Connect with us

BANKA HABERLERİ

BDDK : TL KREDİ YASAĞI için ek açıklama yaptı!

Yayınlanma:

|

BDDK Döviz Varlıkları ile ilgili yeni kurallar belirleyip TL KREDİ KULLANIMI sınırlaması ile ilgili duyurusundan sonra daha ilk iş günü olmadan yeni açıklamalar getirmek zorunda kaldı ve BASIN AÇIKLAMASI yayınladı. Zira; yapılan açıklamada bankacıların dahi anlamadığı gri alanlar söz konusu idi ve banka vitrini olarak biz de buna açıklama getirilmesi gerektiğini yazmıştık.

BDDK’nın yapmış olduğu açıklamada aşağıdaki ifadeler yer aldı:

Bilindiği üzere Kurumumuz tarafından daha önce bankalara, kredilerin kullandırım amacına uygun olmayan işlemlerin gerçekleştirilmesinde kullanılmasının engellenmesi için azami özenin gösterilmesi yönünde talimatlar verilmişti. Ancak bazı şirketlerin, döviz borcu ya da döviz yükümlülüğü olmamasına hatta döviz pozisyon fazlası bulunmasına rağmen, TL kredi kullanarak döviz alımı gerçekleştirdikleri ve döviz pozisyonu tuttukları görülmüştür. Yani üretime, istihdama, yatırıma gitmesi gereken uygun koşullu TL ticari kredi kaynakları, gerçek bir ihtiyaç olmadığı halde bazı şirketlerce döviz alımı amacıyla kullanılmaya devam etmektedir.

Bu itibarla, finansal istikrarın güçlendirilmesi ve kaynakların daha verimli ve üretken
alanlarda kullanılarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını ve kredilerin amacına
matuf bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla gerekli görülen bir makro ihtiyati
tedbir olarak 24.06.2022 tarihli ve 10250 sayılı Kurul Kararı(Karar) alınmıştır.
Bu çerçevede, Kararın uygulanmasına ilişkin yaşanabilecek tereddütlerin
giderilmesi bakımından aşağıdaki açıklamaların yapılmasında fayda görülmüştür:
Karar Kapsamına Dahil Olma Şartları ve Kapsama Dahil Olunmayan Haller:
 1. 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili düzenlemeler uyarınca
bağımsız denetime tabi bir şirket(Şirket) olması,
 2. Şirketin YP nakdi varlıklarının (altın dahil, efektif döviz ile bankalardaki
YP mevduatın) TL karşılığının 15 milyon TL’nin üzerinde olması,
 3. Şirketin YP nakdi varlıkların TL karşılığının; aktif toplamından veya son
1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının yüzde 10’unu aşması.
Herhangi bir şirketin bu Karar kapsamına girebilmesi yukarıdaki her 3 şartın birden
sağlanması gerekmektedir.

1. şartın sağlanmaması halinde, yani bir şirketin ilgili mevzuat uyarınca bağımsız denetime tabi bir Şirket statüsünde olmaması durumunda söz konusu şirket bu Karar kapsamına girmeyecektir.

1.şart sağlanmasına rağmen, 2.şartın sağlanmaması halinde de, yani bir Şirketin YP nakdi varlıklarının TL karşılığının 15 milyon TL’yi geçmemesi durumunda da kredi kullandırılmasına ilişkin herhangi bir kısıtlama olmayacaktır.

