ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Fed’in şahinliği istihdama takıldı, sırada çarşamba günü enflasyon var
Yayınlanma:
3 saat önce|
Yazan:
BankaVitrini
Geride bıraktığımız haftanın önemli bir bölümünü, ABD istihdam raporunun neden bu kadar kritik olduğunu anlatmaya ayırdım. Fed’in fiyat istikrarını sağlamanın yanı sıra tam istihdamı gözetme görevi de olduğunun altını çizerek, açıklanacak verinin faiz kararının şekillenmesinde önemli rol oynayacağını belirtmiştim. Nitekim cuma günü açıklanan istihdam raporu beklentilerin oldukça altında kaldı. Tarım dışı istihdamın yaklaşık 80 bin kişi artması beklenirken, ABD ekonomisi temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı yaşadı. Üstelik önceki iki aya ilişkin veriler de belirgin şekilde aşağı yönlü revize edilerek işgücü piyasasındaki zayıflamanın yalnızca temmuz ayına özgü olmadığına işaret etti.
Fed’in daha kısa bir süre önce sonuçlanan olağan faiz toplantısında 12 üyeden 3’ü faiz artırımı için oy kullanırken, bizler ise her fırsatta Fed’in faiz artırmakta zorlanacağını savunuyorduk. Hatta sıkı durun, yapay zekâ devriminin artıracağı verimlilik nedeniyle istihdam üzerinde belirgin bir baskı yaşanırken, tarım dışı istihdam verisinin alt kalemlerinde yer alan ücret enflasyonunun önemli göstergelerinden saatlik ücretler maaş baskısının olmadığını teyit etti. Eylül ayında %60 ihtimalle fiyatlanan faiz artırımı, verinin ardından %44’e; yıl sonuna kadar fiyatlanan toplam artış ise 34 baz puandan 29 baz puana geriledi.
Verinin piyasa yansıması da hâliyle risk iştahını artırıcı yönde oldu. ABD Doları (DXY) zayıflayarak art arda ikinci haftayı da düşüşle tamamlarken, EURUSD paritesi 1,1560 seviyesine yükselerek son 7 haftanın zirvesini test etti. Son dönemlerde mütemadiyen hırpalanan kıymetli metallere ciddi alım gelirken, hisse senetleri rekor seviyelere yükseldi. ABD borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde güçlü alımlar görülürken, Nasdaq endeksi haftanın son iş gününü %1,3 artıda tamamladı. En büyük 500 şirketin çatısı altında barındıran S&P 500 endeksi ise rekor seviyelere yükselerek haftayı da %3,6 yükselişle tamamladı. Gözler artık çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisine çevrildi. Temmuz ayında yıllık TÜFE’nin %3,4, gıda ve enerji hâriç çekirdek enflasyonun ise %2,5 olması bekleniyor. Enflasyonun zayıf gelmesi, tarım dışı istihdam verilerinin yarattığı iyimser havayı daha da güçlendirerek faiz artırım endişelerini daha da zayıflatabilir.
Tarım dışı istihdam verisi ardından 10 yıllık tahvil faizi %4,64 seviyesine gerilerken, faiz getirisi olmayan kıymetli metaller haftayı iyimser bir şekilde tamamladı. Bu bağlamda, altın haftayı %7,5 yükselişle 4,341 dolar seviyesinden tamamlayarak teknik mânâda önemli bir yükseliş kaydederken, gümüş ise 63 dolar seviyesini aşarak benzer bir şekilde güçlü bir haftalık kapanış kaydetti. Yükselişin devam etmesini bekliyoruz. Kademeli olarak açtığımız uzun pozisyonlarımızı artırmak için ABD enflasyon verisini de görmek isteyeceğiz (bakınız grafikler).
Büyük resimde, altın fiyatlarında savaş dönemi sonrasında yaşanan geri çekilmeyi bir trend değişikliğinden ziyade düzeltme hareketi olarak yorumladığımızı ve temel dinamiklerde belirgin bir değişiklik görmediğimizi defaatle dile getirdik. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, önümüzdeki dönemde ABD’de M2 para arzı ile kıymetli metaller arasındaki korelasyonun yeniden güçlenmesini bekliyoruz. Başta Çin olmak üzere merkez bankaları net altın alıcısı olmaya devam ederken, küresel borçluluk ve bütçe açıkları da büyümeyi sürdürüyor. Japonya ile koordineli müdahâleden de anlaşılacağı üzere, ABD ekonomi yönetiminin uzun vadeli tahvil faizlerinde belirgin bir yükselişe pek de toleransı olmadığını düşünüyoruz.
Savaşın beraberinde getirdiği yüksek kamu harcamalarını da denkleme eklediğimizde, ana görüşümüzde herhangi bir değişikliğe gitmeden kıymetli metallerde yükseliş isteğinin korunacağını düşünüyoruz. Ayrıca ay sonunda, para politikasına ilişkin önemli mesajların verildiği ve merkez bankacılarının buluşma noktası olarak görülen meşhur Jackson Hole toplantısı var. Warsh ketumluğunu biraz olsun bozup ‘faiz artırımı yok’ minvalinde bir mesaj verirse, kıymetli metallerde yükseliş isteğinin daha da belirginleşmesini bekleriz. Bu görüşler ışığında, basiretli tüccar misali, portföy dağılımını buna göre ayarlamakta fayda görüyorum.
