Connect with us

GÜNCEL

Rekor sıcaklar, soğuyan petrol ve kırılgan piyasalar

Yayınlanma:

|

Avrupa son yılların en şiddetli sıcak hava dalgasıyla mücadele ederken, Fransa’da aşırı sıcaklara bağlı can kaybı şimdiden bin kişiye ulaştı. Can kayıplarının daha da artmasından endişe edilirken, 40°C’yi aşan sıcaklıklar Almanya, Avusturya, Polonya ve Çekya’da yeni rekorlar kırılmasına neden oldu. Elektrik üretimi, ulaşım altyapısı ve sağlık sistemleri ciddi mânâda baskı altında kalırken, sıcak hava dalgasının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle artık hemen hemen herkesi ilgilendirdiğini itiraf etmek gerekiyor!

Ekonomik açıdan bakıldığında ise aşırı sıcaklar enerji arzını ve tarımsal üretimi tehdit ederken, Macaristan’daki Paks Nükleer Santrali, Tuna Nehri’nin aşırı ısınması nedeniyle üretimini yeniden azalttığını, İtalya’da Po Nehri’nin debisinin düşmesi tarım ve sulak alanlar için risk oluşturduğun okuyoruz.  Fransa’da elektrik kesintileri yaşanırken, Batı Avrupa’da bu hafta sıcaklıkların düşmesi beklenirken, sıcak hava dalgasının Orta Avrupa ve Balkanlar’a doğru ilerleyeceği öngörülüyor. Enflasyon korkularına bir darbe de gıda fiyatları üzerinden gelme ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.

ABD ve İran’ın, son günlerde karşılıklı saldırılarla yeniden tırmanan gerilimin ardından çatışmaları durdurma ve diplomatik görüşmelere yeniden başlama konusunda anlaşmaya vardığını görüyoruz. Taraflar, 17 Haziran’da imzalanan ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılmasını öngören 14 maddelik mutabakat çerçevesindeki teknik görüşmeleri sürdüreceği açıklandı.

Buna karşın sahadaki riskler tamamen ortadan kalktığını söyleyemiyoruz. İran hafta sonu Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD askeri üslerini füze ve İHA’larla hedef alırken, ABD tarafı can kaybı yaşanmadığını açıkladı. Aynı dönemde İsrail’in Lübnan’ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlarını sürdürmesi, bölgesel tansiyonun kırılganlığını korumaya devam ettiğini gösteriyor. Enerji piyasaları açısından diplomasiye dönüş Hürmüz kaynaklı arz riskini azaltan olumlu bir gelişme olsa da, ateşkesin kalıcılığı ve müzakerelerin seyri önümüzdeki günlerde petrol fiyatlarının yönü açısından belirleyici olmaya devam edecektir.

Geride bıraktığımız hafta piyasalarda volatilite ciddi mânâda yüksek seyretti. Barış sürecine paralel petrolün varil fiyatı 72 dolar seviyesinin hemen altını test ederek savaşın başladığı günlere döndü. Petrolün gerilemesi piyasalara moral vermeye tam mânâsıyla yeterli olmazken, enflasyon kaygılarının bir tık da olsa azalmaya başladığını düşünüyoruz. En azından merkez bankaları cephesinden gelen açıklamalarda petrolün gerilemesine atıfta bulunmaya başladığını söyleyebiliriz. Mesela Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) açıkladığı Mayıs ayı enflasyon beklentilerinin Nisan’a göre keskin şekilde düştüğünü görüyoruz. Devam eden barış anlaşması ve petrol fiyatlarında süregelen geri çekilmenin enflasyon beklentilerinde iyileşmeyi hızlandıracağını, bunu da hâliyle merkez bankalarının elini rahatlatacağını düşünüyoruz. Özellikle Avrupa’da Volkswagen’in 100bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlanmasını kendi başına çok büyük bir manşet olduğunu düşünüyoruz. Avrupa’nın pek çok alda olduğu üzere ivme kaybettiğini gösteren bu yeni gelişme karşısında ECB’nin faiz artırımına devam etmesini açıkça beklemiyoruz.

