Connect with us

BORSA

MSCI’nin ardından S&P Dow Jones da Türkiye’yi yakın takibe aldı

S&P Dow Jones da Türkiye için alarm verdi: MSCI’dan sonra ikinci büyük endeks sağlayıcısından “yakın izleme” kararı

Yayınlanma:

|

Bankavitrini.com | Özel Haber Analiz

Uluslararası endeks sağlayıcısı S&P Dow Jones Indices (S&P DJI), Türkiye ve Endonezya’yı “Gelişmekte Olan Piyasalar (Emerging Markets)” statüsünden “Sınır Piyasalar (Frontier Markets)” statüsüne düşürülebilecek ülkeler izleme listesine aldığını açıkladı. Bu karar, yalnızca birkaç hafta önce MSCI’nin Türkiye için yaptığı benzer uyarının ardından gelmesi nedeniyle küresel yatırımcılar açısından oldukça kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

İki dünyanın en önemli endeks sağlayıcısının kısa süre içerisinde aynı konuda Türkiye’yi gündemine alması, artık sorunun tek bir kuruluşun değerlendirmesi olmaktan çıktığını ve uluslararası yatırım camiasında ortak bir algının oluşmaya başladığını gösteriyor.

Neler oldu?

Reuters’in aktardığı habere göre;

  • S&P Dow Jones Türkiye ve Endonezya’yı resmi izleme listesine aldı.
  • Gerekçe olarak piyasa şeffaflığı, yatırımcı erişimi ve piyasa işleyişine ilişkin çeşitli sorunlar gösterildi.
  • Nihai karar gelecek yıl yapılacak ülke sınıflandırması incelemesinde verilecek.
  • Aynı dönemde Nijerya ise daha üst kategoriye geçiş için değerlendirilecek ülkeler arasına alındı.

Bu karar neden önemli?

Uluslararası yatırım fonlarının önemli bölümü;

  • MSCI
  • FTSE Russell
  • S&P Dow Jones

gibi endeks sağlayıcılarının sınıflandırmalarını esas alarak yatırım yapıyor.

Bir ülkenin;  Emerging Market → Frontier Market statüsüne düşmesi halinde; birçok pasif fon otomatik olarak o ülke hisselerini portföyünden çıkarmak zorunda kalabiliyor.

Bu durum tamamen yatırım performansıyla ilgili olmayıp, endeks kuralları gereği gerçekleşiyor. Dolayısıyla oluşabilecek satışlar şirketlerin performansından bağımsız olarak yalnızca endeks değişikliği nedeniyle ortaya çıkabiliyor.

MSCI ile S&P neden aynı noktaya geldi?

İki kuruluşun değerlendirmelerinde öne çıkan ortak başlıklar şunlar:

1) Serbest dolaşım (Free Float)

Gerçek anlamda işlem gören pay miktarının yatırımcı açısından yeterince şeffaf olmaması.

MSCI geçtiğimiz haftalarda özellikle;

  • büyük ortak payları
  • ödünç hisseler
  • belirli yatırımcı gruplarının fiili dolaşım içerisindeki etkisini

yakından inceleyeceğini açıklamıştı.

S&P DJI’nin açıklaması da benzer kaygılara işaret ediyor.

2) Piyasa şeffaflığı

Uluslararası yatırımcılar;

  • gerçek sahiplik yapısının
  • halka açık payların
  • işlem gören lotların

daha açık biçimde görülebilmesini talep ediyor.

3) Fiyat oluşumunun sağlıklı olması

Endeks kuruluşları için en önemli kriterlerden biri; “Fiyat gerçekten serbest piyasada mı oluşuyor?” sorusudur.

Likiditesi düşük, dar yatırımcı grubunun yön verdiği hisseler, uluslararası yatırımcı açısından risk olarak değerlendiriliyor.

4) Yatırımcı erişimi

Yabancı yatırımcıların;

  • işlem yapabilmesi
  • takas
  • saklama
  • hukuki süreçler
  • piyasa erişimi

uluslararası standartlarla karşılaştırılıyor.

Türkiye açısından asıl risk ne?

Henüz herhangi bir düşürme kararı alınmış değil.