Haber akışında, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik İran ile Umman arasındaki görüşmelerde sona yaklaşıldığını okuyoruz. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, yeni deniz trafiği güzergâhlarını belirleyecek anlaşmanın son aşamada olduğunu söyledi. Ancak İran, ABD’nin ablukayı ve yaptırımları kaldırmasını, dondurulan İran varlıklarını serbest bırakmasını ve savaş zararlarını tazmin etmesini istiyor. Taraflar doğrudan görüşmese de aracılar üzerinden temas sürüyor. Hürmüz’ün açılmasına yönelik iyimserlik sürse de, henüz çözülmesi gereken önemli başlıkların da olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor! Diplomasi cereyan ederken, sahada ise hareketlilik sürüyor. BAE, İran’ı bir gemisine saldırmakla suçlarken, Husiler de Suudi Aramco’nun günlük 400 bin varil kapasiteli Jazan rafinerisini İHA ile vurduklarını açıkladı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın büyük ses getiren yeni savunma anlaşmasının hemen ardından gelen saldırıyı da piyasalar yakından takip ediyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın cuma günü Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşması hakkında hafta sonu pek çok analiz okuduk. Dışişleri Bakanı Fidan, taraflardan birine yapılacak silahlı saldırının üç ülkeye yapılmış sayılmasını öngören anlaşmanın teknik olarak NATO’nun 5. maddesiyle aynı olduğunu söyledi. İttifakın üç ülkeyle sınırlı da kalmayabileceğini anlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapının genişlemesini istediğini belirten Fidan, Mısır’ın da potansiyel üyeler arasında olduğunu açıkladı.
Fidan, yeni ittifakın İran’a ya da başka bir ülkeye karşı kurulmadığının özellikle altını çizerken, ABD’nin bölgedeki güvenlik rolünün giderek daha fazla sorgulandığı bir dönemde Türkiye’nin askerî ve savunma sanayii gücü, Suudi Arabistan’ın finansal imkânları ve Pakistan’ın nükleer caydırıcılığının aynı çatı altında buluşmasının önemli olduğu vurgulandı. Yapının başka ülkelerin katılımıyla genişlemesi hâlinde, Orta Doğu’daki mevcut güç dengelerinin de değişmeye başlayabileceğini düşünüyoruz. Anlaşmanın Türkiye açısından ekonomik kazanımları ya da risklerini ise zamanla anlayacağız.
Yeni gün ve hafta başlangıcında Asya piyasalarında genele yayılan iyimser bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Cuma günü açıklanan zayıf ABD istihdam verisinin ardından Fed’in eylül ayında faiz artıracağı beklentisi belirgin bir şekilde azalırken, gösterge endeks Tokyo ve Tayvan borsaları %2, Güney Kore borsası ise %1’e yakın yükseliş kaydetti. Geçen haftayı %5 artışla tamamlayan Nasdaq endeksinin vadeli işlemlerinin de bu sabah hafif artıda olduğunu görüyoruz. Tahvil faizlerindeki gerilemeden destek bulan altın ise geçen hafta %7’yi aşan yükselişin ardından 4,330 dolar seviyesine hafif de olsa geriledi. Gümüşün ons fiyatı 64 dolar seviyelerine yakın bir seyir izlerken, yukarıda da belirttiğim üzere piyasalar bir sonraki hamle için çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisini bekliyor. Kripto aleminde ise Bitcoin 65 bin dolar seviyelerinde yatay bir seyir izlese de, bir sonraki hedef seviye olan 71 bin dolar için enerji biriktirdiğini düşünüyoruz.
İran, Umman ile Hürmüz Boğazı’nda yeni deniz koridorları konusunda anlaşmanın son aşamaya gelindiğini söylese de, ABD diğer şartları yerine getirmeden boğazın açılmayacağını tekrarladı. Hürmüz’ün açılmasına yönelik iyimserlik korunmasına rağmen sevkiyatın hâlen oldukça sınırlı olması, Brent petrolü %1 yükselişle 84 dolar seviyesinin hemen üzerine taşıdı.
USDTRY kuru yeni haftanın ilk kotasyonlarında 47,70 seviyelerine yükselirken, EURTRY kuru ise EURUSD paritesinin de desteğiyle 55,00 seviyesinin hemen üzerine yükseldi. CDS risk primi ise 228 baz puan seviyesine gerileyerek son bir ayın en düşüğünü test ederken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi haftayı %41,60 seviyesinde tamamlayarak önemli bir değişim kaydetmedi. Dört haftalık kesintisiz düşüş ardından BIST100 ana endeksi haftayı yükselişle tamamlarken, benzer şekilde altı haftalık düşüş ardından bankacılık endeksi de haftayı artıda tamamladı.
Türk insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın, hem USDTRY kurunun bebek adımlarıyla yükselmesi, hem de ons altının geçen hafta âdeta şaha kalkmasıyla 6,600 TL seviyesinin üzerine yükseldi. Türkiye cephesinde gözler bu hafta Perşembe günü TCMB tarafından yayınlanacak yılın üçüncü Enflasyon Raporu’na çevrildi. Başkan Karahan’ın sunumu ve basın toplantısının önem arz edeceğini düşünüyoruz. Savaşla birlikte %37 seviyesinden %40 seviyesine yükselen Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi’nin (AOFM) kademeli olarak gevşetilmesini bekliyoruz.
Avrupa’yı ise etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve kuraklık, kıtanın önemli ekonomik damarlarından Ren ve Tuna nehirlerinde su seviyelerini tarihî düşük seviyelere çekti. Su altında kalan savaş gemileri su yüzüne çıkarken, yılda yaklaşık 300 milyon ton yükün taşındığı Ren Nehri, Rotterdam Limanı’nı Almanya’nın önemli sanayi bölgelerine bağlaması nedeniyle kritik önemde. Su seviyesinin düşmesi gemilerin daha az yük taşımasına, nakliye maliyetlerinin yükselmesine ve çelikten kimyaya, enerjiden rafinerilere kadar birçok sektörde üretimin zorlaşmasına neden oluyor. Demiryollarında rayların aşırı sıcaklar nedeniyle esnemesi yük taşımacılığı tedarik zincirinde sorunları beraberinde getirirken, İngiltere’de koştuğum Hyde Park’ın çölü andıran görüntüsü gidişatın ne kadar ciddi boyuta ulaştığını gösteriyor.