Yeni gün ve hafta başlangıcında, ABD ile İran’ın karşılıklı saldırıları durdurma ve müzakerelere yeniden başlama kararı risk iştahını arzu edildiği ölçüde desteklemediğini görüyoruz. ABD Doları küresel bazda değer kazanırken, geriye kalan hemen hemen tüm enstrümanlarda ise değer kaybı devam ediyor. Kalıcı bir güven ortamından yoksun Asya borsaları yön bulmakta zorlanırken, gösterge endeks Tokyo borsası ve Güney Kore borsası %1 civarında geriledi. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise %0,7 civarında artılar görüyoruz. Tansiyonun barometresi konumunda brent petrolün varil fiyatı 72 dolar seviyelerinde kalırken, her ne kadar savaş dönemindeki primin büyük bölümü geri verilmiş olsa da, enerji arzına ilişkin risklerin tamamen ortadan kalkmadığını düşünen piyasalar, fiyatı daha da aşağı çekmekte zorlandıklarını görüyoruz.

Fed Başkanı Warsh’un yarattığı belirsizliğe paralel artan faiz artırım beklentileri dolar endeksini son bir yılın zirvesine iterken, faiz artırımına rağmen Japon Yeni 162 seviyelerinin kıyısında işlem görerek müdâhale ihtimalini canlı tutuyor. Güçlü dolar ve yüksek faiz beklentileri, faiz getirisi olmayan kıymetli metaller üzerinde baskı yaratmaya devam ettiğini de not etmemiz gerekiyor. Yılın ikinci çeyreğini brent petrol %40’a yakın düşüşle tamamlamaya hazırlanırken, altın %13, gümüş %22, bitcoin ise %12 düşüş kaydetti. Özellikle ons altın ikinci çeyrekte 2013’ten bu yana en sert çeyreklik düşüşünü yaşamaya hazırlandığının altını çizmek gerekiyor.

Yapay zekâ yatırımlarına ilişkin soru işaretleri devam ederken, Güney Kore, önümüzdeki yıllarda büyüklüğü 650 milyar doları aşabilecek yapay zekâ ve yarı iletken yatırım programını devreye almaya hazırlandığını duyurdu. Samsung ve SK Hynix öncülüğünde hayata geçirilmesi beklenen proje, yeni çip üretim tesisleri, yapay zekâ veri merkezleri ve robotik yatırımlarının yanı sıra enerji, su, ulaşım ve nitelikli iş gücü altyapısını da kapsayacağını okuyoruz. Güney Kore, küresel yapay zekâ yarışındaki konumunu güçlendirmeyi ve üretimi Seul dışına yayarak yeni bir teknoloji ekosistemi oluşturmayı hedeflerken, hisse senedi piyasalarında ise yüksek değerlemelere ulaşan yapay zekâ şirketlerine yönelik temkinli görünüm korunduğunu söylememiz gerekiyor. Küresel teknoloji hisselerindeki kâr realizasyonunun etkisiyle Samsung ve SK Hynix hisselerinde satışlar görülürken, piyasa aktörlerinin daha düşük değerlemeli sektörlere yönelme isteğinin de arttığını görüyoruz. SpaceX hisseleri 225 dolar seviyelerini test etmesinin hemen ardından 150 dolar seviyelerinin diplerine kadar gevşediğini de not edelim.

Fed Başkanı Warsh açısından bu hafta iki kritik gelişmenin öne çıktığını haber akışında görüyoruz. ABD Yüksek Mahkemesi’nin, Başkan Trump’ın Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimine ilişkin vereceği karar, Fed’in siyasi bağımsızlığının geleceği açısından emsal niteliğinde olacaktır. Aynı zamanda Warsh, Portekiz’de düzenlenecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) Merkez Bankacılığı Forumu’nda ilk kez diğer büyük merkez bankası başkanlarıyla aynı platformda yer alacak. Piyasalar, Warsh’ın para politikasında yönlendirme (forward guidance) vermekten kaçınan yeni iletişim stratejisini ve faiz patikasına ilişkin olası mesajlarını yakından izleyecektir. Özellikle ABD’de enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi nedeniyle faiz artışı beklentilerinin güçlendiği bir dönemde, Warsh’ın vereceği sinyaller küresel piyasalar açısından önem taşıyacağının altını özellikle çizmek isteriz.