1. ve 2. şart sağlanmasına rağmen, Şirketin YP nakdi varlıklarının TL karşılığının, Şirketin aktif toplamının ya da son 1 yıllık satış hasılatının(büyük olan baz alınacaktır) yüzde 10’unu aşmaması halinde de kredi kullandırılmasına ilişkin herhangi bir kısıtlama olmayacaktır.
Yani yukarıda da belirtildiği üzere, bu sınırlamaya tabi olmak için yukarıdaki her 3 şartın
da birlikte sağlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, söz konusu Karar kapsamına gerçek kişiler ile gerçek kişi Şirket
ortakları da girmemektedir.
Uygulamaya ilişkin akışı gösteren şemaya ayrıca aşağıda yer verilmektedir.
Kredi Kullandırım Sınırlamasından İstisna Tutulacak Haller: Yukarıdaki 3 şartın birden sağlanması nedeniyle kredi kullandırım sınırlaması kapsamına giren ancak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ve ilgili mevzuat uyarınca YP cinsinden kredi kullanması da mümkün olmayan Şirketlerin, krediye başvurduğu tarihten itibaren 3 aylık dönem içinde yabancı para net pozisyon açığının bulunduğunu bağımsız denetim kuruluşunca onaylanmış şekilde tespit ettirerek bankaya sunmaları halinde; yalnızca başvuru tarihini izleyen 3 aylık dönemdeki pozisyon açığı ile sınırlı olmak kaydıyla bu Şirketlerin de TL cinsinden nakdi ticari kredi kullanabilmeleri mümkündür.
Bu istisnadan yararlanacak Şirketler için bakılacak kriter, yabancı para pozisyon açığının
bulunması yani önümüzdeki herhangi bir 3 aylık dönemde yapancı para borçlarının(yükümlülüklerinin) yabancı para varlıklarından fazla olması durumudur.
Böyle bir durum söz konusu ise, YP yükümlüklerin YP varlıklarından fazla olduğu tutar
kadar bu Şirketlere de TL cinsinden nakdi ticari kredi kullandırılabilecektir. Uygulamaya ilişkin akışı gösteren şemaya ayrıca aşağıda yer verilmektedir.
Karar kapsamına dahil olan ve olmayan YP nakdi varlıklar: Kararda da belirtildiği üzere YP nakdi varlıklar kapsamına Şirketlerin altın da dahil olmak üzere efektif dövizleri ile bankalardaki YP mevduatları dahil olup, Şirketlerin yurt içi yerleşiklerce YP cinsinden ihraç edilmiş menkul kıymetler ve Eurobond gibi borçlanma araçlarından oluşan diğer parasal varlıkları Kararda belirtilen YP nakdi varlıklar kapsamına girmemektedir. Ancak Şirketlerin, yurt dışı yerleşiklerce YP cinsinden ihraç edilmiş menkul kıymetler ve hisse senetleri ile yurt dışı yerleşiklerle yapılan ters repo gibi diğer parasal varlıkları da Karar kapsamındaki YP nakdi varlık tutarının hesaplamasına dahil edilecektir.
Kapsamın Belirlenmesinde Kullanılacak Bilgi ve Belgeler: Bir Şirketin Karar
kapsamında olup olmadığı, bu Şirketin YP nakdi varlık toplamı ile bağımsız denetimden
geçmiş en güncel finansal tabloları uyarınca aktif toplamı ve son 1 yıllık net satış
hasılatının bağımsız denetim kuruluşu tarafından onaylanarak belgelendirilmesi
suretiyle belirlenecektir. Konsolide finansal tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan
Şirketler için bu değerlendirme konsolide bilanço üzerinden yapılacaktır.
Kapsama Dahil Olmayan Şirketlerin Durumu: YP nakdi varlıklarının TL karşılığı 15
milyon TL’yi aşmayan Şirketler Karar kapsamındaki kredi sınırlamasına dahil olmayacaktır. Ancak, bu Şirketlerin kredi başvuru tarihi itibarıyla,
 Mevcut YP nakdi varlıkları ile en güncel finansal tablolarına göre aktif toplamını ve son 1 yıllık net satış hasılatını bağımsız denetim kuruluşuna tespit ettirmeleri,
 Kullanacakları kredinin vadesi boyunca YP nakdi varlıklarının TL karşılığının 15 milyon TL’yi aşmayacağını ya da aşsa bile aktif toplamından ya da son 1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının yüzde onunu geçmeyeceğini beyan ve taahhüt etmeleri,
 Söz konusu beyan ve taahhüdün banka tarafından kontrolünün sağlanmasını teminen Şirketlerin her ayın ilk 10 iş günü içinde bir önceki ay sonu bilançosuna göre YP nakdi varlıklarının, aktif toplamının ve bir önceki ay sonu itibarıyla son 12 aylık net satış hasılatının güncel değerini bankaya iletmeleri gerekmektedir.
Bu kapsamda Şirketlerden alınacak beyan ve taahhütler için bu aşamada Kurumumuzca standart bir form bildirilmeyecek olup, 15.06.2022 tarihli ve 53262 sayılı talimat yazımızda da belirtildiği üzere kredinin amacına uygun kullanıldığının takibine yönelik olarak, mümkün olduğu ölçüde kredi müşterilerinden belge temin edilmesi, “kredinin amacına uygun kullanıldığının tespitine ve takibine yönelik her türlü bilgi ve belgeyi talep edilmesi halinde bankaya ibraz edeceğine yönelik” taahhütname alınması ve/veya sözleşmelerin bu kapsamda güncellenmesi ve iş süreçlerinin buna uygun hale getirilmesi bankaların sorumluluğundadır.
Sınırlama Kapsamına Giren Ticari Kredi Türleri ve Mevcut Kredi Limitlerinin
Durumu:
Kararda ve yukarıda belirtilen her 3 şartı da sağlayan şirketler için, Karar tarihinden sonra kullandırılacak, TL cinsinden her türlü nakdi ticari kredi sınırlama kapsamına girmektedir.
Rotatif, kredili mevduat hesabı(KMH) veya kurumsal kredi kartları gibi kredi işlemleri yoluyla, Karar tarihinden itibaren gerçekleşecek nakdi ticari TL kredi kullandırımları için her ay sonunda yapılacak bakiye artışı hesaplaması yeni kullandırım olarak kabul edilecek ve her ay sonundaki hesaplama tarihinden önceki ay sonuna göre bakiye artışı olması durumunda, ay sonu itibariyle yapılacak bu hesaplamaya kadar ilgili ticari kredi müşterisinin Kararda belirtilen bağımsız denetim kuruluşu onaylı belgeleri bankaya tevsik etmesi gerekecektir. Gecelik kredilerde de her ay sonunda yapılacak hesaplama tarihi itibariyle bakiye risk tutarı bulunması durumunda, ay sonu itibariyle yapılacak bu hesaplamaya kadar ilgili ticari kredi müşterisinin Kararda belirtilen bağımsız denetim kuruluşu onaylı belgeleri bankaya tevsik etmesi gerekmektedir. Ay sonunda kredi müşterisinin; rotatif, KMH veya kurumsal kredi kartları için bakiye artışının bulunması; gecelik krediler için ise risk tutarının bulunması halinde ve tevsik edilen belgeler çerçevesinde ilgili sınırlama kapsamına girdiğinin tespit edilmesi durumunda, söz konusu müşterilere limit boşluğu olsa dahi yukarıda belirtilen türlerde(rotatif, KMH, kurumsal kredi kartı, gecelik krediler gibi) TL cinsinden yeni bir nakdi ticari kredi kullandırılmaması gerekmektedir.
Bu kapsamda, Karar tarihinden önce müşterilere tahsis edilmiş limitler doğrultusunda kullandırılacak rotatif nitelikli krediler ile KMH, kurumsal kredi kartları ve gecelik krediler
