Connect with us

BANKA HABERLERİ

Brezilya’nın ikinci büyük finans kuruluşu Nubank kripto para çekimlerini durdurdu

Yayınlanma:

|

BANKAVİTRİNİ.COM | FİNANS VE BANKACILIK | 7 KASIM 2026

Brezilya’nın en büyük dijital bankacılık kuruluşlarından Nubank, kripto para yatırma ve çekme işlemlerini geçici olarak durdurdu. Bitcoin başta olmak üzere kripto varlıkların dış cüzdanlara aktarılması ve dış cüzdanlardan platforma gönderilmesi işlemleri kesintiye uğradı.

6 Kasım 2026’da duyurulan kararın gerekçesi, Nubank’ın kendi sistemlerinde yaşanan bir siber saldırı değil, dış hizmet sağlayıcısında meydana gelen teknik aksaklık olarak açıklandı.

Reuters’ın haberine göre Nubank’ın yanı sıra Mercado Pago da aynı gün bazı kripto para transferlerini durdurdu. Böylece Brezilya’nın iki önemli dijital finans platformunda kripto para hareketliliği geçici olarak kısıtlanmış oldu.

6,6 milyon kripto kullanıcısı bulunan platformda işlemler durdu

Nubank’ın 27 Ağustos 2025 tarihli kendi açıklamasına göre NuCripto platformunun kullanıcı sayısı 6,6 milyona ulaşmıştı. Bu nedenle kesinti, yalnızca sınırlı sayıda yatırımcıyı değil, milyonlarca kullanıcının işlem yapmasını sağlayan önemli bir dijital finans kanalını ilgilendiriyor. Ancak 6,6 milyon kullanıcının tamamının kesintiden fiilen etkilendiği veya aktif olduğu yönünde güncel bir açıklama bulunmuyor.

Nubank, Ocak 2026’da açıklanan Brezilya Merkez Bankası verilerine göre müşteri sayısı bakımından ülkenin ikinci büyük finans kuruluşu konumuna yükselmişti. Kurumun müşteri sayısı 112 milyonu aşmıştı.

Hangi işlemler durduruldu?

Nubank’ın NuCripto platformunda yaşanan kesinti kapsamında:

  • Bitcoin ve diğer kripto varlıkların dış cüzdanlara çekilmesi durduruldu.

  • Harici cüzdanlardan Nubank hesaplarına kripto yatırılması geçici olarak engellendi.

  • Kripto para alım ve satım işlemlerinin ise çalışmaya devam ettiği bildirildi.

  • Müşteri varlıkları ve hesap bilgilerinin korunduğu açıklandı.

Dolayısıyla burada söz konusu olan, Nubank’ın kripto para hizmetlerini tamamen kapatması değil, kripto varlıkların platformlar arasında transfer edilmesini sağlayan işlemlerin askıya alınması.

Banka ne açıklama yaptı?

Nubank, kesintinin kendi teknolojik altyapısından kaynaklanmadığını, dışarıdan hizmet aldığı bir veri sağlayıcısındaki istikrarsızlığın işlemleri etkilediğini duyurdu.

Bankanın açıklamasında müşteri varlıklarının ve bilgilerinin güvende olduğu vurgulandı. Hizmet sağlayıcıyla temas halinde olunduğu ve işlemlerin ilgili hizmet yeniden çalışmaya başladığında açılacağı belirtildi.

Ancak Nubank, sorun yaşanan dış hizmet sağlayıcısının adını ve işlemlerin ne zaman normale döneceğini açıklamadı.

Mercado Pago da kripto transferlerini durdurdu

Olayın dikkat çeken diğer boyutu ise aynı gün Mercado Pago’nun da bazı kripto para transferlerini kısıtlaması oldu.

Mercado Pago, özellikle dış cüzdanlara yapılan transferlerde önleyici kısıtlamaya gitti. Ayrıca platforma gönderilen kripto varlıkların hesaplara yansımasında gecikmeler yaşanabileceğini bildirdi.

İki kurumun açıklamaları arasında önemli bir fark bulunuyor:

  • Nubank: Dış veri sağlayıcısındaki teknik istikrarsızlığı gerekçe gösterdi.

  • Mercado Pago: Risk izleme ve kara para aklamayı önleme hizmeti sağlayıcısında yaşanan bir olaya işaret etti.