Sıcakların faturası bununla da sınırlı değil. Kuraklık enerji üretimini ve özellikle soğutma için nehir suyuna ihtiyaç duyan nükleer santralleri zorlarken, Avrupa’da bu yıl yaşanan orman yangınlarının doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetinin milyarlarca euroya ulaşabileceği hesaplanıyor. Aşırı sıcaklar artık yalnızca bir iklim sorunu olmaktan ziyade, ulaşımdan üretime, enerjiden enflasyona kadar dünya ekonomisini doğrudan etkileyen bir maliyet unsuru hâline geliyor. DJ gibi şarkıdan şarkıya geçerken, konuları birbirine bağlamayı çok seviyorum. Cuma günü Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından derlenen, tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen dünya gıda fiyatları endeksi Haziran ayındaki 130,3 seviyesinden Temmuz’da 131,1’e yükseldi. Sıcaklık ve kuraklık gıda enflasyonunu da olumsuz etkiliyor!
Kıbrıs’ın Güneyinde açıklanan temmuz ayı enflasyonu dikkatimi çekti. Tüketici fiyatları bir önceki aya göre %0,66 gerilerken, yıllık enflasyon %2,93 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında özellikle giyim ve akaryakıt fiyatlarındaki düşüş aylık enflasyonu aşağı çekerken, yıllık bazda konut ve enerji fiyatlarındaki artış dikkat çekti. Rakamların ilginç tarafı ise adanın iki yakasındaki enflasyon farkının ulaştığı seviye. Kıbrıs’ın Kuzeyinde temmuz ayında yalnızca bir aylık enflasyon %2,9 olurken, Güney Kıbrıs’ta son bir yıllık enflasyon %2,9 seviyesinde gerçekleşti. Başka bir ifadeyle, kuzeyde fiyatların bir ayda kaydettiği artış, güneyde yaklaşık bir yıllık fiyat artışına denk geliyor. KKTC’de geçen yılın aynı ayına göre gıda fiyatları %43,11, Türkiye’de %31,75 artarken, Güney Kıbrıs’ta ise %4,94 artış kaydetti.
Mali piyasaların gündeminde her ne kadar Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verileri bulunsa da, bugün Türkiye cephesinde sanayi üretimi takip edilecektir.
Adanın iki tarafında da %2,9; ama biri aylık, diğeri yıllık
XAU, XAG ve ABD M2 para arzı
Altın
Gümüş
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
İki piyasanın hikâyesi: Faiz, petrol ve kritik istihdam verisi
Yayınlanma:
3 gün önce|
07/08/2026Yazan:
BankaVitrini
Her ayın ilk cuması ABD çalışma bakanlığı tarafından açıklanan resmî istihdam raporu büyük bir merakla takip ediliyor. İstihdam verileri öncesinde küresel piyasalarda temkinli bir havanın hâkim olduğunu söylemek gerekiyor. Hatırlanacağı üzere, hafta ortası ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılmasına yönelik anlaşmaya oldukça yakın oldukları yönünde yetkili ağızlardan gelen açıklamalar, jeopolitik riskleri aşağı çekmek suretiyle küresel risk iştahını olumlu etkilemişti. Lâkin, anlaşma umutları hâlâ canlı olsa da, diplomasinin son dakikada yerini silahlara bırakmasına artık alışan yatırımcıların, yoğurdu üfleyerek yeme isteğiyle dün itibarıyla bir miktar daha temkinli tarafa geçtiğini görüyoruz. Bu sabah da, yukarıda da belirttiğim üzere, ABD ekonomisinin sağlığı açısından en kritik veri olarak kabul edilen istihdam raporu öncesinde bekle ve gör stratejisinin ağır bastığını söylememiz gerekiyor.
Fed’in fiyat istikrarını (enflasyon) tesis etmenin yanı sıra kanunen tam istihdam görevi de olduğu düşünülürse, bugün KKTC saati ile 15.30’da açıklanacak veri, Fed’in bundan sonra izleyeceği yol haritasına ışık tutacaktır. Reuters anketine göre tarım dışı sektörde istihdamın Temmuz ayında 80 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,2 seviyesinde kalması bekleniyor. Geçmiş aylara yönelik yapılabilecek revizyonların da topyekûn değerlendirileceği raporun beklentilerin dışında kalması durumunda piyasa yansıması yaratacağı göz ardı edilmemelidir.
Gerek veri öncesi piyasaların defansa çekilmesi, gerekse de henüz Ortadoğu’dan beklenen haberin gelmemesiyle tansiyonun barometresi konumunda petrol fiyatlarının hafif de olsa yükseldiğini görüyoruz. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı yaklaşık %4 artışla 84 dolar seviyesine dayandı. Hatırlanacağı üzere, iki hafta önce 102 dolar seviyesini test eden Brent akabinde 78 dolar seviyesine kadar gerilemişti. Petrolün yeniden hareketlenmesi risk iştahını azaltırken, doların piyasa kuru olarak takip edilen DXY endeksi bir miktar da olsun yükselmek suretiyle yeniden 100 seviyesine geldi. Doların piyasa faizi olarak takip ettiğimiz 10 yıllık gösterge tahvil dün 10 baz puan kadar artış kaydederek yeniden %4,67 seviyesine yükselirken, uzun vadeli tahvil faizlerinde de benzer yükselişler görüldü.