Ancak artık;

  • MSCI
  • S&P Dow Jones

aynı konuyu resmi inceleme kapsamına almış durumda.

Bu da küresel yatırımcıların dikkatini doğrudan Türkiye’ye çevirmiş bulunuyor.

Endonezya örneği neden önemli?

Endonezya da benzer gerekçelerle MSCI’dan uyarı aldıktan sonra;

  • yabancı fon çıkışları hızlandı
  • borsa dolar bazında ciddi değer kaybetti
  • hükümet serbest dolaşım oranını artıran ve ortaklık yapısı açıklamalarını sıkılaştıran reformlar yapmak zorunda kaldı.

Bu örnek, endeks sağlayıcılarının uyarılarının yalnızca teorik olmadığını; sermaye akımları üzerinde somut etkiler yaratabildiğini gösteriyor.

Türkiye hangi adımları atabilir?

Uluslararası yatırımcı güvenini artırmak için gündeme gelebilecek başlıca alanlar:

  • Fiili dolaşım hesaplamalarının daha şeffaf hale getirilmesi
  • Büyük ortak paylarının görünürlüğünün artırılması
  • Kurumsal yönetim standartlarının güçlendirilmesi
  • Piyasa şeffaflığını artıracak düzenlemeler
  • Yabancı yatırımcı erişiminin kolaylaştırılması
  • Halka açık şirketlerde bilgi paylaşımının geliştirilmesi

Borsa İstanbul için olası senaryolar

Senaryo 1 (En olumlu)

Reformlar yapılır.

MSCI ve S&P mevcut statüyü korur.

Yabancı girişleri yeniden hızlanabilir.

Senaryo 2

İzleme süreci uzatılır.

Belirsizlik devam eder.

Yabancı yatırımcı temkinli kalır.

Senaryo 3 (En olumsuz)

Türkiye Frontier Market statüsüne düşürülür.

Bu durumda;

  • pasif endeks fonlarının önemli bölümü satış yapmak zorunda kalabilir,
  • bazı aktif fonlar yatırım yapma yetkisini kaybedebilir,
  • Türkiye’nin küresel endekslerdeki ağırlığı azalabilir,
  • sermaye girişlerinde zayıflama görülebilir. Ancak etkinin büyüklüğü, o tarihteki piyasa koşulları ve yatırımcı algısına bağlı olacaktır.

Bankavitrini.com Değerlendirmesi

MSCI’nin ardından S&P Dow Jones’un da Türkiye’yi resmi izleme listesine alması, uluslararası yatırım camiasında Türkiye sermaye piyasalarına ilişkin şeffaflık, serbest dolaşım ve piyasa erişimi konularının daha yakından incelendiğini gösteriyor.

Bu aşamada verilmiş kesin bir statü düşürme kararı bulunmuyor. Ancak iki büyük endeks sağlayıcısının benzer kaygıları dile getirmesi, Türkiye açısından güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak düzenlemeler ve piyasa reformları, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsünü koruyup koruyamayacağı açısından belirleyici olacak.

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

NATO’da yeni sinyaller, Ortadoğu’da yeni risk. Gözler Fed tutanaklarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Ankara’da dün başlayan NATO Zirvesi, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırma taahhüdünü somut adımlara dönüştürme çabasına sahne oldu. Trump’ın uzun süredir yaptığı harcama çağrılarına yanıt vermek amacıyla en az 50 milyar dolarlık yeni savunma anlaşmaları devreye alınırken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte savunma sanayisinde devrim çağrısı yaparak ittifakın üretim kapasitesinin hızla artırılması gerektiğini söyledi. Avrupa ülkeleri ABD’nin daha fazla savunma harcaması yönündeki taleplerine yanıt vermeye çalışırken, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski de artan Rus saldırıları karşısında hava savunma sistemleri ve mühimmat desteğinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

ABD Başkanı Trump ise Avrupa müttefiklerini İran savaşında Washington’a yeterli destek vermemekle eleştirirken, Türkiye açısından dikkat çeken mesajlar verdi. Trump, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklarken, F-35 savaş uçaklarının satışına açık olduklarını ifade etti ve iki ülke ilişkilerinin en iyi döneminde olduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye olmasa NATO Zirvesi’ne katılmayacağını belirten Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerinin güçlü olduğunu vurguladı. Trump, Putin ve Zelenskiy’nin barış antlaşmasına istekli olduklarını düşündüğünü ifade ederken, yeniden gündeme taşıdığı Grönland’ın ABD tarafından kontrol edilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları ise ittifak içindeki siyasi gerilimlerin sürdüğüne işaret etti.

