Connect with us

BANKA HABERLERİ

TCMB’den beklenen Black Friday indirimi gelirken, DTH’larda çözülme başladı!

Yayınlanma:

|

  • TCMB dün sonuçlanan olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, 1 hafta vadeli repo faizini (politika faizi) 150 baz puan indirerek %9 seviyesine çekti. TCMB’nin bir önceki toplantısında yapmış olduğu iletişime paralel, faiz indirimi sürpriz olmazken, piyasa yansıması da tahminlerimize paralel olmadı. Psikolojik anlamda ‘tek hane’ faizin ne sağlayacağını henüz bilemesek de, faiz indirim döngüsünün sonlandığını söyleyebiliriz.
  • Dün faiz kararı ardından, akşam üzeri, TCMB, toplam mevduat içinde TL mevduatın payını %50’nin üstüne çıkaramayan bankaların zorunlu karşılıklarına uygulayacağı komisyon oranını %3’ten %8’e çıkardığını duyurdu. TCMB mevcut ortamda bankalara “TL’ye dönüşüm oranına” göre bir komisyon (ceza) uyguluyordu. Dün bu uygulama toplam mevduatın içindeki TL payına göre değişim gösterdi.
  • Bu noktada önemli bir tespitimiz var. Müşteri parasını TL mi yoksa döviz mi tutacağını kendi hür iradesi ile belirlerken, müşterinin tercihi üzerinden bankaların cezalandırılması oldukça ilginç! Banka müşterinin tercihine müdahale edemeyeceğine göre -lâkin döviz tutarsa da banka ceza ödeyecek- bu durumda yabancı para mevduat mı kabul etmemeye başlayacak? Ya da TL mevduatı özendirmek için TL faizleri artırıp YP faizleri mi düşürecek? TL mevduat (kaynak maliyeti) artarsa kredi faizleri de artmayacak mı? Bu durumda tek hane faiz indirimi ne işe yaramış olacak?
  • Hazır TCMB ile başlamışken, TCMB ile devam edelim. Her Perşembe olduğu üzere, TCMB’nin para ve banka istatistiklerini yakından takip ettik. Lâkin, dünkü veriler kendi içinde oldukça önemli mesajlar barındırdığını peşinen söylemek gerekiyor. 18 Kasım ile biten haftada yurtiçi yerleşiklerin DTH hacmi, parite ve fiyat etkisinden arındırılmış bir şekilde toplam 3 milyar dolar azaldı (gerçek kişilerde 1,48 milyar dolar, tüzel kişilerde ise 1,54 milyar dolar). Geçen hafta da benzer şekilde DTH hacminde 3,7 milyar dolar azalma olmuştu. Son iki haftada 6,7 milyar dolar azalma yaşanırken, bilançonun TL tarafından da yaşanan artış da DTH çözülmesinin TL’ye döndüğüne işaret ediyor.
  • Bu davranış değişikliğinin arkasında, yukarıda da değindiğimiz üzere TCMB’nin TL’ye dönüşüm oranı zayıf olan bankalara getirdiği komisyon cezası nedeniyle fırlayan mevduat faizlerinin cazibesi olduğu gibi, hisse senetlerine yönelik iştahın da büyük bir rol oynadığını düşünüyoruz. USDTRY kurunun 18,62’de uzun bir süredir çakılı defans oynaması, karşı takımın santraforunun da ‘bezdirmiş’ olabilir. Tam olarak emin olmasak da, krediye ulaşımın zor olması da işletmelerde TL sermayesi ihtiyacı nedeniyle DTH bozumunu tetiklemiş olabilir. Hûlasa, sebebi ne olursa olsun, son 2 haftadır cereyan eden gelişmeler, DTH cephesinde çözülme ya da ters dolarizasyon eğiliminin başladığına işaret ediyor. Bu gelişmeyi memnuniyetle okuyoruz!
  • Öte yandan, 18 Kasım ile biten haftada TCMB’nin brüt döviz rezervleri 3,4 milyar dolar artış kaydederken, altın rezervleri ise fiyat artışı kaynaklı 2 milyar dolar arttı. Bu gelişmelere paralel, toplam rezervler 5,4 milyar dolar artışla 122,9 milyar dolar ile Aralık 2021’de yaşanan kur şokundan bu yana -neredeyse son 1 senenin- zirvesine yükseldi. Rezervlerde son 2 haftada artışın 9,2 milyar dolar seviyesinde olduğunu, eurobond ihracından gelen para dışarı çıkarılırsa, brüt rezervlerdeki artışın DTH bozumu karşılığında oluşmuş olabileceğini düşünüyoruz.
  • BDDK’nın da benzer bir şekilde her hafta açıkladığı haftalık raporunda Kur Korumalı Mevduat hesaplarının cazibesini kaybettiğini görüyoruz. TL faizin düşük, kur koruma etkisinin ise yatay seyreden döviz kuru nedeniyle sınırlı kalması, KKM dönüşlerinin bir kısmı yeniden KKM’ye gitmediğine işaret ediyor. Bu bağlamda, 18 Kasım ile biten haftada KKM stoku ilk kez 9,5 milyar TL azaldı. Bu paranın dövize net bir şekilde gitmediğine göre ya yükselen klasik banka mevduatına yöneldiğini ya da borsaya gittiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
  • Bültenimizin büyük bir kısmı ‘içeride’ yaşanan önemli gelişmeler kapsadı. Dışarıda ise malum alışveriş çılgınlığının yaşandığı  “Black Friday” nedeniyle mali piyasalarda sakin bir gün yaşanıyor. Belki her sene aynı bilgiyi veriyoruz ama muhasebede kâr siyah zarar ise kırmızı ile gösteriliyor. Kara Cuma da alışveriş çılgınlığı ile bilançoların kâr patlamasını temsil ediyor.
  • ABD borsalarının kapalı konumda olduğu dünkü günde, yurtdışı cephede de önemli bir değişim göremedik. Biden ve Xi’nin samimi el sıkışması sonrası jeopolitik tarafta riskler azalırken, FED’in de Aralık ayı ile birlikte faiz artırım hızını yavaşlatmaya başlayacağının anlaşılması, risk iştahını kısmen de olsa destekliyor. DXY hafif de olsa değer kaybederek 105’li seviyelere geri çekilirken (ufukta 102 seviyesi görülüyor) EUR ve GBP dipten dönüş kutlaması içinde sırası ise 1,0420 ve 1,2120 seviyelerinde işlem görüyor. Kıymetli metallerde ve kripto paralarda ise bilindik seviyelerde yatay görünüm devam ediyor. Gümüşte 22 dolar, altında ise 1,840-1,850 dolar seviyeleri yukarıda önemli dirençler olarak ön plana çıkıyor. Brent petrol cephesinde ise dün bültenimizde paylaştığımız teknik analiz sonrasında aşağıda 77 dolar seviyesinin test edilmesi ihtimaller arasında bulunmaya devam ediyor.
  • Bu sabah Asya cephesinde hava parçalı bulutlu. Gösterge endeks Tokyo borsası %0,35 ; Hang Seng ise %1 aşağıda işlem görüyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de sınırlı da olsa yükseliş isteği devam ediyor. Mali piyasaların gündemi bugün olabildiğince sakin görünüyor.

