Connect with us

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

BNP Paribas Cardif, temiz kıyılar için kolları sıvadı

BNP Paribas Cardif, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde yaklaşık 3 saat boyunca kıyı temizliği etkinliği gerçekleştirdi

Yayınlanma:

|

 BNP Paribas Cardif, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde kıyı ve deniz temizliğinin önemine dikkati çekti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, BNP Paribas Cardif, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde yaklaşık 3 saat boyunca kıyı temizliği etkinliği gerçekleştirdi.

DenizTemiz Derneği/TURMEPA iş birliği ile düzenlenen kıyı temizliği etkinliğinde, gönüllü Cardif çalışanları tarafından denizden uzaklaştırılan 86 kilogram atık, ayrıştırılarak tekrar ekonomiye kazandırılmak üzere belediyeye iletildi.

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde kıyı ve deniz temizliğinin önemine dikkati çeken BNP Paribas Cardif Türkiye, yaşanabilir bir dünya hedefiyle farkındalık oluşturan etkinliklerini de sürdürüyor.

20 kişilik Cardif gönüllüsü, karasal atık kaynaklı deniz kirliliğine karşı 10 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’un Sarıyer ilçesinde yer alan Kısırkaya Plajı’nda bir araya geldi.

Cardif gönüllüleri Kısırkaya Plajı’nda yaklaşık 3 saat süren kıyı temizliği etkinliği kapsamında toplamda 86 kilogram kağıt, plastik, metal, cam ve geri dönüştürülemeyen atığı toplayarak denizden uzaklaştırmayı başardı. Toplanan tüm atıklar ayrıştırılarak tekrar ekonomiye kazandırılmak üzere belediyeye teslim edildi.

Etkinlik kapsamında, DenizTemiz Derneği/TURMEPA tarafından interaktif bir eğitim de organize edildi. BNP Paribas Grubu’nun global olarak yürüttüğü 1 Milyon Saat Gönüllülük Programı çerçevesinde iş saatlerinde gönüllük hareketine katkı sağlayan Cardif Gönüllüleri, bir yandan kıyılarımızın temizliğine katkıda bulunurken diğer yandan da denizler ve deniz kirliliğinin doğa ve canlı yaşamına etkileri hakkında önemli bilgiler aldı.

Sosyal sorumluluk faaliyetlerinde sivil ve çevresel bileşenleri önemseyen BNP Paribas Cardif Türkiye, kurumsal sosyal sorumluluk politikasında ağırlıklı olarak Çevre, Dayanışma ve Kültüre odaklanıyor.

Gelecekte yaşanabilir bir dünya hedefiyle pozitif etki oluşturmak üzere kıyı temizleme etkinliğinde bir araya gelen BNP Paribas Cardif gönüllüleri, önümüzdeki dönemde de farklı etkinliklerle, çevre, sürdürülebilirlik ve atık yönetimi ile ilgili farkındalık yaratan çalışmalara imza atmaya hazırlanıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Citi: Yapay zekâ bankacılık sektöründe birçok kişiyi işinden edecek

ABD’nin büyük bankalarından Citigroup yayımladığı bir raporda, yapay zekânın finans alanındaki işleri diğer sektörlere göre daha fazla etkileyeceğini belirtti.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Citigroup Inc., yapay zekanın bankacılık sektöründe diğer sektörlere kıyasla daha fazla iş pozisyonunu etkileyeceğini ve birçok kişiyi işinden edeceğini açıkladı. Banka, çarşamba günü yapay zekâ ile ilgili yayımladığı yeni raporda, bankacılıktaki işlerin yaklaşık yüzde 54’ünün otomatikleştirilme potansiyelinin yüksek olduğunu belirtti.

Citigroup’un Baş Teknoloji Sorumlusu David Griffiths, yeni rapora eşlik eden bir açıklamada, üretken yapay zekânın “bankacılık sektöründe devrim yaratma ve karlılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu” söyledi. Griffiths açıklamasında, “Citi’nin ve çalışanlarımızın gücünü artırmak için yapay zekâyı güvenli ve sorumlu bir şekilde uygulamaya odaklandık.” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka küresel ekonomiyi nasıl etkileyecek? - Sözcü