İki kuruluşun aynı hizmet sağlayıcısından etkilendiği ise doğrulanmış değil.

ankacılık sektörü için uyarı

Nubank ve Mercado Pago’da yaşanan gelişmeler, dijital finans sektöründe önemli bir soruyu yeniden gündeme taşıyor: Bankaların kendi sistemleri güvenli olsa bile hizmet aldıkları teknoloji şirketlerinin altyapısı yeterince güvenli mi?

Geleneksel bankacılıkta şube, ATM ve ödeme sistemleri üzerinden yürütülen operasyonel risk yönetimi, dijital finans döneminde çok daha geniş bir teknoloji zincirini kapsamak zorunda.

Özellikle kripto para transferlerinde işlem doğrulama ve risk izleme altyapısının tek bir dış sağlayıcıya bağımlı olması, finansal kuruluşlar açısından yeni bir kırılganlık alanı oluşturuyor.

Sonuç olarak: Nubank’ın kripto para çekme ve yatırma işlemlerini durdurması şu aşamada bir iflas, likidite krizi veya müşteri varlıklarının kaybolduğu anlamına gelmiyor. Ancak milyonlarca kullanıcısı bulunan bir platformda dış hizmet sağlayıcısındaki teknik sorunun bu ölçekte hizmet kesintisine yol açması, dijital bankacılığın operasyonel dayanıklılığı konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BANKA HABERLERİ

Fransız Bankası Crédit Mutuel Arkéa’ya Siber Darbe: 100 Milyon Euro Buharlaştı!

Yayınlanma:

|

Avrupa bankacılık sektöründe siber güvenlik alarmı! Fransa’nın önemli finans kuruluşlarından Crédit Mutuel Arkéa, uğradığı siber saldırı sonucunda yaklaşık 100 milyon euro kaybetti. Saldırganlar bankanın kendi hesabını kullanarak başka bankalara yasa dışı para transferleri gerçekleştirdi. Çalınan paranın kripto para platformları üzerinden izinin kaybettirilmeye çalışıldığı belirtiliyor. Banka, müşterilerin hesaplarının ve varlıklarının etkilenmediğini açıklarken Fransız savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.

Bankanın kendi hesabından 100 milyon euro çalındı

Fransa merkezli kooperatif bankacılık grubu Crédit Mutuel Arkéa 4 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, dış kaynaklı bir siber saldırının hedefi olduğunu duyurdu.

Reuters’ın 5 Kasım tarihli haberine göre saldırı sonucunda yaklaşık 100 milyon euro (112,6 milyon dolar) tutarında para bankanın hesabından gerçekleştirilen hileli işlemlerle başka finans kuruluşlarına aktarıldı.

Olayın dikkat çeken yönü, saldırganların doğrudan müşteri hesaplarına değil, bankanın kendi işlem hesabına erişerek para transferi gerçekleştirmesi oldu.

Banka, saldırının dışarıdan gerçekleştirildiğini ve bir hizmet sağlayıcının platformunun kullanıldığını belirtti. Saldırının insan hatasından kaynaklandığı yönündeki ihtimalleri de reddetti.

Saldırının yöntemi: Üçüncü taraf üzerinden bankaya giriş

Olayın en önemli boyutlarından biri, saldırının bankanın doğrudan sistemlerine yönelik klasik bir saldırıdan ziyade, üçüncü taraf hizmet sağlayıcının kullandığı platform üzerinden gerçekleştirilmiş olması.

Bankanın açıklamasına ve uluslararası basına yansıyan bilgilere göre:

  1. Saldırganlar, bankanın hizmet aldığı üçüncü taraf platformunu hedef aldı.

  2. Bu platform üzerinden Crédit Mutuel Arkéa’nın işlem altyapısına erişim sağlandı.

  3. Bankaya ait bir hesap kullanılarak diğer finans kuruluşlarına hileli para transferleri yapıldı.

  4. Aktarılan paraların daha sonra kripto para platformları üzerinden dönüştürülerek farklı hesaplara dağıtıldığı bildirildi.

  5. Bazı transferlerin bloke edildiği, kaybolan paranın geri alınması için çalışmaların sürdüğü açıklandı.

Siber güvenlik araştırmacısı ZachXBT, şüpheli para hareketlerini ilk tespit eden isimlerden biri oldu. Kripto para transferlerinin farklı platformlar ve blokzincir ağları üzerinden dolaştırıldığına ilişkin bulgular paylaştı.

Fransız savcılığı soruşturma başlattı

Paris Savcılığı, bankanın şikâyeti üzerine soruşturma başlattı. Soruşturma, organize bir grup tarafından otomatik veri işleme sistemine yönelik saldırı kapsamında yürütülüyor.