>Döviz Mevduatlarda (DTH) Çözülme Başladı

Son 2 haftada parite ve fiyat etkisinden arındırılmış bir şekilde DTH’larda 6,7 milyar dolar azalış görüyoruz! TL mevduat faizlerinde görülen artış ve hisse senetlerine olan talep ön plana çıkıyor.

166935371868e3f14e05975b8625be19208f6ac1b5_1_1200.jpg

>TCMB Rezervler

18 Kasım ile biten haftada TCMB’nin brüt döviz ve altın rezervleri 5,4 milyar dolar artış kaydederek 122,9 milyar dolar ile Aralık 2021’de yaşanan kur şokundan bu yana -neredeyse son 1 senenin- zirvesine yükseldi. Rezervlerde son 2 haftada artışın 9,2 milyar dolar seviyesinde olduğunu, eurobond ihracından gelen para dışarı çıkarılırsa, brüt rezervlerdeki artışın DTH bozumu karşılığında oluşmuş olabileceğini düşünüyoruz.

1669353718682cf5d764f483d05504e0bd42cde49b_2_1200.jpg

>TCMB Net Rezervleri

Emanet dövizler (swap) düşüldükten sonra, TCMB’nin net rezervleri yaklaşık (eksi) $56,6B seviyesine toparladı. Son haftalarda TCMB pozisyonu yaklaşık 7,7 milyar dolar toparlanma kaydetti. Yerli bankalar ile yapılan swap işlemlerinde azalma da dikkat çekiyor.

166935371987e21b3290bc464ffbfc3c2528196a08_3_1200.jpg

>Net Uluslararası Rezervler

TCMB’nin net uluslararası rezervleri son 4 haftada $7,2B artışla $18,7B dolar seviyesine yükseldi. Bu rakam neredeyse son 8 ayın zirvesi.

166935371971ee22b8e50d7b91c1f1a9f83293047e_4_1200.jpg

>KKM Cazibesini Kaybetti

KKM’de mevduat faizin göreceli düşük, kur koruma etkisinin ise yatay seyreden döviz kuru ile tatminkâr olamaması, KKM dönüşlerinin bir kısmının yenilenmemesine neden oluyor. Bu bağlamda, 18 Kasım ile biten haftada KKM stoku ilk kez 9,5 milyar TL azaldı. Bu paranın net bir şekilde dövize gitmediğini not edelim.

16693537204679f44114a2cfaca2fd47b194f78a2d_5_1200.jpg

>Menkul Kıymet İstatistikleri

18 Kasım ile biten haftada, yurtdışı yerleşikler net anlamda $56M değerinde hisse senedi alırken, $20M tahvil sattıklarını gözlemliyoruz. Son dönemlerde mütemadiyen yabancı çıkışına çıkışlara sahne olan borsa, son 3 haftadır az da olsa yabancı ilgisi çekebilmiş.

1669353720674cb75d78d57d1ef810066d84fc47ae_6_1200.jpg

>Fiili Faiz Oranları

TCMB’nin yüksek faizli ticari kredilere karşı menkul kıymet tesis etme zorunluluğu ardından sert gerileyen ticari kredilerde (mavi kesik çizgi) düşüş eğilimi korunurken, mevduat kredi makasının ise mevduat lehine kalmaya devam ettiğini görüyoruz.

16693537215e183ea71cbc60d9c617ccef9fd8ec81_7_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.