Connect with us

GÜNCEL

Mekânın sahibi geri döndü… X kuşağı yeniden işverenlerin gözdesi!

Çok kuşaklı iş gücünün üretkenliği artırdığını, ekip ruhunu güçlendirdiğini gösteren araştırmaların sayısı arttıkça iş dünyası, öğrenmeye kapalı bir yaklaşım gösteren Z kuşağına yatırım yapmak yerine, rotasını 50 yaş ve üstü çalışanlara çeviriyor. Kariyer Odaklı Online Eğitim Platformu Teedo’nun Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Direktörü Cansu Karagül, “50 yaş üstü çalışanlar, zengin deneyim ve bilgeliğiyle kurumsal performansın anahtarı haline geldi. Öngörülere göre, 2030 yılına kadar küresel olarak 150 milyon iş, 55 yaş üstü çalışanlara kayacak” diyor.

Yayınlanma:

|

Son yıllarda Y ve Z kuşağının iş dünyasında ağır basmaya başlamasıyla yaşları 50’yi aşan ve yeni kuşaklar tarafından ‘Boomer’ olarak ifade edilen çalışanlar, pek çok önyargıyla karşı karşıya kalarak göz ardı edildi. Tüm dünyada istihdam oranları 55 yaşından sonra düşmeye ve birçok kişi, emeklilik yaşı gelmeden çalışmayı bırakmaya başlasa da, bugün istihdamda kartlar yeniden dağıtılıyor.

50 yaş üstü çalışanların iş dünyasının dışında kalması çok önemli bir deneyim ve bilgi israfına işaret ederken, genç çalışanların öğrenmeye kapalı olması, şirketlerine olan düşük sadakatleri gibi gündem maddeleri, kurumsal koridorlarda giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Z kuşağının işverenleri zorlamaya başlayan talepleri, yüksek maaş beklentileri, yurtdışında yaşama istekleri, geleneksel çalışma anlayışı ile modern beklentiler arasındaki çatışma, iş dünyasını daha deneyimli ve geleneksel iş değerlerine aşina olan eski kuşağı işgücüne yönlendiriyor. Bu etkilerle rotayı yeniden 50 yaş üstü çalışanlara çeviren işverenler, deneyimli kadroları elde tutma konusuna daha ciddi bakıyor.

Eski klişeler çürüyor

Yaygın klişelerin aksine, deneyimli profesyoneller, iş yerine zengin bir bilgi, uyum yeteneği ve özveri getiriyor. Araştırmalar, iş yerinde farklı yaş gruplarından oluşan ekiplerin, aynı yaştaki çalışanlardan oluşan ekiplere göre daha üretken olduğunu gösteriyor.

Ayrıca 50 yaş üstü her 10 çalışandan 6’sı, kariyerinde nereye gitmek istediği konusunda net bir fikre sahip. Liderlik rollerine olan ilgileri, çoğu genç meslektaşlarınınkini aşıyor ve bu da onları mentorlük ve ekip gelişimi için paha biçilmez bir kaynak haline getiriyor. Yeni düzende genç çalışanlar da teknoloji gibi alanlarda daha kıdemli meslektaşlarına yardımcı oluyor, herkesin birbirinden öğrendiği ve karşılıklı saygının yeşerdiği bir ortam yaratılıyor.

Nitelikli çalışan sıkıntısı yaşanıyor

Beyaz yakalı profesyonellerin kariyer gelişimlerini online eğitimlerle desteklemeye odaklanan Teedo’nun Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Direktörü Cansu Karagül, “Dünyada nitelikli çalışan sıkıntısının yaşandığı günümüzde, şirketler hem şimdi hem de gelecekte ayakta kalıp gelişebilmeleri için işgücü ihtiyaçlarını çözmek amacıyla 50 yaş üstü çalışan havuzuna yöneliyor. Liderler, ileri yaştaki çalışanların şirket kültürüne getirdiği zengin deneyim, bilgelik ve dayanıklılık dokusunu kullanarak benzersiz bir kurumsal performansın kapısını açabileceklerinin farkında. Nitekim Bain & Company’nin bir araştırmasına göre, 2030 yılına kadar küresel olarak tam 150 milyon iş, 55 yaş üstü çalışanlara kaymış olacak” dedi.

50 yaş üstü kendini geliştirmeye açık

Genellikle 50 yaşın üzerindeki çalışanların eğitimden çekindiği ve motivasyondan yoksun olduğu iddia edilirken, Michael Page’in Avrupa kıtasında binlerce iş arayan çalışanla yapılan anketine göre, tam tersine bu çalışanların yüzde 62’si, kariyer geliştirme fırsatlarını aktif olarak kovaladıklarını söylüyor. Bu istatistik, 50 yaşın üzerindeki çalışanların, yeni beceriler kazanma ve kendini geliştirme konusundaki istekliliğini vurguluyor.

Türkiye’de 2000’li yıllardan başlayarak ama özellikle de son dönemde yetişkin yaşamına geçişin (mezun olma, ayrı eve çıkma, ekonomik bağımsızlaşma, aile kurma gibi farklı kriterler ile değerlendirilen) uzaması, pandemiyle tüm dünyayla paralel olarak wellbeing anlayışının benimsenmeye ve uygulamaya geçirilmeye başlanması, ülkenin ekonomik konjonktürü, EYT’den faydalanmaya hak kazanan 40’lı, 50’li yaşlarındaki çalışan kesimin asgari yaşam maliyetlerini karşılayabilmek adına çalışmaya mecbur kalması gibi farklı nedenler de söz konusu bu ‘deneyimli’ grubun motivasyonlarını açıklıyor.

