Connect with us

Erol Taşdelen

2020 : Bankalar anormal olan bu yılı unutamaz

Erol TAŞDELEN, Bankacılık Sektörü açısından kabus gibi geçen 2020 yılını ve 2021 yılına taşınan sorunların kaynağı ile Normalleşme sürecinin başarı şansı için dikkat edilmesi gereken konuları ele aldı.

Yayınlanma:

|

2020 yılının son çeyreğinde Piyasalarda özellikle de Bankacılık sektöründe “NORMALLEŞME” kelimesi sık kullanan oldu da kimse ANORMAL olan neydi ki diye sorma gereği duymadı. O zaman Bankacılık açısında 2020 yılında ANORMAL olan neydi, Normalleşme ne anlama geliyor bir bakalım.   

2020 Bankacılık Sektörü normal olmayan uygulamaların başlamasına hiçbir bankacının itiraz edeceğini düşünmüyorum. Anormal olması yaşanılan olağan üstü ortam yanında Banka ve Para Piyasasında Kamu otoritesinin yeni uygulamalardan da kaynaklandı. Sektörde 2020’yi anormal uygulamaları sıralayalım.

1. Kamu otoritesi uzun yıllardır arka planda kalırken 2020’de daha fazla ön plana çıktı.

Resmi Gazetenin 10 Şubat 2020’de 31035 sayılında yayınlanan Bankacılık Sektörünü direkt etkileyen BDDK Yönetmelik değişikliği ve TCMB Tebliğ ile birlikte Ücret ve Komisyonlardan Kredi masraflarına kadar bir takım düzenlemeler geldi. Bankaların aldığı  2400 adet olan Ücret ve Komisyon masrafları 51 adet ile sınırlandı. Ücret ve Komisyonlara sınırlamalar getirilerek üst sınırlar kondu.  Sık sık benim de yazdığım önemli bir konu hakkında ilk defa ciddi bir düzenlemeler yapılarak şikayetlerin de önü alınmış oldu. Artık bankaya giren müşteri hangi hizmet için hangi masrafı ödeyeceği netleşti. Bu durum; Vatandaştan, Esnaftan, Sanayiciden bankaların aldığı keyfi Ücret ve Komisyonun da önünü almış oldu. Artık, bankalar için de lokantaya girdiğinde ne ödeyeceğini bilmeden yemek yeme devri kapanmış oldu. Yeni düzenlemede bankaların ciddi ücret ve komisyon kaybı yaşayacağı tahmin edilmekle birlikte 2. Çeyreğe somut olarak yansıdığı ve yılın ilk yarısında 4 milyar TL ücret ve komisyonlarda kayıp  görüldü. 2019 yılındaki 106 milyar TL Ücret ve Komisyon gelirini yakalamaları çok zor. 2020 yıl sonu verileri yayınlandığında kaybın büyüklüğü de ortaya çıkacak. Normalleşme sürecinde bankaların baskısına rağmen bu alanda Kamu otoritesi henüz geri adım atmadı.

2. Kredi Takip süreleri 90 günden 180 güne çıktı, kredi yapılandırmalar teşvik edildi

Bankalar üç ay boyunca taksit ya da kredi ödeme tutarını ödemeyen Tüketici, Esnaf ve Sanayisi kredilerini yasal olarak takibe atıyorlardı. Fiili durumda Esnaf ve Sanayici kredilerini yapılandıran bankalar genelde Vatandaşın kredilerini takibe atıyorlardı. Covid-19 tedbirleri kapsamında Kredi Takip sürelerinin uzaması bankalara ciddi bir yük oluşturduğu gibi bu sürenin bitmesi ile takip rasyolarının da arttığını göreceğiz. BDDK verilerine göre 2020 Kasım ayında Takip Oranı % 3,97’ye kadar geriledi ama bu oranı sektörde bulunan hiç kimse gerçekçi bulmuyor. Zira, Takibe atılan Krediler 2020 yılı boyunca 150 milyar TL düzeyinde tutulurken, TBB – Türkiye Bankalar Birliği 2019 Ekim – 2020 Ekim arası 19,8 milyar TL Kredinin yapılandırdığını açıkladı. Hazine ve Maliye Bakanı 2021 Bütçe görüşmelerinde Bankaların sorunlu kredilerinin 533 milyar TL olduğunu açıkladı. Kısaca, Takibe atılan 150 milyar dışında sürekli yapılandırılarak yüzdürülen 383 milyar TL Tahsilat kabiliyeti düşük kredi var demektir. Toplam Bankalardaki Nakit Kredi 3,6 trilyon TL olduğu düşünüldüğünde tablo daha vahim oluyor; Banka kredilerinin % 14,50’si Sorunlu kredi demektir. Takibe atılan kredilerde Kamu Bankalarının Aralık ayında % 2,6 olarak açıklıyor. Yabancı Sermayeli bankalar % 5,8; Yerli Sermayeliler % 5,3 olduğu düşünüldüğünde Kamu bankalarının rasyolarının inandırıcılığı iyice azalıyor. Bazı sektörlerde batık kredi oranı kontrolden çıktı. Örneğin İnşaat sektöründe bir ara % 11’lere kadar çıktı  neyse ki 2020 yazında zararına verilen konut kredileri ile % 9 düzeye indirilebildi.     

3. 2019 Ekim ayında Kararname ile kurulan ve 2020’de yapılanmasını tamamlayan SEDDK – Sigortacılık, Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kuruldu.