Zirvede verilen olumlu mesajlar, Türkiye’nin daha önce satın aldığı 5 adet F-35 uçağının teslim edilebileceğine yönelik beklentileri güçlendirse de, bunun Türkiye’nin F-35 programına yeniden tam anlamıyla dâhil olacağı anlamına geldiğini düşünmüyoruz. Savunma iş birliğinin tam anlamıyla normalleşmesi ise zaman alacağa benziyor. ABD basınında yer alan haberlere göre sürecin ilerlemesi için S-400 meselesinin çözüme kavuşturulması ve Kongre onayının alınması gerekiyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da Kongre’de bu konuda direnç yaşanabileceğine işaret ederken, İsrail ve Yunanistan’ın olası itirazlarının süreci zorlaştırabileceği belirtiliyor. Buna karşın Trump’ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma yönündeki mesajları, Ankara ile Washington arasında son yılların en güçlü normalleşme sinyallerinden biri olarak öne çıkıyor.

Basın toplantısında, Trump’ın “zamanı geldi, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mimikleri ve ABD’li bakanlara yönelik “iyi dinleyin” dercesine yaptığı el işareti, günün en dikkat çekici karelerinden biri oldu. Her ne kadar Trump’ın Türkiye’ye ilişkin açıklamaları Türk mali piyasaları tarafından yakından takip edilse de, piyasa reaksiyonunun ise oldukça sınırlı kaldı. Günlerdir Trump’tan gelecek olumlu sürprizleri fiyatlayan piyasalar, söylem tarafında beklediği mesajları alsa da, bunların kısa vadede somut sonuçlara dönüşeceğine dair güçlü bir işaret göremedi. Bu nedenle iyimserlik fiyatlara beklenen ölçüde yansıyamadı. ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Kongre’nin atacağı adımlar da sürecin seyrini belirleyecek önemli başlıklardan biri olmaya devam edeceğini unutmamak gerekiyor.

Yurt dışı cephede ise, ABD borsaları teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle geceyi düşüşle tamamladı. Beklentilerin oldukça üzerinde finansal sonuçlar açıklayan Samsung Electronics’in ardından piyasalar, güçlü bilançoların dahi yapay zekâ hisselerinde oluşan yüksek beklentileri karşılamaya yetmeyebileceğini düşünürken, çip üreticileri üzerindeki satış baskısı hız kazandı. Bu çerçevede Micron %5’in, SanDisk ise %8’in üzerinde değer kaybederken, Nasdaq 100 endeksi geceyi %1,8 düşüşle tamamladı. Satış baskısını artıran bir diğer gelişme ise Çinli yapay zekâ girişimi DeepSeek’in kendi yapay zekâ çipini geliştirdiğine yönelik Reuters haberi oldu. Bu gelişme, şirketin gelecekte Nvidia ve Huawei’ye olan bağımlılığını azaltabileceği beklentisini gündeme taşıdı. SpaceX, halka arzının üzerinden bir ay bile geçmeden Nasdaq 100 endeksine dâhil olurken, yapay zekâ ve yüksek momentumlu teknoloji hisselerinde görülen genel satış baskısına paralel olarak ilk işlem gününde %7’ye yakın geriledi.

Öte yandan, Orta Doğu’da jeopolitik gerilimin yeniden yükseldiğini söylememiz gerekiyor. ABD, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırıların ardından İran’a yeni hava saldırıları düzenlerken, İran petrolünün uluslararası piyasalarda satışına izin veren lisansı da iptal etti. ABD cephesi seksenden  fazla hedefin vurulduğunu ve ticari gemilere yönelik tehdit oluşturduğu belirtilen İran Devrim Muhafızları’na ait çok sayıda sürat teknesinin imha edildiğini açıkladı. İran ise saldırıları açık bir saldırganlık olarak nitelendirerek sert karşılık verme tehdidinde bulundu. İran medyası, ülkenin önemli enerji tesislerinin çevresinde patlamalar yaşandığını bildirirken, Katar da bir LNG tankerinin insansız hava aracıyla vurulduğunu açıkladı.

