Connect with us

BANKA HABERLERİ

POS Skandalının Yeni Halkası: 409 Kartla Yakalandı

LİBYA’DAN ÇIKAN 409 BANKA KARTI TÜRKİYE’YE UZANAN KARA PARA HATTINI MI ORTAYA ÇIKARDI?

Yayınlanma:

|

Libya’da Yakalanan Şüpheli, Türkiye ve BAE Bağlantılı Yeni Bir Kara Para Trafiğini Gündeme Taşıdı

Libya Mali Suçlar, Kara Para Aklama ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele Kurumu (AFCMLTF), 409 adet döviz banka kartı ve elektronik dolandırıcılıkta kullanılmak üzere hazırlanmış 41 adet boş manyetik kartla yakaladığı bir K.A.B. adlı şüpheliyi savcılığa sevk ettiğini açıkladı. Libya makamlarının açıklamasına göre söz konusu kartların amacı, Libya’daki döviz kaynaklarının ülke dışına çıkarılması, Birleşik Arap Emirlikleri’nde nakde çevrilmesi ve daha sonra Türkiye’ye aktarılmasıydı.

Olay, son yıllarda Türkiye, Libya ve Dubai hattında ortaya çıkarılan POS temelli kara para aklama dosyalarını yeniden gündeme taşıdı.

Sistem Nasıl Çalışıyor?

Libya makamlarının açıkladığı şemaya göre süreç şu şekilde işliyor:

1. Kartların Toplanması

  • Libya vatandaşlarına ait döviz kartları organize yapılar tarafından temin ediliyor.
  • Bazı durumlarda kart sahiplerine komisyon ödeniyor.

2. Kartların Ülke Dışına Çıkarılması

  • Kartlar fiziksel olarak Libya dışına taşınıyor.
  • Özellikle BAE ve Türkiye bağlantılı ağlar kullanılıyor.

3. Nakit Çekim

  • Kart limitleri kullanılarak BAE’de ATM’lerden veya finansal kanallardan döviz çekiliyor.

4. Katmanlama (Layering)

  • Nakit para farklı şirketler, döviz büroları ve ticari işlemler görüntüsü altında dolaştırılıyor.

5. Türkiye Ayağı

  • Fonlar çeşitli ticari işlemler, POS hareketleri veya dış ticaret görüntüsü altında sisteme sokuluyor.
  • Böylece paranın kaynağı gizlenmeye çalışılıyor.

Şüpheli, BAE ve Türkiye üzerinden kara para aklama amacıyla kullanılmak üzere hazırlanmış 400'den fazla döviz banka kartıyla birlikte tutuklandı.

Libya-Türkiye POS Dosyalarıyla Benzerlik Dikkat Çekiyor

Bu son operasyon, İstanbul merkezli olarak yürütülen ve Libya kartlarının kullanıldığı büyük POS soruşturmasını yeniden gündeme getirdi.

2025 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda;

  • Çok sayıda kuyumcu,
  • Döviz bürosu,
  • Ödeme kuruluşu,
  • Dış ticaret şirketi,
  • Banka çalışanı,

hakkında işlem yapılmıştı.

İddialara göre Libya’dan getirilen kartlar Türkiye’deki POS cihazlarında gerçek ticaret yapılmamış olmasına rağmen kullanılıyor, böylece milyarlarca dolarlık işlem hacmi oluşturuluyordu.

Libya’nın Asıl Endişesi: Döviz Rezervlerinin Eriyişi

Libya makamları olayın yalnızca kara para aklama boyutuna değil, ülkenin döviz rezervlerinin sistematik biçimde dışarı taşınmasına da dikkat çekiyor.

Petrol gelirleriyle beslenen döviz kaynaklarının;

  • kartlar üzerinden yurtdışına çıkarılması,
  • sahte ticari işlemlerle eritilmesi,
  • kayıt dışı kanallarla dolaştırılması,

Libya ekonomisinde ciddi rezerv kayıplarına yol açıyor. AFCMLTF, son operasyonun “Libya finans sistemini hedef alan büyük ölçekli bir suç planını engellediğini” açıkladı.