Yıllardır bankaların şikayet konusu olan keyfi sigorta şikayetleri BDDK tarafından banka ürünü olmadığı, Sigortaya Hazine’nin baktığı; nedeni ile şikayetler ortada kalıyordu. Bizin de sık sık gündeme getirdiğimiz bu tür şikayetler için artık bir muhatap oluşturuldu. Bu sayede Bankaların keyfi ( Kredi Limit Sigortası, Kredi Sigortası, Emekliye İşsizlik Sigortası, aracı olmayana geçici plaka uydurup taşıt sigortası gibi ) uygulamaları da kontrol altına alınacak. SEDDK’nın öncelikli olarak gurbetçi hesaplarından müşteri imzaları taklit edilerek yapılan yüklü miktarda BES sigortaların gerçekçi olup olmadığı ile işe başlar ise iyi olur. Özellikle kredi kullanan çiftçilere yapılan sigortaların haddi hesabı yok.

4. Aktif Rasyosu ( AR ) uygulaması başladı

2019 yılında Bankalar kredilerde sert frene basarak durma noktasına geldi. Zira, USD bazında 2019 yılında özellikle Yerli ve Yabancı sermayeli bankalar küçülme trendine girdi açığı Kamu Bankaları kapamaya çalışsa da Piyasaya kredilerde durma noktasına geldi.  2019 yılında  Bankalar 46,6 milyar USD Mevduat artışına karşılık; Kredilerde sadece 6,6 milyar USD küçüldüğü ortaya çıkması şikayetlerin yersiz olmadığını ortaya çıkardığı gibi; Kamu otoritesini de ciddi rahatsız etti. Bankalar 2020 ilk iki ayında Piyasaya hızlı başlamasına rağmen özellikle 2020 Mart ayında Covid-19 sürecinin başlaması ile birlikte kredilerde tekrar sert bir fren yaptı. İlk şokun atlatılması ile birlikte TCMB diğer Merkez Bankaları gibi “Genişleyici Para Politikası” uygulamasına geçmesi ile birlikte Hazine’nin de desteği ile Kamu Bankaları aracılığı ile hızlı bir kredi genişleme stratejisine geçti. Özel ve Yabancı bankaların bu kredi büyüme sürecine uzak durunca Kamu Otoritesi de Aktif Rasyo (AR) formülü ile karşı hamle yaptı ve bu rasyonun altında kalan bankalara ceza uygulaması getirdi. Gönülsüz de olsa Yabancı ve Yerli Bankalar bu rasyoyu tutturmak için Piyasaya dönerek özellikle TL Kredi verme süreci yaşandı. Bu süreçte kredi faiz oranları da hızla düştüğü görüldü. Kamu otoritesi bu ortamda  Karşılık Oranları ile de oynayarak bankların Piyasada tekrar zor ile de olsa aktif oyuncu olmaya teşvik etti. 2020 ile birlikte Aktif Rasyo (AR) da tarih oldu. Bankalar yeni Normalde Kredi verme iştahlarının artacağını düşünenler yılın ilk çeyreğinde yanıldıklarını görecek. Bankaların bol para dağıtmaları sona ereceği gibi kredilerde küçüleceğini tahmin temek zor değil. Hoş kredi faiz oranları %20-25 bandında yıla başlarken bu orandan kredi kullanan kaç firma krediyi geri ödeyebilir? Üstelik enflasyonist sürece girmişken ve Covid-19 sürecinin henüz kontrol altına alınmamışken.      

5- Swap işlemlere sınırlamalar geldi

BDDK tarafından Şubat, Nisan ve Ağustos aylarında sık sık SWAP işlemler ile ilgili düzenlemeler uygulamaya kondu. Genelde spekülatif işlemler ve piyasa bozucu işlemler ile ilgili kısıtlamaya yönelik girişimleri bazı bankaları rahatsız etmesine rağmen kamu otoritesi geri adım atmadan kararlılık ile kararının arkasında durması bu alandaki işlemleri daralttığı gibi benzer mesajlar İngiltere merkezli finans kuruluşlarına da verildi. Hazine işlemlerinde engeller ile karşılaşan bankalar gönülsüz de olsa piyasaya dönmek zorunda kaldı. Sonuç mu; TCMB ve Kamu Bankalarının piyasaya döviz pompalayarak ellerindeki stokları bitirmeleri, kuru bastıracağım diye yabancıların düşük kurdan kaçmalarını sağlayan bir süreç izledik. Bunu gören Halkta elinde avucunda ne varsa olmayan da bankalardan kredi kullanarak 23 milyar USD’lık Altın aldı; 2019 sonunda vatandaşların mevduatındaki 139 milyar USD olan döviz tutarı da 28,2 milyar USD artarak 167,2 milyar USD seviyesine geldi. Bunlar bankalardaki tutarlar yastık altına alınan veya kasalara kaldırılan altın ve dövizler bu rakamlara dahil değil.  Vatandaşım Dolarizasyon oranı tarihi rekor kırarak % 60’ları geçti.  

