2021 Temmuz ile Ekimi arasında ABD’de işlerinden istifa edenlerin sayıları anormal derecede yüksekti ve milyonlarca Amerikalı işlerini bıraktı. Bu aynı zamanda milyonlarca yeni iş fırsatının da olduğu anlamına geliyor. İster ilk defa işe girecek olun ister yalnızca bir iş değişikliği yapmak istiyor olun, bu kılavuzu bir sonraki görüşmenize hazırlanmak için kullanabilirsiniz.
İşte, görüştüğünüz kişileri kendinize hayran bırakmanıza ve istediğiniz pozisyonu almanıza yardımcı olacak cevaplama teknikleriyle birlikte iş görüşmelerinde sık sorulan 10 soru.
1. Bana kendinizden bahseder misiniz ve kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?
Görüşmeyi yapan kişiler adaylar hakkında hikâyeler duymaktan hoşlanırlar. Hikâyenizin harika bir başlangıcı, sürükleyici bir ortası ve görüşmeyi yapan kişinin işi almanız için sizi desteklemesini sağlayacak bir sonu olduğundan emin olun.
Yaptığınız mesleğe ilgi duymanıza neden olan bir olaydan ve daha sonra eğitimizden bahsedin. Hikâyede, akademik eğitiminizin ve şirketin uzmanlaştığı konunun veya sektöre olan tutkunuzun, iş deneyiminizle birleştiğinde sizi bu iş için nasıl mükemmel bir aday haline getirdiğinden bahsedin. Zorlu bir proje yönettiyseniz veya heyecan verici, sıra dışı bir tasarım üzerinde çalıştıysanız bunlardan bahsedin.
Örnek: “Fırsatların sınırlı olduğu küçük bir kasabadan geliyorum. İyi okullar nadir olduğundan, en iyi güncel bilgileri almak için çevrimiçi eğitimi kullanmaya başladım. Kodlamayı burada öğrendim ve ardından bilgisayar programcısı olarak sertifikamı aldım. Ön uç kodlayıcı olarak ilk işime girdikten sonra, zamanımı hem ön hem de arka uç dilleri, araçları ve çerçeveleri konusunda uzmanlaşmaya harcadım.”
2. Bu pozisyonu nasıl duydunuz?
İşverenler, şirketlerini aktif olarak arayıp aramadığınızı, bu rolü bir işe alım personelinden duyup duymadığınızı veya pozisyona mevcut bir çalışan tarafından tavsiye edilip edilmediğinizi bilmek ister. Kısacası onlara nasıl ulaştığınızı bilmek istiyorlar.
Bu pozisyona sizi biri önerdiyse, bu kişinin ismini mutlaka söyleyin. Görüşmeyi yapan kişinin sizi öneren kişiyi zaten bildiğini varsaymayın. Muhtemelen sizi yönlendiren kişiyi nasıl tanıdığınızı da bilmek isterler. Örneğin, siz ve (sizi tavsiye eden) Steve daha önce birlikte çalıştıysanız veya onunla bir etkinlikte kahve içerken tanıştıysanız bundan bahsedin. Bu size daha fazla güvenilirlik kazandırır. Steve şirkette çalışıyorsa ve işe başvurmanızı önerdiyse, neden sizi en uygun aday olarak önerdiğini açıklayın.
Rolü kendiniz araştırdıysanız, dikkatinizi çeken şeyin ne olduğu konusunda net olun; değerlerinizi şirket ve misyonuyla uyumlu hale getirebilirseniz ekstra bonus puan elde edersiniz. İşe alım müdürünü, diğer tüm şirketler yerine bu şirketi seçmenizin birkaç belirli nedeni olduğuna ikna etmelisiniz.
Son olarak, işe alındığınızı varsayarak neden kabul ettiğinizi açıklayın. Bu rol tam olarak uyumlu mu? Kariyerinizde ilerlemek istediğiniz yöne uygun mu? İşe alınmadan önce şirkete aşina olmasanız bile, öğrendikleriniz konusunda hevesli olun ve neden süreçte ilerlemekle ilgilendiğiniz konusunda dürüst olun.