Bankalar Açısından Alarm Veren Noktalar

Bu tür dosyalar bankacılık sektörü açısından çok önemli kırmızı bayraklar içeriyor:

Kırmızı Bayraklar

✓ Aynı POS’tan yüzlerce yabancı kart işlemi

✓ Aynı tutarlarda tekrar eden işlemler

✓ Gerçek ticari faaliyetle uyumsuz ciro artışları

✓ Kuyumcu ve döviz bürolarında anormal işlem hacimleri

✓ Libya, Irak ve yüksek riskli bölgelerden yoğun kart kullanımı

✓ Fiziki mal hareketi olmadan gerçekleşen yüksek tutarlı işlemler

Uzmanlara göre bu göstergeler etkin şekilde izlenmediğinde bankalar ciddi uyum ve yaptırım riskleriyle karşı karşıya kalabiliyor.

Türkiye Açısından Risk Nedir?

Türkiye 2021 yılında kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadeledeki eksiklikler nedeniyle FATF gri listesine alınmış, 2024 yılında ise listeden çıkmıştı. Ancak Libya kaynaklı son operasyonlar, uluslararası suç örgütlerinin Türkiye’yi halen önemli bir geçiş ve entegrasyon noktası olarak gördüğüne yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Özellikle;

  • POS sistemleri,
  • ödeme kuruluşları,
  • elektronik para şirketleri,
  • dış ticaret şirketleri,
  • kuyumculuk sektörü,

uluslararası AML denetimlerinde daha fazla inceleme altında kalabilir.

Sonuç

Libya’da ele geçirilen 409 banka kartı, ilk bakışta sıradan bir kaçakçılık vakası gibi görünse de dosyanın işaret ettiği yapı çok daha büyük.

BAE’de nakde dönüşen fonlar, Türkiye’de katmanlandırılan işlemler ve Libya’dan sistematik şekilde çıkan döviz kaynakları; uluslararası kara para aklama ağlarının halen aktif olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin FATF gri listesinden çıkmasının ardından kurulan yeni uyum mekanizmalarının etkinliği ise önümüzdeki dönemde bu tür soruşturmalar üzerinden daha yakından test edilecek gibi görünüyor.

Bankalar için mesaj net: Kart, POS ve sınır ötesi ödeme sistemlerinde görülen olağan dışı hareketler artık sadece bir uyum riski değil, aynı zamanda uluslararası yaptırım ve itibar riski anlamına geliyor.

Kaynak: libyaherald.com

BANKA HABERLERİ

DenizBank’tan karbon yoğun sektörlere dönüşüm finansmanı

DenizBank, sürdürülebilir finansman kapsamını genişletmek ve emisyon yoğun sektörlerin dönüşümünü desteklemek üzere, ana hissedarı Emirates NBD ile birlikte Geçiş Finansmanı Çerçevesi’ni yayımladı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

 Türkiye’de ilk kez ayrı bir kılavuz doküman olarak yayımlanan Geçiş Finansmanı Çerçevesi; yüksek emisyonlu sektörlerin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayan faaliyetlerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması için sistematik bir metodoloji ortaya koyuyor.

DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, bugün yalnızca iklim hedefi değil; ülkelerin büyüme modelleri ve rekabet gücü üzerinde belirleyici bir unsur. Ülkemizde de özellikle AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlamasıyla, ihracatçı sektörlerimiz açısından dönüşüm ihtiyacı daha kritik hale geldi. Bu noktadaki rolümüz ve amacımız, uzun soluklu bir finansman ortağı olarak dönüşüm sürecindeki şirketlerin yanında yer almak. Ana hissedarımız ile birlikte hayata geçirdiğimiz Geçiş Finansmanı Çerçevemizle, özellikle yeşil dönüşümü zor sektörlerdeki şirketlerin kendi somut dönüşüm hedeflerini finanse etmesine imkan tanıyan bir yaklaşım sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de düşük karbonlu ekonomiye adil ve kapsayıcı geçiş için reel sektörün uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi sürdüreceğiz.”

Geçiş Finansmanı Çerçevesi Hakkında

Geçiş Finansmanı Çerçevesi, üretim, demir-çelik, çimento, madencilik, gayrimenkul, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere karbon yoğun ve emisyon azaltımı zor sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu geçiş yolları doğrultusunda karbonsuzlaşmasını desteklemeyi amaçlıyor.

ICMA İklim Geçiş Finansmanı El Kitabı ve İklim Geçiş Tahvili Kılavuzu ile Kredi Piyasası Birliği (LMA), Asya Pasifik Kredi Piyasası Birliği (APLMA) ve Kredi Sendikasyonları ve Alım Satım Birliği (LSTA) tarafından yayımlanan uluslararası rehberler dikkate alınarak hazırlanan Çerçeve’nin uluslararası standartlarla uyumu, bağımsız dış değerlendirici DNV tarafından sağlanan İkinci Taraf Görüşü ile destekleniyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını 555 milyon TL’ye sattı

Garanti BBVA, takipteki krediler portföyünde bulunan yaklaşık 2,64 milyar TL anapara ve akdi faiz bakiyesine sahip tahsili gecikmiş alacaklarını, toplam 555 milyon TL bedelle varlık yönetim şirketlerine sattı.

