi bu işlemlere bulaşan banka ve bankacıları cesaretlendirmektedir. Oysa bu işlemlerin başta engellenmesi gereken ilk yer bankalar olması gerekiyor… Tamam yapan yapıyor da bu hizmeti verenin hiç suçu yok mu?

Yayınlanma:

|

Bankaları Kullanarak POS Üzerinden Kara Para Aklamada artış!

Visa–Mastercard tarafından yasaklı veya yüksek riskli kabul edilen ülkelere (Somali, Sudan, İran, Suriye, Libya vb.) POS işlemlerini açan bazı bankalar, sahte alışveriş ve sahte fatura üzerinden kara para aklama mekanizmalarına zemin hazırlıyor. Bu durum sadece kart şeması kurallarını değil, “Müşterini Tanı (KYC)” ilkesini, MASAK yükümlülüklerini ve uluslararası finansal yaptırım rejimlerini de ihlal ediyor.

POS sistemi neden hedefte?

POS (Point of Sale) altyapısı, hem fiziki hem çevrimiçi ödemelerde en yaygın kullanılan araç. Ancak aynı zamanda kapa para (layering) aşamasında kullanılan en kolay kanallardan biri. Gerçekte mal veya hizmet satışının olmadığı işlemler, sahte faturalarla desteklenip sisteme “alışveriş” gibi gösterilerek para aklama zincirine dönüşüyor.

Son dönemde, Türkiye merkezli bazı bankaların Somali, Sudan, İran, Suriye, Libya gibi Visa–Mastercard tarafından yasaklı ülke statüsündeki bölgelere POS altyapısı açtığı tespit ediliyor. Bu POS’lar, sahte alış-satış ve iade kurgularıyla kara paranın sisteme sokulmasında “arka kapı” görevi görüyor.

Hangi kurallar ihlal ediliyor?

1. “Müşterini Tanı” (KYC) ve Geliştirilmiş Özen (EDD) ihlali

Bankalar, her işyerinin nihai faydalanıcısını (UBO) belirlemek, coğrafi riskini analiz etmek ve olağandışı işlem örüntülerini izlemek zorundadır. Riskli ülke bağlantısı tespit edildiği halde POS açmak, MASAK Tedbirler Yönetmeliği’nin açık ihlalidir.

2. Şüpheli İşlem Bildirimi (ŞİB) ihlali

Sahte alışveriş, sık iade, ardışık düşük tutarlı split işlemler veya orantısız POS hacimleri fark edildiğinde, MASAK’a şüpheli işlem bildirimi (ŞİB) yapılmalıdır. Bildirim yapılmaması, 5549 sayılı Kanun’un 27. maddesi gereği idari ve adli yaptırım doğurur.

3. Kart şeması (Visa–Mastercard) ihlali

  • Visa VAMP/VIRP: Yasa dışı veya markaya zarar verici işlemler tespit edildiğinde acquirer’a (bankaya) ceza ve düzeltici plan zorunluluğu getirir.

  • Mastercard BRAM: Yüksek riskli işlem veya sahte alışverişe aracılık eden bankalar, para cezası ve şebekeden çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalır.

4. Uluslararası yaptırımların ihlali

FATF ve OFAC listelerindeki ülkelere doğrudan veya dolaylı POS açmak, uluslararası yaptırım rejimlerine ve Türkiye’nin AML/CFT yükümlülüklerine aykırıdır.

Red Flag – Dikkat Çeken Sinyaller

Gözlem Açıklama
IP veya cihaz konumu riskli ülke kaynaklı Coğrafi perdeleme şüphesi
Sık iade/chargeback oranı Sahte alışveriş ve iade döngüsü
Aynı kart farklı merchantlarda tekrar ediyor Structuring (katmanlama) göstergesi
Fatura ile teslimat kaydı uyuşmuyor TBML (ticaret bazlı aklama) işareti
POS hacmiyle beyan edilen ticaret hacmi orantısız Sahte faturalama olasılığı

“Yüksek riskli ülkelerle yapılan her POS işlemi, bankanın MASAK nezdinde potansiyel şüpheli işlem olarak değerlendirilebilir.”

Olası Yaptırımlar

Türkiye (MASAK / 5549): Kimlik tespiti veya ŞİB yükümlülüğüne uymayan bankalara 2025 yılı itibarıyla 30 milyon TL’ye kadar idari para cezası ve bazı durumlarda 1–3 yıl hapis cezası uygulanabilir.

Kart Şemaları (Visa–Mastercard): Edinim bankaları VAMP / BRAM programları kapsamında para cezası, zorunlu uyum planı ve şebekeden çıkarılma riskine maruz kalır.