Anlaşma umutlarının azalması ya da gecikmesiyle bugün açıklanacak verinin de tedirginliği birleşince, ABD borsaları dün geceyi hafif de olsa düşüşle tamamladı. Sanayi hisselerinin işlem gördüğü Dow endeksi %1’e yakın gerilerken, S&P500 üst üste ikinci gün de düştü. Yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda ise kararsız bir havanın egemen olduğunu görüyoruz. Gösterge endekslerden Tokyo ve Güney Kore borsaları %1 gerilerken, diğer borsalarda ise hafif de olsa yeşil renk dikkatimizi çekiyor. Tarım dışı istihdam verisi öncesinde vadeli kontratlara göre Fed’in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali %59 seviyesine hafif de olsa yükselirken, sene sonuna kadar ise toplam 34 baz puan artırım fiyatlanıyor. Bu nedenle istihdam verisinin beklenenden güçlü gelmesi faiz artışı beklentilerini artırabileceğini bunun da risk iştahını azaltarak başta hisse senetleri, para birimleri ve kıymetli metaller üzerinde baskı kurabileceğini unutmamak gerekiyor. Öte yandan zayıf bir verinin ise Fed üzerindeki baskıyı azaltabileceğini bunun da hâliyle tam ters etki yapacağını not edelim. Volatiliteye, devamında ise hafta sonu riski almak istemeyecek piyasaların (ya da belki almak isteyecekler) nasıl bir ruh hâline bürüneceklerini hep birlikte takip edeceğiz.
Altının ons fiyatı, Fed Başkanı Warsh’un şahin görünümlü bir güvercin olduğu inancının güçlenmesiyle hafta ortasında 4,300 dolar seviyesini test ederek teknik anlamda dibin geride kaldığı görüşünü pekiştirdi. Altının bu sabah ise günün önemli satır başlıkları öncesinde bir miktar soluklanarak 4,260 dolar seviyelerine geri çekildiğini görüyoruz. Benzer bir şekilde, mahallenin sert çocuğu gümüş de hafta içinde 63 dolar seviyesine kadar yükselmesinin ardından bu sabah 62,20 dolar seviyelerine hafif de olsa geriledi. Teknik mânâda gümüşün haftayı 63 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir şekilde tamamlaması durumunda, beklediğimiz yükselişin devam edeceğini düşünüyoruz (bakınız grafik). Altın için ise kapanışın 4,300 dolar seviyesinin üzerinde olup olmadığına bakacağız. Kripto cenahında Bitcoin’in de benzer bir şekilde son dönemlerde sıkıştığı 64 bin dolar seviyelerinde bir sonraki hamle için enerji biriktirmeye devam ettiğini görüyoruz.
Türkiye cephesinde ise her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB’nin haftalık bültenini enine boyuna irdeledik. TCMB’nin net yabancı para pozisyonu, son günlerde yukarı yönlü hareketlenen altın fiyatlarının da yardımıyla olumlu etkilendi. TCMB’nin devam eden döviz alımlarının da yardımıyla 5 Ağustos valörlü işlemlerde net pozisyon 42,7 milyar dolar seviyesine yükselerek savaş döneminden bu yana en yüksek seviyesine geldi. Öte yandan, son üç haftada 8,3 milyar dolar artış kaydeden yurt içi yerleşiklerin DTH’ları, yine tüzel kişiler kaynaklı olarak 31 Temmuz valörlü işlemlerde 3,55 milyar dolar gerilemiş.
USDTRY kuru haftanın son işlem gününde, hafta sonu fonlama etkisinin de yardımıyla pazartesi valörlü işlemlerde 47,70 seviyesine yükselirken, CDS risk primi ise 230 baz puan seviyesinde yatay seyrini korumaya devam ettiğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi önemli bir değişim göstermeden %41,53 seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, hisse senetleri cephesinde ana endeks dün günü %0,7 yükselişle, bankacılık endeksi ise benzer oranda düşüşle tamamladı. Türk insanın bir numaralı yatırım aracı gram altın 6,500 TL seviyesinin hemen üzerine yükselirken, EURTRY kuru ise Salı günü valörlü işlemlerde 55,00 seviyesine yükseldi. Reuters haberlerinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma işbirliği anlaşması imzalanabileceği haberini de not ederek bültenimizi tamamlayalım. Herkese sağlıklı bir hafta sonu dileriz.
Gümüş
Altın
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu (Tüm swaplar ve Hazine Dövizleri hâriç)
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Altın, gümüş, Fenerbahçe… Belki de en kötüsü geride kaldı
Yayınlanma:
4 gün önce|
06/08/2026Yazan:
BankaVitrini
İran ile Umman arasında yürütülen Hürmüz Boğazı görüşmelerinde önemli mesafe kat edildiğini bu sabah Reuters haber akışında okuyoruz. Habere göre, Basra Körfezi’ne giriş yapan gemilerin kontrolünün İran’a bırakılması değerlendiriliyor. ABD’nin bugüne kadar kesin şekilde karşı çıktığı böyle bir düzenlemenin hayata geçmesi, savaş sonrasında bölgedeki güç dengesinin Tahran lehine değiştiğinin de bir göstergesi olacaktır. Taraflar henüz nihaî anlaşmaya ulaşmasa da, İran’ın boğazı kullanan gemilerden yük değerinin %5-7’si oranında ücret talep ettiği, ABD’nin ise herhangi bir ücret alınmasına karşı çıktığı belirtiliyor. Umman’ın ise tarafları ortak bir zeminde buluşturacak bir formül üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.
Savaşın başında İran’ın koşulsuz teslim olacağını söyleyen Trump’ın bugün diplomatik çözümü ön plana çıkarmasının arkasında, Kasım ayında yaklaşan ara seçimler öncesinde Amerikan kamuoyunda savaşa desteğin zayıflaması, aylar süren operasyonlara rağmen İran’ın Hürmüz üzerindeki etkinliğinin kırılmaması ve ABD’nin uzun menzilli hassas mühimmat stoklarının önemli ölçüde azalması gibi nedenlerin bulunduğunu düşünüyoruz. ABD’nin askerî seçeneği ikinci plana iterek diplomasiye ağırlık vermesi, petrol fiyatlarında son iki günde görülen sert geri çekilmenin de temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Gözler jeopolitik gelişmeleri takip ederken, piyasalar cephesinde de dün önemli gelişmeler yaşandı. Her ne kadar Fed cephesinden uzun bir süredir hedefin üzerinde seyreden enflasyona karşı çatlak sesler gelse de, Japon yeni lehine gerçekleştirilen ortak müdahaleden de anlaşılacağı üzere, güçlü dolar temasının artık devam etmesi de pek de arzu edilmiyor. Hatırlanacağı üzere, savaş öncesi dönemde ABD dolarının bilinçli bir şekilde değer kaybına maruz bırakılması ile zayıf dolar teması hükûm sürmüş, dolar değer kaybederken, tartının dengede kalması için değeri dolarla ölçülen hemen hemen her enstrümanda ciddi değer artışları görmüştük (kıymetli metaller, baz metaller, bitcoin, hisse senetleri…). Akabinde, Fed’in başına atanacak ismin tahmin edilen kişi olmaması (Ocak sonu) devamında ise patlak veren savaşın (Şubat sonu) likidite ihtiyacını artırmasıyla piyasalar hızla yön değiştirmiş, dolar ise kayıplarını telafi ederek beklenenin çok ötesinde değer kazanmıştı. Bu süreçte doların piyasa kuru olarak görülen DXY, Ocak sonu test ettiği 95 seviyesinden 102 seviyesine doğru koşarken, uzun vadeli tahvil faizleri 2007 yılında test edilen seviyelere geri dönerek piyasaların ahengini bozmuştu.
