Connect with us

BANKA HABERLERİ

Yeşil dönüşüm, bankaların işini zorlaştıracak

Yayınlanma:

|

Dünyanın böyle olacağını düşünür müydünüz? Bundan çok değil, yirmi yıl önce iklim değişikliği birkaç çevre aktivistinin meselesiydi. Greenpeace gösteri yapar, güvenlik birimleri heyecanlanırdı. İklim değişikliği, artık, IMF’nin merkez bankalarının, uluslararası finans kurumlarının ve güvenlik birimlerinin temel gündemi. Nereden nereye?

Artık, iklim değişikliği kaynaklı finansal risklerin, finansal istikrarı nasıl olumsuz etkileyebileceği tartışılıyor. İklim değişikliği kaynaklı güvenlik risklerinin olası etkileri değerlendiriliyor. Hadise artık gündemin çevresinden merkezine gelip yerleşti dediğim bu işte. Şimdi öyle anlaşılıyor ki, kısa vadede, merkez bankalarının blockchain teknolojisi ile türeteceği dijital parayla da tanışacağız. Bu bitcoin değil. O ayrı…

Çok geçmeyecek… Bahamalar ilk deneye başladı bile geçen yıl. Biz burada, her konuda olduğu gibi, merkez bankacılığı ve bankacılık konusunda da geçen yüzyıla takılmış duruyoruz ama dünya öyle değil.

Havada yeni bir Bretton Woods kokusu var

Geçen hafta IMF başkanı Kristalina Georgieva’yı Amerikan Council of Foreign Relations toplantısında dinlerken dikkatimi üç husus çekti. Georgieva’nın üniversite eğitimini Bulgaristan’da adını Karl Marx’tan alan bir üniversitede tamamlamış olmasından mı, yoksa zamandaki değişimden mi kaynaklanıyor tartışılabilir ama pek farklı bir IMF Başkanı var. Benim gördüğüm, yeşil gündemin merkeze gelmesi, yeşil-dijital dönüşüme dayalı bir yeni Bretton Woods ihtimalini güçlendiriyor doğrusu. Anlatmaya çalışayım.

Öncelikle konuşmasının içinde sürekli olarak, virüs döneminde işini kaybeden ve gelir akımları kesilenlere maliye politikası kanalıyla destek olunmasının önemini vurguladı IMF Başkanı. Bu çerçevede, Biden’ın mali destek paketlerini boyutu nedeniyle, “enflasyona yol açabileceği için” eleştirenlere, “bu tür tartışmaların daha erken olduğunu” açıklıkla ifade ederek cevap verdi. Malum, Amerika’nın ihtiyaç sahibi Amerikalılara dağıttığı destek tutarı Amerikan milli gelirinin yüzde 27’sine ulaştı. İhtiyaç sahibi Türklere sağlanan destek tutarının ise Türk milli gelirinin yüzde 1,5’i bile değil. IMF, genişletici para politikası yanında, hedefe odaklı maliye politikasına desteğini sürdürdü. Para politikası yaraları sarmaya yetmez dedi, bir nevi.

İkincisi, virüs sonrası dönemde, yeşil-dijital toparlanmanın küresel öneminin altını kalın kalın çizdi Georgieva. İklim değişikliği tehdidini vurguladı. Yeni teknolojilerin mevcut sektörleri hızla dönüştürmesinin hem büyüme hem de istihdam için olası faydalarına değindi. Bu arada, virüs dönemi ile birlikte artan dijitalleşmenin, virüs sonrasında ortadan kalkmasını beklememek gerektiğini de vurguladı.

Üçüncüsü ise, merkez bankaları ve bankaların yeşil-dijital dönüşümdeki rolüne ilişkindi. En büyük vurgunun merkez bankası dijital parası üzerine olduğunun altını çizeyim. Merak edenler bankanın Bahar Toplantıları için hazırladığı notlara bir göz atabilir doğrusu.

Doğrusu ya, ben bir Bretton Woods kokusu aldım havada. Malum, 1944’te Bretton Woods’ta toplanan “Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı”nda biçimlenen anlaşma, bugüne kadar işleyen “kurala dayalı uluslararası sistem”in temeliydi. O bitti. Şimdi yenisi lazım.

Georgieva, iki Roosevelt alıntısı yaptı, konuşmasının başında ve sonunda. Her iki alıntıda zamanın Amerikan Başkanı Roosevelt’in 1945’te Bretton Woods Anlaşmasını Kongreye sunarken yaptığı konuşmasından alınmaydı. Zamanlama manidar geldi doğrusu.

