Connect with us

GÜNCEL

TL mevduat faizi son 20 yılın zirvesinde!

Yayınlanma:

|

  • Cuma günü Avrupa ve İngiltere piyasalarının tatil nedeniyle kapalı konumda olması hasebiyle küresel mali piyasalar sakin bir seyir izledi. Günün ikinci yarısında ABD’de açıklanan istihdam raporu genel hatları ile piyasa beklentilerine göre bir tık daha iyi sonuçlandı. Tarım dışı bordrolu çalışan sayısının 230bin artması beklenirken gerçekleşme 236bin olsa da, işsizlik oranı da %3,6 beklenirken %3,5 düzeyinde gerçekleşti. Manşet verilerden ziyade, enflasyon göstergesi olan ortalama saatlik ücretlerde de yıllık artış hızının %4,3 olması beklenirken gerçekleşme %4,2 oldu.
  • Tatil modunda olan piyasaların veriye olan tepkisi sınırlı kalırken, 2 yıllık gösterge Amerikan tahvil getirisi yaklaşık 20 baz puan yükseldi. Tahvil getirisinde yaşanan yükseliş sonrası FED’den bir sonraki toplantıda 25 baz puan artış beklentisi %70 seviyesine yükseldi. Bir diğer deyişle, ABD’de yaşanan bankacılık ‘kargaşasına’ rağmen ekonominin direnç gösterdiği anlaşılırken, FED’in bir faiz artırımı daha yapacağına dair tahminler yükseldi.
  • Bu hafta ABD’de açıklanacak enflasyon raporunun bu bağlamda yol gösterici olacağını düşünüyoruz. Geçen ay yaşanan bankacılık krizinin ardından yatırımcılar, FED’in ekonomik gerilemeyi önlemek amacıyla yılın ikinci yarısında faiz oranlarını düşüreceğine daha fazla ikna olurken, en büyük 500 şirketinin işlem gördüğü S&P500 endeksi yılbaşına göre yaklaşık %7 değer kazandı. FED ise borçlanma maliyetlerinin 2023 yılında mevcut seviyelerde kalacağını öngörüyor. Bu hafta Çarşamba günü açıklanacak enflasyon verisi, geçtiğimiz yıl boyunca agresif FED faiz artışlarından sonra tüketici fiyatlarında güçlü bir artış göstermeye devam ederse, piyasaların görüşünün de değişebileceğini düşünüyoruz.
  • Dolar endeksi istihdam raporu ardından hafif de olsa değer kazanırken, EURUSD paritesi hafta içi 1,10 seviyesinin eteğine kadar yükselmesi ardından haftayı teknik mânâda önemsediğimiz 1,0940 seviyesinin üzerinde tamamlayamadı. Dolar getirisi ile ters korele olan altın hafta içi 2,032 dolar seviyesine kadar yükselmesi ardından yeni haftaya %1 düşüşle 1,990 dolar seviyesinden başlıyor. Gümüş cephesinde haftalık kapanışı beğendik. Teknik bir bakış açısıyla, neredeyse 2 seneyi aşkın bir süredir devam eden düşüş trendinin üzerine yükselen gümüş soluğu 25 dolar ile son 1 yılın zirvesinde aldı. Lâkin, yeni haftaya gümüşün de baskı altında kalarak 24,70 seviyesinden başladığını görüyoruz. Bitcoin ise hâlen daha 28bin dolar seviyesindeki teknik bölgenin çekim alanından kurtulamadı. Prangalarından kurtulması durumunda 35bin dolar seviyesine radar menzilinde görünüyor.
  • Türkiye cephesinde ise otoriteden Cuma günü yeni adımlar geldi. Avrupa piyasalarının tatil konumunda olması nedeniyle bankaların döviz alımlarına yeni sınırlamalar getirilirken, Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ ile liralaştırma stratejisi çerçevesinde bankalar için önümüzdeki altı ay için geçerli olacak yeni dövizden TL’ye dönüşüm hedefleri ve tahvil yükümlülükleri getirdi. Buna göre daha önce TL mevduat payı %50 altında kalırsa 7 puan ek menkul kıymet tesis etmek zorunda olan bankalar artık %60 altında kalınca 7 puan ek menkul kıymet tesisinde bulunacak. Ayrıca bankalar, Nisan sonundan Eylül sonuna kadar, döviz mevduattan TL mevduata dönüşümü belirli oranda sağlayamamaları halinde ek menkul kıymet tutacaklar.