Banka tarafından yapılan açıklamaya göre satışlar beş ayrı portföy halinde gerçekleştirildi. Portföyleri Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş., Met-ay Varlık Yönetim A.Ş. ve Dünya Varlık Yönetim A.Ş. satın aldı.

Satışa konu alacaklar; kredi, kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi ve kredili mevduat hesabı alacaklarının yanı sıra bunlara bağlı masraf hesapları ve diğer tahsili gecikmiş alacaklardan oluşuyor.

Beş portföyde 2,64 milyar TL alacak

Garanti BBVA’nın açıkladığı satışların ayrıntıları şöyle:

Portföy tarihi Anapara + akdi faiz bakiyesi Satış bedeli Alıcı
20 Temmuz 2026 246,7 milyon TL 79 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
21 Temmuz 2026 541,4 milyon TL 150 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
22 Temmuz 2026 796,7 milyon TL 196 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
23 Temmuz 2026 529,8 milyon TL 90 milyon TL Met-ay Varlık Yönetim
24 Temmuz 2026 526,8 milyon TL 40 milyon TL Dünya Varlık Yönetimi
TOPLAM 2,641 milyar TL 555 milyon TL

Böylece banka, 2 milyar 641 milyon 357 bin TL büyüklüğündeki takip alacağı portföyünü 555 milyon TL nakit bedelle elinden çıkarmış oldu.

Portföyün satış oranı yüzde 21

Satış rakamları dikkat çekici bir başka sonucu da ortaya koyuyor.

Toplam satış bedelinin, açıklanan anapara ve akdi faiz bakiyesine oranı yaklaşık yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle, her 100 TL’lik takip alacağı yaklaşık 21 TL bedelle varlık yönetim şirketlerine devredildi.

Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Bankanın açıkladığı bakiye, anapara ve akdi faiz bakiyesini ifade ediyor. Tahsil kabiliyeti, teminat yapısı, borçluların ödeme gücü ve portföyün yaşlandırması gibi unsurlar bilinmeden satış fiyatını doğrudan “yüzde 79 zarar” olarak değerlendirmek doğru olmaz.

En büyük portföy Gelecek Varlık’a

Satışlarda en büyük payı Gelecek Varlık Yönetimi aldı.

Şirket üç ayrı portföy için toplam 425 milyon TL ödeme yaparken, bu portföylerin toplam anapara ve akdi faiz bakiyesi yaklaşık 1,585 milyar TL oldu.

Met-ay Varlık Yönetim yaklaşık 529,8 milyon TL’lik portföyü 90 milyon TL’ye, Dünya Varlık Yönetimi ise yaklaşık 526,8 milyon TL’lik portföyü 40 milyon TL’ye satın aldı.

Özellikle son portföyde satış fiyatının bakiye içerisindeki oranının oldukça düşük olması dikkat çekiyor. 526,8 milyon TL’lik portföyün 40 milyon TL’ye satılması, yaklaşık yüzde 7,6’lık bir satış oranına karşılık geliyor.

Bankalar takipteki kredileri neden satıyor?

Bankaların tahsili gecikmiş alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satması bankacılık sektöründe olağan bir bilanço yönetimi uygulaması.

Bu işlemler bankalara tahsilat süreci uzayan dosyaları bilançodan çıkarma, operasyonel ve hukuki takip maliyetlerini azaltma, sorunlu kredi portföyünü küçültme ve alacakların gelecekteki belirsiz tahsilatı yerine peşin nakit elde etme imkânı sağlıyor.

Varlık yönetim şirketleri açısından ise denklem farklı çalışıyor. Şirketler alacakları nominal değerlerinin oldukça altında satın alarak uzun vadede borçlulardan gerçekleştirecekleri tahsilatın satın alma maliyetinin üzerine çıkmasını hedefliyor.