Fransız siber suçlarla mücadele birimleri de soruşturmaya dahil edildi.

Banka, Avrupa Merkez Bankası ve Fransız bankacılık denetim otoritelerinin bilgilendirildiğini açıkladı.

Saldırının arkasındaki kişi veya grubun kimliği henüz kesinleşmiş değil. Banka, saldırıda kullanılan üçüncü taraf hizmet sağlayıcının ismini kamuoyuyla paylaşmadı.

Bankacılık sektörü açısından neden önemli?

Bu olay yalnızca 100 milyon euroluk bir para kaybı olarak değerlendirilmemeli. Bankacılık sisteminin en kritik güvenlik alanlarından biri olan üçüncü taraf hizmet sağlayıcılar ve dijital işlem yetkilendirme mekanizmaları yeniden tartışmaya açılıyor.

1. Bankanın kendi hesabının kullanılması

Geleneksel bankacılık güvenliği, müşteri hesaplarının korunmasına yoğunlaşırken bu olay bankanın kendi operasyonel hesaplarının da ciddi bir saldırı hedefi olabileceğini gösteriyor.

2. Üçüncü taraf riski

Bankalar artık yalnızca kendi bilgi işlem altyapılarından sorumlu değil. Dış hizmet sağlayıcılar, yazılım platformları, ödeme sistemleri ve entegrasyon noktaları da güvenlik zincirinin parçası.

3. İşlem limitleri ve anomali tespiti

100 milyon euroya ulaşan transferlerin hangi kontrol mekanizmalarından geçerek gerçekleştiği önemli bir soru.

Yüksek tutarlı işlemlerde otomatik alarm, ikinci onay, işlem limiti, alıcı doğrulaması ve olağan dışı hareket analizi gibi kontrollerin etkinliği incelenmeli.

4. Kripto para üzerinden iz kaybettirme

Çalınan paranın kripto varlıklara dönüştürülmesi, sınır ötesi para hareketlerinin takibini ve geri kazanımını zorlaştırabiliyor.

BankaVitrini analizi: Bankaların dijital kasaları da korunmalı!

Crédit Mutuel Arkéa saldırısı, bankacılıkta siber güvenlik anlayışının yeniden ele alınması gerektiğini gösteren önemli bir vaka.

Bankalar yıllardır müşterilerini oltalama saldırılarına, sahte internet sitelerine, hesap ele geçirme girişimlerine ve kart dolandırıcılığına karşı korumaya çalışıyor. Ancak bu olayda saldırganların hedefi müşterinin hesabı değil, doğrudan bankanın operasyonel para hareketleri oldu.

Burada üç temel kontrol alanı öne çıkıyor:

  • Operasyonel güvenlik: Bankanın kendi hesaplarından gerçekleştirilen yüksek tutarlı transferlerde bağımsız onay mekanizmaları.

  • Tedarikçi güvenliği: Bankaya erişim yetkisi bulunan üçüncü tarafların sürekli denetlenmesi.

  • Anlık işlem gözetimi: Olağan dışı transferlerin yalnızca işlem sonrasında değil, gerçekleşmeden önce durdurulabilmesi.

Bankaların siber güvenlik yatırımlarını yalnızca saldırı önleme yazılımlarına indirgememesi gerekiyor. Yetkilendirme, işlem izleme, iç kontrol, bağımsız denetim ve kriz yönetimi birlikte çalışmalı.

Özellikle bankacılıkta dijitalleşme hızlandıkça, dış hizmet sağlayıcıların oluşturduğu riskler de bankaların kendi bilanço ve operasyonel risk yönetiminin ayrılmaz parçası haline geliyor.

Okura not: Bankacılık sisteminde güvenlik yalnızca müşterinin parasını korumak değildir. Bankanın kendi hesapları, işlem yetkileri ve hizmet aldığı teknoloji şirketleri de aynı güvenlik zincirinin içindedir. Crédit Mutuel Arkéa olayı, dijital bankacılık çağında en güçlü bankaların bile üçüncü taraf kaynaklı operasyonel risklerle karşı karşıya kalabileceğini ortaya koyuyor.

BankaVitrini.com

Kaynaklar:

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Japonya’da bankacılık alarmı: 128 finans kuruluşunda sistem çöktü!

