Connect with us

BANKA HABERLERİ

AKTİF RASYOSU Formülü nasıl geldi niçin gitti

AKTİF RASYOSU ( AR ) formülünün iki temel amacı vardı. Birincisi, Dolarizasyonu önlemek. İkincisi, TL Kredileri artırarak, Bankaları Piyasaya çekmek. Başarılı olup olmadığını Deneyimli Bankacı Erol TAŞDELEN yazdı

Yayınlanma:

|

Kamu adına Bankacılık işlemlerini Denetleyen ve Düzenleyen Kurum olan BDDK, günlük, haftalık, aylık ve yıllık olarak banka verilerini topluyor, yayınlıyor ve değerlendiriyor.

Kredilerde durum

Aslında 2020 Ocak – Şubat ayı çok iyi başlamıştır. 2018 Kriz koşullarına göre olumlu bir hava oluşmuştu. 2020 Mart ayında “Covid-19 ve sürecin Pandemiye dönüşmesi” dillendirilmeye başlayınca Nisan 2020’den itibaren Türkiye’de faaliyet gösteren bankalar 2018 / 2. çeyreğinde başlayan sert fren sistemine tekrar bastı. 2019 yıl sonu verileri kesinleştiğinde 2020 Nisan ayı gelmişti. 2019 yıllık bazda sektör Kredilerde 6,6 milyar USD küçülmüştü. Aslında sektörü Kamu Bankaları kurtarmıştı.  Kamu Bankaları 9,5 milyar USD Kredilerde büyürken; Yabancı bankalardaki küçülme 6,1 milyar USD; Yerli Özellerdeki küçülme ise 10 milyar USD’yi bulmuştur. Aktif Rasyo da nereden çıktı diyenler bu tablonun farkında olmayanlardı.  

2019’da Mevduat da mı küçüldü

“Bankalar kredi vermediler ise para toplamamışlardır” diyenler için Mevduat gelişimine de bakalım. Sonuçlar, 2019 için ilginçti. Kredilerde 6,6 milyar USD küçülen bankalar mevduatı 46,6 milyar USD büyütmüşlerdi.  Bu noktada ortada cevaplanması gereken sorular kendiliğinden çıkıyor ortaya. 46,6 milyar USD Mevduat topluyorsun, üzerine 6,6 milyar USD Kredi kapatıyorsun yani ortada 53,2 milyar USD’lik bir fazlalık oluşuyor.  Nisan ayında “Bankalar 50 milyar USD’yi ne yaptı” diye yazmış, BDDK’nın bunu üzerine gitmesi gerektiğini savunanlardan olmuştum.  O dönemde bizden başka yazan da olmadı zaten. Yerli yabancı raporları hem 25 yıllık Bankacılık deneyimi hem de 4 yıllık Özel Sektör deneyimi ile işim gereği takip ederim bu tablo hiçbir raporda yer almadı ama “Bankalara AKTİF RASYO sopası” cümlelerinden bol bol yazıldı. Raportörler para ile hizmet verdikleri bankaların gözü ile olaya bakarken benim tek ölçüm içinde bulunduğum Türkiye’nin de geleceği olan “Sanayicinin durumu” idi.

AKTİF RASYO ( AR ) Formülü nasıl çıktı, amaç neydi

2020 Mart ayında Pandemi süreci ile başlayan kredilerde Bankacılık Sektörünü yakından takip eden BDDK ve TCMB, önce şikayetlerin yoğunlaştığı “Ücret ve Komisyonlarda” 10.02.2020 tarihinde 34035 sayılı Resmi Gazete yayınlanan Yönetmelik ve Tebliğ ile düzenlemeleri ve tarifeleri 1 Mart –    1 Nisan 2020’de yürürlüğe koydu. BDDK 9000 ve 90003 sayılı Kurul Kararı ile Aktif Rasyoyu ( AR ) ilan etti ve 1 Mayıs 2020 ve 1 Nisan’da uygulamaya koydu. Ücret ve Komisyonlar ile ilgili uygulamayı tahmin eden bankalar Aktif Rasyo ( AR )  uygulamasında ilk bir iki ay uyum sağlamada zorlansalar da ceza ağır olunca mecburen uymak zorunda kaldılar. AR Formül ile BDDK Bankalara “size Bankacılık Lisansını sadece para toplayın diye vermedim, kredi de verin” mesajının formüle edilmiş haliydi aslında.   AKTİF RASYO ( AR )‘nin iki amacı vardı. Birincisi, Dolarizasyonu önlemek. Zira bankalar müşterilerini döviz almaya yönlendiriyor, Gerçek Kişilerin Yabancı Para cinsinden mevduatları her geçen gün artıyordu. Formülde Yabancı Mevduatta yoğunluk yaşayan bankalar cezalandırılıyordu zira. Bu durumda karşısında; Yabancı Mevduatta yoğunluk yaşayan bankalar vadeli mevduat yapmamaya, hatta mevduat çıkışlarına izin verdi. Zira, hızlı kredi artırılamaz ama mevduat düşürülebilirdi. Özel yerli ve yabancı bankalar o dönemde Yabancı Mevduata en fazla %0,5 /ay faiz verirken, Kamu Bankaları YP Mevduata % 1,5-2 faiz verince önemli sayılabilecek bir hacim Yabancı Mevduat Kamu Bankalarına kaydı. Kamu Bankalarındaki geçmişte YP Mevduat kaybının önemli bir kısmı buradan telafi edilmiş oldu. Formülde amaçlanan ilk hedefe ulaşılmıştı. İkincisi, Kredilerin artması ama “Türk Parası” şeklinde artması idi. Bankaların ilk tepkisi “Yabancı Para kredileri TL’ye çevirmek” için müşterilerini ikna etmeye çalışılması oldu. O dönemde toplam krediler artmadı ama TP Krediler düşerken, TP Krediler arttığından anlamış olduk ve yazdık. Kredi artış amacına ulaşıldı mı 2020’ye daha yakından bakalım.      