6- Konut Kredi Faiz olanları % 0,64 oldu

İnşaat sektöründeki sıkışıklığa ve batık kredi oranının % 11‘lere çıkmasına çözüm bastırılan faiz oranları ile birlikte uzun vadeli konut kredi faiz oranlarının da düşürülerek zararına da olsa konut kredi faiz oranlarının aylık % 0,64 düzeye çekilmesi oldu. Uzun süreli stratejiler kısa süreli zararına taktiklere yenik düştü. Kamu bankaları Konuk kredi faiz oranlarını aylık % 0,64’e indirince yerli ve yabancı sermayeli bankalar da bu süreçten pay almaya çalıştı. Konut Piyasasına yaratılan psikolojik ortamda gelen ciddi bir hareketlilik geldi ve ilk altı ayda Konut Kredilerinin ivmesi ile zirveye ulaştığı Haziran ayında 190 bin konut satıldı. 2020 ilk altı ayda ise 624 bin konut satıldığı görüldü. Ortada satışlar iyi idi fakat ufak bir sorun vardı. Vatandaş 2. El konutu tercih ediyordu. Hoş bunda fırsatçı müteahhitlerin hızlı bir şekilde stok konut fiyatlarının da artırmasının etkisi vardı ama 2020 Haziran ayı sonunda görüldü ki satılan 624 bin konutun sadece 197 bini sıfır konuttu. Kampanya olmayan 2019 yılının ilk yarısında 206 bin sıfır konut satılırken; 2020 ilk yarısındaki faiz dopingine rağmen 197 bin konut satışı geçmiş yılların ilk yarı ortalamasının altında kaldığı görülünce 2. El konut faiz oranları artırıldı ama geç kalınmış konutu alan almıştı. Daha sonra da zaten bankaların konut kredilerine ayırdığı kaynak tükendi ve bir konut macerası da böylece son buldu. 2021 yılında maliyetlerden dolayı ucuz konutları da ucuz konut kredisini de unutun.        

7. Banka ve Sigorta şirketlerine milyonlarca liralık Cezalar

2020 Ocak ayında QNBFinansbank Rekabet Kurulu’ndan 7.8 milyon TL’lık ceza yedi. Uzlaşma ile 5.8 milyon TL cezada el sıkıştılar. Temmuz ayı bankalara cezalar yaz yağmuru gibi geldi. AKBANK Korona Virüs kapsamında alınan tedbirlere aykırı işlemler yapması nedeni ile BDDK tarafından 155,5 milyon TL para cezası yedi. Temmuz ayında BDDK tarafından  müşterilerden gelen şikayetler nedeni ile 7 bankaya toplam  204,6 milyon TL ceza verdi. Yine Temmuz sonunda BDDK tarafından 2 bankaya Aktif Rasyosu (AR) tutmadığı gerekçesi ile HSBC’ye 180 milyon TL; Albaraka Türk’e 20,6 milyon TL ceza verildi. Cezalar Bankalar ile sınırlı kalmadı. 2020 Ocak ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Sigortacılık Kanununa aykırılık nedeni ile bir Bankaya 15 gün sigorta aracılık faaliyetini durdurup, 94 milyon TL ceza verdi. Başka bir bankaya sigortacılık faaliyetlerindeki uygunsuz işlemler nedeni ile 187,1 milyon TL ceza uygulandı. Bu cezalardan başka 2020 yılında 5 sigorta şirketine 2020 yılı içince çeşitli cezalar verildi. Neyse Normalleşme süreci ile birlikte bankalar da derin bir nefes aldı.

8. Rekabet Kurulu Baskını

2020 Ocak ayında Rekabet Kurumu Denetçileri yaklaşık 20 Banka Genel Müdürlüklerinde Üst Yöneticilere ait bilgisayarlar dataların yedeklerini aldı. Ne aradıklarını tahmin etmek zor değil. Piyasa bozucu yazışmalar; bankalar arası üst yönetici transferlerinde data hırsızlığı olup olmadığı ve mail hareketleri hiç kuşkusuz. İş Etik kuralları çerçevesinde çalışması gereken kurumların başında Bankalar geliyor. Benzer bir çalışmayı daha önce 12 bankaya yapmış ve milyonlarca lira cezalar kesmişti. Bu sefer işin para cezası ile sınırlı kalmayıp “basiretsiz tüccar” sıfatı ile üst yönetime yaptırımlar gelir ise şaşırmam. Rekabet Kurulu 19 aylık inceleme sonunda 2017’de 13 banka hakkında benzer suçlar ile inceleme yapmış, 8 bankaya ciddi para cezaları kesmişti. 2017 cezasındaki karar galen Rekabet Kurulunun sitesinde mevcut olup banka GMY’lerin “akşam buluşup bir kahve içelim, şu faizleri konuşalım” şeklinde Rekabet Bozucu diyalogları raporda yer almıştı. 2020’de bankalar bu tür muhabbetlere girdiğini sanmıyorum ama elinde banka dataları olan bazı kritik personelin karşılıklı transfer eden bankaların başları baya ağrıyacak gibi, yakında kokusu çıkar.    

9. TCMB ve Kamu Bankaları Türev Piyasalarında  daha fazla yer aldı.

Piyasaları kontrol altında  tutmaya kararlı olan Kamu otoritesi TCMB ve Kamu Bankaları aracılığı ile Piyasa İşlemlerinde daha fazla rol oynamaya başladığı görüldü. Alışılmışın dışındaki bu durum bankaların da Kamu otoritesine karşı ters pozisyon alma ihtimaline karşı geri adım atmalarına neden oldu ve Türev ve Piyasa işlemlerinde işlem hacmini ister istemez daralmasına neden oldu.     