Örnek: “Şirketinizin sayfasını bir süredir takip ettiğim için bu pozisyonu LinkedIn aracılığıyla öğrendim. X, Y ve Z alanlarında yaptığınız iş konusunda gerçekten istekliyim, bu yüzden hemen başvurmak istedim. Pozisyon için gereken beceriler sahip olduğum becerilerle iyi şekilde eşleşiyor ve bu benim için misyonunuza katkıda bulunmak için harika bir fırsat ve aynı zamanda kariyerim için harika bir deneyim gibi görünüyor.
3. Ne tür bir çalışma ortamını tercih edersiniz?
Görüşmeden önce kurum ve kültürü hakkında bilgi edindiğinizden emin olun. Yaptığınız araştırma size burada çok yardımcı olacak. Tercih ettiğiniz ortam, şirketin iş yeri kültürüyle yakından uyumlu olmalıdır (eğer uyumlu değilse, sizin için doğru seçim olmayabilir). Örneğin şirketin web sitesinde düz bir organizasyon yapısına sahip olduğunu veya işbirliğine ve özerkliğe öncelik verdiğini görebilirsiniz. Bunlar, bu soruya verdiğiniz cevapta bahsedebileceğiniz anahtar kelimelerdir.
Görüşmeyi yapan kişi size örneğin “Kültürümüz dışarıdan bakıldığında mesafeli görünüyor, ancak aslında çalışanlar arasında çok az rekabetin olduğu gerçekten rahat bir topluluk” gibi şirket hakkında araştırma yaparken fark etmediğiniz bir şey söylerse, bununla örtüşen bir deneyiminizi anlatmaya çalışın. Amacınız, iş ahlakınızın şirketinkiyle nasıl eşleştiğini paylaşmaktır.
Örnek: “Bu kulağa çok hoş geliyor. Hızlı tempolu çalışma ortamlarını seviyorum çünkü bana her zaman öğreniyorum ve kendimi geliştiriyorum gibi hissettiriyorlar. Ancak rekabet etmek yerine ekip üyeleriyle işbirliği yaptığımda ve insanların ortak bir hedefe ulaşmalarına yardımcı olduğumda gerçekten başarılı oluyorum. Son stajım benzer kültüre sahip bir organizasyondaydı ve bu uyumdan gerçekten keyif aldım.”
4. Zorlu veya stresli durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?
İşveren şunu bilmek istiyor: işi yapmaya devam mı ediyorsunuz, yoksa baskı altında dağılıyor musunuz? Baskı yoğunlaştığında ve teslim tarihleri yaklaştığında sinir krizi geçirmeyeceğinizden emin olmak istiyorlar. Baskı altında sakin kalabilme yeteneği çok değerli bir yetenektir.
Karmaşaya rağmen sakin kaldığınız bir örneği paylaşın. Eğer geliştirdiğiniz bir beceriyse, bunu kabul edin ve gelecekte baskı altında durumlarda süreci daha iyi yönetmek için attığınız adımları ekleyin. Örneğin, stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacak bir farkındalık uygulamasına başladığınızı belirtebilirsiniz.
Örnek: “Stresli durumların her zaman ortaya çıkacağının farkındayım ve kariyerim boyunca bu tip durumlarla nasıl başa çıkacağımı öğrenmek zorunda kaldım. Her yeni deneyimle bu konuda daha iyiye gittiğimi düşünüyorum. Örneğin son şirketimde yeni bir ürün tanıtımı üzerinde çalışırken ekibimde işler planlandığı gibi gitmiyordu. İlk tepkim birini suçlamak yerine bir an durup düşünerek mevcut sorunu nasıl çözebileceğimize dair bazı stratejiler bulmak oldu. Daha önce benzer bir durumda paniğe kapılmış olabilirdim, bu yüzden sakin ve aklı başında kalmak kesinlikle doğru atılmış bir adımdı ve duruma daha net yaklaşmama yardımcı oldu.”
5. Bağımsız olarak mı yoksa ekip halinde çalışmayı mı tercih edersiniz?
Cevabınız, şirket kültürü ve söz konusu iş hakkında yaptığınız araştırmalara göre belirlenmelidir. Bununla birlikte, çoğu çalışma ortamında bir ekibin veya ekiplerin olduğunu göz önüne almalısınız.