Dünyanın en büyük bankaları, çalışanların üretkenliğini artırmalarına ve maliyetleri düşürmelerine yardımcı olacağı vaadiyle, geçen yıl yavaş yavaş yapay zekâyla ilgili daha fazla deneme yapmaya başladı. Örneğin Citigroup, 40 bin kodlayıcısını farklı yapay zekâ teknolojilerini deneme yeteneğiyle donatacağını duyurdu. JPMorgan Chase & Co. CEO’su Jamie Dimon ise, teknolojinin işverenlerin haftalık çalışma süresini sadece 3,5 güne indirmesine olanak sağlayacağına inandığını açıkladı. Öte yandan, Deutsche Bank AG, müşteri portföylerini, ING Groep NV ise borcunu ödemeyen müşterilerini yapay zekâ ile tarıyor.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Şişe/kutu başına 25 kuruş ödenecek

Hem vatandaş hem devlet hem çevrenin kazanacağı depozito iade dönemi başlıyor, 0.1 ile 3 litre hacme sahip tek kullanımlık ambalajlar geri dönüşecek. Şişe-kutu başına 25 kuruş ödenecek. Bu paralar alışverişte kullanabilecek

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yönetilen “Depozito Yönetim Sistemi” çalışmalarında sona gelindi. Ulusal çapta 2025’te devreye alınması planlanan depozito iade sistemiyle 0.1 litre ile 3 litre hacme sahip tek kullanımlık ambalajlı; alkolsüz içecek, içme kaynak suları, doğal mineralli sular, alkollü ve alkolsüz bira, malt içecek, enerji, sporcu içecekleri, şarap, meyve suları, süt ve içilebilir süt ürünlerinin ambalajları geri dönüşecek. 

5000 İADE MAKİNESİ 

Bakanlık, ilk etapta 5 bin noktada iade sistemi kurmayı planlarken, makineler için kurulum noktaları tespitleri de sürüyor. Belediyeler, Millet Bahçeleri ve üniversitelerden başlamak üzere; zincir marketler, alışveriş merkezleri, oteller, restoran ve kafeteryalar gibi insan trafiğinin yoğun olduğu alanlar uygulamaya dahil edilecek. Vatandaşa iade ettiği her bir şişe/kutu için 25 kuruş depozito ödenecek. Depozito bedeli, bakanlığa bağlı Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın altyapısı üzerinden açılacak “e-cüzdan” hesabında toplanacak. Vatandaş biriken paralarını alışverişlerde kullanılabilecek.

Şişe/kutu başına 25 kuruş ödenecek

‘SIFIR ATIK’LA 59.9 MİLYON TON KAZANIM

Çevre Bakan-lığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen ve küresel bir çevre hareketine dönüşen “Sıfır Atık” projesi kapsamında 2017’den bugüne kadar 59.9 milyon ton atık ekonomiye kazandırıldı. Geri dönüşümle 185 milyar lira kazanç sağlandı. 498 milyon ağaç kesilmekten kurtarılırken, 5,9 milyon ton sera gazı salımı önlendi.

Meltem Güneş

Okumaya devam et

GÜNCEL

Metale Hayat Veren Kadınlar

Gazeteci Şehriban Kıraç, Türkiye’nin dev fabrikalarında çalışan 40 kadının kah ağlatan, kah güldüren, kah isyan ettiren hikayesini Metale Hayat Veren Kadınlar kitabında kaleme aldı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Demiri eritmiş, otomobil yapmış, buzdolabına kapı takmış, koca kamyona motor üretmiş, tonlarca yükü taşımış kadınlar.

Kendine biçilen kalıpların dışına çıkan, mahalle baskısına uymayan, “gecenin bir vaktinde mesaiye gidilir mi”, “kadın başına onca erkeğin arasında çalışılır mı” “Burada ne işin var, git evde otur, markette çalış” zihniyetine karşı duran “biz burdayız, emeğimizle varız, erkek yaparsa, kadın da yapar” diye ses yükseltenlerin hikayesi.

Gazeteci Şehriban Kıraç, Türkiye’nin dev fabrikalarında çalışan 40 kadının kah ağlatan, kah güldüren, kah isyan ettiren hikayesini “Metale Hayat Veren Kadınlar” kitabında bir araya getirdi.