2021 : Normalleşme Süreci Nasıl gidiyor

2020 yılının daha 3. Çeyreği bitmeden tüm bu yaşananları alt alta konduğunda bile 2020’nin diğer yıllardan farklı bir yıl olma, sektörde anormal bir durum olma özelliği taşıyordu. “Genişleme Para Politikasının” sonlanması ile birlikte 2020 son çeyreğinde sorunların üstüne gidilerek gerçekler ile yüzleşme dönemi geçirildi. Hazine ve Maliye Bakanı ile  TCMB Başkanının değişmesi bu sürecin başlangıcı oldu. TÜİK Rakamlarının daha gerçekçi açıklanmaya başlaması ile birlikte enflasyon gibi rasyonlar kabullenilmiş oldu. TCMB Gösterge faizi % 15‘e sonra da %17‘ye çıkararak piyasaya göre gerçekçi politika izleyeceği sinyalini somutlaştırdı. Aktif Rasyo ( AR ) oranını önce düşürdü 2020 yıl sonunda da resmen kaldırılacağını açıkladı. SWAP işlemlerindeki sınırlamalarda gevşeme yaşandı. Piyasaya kısmen verilen Güven ve Swap işlemlerini etkisi ile döviz kurlarında düşme yaşandı ama vatandaş hala ikna olmuş değil ki dövizini bozmadığı gibi alma yönünde irade göstermeye başladı. Vatandaşa 2021 yılında bu Güven’i vermeden TL’ye dönmesini beklemeyin. Bu durum 2021’e sorun olarak kendini taşıdı. Vatandaşın bankalara borcu; 2019 sonunda 580 milyar TL iken % 40 artarak 2020 Aralık sonunda 816 milyar TL düzeyine çıktı. Pandemi sürecinde vatandaşın borcu katlanmıştı kısaca. Üstelik; 816 milyar TL’lık borcun, 384,9 milyar TL’lık kısmı İhtiyaç Kredisi, 141 milyar TL’lık kısmı Kredi Kart borcu. 2021’de bu borcun nasıl döneceği ise ayrı bir sorun olarak karşımızda duruyor. Kısaca Firmalar gibi Vatandaş da 2020 yılını borcu borç ile kapamış durumda. 2021 yılında ucuz kredi de yok; kredinin kendisi de yok.  Bankaların 2021’de en önemli konusu Risk Yönetimi olacağı şimdiden belli oldu. 2000 ve 2008’deki gibi riskli gördükleri firmalardan ilk biz çıkalım salgını başlar ise piyasalarda domino etkisi yaparak kendi sonlarını hazırlarlar. Bu süreci nasıl yöneteceklerini hep birlikte göreceğiz.

Piyasalara “Güven” vermeden çözülemeyeceği de biliniyor. Önümüzdeki dönemde durgunluk, enflasyon, işsizlik, dolarizasyon, TCMB eksi rezervi, cari açık, bütçe açığı gibi ana sorunlarını Covid-19 tehdidi altında çözmemiz gereken sorunların başında geliyor ki bu bankalar için de ileriye yönelik ana stratejilerini oluşmasında belirleyici ana unsurlar olacaktır. Hangi bankanın bu süreci daha iyi yöneteceği ise Üst Yönetimin deneyim ve stratejisine bağlı olacaktır.

2021’in en önemli konusu hiç kuşkusuz; döviz satarak düşüremediğimiz kurları faiz artırarak belli bir istikrarda tutturabilecek miyiz? Dünyadaki ciddi para bolluğundan pay alabilecek koşulları sağlayabilecek miyiz? Ekonomi stratejisi kadar Siyasi, Askeri, Jeopolitik, Ekolojik Stratejiyi de yakından takip etmek gerekiyor.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist, Siyaset Bilimci

BANKA HABERLERİ

Erol TAŞDELEN yazdı: MARKA DEĞERİNİ YERLE BİR EDEN BANKA(cı)LAR, ETİK TAVIR

Yayınlanma:

|

Son günlerde ilginç olaylar oluyor.  Shakespeare, 66. Sone’de “Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın” der. Tam de bugünleri anlatmış. Şu anda kullandığım ve sosya medya hesaplara bağlı  cep telefonumu 0532-286…. 1990’lardan bugüne en az 30 yıldır kullanıyorum. [email protected] mail adresimi en az 15-20 yıldır kullanıyorum. Bilindiği üzere sosyal medya hesaplarımda gerçek kimliğimi ve gerçek iletişim bilgilerimi kullanıyorum. Yan hesaplarım hiç yok, gerek de duymadım.

Hal böyle iken son 10 gündür önce Whatsapp, sonra instagram ve dün de X (twitter) hesabım kullanıma kapatıldı. İçlerinde en çok şaşırdığım whatsapp oldu çünkü whatsapp ile ancak cep telefon numarası kayıtlı kişiler ile yazışabilirim “niçin kapatıldı” diye araştırırken bu kurumlara itiraz üzerine itiraz yaparken dün X (twitter)‘den gelen bir açıklama işin seyrini değiştirdi.

