Connect with us

ŞİRKETLER

DÜNYAYA YATIRIM YAPAN TÜRK FİRMALARI

Yayınlanma:

|

Uluslararası bir kuruluş olan Deloitte’nin Türkiye bölümünün derlediği bilgilere göre Türkler; 2013 yılında yurt dışında 41 birleşme ve satın alma için 6.5 milyar dolar, 2014 yılında 35 işlem için 3.5 milyar dolar, 2015 yılında 76 işlem için yaklaşık 10 milyar dolar, 2016 yılında 42 işlem için 2.3 milyar dolar yatırım yaptılar. Son 10 yılda Türk yatırımcılar yurt dışında 292 satın alma ve birleşme işlemi ile 26.3 milyar dolarlık yatırım yaptı.

Üretim, altyapı-inşaat, enerji, gıda-içecek, internet ve mobil hizmetler, gayrimenkul en çok yatırım yapılan sektörler.

Yurt dışındaki birleşme ve satın almalarda en üst sıralarda yer alan firmalarımız Anadolu Grubu(19 ülkede), Şişe Cam(12 ülke), Arçelik, Beko gibi markalarla Koç Holding (22 ülke), Sabancı Holding (18 ülke), Vestel (16 ülkede), Gama (17 ülkede), TAV (8 ülkede), Tekfen Holding (20 ülkede), Alarko, Zorlu enerji (26 ülkede), Yıldız Holding (9 ülkede), Çalık Holding(22 ülkede), Yıldırım Holding(21 ülkede), Borusan (12 ülkede), Eczacıbaşı (4 ülkede), Rönesans Holding(20 ülkede), Orhan Holding (13 ülkede), Hidromek (4 ülkede), Polimeks Holding (5 ülkede) yurt dışı yatırımlarla dünya pazarında güçlerini artırma arayışında.

YURT DIŞINDA YATIRIM YAPAN TÜRK ŞİRKETLERİ 

Pladis (Yıldız Holding/ 13 ülkede), Ardutch B.V ( Arçelik A.Ş./ Hollanda ), Tosyalı Algerie ( Tosyalı Holding/Cezayir), Arctic SA (Arçelik/Romanya), Grunding (Arçelik/ Almanya, Norveç ve İsveç), Defy(Arçelik/Güney Afrika), Beko (Fransa, Almanya, İran), Razi Petrochemical (Gübretaş/ İran), TAV UAE ( TAV /BAE), Ruscam(Şişecam/Rusya), Borusan(Kazakistan), Trakya Glass Bulgaria, EAD (Şişecam/Bulgaristan), KCell (Turkcell/ Kazakistan), Efes Breweries International (Anadolu Grubu /6 ülkede ), TAV (TAV/Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Katar, Tunus, Libya ve Bahreyn ), HR Group (Ziylan /6 ülkede ), Credit Europe Bank ( Fiba/ Hollanda ve Rusya), AzerCell (Turkcell/Azerbaycan), Eroğlu Mısır( Eroğlu Grubu/ Mısır), Lifecell(Turkcell/Ukrayna), AGT Food and Ingredients ( Arbel/ 6 ülkede ), Kordsa( Sabancı/ABD, Arjantin, Brezilya, Çin, Mısır, Almanya, Endonezya ve Tayland ), Şişecam(Pearl Grub/Mısır), Gama (Rusya, Katar, Libya, Yemen, Kazakistan, Bulgaristan ve Ürdün), Otokoç ve Avis Budget Group(Olympic Commercial and Tourist Enterprises/Yunanistan’daki araç kiralama şirketi), Trakya Cam (Sangalli Vetro Porto Nogaro/İtalya), Aselsan (Katar, Azerbaycan, Malezya), Yıldız Holding( United Biscuits /ingiltere), SARK-USA (Sarkuysan/ ABD), Hidromek (Tayland, İspanya, Rusya, Japonya), Ak-Kim(Dinox/Almanya), Kayı Grubu(German Travel International (GTI), CCI International (Anadolu Grup), LC Waikiki, BİM, Penti, Tavuk Dünyası, Adil Işık, Flormar, Colin’s, Koton,English Home, Simit Sarayı, Mado, Köşebaşı gibi perakende ve gıda sektörü ve Hazelcast, OpsGenie,Kobil, Koding, Udemy gibi onlarca Türk girişimci Türk’ün sesini dünyaya duyuruyor.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Beyaz et sektörüne kayyum şoku

