Connect with us

EKONOMİ

18 yaş altı sigortanın emeklilikte faydası var mıdır?

Çocuk sahibi anne babalar, geçmişte 18 yaşından önce sigortalı çalışmaya başlamış olanların erken emekli olduğunu gördükçe evlatlarının yaşıtlarına göre daha erken emekli olabilmesi için çareler arıyorlar. 2008 yılında sosyal güvenlik mevzuatında kapsamlı değişiklikler yapıldı. Peki, şimdi çocukları sigortalı göstermenin bir faydası var mıdır? 18 yaş öncesinde yaptırılan sigorta erken emekli eder mi? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, milyonlarca kişinin merak ettiği bu soruya yanıt aradı

Yayınlanma:

|

Emeklilikte yaşa takılanların (EYT) bir kısmı çok uzun süredir çalışmalarına rağmen emekli olamaz iken, anne babası tarafından çocuk iken yaz tatilinde bir iki ay sigortalı gösterilmiş olan kişiler erken yaşta emekli olabiliyorlar. Bu kişiler 1999 ve 2008 yılındaki yasa değişikliklerinden etkilenmediler. Çocuk sahibi anne babalar, evlatlarının ileride mağdur olmaması, yapılacak bir şey varsa yapmamış olmak için çözüm arıyorlar.

Ayrıntılara geçmeden önce, konunun kolay anlaşılabilmesi için bazı kavramlara açıklık getirmek gerekir. Sosyal güvenlikte sigorta başlangıcı, ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim ödenmek suretiyle çalışmaya başlanan tarih olarak kabul edilir. 2008 öncesi çalışmaya başlayanların emekliliği için prim günü, sigortalılık süresi ve yaşa bakılıyor. Örneğin kadınlar için 20, erkekler için 25 “sigortalılık süresi” ve 5000 prim günü gibi. Genellikle sigortalılık süresi ile prim günü karıştırılıyor. Sigortalılık süresi, ilk defa sigortalı çalışmaya başlandığı tarihten emekli aylığı bağlanıncaya kadar olan tüm süreyi kapsar. Prim günü ise 4/a’lılar için prim bildirimi yapılan, 4/b’liler için ise primi ödenen sürelerdir.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, uzun vadeli sigorta olarak adlandırılan malullük, yaşlılık ve ölüm (MYÖ) sigortasına tabi çalışmak, sigorta başlangıcı olarak kabul ediliyor. 18 yaşından önce sigortalı çalışmaya başlayanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başladığı kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen sigorta primleri, sadece prim ödeme gün sayılarının hesabına eklenir.

4/b (BAĞ-KUR) ve 4/c (Emekli Sandığı) kapsamındakilerden bir meslek veya sanat okulunu bitirerek mahkemece ergin kılınmak suretiyle öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar için 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz. Bu kapsamda 18 yaşın altında kazai rüşt kararı tarihinden itibaren başlayan sigortalılık başlangıç tarihleri, aynı zamanda sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak esas alınır.

5510 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı olan 4/a (SSK) ve 4/b (BAĞ-KUR) kapsamındaki kişiler için yalnızca yaşlılık aylığı bağlanmasında geçerli olan 18 yaş uygulaması, malullük ve ölüm aylıklarında uygulanmaz.

Sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hüküm, 1 Nisan 1981 tarihinden önce sigortalı çalışmaya başlamış olan SSK’lıları etkilemez. Buna göre, SSK’lıların sigortalılık süresinin başlangıcı 1 Nisan 1981 tarihinden önce ise yaşa bakılmaksızın sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak; 1 Nisan 1981 tarihinden sonra ise 18 yaşın doldurulduğu tarih olarak dikkate alınır. Ancak, 18 yaş öncesinde geçen çalışma süreleri prim ödeme gün sayısına ilave edilir.

KADEMELİ YAŞTA İLK ÇALIŞMA TARİHİ DİKKATE ALINIR

SSK’lıların emekli aylığına hak kazanma koşullarının belirlenmesinde 18 yaş uygulamasına bakılmaksızın, ilk işe giriş tarihine göre yaş, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi koşulları tespit edilir. Sigortalılık süresi koşulunun yerine gelip gelmediği incelenirken ise 18 yaş uygulamasına bakılır.