için uygulama yukarıda belirtildiği şekilde yapılacaktır. Dolayısıyla 27 Haziran 2022 tarihiyle başlayan hafta içinde vadesi dolacak, yenilenecek bu tür krediler için ilgili müşterilerin gerekli belgeleri bu ay sonunda yapılacak hesaplamaya kadar ve yalnızca önceki ay sonuna göre bakiye artışı gerçekleşmiş ise tamamlaması gerekmektedir. Karar tarihinden önce kredi başvurusu yapılarak sözleşmesi akdedilmiş ancak henüz kullandırımı yapılmamış ve yalnızca 27 Haziran 2022 tarihiyle başlayan hafta içinde kullandırımı yapılacak olan spot nitelikli TL cinsinden nakdi ticari krediler için ise herhangi bir ilave kontrol yapılmasına gerek bulunmamakta olup, ilgili krediler Karar’dan etkilenmeyecektir.
Doğrudan Borçlandırma Sistemi(DBS) gibi gayri nakdi krediler, nakdi krediye dönüşmediği sürece Karar kapsamında değildir.
Diğer taraftan, Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca ya da 5411 sayılı Bankacılık Kanununun Geçici 32 nci maddesi uyarınca Karar tarihinden sonra yeniden yapılandırılan krediler, yeni kullandırım olarak değerlendirilmeyecektir. Ancak yeniden yapılandırma kapsamında olmayan ve Karar tarihinden sonra sözleşme koşullarının değiştirilmesi suretiyle yenilenen ya da mevcut kredilerin kısmen veya tamamen yeniden finanse edilmesi için kullandırılan kredilerin yeni kullandırım olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Şirketlerin Bağımsız Denetime Tabi Olup Olmama Durumu: Bir şirketin bağımsız denetime tabi olup olmadığı 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397 nci maddesi uyarınca kararlaştırılmış olan 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve ilgili diğer mevzuata göre belirlenmektedir. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin “hesap durumu olarak kabul edilecek belgeler” başlıklı 9 uncu maddesi uyarınca da bankalar söz konusu mevzuat çerçevesinde bir şirketin bağımsız denetime tabi olup olmadığını belirlemekte olup, bu hüküm uyarınca bir şirketin bağımsız denetime tabi olup olmadığı bankalarca bugüne kadar nasıl belirlendiyse, söz konusu Karar uyarınca da aynı şekilde belirlenmeye devam edilecektir.
Kararda Belirtilen “En Güncel Finansal Tabloların”: Kararda belirtilen “en güncel
finansal tablolar” ifadesi ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu
tarafından yayımlanan muhasebe ve finansal raporlama standartları çerçevesinde konsolide finansal tablo hazırlama yükümlülüğü bulunanlardan konsolide; konsolide finansal tablo hazırlama yükümlülüğü bulunmayanlardan konsolide olmayan; aynı standartlara uygun olarak hazırlanıp Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmiş en güncel finansal tablolar kastedilmektedir.
Bağımsız Denetim Kuruluşlarınca Onaylanmak Suretiyle Tevsik Edilmesi Gereken Belgelerin Hazır Olmaması Durumu: Karar tarihinden sonra yapılacak kredi başvuru tarihi itibariyle, bağımsız denetim kuruluşlarınca YP nakdi varlıkları toplamı henüz tespit edilmemiş ya da bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmiş güncel finansal tabloları hazır bulunmayan ya da kredi başvuru tarihini izleyen 3 aylık dönem itibariyle YP net pozisyon açığı bağımsız denetim kuruluşlarınca henüz tespit edilmemiş olan Şirketlerin, bağımsız denetim sürecinin başlatıldığını ilgili bankaya belgelendirmesi ve YP nakdi varlıkları toplamının, aktif toplamının, bir önceki ay sonu itibarıyla son 12 aylık net satış hasılatının ve başvuru tarihini izleyen 3 aylık dönem itibariyle YP net pozisyon açığının güncel değerini ilgili bankaya beyan etmesi ve bu beyana göre yapılacak değerlendirme çerçevesinde söz konusu şirketin Karar kapsamındaki kredi kullandırım sınırlamasına girmemesi kaydıyla, söz konusu Şirketlere TL cinsinden yeni bir nakdi ticari kredi tahsisi yapılması mümkündür. Söz konusu Şirketlerin bağımsız denetim sürecinin başlatıldığını ilgili bankaya beyan etmesine rağmen kredi tahsisinden sonraki 1 ay içerisinde bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmiş güncel finansal tabloları ile bağımsız denetim kuruluşunca onaylanması ve tespit edilmesi gereken diğer bilgi ve belgeleri bankaya tevdi etmemesi ya da tevdi ettiği bilgi ve belgelere göre Şirketin Karar kapsamındaki kredi sınırlamasına dahil olması gerektiğinin anlaşılması halinde, ilgili banka tarafından bu Şirketlere TL cinsinden hiçbir yeni nakdi ticari kredi kullandırılmaması ve bu durumun ivedilikle Kurumumuza bildirilmesi gerekmektedir.
Hesaplamalarda Kullanılacak Döviz Kuru: YP nakdi varlıkların TL karşılığının hesaplanmasında hesaplama tarihine ait TCMB döviz alış kuru kullanılacaktır.
Bankalarca Kuruma Yapılacak Raporlamalar: Karar kapsamında Kurumumuza
yapılacak raporlamalara ilişkin gerekli raporlama formu ve formatı en kısa sürede
Kurumumuzca bankalara duyurulacaktır.
Bankalarca ve Şirketlerce Dikkat Edilecek Diğer Hususlar: Şirketlerin TL kredi talebi öncesi, fiktif işlemlerle borç kaydı yaratma ya da muvazaalı diğer işlemler yoluyla Kararın etrafından dolanmaya yönelik uygulamalara tevessül etmemeleri bakımından bankaların müşterilerini uyarması ve her bankanın, müşterilerinin bu tür dolanma amaçlı YP varlık transferi gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini kendi bankaları özelinde kontrol etmeleri ve böyle bir tespitte bulunmaları halinde ivedilikle Kurumumuza bilgi vermeleri gerekmektedir. Diğer taraftan, Kararın etrafından dolanılması veya etkisiz hale getirilmesine yönelik bu şekildeki yanıltıcı ve muvazaalı işlemler gerçekleştirmek suretiyle bankalarca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlayanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılabileceği de tabiidir.
Ayrıca, Şirketlerin kredi kullandırımı öncesi bankalara verecekleri beyan ve taahhüdün bankalarca kontrolünün sağlanmasını teminen her ayın ilk 10 iş günü içinde bankalara
iletecekleri bilgi ve belgelere göre ya da kredi başvuru tarihi itibariyle hazır bulunmaması nedeniyle kredi tahsisinden sonraki 1 ay içerisinde bağımsız denetim kuruluşunca onaylanarak bankaya sunulması gereken bilgi ve belgelere göre Karara uymadığı tespit edilen veya kredi tahsisinden sonraki 1 ay içerisinde bağımsız denetim kuruluşunca onaylanması ve tespit edilmesi gereken bilgi ve belgeleri bankaya tevdi etmeyen Şirketler hakkında da ilgili banka tarafından ivedilikle Kurumumuza bilgi verilmesi gerekmektedir.

