Connect with us

Uğur Durak

Olursa Ekim’e Kadar… Olmazsa Kasım’a Kadar!

Yayınlanma:

|

Faiz indirimiydi, kur ayarlamasıydı derken Ekim ayının da sonu geldik. Kasım ayına sadece 10 iş günü kaldı. Hedeflerininiz bu ay tutmadıysa, Kasım da tutar. Zaten banka bilançoları kâğıt üstünde büyüyor demek ki tutmayan hedef yok.

Kasım ayı, “2021 Bankacılık” ödüllerinin dağıtıldığı ay olmakla birlikte 2022 bütçe hedeflerinin belirlendiği en mübarek aydır.

Kasım ayı bütçe ayıdır. Hangi bölge ne kadar büyüyecek, hangi şube hangi üründe fark atacak, hangi portföy ne yapacak hepsi itinayla ittirilmek üzere hummalı bir çalışma ile üst yönetim tarafından bütçeye eklenmektedir.

Vaka sayıları 30.000 sınırı test edip, ekonomi freni patlamış kamyon gibi salınırken Kasım ayında verilen bütçelere gık demeden, “he” demekten başka bir seçeneğiniz yok gibi gözüküyor. Zaten tutmayan hedef yok, hedefini tutturamayan personel vardır.

Bankaların az bilen, çok yanılan bölge derebeyleri ve satış müdürü fedaileri 2022’de yerlerini korumak adına bin bir takla ile çoktan sizin adınıza sözleri vermeye başlamıştır. Sözü veren onlar, verilen sözü tutturmak zorunda olanlar ise emekçi şube ve operasyon kadrolarıdır.

Bölge derebeylerinin diline pelesenk olan o meşhur güdüleme cümlesi yine ve yeniden vizyona girdi: “Arkadaşlar 2022 çok zor bir yıl olacak!” Bankacılık yaptığım yıllarda da revaçtaydı halen daha etkisini sürdüren bu saçma güdüleme cümlesi Muazzez Ersoy’un “Nostalji Serisi” albümleri gibi halen daha iş görüyor. Sanki bir sene önce çok kolaydı da sıkıntıdan şubede “eşli batak” çeviriyorduk. Neyse moral bozmak gibi olmasın ama 2022 çok zor bir yıl olacak.

Zorluğu ekonominin kayış koparmasında kaynaklı olmayacak öncelikle bunu belirtmek isterim. Zorluğu yükselen maliyetler, saklanan batıklar, yıllar önce mantar gibi açılan şube sayıları, düşen işlem hacimleri ve en önemlisi personel giderlerindeki artış kaynaklı olacak. Bu zorluğu aşmak içinde yöntem hiç değişmeyecek personel giderleri kalemini kısmak ilk tercih olacak diyecektim ki, ilk örneğini “Kırmız Beyaz, Köfte Piyaz” gösterdi. Ne güzel üstüne çöktü primlerin ve bunu yaparken tarihi kâr açıklamıştı.

Bu senaryoyu bilmeyen bankacı kaldı mı ki… Kriz dönemlerinde yeterince tecrübe ettik zaten. Bu nedenle şubelerde hedef tutturmak için çalışan emekçilerin dilinde olursa Ekim’e kadar pelesenk oldu. Kasım’dan umutluyuz ama.

Türk-İş’in araştırmasına göre, Eylül’de 4 kişilik ailenin açlık sınırı 3.049,00 TL, yoksulluk sınırı 9.931,00 TL olarak açıklandı. Bankacılık sektörünün maaş ortalaması açlık sınırın azıcık üstünde, yoksulluk sınırın epey altında. Hal böyle olunca korku ve işsizlik baskısı ile iş yaptırma saçmalığı son 10 yıldır olduğu gibi yine gündemde. Mobbing hız kesmeden devam edecek gibi görünüyor. Bu arada mobbing sadece bankacıların değil, yılların nöbetçi TRT sanatçısı Muazzez Ersoy’da vurdu. Yani bu mobbing fena bir ünlü, ünsüz demiyor; ağına düşürdüğünü sömürüyor. Bu yazıda da Muazzez Ersoy’a iyi PR yaptım 🙂

2022 zor bir sene olacaksa, kariyeriniz için alternatif yol haritaları oluşturmaya başladınız mı? Yumurta ve delik üzerinden zaman yönetimi yapıp da bu konuyu son dakikaya bırakmayın derim.

Bu sefer yaklaşan bankacılık krizi 40 yaş üzeri bankacıları fena budayacak, haberiniz olsun. Başınıza fenalık gelmeden geleceğinizi bir zahmet planlamaya başlayın. Hedef ve strateji oluşturun ki binlerce yeni işsiz olarak katılacağınız işsizler ordusundan erken terhis olun.