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’nin en büyük beyaz et üreticilerini kapsayan soruşturma, sektörde son yılların en büyük operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, beyaz et sektöründe rekabeti bozarak fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdikleri ve haksız fiyat artışlarına neden oldukları iddia edilen şirketlere yönelik 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, 13 şirkete denetim kayyumu atandı.

Kayyum atanan şirketler arasında sektörün devleri var

Soruşturma kapsamında denetim kayyumu atandığı belirtilen şirketler arasında sektörün en büyük üreticileri yer aldı:

  • Banvit
  • Şenpiliç
  • Lezita
  • Erpiliç
  • Keskinoğlu
  • Hastavuk
  • Akpiliç
  • Bakpiliç
  • Aspiliç
  • Bupiliç
  • Gedik Pazarlama
  • Orvital
  • Aypi

Bu şirketler Türkiye beyaz et üretiminin önemli bölümünü temsil ediyor.

Suçlama ne?

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma, beyaz et sektöründe serbest rekabet ortamının ihlal edildiği, fiyatların tüketici aleyhine yönlendirildiği ve piyasa işleyişinin bozulduğu iddialarına dayanıyor. Operasyon kapsamında arama, el koyma ve gözaltı işlemleri gerçekleştirildi.

Yetkililer, temel gıda tedarik zincirinde herhangi bir aksama yaşanmaması amacıyla şirketlerin faaliyetlerinin devam etmesi için “denetim kayyumu” modelinin tercih edildiğini açıkladı.

Denetim kayyumu ne anlama geliyor?

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, atanan kayyumların şirket yönetimini tamamen devralan “yönetim kayyumu” değil, şirket faaliyetlerini ve mali işlemleri denetleyen “denetim kayyumu” olmasıdır.

Bu uygulama ile:

  • Üretimin devam etmesi sağlanır.
  • Çalışanların iş sözleşmeleri etkilenmez.
  • Tedarik zinciri korunur.
  • Şirket kararları ve mali işlemler denetlenir.
  • Delillerin korunması amaçlanır.

Bu nedenle tavuk üretiminde veya market raflarında kısa vadede arz sorunu yaşanması beklenmiyor.

Sektör ve ekonomi açısından olası etkiler

1. Beyaz et fiyatları yakından izlenecek

Soruşturmanın temel gerekçesi fiyatlama davranışları olduğu için önümüzdeki dönemde sektörün fiyat politikaları daha sıkı denetlenecek. Rekabet Kurumu ve ilgili kurumların yeni incelemeler yapması beklenebilir.

2. Sektörde konsolidasyon gündeme gelebilir

Türkiye beyaz et sektöründe üretim büyük ölçüde birkaç büyük oyuncunun elinde bulunuyor. Soruşturma sonrasında sektörde yeni düzenlemeler ve rekabet kurallarında sıkılaşma gündeme gelebilir.

3. Halka açık şirketler açısından risk

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şirketlere yönelik idari para cezaları, rekabet cezaları veya ek yaptırımlar gündeme gelirse finansal tablolar üzerinde etkiler oluşabilir.

4. Bankacılık sistemi de süreci izleyecek

Sektörde faaliyet gösteren firmaların kullandığı krediler, yatırım finansmanları ve işletme sermayesi limitleri bankalar tarafından yeniden değerlendirilebilir. Özellikle yeni kredi tahsislerinde ilave teminat ve risk analizleri gündeme gelebilir.