Daha anlaşılır olması için bir örnekle anlatalım. 10 Ocak 1969 tarihli bir kadın 17 yaşında iken 20 Mart 1986 tarihinde 4/a kapsamında (SSK) sigortalı çalışmaya başlamış olsun. Bu kadının emeklilik koşulları 20 Mart 1986 tarihli girişine göre 20 yıl, 42 yaş, 5075 gün olarak uygulanır. Emeklilik koşullarının belirlenmesi sırasında sigortalı çalışmaya 18 yaşından önce başlayıp başlamadığının bir önemi yok.

Ancak, 20 yıllık sigortalılık süresi şartının yerine gelip gelmediğinin tespitinde 18 yaşını doldurduğu 10 Ocak 1987 tarihi başlangıç kabul edilir.

18 YAŞ ALTI SİGORTA MALULLÜK VE ÖLÜM AYLIĞI BAĞLATIR

18 yaş altı çalışmalar sigortalıya malullük aylığı bağlanmasında ve sigortalının ölümü halinde eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanmasında rol oynar. Örneğin, 1997 doğumlu bir kişi 2013 yılında 16 yaşında iken 4/a kapsamında sigortalı çalışmaya başlamış ve 1000 gün primi olsun. Bu kişi çalışma gücünü yüzde 70 oranında kaybettiğinde 10 yıl sigortalılık süresi ve 1800 prim günüyle malullük aylığına hak kazanır. Bu kişinin ölümü halinde hak sahiplerine ise 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 prim gün sayısı ile ölüm aylığı bağlanır.

Buna göre, söz konusu kişi çalışma gücünü bugün yüzde 70 oranında kaybetse malullük aylığını prim gününü 1800’e tamamlamak şartıyla 2023 yılında bağlatabilir. Aynı kişi, çalışmakta iken bugün yaşamını yitirse 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 prim günü koşulunu yerine getirmiş olduğu için hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır.

ÇOCUĞU 18 YAŞIN ALTINDA SİGORTA ETTİRMEK ERKEN EMEKLİ EDER Mİ?

Emeklilik koşulları 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere üç ayrı döneme göre değişmektedir. 2008 öncesinde küçük yaşta sigortalı gösterilenler bugün erken yaşta emekli olabiliyorlar.

8 Eylül 1999 öncesi sigortalı gösterilmiş olan kadınlar 56, erkekler 58 yaşında SSK’dan emekli aylığı bağlatabilir.

8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihinden önce sigorta girişi yapılan kadınlar 58, erkekler 60 yaşını doldurmaları ve en az 7000 prim günüyle SSK’dan emekli olabilirler. Bu dönemde çalışmaya başladığında 18 yaşın altında olan kişiler prim günü ve yaşı doldurduklarında emekli aylığı bağlatabilecekler.

30 Nisan 2008 tarihinden sonra sigortalı çalışmaya başlayanlar 4/a statüsünde 7200 prim gününü; 4/b ve 4/c statüsünde ise 9000 prim gününü doldurdukları tarihe göre belirlenen kademeli yaşa tabi olacaklar.

4/a kapsamında 7200 prim gününü 31 Aralık 2035 tarihine kadar dolduran kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olabilecek. Aynı şekilde 9000 prim gününü bu tarihe kadar tamamlayan 4/b ve 4/c’li kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olacaklar.

Ancak, prim gününü doldurdukları tarih uzadıkça emekli yaşları da uzayacak. Örneğin, 4/a’lı bir erkek 7200 günü 2039 yılında doldurursa 62 yaşında, 2044 yılında doldurursa 65 yaşında emekli olabilecek.

Sonuç olarak, çocuklarını bugün sigortalı yapmak isteyen anne babalar onlara erken emeklilik hakkı sağlayamayacaklar. Bununla birlikte, 18 yaşın altında veya üstünde olsun, çocuk veya genç yaşta sigortalı çalışmak maluliyet aylığı ve ölüm aylığı bakımından avantaj sağlar.

AİLE İŞLETMESİNDE SİGORTALI GÖSTERMEK KABUL EDİLİR Mİ?