Gelinen noktada ise, Warsh’un şahin tonunu korumasına rağmen faiz artırmakta çok da aceleci olmayacağı, hatta Fed’in politika faizini uzun bir süre mevcut seviyelerde tutacağı beklentisinin güçlenmeye başladığını görüyoruz. Bu sabah itibariyle sene sonuna kadar faiz artırım beklentisi 31 baz puan olarak fiyatlanıyor. Beklentilerde yaşanan sınırlı değişime paralel kıymetli metallerde son dönemde yaşanan erimenin durduğunu, tabanın test edildiği, dün itibariyle alıcıların yeniden kontrolü ele aldığını söyleyebiliriz. Son haftalarda Warsh’un söylemleri sert olsa da faiz artırımı yönünde adım atmaması, Hamaney’in cenaze töreni sonrasında İran’ın taviz vermeyen duruşuna paralel Hürmüz ekseninde müzakere umutlarının artması ve bunun Trump üzerindeki baskıyı artırması, jeopolitik risklerin kademeli olarak azalmasına katkı sağladı. Buna bir de dolar cephesinde başlayan değer kaybı eklenince, risk iştahının yeniden canlandığını görüyoruz.
Elbette buradan hareketle hemen roket emojileri eşliğinde sert bir yükseliş beklemiyoruz. Ancak orta ve uzun vadeli senaryomuza paralel olarak en kötüsünün geride kaldığını ve kıymetli metaller piyasalarda yeniden yukarı yönlü isteğin oluşmaya başladığını düşünmeye devam ediyoruz. Dün bu beklentiler ışığında altın ve gümüş cephesinde var olan ölçülü uzun pozisyonlarımızı bir miktar daha artırdık. Son aylarda iyimserliğe kapılarak açtığımız uzun pozisyonların ömrü çok da uzun olmadı, umarım bu sefer şeytanın bacağını kırarız. Bu arada dün akşam Fenerbahçemizin keyif veren futbolu, müthiş goller ve pozisyonları eşliğinde stadyumun enerjisi de en az kıymetli metaller kadar yüzümü güldürdü. Dün altının ons fiyatı %4’ün üzerinde yükselişle 4,300 dolar seviyesine gelirken, benzer bir şekilde gümüşün de ons fiyatı 63 dolar seviyesine dayandı. Teknik bir bakış açısıyla, altında ilk hedef seviyesi 4,450 dolar olarak ön plana çıkarken, gümüşte ise 80 dolar seviyesini hedefliyoruz. Rasyonun gümüş lehine ilerleyeceğini beklerken, Türk insanının da bir numaralı yatırım aracı olan gram altın yeniden 6,500 seviyesinin üzerine yükseldi.
Dün açıklanan makro verilerde ise ABD’de hizmet sektörü Temmuz ayında 54,1 ile büyümesini sürdürürken, fiyat baskılarının da yeniden güç kazandığı görüldü. Buna karşın işgücü piyasasında yavaşlama sinyalleri dikkat çekiyor. Hizmet sektörü istihdam endeksi daralma bölgesine gerilerken, dün açıklanan ADP özel sektör istihdamının 44 bin kişi ile beklentilerin altında kalması, işe alımların hız kestiğine işaret etti. Piyasaların tüm konsantrasyonu ise her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de açıklanacak resmî istihdam raporuna çevrildi. Fed’in fiyat istikrarı (enflasyon) yanı sıra tam istihdam görevi de olduğu düşünülürse, veri Fed’in bundan sonra izleyeceği yol haritasına ışık tutacaktır. Reuters anketine göre tarım dışı sektörde istihdamın Temmuz ayında 80 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,2 seviyesinde kalması bekleniyor. Geçmiş aylara yönelik yapılabilecek revizyonların da topyekûn değerlendirileceği raporun beklentilerin dışında kalması durumunda piyasa yansıması yaratacağı göz ardı edilmemelidir.
Türkiye cephesinde ise dün ana gündem maddesi “Terörsüz Türkiye” şeklinde adlandırılan düzenlemenin Meclis’e sunulması oldu. Her ne kadar konunun uzmanı olmasak da, ilke olarak terörün her türlüsüne karşıyız ve bitmesini de olumlu olarak yorumluyoruz. Bakan Şimşek’in de KKTC ziyaretinde yapmış olduğu sunumunda, PKK’nın feshi ve silahsızlanma sürecinin yaratacağı ekonomik kazanımlar, daha kapsayıcı ve demokratik toplum, bölgesel istikrar ve entegrasyon için fırsatlar ve en önemlisi Doğu ve Güneydoğu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motoru hâline gelebileceği beklentisi hafızamızda önemli bir yer tutuyor. USDTRY kuru bu sabah bebek adımlarıyla 47,60 seviyesine doğru yol alırken, CDS risk primi ise 230 baz puan seviyesine geriledi. İki yıl vadeli gösterge tahvil petrol fiyatlarının bekle ve gör stratejisine geçmesiyle %41,67 seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, hisse senetleri cephesinde ise ana endeks dün günü yatay tamamlarken, bankacılık hisseleri ise %1,3 oranında geriledi.