Bundan sonra ne olacak?

Soruşturmanın ilk aşamasında gözaltılar ve denetim kayyumu kararı uygulanırken, savcılık incelemeleri sonrasında;

  • İddianame hazırlanması,
  • Rekabet ihlali tespitleri,
  • İdari para cezaları,
  • Şirket yöneticilerine yönelik adli süreçler,

gündeme gelebilecek. Ancak mevcut aşamada şirketler hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor; soruşturma süreci devam ediyor.

Bankavitrini yorumu

Beyaz et sektörü operasyonu, yalnızca gıda sektörünü değil, Türkiye’de son dönemde artan yaşam maliyetleri ve gıda enflasyonu ile mücadele politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Devlet, temel tüketim ürünlerinde fiyat oluşumlarını daha sıkı izleme mesajı verirken, soruşturmanın sonucu hem sektörün geleceği hem de tüketici fiyatları açısından önemli bir emsal oluşturabilir.

Okumaya devam et

GÜNCEL

BYD Manisa yatırımını askıya aldı: Teşvikler ne olacak?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Haber analiz raporu: BYD’nin Manisa yatırımı neden askıya alındı?

Özet: BYD Türkiye yatırımından resmen “vazgeçtiğini” değil, Manisa’daki fabrika projesini askıya aldığını açıkladı. Reuters’a konuşan BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Manisa’da inşaata başlanmadığını, Türkiye için üretim takvimi olmadığını ve şu anda önceliğin Macaristan / Szeged fabrikası olduğunu söyledi. Macaristan tesisi 2026’nın son çeyreğinde üretime geçecek; BYD için Avrupa üretimi, Çin menşeli elektrikli araçlara uygulanan AB tarifelerinden kaçınmak açısından kritik görülüyor.

1. İlk vaat neydi?

Temmuz 2024’te açıklanan anlaşmaya göre BYD, Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım, 150 bin araç/yıl kapasite, mobilite teknolojileri AR-GE merkezi ve 5 bine kadar doğrudan istihdam taahhüdüyle Manisa’da elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç fabrikası kuracaktı. Üretim hedefi 2026 sonu olarak duyurulmuştu.

Bu yatırımın Türkiye açısından önemi iki başlıkta toplanıyordu: Birincisi, Türkiye’nin otomotiv yan sanayi gücü ve AB Gümrük Birliği avantajı; ikincisi, Çinli üreticilerin AB ve Türkiye’de artan gümrük vergilerinden kaçınmak için yerel üretime yönelme ihtiyacıydı.

2. BYD neden Türkiye yerine Macaristan’a öncelik verdi?

BYD’nin tercihi stratejik görünüyor. Şirket Avrupa pazarında büyüyor ve AB içinde üretim yaparak Çin’den ithal elektrikli araçlara uygulanan tarifelerden doğrudan kaçınmak istiyor. Reuters’a göre BYD’nin Avrupa satışları 2025’te yüzde 270 artarak yaklaşık 188 bin araca çıktı; 2026 Mayıs’a kadar yılbaşından bu yana satışlar da yüzde 144 yükseldi. Bu nedenle Macaristan, BYD için “birinci öncelik” haline geldi.

Türkiye ise AB ile Gümrük Birliği avantajına sahip olsa da, AB üyesi değil. Bu nedenle BYD açısından Macaristan; doğrudan AB iç pazarı, teşvik yapısı, siyasi/lojistik entegrasyon ve Avrupa menşei algısı bakımından daha güvenli üretim üssü olarak öne çıkmış olabilir.