Storylerde yandım, yıkıldım demekle; mesaj paylaşmakla en fazla birbirinizin gazı alırsınız. Bugün beraber ağladığınız her meslektaşınız, işsizlik oyununda rakibiniz olacak. Netflix’de “Squid Game” izlediyseniz, ne demek istediğimi çok iyi anlamış olacaksınız. 2018 yılında benimle birlikte haksız bir şekilde işten çıkartılan birçok arkadaşım halen daha iş arıyor.

Geleceğinizi bugün alacağınız kararları, yarın uygulamaya başladığınızda ve bunu atalete kapılmadan sürekli bir şekilde uyguladığınızda oluşturma şansına erişirsiniz. Ertelemeyi bırakıp, harekete geçmek işin kolay yolu.

Olursa Ekim’e kadar, olmazsa Kasım’a kadar dediğiniz sürece bir değişiklik beklemeyin. Haydi kalın sağlıcakla…

Hayallerinizi gerçekleştirebileceğiniz, sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir yaşam dilerim. Sınırlı süreli yaşamlarınızın kurallarını siz belirleyin, başkası belirlediği zaman “incinmişlik” hissiyatı yaşamayın. Zira, siz hayat çizginizi belirlemezseniz başkalarının belirlediği çizgide ucunun nereye gittiğini bilmeden ilerlersiniz. Bu da sadece çizgi bitip boşluğa düşene kadar devam eder.

Uğur Durak – Hedef Tutulması Eğitim ve Danışmanlık

www.hedeftutulmasi.com

Uğur Durak

UĞUR DURAK’a veda

Türkiye, doğduğu yerde doymak için didinen bir oğlunu çok erken kaybetti. Halkımızın başı sağ olsun.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Üzücü bir haberle başladım Şeker Bayramı sonrasına… Örgütsüzlükten feryat eden büro çalışanlarının bir parça nefes alması için uğraşan, “Hedef Tutulması” kanalını kuran ve iş yerlerindeki mobbinge karşı mücadele eden Uğur Durak, geçirdiği beyin kanaması sonrasında kaldığı 75 günlük yoğun bakım sürecinden çıkamadı ve 42 yaşında aramızdan ayrıldı.

Uğur ağabey ile yüzyüze görüşemedik. Bunun önemi yoktu, çünkü bazı zamanlar yüzünü görmediğiniz insanlarla kalbiniz aynı tempoda atar, aynı şeyleri hissedersiniz. Uğur Durak, Türkiye’nin zıvanadan çıkmış Banka sektörü tarafından “kullanılıp atılan” çalışanlardan biri. Onu özel kılan ise yaşadığı haksızlıklara rağmen mücadele etmesi ve hakkını almasıydı. “Nemelazımcılık” yapmak yerine haklarının bilincinde bir çalışan olarak hak arama mücadelesini kazanması, bu sektörde çalışan herkese örnek oldu. Yaşadığı tecrübeleri aktardığı “Hedef Tutulması” kanalı, tüm büro çalışanlarının baskılara ve kanun dışılığa karşı sesiydi.

Kendisi ile iletişime geçtiğinizde hemen gözünüze çarpan özelliği; nezaketiydi. Haksızlık yaşayan insanlar, ister istemez ruh olarak katılaşır. Yaşadığı tüm sorunlara rağmen, her sözünü adalet tartısından geçirerek söyledi. Hele bir konu var ki, onun haksızlığa karşı ilkelerini koruması yönündeki hassaslığını gösteren o olayı fark etmem, maalesef kendisini yitirmemizin ardından gerçekleşti. “Keşke”ler birbirini kovaladı. Bu noktada kendisinin anısı ardından özür dilemekten başka bir çarem gözükmemekte maalesef.

42 yaşında bir insan, teknolojinin bu kadar geliştiği çağda eceli ile mi ölmekte peki? Onca yaşadığı haksızlığı, nezaketi ardında yansıtmasa da, hiç mi yara almaz bir insan? Kendisini işsizlik cehennemine atan şirketin, Finans sektöründen elde ettiği kârlar gözümüzün önünden gelirken, bu soruları düşünmemizi gerektirecek çok neden var.

Banka Vitrini [1] sitesinde yazdığı son yazısında, kendisine haksızlık yapanlara şöyle sesleniyordu:

“İşsiz kalmama sebep olan, yayında ve yapımda emeği gecen eski bölge müdürüm E.Ö, Şube Müdürüm H.A.A ve Satış Yöneticim N.K sizlere artık kızmıyorum. Allah sizden razı olsun! Yaptıklarınız sayesinde kendimi yeniden oluşturdum. Sizlerle mücadele ederken kendime olan güvemin arttı, davamı da kazandım. İşten çıkartırken yazdığınız tüm savlar eliniz de patladı. Yüce Türk yargısı haksızlığı çözdü. Sizleri bundan sonrası için Allah’a havale ediyorum, benimle işiniz olmaz varsa günahınız yüce yaradan ile ahirette çözersiniz işinizi.