Piyasalar müzakerelerin seyrini takip etmesiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 80 dolar seviyesinin hemen altında beklemeye geçerken, ABD borsaları dün geceyi karmaşık bir seyir izleyerek tamamladı. Risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %1’e yakın gerilerken, yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında da karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, teknoloji hisselerindeki sert satışların etkisiyle günü yaklaşık %1,5 gerilerken, KOSPI endeksinde düşüş ise %4,5 oldu. ABD’de AMD ve SpaceX hisselerinde görülen gerilemenin ardından, yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğine yönelik endişelerin Asya’ya da taşındığını görüyoruz. Halka arzın ardından 220 doları aşan SpaceX hisseleri dün akşamı 110 doların altına sarkarak tamamladı.
Küresel mali piyasaların gündeminde her ne kadar yarın açıklanacak istihdam verisi ilk sırada yer bulsa da, bugün Almanya sanayi siparişleri, Euro Bölgesi perakende satışları ve ABD haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. Her hafta Perşembe günü olduğu üzere Türkiye cephesinde ise TCMB ve BDDK’nın haftalık raporlarını yakından takip edeceğiz.
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
BÜLTEN: Trump diplomasiyi seçti, Japonya müdahâle etti
Yayınlanma:
1 hafta önce|
03/08/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD Başkanı Trump, son günlerde sık sık dile getirdiği İran’a yönelik yeni askerî operasyon ihtimalini şimdilik rafa kaldırdı. Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak ve savaş nedeniyle büyük ölçüde kapanan Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası deniz trafiğine açacak bir anlaşmanın kısa sürede sağlanabileceğini düşündüğünü belirtti. Trump, İran ile görüşmelerin bugün başlayacağını da açıkladı. Görüşmelerin nerede yapılacağı ve kimlerin katılacağına ilişkin bilgi paylaşılmazken, olası bir anlaşma için herhangi bir süre sınırı da verilmedi. Hafta sonu İran’a yönelik yeni bir askerî operasyonu erteleyen Trump’ın bu adımı, tarafların diplomatik çözüm arayışına bir kez daha şans tanıdığı şeklinde değerlendirildi. Masadaki en önemli başlıklar İran’ın nükleer programı ile Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin yeniden sağlanması olacak. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin hafta sonu Suudi Arabistan ve Pakistanlı yetkililerle temaslarda bulunması da diplomatik trafiğin hız kazandığını gösteriyor
Haber manşetlerini ise bu sabah Japonya’nın süslediğini peşinen belirtelim. Japonya, 1986’dan bu yana en düşük seviyesine gerileyen para birimi yen için ABD ile birlikte döviz piyasasına müdahâle ettiğini resmen açıkladı. Böylece iki ülke, 2011’den bu yana ilk kez koordineli döviz müdahâlesi gerçekleştirmiş oldu. Japonya Maliye Bakanlığı, gerekmesi hâlinde ABD ile birlikte yeniden müdahâleye hazır olduklarını da duyurdu. Ortak müdahalenin arkasında yalnızca yenin değer kaybı bulunmadığının da altını çizmek isteriz. Japon yenindeki zayıflığın Japon tahvillerinde satış baskısını artırması, bunun da ABD tahvil faizlerini yukarı taşıma riski yaratması ABD’yi de sürecin içine çekti.
Daha da basit bir anlatımla, Japonya’nın yeni desteklemek amacıyla elindeki ABD tahvillerini satarak dolar likiditesi yaratması, zaten yükseliş eğiliminde olan ABD tahvil faizlerini daha da yukarı taşıyabileceği için ABD Hazinesi de sürece destek verdi. Öte yandan Japonya’nın Fed’in repo imkânı üzerinden dolar likiditesine erişebilecek olması, tahvil satışı ihtiyacını azaltarak hem tahvil hem de döviz piyasalarındaki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Diğer bir deyişle, Japonya, müdahâlelerde ihtiyaç duyduğu dolar likiditesini elindeki ABD tahvillerini satmadan sağlayabilecek. Müdahalenin ilk etapta başarılı olduğu görülüyor. Müdahale öncesinde 164 seviyesine kadar yükselen USDJPY paritesi bu sabah 156’lı seviyelere kadar geriledi. Lâkin hiçbir otoritenin piyasayı yenecek gücü olmadığının alını kalınca çizmek isteriz! Gelişmeler ardından gözlerin üzerine çevrilmiş olduğu ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi ayı %5,28 seviyesinden kapatarak 2007 yılından bu yana en yüksek seviyesini test etmesi sonrası yeni ay ve haftaya %5,23 seviyesine gerileyerek başladı.
Trump’un ilk önce çok sert vuracağız yönünde açıklamasının ardından alışık olduğumuz üzere geri adım atmasıyla petrolün varil fiyatı geçen hafta içinde test ettiği 102 dolar seviyelerinden bu sabah 83 dolar seviyelerine kadar geriledi. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde %0,6 civarında artılar dikkatimizi çekerken, yeni ay ve hafta başlangıcına ise Asya genelinde hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. KOSPI endeksinde sekiz yüzden fazla hisse senedi olmasına rağmen endeksin neredeyse yarısını Samsung ve SK Hynix’in oluşturuyor. Bu sabah KOSPI %5’e yakın gerilerken, Temmuz ayında yaşanan %22 düşüş ardından kan kaybının devam ettiğini görüyoruz. Öte yandan, gösterge endeks Tokyo borsası son 12 yılın en güçlü PMI verisine rağmen %1’e yakın değer kaybetti. Genellikle havanın iyimser ve teknoloji hisselerinin alımlarla karşılaştığı günlerde teknoloji ağırlıklı endeksler sert bir şekilde yukarıya giderken, aksi durumda ise sert bir şekilde gerileyebiliyorlar. Bu sabahın hikâyesi ise biraz farklı: ABD vadeli endeksleri, İran ile müzakerelerin başlayacağı ve petrol fiyatlarının sert gerilediği haberleriyle yükselirken, Japonya’da ortak döviz müdahâlesi sonrası güçlenen yen ihracatçı şirketlerin hisseleri üzerinde baskı kurdu.