Gelişmelerin ardından petrol fiyatları %3’ün üzerinde yükselirken, piyasalarda geçen ay ilan edilen ateşkesin kalıcılığına yönelik soru işaretleri ise yeniden gündeme geldi. Her ne kadar ABD tarafı nihai bir anlaşma için diplomatik temasların sürdüğünü belirtse de, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik etkisi ve bölgede artan askerî hareketlilik, jeopolitik risk priminin yeniden yükselmesine neden oldu. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı %3 yükselerek günlerdir 71 dolar seviyesinde devam eden sessizliğini bozarak bu sabah 76 dolar seviyesinin üzerine yükseldi. Petrolün yükselişi, enflasyon endişelerini de beraberinde getirirken, piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi son bir ayın zirvesi olan %4,5650 seviyesine kadar yükseldi. Her ne kadar çatışmalar henüz tam anlamıyla paniğe yol açmasa da, ateşkes sürecinin kırılganlığını yeniden hatırlattı. Haber akışında ABD Stratejik Petrol Rezervi’nin 1983’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemiş olması da piyasaların gözünden kaçmadı.

Dün gece yapay zekâ temalı hisselerde başlayan kâr realizasyonu, yeni güne başlarken Pasifik’in diğer tarafına da taşındığını görüyoruz. Samsung Electronics’in dün sabah beklentileri aşan finansal sonuçlarına rağmen hisselerindeki sert düşüş ve ABD’de çip hisselerinde yaşanan satışların ardından Güney Kore borsası Kospi %3 gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsası %0,5 geriledi. Hong Kong borsasının %2’yi aşan yükselişi ise bölge piyasalarında ilave kayıpları sınırladı. Yılın en flaş endeksi konumunda olan Kospi endeksinde teknik görünümün pek de hoşumuza gitmediğini peşinen belirtmemiz gerekiyor! Haber akışında, JPMorgan, kısa vadede yapay zekâ hisselerinde oynaklığın sürebileceğini belirtirken, uzun vadeli görünümün ise olumlu kalmaya devam ettiğini belirttiğini not edelim.

NATO liderleri, zirvenin ana oturumu için bugün Ankara’da bir araya gelecek. Avrupa ülkeleri ABD Başkanı Trump’ı ittifaka olan bağlılığını yeniden teyit etmeye ikna etmeye çalışacak. Makro cephede ise gözler bu gece 21.00’de açıklanacak Fed toplantı tutanaklarına çevrildi. Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh dönemine ilişkin ilk önemli ipuçları piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Bu sabah Fed vadeli faiz kontratlarına göre Eylül ayına yönelik faiz artırım beklentisi %63 olarak görülürken, sene sonuna kadar ise 35 baz puan faiz artırımı fiyatlanıyor. ABD tahvil faizlerinin yükselişine paralel dolar endeksi 101 seviyesinin üzerine yükselirken, EURUSD paritesi 1,14 seviyesinin hemen üzerinde tutunmaya devam ediyor. Yakından takip edilen ve son 40 yılın en değersiz seviyelerinde işlem gören Japon yeni, ABD tarım dışı istihdam verisi ardından elde ettiği sınırlı kazanımları koruyamayarak bu sabah yeniden 162 seviyesinin üzerine yükseldi. Uzun vadeli Japon tahvilleri son otuz yılın en yüksek seviyesine gelirken, Japon otoritelerinin piyasaya müdahâle etmeye hazır oldukları yönünde sözlü uyarılarının ise devam ettiğini görüyoruz.