X açıklamasında, “X başka bir kişiyi veya markayı kafa karıştırıcı veya aldatıcı bir şekilde tasvir eden hesapları yasaklar. Hesabınızın hatalı bir şekilde askıya alındığını düşünüyorsanız…..” ifadeleri ile olayın ne olduğunu ortaya koydu aslında. Açıklamada yer alan, “X başka bir kişiyi veya markayı kafa karıştırıcı veya aldatıcı bir şekilde tasvir eden hesapları yasaklar” ifadesinin meali ve suçlaması, “siz bir kişi ya da MARKA’yı asılsız açıklamalar ile hedef aldınız bize de bu yönde şikayetler geldi biz de hesabı askıya aldık”. Güzel! Oysa bilmedikleri birşey var, yazdığım her şey sosyal medya ve basın, TV’lerde yer alan bilgiler! Kendileri gibi kapalı kapılar arkasında kurgular yapıp, sahte hesaplar ile paylaşımlar yapmıyoruz. Olanı yazıp, kimseye çamur atmıyoruz, hakaret edip, hayali haberler yapmıyoruz! Somut, hayatın içinden şeyler yazıyoruz… Bazı banka yöneticileri çevresindeki 3. sınıf gazeteciler ile karıştırıyor olmalılar ki hiç bir bankaya önyargılı olmadığımızı, aynı mesafeda olduğumuzu anlamakta zorlanıyor anlaşılan…

BESLEME YAZAR OLMADIK, OLMAYIZ DA!

Bir kez daha hatırlatalım bizler gazeteci değiliz banka tecrübemiz ile olaylara bakım değerlendiren bağımsız analiz yapan, uzmanlık alanımız olan bankacılık sektörü tarihine notlar düşen insanlarız…

Gerçekte böyle bir durum yok ama, var sayalım gerçekten kişi ve markaları hedef alan öyle bir durum var. Yöntem bu mudur, gidersin mahkemeye koyarsın belgeleri, “bu kişi benimle kurumumla ilgili asılsız gerçek dışı beyanlarda bulunuyor, benim kişilik haklarımı zedeliyor kurumun marka değerine zarar veriyor” dersin biz de gerekli cevabı belgeleri ile ortaya koyarız, mahkeme karar verir bak buna hiç itiraz etmem ama bu çağda ergenler gibi davranıp asılsız şikayetler ile sosyal medya hesapların kapatılması ne? Üstelik, haberleşme hakkı anayasada güvence altına alınmıştır. Haberleşme hürriyetini kısıtlamak suçtur ki bir kişinin sistamatik olarak sosyal medya hesaplarına saldırma, asılsız şikayetler ile kapattırmak ayrıca da suçtur. Ortada mahkeme kararı yokken, yapay, gerçek dışı şikayetler ile sosyal medya hesabının kapattırmanın hesabı sorulmasın mı, tabi ki yasal olarak sorulacaktır. Kurumların nihai cevaplarını bekliyorum! Yapanları da ortaya çıkarıp teşhir edeceğim!

Hepsini anlarım da WhatsApp ne arkadaş ya!

Hadi X hesabımdan bankavitrini.com sitesindeki veya beğendiğim  yazı ve haberleri yayınlıyorum. Günlük olayların gelişimine göre kısa kısa yorumlar yapıyordum rahatsız oldunuz anladım da whatsapp’ın neyi sizi rahatsız etti. Size, ne mesaj attım,  ne dosya gönderdim de sizi rahatsız etti bak bunu anlamış değilim. Bu zaten hayatın olağan akışına da aykırı bir durum. Duyup da şaşırmayan yok! Whatsapp gibi bir iletişim devini bunlara itibar edip kapatması ise ayrı bir hikaye. Gönderilen cevaplardan yapay zeka ile değerlendirildiğini anlıyorum gerçek bir kişinin durunu ele alana kadar yapay zekanın bir süre otomatik cevaplarını okuyacağım gibi zira cevaplar hızlı ve standar geliyor. Belli ki yapay zekaya, “hesap hakkında şu adet şikayet gelince hesabı iletişime kapa” diye bir komut yüklemişler, ama o şikayetin içeriğinin doğru olup olamdığını ise programlayamamışlar. Göndermediğim mesajlardan nasıl bir şikayet, mağduriyet olabilir ki! 30 yıllık bir hat whatsapp’ın ilk ortaya çıkışından bu güne kullanılmış ve şikayet almamış birden onlarca şikayet yağıyor mantık “ne oluyor” diye bir araştırma gerekliliği duyar demek ki gözümüzde büyüttüğümüz bu kurumlarda da ciddi açıklar var: Teknoloji mantıksızlık! Teknolojik körlük!

 

BAŞ ŞÜPHELİ: BANKA ve BESLEMELERİ!

Tabi şimdi gelelim kafalardaki soruya. Beni yakından tanıyanlar olup bitene anlam veremiyorlar. İlk başta “olabilir böyle şeyler” diye benim gibi düşünüyorlardı ama birden bire iş diğer sosyal medya hesaplara yayılınca anlıyoruz ki birileri ciddi rahatsız olmuş. Kişilik haklarına ve marka değerine zarar verdiğimizi düşünüyor. İyi de son günlerde ne yazdık, hangi bankalar ile ilgili haberler yaptık herkesin malumu. İlk defa sistamatik ve organize bir şekilde üstelik bel altı yöntemler gerçek dışı beyanlar ile kurumlar yanıltılarak iletişim hakkım elimden alınıyor. Baş şüpheli de hiç kuşkum yok son dönem sık sık gündeme gelen banka! Tabi direkt de yapmayabilirler, bu işleri yapan alanında uzmanlaşmış, sistemin açığını yakalamış kurumlar ve avukatlık ofisleri var, ne olursa olsun, bağımsız yargı yapanı ortaya çıkarır; bitirdiğim  İ.Ü. SBF’nin girişinde GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYIN sözünü 4 yıl boyunca okuyarak okula gitmiş biri var karşınızda! Gelişmeleri ayrıca paylaşacağım!

