Connect with us

GÜNCEL

BANKA ŞUBELERİNDE İSYAN VAR!

Bankacılardan o kadar çok mail, telefon geliyor ki sayısını tahmin edemezsiniz. Son aylarda artarak devam ediyor. İçlerinden biri fotoğrafı çok net anlattığı için izin alarak paylaşmak istedim. Yazarlarımızdan rahmetli Uğur DURAK’ın bugünlerde çok arıyorum! Yokluğuna alışamadık hala! Tam onun konuları! Her şubeci kendisinden bir şeyler bulacak, “ne kadar tanıdık şeyler, yazan kesin bizim bankadan” diyecek. Okuyun göreceksiniz … E.T.

Yayınlanma:

|

Bir zamanlar bankacılıkta hedefler vardı. Bazen acımasızdı  ama yine can hıraş tutturmaya çalışıyorduk. Belki %100 olmuyordu da %90 oluyordu. Bazen de işi abartıyorduk  veya piyasa öyle gelişiyordu ki çok da yırtınmasak da  %120 tutuyordu, eminim ki alınacak primlerinden çok hedefin tutmasının dayanılmaz hafifliğini yaşıyor ve mutlu oluyorduk.

Şimdi yine hedefler var…

Lakin piyasa ile hedefler çok olumsuz ayrışıyor.

Anlatayım…

Banka kredi hedefi vermiş yine, ama tutması imkansız!

KOBİ dışına Ticari firmalara, “zorunlu Menkul Kıymet tesisi” dedikleri olaydan dolayı zaten kredi veremiyorsun. Çünkü büyüklerimiz diyor ki, “KOBİ dışına kredi verirsen ( ihracat taahhütlü krediler hariç) devletten verdiğin kredinin %30’u kadar 10 yıl vadeli % 9 faizli tahvil alacaksın”. Tabi bir de diyor ki “faiz oranı ortalama bunu geçemez”. Eee banka da diyor ki, “bunu bu orandan  verirsek zarar ederiz çünkü %15’ten kredi verirsek ve TL Mevduatlarımızı YP mevduatlar karşılığında da artırmamız gerektiğinden, TL’ye %30’lar da faiz veriyoruz”.

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık!

Büyükler finanse edilemeyince, küçük KOBİ’lerin de Kredibilitesi ve teminat sorunları nedeniyle piyasa tıkanıyor. Ortamda bir likidite problemi oluyor. Para yok, çekler bankada teminat yerine ciranta ile küçüklerin kucağına atılıyor, krediye dönmeyen çekler vadeyi beklemek zorunda ve al sana likidite problemi. Deprem bölgesinde bugüne kadar her ay ödenen 30 milyar TL’lik çeklerin bundan sonraki akıbetine hiç girmeyeyim. Uykular kaçar!

Reel sektör bunlarla boğuşurken, bankalarda zararı telafi etme derdinde, dolayısıyla diyorlar ki, “vadesiz mevduatı artırıp zararları telafi edelim”.

Canım kardeşim cam plazanın 12. katından bakınca kağıt üstünde mantıklı teoriler geliştiriyorsun da piyasa da likidite sıkışmış onu hesaba katmıyorsun. Firmalar uzun zamandır kredi ödemek için kredi kullanamıyor yarısı kısa vadeli olan ve bir yıl içinde ödenecek(!) krediler için planın var mı! Sence firmalar özkaynakları ile bu kredileri çevirebilir mi?  Personele habire baskı yapıyorsun, şube de çalışan müşteri temsilcisi  müşteriyi arıyor tarıyor ama müşteri diyor ki, “para yok”  bu nedenle vadesizler tutmuyor. Firmanın nakit akışı “kredi vermeden” nasıl alınacak formülün var mı?

Banka burada suçlu değil, ama personel de çaresiz!

Nakit krediden zarar ediyoruz anladık.

Lakin orada kapı gibi benim nakit kredi hedeflerim duruyor, buna paralel faiz geliri hedeflerim duruyor. Komisyon hedeflerim duruyor! Kredisiz bunların nasıl tutacağının Aksiyon Planını hazırladın mı?