Türkiye cenahında ise jeo-ekonomik iyimserlik hâkim olmaya devam ederken, otoritenin kontrolünde USDTRY kuru yeni haftaya 46,64 seviyelerinden başlıyor. Yüksek faizli parayı al, düşük faizli parayı sat kapsamında giren carry trade işlemler ön planda kalmaya devam ederken, TCMB faizlerde gevşemeye gider mi sorusu yüksek perdeden konuşulmaya başladı. Haftanın son iş günü ABD’li yatırım bankası JPMorgan, Türkiye için 2026 yıl sonu faiz tahminini %37’den %35’e çektiğini duyurdu. Banka bu revizyona gerekçe olarak, İran Savaşı’nda sağlanan ateşkesin ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüşü ve TCMB’den son dönemde gelen parasal gevşeme sinyallerini gösterdi. JPMorgan, merkez bankasının önümüzdeki ay haftalık repo ihalelerine muhtemelen yeniden başlayacağını ve bu adımın efektif fonlama faizini %40’tan %37’ye düşüreceğini belirtti.

Türkiye’nin jeo-ekonomik hikâyesinin olumlu anlamda ön planda kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Hazine’nin geçen hafta ihraç ettiği sukuk ihracına 2,5 katın üzerinde talep gelirken, 6 yıl vadeli tahvilde %6,75 getiri ile 2,75 milyar dolar borçlanmaya gidildi. Bu hafta Cuma günü açıklanacak enflasyon rakamları önem sırasında ilk sıraya yerleşirken, aylık TÜFE artışının %1’in altında kalacağı tahmin ediliyor. Enflasyonun yardım etmesi durumunda, efektif fonlama faizini %40’tan %37’ye doğru kademeli olarak gerileyeceğini biz de düşünüyoruz. Bu arada savaşla birlikte başlatılan BİST açığa satış yasağı, yeni bir uzatım kararı olmaması nedeniyle sona erdi. Geçen hafta MSCI bu hususta ciddi endişeleri olduğunu dile getirmiş ve uyarıda bulunmuştu.

Küresel mali piyasaların jeopolitik riskler, bunun tetiklediği enflasyonist kaygılar, teknoloji cephesinde yapay zekâ yatırımlarının ne zaman geri döneceğine yönelik endişeler ve nihayetinde Fed Başkanı Warsh’un yol açtığı belirsizlikler arasında sıkışırken, her ayın ilk cuması olduğu üzere, ABD’de açıklanacak istihdam raporunun ekonominin gidişatı hakkında piyasalara yön vereceğini hatırlatmak isteriz.

Geride bıraktığımız hafta TÜİK’in yayımladığı 2025 Zaman Kullanım Araştırmasına da yer vererek bültenimizi tamamlamak isteriz. Türkiye’de günlük yaşam alışkanlıklarındaki değişimi ortaya koyan raporun, yalnızca toplumsal alışkanlıklara değil, iş gücü verimliliği, demografik dönüşüm ve dijitalleşmenin etkilerine de ışık tutması bakımından dikkatimiz çekti. Şöyle ki, 10 yaş ve üzerindeki bireyler günün ortalama 8 saat 55 dakikasını uyuyarak, yalnızca 12 dakikasını spor yaparak geçiriyor. Kadınlar hanehalkı ve aile bakımına günde 4 saat 3 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre 58 dakika ile sınırlı kaldı. Dijitalleşmenin etkisi ise eğlence alışkanlıklarında belirgin şekilde hissedildi. Son 10 yılda sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı %33,9’dan %71,7’ye yükselirken, gazete ve dergi okuyanların oranı %39,4’ten %20,1’e geriledi. Araştırma, Türkiye’de ekran kullanımının hızla artarken fiziksel aktivite ve basılı yayınlara ayrılan zamanın giderek azaldığını ortaya koydu.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.