CİNSİYET EŞİTLİĞİ İSTEYEN KADINLAR

Türk Metal Sendikası’nın örgütlü olduğu Ford Otosan, Otokar, Oyak Renault, Beko, Arçelik, Bosch, MAN, BMC, Vestel, Tofaş gibi dev fabrikalarda çalışan 40 kadının hikayesi anlatan kitap, Türk Metal Sendikası tarafından basıldı. Kitap 8 Mart’ta Kadın İşçiler 29. Büyük Kurultayında dağıtıma çıktı. Kaleme alınan 40 kadının hikayesi öyle hafife alınacak hikayeler değil. Ağır sanayiye gelene kadar hepsi çok ağır hayat deneyimlerinden geçmiş. Kimi öksüz kalmış, kimi sürgün olmuş, kimi çocuk yaşta iş hayatına atılmış. Kimi borç ödemek, kimi çocuklarını okutmak için… Metale Hayat Veren Kadınlar kitabı, çocuğuna daha iyi bir gelecek yaratmak için canla başla çalışan annelerin, avuç açıp kocadan harçlık dilenmek istemeyen, evde de işte de cinsiyet eşitliği isteyen kadınların hikayelerine ışık tutuyor. Metale Hayat Veren Kadınlar kitabı, sesi çıkmayan, bir erkeğe bile selam veremeyen, hakkını yiyen patrona karşı ses yükseltemeyen, fazla mesai parasını işten kovulurum korkusuyla isteyemeyen ama sendikada örgütlenince kocaman bir güç haline gelince, hakkını arayan, mitinglere gidip ön saflarda slogan atan, göz altına alınsa dahi örgütlenme azminden vazgeçmeyen, patrona kafa tutan kadınların hikayesini anlatıyor.

İLK KEZ ŞEHİR DIŞINA ÇIKAN VAR

Gazeteci Şehriban Kıraç, kitabın hazırlık aşamasıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Aylarca süren bir çalışmanın ürünü Metale Hayat Veren Kadınlar kitabı. Kitapta hikayesi anlatılan 40 kadının çoğu vardiyalı çalışıyor. Çoğuyla gecenin bir yarısı oturup söyleşi yaptık. Kimiyle hastanede çocuğunun başında beklerken, kimiyle yemek molasındakyen konuştuk. Bu kitapta hayatları hikayeleştirilene kadar 40 kadın ciddi bir sömürüyle karşı karşıya kalmış. Metal sektöründe çalışınca, başarıyı yakalayınca ve Türk Metal Sendikası’nda örgütlenince ilk kez bulunduğu şehirden dışarı çıkan kadınlar var, ilk kez uçağa binen, ilk kez bir otelde tatil yapan kadınlar, ilk kez dışarıda kendi parasıyla yemek yiyen kadınlar, ilk kez evinden, eşinden, çocuğundan ayrı tek başına şehir dışına çıkan… Bu kitap en çok da zor zanaat olan metal iş kolunda mücadelenin, karşı durmanın, başarmanın, güçlü kadın olmanın hikayesi var.

Metale Hayat Veren Kadınlar kitabında yer alan bazı kadınlar hikayelerini şöyle anlatıyor:

İLK KEZ SENDIKA SORDU DERDİMİ SIKINTIMI

ARÇELİK’te çalışan Emel Büyükkoz: Daha çocukken anne baba ayrılıyorsa, onların kızlarının hayata tutunmak için başlı başına bir hikaye yazması gerekiyor. Emel Büyükköz, “Annemin yaşadığı hikayeyi yaşadım, bir farkım vardı ben koca dayağı da yedim” diyor. Sendikaya üye olduğunda yöneticiler sormuş bir sıkıntınız bir ihtiyacınız var mı diye, “Ben hiç hayatımda görmemişim ki ne derdin var diye soranı. İlk kez sendika sordu derdimi sıkıntımı” diyor Emel. Hayatında hiç Ankara’yı, Anıtkabir’i görmemiş, otelde tatil nedir bilmemiş, yardım nedir görmemiş Emel. Ama sendika sayesinde çay molası nedir onu görüyor, ayakkabı, erzak yardımı nedir onu anlıyor.

TEMİZLİKÇİLİKTEN TAKIM LİDERLİĞİNE

MAN’da çalışan Meral Yurtalan: İlkokuldayken tarla, çapa, ekin biçme, inek sağma dahil her işi yapmış Meral Yurtalan. Baskıcı bir ailede büyüyor, ortaokuldan sonra Çubuk küçük yer kız çocuğu okula gitmez denip okutulmuyor. 15 yaşında kendisinden 14 yaş büyük biriyle evlendiriliyor. Sorumsuz bir koca, evin ve iki çocuğun tüm sorumluğu Meral’de. Güvencesiz, sigortasız, az maaşla birçok işte çalışıyor. Sonra MAN’a giriyor temizlikçi olarak. Kadın eli titremiyor diye boyama bölümüne geçiyor, zamanla takım lideri oluyor. Türk Metal Sendikası ile tanışıyor. Sendikaya üye olmadan tatil nedir, kafa dinlemek nedir, otele gitmek nedir bilmiyor Meral. “Artık başım zora girdiğinde gideceğim bir kapım var” diyor Meral.