SGK, 18 yaşından küçük iken çalışma anne veya babanın işyerinde geçmişse, bu çalışmanın geçerli sayılabilmesi için kayyumun katılımı ile bir yazılı hizmet akdi bulunmasını ve bu hizmet akdinin hakim tarafından tasdik edilmesini şart koşuyor. SGK’nın 2013/11 Sayılı Genelgesi ile yapılan bu uygulamanın yasal dayanağı olmadığı değerlendirilmektedir. Nitekim, Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) geçen yıl bu konuda verdiği bir kararında SGK’yı haksız buldu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

HAKAN ARAN: “2025 yılı sonuna kadar rahatlama beklemeyin”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2025 yılı için gördüğü tablo üzerinde durdu:

– 2025’te enflasyonun yüzde 42 olduğu ama Merkez Bankası’nın hedefi nin yüzde 14- 21 bandında yer aldığı bir yıl başlayacak. Merkez Bankası, 42’yi 14-21’e nasıl getirecek? Ekonomiyi gevşetemez. Kredi büyümesinde yüzde 2 sınırını artıramaz.

Kredi tarafında sıkışıklığın ve pahalılığın yıl boyu süreceğine işaret etti:

– Yüzde 45 enflasyon varken, yüzde 50 pahalı iken, yüzde 25 enflasyonda da yüzde 30 pahalı olacak. Yani, kredide pahalılık devam edecek.

Bu noktada şu uyarıyı yaptı:

– 2025 yıl boyunca rahatlama bekleyen, “Nasıl olsa biraz hafifl er, ben de paraya erişirim” diye düşünenler, nefesini 2025 sonuna kadar tutamayanlar da muhtemelen çok zorluk yaşayacaklar.

Bu durumda KOBİ’lerden büyüklere tüm şirketlerin vardiya azaltmaya, sonrasında verimlilik artışı için robotlaşmaya ağırlık vereceğini kaydetti:

– 2025 yılında işsizlik artacak, yani istihdam piyasasına olumsuz yansıyacak. Bunun da Merkez Bankası’nın elini daha çabuk tutacağı ve artık sıkılaşmayı, istihdamı da belli bir oranda gözeterek yapacağı noktaya getirecektir diye tahmin ediyorum.

2025’te enflasyonun yüzde 14-21 bandının üzerinde, 20-21 arasındaki bir noktada bitmesini beklediğini bildirdi:

– Bu durumda da yüzde 45 olan politika faizinin 25’e kadar düşürülme imkanı olacağını düşünüyorum. İzin verildiği kadar büyüyen krediye erişip akıllıca kullanan, iş yerinde verimliliği artırmaya yönlendirenin güçleneceği bir yıl olacak 2025.

Sonra ekledi:

– Ama sorunlu alacak oranlarının, bankadaki donuk alacak oranlarının ticari tarafı da içine alacak şekilde artacağı bir 2025 yılı göreceğimiz kanaatindeyim.

Enflasyon yüzde 10’lara inene kadar üretici ve ihracatçı rahat yüzü göremez

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ihracat konusunda şu saptamayı yaptı:

– Merkez Bankası döviz rezervlerini “kasa doldu” denecek düzeyde artırana kadar ve enflasyon yüzde 10’lu seviyelere gelene kadar bir denge noktası oluşmayacağı için ne ihracatçının ne üreticinin rahat yüzü göremeyeceği düşüncesindeyim.

Saptamasına şu eklemeyi yaptı:

– Onlar sıkıntı yaşamaya, kurdan şikayet etmeye, “Ben artık üretemiyorum, ihraç edemiyorum, maliyetim daha fazla” deyip “Sattığımdan zarar ediyorum” şikayetine maalesef bu söylediğim konjonktür boyunca devam edecek. Bu şikayetlerin önüne geçebilecek bir mekanizma yok.

Şu noktanın altını çizdi:

– Eğer siz bir yanlış yaptıysanız, yanlışınızla yüzleşmeniz gerekiyor. Biz ekonomide yanlış politika izledik. Şu andaki sıkıntılarla yüzleşmeden düzelme olmaz.

Şu soruyu ortaya attı:

– Biz onu yaptık tamam geçmişte kaldı? Şimdi çaresi yok mu?

Soruyu şöyle yanıtladı:

– O yanlış yapılırken ihracatçı çok kazandı. Yanlış yapılırken yatırım yapan iş insanı çok kazandı. Yani, çok ciddi miktarda ucuz TL ihracatçıya, üreticiye, yatırım yapana verildi. Uzun vadelerle verildi. Yüzde 8.5, 10, 12.5’ten verildi.

Bu noktada yine sordu:

– Bu kaynakları alıp ne yaptılar?