Japonya’da 128 finans kuruluşunda eş zamanlı sistem çökmesi! 3.430 şubede işlemler durdu…

Yayınlanma:

|

Yazan:

Japonya’nın batısında 128 kredi kooperatifinin ortak bankacılık sisteminde yaşanan teknik arıza, ATM’lerden şube veznelerine kadar birçok hizmeti durdurdu. Yaklaşık 3.430 şubenin etkilendiği olayda para yatırma, çekme ve transfer işlemleri aksadı. İlk saatlerde siber saldırı ihtimali gündeme gelirken, yapılan açıklamada arızanın siber saldırıdan değil, ekipman arızasından kaynaklandığı belirtildi. Sistem aynı gün tamamen yeniden devreye alındı.

Japonya’da bankacılık altyapısı saatlerce devre dışı kaldı

6 Kasım 2026 Cuma günü saat 13.30 sıralarında başlayan kesinti, Japonya’nın doğusundan batısına değil, özellikle Tokai bölgesinden batıya uzanan geniş bir coğrafyadaki 128 shinkin kuruluşunu etkiledi.

Japonya’da yerel işletmelere ve bireylere hizmet veren kredi kooperatifi niteliğindeki bu kuruluşlar, ortak bir teknolojik altyapı kullanıyor. Kesinti nedeniyle:

  • ATM’lerden para çekme ve yatırma işlemleri durdu.

  • Şube veznelerinde para yatırma ve çekme işlemleri yapılamadı.

  • İnternet bankacılığı ve mobil uygulamalarda aksaklıklar yaşandı.

  • Diğer finans kuruluşlarıyla bağlantılı bazı işlemler etkilendi.

  • Havale ve otomatik ödeme işlemlerinde gecikmeler meydana geldi.

Japon haber ajansı Jiji Press’in aktardığı bilgilere göre arıza, 128 kuruluşun ortak sisteminde meydana geldi. Yaklaşık 3.430 şube olaydan etkilendi.

Siber saldırı değil, ekipman arızası

Olayın ilk saatlerinde iletişim altyapısındaki sorun nedeniyle siber saldırı ihtimali de araştırıldı. Ancak günün ilerleyen saatlerinde yapılan açıklamalarda, kesintinin dışarıdan gerçekleştirilen bir saldırıdan kaynaklanmadığı, sistemdeki ekipman arızasıyla bağlantılı olduğu bildirildi.

Sistemin yaklaşık 5,5 saatlik kesintinin ardından saat 19.05 itibarıyla tamamen normale döndüğü açıklandı.

Bu ayrıntı önemli: Olay, Japonya’nın bankacılık sistemine yönelik doğrulanmış bir siber saldırı değil, ortak altyapıdaki teknik arızadır.

Japonya hükümeti siber güvenlik alarmında

Kesintinin yaşandığı dönemde Japonya hükümeti de siber güvenlik konusunda kapsamlı önlemler hazırlıyordu.

Başbakan Sanae Takaichi, 26 Ekim 2026’da düzenlenen Siber Güvenlik Bakanlar Toplantısı’nda şirketlere ve kamu kuruluşlarına yönelik saldırılar nedeniyle artan veri sızıntılarına dikkat çekmişti.

6 Kasım’da gerçekleştirilen ikinci toplantıda ise hükümet, acil siber güvenlik önlem paketini ele aldı. Yapay zekâ destekli saldırı simülasyonları, kritik altyapıların korunması, tedarik zincirlerinin izlenmesi ve kurumlar arası bilgi paylaşımının hızlandırılması gündeme geldi.

Dolayısıyla Japonya’da gerçekten bir siber güvenlik alarmı bulunuyor. Ancak bu alarm ile 128 kredi kooperatifinde yaşanan teknik kesinti arasında kanıtlanmış bir bağlantı yok.

140 trilyon yenlik mevduat tartışması ne anlama geliyor?

Olayla birlikte sosyal medyada yaklaşık 140 trilyon yen tutarındaki bireysel mevduatın ödeme güvencesi dışında kaldığı iddiası da gündeme taşındı.

Japonya’da mevduat sigortası sistemi bulunuyor. Japonya Finansal Hizmetler Ajansı’nın (FSA) düzenlemelerine göre:

  • Ödeme ve mutabakat amacıyla kullanılan, faizsiz ve belirli koşulları sağlayan mevduatlar tamamen korunuyor.

  • Faiz getirili normal ve vadeli mevduatlarda ise her bir mudinin her bir finansal kuruluştaki anaparasının 10 milyon yenlik bölümü ve ilgili faiz tutarı güvence altında.

  • Bu sınırı aşan tutarların geri ödenmesi, iflas eden kuruluşun kalan varlıklarına bağlı olabiliyor.

