Connect with us

GÜNCEL

Trump FED’e yükleniyor, DXY geriliyor. CHP’de kritik gün…

Yayınlanma:

|

Küresel mali piyasalar savaş ortamından hızla uzaklaşırken, risk-on modu (artan risk iştahı) geride bıraktığımız haftaya adeta damgasını vurdu. ABD’den genel hatları ile zayıf gelen veriler FED’in faiz indirim ihtimalini desteklerken, ticaret görüşmelerinin olumlu bir kulvarda ilerlediğine yönelik haber akışı da küresel borsalara alım getirdi.

ABD ile Çin, nadir toprak elementleri ve mıknatısların ihracatına yönelik tıkanan süreci aşarak, Mayıs ayında Cenevre’de varılan ticaret mutabakatını hızlandırmak için ek bir çerçeve anlaşmaya vardı. Çin’in askerî kullanım endişeleriyle uyguladığı denetimler nedeniyle yavaşlayan lisans süreci ve ABD’nin misilleme önlemleri sonrası, liderler düzeyindeki temaslar sonucunda sevkiyatların yeniden başlayacağı bildirildi. Anlaşma, iki ülke arasındaki uzun soluklu ticaret geriliminde sınırlı ama önemli bir ilerleme olarak değerlendirildi. Trump, Çin ile imzalanan çerçeve anlaşma ardından Hindistan ile de anlaşma yakın olduklarını söyledi. Doksan günlük tarife ertelemelerinin 9 Temmuz’da sona ereceğini hatırlatmış olalım.

İyimser tarafta kümelenen haberlerin de yardımı ile MSCI Dünya hisse senedi endeksi haftayı %3,3 artışla tüm zamanları zirvesinden tamamladı. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü ABD’nin S&P500 endeksi, Şubat ayından bu yana ilk kez kapanış rekoru kırarak, Nisan ayında gördüğü dip seviyesinden bu yana %25 düzeyinde etkileyici bir toparlanma sergiledi. Hisse senetleri rekor tazelerken, Trump’ın salvolarından nasibini alan FED Başkanı Powell’a paralel, doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY de yılbaşına göre %10 değer kaybetti. Trump, FED’in başına yalnızca faiz indirimini savunan birini atayacağını açıkça ilan ederken, görev süresi Mayıs 2026’da dolacak Powell’ın yerine Eylül veya Ekim gibi erken bir tarihte yeni adayını açıklayabileceğini ima etti. FED’in mevcut politika faizinin %4,25-4,50 aralığında olduğu bir ortamda Trump’ın faiz hedefi ise %1. Hâliyle, merkez bankası bağımsızlığını zedeleyen bu açıklamalar, dolar üzerinde ilave bir baskı yarattı! Hatırlatalım: Merkez bankası bağımsızlığı ile enflasyon oranları arasında tarihsel olarak güçlü bir korelasyon bulunuyor.

FED üzerinde tam saha baskı kuran açıklamaları ardından dolar endeksi DXY son üç yılı aşkın bir sürenin en düşük seviyesine geriledi. Kraliyet aslanı Sterlin ise dolar karşısında neredeyse dört ayın en güçlü haftalık yükselişini kaydederek 2021 sonlarından bu yana en yüksek seviyesine 1,3720 ile tırmandı. Benzer şekilde Avrupa’nın ortak para birimi EUR’da 1,17 seviyesinin üzerinde dört yıl aradan sonra ilk kez kapanış yaptı. Trump’ın bilinçli bir şekilde doları zayıflarak avantaj elde etmeye çalıştığını düşündüğümüzü itiraf etmemiz gerekiyor. Lâkin, doların küresel rezerv statüsünü kaybetmeye başlaması, ABD açısından başka sorunları da beraberinde getirecektir.

FED’in favori enflasyon göstergesi PCE, beklentiler paralelinde %2,3 gelirken, çekirdek TÜFE piyasa tahminlerinin bir çıt da olsun üzerinde %2,7 olarak sonuçlandı. Verinin ciddi bir piyasa yansıması olmasa da, savaş ortamının yerine risk iştahına terk etmesi ile uzun bir süredir yatırımcısını ziyadesi ile mutlu eden altın kâr satışlarına sahne oldu. Kabaca iki ay önce 3,500 dolar ile rekor kıran akabinde savaşın ‘kızıştığı’ günlerde 3,450 dolar seviyesini aşamayan altın, 3,280 dolar seviyelerine geriledi. Fiat (itibarlı) para sistemine yönelik soru işaretlerinin arttığı ve yatırımcıların koşar adım (hatta merkez bankalarının da) arzı sabit fiziki enstrümanlara akın ettiği günümüzde, altın, gümüş ve bitcoin için tonumuzu olumlu tutmaya devam edecek olsak da, altında kâr realizasyonu ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Bu bağlamda, yukarı yönlü hareketin devam edebilmesi için, temmuz ayında 3,300 dolar seviyesinin altında aylık kapanış görmememiz gerekiyor.