Krediyi vermeyince faiz geliri hedefim nasıl tutacak derken o gereksiz hiç şube yüzü görmemis Bölge personeli bilmiş  bilmis sana diyor ki “eee faiz geliri sadece krediden olacak diye bir şey yok, vadesiz topla, onunla tutar”.  Vay be bu benim aklıma hiç gelmemişti. Tam bu aşama da “dayanayım vadesize” diyorum ki; arıyorum soruyorum, imkansız aşklar yaşıyorum, müşteri de diyor ki “kredi yoksa vadesiz de yok”.

Piyasa zaten can çekişiyor, ne kadar ekmek o kadar köfte.  Hani koşar koşar da tam topa vuracakken, mahalle arası maçlarda plaseyi tam yapacakken duvara toslarsın da ayağın duvara çarpar, onun acısı bir yana, bir de plase yapamamanın verdiği acı, off.

Tabi bütün bunlar gizli kapaklı birde işin bu tarafı var, ne şiş yansın ne kebap.

Büyükler “böyle olacak” diyor, sermaye bankalar arkadan nasıl dolaşırım hesabında.

Arkadan dolaşmada personele sarma olayı!

“Yoktan var et, yapan nasıl yapıyor“ diyorlar; ya ben bunu bir yerlerden hatırlıyorum ama, bu galiba Tanrı ya mahsus bir olay. İyi de ben Tanrı değilim ki, basit bir İİBF mezunu, hasbelkader bankada iş bulmuş bir kulum!

Yav çok sevdiğim bir müdürüm var, Allah başımızdan eksik etmesin, günde 5 kere toplantı yapılır mı? Yapıyor! Toplantı yapmaktan, işine bakamıyor insan!

  1. Toplantıdan çıkıyor arkadaşlar vadesiz,
  2. Maaş kazanalım
  3. Vadeli
  4. Nakit kredi den zarar ediyoruz, saldırın teminat mektubuna,
  5. Çapraz satış,
  6. POS verelim
  7. Borçlu tahsilat sistemi tanımlayalım.
  8. Forward yapalım, kur da hareket olacak.
  9. Yeni müşteri kazanalım
  10. Kredi kartı önemli.

Kısaca, 20 yıllık müdür sanki Amerika’yı yeniden keşfediyor.

Tam diyorsun ki; “vay be, bankacılıkta bunlar da varmış”. Dur ben bir limit yapayım!

O da ne! Tahsis gardını almış, “vermem de vermem”, tam limit kısmen de olsa onaylanıyor,  “oh be” diyorsun ki…

Pazarlamaya bir fiyat atıyorsun.

Aman Allahım! Limit okey, teminat okey, kredi sözleşmeleri, talimatları falan imzalar tamam…

Pazarlama diyor ki: “Can cağızım kredi vadesi buyunca, % 30 Nakit vadesiz olmazsa, bu iş olmaz…”

Eee “benim hedefler vardı” diyorsun içinden.

“Oluru ne” diyorsun!

“%30 dedik, duymadın mı” diyor.

Müşteriye dönüyorsun.

“Kem küm”…

Kredi işi yatıyor tabi

Pek dillendirilmiyor ama; tüm Bankalar sessiz sedasız Katılım Bankası formatına sokuldu…

Onca emek, onca çaba, boşa…

Tam Ticari olmuyor hadi Bireysel Krediye yüklenelim dedik, pat ona da fren geldi iyi mi!

Personel tabi ki suçlu değil, hedefleri arasında sıkışıp kalmış bir deli dana, bölge personeli zaten aracı kablo gibi, ne büyük resmi görebiliyor ne sahanın nabzını tutabiliyor, her şeyden bi haber! Genel Müdürlük personeli desen plazalarda “2 kere 2 eşittir 4” sanan, dış dünyadan haberi olamayan, sadece kağıt üzerinde yaptığı hesabın ve baskının sonucunu alacağını zanneden bir acayip ırk. “Plaza oğlanları” derlerdi, “abartmayın” derdim, artık demiyorum! Hayat öğretiyor!

Bu süreç elbette atlatılacak ama kim öle kim kim kala!

Nazım ustanın dediği gibi:

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
işin kolayına kaçmadan ama

 

BİR DOST  – www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Carry trade devam etse de, Londra’da TL likiditesi arttı, faiz ise geriledi!