3. Manisa yatırımı neden ilerlemedi?

En kritik veri şu: BYD yöneticisi, Manisa fabrikasında inşaata başlanmadığını ve Türkiye üretimi için takvim bulunmadığını söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı cephesinden gelen son açıklamada ise “yatırım anlaşması, koşullar, firmanın yükümlülükleri ve devlete sunduğu teminatların geçerli olduğu” belirtildi. Bakanlık ayrıca yatırımda öngörülen ilerleme sağlanamadığı için BYD’nin teşviklerden yararlanma sürecinin 2026 başında askıya alındığını bildirdi.

Yani tablo şu:
BYD sahaya inmedi. Bakanlık teşvik sürecini askıya aldı. Ancak anlaşma ve teminatlar hâlâ masada.

4. BYD teşvik aldı mı?

Evet, yatırım teşvik mekanizması ve gümrük vergisi avantajı tartışmanın merkezinde. Ticaret Bakanlığı’nın mevzuat sayfasında 5 Temmuz 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı yer alıyor; bu düzenleme, yatırım teşvik belgesi kapsamında gümrük vergisi muafiyetinden yararlanılarak yapılan ithalatta ilave gümrük vergisi uygulanmamasına ilişkin kapıyı açtı.

TBMM’ye verilen yazılı soru önergesinde de BYD’nin Manisa’da fabrika kurma taahhüdü karşılığında ilave gümrük vergisinden muaf tutulduğu, bu muafiyet sonrası Türkiye pazar payını ciddi artırdığı iddiası gündeme getirildi.

5. Ceza yer mi, dava konusu olur mu?

Bakanlık açıklaması bu konuda açık: Yatırım tamamlanmazsa firmalar elde ettikleri teşvikleri, ilgili yasal düzenlemeler, taahhütler ve teminatlar kapsamında geri ödemekle yükümlü.

Bu nedenle hukuki risk üç başlıkta doğabilir:

Teşvik iadesi: BYD yatırım taahhüdünü yerine getirmezse yararlandığı muafiyetlerin geri istenmesi gündeme gelebilir.

Teminatların paraya çevrilmesi: Bakanlık, BYD’nin devlete sunduğu teminatların geçerli olduğunu açıkladı. Bu, kamu açısından güvence mekanizmasının devam ettiği anlamına gelir.

İdari / hukuki süreç: Eğer yatırım teşviklerinden fiilen yararlanılıp yatırım yükümlülüğü yerine getirilmediyse, konu idari yaptırım, kamu zararı tartışması veya yargı sürecine taşınabilir. Ancak bugün itibarıyla kamuya yansıyan bilgi, “dava açıldı” değil; “süreç resmi usullerle takip ediliyor” şeklindedir.

6. Türkiye açısından asıl mesele

Bu dosya sadece bir otomobil fabrikası meselesi değil. Türkiye, yabancı yatırım çekmek için ithalat vergisi avantajı sağladı; BYD ise bu avantajla pazarda büyüdü. Fakat fabrika tarafında somut ilerleme gelmeyince soru şu hale geldi:

Türkiye, yatırım taahhüdü karşılığında pazar avantajı verdi; peki yatırım gelmezse kamu yararı nasıl korunacak?

Bakanlığın “teşvik süreci askıya alındı, teminatlar geçerli” açıklaması bu nedenle önemli. Ancak kamuoyunun yanıt beklediği asıl başlıklar hâlâ netleşmiş değil: BYD ne kadar muafiyet kullandı, ne kadar araç bu avantajla satıldı, teminat tutarı ne, yatırım için yeni süre verilecek mi, yoksa süreç yaptırıma mı dönecek?

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Maximum kart 25. yılını kutluyor

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, “25 yılda güven ve inovasyon arasında çok güzel bir denge kurduk. Maximum, İş Bankası gibi 102 yıllık bir Cumhuriyet kurumuna duyulan güvenden besleniyor.” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankasının ana kredi kartı markası Maximum, 25 yıllık yolculuğunda taksit ve puan uygulamalarından ödeme teknolojilerine uzanan birçok yeniliği kullanıcılarla buluşturdu.