BANKA YÖNETİCİLERİ YANLIŞ YÖLENDİRİLİYOR!

Dışardan bakınca banka yöneticilerin oturduğu koltuktan, isminin altındaki unvandan doğru davranış sergiliyor, kriz yönetimi konusunda uzmanı olarak düşünebiliriz. Bu her banka için geçerli değil. Senin bankan şube müdürülerin, personelin milyonlarca lira dolandıracak, elden paralar toplayacak, zimmete geçirecek bunlar haber olunca “vay benim marka değerim” diyeceksin öyle mi! Bak kardeşim bunları sana kimse söyleyemez ama ben yazayım: Marka değerini düşünen banka önce liyakatlı kadro kurar. Personelini ona göre seçer, Zimmet olayı yaygın ve her bankada olabilecek şeydir ama sahte fon, elden para alma milleti dolandırma kusura bakma her bankada yaygın kullanılan, sık rastaladığımız bir durum değil. 25 yıllık bankacılık hayatımda son 3-4 yıla kadar banka müşterilerden “yüksek kazanç sağlayacağım” diye elden para toplama yoktu. Bazı banka yöneticileri bunu bile bilmiyor. En son Banker Kastelli’den Çiftlik Bank sürecine vakalar hafızalarda ama bunların içinde banka yoktu. Bak paraları toplarım çift kayıt tutmak, bankayı komple batırmak vardı ama banka personelin elden para toplaması hiçbirinde yoktu. İnsanın aklı, hafızası ile dalga geçmeyin! Yaptığım yüzlerce banka bilirkişi dosyasında hemen hemen hepsinde zimmet var, artık bu tür olayların haber değeri de yok ama müşterisini kandırarak elden para toplayıp dolandırma sık rastlanan bir durum değil! 

MARKA DEĞERİNİ BÖYLE Mİ KORUYACAKSINIZ, ŞAŞARIM SİZE!

Beyler banka yöneticisi olmuşsunuz ama banka Marka değerini nasıl koruyacağınızı hala öğrenemezsiniz. Acı ama geçek bu! Yine size bedava eğitim vereyim:  Önce iyi ve dürüst bir hizmet vereceksiniz, Liyakatlı kadrolar ile çalışacaksınız. Sistemleriniz tıkır tıkır çalışacak. Sistem güvenliğiniz tam olacak, müşteri hesapları boşaltılamayacak. Eleştirileri hakaret olarak değil ücretsiz anket olarak algılayacaksınız. Eksikliklerinizi gidereceksiniz. Personel kaynaklı dolandırıcılık olaylarına bankanız karışmayacak. Müşteriler ile şeffaf paylaşımlar yapacaksınız. En önemlisi MÜŞTERİN GİBİ DÜŞÜNECEKSİN! “MÜŞTERİNİ TANI” ilkesinden ödün vermeyeceksin! Bak bu kısa öğütleri onlarca kitap okusan, onlarca sunum dinlesen bulamazsın! Köşe yazarlarını gezdiririm, yedirir, içirir sustururum anlayışında olmayacaksınız. Halkın soyulduğu Borsa oyunlarının içinde olmayacaksınız. Çevrenizde kendini gazeteci sanan bilgisiz kahve muhabbeti dışında bir vizyonu olmayan insanların söylediklerini sorgulamadan, başını sonunu düşünmeden her şeyi yapar pozisyonda olmayacaksınız. Özel hayatınız teşhir edilmiş hale gelmeyecek. CEO ve GMY’ler makamına, bankadaki pozisyonuna uygun davranışlar içinde olacak. Külhanbeyi gibi davranışlar sergilemeyecek. İnsanları tehdit etmeyecek. Bir markanın değeri böyle artar ve korunur. Bunların hiç birini yapmayacaksın, hata üzerine hata yapacaksın; “olumsuz olayları nasıl engelleriz” diye kafa yoracağınıza; olayları yazanları engellemeye çalışarak, yazanları ekmeğinden ederek, haberleri sildirerek MARKA değeri korunmaz. MARKA değeri zirvede olan bankalara bakın, kendinize bakın! Tüm yaptığınız pisliklere rağmen içim inanılmaz huzurlu, sosyal medya hesaplarının hepsini kapattırbilirsiniz sayenizde “dijital oruç” tutarım ama yazacaklarımı da yazarım merak etmeyin. Zamanı gelince her şey de yazılır! Bir firmanın asıl marka değerini, yöneticilerin olaylar karşısındaki tavırları belirler! Kurumsallaşan o kadar marka vardır ki çoğunun sahibi dahi bilinmez, nedeni mi bu markaların hiçbir yöneticisi markasının önüne geçecek tavır sergilemez de ondan!