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Türk mali piyasalarında sakin seyir gün boyu korunurken, akşam üzeri, USDTRY kurunda son dönemlerin aksine pek de alışık olmadığımız bir hareketliliğe tanıklık ettik. Öncesinde, TCMB’nin net döviz pozisyonunda iyileşme devam etse de, sayıların dili ile, yerel seçimler ardından geçen 36 iş gününde 62,4 milyar dolar rezerv biriktiren (günlük ortalama 1,7 milyar dolar) TCMB’nin 27 Mayıs tarihinde net döviz pozisyonunda yaşanan iyileşmenin son bir ayın en düşüğünde ve sadece 0,7 milyar dolar olması, dün dikkatlerden kaçmadı.
  • Dün günün büyük bir bölümünde sakin ve son dönemlerde olduğu üzere 32,18 seviyelerinde salınan USDTRY kuru, akşam üzeri saatlerde ani bir sıçrama ile 32,30 seviyesine kadar yükseldi. USDTRY kurunda son dönemlerin aksine yaşanan bu hareketin ya da Türk Lirasına yönelik ilginin azalması arkasında Londra piyasalarında kısa vadeli swap oranları gerilemesinin yattığını düşünüyoruz. Reuters verilerine göre, 1 ay vadeli oran (implied yield) %30 seviyesine kadar geriledi. Yabancının döviz satıp TL almaya (carry trade) devam etmesi ile TL likiditesinin arttığı ve getirisinin de gerilediğini görüyoruz.
  • ‘Carry’ kelimesi, taşımak anlamına geldiğinden; finans piyasalarında bir varlığın taşınması, ondan sağlanan getiri demek olduğu için bu işleme de carry trade adı veriliyor. ‘Trade’ ise herhangi bir düşük faize sahip para biriminize borçlanarak bu parayı, yüksek faiz getiren bir para birimine yatırmanızla beraber elde edilen kazanca deniyor. Bu bağlamda, yabancının döviz satıp TL almaya devam etmesi için TL faizinin cazibesini yitirmemesi gerekiyor. Onun da reçetesi swap penceresi genişletilmesinde yatıyor. Bakan Şimşek konuya geçen hafta değinse de, henüz bu yönde bir adım atılmadı.
  • USDTRY kurunda dün piyasa kapanışına doğru yaşanan yükselişin dışında, Borsa İstanbul’un günü yatay tamamladığını, lokomotif endeks Bankacılık hisselerinin ise günü %1,9 yükselişle tamamladığını gördük. Çok net bir şekilde bankacılık endeksini dışarıda tutarsak, borsa yükseliyor kelimesini kullanmakta bir nebze de olsun tedirginlik yaşıyorum. Sene başına göre bakılırsa, bankacılık endeksi %77 artış kaydederken, ana endeks %42, sınai endeksi ise sadece %27 artış kaydetti. CDS risk primi 260 baz puan seviyesinin diplerine kadar gerileyerek son 4 yılın en düşük seviyelerinde salınmaya devam ederken, 2 yıllık tahvilin bileşik faizi ise %41,47 ile bu yılın en düşük seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor.
  • ABD’de dün açıklanan tüketici güven endeksi beklenmedik şekilde yükselerek FED’in faiz indirimlerinin zamanı ve büyüklüğüne ilişkin şüpheleri yeniden canlandırdı. FED üyelerinin de şahince ifadelerinin korunduğunu görüyoruz. Dün konuşan Minneapolis Başkanı Kashkari, acele bir faiz indirimine gerek olmadığını belirtti. Piyasaların kılavuz kargası ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi %4,56 seviyesine yükselerek 3 Mayıs’tan bu yana -son 3 haftanın- zirvesine yükseldi. Güçlü veri ardından piyasalarda ekonominin gücü ve yüksek seyrini koruyan enflasyon kaynaklı baskılara ilişkin şüpheler tekrar canlansa da, vadeli faiz işlemlerine göre, Eylül ayında 25 baz puan büyüklüğünde bir faiz indirimine bu sabah %44 olasılık verildi.
  • Geride bıraktığımız haftayı, öncesinde direnç sonrasında destek seviyesi olan 30 doların üzerinde kapatan gümüş bu sabah 32,30 dolar seviyesine kadar yükselerek güçlü bir görünüm arz ediyor. Gümüşte yukarıda 35 dolar seviyesini hedeflemeye ve uzun pozisyolarımızı korumaya devam ediyoruz. Altının da ons fiyatı 2,360 dolar seviyesine gelirken, ham petrol fiyatları ise OPEC+’ın Pazar günü gerçekleştireceği toplantıda üretim kesintilerinde değişiklik yapmayacağı beklentileriyle üst üste dördüncü işlem gününde de yükselerek 84,50 dolar ile bir ayın zirvesine yükseldi. Direnişin parası bitcoin ise 70 bin dolar seviyesinin etrafında son dönemlerde olduğu üzere yukları gitmekte istekli ama bir türlü istediği itici gücü bulamıyor havalarında salınmaya devam ediyor.
  • Son iki günde bültenimizde bizce çok önemli gördüğümüz demografik koşulların hızla bozulması ve kapitalist sistemin kendi içinde yaşadığı gelgitlere yer vererek yeni dünya düzenine okurarlarımızı ve kendimizi hazırlamaya çalışıyoruz. Portföylerde veya emeklilik planlarında, altın, gümüş ve kripto paralara ölçülü miktarda itibarlı (!) paraların yanında yer verilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz.
  • ABD borsaları dün geceyi karmaşık bir seyir izleyerek tamamladı. Dow Jones sanayi endeksi gerilerken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi yükseldi. Bu sabah pasifiğin diğer ucunda da limoni bir hava hâkim. Kore ve Hong Kong borsalarında %1,5 civarında düşüşler görüyoruz. Bugün gözler FED toplantısından 2 hafta önce yayımlanan Beige Book (Bej Kitap) olacaktır. Bej Kitap; var olan, mevcut ekonomi koşullarına ilişkin geniş bir yorumlar özetidir. ABD FED Kurulu tarafından yılda 8 defa yayınlanır. Ekonominin mevcut durumunun bir özeti, iş insanlarının ekonomi üzerine görüşlerini raporlar.
  • TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini, yarın, her hafta olduğu üzere, yön tayin edebilmek adına enine boyuna irdeleyeceğiz. Ne demiştik: ölçemezsen bilemezsin, bilemezsen de yönetemezsin. Öte yandan, yılın ilk çeyreğinin kuvvetli geçtiğine işaret eden pek çok öncü veri ardından Türkiye’de Cuma günü açıklanacak GSYH büyümesine bakacağız (beklenti yıllık büyümenin %5,6 seviyesinde olması yönünde).