Bitcoin dün bir ara önemle takip ettiğimiz 64 bin dolar seviyesinin üzerini denese de, havanın bozulmasına paralel yeniden 63 bin dolar seviyesinin altına geriledi. Kıymetli metaller cephesinde ise genel hatlarıyla egemen olan limoni seyrin korunmaya devam ettiğini görüyoruz. Altının ons fiyatı bu sabah 4,130 dolar seviyesine gerilerken, gümüş ise 61 dolar seviyesinin altında işlem görüyor. Teknik bir bakış açısıyla, gümüşte 62-63 dolar seviyelerinin üzerinde temiz bir günlük kapanış görmemiz gerekiyor ki bültenimizin de tonu yeniden neşelenebilsin (bakınız grafik). Altın cephesinde ise 200 günlük üssel ortalamaların (EMA) 4,330 dolar seviyesinden geçtiği hatırlatmakta fayda görüyoruz.

Gümüş

17834850815af50d155d0d568b3a3527df5d935042_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

MSCI’dan Türkiye’ye Yeni Uyarı

MSCI’dan Türkiye’ye Yeni Uyarı: Sorun Artık Endeks Değil, Piyasa Güvenilirliği

Yayınlanma:

|

Yazan:

MSCI, Türk sermaye piyasasını yakın izlemeye devam ediyor

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye sermaye piyasalarına yönelik yatırım yapılabilirlik (investability) incelemesini daha da sıkılaştırdı. Kuruluş, yatırım yapılabilirlik açısından risk gördüğü durumlarda Türk sermaye piyasası araçlarını şirket bazında değerlendirmeye devam edeceğini açıkladı.

MSCI’nin son duyurusuna göre;

  • Şirketlerin serbest dolaşımdaki pay (free float) oranları yeniden hesaplanabilecek,
  • Bazı fonların veya hissedarların sahip olduğu paylar “serbest dolaşım dışı (non-free float)” olarak yeniden sınıflandırılabilecek,
  • Bu değişiklikler uygulanmadan önce piyasa katılımcıları önceden bilgilendirilecek.

İlk bakışta teknik görünen bu açıklama, aslında Türkiye sermaye piyasalarının uluslararası yatırımcılar nezdindeki güven algısı açısından oldukça kritik bir mesaj içeriyor.

MSCI neden bu kadar hassas davranıyor?

MSCI endeksleri bugün dünyada trilyonlarca dolarlık pasif ve aktif fon tarafından referans alınmaktadır. Bir hissenin MSCI endekslerinde yer alması yalnızca prestij değil, aynı zamanda otomatik yabancı fon girişini de beraberinde getiriyor.

Dolayısıyla MSCI için en önemli kriterlerden biri; “Bir yabancı yatırımcı bu hisseyi gerçekten serbest piyasadan alıp satabilir mi?” Eğer cevap net değilse, MSCI o hissenin serbest dolaşım oranını düşürüyor veya endeksten tamamen çıkarabiliyor.

Sorunun merkezinde ne var?

MSCI’nin raporlarında son aylarda tekrar eden temel eleştiri şu:

Bazı küçük ve orta ölçekli şirketlerde;

  • şirketle bağlantılı fonların,
  • ilişkili yatırımcıların,
  • koordineli hareket eden hesapların

gerçek serbest dolaşım oranını olduğundan yüksek gösterdiği yönünde uluslararası yatırımcıların ciddi şikâyetleri bulunuyor.

MSCI’ye göre bu durum;

  • fiyat oluşumunu bozuyor,
  • likiditeyi olduğundan farklı gösteriyor,
  • endekslerin sağlıklı hesaplanmasını engelliyor,
  • yabancı yatırımcının risk analizini zorlaştırıyor.

SPK’nın attığı adım olumlu bulundu ancak yeterli görülmedi

MSCI, Sermaye Piyasası Kurulu’nun son dönemde yaptığı düzenlemeleri olumlu karşıladığını açıkça belirtiyor.

Özellikle; ilişkili kişilere ait olduğu tespit edilen bazı fon paylarının serbest dolaşım hesabından çıkarılması önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ancak MSCI’nin mesajı oldukça net: “Düzenleme yapmak yeterli değil. Uygulamanın sonuçlarını görmek istiyoruz.”