Nisan ayının 22’sinde Başkan Biden’ın yüksek düzeyli iklim değişikliği zirvesi, yeni bir Bretton Woods sürecinin başlangıç noktası olabilir mi? Neden olmasın? Hazırlıklı olmakta fayda var.

Siz hiç bankamatiklere nasıl para yüklendiğini izlediniz mi?

Şimdi geleyim şu dijital para işine. Dediğim gibi, bu bitcoin değil. Bitcoin, yatırımcıların güven duydukları için satın aldıkları bir yatırım aracı. Blockchain teknolojisi ile el değiştiriyor. Merkez bankalarının aynı blockchain teknolojisi ile üreteceği dijital para, bildiğimiz paranın elektronik versiyonu aslında. Peki, ama neden?

Kâğıda basılmış para kullanmanın lojistik maliyetini hiç düşündünüz mü? Şimdi hemen, “işim yok, tabii” diye sinirlenmeyin. Bir tasavvur etmeye çalışın. Kâğıt parayı bütün bankamatiklere, ülke sathına dağıtacaksınız, mesela. Hiç bankamatiklere para eklenmesine şahit oldunuz mu? Zırhlı bir araç bankamatiğe yaklaşıyor. Araçta hep bir şoför, parayı ekleyecek gişe görevlisi ile bir veya birkaç güvenlik görevlisi oluyor. Güvenlik görevlisi tertibat alıyor, parayı ekleyecek gişe görevlisi işe başlıyor. Şoför arabada bekliyor. Farklı versiyonları olabilir, ama böyle işte.

Şimdi bu operasyonun ülkenin her tarafında, bütün bankamatiklerde aynı anda gerçekleştiğini bir gözünüzün önüne getirin. İşte lojistik maliyet dediğim bu.

Hadi yeşil dönüşümü unutalım, normal şartlarda bir bankanın ödeme hizmetleri için neden komisyon alması gerektiğinin nedeni belli değil mi? Ya müşterilerinize verdiğiniz hizmetler için artan oranda bir komisyon alacaksınız ya da şube ve bankamatik sayısını azaltarak müşteriye cebinden para çıkarmasına yol açmadan bir tür arama maliyeti yaratacaksınız. Her durumda, bir intibak gerektiği açık.

Otoyol gişelerinde başlangıçta bir gişe görevlisi vardı. Şimdi artık iyice azaldı. Yakında hiç olmayacak. Peki, aynı durumun para söz konusu olduğunda olabilmesi için ne lazım? Dijital para. Artık banka hesabından çekip harcadığınız parayı, akıllı telefonunuzdaki dijital cüzdandan kullanacaksınız. Kâğıt para çalınabilir, dijital para takip edilebilir olacak.

Bunun gerektirdiği büyük dönüşümü, ek maliyetleri ve maliyet tasarrufunu düşünebiliyor musunuz? Şimdi mesela Türk bankalarının durumuna bir bakın. Bankalarımızın kar/öz kaynak oranı nominal olarak baktığınızda yüzde 9’lara doğru gerilemiş bulunuyor artık. Nedeni açık değil mi? Banka, bilançosunun aktifinde ekonomi canlansın diye aktif rasyosu zoruyla kendisine dağıttırılan düşük getirili kredi portföyünü taşıyor. Hâlbuki bilançonun pasifi yüksek ve sürekli artan bir maliyetle fonlanıyor. Bir süre önce, “Bankanın sahibi elindeki parayı yandaki bankaya mevduat diye yatırsa daha çok getiri elde eder.” dediğim buydu işte. Hayaldi, gerçek oldu. Sonuç: Banka sermayeleri artık durduğu yerde eriyor. Bu ne demek? Türkiye’de yeşil-dijital dönüşüme intibak daha kolay değil, daha zor olacak demek bir taraftan. Öte taraftan ise, lojistik maliyetleri azaltmaya en çok bizim ihtiyacımız var.

Kömüre dayalı termik santral kredisi faizi daha yüksek, güneş enerjisi paneli kredisi faizi ise düşük olur

Şimdi isterseniz, bankamatik operasyonuna daha geniş bir açıdan bakalım. Böyle bir lojistik operasyonun bankanın karbon ayak izi üzerine olası etkisini de düşünün derim aynı zamanda. Bundan böyle, bu husus önemli olacak. Portföyün bir bölümünün faiz oranı, diğer bölümüne oranla daha düşük olacak. Nasıl?

Malum bu aralar, karbon ayak izi daha küçük olan ve portföyünde karbon ayak izi küçük işletmeleri destekleyen bankaların merkez bankası fonlama maliyetlerinin daha düşük olması gerektiği tartışılıyor ciddi ciddi. Paris Anlaşması ile kurulan, 39 ülke merkez bankasının katıldığı “Finansal Sistemi Yeşillendirme Ağı”nın 24 Mart’ta açıkladığı rapor bu yönde doğrusu. Bu arada, TCMB yok bu 39 banka arasında.