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, İş Kuleleri’nde Maximum’un 25. yılı dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

‘Hayatı Kolaylaştırma’ vaadiyle 2001’de yola çıkan Maximum, geçen sürede Türkiye’de kartlı ve dijital ödeme sistemlerinde yaşanan dönüşüme paralel olarak ürün ve hizmetlerini çeşitlendirdi.

Türkiye’de nakit kullanım alışkanlığı yerini kartlı ve dijital ödeme yöntemlerine bırakırken, Maximum’un 25 yıllık yolculuğu da ödeme sistemlerindeki dönüşümle ilerledi. Başlangıçta 25 marka ile kullanıma sunulan Maximum programı, gördüğü talebin ardından tüm İş Bankası bireysel kredi kartlarına yaygınlaştırıldı.

– Maximum Sanal Kart ile e-ticarette güvenlik ve kontrol imkanı arttı

Maximum Kart, 2002’de tüm bireysel kredi kartlarının Maximum’a dönüştürülmesiyle kullanıcılara taksit, indirim ve MaxiPuan avantajları sunmaya başladı. İnternetten güvenli alışveriş tarafında 2003’te Maxinet uygulaması devreye alınırken, 2008’de Maximum Sanal Kart ile e-ticarette güvenlik ve kontrol imkanı artırıldı.

Kartlı ödeme teknolojilerinde 2006’da ilk çipli kredi kartlarıyla şifreli işlem dönemi başlarken, 2008’de temassız kredi kartlarının kullanıma sunulmasıyla ödeme deneyimi hız kazandı. Maximiles ise 2009’da hayata geçirilerek kart kullanımını seyahat deneyimiyle birleştirdi.

Dijital ve mobil ödeme alanında 2010’da MaxiPara Kart ile ön ödemeli kart deneyimi sunuldu. Cep telefonundan kredi kartıyla ödeme yapılmasına imkan tanıyan NFC teknolojisi ve karekodla ödeme çözümü ‘Parakod ile Ödeme’ 2012’de kullanıcılarla buluştu.

Maximum Mobil 2017’de kullanıma sunularak, bankanın ‘Hayatı Maksimumda Yaşatma’ vaadi somutlaşmış oldu. Böylece Maximum bir kredi kartının ötesine geçerek kullanıcılarının günlük hayatına değer katan bir program olarak farklılaştı. ‘Öde Geç’ uygulamasıyla da ödeme deneyimi günlük yaşamın bir parçası haline geldi.

Fiziksel karttan dijital kullanım deneyimine geçiş kapsamında 2023’te ‘Dijital Kart’ kullanıma sunuldu. Böylece fiziksel kredi kartı olmadan yalnızca dijital olarak üretilen kartların İşCep aracılığıyla peşin ve taksitli alışverişlerde ve MaxiPuan ile ödemelerde kullanılmasının önü açıldı.

Giyilebilir teknolojiler ve biyometrik ödeme alanında ise 2024’te Saat ile Ödeme özelliği devreye alınırken, 2025’te Yüz ile Ödeme teknolojisi kullanıma sunuldu. Maximum, bugün 440 bini aşkın üye iş yeriyle hizmet vermeye devam ediyor.

– ‘Son 10 yılda kartı sayısı 3’e katlandı’

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Lüle, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, Maximum’un Türkiye’de ödeme sistemlerinin gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Lüle, son 10 yılda Maximum markasının giderek güçlendiğini ve kart sayısında 3’e katlanan artış olduğunu dile getirdi.

Bu büyümenin kullanıcıları sayesinde gerçekleştiğini aktaran Lüle, ‘11,5 milyon müşteriye varan bir noktaya geldik. Çok yaygınız. Yani 440 bine aşkın üye işyeri tarafında Maximum markamızın kabul edildiğini ve ülke sathında neredeyse tüm sektörlerde yaygın bir şekilde kullandığını görüyoruz.’ diye konuştu.