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK FENA TOSLADI!

Yayınlanma:

|

Son günlerde AKBANK müşterilerinden hesaplarını boşaltıldığı, kredi kullandırıp başka hesaplara aktarıldığı, bu işlemler yapılırken kendilerine herhangi bir bilgilendirme gelmediği yönünde şikayetler artmış durumda. Çoğu banka müşteri itirazlarında işlemi bloke ederken; 2023 Nisan’ında benimde benzer bir olay karşısında AKÖDE’yi aradığımda “bir şey yapamayacaklarını, mahkeme kararı getirmem gerektiğini” söylemişlerdi.  Bankanın-AKÖDE’nin hesap güvenliğinde gerekli özeni göstermediğinin ve MÜŞTERİNİ TANI ilkesine uymadığını,  ibretlik nitelikte kendi deneyimimi paylaşmak isterim. 30.04.2024 tarihinde CİMER aracılığı ile TCMB ve BDDK’ya aşağıdaki “görüş ve öneri”de bulundum. BDDK’nın cevabını ve AKÖDE’nin BDDK’ya gönderdiği sorular ile hiç ilgisi olmayan, geçiştirilmiş cevabını Sosyal Sorumluluk gereği aynen yayınlıyorum:

CİMER ÜZERİNDEN BDDK’YA İSTEK VE ÖNERİ BAŞVURUM

Banka ve AKÖDE ile yaptığım telefon konuşmaları sonuçsuz kalınca, BDDK’ya konuyu iletme gereği duydum, aşağıdaki başvuruyu yaptım.

BDDK, TCMB GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE,

Sayıları 36’yı bulan “Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri” veren firmalar TCMB lisanlaması ile 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” kapsamında kurulmuş. Adalet Bakanlığı, İzmir Bölge, Banka Bilirkişisi olarak özellikle Dolandırıcılık Dosyalarına Bilirkişi Dosyaları hazırlamaktayım. Yaptığım tespitlere göre bu firmaların ilk hesap açılış ve işleyişinde Dolandırıcıların işini kolaylaştırıp Vatandaşın mağduriyetini artırıcı maddi manevi zarar görmesini sağlayan ciddi Dijital Güvenlik açığı mevcuttur. Söz konusu firmalardan AKBANK‘ın iştiraki olan AKÖDE Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş firmasını kamupyunda bilinen adı ile TOSLA ürünündeki açıkları bir makale ile de Kamuoyu ile paylaştım ve önerilerimi de yaptım.