Fed’in faizleri sabit bırakmasına rağmen şahin mesajlar vermesi, Orta Doğu’da devam eden jeopolitik riskler ve teknoloji hisselerindeki sert dalgalanmaların ardından yeni haftanın gündemi oldukça yoğun görünüyor. Her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de Temmuz ayı tarım dışı istihdam verisi yakından takip edilecektir. Piyasa beklentisi Temmuz ayında 83 bin kişilik istihdam edildiği ve işsizlik oranının ise %4,3 seviyesinde kalması yönünde. Beklentilerin üzerinde gelecek güçlü bir veri, Fed’in eylül ayında faiz artırabileceği beklentilerini güçlendirebileceği gibi, son aylarda olduğu üzere zayıf bir veri ise beklentileri daha da zayıflatabilir. Her ne kadar Fed’in faiz artıracağı ihtimalini en başından beri düşük görsek de, piyasanın fiyatladığı beklentileri aktarmakta fayda görüyoruz. Bu sabah vadeli kontratlar yıl sonuna kadar Fed’den 35 baz puan faiz artırımı beklerken, Eylül toplantısına yönelik beklenti ise %67 artırım yönünde.
Fed Başkanı Warsh’ın, tabir caizse “Trump’ın adamı” olarak görünmek istememesinin de etkisiyle, kamuoyu önüne çıktığı hemen her ortamda oldukça şahin bir üslup benimsediğini görüyoruz. Bu söylem, piyasa faizlerini yukarı iterken, geçen hafta sonuçlanan Fed toplantısında faiz artırımı yönünde oy kullanmaması ise dikkat çekici bir ayrıntı oldu. Öte yandan, ABD’nin toplam kamu borcu ilk kez 40 trilyon doları aşmış durumda. Artan borç stoku, Hazine’nin önümüzdeki dönemde daha fazla tahvil ihraç etmesi anlamına gelirken, yüksek faiz ortamında bu borcun çevrilmesinin giderek zorlaşacağını da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu nedenle yükselen ABD tahvil faizleri yalnızca ABD ekonomisi açısından değil, küresel finansal koşullar, hisse senetleri, kıymetli metaller ve gelişmekte olan ülke piyasaları açısından da yakından izlenmesi gereken en önemli risklerden biri olmayı sürdürüyor.
Fed’in gerekli rehberliği sunamadığı bir ortamda 30 yıllık ABD tahvil faizi Aralık 2024’ten bu yana en sert aylık yükselişini kaydederken, son 19 yılın da en yüksek seviyesine ulaştı. Fed’in faiz artıramadığı bir ekosistemde, hâliyle dolar da (DXY) değer kaybetti. DXY uzun bir aradan sonra tehlikeli sular olarak gördüğümüz 100,50 seviyesinin altına gerileyerek ayı ve haftayı da 99,91 seviyesinden kapattı. Ortak para birimi EUR dolar karşısında 1,1527 seviyesine yükselerek son altı haftanın zirvesine geldi. Faiz getirisi olmayan altın 4 aydır devam eden düşüş serisine son vererek Temmuz ayını hafif de olsa yükselişle tamamlarken, bu sabah ilk işlemlerde 4,060 seviyesine hafif de olsa toparladı. Gümüşün ons fiyatı ayı 57,63 dolar seviyesinden tamamlaması ardından 58 seviyesinin üzerine yükselirken, kripto cenahında amiral gemisi Bitcoin ise son zamanlarda sıkıştığı banttan kurtulamayarak 63 bin dolar seviyelerine hafif de olsa geri çekidi. Henüz kıymetli metaller cephesinde bizi heyecanlandıracak teknik bir kırılım göremiyoruz bu nedenle kenarda beklemeye devam ediyoruz.
Her ne kadar gözler Fed’in faiz kararında önemli bir yer tutan istihdam raporunda çevrilse de, şirket bilançoları da piyasaların yönü açısından belirleyici olacağı bir haftaya başlıyoruz. S&P 500 şirketlerinin yaklaşık dörtte biri sonuçlarını açıklarken, AMD, Eli Lilly, Palantir, Caterpillar ve Merck gibi dev şirketler ile SpaceX’in halka arz sonrası ilk çeyrek finansalları yakından takip edilecektir. Hatırlanacağı üzere geçen hafta açıklanan Microsoft’un güçlü bilançosu AI temasına desteğini sürdürürken, Meta’nın zayıf nakit akışı yatırımcıları temkinli olmaya yöneltti. Bu hafta açıklanacak bilançolar, AI temasının gücünü koruyup koruyamayacağı konusunda önemli sinyaller verecek.
Türkiye cephesinde ise döviz kurunun bebek adımlarıyla yukarı yönlü hareketi devam ederken, yeni ayın ilk kotasyonları 47,54 seviyelerinden eşleşiyor. EURUSD paritesinde yaşanan yükselişin de yardımıyla EURTRY kuru 55 seviyelerine doğru adım adım ilerliyor. Hisse senetlerini cephesinde ise bankacılık endeksi ayı %16,50 oranında ciddi bir düşüşle tamamlarken, ana endeks ise %5’e yakın değer kaybetti. Bir tarafta NATO Zirvesi sonrası yeşeren umutların zayfılamsı, öte yandan endekse yönelik kredibilite kaygıları ve devam eden jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde petrol fiyatlarının dalgalı seyri, TCMB’nin de elini kolunu bağlıyor. Her ne kadar TCMB üzerine düşen görevi fazlasıyla yaparak ekonominin soğuması, iç talebin yavaşlaması, liralaşma stratejisini yerine getirse de, tüm hastalığı tek başına tedavi etmesi, hele hele başı ucunda devam eden savaşın gölgesine pek de kolay görünmüyor. Yüksek faizler sanayi çarklarının yavaşlamasına neden olurken, hisse senetlerinin performansını da bir yere kadar anlayabiliyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ayı %42,11 seviyesine yükselerek tamamlarken, CDS risk primi ise 240 baz puan seviyesinde salınmaya devam ettiğini görüyoruz.