Bankaların söz konusu Kararın etkin bir şekilde uygulanması açısından gerekli özeni göstermeleri ve Kararda açıkça belirtilmemiş olsa bile söz konusu Kararın ruhuna uygun
olmayan işlemlerin gerçekleştirildiğini tespit etmeleri halinde Kurumumuza gerekli bilgilendirmeleri yapmaları ve Karar kapsamında Kurumumuzca talep edilecek raporlamaların doğru ve zamanında yapılmasına dikkat etmeleri gerekmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında

Yayınlanma:

|

Kredi büyüyor, vatandaşın borç yükü ağırlaşıyor: Takipteki bireysel krediler 337 milyar TL’ye ulaştı

Bankacılık sektöründe kredi hacmi büyümeye devam ederken, büyümenin arkasındaki en dikkat çekici gelişme ise bireysel kredilerde bozulan geri ödeme performansı oldu. BDDK verilerine göre 2025 sonundan 24 Temmuz 2026’ya kadar toplam kredi hacmi yaklaşık 4,1 trilyon TL artarak 26,98 trilyon TL seviyesine yükselirken, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplamı 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına dayandı. Aynı dönemde takipteki bireysel kredi tutarı ise 337 milyar TL’ye ulaşarak sadece yedi ayda 100,6 milyar TL arttı.

Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında

BDDK verileri, bireysel tarafta borçlanmanın hız kesmediğini gösteriyor.

Tablonuza göre;

Kredi Türü 2025 24.07.2026 Artış
Tüketici Kredileri + Bireysel Kredi Kartları 5,575 trilyon TL 6,677 trilyon TL %20
Toplam Krediler 22,877 trilyon TL 26,975 trilyon TL %18
Ticari Krediler 17,301 trilyon TL 20,297 trilyon TL %17

Dikkat çeken nokta ise bireysel kredilerin toplam kredi büyümesinden daha hızlı artmasıdır. Bu durum, ekonomik yavaşlama dönemlerinde hane halkının gelir yerine krediyle yaşamını sürdürmeye çalıştığına işaret ediyor.