Bu tür hesapalrda 2 ana açık bulunmkatadır.

1- Elektronik Para ve Ödeme Hesapalrının ilk ortaya çıktığı 2015-20 arasında herhangi bir kişinin ismi-TC ve doğum tarihi bilgileri ile hespların açıldığı sadece telefon numarası ve email adresine teyit kodu ile aktifleştirildiği tespit edilmiştir. Özellikle yabancılar adına kayıtlı telefonlar ile dolandırıcılık yapılmış, bu kişilere ulaşamadığı için mahkemeler adına hesap açılan kişileri cezalandırmıştır. Bu firmalar mahkemelere kendiler uydurduğu banka literatüründe ve adliye litaretüründe olayan “BASİT USULDE DOĞRULAMA” diyerek elindeki kimlik bilgilerini bildirmiş fakat bu bilgilerin şüpheye yer vermeyecek şekilde gerçek hesap sahibi olamayabileceği bilgisini paylaşmamış bu durumda olayla hiç alakası olmayan insanlar yargılanıp cezalar almıştır.

2- Diğer taraftan Banka hesaplarına 3. kişilerin ATM Kartı veya Kredi Kartı bağlanamazken; bu hesaplara 3. kişilerin bilgisi ve onayı olmadan TOSLA gibi Elektronik Para ve Ödeme Hizmeti veren hesaplara ATM Kartı veya Kredi Kartı bağlanabilmektedir. Bağlanan kart ile bu hesaplara paralar aktarılabilmektedir ki dolandırıların da yaptıkları budur.

ÖNERİLERİM:

1- AKÖDE – TOSLA yeni hesap açılışlarnda Dijital Kimlik Doğrulama sistemine geçmiştir. NFC, “Yakın Alan İletişimi” doğrulama kontrolünü uygulamaya koymuş; Yabancı uyruklu, eski nüfus cüzdanı olan, kimliğinde fotoğrafı bulunmayan ve NFC destekli cihazı olmayan kişiler Tosla dijital kimlik doğrulamasını gerçekleştiremiyor ve hesap açamıyor fakat eski Dijital Güvenlik olmadan hesaplar halen AKTİF ve kullanımda. Bu hesapların gerçek kimlik doğrulama yapılana kadar PASİF hale getirilmesini öneriyorum.
2- Halen devam eden, bu hesaplara 3. kişilerin bilgi ve onayı olmadan ATM Kartının veya Kredi Kartının bağlanabilmesi yasaklanması gerekir.

Vatandaşın mağduriyetin gidermek için yukarıdaki 2 tedbirin acilen alınması için değerlendirmeye sunarım.
Saygılarımla

EROL TAŞDELEN-532 286 1886

Not: Yukarıda özetlediğim durum ile ilgili makalem www.bankavitrini.com sitemde detaylı yayınlanmış olup link aşağıda gibidir.
https://bankavitrini.com/dijital-dolandici-olarak-suclanabilirsiniz/

AKÖDE’NİN BDDK’YA CEVABI

Sayın Erol Taşdelen,

T.C Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na hitaben ilettiğiniz talebiniz incelendiğinde, şikayetin Bankamız iştiraki Aköde Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. (“Aköde”)’nin “Tosla” markası ile sağladığı, ödeme ve elektronik para hizmetlerinin sunulduğu uygulamada yapılan işlemlere ilişkin kimlik tespiti süreçlerine ilişkin olduğu anlaşılmış, talebiniz AkÖde tarafından incelenmiş ve resmi kurumlara konuya ilişkin açıklayıcı cevap verilmiştir. Şikayet konusu hususlar doğrudan iştirakimiz Aköde ile ilgili olduğundan Aköde’den konuya dair iletilen yanıtlar aşağıda aynen iletilmektedir. Aköde Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlari Hakkında Kanun (“6493 sayılı Kanun”) ve ilgili düzenlemeleri kapsamında TCMB’den almış olduğu faaliyet izinleri çerçevesinde elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Aköde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve alt düzenlemeleri ile 6493 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerine uygun şekilde faaliyette bulunmakta olup bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla. Akbank T.A.Ş. Sabancı Center 4.Levent, 34330 İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu : İstanbul Sicil Numarası : 90418