140 trilyon yen rakamı, büyük tutarlı bireysel mevduatların sigorta limitini aşan kısmına ilişkin yaklaşık bir hesaplamayla ilişkilendiriliyor. Ancak bu tutar, kesinleşmiş ve resmen ilan edilmiş sigortasız mevduat miktarı olarak değerlendirilmemeli. Ayrıca mevduat sigortası, teknik kesinti yaşandığında değil, finansal kuruluşun iflası durumunda devreye giren bir mekanizma.

Japonya bankacılığı blokzincir altyapısına hazırlanıyor

Japonya’nın finansal teknolojiler alanındaki dönüşümü ise kesintiden bağımsız olarak dikkat çekiyor.

Japonya Finansal Hizmetler Ajansı, kripto varlıkların düzenlenmesi konusunda önemli bir değişiklik üzerinde çalışıyor. Şubat 2026’da yayımlanan Finansal Sistem Konseyi çalışma grubu raporunda, kripto varlıkların Ödeme Hizmetleri Kanunu yerine Finansal Araçlar ve Borsa Kanunu kapsamında düzenlenmesi önerildi.

Bu yaklaşım, kripto varlıkların menkul kıymetlerden ayrı bir finansal araç kategorisinde ele alınmasını ve yatırımcı korumasının güçlendirilmesini öngörüyor.

Bu dönüşümün öne çıkan başlıkları şöyle:

  • Kripto varlık piyasasında daha kapsamlı düzenleme ve denetim.

  • Yatırımcıya bilgi verme yükümlülüklerinin artırılması.

  • Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının siber güvenlik yükümlülüklerinin güçlendirilmesi.

  • Blokzincir tabanlı finansal varlıkların düzenlenmiş piyasa altyapısına entegrasyonu.

Ancak Japonya’nın Bitcoin ve XRP’yi bütün kurumlar açısından resmen kurumsal hazine varlığı ilan ettiği, Ondo ve Solana’yı ulusal tokenizasyon programının resmî ortakları olarak seçtiği veya 50’den fazla bankanın Ripple ile ortak bir projede yer aldığı iddiaları bu olayla ilgili güvenilir resmî kaynaklarla doğrulanmış değil.

Bankacılık sistemi için asıl tehlike: Ortak altyapıya bağımlılık

Japonya’daki olayın finans sektörü açısından en önemli sonucu, bankacılık sistemlerinde ortak teknolojik altyapı kullanımının yarattığı operasyonel riskleri yeniden gündeme getirmesi oldu.

128 ayrı finans kuruluşunun aynı sistem üzerinden hizmet vermesi, operasyonel verimlilik ve maliyet avantajı sağlayabilir. Ancak ortak altyapıda meydana gelen tek bir arıza, çok sayıda kuruluşun aynı anda hizmet veremez duruma gelmesine yol açabiliyor.

Bu durum bankacılıkta üç temel riski öne çıkarıyor:

  1. Tek noktadan arıza riski: Ortak sistemdeki bir donanım veya yazılım sorunu geniş çaplı kesintiye neden olabilir.

  2. Operasyonel yoğunlaşma riski: Çok sayıda bankanın aynı teknoloji sağlayıcısına bağımlı olması sistemik kırılganlık yaratabilir.

  3. İş sürekliliği riski: Alternatif veri merkezleri, yedek iletişim kanalları ve manuel işlem kapasitesi yeterli değilse müşterilerin finansal hizmetlere erişimi kesilebilir.

Türkiye bankacılığı açısından da önemli bir uyarı

Japonya’daki olay Türkiye açısından da değerlendirilmesi gereken bir örnek.

Türkiye’de bankacılık işlemlerinin önemli bölümü dijital kanallar üzerinden gerçekleştiriliyor. ATM, mobil bankacılık, internet bankacılığı, FAST, EFT ve kartlı ödeme sistemleri birbirine bağlı bir finansal ekosistem oluşturuyor.

Bu nedenle bankacılık sisteminin güvenliği yalnızca siber saldırılara karşı koruma sağlamakla sınırlı tutulmamalı.

Donanım arızaları, yazılım güncellemeleri, veri merkezi kesintileri, iletişim altyapısı sorunları ve üçüncü taraf teknoloji sağlayıcılarına bağımlılık da finansal istikrarın bir parçası olarak ele alınmalı.

Özellikle bankaların ortak kullandığı altyapılarda şu soruların yanıtı önemli:

  • Bir veri merkezi devre dışı kaldığında işlemler ne kadar sürede başka merkeze aktarılabiliyor?

