Connect with us

BANKA HABERLERİ

USDTRY: Kamunun ‘görünmez eli’ yeniden döviz piyasasında hissediliyor

Yayınlanma:

|

Ne demişler hayatta tek yalan söylemeyen şey matematiktir. Dün, her hafta perşembe günü olduğu üzere, TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini takip ettik. 28 Temmuz ile biten haftada, TCMB’nin brüt döviz rezervleri 0,7 milyar dolar artarken altın rezervleri 0,5 milyar dolar azaldı. 9 Haziran tarihinden  Temmuz ayının ortasına kadar rezerv biriktiren TCMB, son 2 haftadır daha fazla döviz satış tarafında görülmeye başlaması ile rezervlerindeki artış eğilimi de durdu. TCMB’nin uluslararası rezervleri geçen hafta 2,8 milyar dolar gerilerken, swap ve kamu dövizleri hariç net rezervler eksi 58 milyar dolar seviyesine yer alıyor. USDTRY kurunun günlerdir 27 seviyesinin hemen altında ve oldukça dar bir bantta yatay kalması, kamunun döviz piyasasına yeniden müdâhil olduğu izlenimi de destekliyor (bakınız grafikler).

Hazır analitik bilanço ile başlamışken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları 1,3 milyar dolar, tüzel kişilerin ise sadece 0,1 milyar dolar artış göstermiş. Bu rakamları direkt döviz alımından ziyade yaz aylarının turizm gelirlerine bağlamak istiyoruz. BDDK verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları büyümeye devam etmiş: söz konusu haftada 3,1 trilyon TL ile rekor kırarken, artış hızında (~ 59 milyar TL) ivme kaybı görüyoruz. KKM, toplam mevduatın yaklaşık %25’ine yaklaştı.

Dün hem KKTC’de hem de Türkiye’de açıklanan enflasyon rakamları Temmuz ayı özelinde beklentilerde yaşanan bozulma dâhilinde rekor kırdı. Normal zamanlarda alışık olduğumuz veri seti yaz aylarında eksi enflasyon idi. Verilerinde kredibilite kaybı yaşayan TÜİK’in Temmuz ayı özelinde enflasyon rakamları, KKTC İstatistik Kurumu ve İstanbul Ticaret Odası ile aynı noktada yer aldı. Aylık manşet TÜFE artışı %9,49 olurken (KKTC %9,90 ; İTO %9,84) yıllık gerçekleşmeyi de %47,83 seviyesine (KKTC %72,81) taşıdı.

TL’nin sepet bazında Temmuz ayında değer kaybının yanı sıra, vergi düzenlemeleri ve ücret artışları enflasyonun arkasında yatan ana nedenler olarak sıralanabilir. Verinin alt kalemlerine baktığımızda, genele yayılan kuvvetli bir enflasyonist baskı ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Beklentilerde yaşanan bozulma ile fiyatların mütemadiyen yukarıya gittiğine şahit oluyoruz. Otorite, sert faiz artırımı ile talebi hızla soğutmak yerine, krediye ulaşımı (kredi kartı taksitlerine kadar) zorlaştırarak ekonomiyi alernatif bir şekilde soğutmaya çalışıyor. Riskli bir yöntem olsa da (ticari hayatı çok zorlayacak) geçmiş dönemde yapılan politika hatalarının bedeli ödeniyor.

Dün Ticaret Bakanlığı Temmuz ayı öncü dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Buna göre, ihracat geçen yılın aynı ayına göre %8,4 artışla 20,1 milyar dolar, ithalat ise %11,1 artışla 32,5 milyar dolar oldu. Bu bağlamda dış ticaret açığı Temmuz ayında 12,4 milyar dolar, yılın ilk 7 ayında ise 73,6 milyar dolar oldu. Her ne kadar veriler Temmuz ayına özel olsa da, kontrart etkisi ile geçmiş bir döneme ait olduklarını da unutmayalım. Ekonomi yönetiminin atmış olduğu yerinde adımların meyvesini vermek adına biraz zaman tanımak gerekiyor. Bu bakış açısıyla, geçen sene temmuz ayında USDTRY kuru kabaca 16,5 seviyesindeyken dış ticaret açığı 10,7 milyar dolar düzeyinde idi. Şu anda USDTRY kuru 27 seviyesini zorlarken açık 12,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Demek ki mevzu sadece döviz kuru değilmiş!

Türk mali piyasalarında USDTRY kuru kamu kontrolünde 26,98 seviyesinde yatay seyrederken, kurun dizginlerinin ne zaman gevşetileceğini merak ediyoruz. Aşağıdaki grafiğe bakınca bunun çok da uzak bir zaman olmayacağını düşünüyoruz. CDS risk primi yeniden 400 baz puan seviyesin hemen üzerine yükselirken, enflasyondan kaçan yatırımcının tıpkı otomobili bir koruma ürünü olarak görmesi gibi hisse senetleri de o gözle takip ediliyor. Borsa İstanbul’da ana endeks günü %2,2 oranında düşüşle tamamlarken, teknik göstergeler aşırı alım bölgesine gelindiğine işaret ediyor! Yabancı yatırımcının ise hisse senedi piyasasına ilgisi hız kesmeden devam ediyor. Geçen hafta ~ 180 milyon dolar daha net alım yapan yabancı yatırımcının son 8 haftayı kapsayan zaman diliminde alımları ~ 1,9 milyar dolara ulaştı.

İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini 25 baz puan artırarak 15 yılın en yüksek seviyesi olan %5,25’e çıkardı. BoE’nin 9 üyeli para politikası kurulunun üyeler karar aşamasında 3’e ayrılmış: 6 üye politika faizinin 25 baz puan, 2 üye 50 baz puan yükseltilmesi, 1 üye is sabit bırakılması yönünde oy kullanmış. Politika metninde, faizlerin bir süre daha yüksek seviyede kalabileceği konusunda yeni bir uyarıda bulundu. İngiltere’de enflasyon geçen yıl %11,1 ile 41 yılın en yüksek seviyesine ulaşması ardından Haziran ayında %7,9 seviyesine gerilemesine rağmen diğer tüm büyük ekonomiler arasında en yüksek olarak göze batmaya devam ediyor. Faiz artırımda (geçen ay 50 baz puan artırmıştı) vites küçültmesi ve güçlü dolar teması ile teknik mânâda Sterlin cephesinde 1,2825 seviyesinin aşağısında zayıf seyir korunmaya devam edebilir (dün 1,2630 seviyesi test edildi). Sterlin kısa pozisyonumuzu 1,30 seviyesinin üzerinden açmıştık. İz süren stop seviyemiz 1,2830 seviyesinde duruyor (bakınız grafik).

Bu hafta genelinde açıklanan PMI verileri, küresel ekonomilerde yavaşlama eğiliminin sürdüğüne işaret ediyor. Dün ABD’de açıklanan hizmet sektörü PMI verisi de imalat sektöründe olduğu üzere beklentileri karşılayamazken, ABD borsaları dün geceyi hafif de olsa düşüş eğilimi ile tamamladı. Her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de KKTC saati ile 15:30’da açıklanacak Temmuz ayı istihdam raporu yakından takip edilecektir. Reuters anketine göre, tarım dışı bordrolu çalışan sayısının 200bin kişi artması; işsizlik oranının ise %3,6 seviyesinde kalması beklenirken, enflasyon göstergesi olarak yıllık maaş artışının %4,2’ye gerilemesi (öncesi %4,4) bekleniyor. Beklenti dışında kalan bir veri seti piyasa yansıması yaratabilir.

Sabah saatlerinde ABD borsalarının vadeli işlemlerinde %0,5 oranında yükseliş isteği görüyoruz. Asya cephesinde ise karmaşık bir seyir hâkim. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) geçen hafta sürpriz bir şekilde getiri eğrisi kontrolünde (YCC) tavan faizi %1 seviyesine yükseltmesi (uzun vadeli faizleri kontrol etmek adına BoJ belirlediği seviyelere 10 yıllık tahvil faizinin yaklaşması durumunda alım yaparak piyasayı kontrol ediyor) kısmen de olsa aşırı gevşek parasal ayarların, geçen yıl görülen sert YEN değer kaybının yeniden tekrarlamaması için önlem olarak uygulamaya alındığını düşünüyoruz. Bir diğer deyişle, BoJ’un da yavaş da olsa aşırı gevşek para politikasından çıkmaya çalıştığını not edelim. YEN dolar karşısında son 6 ayda %13 değer kaybederken, teknik mânâda 138 seviyesi aşağı yönlü geçilmeden YEN zayıflığının bittiğini iddia edemeyiz.

Mali piyasaların gündeminde ABD istihdam raporu ilk sırada yer alsa da, Türkiye cephesinde reel efektif döviz kuru, Almanya sanayi siparişleri ve Euro Bölgesi perakende satışlar da takip edilebilir.

USDTRY

USDTRY kuru günlerdir 26,95 seviyesinin etrafında çok dar bir bantta salınıyor. Yataylaşma sonrasında kurun sert bir şekilde yukarı gittiğini görüyoruz.

1691123099883fb56a331cc61ee864770cabc0d70c_1_1200.jpg

TCMB’nin net döviz pozisyonunda yaşanan günlük değişim (mio USD) (swaplar ve hazine dövizleri hariç)

Swaplar ve hazine dövizleri hariç TCMB rezervleri eksi 58 milyar dolar seviyesinde yer alırken, net döviz pozisyonunda yaşanan günlük değişim TCMB’nin yeniden döviz piyasasında boy gösterdiğine işaret ediyor.

1691123099a63f2be133fa6d89ffb3ad482a7386c4_2_1200.jpg

KKM

KKM büyümeye devam etse de ivme kaybı açık bir şekilde görülüyor.

1691123100880f675ea9c0876c1f0985017c9839e0_3_1200.jpg

3 aya kadar TL vadeli mevduat faiz oranı ve TCMB politika faizi

Mevduat faizlerinde gerileme eğilimi 28 Temmuz haftasından da devam etti.

1691123100a1bf7feceead7cca0797c34934ccd3d7_4_1200.jpg

Yabancı hisse senedi portföyü

Yabancı yatırımcının hisse senedi piyasasına ilgisi ile hız kesmeden devam ediyor. Geçen hafta ~ 180 milyon dolar daha net alım yapan yabancı yatırımcının son 8 haftayı kapsayan zaman diliminde alımları ~ 1,9 milyar dolara ulaştı.

1691123100e19fc8a5332e57391ebd487f3d3953c9_5_1200.jpg

GBPUSD

Teknik mânâda Sterlin cephesinde 1,2825 seviyesinin aşağısında zayıf tema korunmaya devam edebilir. Sterlin kısa pozisyonumuzu 1,30 seviyesinin üzerinden açmıştık. İz süren stop seviyemiz 1,2830 seviyesinde duruyor.

16911231017f2d3f7d4d8dafffe4a3522b11a86951_6_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.