Halen daha mesleğini yapan ve bu ekonomide verilen saçma hedefleri tutturmak için kendi yaşamını ıskalayan bankacı arkadaşlarım yolunuz açık, işiniz kolay olsun.”

Kendisi affetse de (tabii ki kinaye yapmakta), onunla “tanış olamayanlar” affeder mi? Hayır, affetmeyeceğiz. İnsanları tehdit etmek için “birkaç liralık maliyet” olarak itham eden, oradan oraya sürükleyen, notlarını düşüren, her türlü hakareti edenler mutlaka ki yaptıklarının karşılığını bu dünyada aldılar ve alacaklar. Onlar “yaşayan ölüler” olarak bu yeryüzünün “ahiretinde” hesap vereceklerdir.

Diğer yandan Uğur Durak, insanları aşağılayanlara karşı mücadele eden, başkaldıranların tepkilerinde yaşayacaktır. Dünyayı daha yaşanılır bir yer haline getirmek için okuyan, araştıran, didinen insanların anti-depresan bağımlısı, “birkaç liralık maliyet” olarak haline getirildiği, mutlaka ki yeryüzünden silinip gidecektir.

Türkiye, doğduğu yerde doymak için didinen bir oğlunu çok erken kaybetti. Halkımızın başı sağ olsun.

Özgür Gürsoy

Okumaya devam et

Uğur Durak

UĞUR’umuzu kaybettik!

Yayınlanma:

|

Yazan:

Acımız tarif edilemez. Banka Vitrini‘nin en genç yazarları olan UĞUR DURAK 75 gündür verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Evladımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Hayatını haksızlıklara karşı, onurlu duruşa adadı; mobbing ile mücadele için kalem oynattı; gelen maddi tekliflerini hiç düşünmeden ret etti. Kalemini satmadı. Yazarımız gerçek bir “emekçi dostu” olarak anılacak. Sürekli doğrunun, haklının, halkın yanında durdu. Örnek bir yaşam duruşu sergiledi. Daha yapılacak, yaşanacak, yazacak çok şey vardı, olmadı! Kısa zamanda başarılı işlere imza atarak örnek onurlu yaşam felsefesi bıraktı geriye. Ne kadar değil, Nasıl yaşanması gerektiğinin örneği oldu!

Vizyonu ve Misyonu bundan sonra da Banka Vitrini’nde yaşayacak!

Ruhu şad oldun. Işıklar içinde uyusun. Allah sevenlerine sabır ve uzun ömür versin!

İLKELERİ İLKEMİZ OLMAYA DEVAM EDECEK!

Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil

Erol TAŞDELEN – Banka Vitrini

Okumaya devam et

Uğur Durak

B PLANIN HAZIR MI?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Hepimizin içinde kendi amacımızı bulmaya yönelik bir arzu vardır.

Yaşadığımız her tecrübe bizi asıl hayat amacımızı bulmaya iter. Bazen anlamsızlık yaşarız, bazen sıkıntıdan bunalır, hayattan bezeriz.

İşte bunların hepsi birer habercidir.

Amacımızı nerede, nasıl bulabiliriz?

12 Kasım 2018’de bankacılık hayatım bittiğinde ( performans yetersizliği İş Kanunu 17 ve 18 ) “sudan çıkmış balık gibiydim” desem az kalır adeta dünya başıma yıkılmış gibiydi.

Aradan geçen sadece üç yıl içinde beni bankacılık sisteminin dışına atan sevgili bölge müdürüm Erol’a, şube müdürüm Aybars’a ve satış yöneticim Nurten’e sonsuz sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

Beni ait olmadığım dünyadan, her gün kabuslar gördüğüm rüyamdan, bin bir türlü riyadan kurtardınız. Farkına varmadan bana ne büyük iyilik ettiniz. ( Bu arada davalarımız devam ediyor, hemen güzel söz yazdım diye gevşemeyin! )

Sevgili dostlar uzun zamandır yazılarıma ara verdiğim için sizlerle bir araya gelemedik. 2021 hem benim için hem de şirketim için çok güzel bir yıl oldu.