Uluslararası yatırımcılar özellikle;

  • gerçek faydalanıcı (beneficial owner) bilgilerinin daha şeffaf açıklanmasını,
  • koordineli işlemlerin etkin biçimde denetlenmesini,
  • manipülasyonlara karşı güçlü yaptırım uygulanmasını,
  • hangi hisselerin riskli kabul edildiğinin kurallara bağlı ve şeffaf biçimde açıklanmasını bekliyor.

Kiler Holding örneği aslında bir prova oldu

MSCI’nin bu yaklaşımı teoride kalmadı. Mayıs 2026 Endeks Gözden Geçirmesi sırasında MSCI, Kiler Holding’in serbest dolaşım oranını yeniden hesapladı.

Yapılan inceleme sonucunda;

  • bazı fon payları serbest dolaşım kapsamından çıkarıldı,
  • Free Float oranı düşürüldü,
  • şirket MSCI Global Small Cap Endeksi’nden çıkarıldı.

Bu karar, MSCI’nin artık yalnızca genel piyasa değerlendirmesi yapmak yerine şirket bazlı detaylı incelemelere geçtiğinin en somut göstergesi oldu.

Kasım 2026 kritik eşik

MSCI daha önce yaptığı Piyasa Sınıflandırması İncelemesi’nde Türkiye için önemli bir takvim açıklamıştı.

Kasım 2026 MSCI Endeks Gözden Geçirmesi’ne kadar;

  • yeterli,
  • somut,
  • güvenilir

ilerleme görülmezse Türkiye hakkında yeni bir danışma (consultation) süreci başlatılabilecek. Bu süreç otomatik olarak Türkiye’nin gelişmekte olan ülke statüsünü kaybedeceği anlamına gelmiyor.

Ancak;

  • Türkiye’nin MSCI kapsamındaki konumu yeniden tartışmaya açılabilir,
  • bazı hisseler farklı şekilde değerlendirilebilir,
  • yabancı yatırımcıların risk primi yükselebilir.

Türkiye neden sadece Endonezya ile birlikte anılıyor?

2026 Market Accessibility Review raporunda dikkat çeken bir başka unsur da şu oldu: MSCI, bu yıl yatırım yapılabilirlik açısından özel uyarı verdiği iki gelişmekte olan ülke olarak yalnızca;

  • Türkiye
  • Endonezya

piyasalarını gösterdi.

Her iki ülke için de ortak sorun;

  • şeffaf olmayan ortaklık yapıları,
  • koordineli işlemler,
  • gerçek serbest dolaşım oranının tespit edilememesi

olarak ifade edildi.

Bu nedenle MSCI, “Information Flow” kriterinde her iki ülkenin notunu aşağı çekti.

Borsa İstanbul açısından ne ifade ediyor?

Bu açıklamalar kısa vadede endekslerde büyük bir değişiklik yaratmayabilir.

Ancak orta vadede;

  • yabancı fon girişleri,
  • Türkiye risk primi,
  • MSCI endeks ağırlıkları,
  • pasif fon akımları

üzerinde belirleyici olabilir.

Özellikle küçük ve orta ölçekli hisselerde serbest dolaşım hesaplarının yeniden gözden geçirilmesi bazı şirketlerin MSCI endekslerinden çıkmasına veya ağırlıklarının azalmasına neden olabilir.

Bu da ilgili hisselerde yabancı kurumsal yatırımcı talebini doğrudan etkileyebilir.

Bankavitrini Analizi

MSCI’nin verdiği mesaj aslında tek bir cümlede özetlenebilir: Sorun artık yalnızca serbest dolaşım oranı değil; piyasanın güvenilirliği ve fiyat oluşum mekanizmasının uluslararası yatırımcı açısından ne kadar sağlıklı çalıştığıdır.

Türkiye son iki yılda makroekonomik dengeleri yeniden kurmaya yönelik önemli adımlar attı. Ancak küresel fonlar açısından yalnızca faiz politikası veya enflasyon yeterli görülmüyor.

Kurumsal yatırımcılar artık;

  • piyasa şeffaflığı,
  • kurumsal yönetişim,
  • gerçek ortaklık yapısı,
  • manipülasyonla mücadele,
  • düzenleyici kurumların etkinliği

gibi alanlarda da somut ilerleme görmek istiyor.