Bu nedenle portföylerin hangi fiyatla satıldığı kadar, ilerleyen dönemde ne kadarının tahsil edilebildiği de varlık yönetim sektörünün kârlılığı açısından önem taşıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

DenizBank 4,41 milyar TL’lik sorunlu kredi portföyünü sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

DenizBank, kanuni takip hesaplarında izlenen toplam 4,41 milyar TL anapara büyüklüğündeki tahsili gecikmiş alacak portföylerinin satışını tamamladı. Bireysel ve ticari kredilerden oluşan portföyler Gelecek, Birikim, Dünya, Emir, Adil, Sümer ve Met-Ay Varlık Yönetim şirketlerine devredildi. Bankanın sorunlu kredileri bilanço dışına çıkarma yönündeki bu hamlesi, bankacılık sektöründe artan tahsili gecikmiş alacak satışlarını yeniden gündeme taşıdı.

4,41 milyar TL’lik tahsili gecikmiş alacak el değiştirdi

DenizBank tarafından yapılan açıklamaya göre, bankanın kanuni takip hesaplarında bulunan toplam 4.410.257.248 TL bakiye anapara tutarındaki tahsili gecikmiş alacak portföyünün varlık yönetim şirketlerine satış ve devir sözleşmelerinin imza süreci tamamlandı.

Satışlar ağırlıklı olarak bireysel kredi portföylerinden oluşurken, ticari nitelikteki sorunlu krediler de varlık yönetim şirketlerine devredildi.

DenizBank’ın daha önce ilan ettiği satış takviminde portföylerin 25 Haziran–8 Temmuz 2026 arasında incelenmesi, tekliflerin 9 Temmuz’a kadar alınması ve ihalenin 10 Temmuz 2026’da açık artırma yöntemiyle yapılması planlanmıştı.

Portföyleri hangi şirketler aldı?

DenizBank’ın açıklamasında yer alan devirlere göre önemli büyüklükteki portföyler şu varlık yönetim şirketlerine geçti:

Varlık yönetim şirketi Portföy anapara tutarı Portföy
Gelecek Varlık Yönetimi 404.482.425 TL Bireysel 1
Gelecek Varlık Yönetimi 425.801.499 TL Bireysel 8
Birikim Varlık Yönetimi 346.334.596 TL Bireysel 3
Birikim Varlık Yönetimi 314.248.322 TL Bireysel 10
Birikim Varlık Yönetimi 400.808.580 TL Tarım-İşletme 2
Dünya Varlık Yönetimi 314.447.778 TL Bireysel 9
Emir Varlık Yönetimi 247.471.621 TL Bireysel 1
Adil Varlık Yönetim 426.421.978 TL Bireysel 5
Sümer Varlık Yönetimi 426.141.078 TL Bireysel 2
Sümer Varlık Yönetimi 345.598.739 TL Bireysel 4

Bunların yanında açıklamada 419.333.978 TL’lik Bireysel 5 ve 419.166.655 TL’lik Bireysel 6 portföylerinin de satış kapsamında bulunduğu görülüyor.

KAP açıklamaları da ihale sürecindeki satışları doğruluyor. Örneğin Gelecek Varlık, DenizBank’ın 10 Temmuz ihalesinde 425,7 milyon TL büyüklüğündeki bir bireysel portföyü kazandığını açıklamıştı. Bir başka KAP açıklamasında ise 426,4 milyon TL’lik bireysel portföyün ihalesinin kazanıldığı duyurulmuştu.

DenizBank neden sorunlu kredilerini satıyor?

Bankaların tahsili gecikmiş kredileri varlık yönetim şirketlerine satmasının arkasında temel olarak bilanço temizliği ve tahsilat operasyonunun devredilmesi bulunuyor.

Bir kredi kanuni takibe düştüğünde banka açısından yalnızca tahsilat problemi ortaya çıkmıyor. Aynı zamanda karşılık ayrılması, operasyonel takip maliyetleri, hukuk giderleri ve bilanço kalitesi üzerinde baskı oluşuyor.

Sorunlu kredinin varlık yönetim şirketine satılmasıyla banka;

  • uzun sürebilecek tahsilat sürecini devrediyor,
  • sorunlu kredi stokunu azaltıyor,
  • bilançosundaki aktif kalitesini iyileştiriyor,
  • hukuk ve tahsilat operasyonunun bir bölümünden çıkıyor,
  • satıştan elde ettiği bedelle sorunlu alacağın bir kısmını nakde dönüştürüyor.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: 4,41 milyar TL, kredilerin satış fiyatı değil, satılan portföylerin bakiye anapara büyüklüğü.

Bankanın bu portföyleri varlık yönetim şirketlerine hangi toplam bedelle sattığı açıklanmadığı sürece, 4,41 milyar TL’nin doğrudan DenizBank’ın elde ettiği gelir olarak değerlendirilmesi doğru olmaz.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.