Asıl alarm takipteki kredilerde

Borç stokunun büyümesi tek başına risk oluşturmayabilir. Ancak ödeme güçlüğü yaşayan kredi miktarındaki artış çok daha önemli bir gösterge.

Tablonuzdaki verilere göre;

Takipteki Kredi Türü Artış
Konut Kredileri %31
Taşıt Kredileri %51
İhtiyaç Kredileri %39
Kredi Kartları %46
Toplam %43

Toplam takipteki bireysel kredi tutarı;

  • 236,4 milyar TL’den
  • 337 milyar TL’ye çıkarak yaklaşık %43 büyüdü.

Bu artış, bireysel kredi hacmindeki %20’lik büyümenin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle; Borç artıyor ama daha önemlisi geri ödenemeyen borç çok daha hızlı artıyor.

En büyük risk ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında

Takibe düşen kredilerin dağılımı incelendiğinde en büyük yükü iki kalem oluşturuyor.

İhtiyaç kredileri: 156,2 milyar TL

Bireysel kredi kartları: 178,8 milyar TL

Bu iki kalem birlikte yaklaşık 335 milyar TL ile toplam takipteki bireysel kredilerin neredeyse tamamını oluşturuyor. Bu tablo, vatandaşın günlük yaşamını finanse etmek amacıyla kullandığı kredilerde ödeme gücünün belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor.

Taşıt kredilerindeki artış dikkat çekiyor

Oransal olarak en sert bozulma taşıt kredilerinde yaşandı.

Takipteki taşıt kredileri;

  • 331 milyon TL’den
  • 499 milyon TL’ye çıkarak %51 arttı.

Bu durum;

  • yüksek faizler,
  • ikinci el araç piyasasındaki durgunluk,
  • gelir artışının kredi maliyetlerini karşılayamaması gibi nedenlerle açıklanabilir.

Faizler vatandaşın ödeme gücünü zorluyor

Son iki yıldır uygulanan sıkı para politikasıyla kredi faizleri tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrediyor.

Yeni kredi kullanmak zorlaşırken mevcut borçların çevrilmesi de maliyetli hale geliyor.

Özellikle;

  • gelir artışının enflasyonun gerisinde kalması,
  • kredi kartlarının günlük harcamaların finansman aracı haline gelmesi,
  • ihtiyaç kredilerinin temel tüketim için kullanılması,

takibe düşen alacakların büyümesini hızlandırıyor.

Bankalar açısından ne anlama geliyor?

Takipteki alacakların yükselmesi bankalar açısından;

  • daha fazla karşılık ayrılması,
  • kârlılık üzerinde baskı,
  • kredi verme iştahının azalması,
  • risk primlerinin yükselmesi anlamına geliyor.

Her ne kadar sektörün genel takipteki kredi oranı uluslararası standartlara göre hâlâ yönetilebilir seviyelerde bulunsa da, bireysel segmentteki hızlı bozulma yakından izleniyor.

Ekonomi açısından mesaj ne?

Bu veriler yalnızca bankacılık sektörünü değil, hane halkının finansal sağlığını da ortaya koyuyor. Borçlanma hızının yüksek seyretmesi tek başına sorun olmayabilir. Ancak geri ödenemeyen borçların kredi büyümesinden iki kat daha hızlı artması;

  • tüketicinin nakit akışında bozulmaya,
  • alım gücündeki zayıflamaya,
  • gelirlerin borç servisinde yetersiz kalmaya başladığına, işaret ediyor.

Önümüzdeki dönemde faizlerin seyri, istihdam piyasası ve gelir artışları bireysel kredi kalitesini belirleyecek en önemli faktörler olacak.

Rakamlar kritik seviyede

24 Temmuz 2026 itibarıyla vatandaşın bankalara olan tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borcu 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına yaklaşırken, takipteki bireysel kredi tutarı da 337 milyar TL’ye ulaştı. Daha da dikkat çekici olan ise takipteki bireysel kredilerdeki %43’lük artışın, toplam bireysel kredi büyümesinin (%20) oldukça üzerinde gerçekleşmesi. Bu tablo, kredi hacmi büyümeye devam ederken ödeme kapasitesinin aynı hızda güçlenmediğini ve hane halkı finansmanında risklerin arttığını gösteriyor

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, “2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk” ifadesini kullandı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, yılın ilk yarısında 31 milyar lira net grup karı elde etti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre Yapı Kredi, 2026’nın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.

Yapı Kredi’nin konsolide finansal tablolarına göre, toplam nakdi kredi hacmi yıl başından bu yana yüzde 14 artışla 2,1 trilyon liraya yükselirken, bankanın aktif büyüklüğü 4 trilyon liraya ulaştı.

Aynı dönemde bankanın toplam müşteri mevduatı 2,1 trilyon lira seviyesine çıkarken, maddi öz kaynak karlılığı yüzde 23,4, konsolide sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 14,4 olarak gerçekleşti. Bankanın yılın ilk yarısındaki net grup karı da 31 milyar lira oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Erün, bankanın yılın ilk yarısında güçlü finansal performansını sürdürdüğünü belirtti.