Hedef Tutulması Eğitim ve Danışmanlık büyümeye devam ediyor. Nasıl bir yoğunluğum olduğunu merak edenler için hemen anlatayım; hafta içi kurumsal eğitimler veriyorum, boş günlerim olduğunda ülkemizin çeşitli üniversite kulüplerine konuşmacı olarak katılıyorum, bir yandan koçluk seanslarım, diğer tarafta danışmanlığını yürüttüğümüz firmaların işleri…

24 saat yetmiyor artık, 25. saati yaşıyorum.

Bu arada her gün Linkedİn ve İnstagram da her sabah 07:00’de içerik paylaşıyorum. Bu anlattıklarım buz dağının görünen kısmı. Biraz da altına bakarsak günde en az 100 sayfa kitap okumaya çalışıyorum, içeriklerim için uzun saatlerimi ekran başında geçiriyorum. Sabah erken saatte sizler işe yetişmeye çalışırken sahilde yürüyüş yapıp, büyük adaya karşı kahve içiyorum. Mesai saatlerimi kendim belirlediğim için kafam rahat. Kurumsal eğitimlerimin olduğu günler ise yürüyüşlerimi akşam saatlerinde kaydırıyorum.

2017 yılında bugün yaşadığım hayatı bana anlatsalar, inanmazdım.

2018 yılında işsiz kalmam neticesinde (halk arasında kovulma) bugün ki hayatıma kavuştum.

2019 da kurduğum şirketim İstanbul’da tanınan kurumsal eğitim firmalarından biri oldu. Şirketi kurduğumdan tam beş ay sonra tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi patlak verdi ve şirketimiz pandemi sayesinde müthiş bir yükseliş trendine girdi.

Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Bu söz benim hayatımı yeniden kodlamamı sağladı. Bu sayede yeni doğan her güne, geceye sonsuz bir huzurla “merhaba” diyorum.

Beni bırakalım şimdilik, sizler nasılsınız?

Piyasada halen daha inatla ve ısrarla bankacılık yapan dostlardan gelen haberlere bakılırsa, mutlu bankacı kalmamış.

Sat baskısı, hedef baskısı, mobbing, gelecek kaygısı, kuş gibi maaşlar ve bunlara ek pandemi koşullarında yaşamaya çalışmak yine TOP10 listesini zorluyor.

Bu durumda nasılsınız? Mutlu musunuz?

En iyi okulları bitirdiniz, çok çalıştınız, işe girdiniz. İşe girince kariyer yapmak ve yükselmek için bu sefer kendinizle yarıştınız, daha çok satarsam daha çok yükselirim telaşına kapıldınız, gerçekte hiçbir şey ifade etmeyen unvanların büyüsüne kapıldınız. Ama mutlu değilsiniz?

7 günlük yaz tatili için 9 ay kredi kartına taksit yaptınız, en pahalı telefonu kullandınız, marka giyindiniz, lüks mekanlarda yemek yediniz, evlatlarınızı özel okullara gönderdiniz, konut kredisi ile ev sahibi olmak istediniz. Daha çok mutsuz oldunuz.

Gizli gizli ağladınız, hiç hak etmediğiniz sözlerin altında ezildiniz, tansiyon ve kalp rahatsızlığı sahibi oldunuz, psikolojik destek aldınız, ilaç kullanmaya başladınız, sorunlarınızı en yakınınıza belki eşiniz ya da anne veya babanıza açamadınız, güçlü durmak için çabaladınız. Yok yine mutluğu ıskaladınız.

Bu yazdıklarımı size yazmıyorum. Ben de hayatımın uzun bir dönemini böyle geçirdim. Mutsuzdum, mutlu olamıyordum, mutluluğun tarif dahi edemiyordum.

Çünkü A PLANLARI dünyasında yaşıyordum.

Mutlu olmak mı istiyorsunuz?

Umutlu olun.

Umutlu insan, mutlu insandır.

Umutsuz insan, mutsuz insandır.

Nedenler dünyasında A Planları ile mutsuz olmak bir seçenek.

Nasıllar dünyasında B Planları ile mutlu olmak da bir seçenek.

Siz hangisini seçmek istersiniz?

B Planınız hazır mı?

17.01.2022’de bu yılın ilk “B Planı Eğitimi” başlıyor. Gelin tanış olalım. Nasıllar dünyasında “B Planı” oluşturalım. İnanın çok zor değil. Yeter ki siz bu konuda kararlı ve umutlu olun.

17.01.2022 Pazartesi, saat 21:00’de Zoom üzerinden başlayacak bu çalışmada yer almak istiyorsanız. Yapmanız gereken [email protected] ‘a kendinizi tanıtan kısa bir mail ve iletişim bilginizi atmak.

Güzel bir gün dilerim.

Uğur Durak

Hedef Tutulması Eğitim ve Danışmanlık Kurucu

Linkedin: ugurdurak34

İnstagram: ugurdurakofficial

Okumaya devam et

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.