Bu noktada konu, şirketlerin, ileri yaştaki çalışanlara yeterince eğitim desteği verip vermemesinde düğümleniyor. Geleceğe dönük kuruluşlar, 50 yaş üstü çalışanların değişen ihtiyaçlarını ve önceliklerini tanımaya, deneyimli çalışanları kendi yetenek havuzlarına entegre etmek için yatırım yapmaya başladı. Örneğin; Microsoft, Humana ve McDonald’s gibi 1.000’den fazla tanınmış şirket, yakın zamanda, adayları yaştan bağımsız olarak işe alma ve değerlendirme, ileri yaştaki yetişkinlerin ‘eşit şartlara sahip olmasını’ sağlama vaadini içeren AARP’nin İşveren Taahhüdü’nü imzaladı.

50 yaş üstü çalışanlara sunulması gereken eşit fırsatlardan birinin de eğitim ve beceri gelişimi konusunda olması gerektiğine dikkat çeken Cansu Karagül, sözlerine şöyle devam etti: “İş hayatındaki söz konusu grubun eğitim ve gelişim fırsatlarıyla ilgilenmediğini mi düşünüyorsunuz? Yanılıyorsunuz… Zaten işverenlerin de düştükleri en büyük yanlışlardan biri, konu eğitim ve çalışan yatırımı olduğunda bu grubu kapsam dışı bırakmak. Araştırmalar da ileri yaştaki çalışanlara, genç olanlara göre daha az eğitim verildiğini teyit ediyor. Oysa deneyimli çalışanlar, görevlerinde ve rollerinde ilerleme, sistemin içinde kalmaya devam etme arzusuna sahip. Bunun yolunun da kariyer odaklı eğitimler ile kendini ‘upgrade’ etmekten, yeni dünya düzeninin gerektirdiği becerileri kazanmaktan geçtiğini biliyorlar. Kaldı ki, günümüzde geçmişteki gibi genç-yaşlı ayrımı yapmak sosyolojik olarak imkansız. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bile 18-65 yaş arası genç, 65-74 yaş arası genç-yaşlı, 74-84 yaş arası yaşlı kabul ediliyor. Dolayısı ile günümüz çalışma kültüründe kuşaklar arası ayrımcılığı bir kenara bırakarak (ki bu aslında yaşçılık yani yaşa dayalı ayrımcılık oluyor), doğru yetenek yönetimi için doğru eğitim ve gelişim planlaması üzerine yoğunlaşmalıyız.”

Teedo’nun kariyer odaklı eğitimlerinde her yaştan öğrenci var…

Kariyer Odaklı Online Eğitim Platformu Teedo, beyaz yakalı profesyonellerin kariyer gelişimini ve mesleki yetkinliklerini zenginleştirmeye odaklanıyor. Katılımcılara akademik eğitimlerin sağlamadığı pratik deneyimi kazandırarak, kariyer yolculuklarında en büyük destekçileri olmayı hedefliyor. Teedo; eğitim programları, iş stratejileri ve her biri kendi alanında başarı hikayesi yazmış C-level profesyonellerden oluşan eğitmen kadrosuyla kariyerini bir üst seviyeye taşımak isteyenler için eğitimi yalnızca bir son nokta değil, sürekli gelişim ve deneyim zinciri olarak görüyor.

Türkiye’nin en çok tercih edilen eğitim platformu olma hedefiyle yola çıkan Teedo, kariyerinde ilerlemek ve kendini geliştirmek isteyen her yaştan öğrenciyi canlı ve online derslerde bir araya getiriyor. C-level yöneticiler tarafından verilen canlı ve online eğitimler aracılığıyla, kariyerinde ilerlemek ya da farklı bir sektöre adım atmak isteyen katılımcılara iş hayatında pratiğe dayalı deneyimlerini paylaşma ve network yapma imkânı sunuyor.

Daha az talep, daha fazla sağduyu

– 50 yaş üstü çalışanların yüzde 53’ü, kendileri ve aileleri için sağlık hizmetlerine öncelik veriyor. Gösterişli avantajlar yerine anlamlı, önemli olan yan hakları tercih etme eğiliminde oluyorlar. Bu tutum, istikrarlı ve kendini işine adamış bir ekip arayan her şirket için büyük bir artı teşkil ediyor.

– Yaşı daha büyük olan çalışanların yüzde 68’inin bağ kurma arzuları yüksek. Yüz yüze ya da sanal kanallar aracılığıyla arkadaş canlısı ve işbirlikçi bir atmosfer yaratıyor.

– Deneyimleri sayesinde daha sağduyulu kişiler oluyorlar ve bu da onları yönetmeyi kolaylaştırıyor.

– Karar verme süreçlerindeki kolaylığa ve dengeli boyutlardaki bir çalışma ortamının samimiyetine değer veriyorlar. Bu nedenle genellikle daha küçük şirketleri tercih ediyorlar.

– Lüks ofislere veya kapsamlı ekip oluşturma faaliyetlerine duyulan ihtiyaç gibi belirli konularda daha az talepkâr oluyorlar. Bunlar yerine, rollerinde şirketin şeffaflığına ve özerkliğine daha fazla değer veriyorlar.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.