Erün, ‘2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk. Geniş müşteri tabanımız, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında yer almaya, ekonomimizin üretim, ticaret ve yatırım kapasitesini desteklemeye bu yıl da devam ettik.’ ifadelerini kullandı.

Yılın ilk yarısında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdikleri başarılı işlemlerle bankanın güçlü sermaye yapısını daha da pekiştirdiklerini ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak sağlamayı sürdürdüklerini vurgulayan Erün, yılın ikinci çeyreğinde uluslararası piyasalarda başarıyla tamamladıkları 500 milyon dolarlık ilave ana sermaye tahvil ihracının, bankanın güçlü finansal yapısına ve sürdürülebilir büyüme stratejisine duyulan güveni ortaya koyduğunu aktardı.

Erün, yaklaşık 1,1 milyar dolar tutarında sendikasyon kredisi anlaşmasına imza attıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

‘Sendikasyonumuzun iki ve üç yıllık dilimlerini Sürdürülebilir Finans Çerçevemiz kapsamında yapılandırdık. Uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş fonlama stratejimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz 700 milyon dolarlık DPR işlemiyle de kaynak yapımızı daha da güçlendirdik. Böylelikle son bir yılda yurt dışı piyasalardan sağlamış olduğumuz kaynak 5,8 milyar dolara yükseldi. Bugün Yapı Kredi, bankacılıktan yatırım hizmetlerine, varlık yönetiminden leasing ve faktoringe, ödeme sistemlerinden yurt dışındaki yapılanmalarına kadar uzanan güçlü iştirak yapısıyla müşterilerine uçtan uca finansal çözümler sunuyor.

Her biri kendi alanında değer üreten iştiraklerimizin yarattığı sinerji sayesinde müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına bütüncül çözümler geliştirirken, ülkemiz ekonomisine sağladığımız katkıyı da büyütmeye devam ediyoruz. Güçlü grup yapımız, ortak vizyonumuz ve iştiraklerimizin birbirini tamamlayan yapısı sürdürülebilir büyümemizin en önemli itici güçlerinden biri olmayı sürdürüyor.’

‘Firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ediyoruz’

Yapı Kredi CEO’su Erün, Türkiye ekonomisinin büyümesinde kritik rol üstlenen firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ettiklerine vurgu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Ülkemizin üretim kapasitesini daha verimli ve rekabetçi hale getirmenin yolunun dijital dönüşümden geçtiğine inanıyoruz. Bu anlayışla MEXT işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Üretimde Dijital Dönüşüm Programı kapsamında üretim yazılımlarından elektronik cihaz yatırımlarına, üretim makinelerinden otomasyon çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yatırımları finanse ediyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası kaynağı, KGF teminat desteği ve uygun vadeli çözümlerimizle firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Her üç imalatçı firmadan birinin Yapı Kredi müşterisi olması, ülkemizin üretim dönüşümünde üstlendiğimiz sorumluluğun da önemli bir göstergesi.’

Yapı Kredi’nin girişimcilik ve inovasyon platformu FRWRD çatısı altındaki çalışmalarına da işaret eden Erün, söz konusu çalışmalarla girişimcilerin yatırım kaynaklarına, stratejik iş ortaklarına ve uluslararası pazarlara erişimini desteklediklerini, kurdukları işbirlikleriyle girişim ve inovasyon ekosisteminin yenilikçi çözümlerini müşteri ihtiyaçlarıyla doğru zamanda ve doğru şekilde buluşturduklarını, sektörde inovasyona öncülük ettiklerini belirtti.

Erün, bu yıl FRWRD Global kapsamında yüksek büyüme potansiyeline sahip Türk girişimlerinin Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine açılmalarına katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

‘Bunun yanında CIFAL Istanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Yapı Kredi FRWRD AI Akademisi ile ülkemizin yarınlarına da yatırım yaparak gençlerimizi yapay zeka, girişimcilik ve inovasyon alanlarında geleceğe hazırlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin teknoloji üreten, rekabet gücü yüksek girişimlerinin küresel başarı hikayeleri yazmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.’

‘Bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürüyoruz’

Gökhan Erün, bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürdüklerini belirterek, dijital bankacılıktaki güçlü deneyimlerini kripto varlık alanına taşıyarak güvenli, şeffaf ve regülasyonlarla tam uyumlu bir dijital varlık ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini anlattı.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kripto varlık platformu kuruluş izinlerinin onaylanmasının bu vizyon doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olduğuna işaret eden Erün, faaliyete geçmek için hazırlıkları da aynı kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.

Yapay zekanın sorumlu kullanımına ilişkin yaklaşımlarını da paylaşan Erün, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Yapay zekanın geleceği dönüştüren en önemli teknolojilerden biri olduğuna inanıyoruz. Ancak bu dönüşümün kalıcı değer yaratabilmesi için etik ilkeler ve güçlü yönetişim anlayışının vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Bu anlayışla hazırladığımız Sorumlu Yapay Zeka İlkelerimizde insan haklarına saygıyı, şeffaflığı, hesap verebilirliği, veri güvenliğini ve gizliliğini merkeze alıyoruz. Yapay zekayı yalnızca teknolojik bir yetkinlik olarak değil, güven, sorumluluk ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem

Yayınlanma:

|

Yazan:

Firmalar için daha sıkı denetim, daha fazla sorumluluk ve yeni yaptırımlar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ ile “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ”de önemli değişikliklere gitti. Düzenleme ilk bakışta yalnızca teknik bir revizyon gibi görünse de, aslında firmaların döviz yönetimi, bankaların sorumlulukları ve kamu desteklerinin kullanımına ilişkin oldukça kapsamlı yeni kurallar getiriyor.