Soruları sıraladı:

– Bu kaynaklarla kendilerinin daha verimli olmaları, daha rekabetçi olmaları için mi yatırım yaptılar? Yoksa zaten aslında her an rekabette, fiyatta sorun yaşayabilecekleri üretim bandını çoklayıp 5 üretirken 10 üretip 10 satacağım şeklinde mi hareket ettiler?

Bu dönemde genelde kapasite artırıldığına işaret etti:

– Şu anda öyle bir tabloya gelindi ki, elde çok yüksek kapasite var ama kârlı değil. İşte şu andaki en büyük problem bu.

Çözüm yolunu irdeledi:

– Bu problemi her seferinde yaşamamak için Türkiye’nin toplam faktör verimliliğini artıracak olan projeler üzerinde kümelenmesi lazım. Bu da 5 yıllık bir planla olur. Ancak bu şekilde Türkiye rekabetçi bir yapıya gelebilir.

Müşterisi aç iken banka tok yatamaz

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, sağlıklı kredi kullandırılmaması halinde finans kesiminin de olumsuz tablodan nasibini alacağını bildirdi:

– Hepimiz için düzlüğe çıkmanın tek koşulu, hatayı yaptığımız ilk noktaya geri dönmek. O yer de, kabul edilebilir bir enflasyon, hane halkının, çalışanın, ücretlinin enflasyona ezdirilmediği, o düzeydeki ücret artışının sanayiciyi yormayacak noktaya gelmesi.

Ardından ekledi:

– Sen fiyatını artıramayan ihracatçıyı, üreticiyi her sene yüzde 50, 70 ücret artışıyla yüz yüze getirirsen bu insan batar. O yüzden tekrar yüzde 10’lu seviyelere getirmemiz lazım ki bu kişiler rekabet gücünü koruyabilsin.

Bu noktada bankaların kârlarındaki düşüşü nasıl değerlendirdiğini sordum, şu yanıtı verdi:

– Reel sektörde sorun varken, ülkede kârlılık düşerken bankaların kârlılığının artması bence sorun olurdu. Eğer siz içinde bulunduğunuz bu koşullardan aynı şekilde etkilenmiyorsanız zaten yanlış bir şeyler yapıyorsunuz demektir.

Sorunların, sıkıntıların herkes tarafından paylaşılmasının iyi bir gösterge olduğunu kaydetti:

– Müşteriyle her zaman yüz yüze bakan bir kurum olarak müşterimiz açken biz tok yatan konumda olmak istemeyiz. Bizim de bu dönemde sıkıntı yaşamamız kadar doğal bir şey yok.

ekonomim-Vahap Munyar

Okumaya devam et

EKONOMİ

DİSKAR: TÜİK’in sansürlediği listeyi yayımladı

TÜİK tarafından TÜİK internet sitesinden silinen ve kamuoyundan gizlenmek istenen enflasyona esas madde sepeti fiyat listesi (Ocak 2003-Nisan 2022) artık DİSK-AR internet sitesinde yayınlandı.
Yargı kararlarına rağmen Anayasa ve yasaları çiğneyerek suç işleme ısrarını sürdüren TÜİK Başkanlığı, geçmiş verileri internet sitesinden kaldırarak enflasyona esas madde fiyat listesinin karartılmasının sebebinin verileri gizlemek olduğunu bir kez daha ortaya koydu

❗️TÜİK sansürünü kabul etmiyoruz.
❗️TÜİK’in geçmişi silme girişimini kabul etmiyoruz!
🔗TÜİK tarafından sansürlenen ve silinen 2003-2022 arası madde fiyat listesine haberden erişebilirsiniz:

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bilindiği gibi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) fiyatlarda ciddi artışların yaşanmaya başladığı dönem olan Haziran 2022 itibarıyla enflasyona esas ortalama madde fiyat listesini yayımlamaktan vazgeçmişti. Bunun üzerine DİSK tarafından başlatılan hukuk mücadelesinde idari yargı madde fiyat listesinin açıklanmasına karar vermiş ve karar kesinleşmişti.  

Ancak kesinleşmiş yargı kararına rağmen TÜİK yönetimi Haziran 2022 sonrası madde fiyat listesini açıklamamakta direniyor ve yargı kararlarını hiçe sayıyor.

TÜİK kesinleşen yargı kararı gereği Haziran 2022 sonrası verileri açıklamak zorundayken akıl almaz biçimde geçmişe dönük fiyat listesini de sildi.

TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya’nın  9 Temmuz 2024 tarihinde yaptığı basın toplantısının ardından, Ocak 2003-Nisan 2022 dönemine ait enflasyona esas madde sepeti fiyat listesi TÜİK internet sitesinden kaldırıldı. Geçmişe dönük haber bültenleri ekleri değiştirildi, geçmişe dönük kayıtlarda değişiklik ve tahrifat yapıldı.

Resmi veri niteliği taşıyan bilgilerin ve listelerin silinmesi açıkça sansürdür ve resmi evrakın değiştirilmesidir.

Yargı kararlarına rağmen Anayasa ve yasaları çiğneyerek suç işleme ısrarını sürdüren TÜİK Başkanlığı, geçmiş verileri internet sitesinden kaldırarak enflasyona esas madde fiyat listesinin karartılmasının sebebinin verileri gizlemek olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

TÜİK tarafından sansürlenen ve silinen 2003-2022 arası madde fiyat listesini DİSK-AR olarak arşivlemiştik. Bu önemli belgeye aşağıda yer alan bağlantı ile erişebilirsiniz.

DİSK açıklamasında, “Bir kez daha hatırlatıyoruz: TÜİK yönetimi kesinleşmiş yargı kararlarının, Anayasa ve yasaların gereği olan madde sepeti ortalama madde fiyat listesini derhal açıklamak zorundadır. Yargı kararlarına uymamak suçtur” ifadesini kullandı.

Enflasyon hesaplamasına esas madde sepeti ortalama fiyat listesi (Ocak 2003-Nisan 2022)

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Fatih Karahan: Türkiye kalıcı dezenflasyonist sürecinin eşiğinde

Yayınlanma:

|

Yazan:

JP Morgan’ın bugünkü yatırımcı toplantısında sunum yapan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan Türkiye’nin kalıcı bir dezenflasyonist sürecinin eşiğinde olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yurt içi swaplardaki düşüşün parasal aktarım mekanizmasını güçlendirdiğini belirtti.

Karahan, JP Morgan’ın bugünkü yatırımcı toplantısında sunum yaptı.

Karahan, Türkiye ekonomisine ilişkin makroekonomik verilerdeki iyileşmeye dikkati çekerek, özellikle Mayıs 2023’ten bu yana kredi büyümesindeki yavaşlama, net ihracattaki artış ile iç talepteki yavaşlama, cari açıktaki normalleşme ve Merkez Bankasının rezervlerindeki artışa işaret etti.

Türkiye’nin kalıcı bir dezenflasyonist sürecinin eşiğinde olduğunu aktaran Karahan, “Sıkı para politikası duruşu devam ediyor” dedi.

Son dönemdeki niceliksel ve makroihtiyati sıkılaştırma tedbirlerine değinen Karahan, çeşitli araçlar kullanarak fazla likiditeyi de sterilize ettiklerini bildirdi.

Yurt içi swaplardaki düşüşün parasal aktarım mekanizmasını güçlendirdiğini belirten Karahan, finansal koşulların sıkı olmaya devam ettiğini kaydetti.

Karahan, bireysel kredi büyümesindeki yavaşlamaya dikkati çekerek, TL kredilerin etkisiyle ticari kredi büyümesinin de önemli ölçüde gerilediğini aktardı.3652

TL mevduatın payının yıl sonu hedefinin üzerinde gerçekleştiğini dile getiren Karahan, döviz rezervlerindeki hızlı artışı vurguladı.

“Cari denge iyileşmeye devam ediyor”

Fatih Karahan, yurt içi talepte de normalleşme işaretlerinin görüldüğünü ifade ederek, cari dengenin iyileşmeye devam ettiğini bildirdi.

Ülke risk primlerindeki düşüşün altını çizen Karahan, haziranda yıllık enflasyonun 3,8 puan azalarak yüzde 71,6 ya gerilediğini ve enflasyon göstergelerinin ana eğiliminin enflasyondaki yavaşlamaya işaret ettiğini söyledi.

Karahan, hizmet enflasyonunda zorlu bir süreç olduğunu ifade ederek, çeşitli öncü göstergelerden kira enflasyonunda yumuşamanın başladığı sinyalini aldıklarını kaydetti.

Enflasyonun yılın ikinci yarısında düşeceğine dair artan bir konsensüsün olduğu aktaran Karahan, haziranda dezenflasyon döneminin başladığını bildirdi. (AA)

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.