Türkiye cephesinde bugün gözler TÜİK’in açıklayacağı resmî enflasyon verisinde olacak. Piyasa beklentileri aylık enflasyonun %2’nin hemen altında gerçekleşeceğine işaret ederken, hafta sonu İTO tarafından açıklanan İstanbul enflasyonu aylık %2,06, yıllık ise %35,20 olarak gerçekleşti. Alt kalemlerde, giyim ve ayakkabı grubu dışında kalan tüm ana harcama gruplarında fiyat artışı görülürken, en sert yükseliş %9,77 ile sağlık grubunda kaydedildi. Bugün açıklanacak TÜİK verisinde manşet enflasyon kadar çekirdek göstergeler de yakından izlenecek. İTO verisinin ardından, resmî enflasyonun da piyasa beklentilerinin bir miktar üzerinde gerçekleşme ihtimalini göz ardı etmiyoruz.
İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta, Avrupa’nın son yıllarda gördüğü en büyük düzensiz göç dalgalarından birine sahne oldu. Yaklaşık 60 bin kişinin sınırı aşmaya çalıştığı olaylarda en az 72 kişi hayatını kaybederken, İspanya sınır güvenliğini artırmak için bölgeye asker sevk etti, deniz bariyeri kurmaya başladı ve göçmenlerin büyük bölümünü kısa sürede Fas’a geri gönderdi. Kriz, Avrupa’da göç politikaları ve Schengen rejimine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirirken, 22 AB ülkesi dış sınırların korunmasına yönelik acil koordinasyon çağrısında bulundu. İspanya hükûmeti insan kaçakçılığı şebekeleri ile sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin kitlesel hareketi tetiklediğini belirtirken, olayın arkasında farklı bir organizasyon bulunduğuna dair şu ana kadar resmî ve doğrulanmış bir bulgu paylaşılmadı.
Ceuta’da hareketli seyir herkesin dikkatini çekerken, Kıbrıs adasında ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 16 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ziyaret, somut bir çözüm üretmese de tarafların yeni bir 5+1 konferansı düzenlenmesi konusunda prensipte uzlaşmasıyla diplomatik sürecin yeniden canlanmasına zemin hazırladı. Ancak Guterres, yeni bir konferansın ancak güven artırıcı önlemler ve temel konularda ilerleme sağlanması hâlinde yapılacağını vurguladı. KKTC, ziyareti ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılarken, Türkiye, çözümün Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği temelinde mümkün olduğunu yineledi. BM ise iki toplumlu, iki bölgeli federasyon modelini korumaya devam ederek taraflar arasındaki temel görüş ayrılığının sürdüğüne işaret etti.
Mali piyasaların gündemin bugün Türkiye cephesinde resmî enflasyon verilerin yanı sıra, büyümenin öncü göstergesi olan PMI verilerinin de bulunduğunu not edelim. Yurt dışında ise Almanya PMI verileri ve perakende satışların yanı sıra, Euro bölgesi ve ABD’de PMI verileri ile ABD ISM imalat endeksi de yakından takip edilecektir.
Emre Değirmencioğl
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.047)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.619)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (586)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.979)
- GÜNCEL (4.553)
- GÜNDEM (3.562)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.728)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.470)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (822)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (115)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (58)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Brezilya, tavuk eti ve bal ihracatı için AB'den yeşil ışık bekliyor 06/08/2026
- Borsa İstanbul’da gong Quick Sigorta için çaldı 06/08/2026
- Almanya'da fabrika siparişleri Haziran'da tahminleri aştı 06/08/2026
- A101'e koşullu CarrefourSA izni 06/08/2026
- AR-GE'ye geçen yıl 253,5 milyar lira harcandı 06/08/2026
- Gram altında son durum ne? 6 Ağustos 2026 Perşembe altın fiyatları… 06/08/2026
- Roundup davalarının Bayer'e maliyeti 10 milyar doları aştı 06/08/2026
- Wall Street’te hedge fonlara siber saldırı 06/08/2026
- Dolar ve Euro kuru bugün ne kadar oldu? 6 Ağustos 2026 döviz fiyatları… 06/08/2026
- Küresel piyasalarda Hürmüz soruları 06/08/2026
SON YAZILAR
- Fed’in şahinliği istihdama takıldı, sırada çarşamba günü enflasyon var 10/08/2026
- Kârlılık baskısı, arazi satışları ve yönetim değişikliği: İş Bankası’nda ne oluyor? 07/08/2026
- Memleket döviz ararken futbol milyonlarca euroyu yaşlı yıldızlara harcıyor! 07/08/2026
- Fuzul ev ve araç sahibi olmak isteyenlere kişiselleştirilmiş finansman sunuyor 07/08/2026
- İki piyasanın hikâyesi: Faiz, petrol ve kritik istihdam verisi 07/08/2026
- PASHA Bank aktiflerini yüzde 16,1 büyüterek 17,2 milyar TL’ye taşıdı 06/08/2026
- Altın, gümüş, Fenerbahçe… Belki de en kötüsü geride kaldı 06/08/2026
- Hürmüz için anlaşma umudu: Petrol geriledi, risk iştahı artıyor 05/08/2026
- Beyaz yaka nasıl çöktü, mavi yaka nasıl yükseldi? 05/08/2026
- 40 trilyon dolarlık soru: Piyasayı Fed mi, kamu borcu mu yönetiyor? 04/08/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu







