ABD ve Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırım kararlarında, uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten çıkarılma hamlesi henüz yer almadı. Ukrayna’nın talep ettiği Swift yaptırımı uygulamasına, Almanya ve İtalya’nın başını çektiği bir grup ülkenin karşı çıktığı belirtiliyor.
AB’nin Rusya’ya yaptırımları görüştüğü dünkü toplantının ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, büyük bir yaptırım paketinin onaylandığını açıkladı ve bunun “AB’nin ne kadar birlik içinde olduğunu gösterdiğini” söyledi.
Ancak AB’nin yaptırım paketinde, Ukraynalı yetkililerin talep ettiği önlemlerden olan Rusya’nın uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten çıkarılması yer almadı.
AB’nin Rusya’ya yaptırımları ele aldığı saatlerde Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba sosyal medyada sert bir mesaj yayımladı.
Kuleba, “Bu konuda diplomatik davranmayacağım. Rusya’ya SWIFT yasağı uygulanması gerektiğinden şüphe duyan herkes, masum Ukraynalı erkek, kadın ve çocukların kanının kendi ellerinde de olacağını anlamalı. RUSYA’YI SWIFT’TEN MEN EDİN” dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de dün AB’nin yaptırım kararı öncesinde “Rusya’nın SWIFT’ten çıkarılmasını, Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulmasını ve saldırgan tarafı durdurmak için diğer etkili adımların atılmasını talep ediyoruz” şeklinde bir açıklama yaptı.
Ancak Ukrayna’dan gelen SWIFT yasağı bu talebi AB’nin yaptırım kararlarında karşılık bulmadı.
SWIFT yaptırımı konusunda AB ülkeleri arasında görüş ayrılığı yaşanması bunda etkili oldu.
Bu yaptırım türüne Almanya, İtalya ve Macaristan’ın aralarında yer aldığı bir grup ülkenin karşı çıktığı belirtiliyor.
‘Kendilerini rezil ettiler’
Eski Avrupa Konseyi Başkanı ve Avrupa Halk Partisi Başkanı Donald Tusk, bu ülkelere sert şekilde tepki gösterdi.
Fotoğraf altı yazısı,Donald Tusk
Tusk, Twitter’da “Bu savaşta her şey gerçek: Putin’in çılgınlığı ve zalimliği, Ukraynalı kurbanlar, Kiev’e düşen bombalar. Yalnızca yaptırımlarınız yapmacık. Sert kararları bloke eden AB hükümetleri (Almanya, Macaristan, İtalya) kendilerini rezil ettiler” paylaşımında bulundu.
İtalya’da yapılan analiz ve yorumlarda, Roma yönetiminin SWIFT yaptırımına karşı çıkmasının nedenleri irdelendi. Bu nedenler arasında İtalya’nın Rus doğal gazına bağımlılığı da yer alıyor.
İtalya’ya doğal gazın yüzde 45’i Rusya’dan
İtalya Ekolojik Dönüşüm Bakanı Roberto Cingolani hafta başında yaptığı açıklamada ülkenin doğal gaz ihtiyacının yüzde 45’inin Rusya tarafından karşılandığını söylemişti.
Rusya’nın SWIFT sisteminden atılması halinde gaz ödemelerinin de yapılamayacağına, halihazırda süren enerji krizinin daha da tırmanacağına dikkat çekiliyor.
Rusya ile güçlü ticari ilişkiler ve İtalyan bankalarının Rusya’daki kredileri de Roma’nın elini bağlayan faktörler arasında sayılıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen ay Ukrayna krizi tırmanıştayken İtalya’nın önde gelen şirketleriyle bir video-konferans görüşmesi yapmış ve “İtalya’yı Rusya’nın önde gelen ekonomik partnerlerinden biri olarak görüyoruz” demişti.
Putin bu görüşmede, İtalyan şirketlerinin Rusya’daki yatırımlarının değerini 5 milyar dolar, İtalya’daki Rus yatırımlarını da 3 milyar dolar olarak açıklamıştı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2021’de 30 milyar dolara ulaştığı hesaplanıyor.