Uluslararası Riskler: OFAC, FATF ve Egmont Group düzeyinde olumsuz sınıflandırma, muhabir banka ilişkilerinin zedelenmesi ve ciddi itibar kaybı riski.

Bankalar neden bu riske giriyor?

  1. Komisyon baskısı ve gelir hırsı

  2. Pazar payı kazanma isteği

  3. Uyum birimlerinin satış ekipleri karşısında zayıf kalması

  4. Üçüncü taraf ödeme kuruluşlarının (PSP) gölgesinde işlem perdeleme

  5. Yetersiz veri analitiği ve teknoloji altyapısı

Ne Yapılmalı?

  • Coğrafi ve yaptırım taraması: IP/BIN/cihaz eşleştirmesiyle riskli işlemleri engellemek

  • Geliştirilmiş KYC: Nihai faydalanıcı ve iş modeli analizi

  • VAMP/BRAM entegrasyonu: Fraud metriklerinin iç risk sistemleriyle eşleştirilmesi

  • TPP ve PSP denetimi: Alt edinim kuruluşlarının düzenli gözetimi

  • MASAK’a zamanında ŞİB bildirimi: POS istismar tipolojilerine özel kural setleriyle

  • Uyum kültürü: Satış hedeflerinin önüne etik risk politikası koymak

POS sistemleri, finansal teknolojinin hızını temsil ederken; aynı zamanda kara para aklamanın yeni yüzü hâline geliyor.
Bankalar, kısa vadeli komisyon gelirleri uğruna “müşterini tanı” ilkesini ihlal ettiğinde yalnızca yasal değil, banka/ülke itibarî bir çöküş riski de üstlenmiş olur.

“Riskli coğrafyalara açılan her POS, bankanın itibarına açılan bir gediktir.”

Erol TAŞDELEN / Ekonomist  BankaVitrini.com


Kaynaklar:

  • MASAK – 5549 sayılı Kanun ve Tedbirler Yönetmeliği

  • FATF – High Risk Jurisdictions / TBML Reports

  • Visa – VAMP / VIRP Program Kuralları (2025)

  • Mastercard – BRAM & Security Rules

  • OFAC – Yaptırım Rejimleri Rehberi

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

DenizBank’tan karbon yoğun sektörlere dönüşüm finansmanı

DenizBank, sürdürülebilir finansman kapsamını genişletmek ve emisyon yoğun sektörlerin dönüşümünü desteklemek üzere, ana hissedarı Emirates NBD ile birlikte Geçiş Finansmanı Çerçevesi’ni yayımladı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

 Türkiye’de ilk kez ayrı bir kılavuz doküman olarak yayımlanan Geçiş Finansmanı Çerçevesi; yüksek emisyonlu sektörlerin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayan faaliyetlerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması için sistematik bir metodoloji ortaya koyuyor.

DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, bugün yalnızca iklim hedefi değil; ülkelerin büyüme modelleri ve rekabet gücü üzerinde belirleyici bir unsur. Ülkemizde de özellikle AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlamasıyla, ihracatçı sektörlerimiz açısından dönüşüm ihtiyacı daha kritik hale geldi. Bu noktadaki rolümüz ve amacımız, uzun soluklu bir finansman ortağı olarak dönüşüm sürecindeki şirketlerin yanında yer almak. Ana hissedarımız ile birlikte hayata geçirdiğimiz Geçiş Finansmanı Çerçevemizle, özellikle yeşil dönüşümü zor sektörlerdeki şirketlerin kendi somut dönüşüm hedeflerini finanse etmesine imkan tanıyan bir yaklaşım sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de düşük karbonlu ekonomiye adil ve kapsayıcı geçiş için reel sektörün uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi sürdüreceğiz.”

Geçiş Finansmanı Çerçevesi Hakkında

Geçiş Finansmanı Çerçevesi, üretim, demir-çelik, çimento, madencilik, gayrimenkul, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere karbon yoğun ve emisyon azaltımı zor sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu geçiş yolları doğrultusunda karbonsuzlaşmasını desteklemeyi amaçlıyor.