NİÇİN HEDEFTEYİZ

Benim kişiler ile husumetim yoktur, olamaz da bankavitrini.com Sosyal Sorumluluk Projesi olarak tarafımca kurulmuştur. Bir avuç kalbi halkı için atan gönüllüler yazıları ile destek verdi. Hepsine minnettarım. Yaptığımız işte maddi kaygı, beklenti yok. İnsanlar rahat okusun diye, Google reklamlarına bile sitemiz kapalıdır. Burada amaç bilgiyi ücretsiz insanlara ulaştırmak ve vatandaşın finans okur yazarlık düzeyinin artırılmasıdır. Bilgi paylaşmak içindir. Mezara götürecek halimiz yok. Devlet okullarında okudum. Devlet dahil hiçbir kurum, kuruluş, vakıf , cemaatten tek kuruş eğitim hayatımda ve sonrası burs, bağış, sadaka para almadım. Köylü kökenli bir işçi emekçisi birinin çocuğu olarak devletimizin imkanları ile okullarda okuyup kendimizi yetiştirdik. Kütüphanemde en az 2500 kitap var. Hepsi boğazdan kısılarak alınmış kitaplardır. Okuma alışkanlığı olmayan insanlar bunu anlayamaz. Siz, “tehdit ediyorsunuz, sosyal medya hesapları kapattırıyorsunuz, sonra yazacağım ergen davranışlar içine girip bel altı vuruyorsunuz” diye geri adım atacak değiliz. Kimseye gebe değiliz, kimsenin beslemesi de değiliz. Gücümüz de buradan geliyor. Yumuşak karnımız yok! Demek ki doğru yoldayız! 25 yıl bankacılık 8 yıl Reel Piyasa deneyimi ile Bankacılık ve Reel Piyasa sorunları ile ilgili 400’e yakın makale yazmışım.  Bu memlekette hırsıza “HIRSIZ” diyemeyeceksek gidip kendimizi köprüden atalım ya da gelip bankanızın önünde kendimizi yakalım. Diyeceğiz kardeşim, dönem sizin döneminiz olabilir. Pervasızca, cahilce, kolay yoldan para bulmanın özgüveni ile bu davranışlar ve sonra yazacağım daha vahim davranışlar içine girebilirsiniz ama şunu bilin ki bu ülkede TEMİZ ELLEK temizliği yapılacak ise bunun son noktası banka ve banka yöneticileri olacak! Son aylardaki dolandırıcılık, yolsuzluk üzerine operasyonları sonuna kadar destekliyorum. Kriminal ne var ise üzerine gidilmeli bu ülkede! Normal olan da budur zaten! İçişleri Bakanlığına, Eminiyete, Emniyetteki Siber Suçlar bürosuna, Yargıya helal olsun! Eleştirilere rağmen doğru tavır sergileyen memlekette çok yiğit, görevini titizlikle yapan insan var merak etmeyin!

KARA PARA’DA HERKES VAR AMA BANKA(CI)LAR YOK!

Türkiye’de bir dönem kapanmalı! Yok öyle, “kara para aklarım, POS cihazları bağlar piyasayı dolandırtırım, aradan komisyonu alırım yan gelir yatarım; proje AVM, Otelleri batırır, geri satarken %10 komisyonumu alırım” demek. Geliriniz ile Gayrimenkul varlığınız arasında dağlar kadar fark olanlardan hesap sorulmalı! Elbet bir gün “nereden buldun yasası” tekrar uygulanır bu ülkede! Kara para, uyuşturucu trafiği, rus oligartlar, latin amerika baronları ülkede cirit atacak, milyarlarca dolar havada uçuşacak ama banka(cı)lar bunu içinde olmayacak öyle mi! Öyle olmadığını zaman bize gösterecek! Tabi sözümüz bu çarkın içinde olanlara; en çok ta bu grup rahatsız zaten! Dürüst, şahsiyetli, liyakat sahibi, oturduğu koltuğu hak ederek oturan, işini layıkıyla yapan yöneticiler bu yazılanların hiç birini kendi üzerine almaz, tam tersi onaylar zaten!  

Yasaklayın kardeşim yasaklayın, elinizden geleni arkanıza koymayın, savaşsa savaş! Ama yeter ki iki gün sonra “bunları biz yapmadık” diye inkara gitmeyin!

“herkes olayları biliyordu ama sessiz kaldı” (Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” kitabından)

Erol TAŞDELEN – Ekonomist   www.bankavitrini.com

Not: X (twitter) 21.07.2024 akşamı kullanıma açıldı. Teşekkirler @x

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TÜRK TİCARET BANKASI SERMAYE ARTIRDI

Yayınlanma:

|

TÜRK TİCARET BANKASI bugün ( 16.07.2024 ) tarihinde yaptığı GENEL KURUL Toplantısı ile sermeyesini 3 milyar TL artırarak 3.234.458.622,95 TL‘ye çıkardı. Bnaka daha önceki sermeyesi olan 234.458.622,95 TL‘yi tamamen ödemişti. Artırılan 3 milyar TL’Lik sermaye artırımın dörtte birini tescilinden önce ödeneceği; kalan kısmın da 31.12.2024 tarihine kadar ödeneceği taahhüt edildi.

Banka sermayesi herbiri 1 krş.itibari değerde tamamı nama yazılı 323.445.862.295 adet paya bölünmüştür.