Olası bir SWIFT yaptırımının Rusya’nın yanı sıra Avrupa ülkelerinin ekonomisine de zarar vereceği endişesi söz konusu. SWIFT seçeneğine karşı çıkan Almanya ve İtalya’nın bu riske daha açık olduğuna dikkat çekiliyor.
Öte yandan Almanya ve İtalya’nın, SWIFT yaptırımı gibi daha ağır seçenekleri, durum daha kritik hale gelirse kullanılmak üzere elde tutmaktan yana olduğu da belirtiliyor.
‘Daha sert tedbirlere hazırız’
İtalya Başbakanı Mario Draghi bugün parlamentoya Rusya-Ukrayna konusunda bilgi verirken, “Bu yaptırımların yetersiz kaldığı görülürse daha da sert tedbirlere hazırız” dedi.
Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkarılması, ABD’nin yaptırım kararları arasında da yer almadı.
ABD Başkanı Joe Biden’a dünkü basın toplantısında bunun nedeni soruldu.
Biden, Rus bankalarına karşı aldıkları yaptırım kararlarının SWIFT yaptırımına eşdeğer etki yaratacağını savunduktan sonra öyle devam etti:
“İkinci olarak, bu seçenek her zaman mevcut. Ancak şu anda Avrupa’nın geri kalanı bu pozisyonu almak istemiyor.”
Fransa: SWIFT son seçenek
“Nükleer seçenek” olarak anılan SWIFT gibi ağır yaptırımların halen masada olduğu yönünde bir açıklama da Fransa’dan geldi.
Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Marie bugün Reuters ajansına yaptığı açıklamada, “SWIFT en son çare, ama bu da hala masada olan seçeneklerden” dedi.
Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner de “tüm seçeneklerin masada olduğunu” söyledi.
Litvanya Başbakanı Ingrida Simonyte de SWIFT yaptırımı konusundaki tartışmaların sona ermediğini belirterek “Kimlerin karşı çıktığını biliyoruz ve onlarla müzakereye devam ediyoruz” dedi.
200’den fazla ülkede binlerce finans kurumu tarafından kullanılan SWIFT sisteminden dışlanma yaptırımı daha önce İran’a uygulanmıştı.
SWIFT nedir?
SWIFT, paranın hızla sınır tanımadan bir yerden bir yere gönderilmesini sağlayan uluslararası mali yapılanmanın ismi .
Kelime olarak da İngilizce, Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication yani Küresel Bankalararası Finansal İletişim Birliği’nin kısaltmasından oluşuyor.
1973’te oluşturulan ve merkezi Brüksel olan sisteme dünya çapında 200 ülkeden toplam 11 bin mali kuruluş ve banka üye.
Fakat SWIFT bildiğimiz geleneksel bir bankadan çok farklı. Kullanıcılara, aktarılan bir paranın bir hesaptan çıktığını ve diğer bir hesaba girdiğini bildiren bir gerçek zamanlı mesajlaşma sistemi gibi.
Bu sistem üzerinden her gün 40 milyonu aşkın mesaj gönderiliyor ve trilyonlarca dolar şirketler ya da hükümetler arasında el değiştiriyor.
SWIFT mesajlarının yüzde 1’den fazlasının Rusya bağlantılı ödemelere ilişkin olduğu tahmin ediliyor.
SWIFT kime ait ve kim tarafından denetleniyor?
SWIFT, tek bir kurumun kendi uluslararası ödeme sistemini geliştirmesi ve bu alanda tekel olmasını istemeyen Amerikan ve Avrupa Bankalarının ortak girişimiyle kurulan bir sistem.
2 binden fazla banka ve finans kuruluşu SWIFT ağının ortak sahibi.
Bu ağın merkezi Belçika’da ve işleyici Belçika Merkez Bankası tarafından, ABD ve İngiltere dahil dünyanın diğer önde gelen merkez bankalarıyla ortaklaşa denetleniyor.
SWIFT, üyelerinin uluslararası ödemelerini güvenli bir şekilde yapmalarını sağlıyor. Anlaşmazlıklarda taraf olmayacağı var sayılıyor.
Ne var ki 2012’de İran nükleer programı gerekçesiyle konulan uluslararası yaptırımların parçası olarak SWIFT’ten dışlandı.
İran bunun sonucu olarak petrol ihraç gelirlerinin neredeyse yarısını ve dış ticaret gelirlerinin yüzde 30’unu kaybetti.
SWIFT, kuruluş olarak yaptırım kararlarında hiç bir etkisi olmadığını bu tür kararları hükümetlerin belirlediğini söylüyor.
Rusya SWIFT’ten dışlansa, etkisi ne olur?
Rus şirketleri böyle bir yaptırım konduğu takdirde SWIFT’in sağladığı normal, sorunsuz ve hızlı ödemeleri yapamaz hale gelir.
Petrol ve tarım ürünleri sektörlerindeki değerli ihraç ürünlerinin karşılığı olan ödemelerinde de büyük aksama yaşanır.
Böyle bir durumda tek tek bankalar birbiriyle iletişime geçerek ödemeleri gerçekleştirir ama bu da hem ek zaman hem ek masraf gerektirecektir ve nihayetinde Rusya hükümetinin gelirlerini etkiler.
Rusya daha önce de 2014 yılında Kırım’ı ilhak ettiğinde SWIFT’ten dışlanmakla tehdit edilmişti. Rusya hükümeti bunun savaş ilanı anlamına geleceğini söylemişti.
Batılı müttefikler o sırada Rusya’yı SWIFT’ten dışlama kararı almadılar ama bu tehdit Rusya’yı MIR adıyla bilinen kendi Ulusal Ödeme Sistemi’ni geliştirmeye yöneltti. Ancak sistemi Rusya dışında kullanan çok az ülke var.
Batılı ülkeler Rusya’ya Swift yaptırımı konusunda niye anlaşamadı?
Rusya’nın sistemden dışlanması Rusya’ya mal ihraç eden ya da ithalat yapan şirketleri, özellikle de Alman şirketlerini zor durumda bırakabilir.
Rusya, Avrupa Birliği ülkelerine en çok doğal gaz satan ülke ve buna alternatif bulmak kolay değil. Enerji fiyatları zaten bir süredir artıyor ve birçok hükümet fiyatların daha da yükselmesine sebep olacak adımlar atmak istemiyor.
Rusya’dan alacağı olan şirketlerin böyle bir dışlama durumunda paralarını tahsil edebilmek için alternatif yollar bulması gerekecektir. Uluslararası bankacılık sisteminde kaos yaşanması ihtimalini göze almamak gerektiğini düşünen bir çok çevre var.
Rusya’nın eski Maliye Bakanı Aleksey Kudrin SWIFT’ten dışlanmanın Rusya ekonomisinin yüzde 5 küçülmesine sebep olacağını söylemişti.
Fakat yine de böyle bir yaptırımın Rusya ekonomisi üzerinde kalıcı bir etki yapacağı kuşkulu bulunuyor. Rus bankaları ödelemelerini Çin gibi kendi ödeme sistemlerine sahip olan ve Rusya’ya yaptırım uygulamayan ülkeler üzerinden de yapabilir.
Bazı ABD Kongre üyeleri SWIFT yaptırımı konusunda ısrar etmiş ama Başkan Joe Biden, büyük ölçüde başka ekonomilere ve ülkelere yapabileceği olumsuz etkiyi göz önüne alarak diğer yaptırımları tercih ettiğini söylemişti.
Ayrıca bu konuda yaptırım koyabilmek için Avrupa hükümetlerinin desteği de gerekiyordu ve hükümetlerin birçoğu kendi ekonomilerinin zarar göreceği kaygısıyla düşünerek böyle bir karara karşı çıkmıştı.
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi
Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.
İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.
Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.
Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.
KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm
Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.
Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.
İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.
Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi.
KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.
Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
Basel kriterleri,
AML/KYC,
FATF,
ESG,
Dijital bankacılık,
Yapay zeka,
Siber güvenlik,
SWIFT,
uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
dış ticaret finansmanı,
proje finansmanı,
yatırım bankacılığı,
sendikasyon kredileri,
ihracat finansmanı,
fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
Ziraat Bankası
Halkbank
VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
1., 2. ve 3. derece devlet memurları
Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
Eski milletvekilleri
Eski bakanlar
Yerel yönetimler
Büyükşehir belediye başkanları
İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
ihracatı finanse eden,
yatırımları organize eden,
dış finansmanı sağlayan,
uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
sendikasyon kredileri,
Eurobond işlemleri,
IFC,
EBRD,
Dünya Bankası,
Asya Altyapı Yatırım Bankası,
uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
hızlı vize,
uzun süreli çok girişli vizeler,
fast-track uygulamaları,
güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
en az 15 yıl kıdeme sahip,
BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
uluslararası işlemlerde görev yapan,
belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde
Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.
Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.
Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.
Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.
Bankaya Başvurmak İlk Adım
Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.
İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.
Bu işlem bankacılık sektöründe;
Chargeback
Ters İbraz
Harcama İtirazı
Dispute
olarak adlandırılır.
Chargeback Nedir?
Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.
Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.
Aynı zamanda;
hizmet verilmemesi
eksik hizmet
iptal edilen organizasyon
kapanan okul
hiç başlamayan eğitim
gibi durumlarda da kullanılabilir.
Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir
Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.
Bu nedenle;
yurtdışı dil okulu
üniversite
yaz okulu
eğitim danışmanlığı
sertifika programı
gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.
Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?
En sık karşılaşılan örnekler şunlar:
1- Okul hiç açılmadı
Ödeme yapıldı.
Ancak okul faaliyet göstermedi.
2- Eğitim başlamadı
Kayıt yapıldı.
Ancak eğitim verilmedi.
3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı
Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.
4- Okul iflas etti
Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.
5- Danışman firma ortadan kayboldu
Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.
6- Eğitim çevrimiçine çevrildi
Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.
7- Eğitim iptal edildi
Program hiç başlamadı.
Banka Süreci Nasıl İşliyor?
Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.
1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.
Belgelerini sunuyor.
↓
2. Banka inceleme yapıyor.
↓
3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.
↓
4. İşlem iş yerine iletiliyor.
↓
5. İş yeri savunma yapıyor.
↓
6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.
Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?
Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.
Örneğin;
ödeme dekontu
kredi kartı ekstresi
okul sözleşmesi
kayıt belgesi
kabul mektubu
e-postalar
okulun iptal yazısı
vize reddi
hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
danışman firma yazışmaları
ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar
başvuru dosyasına eklenebilir.
Süre Sınırı Var mı?
Evet.
Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.
Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.
Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.
Gecikme, hak kaybına yol açabilir.
Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?
Her ret kararı kesin değildir.
Tüketici;
ek belge sunabilir,
yeniden değerlendirme talep edebilir,
tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.
Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?
Hayır.
Burada önemli fark oluşuyor.
Kredi kartı
Chargeback uygulanabilir.
Havale
Chargeback mekanizması yoktur.
Bu durumda;
sözleşme hükümleri,
hukuk davaları,
icra yolları
ön plana çıkmaktadır.
Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.
Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk
Son yıllarda;
artan döviz kuru,
bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
vize süreçlerinin uzaması,
öğrenci sayılarındaki dalgalanma
nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.
Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.
Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bankalar Açısından Risk
Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.
İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.
Dolayısıyla;
belge incelemeleri
uluslararası kart kuralları
zaman yönetimi
hukuki değerlendirmeler
önem kazanıyor.
Eğitim Kurumları Açısından Sonuç
Chargeback oranı yükselen kurumlar;
daha yüksek komisyon ödeyebilir,
riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.
Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
Tüm yazışmaları saklayın.
Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.
Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme
Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.
Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.
Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.
Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.
Özet
Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.