Yeni tebliğ, sadece destek oranını veya uygulama süresini düzenlemekle kalmıyor; destekten yararlanma şartlarını yeniden tanımlıyor, usulsüz kullanımlara ağır yaptırımlar getiriyor, TCMB’nin denetim yetkisini genişletiyor ve bankaların yükümlülüklerini artırıyor. Ayrıca uygulamanın süresi 31 Ocak 2027’ye kadar uzatılıyor.

Düzenlemenin arka planı

Son üç yılda uygulanan ekonomi politikalarının temel hedeflerinden biri finansal sistemde Türk lirasının payını artırmak oldu.

Bu kapsamda;

  • Kur Korumalı Mevduat,
  • İhracat gelirlerinin belirli oranının Merkez Bankası’na satılması,
  • Döviz dönüşüm destekleri,
  • TL mevduatı teşvik eden makroihtiyati düzenlemeler,

aynı stratejinin parçaları olarak uygulandı.

Bu yeni tebliğ ise artık sistemin yalnızca teşvik değil, denetim ve yaptırım boyutunu güçlendiren ikinci aşamasına geçildiğini gösteriyor.

En önemli değişiklik: Destek sistemi yeniden yazıldı

Yeni düzenlemeye göre firmalar, yurt dışından elde ettikleri dövizleri bankalar aracılığıyla TCMB’ye sattıklarında, belirlenen şartları sağlamaları halinde çevrilen tutarın %2’si oranında döviz dönüşüm desteği almaya devam edecek. Destek ödemesi TCMB tarafından aracı bankaya aktarılacak ve banka tarafından firmaya ödenecek. Fiili durumdaki %3 destek geçici madde ile artırıldığı için bu süre de 31.01.2027’ye kadar uzatıldı. Bu da fiili %3 desteğin aynen devam edeceği anlamına geliyor.

Ancak bu destek artık otomatik bir hak olmaktan çıkıyor.

Firmanın;

  • TCMB’nin belirlediği döviz pozisyonu sınırlarını aşmaması,
  • Gerekli bilgi ve belgeleri sunması,
  • Destek şartlarını eksiksiz yerine getirmesi,
  • Usulsüzlük yapmaması,

zorunlu hale geliyor.

İlk kez döviz pozisyonu şartı getirildi

Tebliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri “döviz pozisyon oranı” kriteri oldu.

Artık firma destekten yararlanabilmek için belirlenen sınırları aşmadığını bankaya belgelemek zorunda olacak.

Bu uygulamanın amacı;

  • desteklerin gerçekten ihtiyaç sahibi firmalara yönelmesi,
  • döviz biriktirme amacıyla sistemin kullanılmasının önlenmesi,
  • spekülatif işlemlerin azaltılması olarak değerlendiriliyor.

TCMB artık üst limit belirleyebilecek

Önceki sistemde destek daha standart şekilde uygulanıyordu.

Yeni düzenlemeyle birlikte TCMB;

  • firma bazında,
  • sektör bazında,
  • faaliyet hacmine göre,

destek kapsamındaki döviz satışına üst limit koyabilecek.

Bu limit belirlenirken;

  • firma kârlılığı,
  • işgücü maliyeti,
  • yaratılan katma değer

gibi kriterler dikkate alınacak.

Bu düzenleme, yüksek hacimli ancak düşük katma değerli işlemlerle destekten aşırı yararlanılmasının önüne geçmeyi hedefliyor.

En ağır yaptırım usulsüz kullanıma geliyor

Yeni Tebliğin en sert hükümleri 4/A maddesinde yer alıyor. Buna göre;

Eğer firma;

  • gerçeğe aykırı beyanda bulunursa,
  • sahte belge kullanırsa,
  • destekten usulsüz yararlanırsa,
  • amacı dışında işlem yaparsa,

çok ciddi yaptırımlarla karşılaşacak.

Bunlar arasında;

1. Destek tamamen geri alınacak.

2. Kur farkı da tahsil edilecek.

3. TCMB’nin en yüksek gecelik borç verme faizi üzerinden faiz uygulanacak.

4. Merkez Bankası kredilerine erişim engellenecek.

5. Döviz dönüşüm desteğinden belirli süre yararlanamayacak.

6. Gerekirse suç duyurusunda bulunulacak.

Bu yönüyle düzenleme yalnızca mali değil, aynı zamanda hukuki sonuçlar da doğuruyor.

Grup şirketlerine de yaptırım geliyor

Düzenlemenin en dikkat çekici hükümlerinden biri de yaptırımların yalnızca ilgili firmayla sınırlı kalmaması.