Yönetim Kurulu toplantıya Mevcut Yönetimi temsil eden avukat küçük ortakların Genel Kurul toplantısına almak istememesi, mevzuatta olmamasına rağmen “küçük ortakların toplantıya katılması için Bakanlık onayı lazım” demesi üzerine  üzerine gergin başladı. Araya özel güvenlik görevlilerinin girmesi ile gerginlik giderilirken; Tuncay YATAĞAN’ın daha önce benzer durumla karşılaştığı için aldığı mahkeme kararı neticesinde toplantıya katılması uygun görüldü. Mirascıları iel temsilci olan Ferda KUNDAKÇIOĞLU gibi diğer hak sahipleri ise toplantıya alınmadığı görüldü. Mevcut yönetimin küçük ortakları yıldırma politikası izlemesi, karar alma süreçlerinden dışlanmaya çalışılması ise anlam verilemedi ve küçük ortaklar arasında “bizden ne saklıyorlar” tartışmasını da başlatmış oldu.

TUNCAY İHSAN YATAĞAN KÜÇÜK ORTAKLARIN SESİ OLDU

TÜRK TİCARET BANKASI pay sahiplerinden Tuncay İhsan  YATAĞAN, “toplantıya katılmalarının yasal hakkı olduklarını, alınmamaları halinde suş işleneceğini, tutanak tutulmasını talep ederim;  daha önce bu yönde alınmış elleirnde mahkeme kararı olduğunu” belirtmesi üzerine toplantıya katılması için engeller çıkarmaya çalışan taraflar geri adım atarak Tuncay İhsan YATAĞAN‘ı da toplantıya dahil edilmesine itirazlarını geri çektiler.

TUNCAT İHSAN YATAĞIN BAZI KARARLARA İTİRAZ ETTİ

Yapılan GENEL KURUL’da söz alan Tuncay İhsan YATAĞAN söz alarak; “Ben, Bahattin Yatağan’ın mirasçısı olarak, genel kurul hazirun cetvelinde yer alan pay oranını çok çok düşük buluyorum. Bu yüzden Hazirun cetveline itiraz ediyorum ve toplantı başkanlığına yetki vermiyorum” deyerek başkanlık divanının oluşmasına itiraz etti.

Toplantı başkanı Tuncay İhsan YATAĞAN‘ın itirazını başkanlık makamı karar tutanağına aynen geçirirken; “…bu yöndeki davalarının sürdüğünü;  hakkım saklıdır” ifadesi tutanağa geçti. Toplantı başkanı, “haklarınızın korunması için beyanınızı ve ihtirazi kaydınızı aynen tutanağa geöüçirdik” dedi.

Sermeye artırım kararının alnmasından sonra toplantı sona erdi.

KÜÇÜK YATIRIMCILAR MAĞDUR EDİLİYOR

TÜRK TİCARET BANKASI’nın 11.06.2024 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığı bu toplantıya küçük ortakların katılması için 15 gün önce davetiye çıkarıldığı belirtilmesine rağmen ortakların eline davetiye geçmediği de ortaya çıktı. Ellerine davatiye ulaşmayan hisse sahipleri Banka Yönetimine tapki gösterirken; 11.06.2024 tarihli GENEL KURUL Toplantısında Denetçi Raporunun okunması, Finansal Tabloların okunması, Yönetim Kurulu Üyelerinin seçilmesi, Dönem karının kullanılması gibi kritik önem arzeden gündem maddeleri görüşülürken bu görüşmelerde elinde hissesi bulunan ortakların toplantı dışı bırakılması tepkilere neden olurken yeni yönetimin “basiretli tüccar ve şeffaf” olarak davranmadığı eleştirilerine neden oldu.

FAALİYET RAPORU İLE DENETÇİ RAPORU İNDİRİLEMİYOR

Alınan kararların www.turkticaretbankasi.com.tr adresinden yayınlanacağı belirtilmesine rapmen, Küçük ortalar bir şoku da bankanın sayfasından Faaliyet Raporu ve Denetçi Raporu başlık olarak yer lamasına rağmen idirime kapalı olmasında yaşadı. Bankanın bu şekilde “karartma mı yapıyor, denetçi raporunu niçin indiremiyoruz” eleştirilerine neden oldu.

EK OKUMALAR: 

****************

TÜRKBANK SATIŞINA ESKİ ORTAKLARDAN İTİRAZ VAR

Türkbank satışı mahkemelik oluyor

TİM’E SATILAN TÜRKBANK DAVASI DEVAM EDİYOR

Türk Ticaret Bankası’nın satışı onaylandı

 

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BANKACILIK SEKTÖR KÂRLILIĞI %120 ARTTI

Yayınlanma:

|

BDDK verilerine göre; BANKACILIK SEKTÖRÜ, 2024 ilk 5 ayında %15 büyüyerek 27 trilyon TL Aktif Büyüklüğe yaklaştı.  Krediler %16 artarak 13,5 milyar TL hacme ulaşırken; Kredi Takip oranı %10 artarak 13,5 milyar TL oldu.

Toplam Mevduat %7 artarak 15,9 trilyon TL’yi bulan sektörde Özkaynaklar %12 artarak 2,4  trilyon TL oldu.

NET KÂR %120 ARTTI

2023 İLK 5 ayında106 milyar TL Net Kâr yapan sektör ; 2024 ilk 5 ayında Net Kârını %120 artarak 233 milyar TL’ye yükseltti. Net Kâr artışında Net Faiz gelirinin %155 artarak 375 milyar TL’ye çıkması; Faiz Dışı Gelirlerin de %217 artarak 529 milyar TL’ye çıkmasının katkısı büyük oldu. Bankacılık sektörünün Mayıs ayındaki net kârı ise 42,9 milyar TL olarak gerçekleşti.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.