  • Aynı anda birden fazla bankanın sistemleri çökerse alternatif ödeme kanalları çalışmaya devam edebiliyor mu?

  • ATM ve mobil bankacılık hizmetleri için bağımsız yedek altyapılar bulunuyor mu?

  • Müşterilerin maaş, ticari ödeme ve otomatik ödeme işlemleri kesinti sırasında nasıl korunuyor?

BankaVitrini analizi: Dijital bankacılıkta kesinti artık sistemik risk

Japonya’daki olay bir siber saldırı değildi. Fakat 128 finans kuruluşunun ortak bir sistemde yaşanan ekipman arızası nedeniyle aynı anda hizmet veremez duruma gelmesi, bankacılığın dijitalleşmeyle birlikte karşı karşıya kaldığı yeni riskleri ortaya koydu.

Finans sektöründe dijitalleşme, işlem maliyetlerini düşürürken hizmet hızını artırıyor. Ancak bu avantaj, teknolojik altyapının tek bir arıza noktasına bağımlı hale gelmesi durumunda tersine dönebiliyor.

Japonya örneği, bankacılıkta dijitalleşmenin yalnızca hız, verimlilik ve maliyet üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Asıl mesele, sistem çalışmadığında finansal hayatın devam edip edemediği.

Çünkü bankacılıkta güven, yalnızca paranın hesapta bulunması değil, ihtiyaç duyulduğu anda o paraya erişilebilmesidir.

Kaynaklar: Japonya Başbakanlık Ofisi, Japonya Finansal Hizmetler Ajansı, Jiji Press, NHK ve Japonya basınında yayımlanan olay haberleri.

BankaVitrini.com | Bankacılık ve Reel Sektörün Gerçek Hikayesi

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Enpara Bank’tan karbon emisyonlarını 2036’ya kadar yüzde 65 azaltma hedefi

Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen: “Bu tarihi zirveyle (COP31) eş zamanlı olarak, ana ortağımız QNB Group’un belirlemiş olduğu 2050 Net Sıfır Hedefi ve Türkiye’nin 2053 net sıfır hedeflerini destekleyen bu adımımızla sürece aktif katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Enpara Bank, doğrudan ve enerji tüketiminden kaynaklanan dolaylı net karbon emisyonlarını 2036’ya kadar yüzde 65 azaltmayı hedefliyor.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Enpara Bank, sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında sera gazı emisyon azaltım hedefini açıkladı.

Sürdürülebilirliği iş modelinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alan banka, kendi operasyonlarından kaynaklanan doğrudan karbon emisyonlarını ve enerji tüketiminden kaynaklanan dolaylı karbon emisyonlarını 2036’ya kadar yüzde 65 azaltmayı hedefliyor.

Bankanın gelecek 10 yıllık dönem için belirlediği hedef, küresel iklim planlamaları ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda, küresel ısınmayı 1,5 santigrat derece ile sınırlama amacıyla uyumlu senaryolar dikkate alınarak geliştirildi.

Banka, bu hedefle operasyonlarının çevresel etkisini azaltmayı ve uzun vadeli sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir olarak desteklemeyi amaçlıyor.

“Dijital bankacılığın sağladığı verimliliği çevresel sorumluluğumuzla birlikte ele alıyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen, müşterilerinin hayatını kolaylaştıran sade ve verimli bir bankacılık deneyimi sunarken, iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi ve operasyonlarından kaynaklı çevresel etkiyi azaltmayı sorumluluklarının bir parçası olarak gördüklerini belirtti.

Türkmen, şubesiz ve yüzde 100 dijital iş modelinin sağladığı verimliliği, enerji ve kaynak kullanımına yaklaşımlarını da yansıttıklarını aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu doğrultuda, doğrudan ve enerji tüketimimizden kaynaklanan dolaylı net karbon emisyonlarımızı 2036 yılına kadar yüzde 65 azaltmayı taahhüt ediyoruz. Ülkemiz, gelecek hafta Antalya’da Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) ev sahipliği yapacak. İklim değişikliğiyle mücadelede küresel ölçekte kritik bir farkındalık yaratacak bu tarihi zirveyle eş zamanlı olarak, ana ortağımız QNB Group’un belirlemiş olduğu 2050 Net Sıfır Hedefi ve Türkiye’nin 2053 net sıfır hedeflerini destekleyen bu adımımızla sürece aktif katkı sunmayı amaçlıyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.