Birçok pozisyon diğer insanlarla günlük olarak işbirliği içinde çalışmanızı gerektirirken, bazı pozisyonlar kendi başınıza çalışmanızı gerektirir. Bu soruyu yanıtlarken kişiliğinizin en iyi özelliklerini ve bunların işin gerekliliklerine nasıl uyduğunu vurgulayın. Her iki durumun da avantaj ve dezavantajlarından bahsetmek yararınıza olabilir.
Örnek: “İkisinin karışımından keyif alıyorum. Birlikte strateji oluşturabileceğim, farklı görüşler alabileceğim ve geri bildirim almak için iletişime geçebileceğim bir ekibe sahip olmayı seviyorum. Ancak bağımsız çalışmamı gerektiren görevleri üstlenmekte de rahatım. Sessiz bir alanda tek başıma odaklanabildiğimde işimi en iyi şekilde yaptığımın farkındayım. Ancak en iyi fikirleri bulmak için ekip arkadaşlarımla işbirliği yapmaya gerçekten değer veriyorum.”
6. Birden fazla projede çalışırken nasıl organize olursunuz?
İşverenler üretken ve verimli kalabilmek için zamanınızı ve enerjinizi nasıl kullandığınızı anlamak ister. Ayrıca şirketin programlarının ve iş akışı planlarının dışındaki işleri takip etmek için kendi sisteminizin olup olmadığını da anlamak isterler. Son teslim tarihlerine uyduğunuzu ve bunları ciddiye aldığınızı vurguladığınızdan emin olun.
İşleri düzgün bir şekilde yürüttüğünüz bir örnekten bahsedin. Üzerinde çalıştığınız projelerin öneminden, aciliyetinden ve buna göre zamanınızı nasıl kullandığınızdan bahsedin. Elinizdeki işleri nasıl organize ettiğinizi ve işlere nasıl odaklandığınızı açıklayın.
Örnek: “Genellikle farklı programları kodlamak arasında geçiş yaptığım mevcut işimde bir çok proje yönetmeye alışkınım. Hepsinin yolunda gittiğinden emin olmak için zaman sınırlaması tekniğini kullanıyorum ve takvimimde belirli görevler için zaman ayırıyorum. Bunun, ilk önce yapılması gerekenlere öncelik vermeme gerçekten yardımcı olduğunu ve sorumluluğum altındaki sürekli günlük işleri sorunsuz şekilde yürütmemi kolaylaştırdığını gördüm.”
7. Geçen sene bilgi düzeyinizi geliştirmek için ne yaptınız?
Bu soru pandeminin bir sonucu olarak gündeme gelebilir. İşverenler insanların zamanlarını nasıl farklı şekilde kullandıklarını bilmek ister. Becerilerinizi geliştirmeye veya kurslara katılmaya zaman harcamadıysanız, bu soruyu yanıtlamaktan korkmayın. Sahip olduğumuz her deneyimden dersler çıkarıyoruz.
Mesleki becerilerinizi geliştirmek için zaman harcadıysanız aşağıdakileri söyleyebilirsiniz.
Örnek: “Bu süreçteki boş zaman, kariyerimle ilgili ne istediğim konusunda düşünmem için bir fırsat yarattı. Alanımdaki güncel gelişmeleri takip etmek için birçok dergi okudum ve bazı çevrimiçi kurslar alarak becerilerimi geliştirdim, örneğin…” (ve sonra spesifik olun).
Kişisel gelişiminiz üzerinde çalışmayı seçtiyseniz aşağıdakine benzer bir şey söyleyebilirsiniz.
Örnek: “Herkes gibi ben de geçen yıl günde iki saat işe gidip gelmek zorunda kalmadığım için biraz zaman kazandım. Zamanımı sevdiğim şeylere ayırmaya karar verdim. Böylece gitar çalmayı öğrenmeye ve günlük tutmaya başladım. Bu şekilde kendime vakit ayırdım ve bunun zihinsel sağlığım ve üretkenliğim açısından gerçekten harika olduğunu hissediyorum.”
8. Maaş beklentiniz nedir?
Görüşmeye başlamadan önce başvurduğunuz pozisyon ile ilgili maaşın ne kadar olduğunu bilmelisiniz. Maaş bilgileri için Glassdoor, Fishbowl veya Vault.com gibi web sitelerine göz atın. Ayrıca LinkedIn’de listenizdeki kişilere ulaşarak bu alanda çalışan insanlara da sorabilirsiniz.