Kasım 2026 MSCI incelemesine kadar atılacak adımlar, yalnızca birkaç hissenin değil, Türkiye sermaye piyasalarının uluslararası yatırımcı nezdindeki algısını da şekillendirecek.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Gözler Ankara’da: NATO Zirvesi ve F-35 mesajları piyasaların radarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD borsaları haftanın ilk işlem gününü yükselişle tamamladı. Yapay zekâ yatırımlarının ikinci çeyrek şirket bilançolarını destekleyeceği beklentisiyle teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi %1’in üzerinde yükselirken, Asya piyasaları bu sabah aynı iyimserliği paylaşmadı. Yatırımcılar, güçlü şirket kârlarından ziyade yapay zekâ yatırımlarının ne kadar sürdürülebilir olduğuna odaklanırken, bölge borsalarında satış baskısı öne çıktı. Bu görünümde, Samsung Electronics’in ikinci çeyrek faaliyet kârının 19 kat artarak yaklaşık 58 milyar dolara ulaşacağını açıklaması da risk iştahını canlandırmaya yetmedi. Beklentileri aşan sonuçlara rağmen Samsung hisseleri gün içinde %8’e yaklaşan değer kaybederken, satışlarda yapay zekâ kaynaklı çip talebinin zirveye ulaşmış olabileceği ve ABD’li teknoloji devlerinin veri merkezi yatırımlarında yavaşlama yaşanabileceği endişeleri etkili oldu.

Gösterge endeks Tokyo Borsası %1,5, son dönemin yıldızı Güney Kore Borsası ise %7’nin üzerinde geriledi. MSCI Asya Pasifik (Japonya hariç) endeksi de %1’e yaklaşan kayıpla işlem görürken, yapay zekâ yatırımlarının hız kesebileceği endişesi teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Döviz piyasasında Japon yeni dolar karşısında 162 seviyesinin üzerinde işlem görerek son 40 yılın en zayıf seviyelerine yakın seyrini sürdürürken, Japon yetkililerden gelebilecek olası bir müdahâle yakından takip ediliyor. Brent petrol önemli bir değişim göstermeyerek 72 dolar civarında dengelenirken, dolar endeksinin ise 100,8 seviyesinde seyrederek teknik açıdan önem verdiğimiz 100,50 seviyesinin üzerinde tutunmaya devam ettiğini görüyoruz.

Piyasaların kılavuzu konumunda 10 yıllık ABD devlet tahvilinin getirisi %4,49 seviyesine hafif de olsa yükselirken, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise limoni havanın korunduğunu görüyoruz. Altının ons fiyatı 4,135 dolar, gümüşün ise 61,20 dolar seviyesine kadar geriledi. Teknik mânâda gümüşte yükseliş isteğinin başladığına kanaat getirebilmemiz için 63 dolar üzerinde temiz bir gecelik kapanış görmeyi bekliyoruz. Altında ise 200 günlük üssel ortalamanın 4,330 dolar seviyesinden geçtiğini not edelim. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin’in son haftalarda 63,770 dolar üzerinde haftalık kapanış yapmakta zorlandığını görüyoruz. Bitcoin için de yükseliş isteğinden söz edebilmek adına 64 bin dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanış görmek isteyeceğiz (bakınız grafikler). Böyle bir durumda daha da yukarıda 75 bin dolar seviyesinin hedef hâline gelebileceğini düşünüyoruz.

Ankara, bugün başlayacak NATO Zirvesi’nde 32 ülkenin liderine ev sahipliği yaparken, gözler ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşmeye çevrildi. Zirvenin öne çıkan başlıklarını Ukrayna’ya destek, savunma harcamaları, Türkiye-ABD ilişkileri, CAATSA yaptırımları ve F-35 programı oluşturuyor. Son dönemde İran krizi ve ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığını azaltma kararları nedeniyle gerilen transatlantik ilişkilerin geleceği açısından kritik önem taşıyan zirvede verilecek mesajlar, jeopolitik risk algısı ve savunma sanayii başta olmak üzere küresel piyasalar tarafından yakından izlenecektir.