(Not: AKÖDE, Benzer cümleler ile mahkemelere de aynı cevabı gönderiyor, ki mahkemelerin asıl öğrenmek istediği siz bu işlemleiri nasıl yapıyorsunuz değil, mahkemeleri “bu işlemi yapan kişi kim, o bilgiler geröekten o kişiye mi ait?” bilgisini talep ediyor. AKÖDE ise, “kimliğini bildirdiği kişinin şüpheye yer vermeyecek şekilde hesap sahibi olduğunu teyit edemiyor, BASİT USULDE DOĞRULAMA(!) diye geçiştiriyor”, sorun da bu zaten! BASİT USULDE DOĞRULAMA derken MÜŞTERİNİ TANI ilkesine uyulmamış; hesap açılışında beyan edilen, teyit edilmemiş kimlik bilgileri demek istiyor. Bugüne kadar Bankacı Bilirkişiler ve Mahkemeler bunu sorgulamadığı için bildirilen isme direkt yargısal işlem yaptı…)

BDDK’NIN EK CEVABI

Başvurunuza ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür. Bilindiği üzere, Bankacılık Kanunu’nun ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca bankacılık hizmetlerinden alınan faiz, ücret ve komisyon belirleme yetkisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına verilmiştir. Bu nedenle, başvurunuzun TCMB’ye yapılması takdirlerinizdedir. Bilgi edinilmesi rica olunur.

KONUYU BDDK ANLAMAMIŞ, AKÖDE DE ALAKASIZ CEVAPLAMIŞ

Son günlerde AKBANK ile ilgili şikayetler artmış durumda. AKBANK eski müdürlerinden biri ve Adalaet Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğüne bağlı Bankacı Bilirkişisi olarak ağırlıklı Dolandırıcılık dosyalarına Bilirkişi Raporu hazırlamaktayım. AKBANK ile ilgili Dolandırıcılık davalarında yukarıda bahsettiğim AKÖDE/TOSLA hesaplarındaki Dijital Güvenlik açığını daha önce detaylı yazmama ve CİMER üzerinden yaptığım başvuruda NET OLARAK belirtmeme rağmen AKÖDE’den gelen cevaba bakar mısınız. Sadece,”Aköde Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlari Hakkında Kanun (“6493 sayılı Kanun”) ve ilgili düzenlemeleri kapsamında TCMB’den almış olduğu faaliyet izinleri çerçevesinde elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Aköde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve alt düzenlemeleri ile 6493 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerine uygun şekilde faaliyette bulunmakta olup bilgilerinize sunarız.” diyerek remen GEÇİŞTİRİLMİŞ. Ben ne sormuşum, gelen cevap ne? Ben, “siz nasıl ve hangi yetki ile faaliyet gösteriyorsunuz” diye bir soru yönetmedim ki! Aynı cevabı sürekli mahkemelere de gönderiyorlar. Soru ne, cevap ne? Hiç alakası yok! Resmen dalga geçiyorlar! Bankacılık temel kurallarından: MÜŞTERİNİ TANI ilkesi resmen ihmal edilmiş!

AKÖDE 2018’DE KURULUP 2019’DA TOSLA’NIN SUNUMU YAPILMIŞTI

AKBANK iştiraki olan AKÖDE, TOSLA uygulamasını 2018’de faaliyete geçirmiş, dönemin Genel Müdürü Hakan BİNBAŞGİL ve o dönem AKÖDE Genel Müdürü Sitare SEZGİN tarafından sunumu yapılmıştı.