İşverenler bu soruyu her zaman soracaktır çünkü her pozisyonun bütçesi vardır ve ilerlemeden önce beklentilerinizin bu bütçeyle tutarlı olmasını sağlamak isterler.
Görüşme sırasında genellikle belirli bir rakam yerine maaş aralığını tartışmanın ve müzakereye yer bırakmanın daha iyi olduğunu unutmayın. Ayrıca, tedbiri elden bırakmamak ve biraz daha yüksek bir rakam vermek daha iyidir, çünkü aşağıya doğru pazarlık yapmak yukarıya doğru müzakere etmekten daha kolaydır. Genel bir kural olarak, maaşla ilgili soruları görüşmeyi yapan kişi sorana kadar gündeme getirmemenizi veya bu konuyu sürecin çok erken bir aşamasında açmamanızı tavsiye ederim.
Örnek: “Becerilerime, deneyimime ve mevcut sektör oranlarına dayanarak, ____ civarında bir maaş talebim bulunmaktadır” (istediğiniz maaş aralığını ve gerekçesini söyleyin).
9. Başka işlere de başvuru yapıyor musunuz?
Görüşmeyi yapan kişiler bu pozisyonla gerçekten ilgilenip ilgilenmediğinizi veya bunun birçok seçenekten sadece biri olup olmadığını bilmek isterler. Basitçe, sizin ilk tercihiniz olup olmadıklarını bilmek istiyorlar. Dürüstlük en iyi politikadır. Başka işlere başvuruyorsanız bunu söyleyin. Başka bir teklif olmadığı sürece nereye başvurduğunuzu söylemenize gerek yok. Ancak diğer şirketlerle işe alım sürecinin neresinde olduğunuzu bilmek isteyebilirler. Görüşmeyi yapan kişi sorarsa aktif olarak iş aradığınızı da belirtebilirsiniz.
Örnek: “Birkaç firmaya daha başvurdum ama şu anda en çok heyecanlandığım pozisyon bu çünkü…”
10. Özgeçmişinizden bir yıl ara verdiğiniz anlaşılıyor. Bunun neden olduğunu bize anlatmak ister misiniz?
Ara verilen yıllar bazı kültürlerde diğerlerinden daha popülerdir. Bazı mesleklerde ara verilen yıllar olumsuz bir anlam taşıyabilir (sektör çok hızlı gelişmiş ve siz güncel bilgileri kaybetmiş olabilirsiniz).
Görüşme yapan kişiye, ara verdiğiniz yılın çocukluktan yetişkinliğe geçişinizi ertelemekle ilgili olmadığını, ancak şu anda kendine güvenen profesyonel kişiye değer kattığından bahsedin. Dünyanın hangi bölgesinde bulunduğunuza ve bunların ne kadar yaygın olduğuna bağlı olarak, işverenler muhtemelen ne yaptığınıza, deneyimlerinizin size nasıl fayda sağladığına ve bu göreve nasıl hazırladığına dair hikâyeler duymak isteyecektir.
Neden bir ara verdiğinize dair kısa bir açıklama yapın, ardından bunun sonucunda geleceğiniz için olumlu bir fark yaratan şeye odaklanın.
Örnek: “Lisenin son yılında kendimi eğitim yolumu seçmeye hazır hissetmedim, bu yüzden hayattaki hedeflerimi belirlemek için birkaç aylığına bir kursa gittim. Biraz gelişigüzel görünebilir, ancak harcadığım zaman aslında liderlik ve iletişim gibi alanlarda pek çok yeni beceri geliştirmeme yardımcı oldu. Bu süre zarfında tutkuma uygun bir diploma almak istediğimi fark ettim ve X bölümüne girdim.”
İyi bir izlenim bırakmak için her soruyu özgüven ve tutkuyla yanıtlamanız gerekir. Ancak önce pratik yapmak gerçekten yardımcı olur. Dikkatli bir hazırlık, kendinden emin ve kontrollü görünmenize olanak tanıyacak ve zorlu rekabet koşullarında ideal bir aday olarak görünmenize yardımcı olacaktır.
HBR