ICMA İklim Geçiş Finansmanı El Kitabı ve İklim Geçiş Tahvili Kılavuzu ile Kredi Piyasası Birliği (LMA), Asya Pasifik Kredi Piyasası Birliği (APLMA) ve Kredi Sendikasyonları ve Alım Satım Birliği (LSTA) tarafından yayımlanan uluslararası rehberler dikkate alınarak hazırlanan Çerçeve’nin uluslararası standartlarla uyumu, bağımsız dış değerlendirici DNV tarafından sağlanan İkinci Taraf Görüşü ile destekleniyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını 555 milyon TL’ye sattı

Garanti BBVA, takipteki krediler portföyünde bulunan yaklaşık 2,64 milyar TL anapara ve akdi faiz bakiyesine sahip tahsili gecikmiş alacaklarını, toplam 555 milyon TL bedelle varlık yönetim şirketlerine sattı.

Banka tarafından yapılan açıklamaya göre satışlar beş ayrı portföy halinde gerçekleştirildi. Portföyleri Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş., Met-ay Varlık Yönetim A.Ş. ve Dünya Varlık Yönetim A.Ş. satın aldı.

Satışa konu alacaklar; kredi, kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi ve kredili mevduat hesabı alacaklarının yanı sıra bunlara bağlı masraf hesapları ve diğer tahsili gecikmiş alacaklardan oluşuyor.

Beş portföyde 2,64 milyar TL alacak

Garanti BBVA’nın açıkladığı satışların ayrıntıları şöyle:

Portföy tarihi Anapara + akdi faiz bakiyesi Satış bedeli Alıcı
20 Temmuz 2026 246,7 milyon TL 79 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
21 Temmuz 2026 541,4 milyon TL 150 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
22 Temmuz 2026 796,7 milyon TL 196 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
23 Temmuz 2026 529,8 milyon TL 90 milyon TL Met-ay Varlık Yönetim
24 Temmuz 2026 526,8 milyon TL 40 milyon TL Dünya Varlık Yönetimi
TOPLAM 2,641 milyar TL 555 milyon TL

Böylece banka, 2 milyar 641 milyon 357 bin TL büyüklüğündeki takip alacağı portföyünü 555 milyon TL nakit bedelle elinden çıkarmış oldu.

Portföyün satış oranı yüzde 21

Satış rakamları dikkat çekici bir başka sonucu da ortaya koyuyor.

Toplam satış bedelinin, açıklanan anapara ve akdi faiz bakiyesine oranı yaklaşık yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle, her 100 TL’lik takip alacağı yaklaşık 21 TL bedelle varlık yönetim şirketlerine devredildi.

Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Bankanın açıkladığı bakiye, anapara ve akdi faiz bakiyesini ifade ediyor. Tahsil kabiliyeti, teminat yapısı, borçluların ödeme gücü ve portföyün yaşlandırması gibi unsurlar bilinmeden satış fiyatını doğrudan “yüzde 79 zarar” olarak değerlendirmek doğru olmaz.

En büyük portföy Gelecek Varlık’a

Satışlarda en büyük payı Gelecek Varlık Yönetimi aldı.

Şirket üç ayrı portföy için toplam 425 milyon TL ödeme yaparken, bu portföylerin toplam anapara ve akdi faiz bakiyesi yaklaşık 1,585 milyar TL oldu.

Met-ay Varlık Yönetim yaklaşık 529,8 milyon TL’lik portföyü 90 milyon TL’ye, Dünya Varlık Yönetimi ise yaklaşık 526,8 milyon TL’lik portföyü 40 milyon TL’ye satın aldı.

Özellikle son portföyde satış fiyatının bakiye içerisindeki oranının oldukça düşük olması dikkat çekiyor. 526,8 milyon TL’lik portföyün 40 milyon TL’ye satılması, yaklaşık yüzde 7,6’lık bir satış oranına karşılık geliyor.

Bankalar takipteki kredileri neden satıyor?

Bankaların tahsili gecikmiş alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satması bankacılık sektöründe olağan bir bilanço yönetimi uygulaması.

Bu işlemler bankalara tahsilat süreci uzayan dosyaları bilançodan çıkarma, operasyonel ve hukuki takip maliyetlerini azaltma, sorunlu kredi portföyünü küçültme ve alacakların gelecekteki belirsiz tahsilatı yerine peşin nakit elde etme imkânı sağlıyor.

Varlık yönetim şirketleri açısından ise denklem farklı çalışıyor. Şirketler alacakları nominal değerlerinin oldukça altında satın alarak uzun vadede borçlulardan gerçekleştirecekleri tahsilatın satın alma maliyetinin üzerine çıkmasını hedefliyor.