Bu ne demek? Kömüre dayalı termik santral ile elektrik üretmek üzere bir proje hazırlar ve finanse etmek isterseniz, banka size daha yüksek bir faiz oranından kredi teklif edecek. Neden? Termik santral yatırımı ülkenin karbon ayak izini büyüterek, ihracat potansiyelini olumsuz etkileyeceği ve daha baştan bir nevi “batak” yatırım olarak kabul edileceği için elbette. Banka projeye bakacak, “bunun normal ömrünü tamamlamasına kamu otoritesi asla izin veremez.” diyecek haklı olarak. Nedir? İklim kaynaklı riskler işte.

İsveç Merkez Bankası, 2021’de virüs kaynaklı parasal gevşeme çerçevesinde satın alacağı senetlerin karbon ayak izi küçük şirketlere ait olmasını tercih ettiğini açıkladı. Ne demek? Karbon ayak izi büyük olanı kamu politikası olarak uygun bulmuyoruz demek için elbette. İklim değişikliği metrikleri ile kredi dağıtmak diye anılacak bir yeni döneme giriyoruz. Dış finansman ararken bankalarımız bir de bunu düşünmek zorunda kalacaklar bundan böyle sanırım. Adapte olamayan daha da riskli olacak.

Zaten CDS risk primimiz evvelki hafta, “her an her şey olabilir” bir gece yarısı operasyonu ile yüzde 50 artarak 450’yi aşmıştı. Şimdi daha da artabilecek, iklim değişikliği metrikleri devreye girince, iklim riskleri nedeniyle. Söylemiş olayım.

Bahama doları, geçen yıl dijitalleşip Sand dolar oldu

Demem o ki, yeşil dönüşüm süreci, herkes gibi bankaları da merkez bankalarını da içerecek. Yeni teknolojiler, tüm sektörleri dönüştürecek derken finansal sistemin bunun dışında kalmasını beklememek gerekiyor. Eskiden yeşil dönüşüm denince, aklımıza bir tek elektrifikasyon gelirdi. “Şimdi nasıl elektrik üretilecek?” diye daha çok enerji geçişi düşünülürdü. Çok değil, üç yıl önce. Şimdi artık ekonominin bütünüyle yeşil-dijital dönüşümü söz konusu.

Dünya Bankası, EBRD, diğer uluslararası finans kurumları, bu çerçevede, karbon ayak izini küçültene, küçültmek için çaba harcayana destek verecek yakın gelecekte. Tam da bu nedenle, zaten, Paris İklim Anlaşması’nı imzalamak, Türkiye’nin yeşil-dijital dönüşüm için finansman imkanlarını daraltır diye düşünmek külliyen yanlış. Tam tersine, yeni Bretton Woods sisteminin temeli, Paris İklim anlaşması olacak. Dünya Bankası ve EBRD için, ülkelerin kendi tercihlerine göre açıkladıkları karbon emisyonu azaltma niyet beyanı belgeleri (INDC-intended nationally determined contributions) belirleyici olacak. “Şimdi bu proje, o niyet beyanına uygun mu, değil mi?” diye bakacaklar. Peki, INDC yoksa? Olmaması zaten mümkün olmayacak yeni düzende.

Bu arada, Merkez bankası dijital parası konusunda ilk deney zaten geçen yıl Bahamalar Merkez Bankası tarafından başlatıldı demiştim. Bahamalar yaklaşık 700 adadan oluşan bir devlet. Orada kâğıt parayı adadan adaya dağıtmak gerekiyor, lojistik problem daha farklı. Ama internet kullanımı yüzde 90 seviyesinde.

Şimdi artık kâğıt para Bahama dolarının yanında dijital Sand dolar var bir de. Bu arada, bu yıl, Mastercard’ın Bahama Merkez Bankası dijital parasına dayalı ilk kartını çıkardığını da söylemek lazım sanırım. Merkez bankası dijital parası kullanımı Fintek çözümleri ile çeşitlenip yaygınlaşacak dedikleri bu olsa gerek.

 Türkiye’nin artık bu geçen yüzyıldan kalma gündemi bırakıp, bugünün risklerine odaklanması gerekiyor. Geçen yüzyılın, ne olduğunu ancak sayıları giderek azalan ihtiyarların bildiği, gündemi içinizi sıkmadı mı artık? Yetti, yahu!

Güven SAK – Dünya

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.