Lüle, değerli markalarla özel anlaşmaları ve işbirlikleri olduğunu belirtti.

Kullanıcıların günlük hayatına doğrudan fayda sağlayabildiklerini ifade eden Lüle, ’25 yılda güven ve inovasyon arasında çok güzel bir denge kurduk. Maximum, İş Bankası gibi 102 yıllık bir Cumhuriyet kurumuna duyulan güvenden besleniyor. Güven, bireylerin ödemelerde ihtiyaç duyduğu bir kavram. Diğer taraftan da hayatı kolaylaştıracak yenilikler ve inovasyonla müşterilerimizin günlük hayatına değer katmaya devam ediyoruz.’ diye konuştu.

– ‘Türkiye’nin ödeme sistemleri çok güçlü bir şekilde seyrini devam ettiriyor’

Lüle, hayatı kolaylaştıracak yenilikleri ve bir sadakat programının ötesine geçen yaklaşımıyla Maximum’un bireylerin, işletmelerin ve program ortağı iş ortaklarının günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.

Markalarını daha da güçlendirecek paydaşlarının sayısını artırmaya devam edeceklerini vurgulayan Lüle, ilerleyen dönemde de teknolojik çözümleri insan odaklı başlık açılarıyla birleştirerek hayatın her alanında değer yaratan çözümler sunmayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Lüle, ‘Türkiye’nin ödeme sistemleri hepimizin iftihar edeceği boyutta çok güçlü bir şekilde seyrini devam ettiriyor. Gerçekten ülkemizdeki ödeme sistemlerine yatırım yapan bankalar, özel bankalar, kamu bankaları, son dönemde gündemimizde yer almaya, daha çok yer almaya başlayan ve daha çok yer almasını da istediğimiz fintekler, tamamen ödeme sistemlerinin günlük hayatta müşteriler ve de iş yapan taraflar arasındaki etkileşimi çok kolaylaştırdığını ve ülkenin büyümesine doğrudan katkı sağladığını görüyoruz.’ dedi.

Ödemenin artık yalnızca bir işlemi tamamlama süreci olarak görülmediğini vurgulayan Lüle, hızlı, güvenli, kişiselleştirilmiş ve hayatın doğal akışına entegre uçtan uca bir deneyimin öne çıktığını kaydetti.

Lüle, Türkiye’de ödeme sistemlerine yatırım yapan bankalar ve finteklerin, müşteriler ile işletmeler arasındaki etkileşimi kolaylaştırdığını ve ülke ekonomisinin büyümesine katkı sunduğunu belirtti.

– ‘Bireysel temassız işlemler oranı yüzde 90’ı aştı’

E-ticarette ödeme deneyimlerinin hızla geliştiğini aktaran Lüle, fiziksel alışverişlerde de ödeme alışkanlıklarının temassız işlemlere yöneldiğini, bireysel temassız işlemlerin oranının yüzde 90’ı aştığını ifade etti.

İlerleyen dönemde ödeme alışkanlıklarında yaşanacak değişimlere de değinen Lüle, şunları kaydetti:

‘Belki gelecekte ödemelerin dijital varlıklarla yapılması gibi konular, merkeziyetsiz finans, stablecoin ya da tokenizasyonla birlikte özellikle uluslararası transferlerde ön plana çıkacak konular gündeme geliyor. Lokalde baktığımız zaman hem ödeme hem de alma konusunda ülkenin çok iyi konumlandığını görüyoruz. Özellikle ülke nezdinde kendi ulusal switch’imiz yani takas ve değişim işlerini bankalar arasında yapabilmemiz de gelecekte daha yenilikçi, daha güvenliğe ve daha inovasyona dayalı altyapıları kendi imkanlarımızla geliştirmemizi sağlıyor. Gelecekteki trendlerde ülkemiz ödeme sistemlerinin son derece doğru bir nokta olduğunu düşünüyorum.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.