2020 Kredilerde neler oldu

BDDK aylık bazda 2020 Eylül ayı verilerini yayınladı. 2020 ilk dokuz ayına baktığımızda krediler sektörde sadece 11,6 milyar USD % 2,6 büyümüş durumda. Ufak da olsa bu büyüme yine Kamu Bankaları sayesinde oldu. Zira Kamu Bankaları 11,6 milyar TL, % 8,8 Kredilerde büyürken; Yabancı Sermayeli Bankalar mevcudu korudular. 110 milyar USD Kredi hacimleri nerede ise sabit kaldı. Yerli Özel Bankalar ise  6,5 milyar USD % 4,7 küçüldüğü görüldü. Yerli özeller, 2019’da da 10 milyar USD küçülürken toplamda 2 yıl bitmeden 15 milyar USD küçülmüş oldu.   

2020’de Mevduat nasıl gidiyor

Bankacılık Sektörü USD bazlı Mevduatta 2020 ilk 9 ayında 12,4 milyar USD Mevduatını artırdığını görüyoruz. Artış oranının % 2,9‘da kalması sektöre beklenen yeni mevduat girmediğini gösteriyor. AKTİR RASYO ( AR ) Formülünün de etkisi ile Kamu Bankası Toplam Mevduatını 27,1 milyar USD artırırken; Yabancı Sermayeli bankalar 4,8 milyar USD; Yerli Özeller de 9,9 milyar USD Mevduat kaybı yaşadı.

AKTİF RASYOSU ( AR ) işe yaradı mı

Kapalı kapılar arkasından bankalar TBB – Türkiye Bankalar Birliği ortamında formülden rahatsızlığını BDDK’ya ulaştırmaya çalışsalar da fazla etkili olamadılar. Özellikle Yabancı Sermayeli bir bankanın eski CEO’su aracılığı ile cılız bir muhalefet ses çıksa da sektör Aktif Rasyo ( AR ) formülünü kabullenir görüldü. Ta ki 2020 Kasım ayına kadar. 2020 Kasım  ayında Hazine ve Maliye  Bakanının ve TCMB Başkanının değişmesi ile  Bankalar TCMB yeni Başkanı ile yaptıkları toplantıda ve Yabancı Rapor hazırlayan Rating kurumları  hızlıca Aktif Rasyosu’nun bankalar önünde engel olduğunu yüksek ses ile dillendirir oldular. TCMB yeni yönetimin de bunu desteklemesi ile BDDK gelen baskılara dayanamayarak sanki Pandemi bitmiş gibi Covid-19 Sürecinde yapılan formülün 31.12.2020 tarihinde yürürlükten kaldırılacağını 24.11.2020’de açıkladı. Yapılan açıklamada; “COVID-19 salgını nedeniyle küresel piyasalardaki belirsizliklerin ve risklerin yüksek olduğu bir dönemde, pandemi sürecinin ekonomimize, piyasaya, üretime ve istihdama olumsuz etkisini mümkün olan en az seviyeye indirmek ve bankaların ellerinde bulundurduğu kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla”   konan uygulamanın kaldırılacağını duyurdu. Demek ki BDDK önümüzdeki dönemde Pandemi sürecini aşılacağını öngörüyor.

Neyse! Sonuca bakalım AKTİF RASYO ( AR ) formülü işe yaradı mı?

Yukarıda ikinci amacın yani “kredilerde artışın” amacına ulaşmadığını rakamlar ile ortaya koyduk. Örneğin, Yerli Sermayeli bankalar krediyi büyüterek değil, mevduatı küçülterek formülü tutturmuş. Kamu Bankaları Devletin imkanları ile yaratılan Parayı dağıtırken altı ayda %50 Aktif büyüme sağladılar. Bir o kadar da kredileri arttı. 70-80 yılda geldikleri kredi hacminin % 50’sini altı ayda dağıttılar. Yabancılar sermayeli bankalar seyretmiş ( krediler sabit kaldı ); Yerli özeller de kredi vermekten kaçınıp mevcudu dahi koruyamamışlar.

Peki Dolarizasyona bakalım işe yaramış mı?

Gerçek Kişilerde Dolarizasyon 2020 Kasım ayına %60‘i geçerek girdi. Görüldüğü gibi Aktif Rasyo ( AR ) formülü bunda da işe yaramamış. Bu güne kadar AKTİF RASYO’ya uyma şartlarını yerine getiremediği için kaç banka ne kadar ceza yedi BDDK açıklar ise iyi olur. Tabi bu süreçte uygulamadan korkup kaçan mevduatlar ne kadar çıktı hesaplamak çok zor.

Kısaca, bizden ana tablo bu kadar, “Atılan taş ürkütülen kurbağaya değdi mi” onu da Formülü bulup ortaya atanlar hesaplayıp açıklasın.  

Erol TAŞDELEN – Ekonomist, Siyaset Bilimci, www.bankavitrini.com yazarı    

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.