AİLENİN İLK ÇALIŞAN KADINIYIM

MURAT TİCARET’te çalışan Badegül Akbaş: Badegül Akbaş’ın mücadelesi, hayatta tutunma hikayesi ta çocukluğunda başlıyor. Küçük yaşta üvey anne ile tanışıyor, 17 yaşında zorla kendisinden 12 yaş büyük biriyle evlendiriliyor. Sonra koca şiddeti. 18 yaşının başlarında annelik. Ayrılık, 2 küçük çocukla tek başına kalmak… İkinci eş izin vermese de çocuklarının geleceği için ille de çalışma isteği. 7 yıl boyunca işverenin tüm baskılarına, işten atma tehditlerine karşılık örgütlenme azmi. Ve zaferle sonuçlanan Türk Metal Sendikası toplu iş sözleşmesi. Bu azim onu sendikada baştemsilci yapıyor. Badegül’ün bundan sonraki hedefinde çok daha iyi bir sendikacı olmak, tüm arkadaşlarının taleplerini yerine getirmek sıkıntılarını çözmek var.

Hema’da çalışan Emine Özcamca: Çocukluğunu yaşayamayanlardan Emine Özcamca. 12’sinde babasını kaybediyor. Babasız kalmak insanı bir anda yetişkin hale getiriyor. Ortaokul birinci sınıftayken eğitim hayatı bitiyor, çünkü çalışmak zorunda kalıyor. 15’inde evleniyor, 16’sında anne oluyor. Bu zorluklar onu ağır sanayiye yönlendiriyor ve her işin altından da kalkıyor. Başladığı fabrikada önce çaycılık yapıyor, sonra üretim tarafına geçince yolu Türk Metal Sendikası ile kesişiyor. “Sendikaya girdikten sonra kocaman bir aile olduğumuzu anladım. Yani anlayacağınız sendikalıysan çok şeyin oluyor. Metal alanında çalışmak, bana kendimi daha güçlü hissettirdi” diyor Emine.

EGE FREN’de çalışan Sultan Ölçek: O madenci bir babanın çocuğu. Karadeniz kadını. 20 yılı aşkın süredir Türk Metal üyesi. Sultan Ölçek şu anda Şu anda Türk Metal Sendikası İzmir şubesinde disiplin kurulu üyesi. İki kızını tek başına büyütmüş. “Dibe çöktüğüm dönemlerde bile karalar bağlamadım, düştüğüm yerden kalktım. Bugün ayağa kalkmayı başardıysam, haklarımı daha iyi savunabiliyorsam, en önemlisi konuşabiliyorsam arkamdaki güçtendir. Sendikam sayesindedir. Eskiden içime kapanıktım. Adımı söylemekten bile çekinirdim. Artık kendime güveniyorum çünkü örgütlü olmak insanı güçlü yapıyor” diyor Sultan Ölçek.

SENDİKALIYSAK HER ZAMAN 1-0 ÖNDEYİZ

BOSCH’ta çalışan Sabia Güler: 6 yaşındayken Buglaristan’dan ailesiyle Bursa’ya göç etmek zorunda kalıyorlar. Tabi elde avuçta bir şey yok, ev eşyası desen yok, sıcak bir çorbaya bile muhtaçlar aslında. Sabia Güler’in hayatı mücadele ile geçiyor. Şu anki hedefi Bosch’un altın kadınlar takımını oluşturmak. “Ben bu vebali aldıysam onlara en iyi şekilde yardımım dokunsun istiyorum. Kimse yarın bana demesin ki Sabia geldi sendikada oturdu iş yapmadı. Ben çalışmak için buradayım. Çoğunluğun memnuniyeti çok önemli. Bosch’taki 200 kadının 50’si değil, 199 tanesinin memnun olması gerekiyor. Biz Bosch kadınları buradayız ve güçlüyüz, demek istiyoruz” ifadelerini kullanıyor Sabia.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.