AKÖDE YÖNETİMİ SORUNA DUYARSIZ, AKSİYON PLANLARI YOK, HATANIN DEVAMINDA BİR SORUN GÖRÜLMÜYOR

Mevcut Genel Müdür Emel Arsever ile yaklaşık bir saat yaptığım görüşmede ayrıntılı bilgi vermeme rağmen; yeni hesapların ne kadar güvenli olduğunu savunsa da eski hesapların aynı güvenlik sınırları içinde olup olmadığı konusunda “onlar da yeni hesaplar gibi güvenli” diyememekte, konuyu “yasal olarak kimlik doğrulama yapmak zorunda değiliz” gibi akla hayale sığmayacak sığlıkta bir cevap ile geçiştirte. Ama AKÖDE Mahkemelere BASİT USULDE DOĞRULAMA diye hesap sahibini bildirdiklerinde, “niçin o hesabın gerçekte o kişiye ait olamayabileceğini not olarak yazmadıkları, hesabın açılışında yeni hesaplar gibi gerçek kişi doğrula yapılmadığını” yazmadıklarını ise cevapsız bırakabilmekte Hukuk Servisini adres gösterecek kaçamak cevap vermektedir. Olay basit aslında empati yaptığınızda sizin adınıza hesap açılıp vatandaş dolandırılmakta, hiç ilginiz olmadığı halde hesap sizin adınıza olduğu için kendinizi yargılanırken bulabilmektesiniz. Çözüm de belli, GÜVENSİZ HESAPLAR gerçek kimlik teyidi alınana kadar PASİF HALE GETİRİLMESİ. Benim önerim de bu şekilde oldu zaten! Bu nasıl uygulanmaz, akıl alır gibi değil! AKÖDE, “komisyon kazanacak” diye sahte hesaplara göz göre göre nasıl izin verilir ve tedbir alınmaz, savunulur? Hiç bir banka geliri, göz göre göre güvenlik açığı nedeni ile bilgisi dışında açılması ve masum insanların yargılanıp dolandırıcılıktan hapis cezası almasını haklı çıkarmaz! İş Etik kurallarına duyarlı ve Vicdani duyguya sahip hiç bir banka yönetimi de bunu bile bile savunma yapamaz, arkasında duramaz! Sizin para hırsınız bir masum insanın bile hapis cezası alması, sabıkalı hale düşmesini haklı hale getiremez! Mahkemelerde süren binlerce dava varken ( o da şikayet edilenler ) yeni olayların olmaması için eski hesaplara Güvenik tedbiri alınmamasının gerekçesi olamaz!

AKBANK iştiraki AKÖDE’nin TOSLA hesaplarında detaylarını daha önce yazdığım yazıda da belirttiğim gibi resmen dolandırıcıların işi kolaylaştırılmış. Güvensiz (beyana tabi) hesaplar hala aktif! AKÖDE Genel Müdürü Emel Hn. ile yaptığım Nisan ayındaki telefon görüşmede bu konuyu “firmamız kimlik tespiti yapmaya zorunlu değildir” diye geçiştirdi. Yeni hesapların ne kadar güvenli olduğunu anlattı. Kısaca, eski ve halen akttif olan hesap sahiplerinin  şüpheye yer vermeyecek şekilde hesap ismi ve TC’ye ait olduğundan emin değiller. O nedenle BASİT USULDE DOĞRULAMA diye bir kavram uydurup mahkemelere de bu şekilde bildiriyorlar. Ben edeceğim komisyon gelirlerine bakarım, hesap başkalarının adına açılmış, vatandaş dolandırılmış umurumuzda değil konumuna banka kendini nasıl düşürür anlamakta zorlanıyorum. Mahkeme de bildirilen isimlerin şüpheye yer vermeyecek şekilde o kişilere ait olduğunu var sayıp yargılayıp hapis cezaları veriyor. Durum bu kadar vahim!

SORUNU DENEYİMLİ BANKACI CEO KAAN GÜR ÇÖZER

Mahkemeye TOSLA’nın güvenlik açığı ile ilgili gerekli bilgilendirme yaptım, bu iş BDDK ile değil Asliye Ceza Mahkemeleri ile çözülecek belli ki, geç çözülecek ama konunun vahametini anlayacak bir Mahkeme Heyeti mutlaka çıkacaktır. Adalete inancım tam. Hoş, “Bankalardaki BDDK murakıpları bu tür hesaplardaki Güvenlik açıklarını nasıl yakalayıp, tespit edip de müdahale etmezler” diye de düşünmüyor değil insan! Alt kadroların sorunun vahametini anlamama/anlamaya çalışmamaları, çözüm üretmemeleri beni şaşırtsa da, Banka Hesap Güvenliği konusunda hassas olan benin tanıdığım yeni CEO Kaan GÜR bu işe el atıp kısa sürece çözer! MÜŞTERİNİ TANI ilkesi sadece Bankaları değil, TCMB’nin izin verdiği Finans Kurumlarını da kapsar.  Bu işi savsaklamak hiç bir bankaya hele Dijital Bankacılığında Dünya 1.liği alan bankaya hiç yakışmaz! DİJİTALİN BANKASI AKBANK sloganı içi boş olmaması gerekir!