Dünyada olumlu tablo devam ederken, Türkiye cephesinde ise TCMB’den beklenen faiz indiriminin yarattığı iyimserlik, iç siyasi risklerin gölgesinde sınırlı kalıyor. BIST100 endeksi dünya borsalarının coştuğu geride bıraktığımız haftayı sadece %2 yükselişle tamamlarken, USDTRY kuru ise 39,88 seviyesine yükselerek haftayı yeni bir rekor seviyeden tamamladı. TCMB’nin faiz indirimlerine Temmuz ayında başlayacağı senaryosu tahvil piyasasında alımları destekledi: İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faiz %41,90 seviyesine kadar geriledi. Daha önce de belirttiğimiz üzere, TCMB’nin 19 Temmuz PPK toplantısında 350 baz puan faiz indirimine giderek politika faizinin siyasi iklimin değiştiği 19 Mart öncesine (%42,50) döneceğini düşünüyoruz.

Türk mali piyasalarının odağında artık bugün CHP Kurultay kararı yer alırken, siyasi riskler ve belirsizliğin yeniden gündemin ilk sıralarına yükseldiğini söylemeliyiz. Hatırlanacağı üzere, CHP’de Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultay’ın ardından başlayan tartışmalar, muhalif delegelerin “usulsüzlük” iddiasıyla açtığı dava ile yeni bir boyuta taşınmıştı. Kurultayın yok hükmünde sayılması anlamına gelen “mutlak butlan” talebiyle açılan davanın kritik duruşması, bugün Ankara’da görülecek. Bu süreçte Özgür Özel, kayyum riskine karşı partiyi olağanüstü kurultaya götürmüş ve 6 Nisan’daki kongrede yeniden genel başkan seçilmişti. Ancak yargı süreci boyunca davalar birleştirildi ve “mutlak butlan” ifadesi resmî olarak dava dosyasına girdi. Kararın sabah saatlerinde açıklaması beklense de, kararın ileri bir tarihe ertelenme ihtimali de göz ardı edilmemesi gerekiyor. USDTRY kuru sabah ilk işlemlerde 39,90 seviyesinden eşleştiğini görüyoruz. Konunun piyasa ve ekonomi boyutunu göz ardı etmesek de, piyasaları bilinen risklere daha az tepki verdiğini de unutmamak gerekiyor.

Ayın ve çeyrek dönemin son iş gününde, teknoloji hisselerine olan güçlü talep ABD borsalarının vadeli işlemlerini yeni bir rekora taşırken, Pasifik’in diğer ucunda ise Asya borsaları da haftaya yükselişle başladı. Gösterge endeks Tokyo borsası, beklentilerin altında artış gösteren sanayi üretim verisine rağmen %1,5 artış kaydederek son bir yılın zirvesini test etti. Çin’in imalat sektörü Haziran ayında üst üste üçüncü kez daralma kaydederek ekonomik toparlanmanın kırılganlığına işaret etti. Resmî imalat PMI verisi, Mayıs’taki 49,5 seviyesinden 49,7’ye yükselse de hâlâ büyüme eşiği olan 50’nin altında kaldı. Çin hisse senedi endeksleri yatay bir seyir izliyor.

ABD’de bu hafta açıklanacak istihdam verilerinin zayıf gelme ihtimali, FED’in faiz indirimi beklentilerini artırırken, vadeli işlemler 2025 sonuna kadar 60 baz puan, 2026 sonuna kadar ise toplam 130 baz puan faiz indirimi bekliyorlar. Gözler ayrıca Trump yönetiminin Senato’dan geçirmek istediği 3,3 trilyon dolarlık vergi ve harcama tasarısını da dikkatle takip ediyor. Bu tasarının borçlanma ihtiyacını artırması nedeniyle, ABD tahvillerine olan yabancı ilgiyisi de test edilecek. Doların zayıf görünümü, OPEC+’ın üretim artırma planları ile birleşince Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 67 dolar seviyelerine kadar geriledi.

Bu hafta takvim kısa ama gündem oldukça yoğun görünüyor. ABD’de salı günü FED Başkanı Powell’ın konuşması, ISM imalat verisi ve JOLTS açık iş sayısı açıklanacak. Çarşamba günü ADP özel sektör istihdam verisi, perşembe ise kritik haziran istihdam raporu takip edilecek. Cuma günü ABD piyasaları kapalı konumda olacak. Açıklanacak özellikle istihdama yönelik veriler, faiz indirimi beklentileri açısından yakından takip edilecek. Bu haftanın Türkiye cephesinde ise en kritik makro verisi kuşkusuz perşembe günü açıklanacak Haziran ayı enflasyon rakamları olacaktır.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.