Bu nedenle portföylerin hangi fiyatla satıldığı kadar, ilerleyen dönemde ne kadarının tahsil edilebildiği de varlık yönetim sektörünün kârlılığı açısından önem taşıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

DenizBank 4,41 milyar TL’lik sorunlu kredi portföyünü sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

DenizBank, kanuni takip hesaplarında izlenen toplam 4,41 milyar TL anapara büyüklüğündeki tahsili gecikmiş alacak portföylerinin satışını tamamladı. Bireysel ve ticari kredilerden oluşan portföyler Gelecek, Birikim, Dünya, Emir, Adil, Sümer ve Met-Ay Varlık Yönetim şirketlerine devredildi. Bankanın sorunlu kredileri bilanço dışına çıkarma yönündeki bu hamlesi, bankacılık sektöründe artan tahsili gecikmiş alacak satışlarını yeniden gündeme taşıdı.

4,41 milyar TL’lik tahsili gecikmiş alacak el değiştirdi

DenizBank tarafından yapılan açıklamaya göre, bankanın kanuni takip hesaplarında bulunan toplam 4.410.257.248 TL bakiye anapara tutarındaki tahsili gecikmiş alacak portföyünün varlık yönetim şirketlerine satış ve devir sözleşmelerinin imza süreci tamamlandı.

Satışlar ağırlıklı olarak bireysel kredi portföylerinden oluşurken, ticari nitelikteki sorunlu krediler de varlık yönetim şirketlerine devredildi.

DenizBank’ın daha önce ilan ettiği satış takviminde portföylerin 25 Haziran–8 Temmuz 2026 arasında incelenmesi, tekliflerin 9 Temmuz’a kadar alınması ve ihalenin 10 Temmuz 2026’da açık artırma yöntemiyle yapılması planlanmıştı.

Portföyleri hangi şirketler aldı?

DenizBank’ın açıklamasında yer alan devirlere göre önemli büyüklükteki portföyler şu varlık yönetim şirketlerine geçti:

Varlık yönetim şirketi Portföy anapara tutarı Portföy
Gelecek Varlık Yönetimi 404.482.425 TL Bireysel 1
Gelecek Varlık Yönetimi 425.801.499 TL Bireysel 8
Birikim Varlık Yönetimi 346.334.596 TL Bireysel 3
Birikim Varlık Yönetimi 314.248.322 TL Bireysel 10
Birikim Varlık Yönetimi 400.808.580 TL Tarım-İşletme 2
Dünya Varlık Yönetimi 314.447.778 TL Bireysel 9
Emir Varlık Yönetimi 247.471.621 TL Bireysel 1
Adil Varlık Yönetim 426.421.978 TL Bireysel 5
Sümer Varlık Yönetimi 426.141.078 TL Bireysel 2
Sümer Varlık Yönetimi 345.598.739 TL Bireysel 4

Bunların yanında açıklamada 419.333.978 TL’lik Bireysel 5 ve 419.166.655 TL’lik Bireysel 6 portföylerinin de satış kapsamında bulunduğu görülüyor.

KAP açıklamaları da ihale sürecindeki satışları doğruluyor. Örneğin Gelecek Varlık, DenizBank’ın 10 Temmuz ihalesinde 425,7 milyon TL büyüklüğündeki bir bireysel portföyü kazandığını açıklamıştı. Bir başka KAP açıklamasında ise 426,4 milyon TL’lik bireysel portföyün ihalesinin kazanıldığı duyurulmuştu.

DenizBank neden sorunlu kredilerini satıyor?

Bankaların tahsili gecikmiş kredileri varlık yönetim şirketlerine satmasının arkasında temel olarak bilanço temizliği ve tahsilat operasyonunun devredilmesi bulunuyor.

Bir kredi kanuni takibe düştüğünde banka açısından yalnızca tahsilat problemi ortaya çıkmıyor. Aynı zamanda karşılık ayrılması, operasyonel takip maliyetleri, hukuk giderleri ve bilanço kalitesi üzerinde baskı oluşuyor.

Sorunlu kredinin varlık yönetim şirketine satılmasıyla banka;

  • uzun sürebilecek tahsilat sürecini devrediyor,
  • sorunlu kredi stokunu azaltıyor,
  • bilançosundaki aktif kalitesini iyileştiriyor,
  • hukuk ve tahsilat operasyonunun bir bölümünden çıkıyor,
  • satıştan elde ettiği bedelle sorunlu alacağın bir kısmını nakde dönüştürüyor.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: 4,41 milyar TL, kredilerin satış fiyatı değil, satılan portföylerin bakiye anapara büyüklüğü.

Bankanın bu portföyleri varlık yönetim şirketlerine hangi toplam bedelle sattığı açıklanmadığı sürece, 4,41 milyar TL’nin doğrudan DenizBank’ın elde ettiği gelir olarak değerlendirilmesi doğru olmaz.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.