Erol TAŞDELEN– Ekonomist, Adalet Bakanlığı İzmir Bölge Bankacı Bilirkişisi (sc:48413)  

*************

EK OKUMA:

HEPİMİZ DİJİTAL DOLANDICI OLARAK SUÇLANIP YARGILANABİLİRİZ

Dijital dönüşüm ve Bankacılıkta Siber Güvenlik?

 

Okumaya devam et

GÜNCEL

İPA: İstanbul’da her 3 emekliden biri çalışıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) araştırmasına göre kentte bulunan her altı haneden biri emekli aylığıyla geçinirken, her üç emekliden biri resmi olarak çalışmaya devam ediyor.

Yayınlanma:

|

Yazan:

İBB’ye bağlı İPA, İstanbul’da Emekli Olmak 2024” isimli araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Rapora göre İstanbul’da bulunan her altı haneden biri emekli aylığı ile geçiniyor. Kentteki neredeyse her üç emekliden birinin resmî olarak çalışmaya devam ettiği belirtilen raporda, emekli aylığının satın alma gücünün de düştüğü vurgulandı.

Rapora göre 2010’da en düşük emekli aylığı ile 11,4 adet gram altın alınırken, bugünkü emekli aylığı yalnızca 4,4 adet gram altın almaya yetiyor. Raporda İstanbul’da aktif çalışan olmayan ve sadece emekliği aylığı ile geçinen 811 bin 40 hanenin olduğu söylendi, “Sadece emekli aylığı ile geçinen hane oranı ise tüm haneler içerisinde yüzde 16,8 olarak hesaplandı. Her 10 haneden birinin ise en düşük emekli aylığı ile geçinen emekli haneler olduğu görüldü” denildi.

Araştırmada, şu tespitlere yer verildi:

  • “İstanbul’da emeklilerin de dahil olduğu yaşlılık aylığı alanların 2 milyon 420 bin kişi olduğu belirtilirken toplamda her beş kişiden birinin aktif olarak çalışmadığı, pasif gelire sahip sigortalı oldukları görüldü.
  • İstanbul’da yaşlılık veya emeklilik aylığına hak kazanmış vatandaşların yüzde 28,4’ünün resmi olarak çalışmaya devam ettiği görüldü.
  • İstanbul’da 2023 yılında 507 bin 574 kişi EYT Kanunu’ndan faydalandı. Bunların yüzde 52,2’si ise resmi olarak çalışmaya devam etti. Türkiye’de EYT Kanunu’ndan faydalanan emeklilerin resmi olarak çalışmaya devam etme oranının ise yüzde 47,9’da kaldığı görüldü.
  • 2010 yılında asgari ücretten daha fazla olan en düşük emekli aylığının, geçtiğimiz 15 sene içerisinde bir asgari ücretin neredeyse yarısına denk geldiği görüldü. 2010 yılında 680,3 TL olan en düşük emekli aylığı 2024 yılında 10 bin TL olurken asgari ücret 587,85 TL’den 17 bin 2 TL’ye yükseldi.
  • 2010 yılında en düşük emekli aylığıyla 11,4 gram altın veya 453 dolar alınabilirken günümüzde bu durum 4,4 gram altın veya 319 dolara geriledi. Son 15 yıldaki dolar enflasyonu da hesaba katılırsa emekli maaşının satın alım gücünün dolara oranla çok daha fazla düştüğü görülecektir.
  • İstanbul’da 100 metrekarelik ortalama bir konut fiyatı 2010 yılında 224 emekli maaşına denk gelirken 2022 yılında 672 emekli maaşına yükselmiştir. Geçtiğimiz iki yılda konut fiyatlarının yükseliş hızındaki azalma sebebiyle günümüzde 100 metrekarelik bir konut fiyatı 460 adet en düşük emekli maaşına denk gelmektedir.
  • Emekli olduğunu ve hanede çalışan olmadığını söyleyen emekli hanelerin mülkiyet durumuna bakıldığında bu hanelerin yüzde 18,3’ünün kiracı olduğu görüldü. İstanbul’da sadece emekli maaşıyla geçinen toplam kiracı hane sayısı ise 148 bin 420 olarak hesaplandı.”

-ANKA-

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.