Yeni kurala göre;

  • bağlı ortaklıklar,
  • ana şirket,
  • aynı kontrol altındaki şirketler,

de belirli süre destek ve TCMB kaynaklı kredilerden yararlanamayabilecek.

Bu hüküm, grup şirketleri üzerinden dolanma girişimlerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Bankaların sorumluluğu ciddi biçimde artıyor

Yeni düzenleme yalnızca firmaları değil bankaları da yakından ilgilendiriyor.

Aracı bankalar;

  • işlemleri incelemek,
  • belgeleri kontrol etmek,
  • şüpheli işlemleri TCMB’ye bildirmek,
  • gerektiğinde tahsilat yapmak,

zorunda olacak.

Üstelik banka gerekli tahsilatı gerçekleştiremezse TCMB ilgili tutarı doğrudan bankanın Merkez Bankası nezdindeki hesaplarından tahsil edebilecek.

Bu nedenle bankalar artık yalnızca aracılık yapan kurum değil, aynı zamanda ilk denetim hattı konumuna geliyor.

İnceleme sürecinde destek ödenmeyecek

TCMB artık gerekli gördüğü firmaları incelemeye alabilecek.

İnceleme süresince;

  • destek ödemesi yapılmayacak,
  • işlem askıda kalacak.

İnceleme sonunda usulsüzlük bulunursa destek reddedilecek; bulunmazsa ödeme gerçekleştirilecek.

Bu düzenleme özellikle yüksek hacimli ihracat yapan firmalar açısından belge yönetiminin önemini artırıyor.

Destek süresi uzatıldı

Tebliğin geçici maddesiyle birlikte mevcut uygulamanın süresi 31 Temmuz 2026’dan 31 Ocak 2027’ye uzatıldı. Böylece ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sunan firmalar için destek mekanizmasının devam edeceği netleşmiş oldu.

Hangi firmalar daha fazla etkilenecek?

Düzenlemeden özellikle şu sektörlerin etkilenmesi bekleniyor:

  • ihracatçı sanayi şirketleri,
  • otomotiv,
  • tekstil,
  • beyaz eşya,
  • makine,
  • savunma sanayi,
  • yazılım ve bilişim ihracatçıları,
  • turizm gelirleri yüksek işletmeler,
  • serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar.

Bu şirketlerin finans ve muhasebe süreçlerini yeni kurallara göre gözden geçirmesi gerekecek.

Firmalar için yeni riskler

Yeni sistem firmalara önemli avantajlar sunarken bazı riskleri de beraberinde getiriyor.

Örneğin;

  • eksik belge sunulması,
  • yanlış beyan,
  • döviz pozisyonunun doğru hesaplanmaması,
  • grup şirketleri arasındaki işlemlerin hatalı raporlanması,

destek kaybına yol açabilecek.

Dolayısıyla finans, muhasebe ve dış ticaret ekiplerinin koordinasyonu her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Ekonomi yönetimi neyi hedefliyor?

Bu düzenleme yalnızca destek sistemini değiştirmiyor.

Asıl hedef;

  • dövizin bankacılık sistemi içinde kalmasını sağlamak,
  • rezervleri güçlendirmek,
  • kayıt dışı işlemleri azaltmak,
  • kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak,
  • ihracat gelirlerinin takibini artırmak,
  • desteklerin gerçek üreticiye gitmesini sağlamak.

Dolayısıyla yeni Tebliğ, para politikası ile denetim mekanizmasının birlikte çalıştığı yeni bir çerçeve oluşturuyor.

Bankavitrini.com değerlendirmesi

2026/11 sayılı Tebliğ, ilk bakışta döviz dönüşüm desteğine ilişkin teknik bir değişiklik gibi görünse de, içerdiği hükümler itibarıyla destek mekanizmasını “teşvik odaklı” bir modelden “teşvik + sıkı denetim + güçlü yaptırım” modeline dönüştürüyor.

Özellikle gerçeğe aykırı beyan halinde yalnızca desteklerin geri alınmasıyla yetinilmeyip, kur farkı ve faiz uygulanması, Merkez Bankası kaynaklı kredilere erişimin engellenmesi ve gerektiğinde suç duyurusunda bulunulması; kamu kaynaklarının amacına uygun kullanımını sağlama iradesinin güçlendiğini gösteriyor.

Bunun yanında, grup şirketlerini de kapsayan yaptırım mekanizması ve aracı bankalara yüklenen yeni sorumluluklar, finansal sistemde uyum kültürünün önemini artıracak. Büyük ihracatçılar kadar KOBİ ölçeğindeki ihracatçı firmaların da iç kontrol süreçlerini, belge yönetimini ve döviz pozisyonu takibini yeniden yapılandırmaları gerekecek.

Sonuç olarak, bu Tebliğ sadece bir destek düzenlemesi değil; Türkiye’nin TL’leşme stratejisinin yeni aşamasını temsil eden, uyum ve denetim odaklı bir finansal yönetişim düzenlemesi olarak değerlendirilebilir. Firmaların bundan sonraki süreçte yalnızca destekten yararlanmayı değil, bu desteklerin tüm koşullarını eksiksiz yerine getirmeyi de stratejik bir öncelik haline getirmeleri gerekecektir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.