Zirve öncesinde haber akışını hızlandıran en önemli gelişme ise New York Times’ın, Trump’ın Erdoğan’a Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılmasına hazır olduğu mesajını vermeyi planladığını yazması oldu. Habere göre iki lider arasında bu konuda mektup teatisi de gündeme gelebilir. Her ne kadar Kongre’nin S-400 sistemi nedeniyle yürürlükte bulunan yasal kısıtlamaları devam etse de, bu haber son dönemde normalleşme sinyalleri veren Ankara-Washington ilişkileri açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.

Zirve, Türkiye açısından da önemli bir diplomatik fırsat sunuyor. Doğu Avrupa’daki güvenlik sorunları ve NATO’nun güney kanadındaki riskler, Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik önemini daha da artırıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Trump yönetiminin CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda güçlü irade gösterdiğini açıklaması da bu beklentileri destekler nitelikte. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, gelişmiş savunma sanayii ve kriz yönetim kapasitesiyle Avrupa-Atlantik ile Orta Doğu güvenlik mimarisinin kesişim noktasındaki rolünü zirve boyunca bir kez daha ön plana çıkarma fırsatı yakalayabileceğine kesin gözüyle bakıyoruz.

Beklentiler seviyesinde açıklanan Haziran ayı enflasyon verisine rağmen, enflasyonist baskıların genele yayılmış olması ve bunun yanı sıra Temmuz enflasyonunun da yüksek gelebileceği endişesine paralel, TCMB’nin 23 Temmuz tarihinde düzenlenecek olağan PPK toplantısında ana duruşunu değiştirmeden korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, TCMB’nin piyasayı %40 olan gecelik faiz yerine politika faizi olan %37’den fonlamaya başlayacağını da tamamen göz ardı etmiyoruz. Bunun için de NATO Zirvesi sonuçlarına paralel Türkiye’ye yönelik fon akışlarını değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Borsa İstanbul bankacılık endeksi, enflasyon verisi ardından TCMB’nin faiz indiriminde zorlanacağı endişeleriyle haftanın son iş günü kaydettiği %4,2 düşüş ardından dün yatay bir seyir izlerken, ana endeks ise gün içi kazanımları koruyamayarak benzer şekilde günü yatay tamamladı. Her ne kadar tonumuz olumsuz olmasa da, büyük resimde, Borsa İstanbul ana endeksine dolar bazlı bakmaya devam ettiğimizi, 330 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir kapanış görmeden henüz hamle yapmanın erken olacağını düşünüyoruz. Bu sabah USDTRY kuru güne 46,80 seviyesinin hemen üzerinde başlarken, CDS risk primi son dönemlerde olduğu üzere 223 baz puanda yatay seyrini korumaya devam ediyor. Tahvil faizlerinde ise 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi henüz %40 seviyesinin etrafındaki dar banttan uzaklaşamadı.

Gözler bir tarafta Nato Zirvesi’ne çevrilmişken, öte yandan yarın ABD Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Kevin Warsh dönemine ait ilk FOMC toplantı tutanaklarını da yakından takip edecektir. Fed faiz vadeli kontratlarına göre, faiz artırım beklentileri zayıf gelen istihdam verisi ve savaş dönemi öncesine dönen petrol fiyatlarıyla zayıflasa da, sene sonuna kadar bir kez 25 baz puan artırım beklentisi korunmaya devam ediyor.

Bitcoin

Bitcoin cephesinde teknik görünümde dikkat çeken en önemli gelişme RSI göstergesinde oluşan pozitif uyumsuzluk. Fiyat yatay bir seyir izlerken RSI göstergesinin daha yüksek dipler oluşturması, satış momentumunun zayıfladığına ve alıcıların yeniden güç kazanmaya başladığına işaret ediyor. Pozitif uyumsuzluklar çoğu zaman yukarı yönlü hareketlerin öncü sinyali olarak değerlendirilse de, bu görünümün teyit edilebilmesi için fiyatın önemli direnç seviyelerini (64 bin) aşması gerekiyor.

1783398644cc279588522beb7a2a73f323fffbe368_1_1200.jpg

Gümüş

178339864498886dc0f4b7ab44080d88a98abcee96_2_1200.jpg 

Altın

17833986458513cd5aa4f02f93b3e1f582ba773a81_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.