  • Bu adımların detayı ile siz değerli okurlarımızı daha fazla sık boğaz etmek istemiyoruz keza bizler de artık takip etmekte çok zorlanıyoruz! TCMB’nin kararı arkasında yatan ana dinamik ise seçimlere kadar mevcut tabloyu sürdürmek. Sonrasında ise seçimi kim kazanırsa kazansın, hastaya verilen bunca ilacın bir çırpıda kesilmeyeceğine göre, normalleşmenin de artık çok zor olacağını düşünüyoruz.
  • Bankalar ise, ilave menkul kıymet tesis etmemek ve bilançolarında TL’nin ağırlığını artırmak adına, TL mevduat faizlerini daha da yukarı iteceğini düşünüyoruz. Geçen hafta Perşembe günü açıklanan haftalık faiz istatistiklerine göre, TL mevduat faizi %29 seviyesini aşarak 20 yılın zirvesini test etti. TCMB’nin politika faizinin ise %8,5 olduğunu bir kez daha not etmiş olalım. Tahvil alımı ile kamunun daha rahat borçlanması amaçlanırken (şifa etkisi), yeni düzenlenme ile mevduat faizlerinin bu hafta daha da sert bir şekilde yükseleceğini düşünüyoruz (yan etkisi).
  • Cuma günü Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından açıklanan dünya gıda fiyat endeksi, Mart ayından %2,2 yıllık olarak ise yaklaşık %21 geriledi. Endeks, Mart ayında Temmuz 2021’den bu yana en düşük seviyesine gerilemiş oldu. Rusya’dan gelen yüksek arz ve Ukrayna’dan Karadeniz limanlarından devam eden ihracatın etkili olduğunu düşünüyoruz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, dünyada gıda fiyatları gerilerken, KKTC ve Türkiye’de gıda fiyatlarının hızla artmaya devam ediyor!
  • Jeopolitik tarafta ise, Çin, Tayvan Devlet Başkanı Tsai Ing-wen’in ABD Temsilciler Meclisi başkanıyla yaptığı görüşme sonrası başlattığı üç günlük askeri tatbikat kapsamında, Tayvan çevresine savaş uçakları ve savaş gemilerini gönderdi. Tayvan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Tayvan Boğazı’nın orta hattını geçtiği bildirildi. Tayvan ordusu ise füze savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini ve Çin savaş uçaklarını takip etmek üzere hava ve deniz devriyeleri başlatıldığını açıkladı. Tayvan Devlet Başkanı Perşembe günü Kaliforniya’da ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy ile bir araya gelmişti. Avrupa ile Çin arasındaki yakınlaşmanın da sürdüğünü not edelim. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve AB Komisyonu Başkanı Leyen’in Çin ziyaretinden çok sayıda ticari anlaşma çıkarken, ABD’nin buna tepkisini merakla takip edeceğiz.
  • Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında sanılan aksine iyimser bir hava görüyoruz. Tayvan borsası %0,4 yukarıda işlem görürken, alımlar kuvvetli olmasa Asya geneline yayılmış. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise yatay bir seyir hâkim. Türk mali piyasaların gündeminde bugün cari denge ve işsizlik oranı takip edilebilir. ABD’de artan resesyon riskine paralel yukarıda da değindiğim üzere Çarşamba TÜFE enflasyonu ile FED toplantı tutanakları, Perşembe günü ÜFE, haftanın son iş günü ise perakende satışlar dikkatle takip edilecektir.

>Gümüş son 1 yılın zirvesinde

Cuma gününü 25 dolar ile son 1 yılın zirvesinde tamamlayan gümüş, yeni haftayı satış baskısı ile 24,70 dolar seviyesinden karşıladı. Uzun pozisyon sahiplerinin teknik mânâda aşağıda 23,90 seviyesine dikkat etmesi gerekiyor.

168110282425a1d142b8e0814a922ddda42a1d71f1_1_1200.jpg

>Dünya, KKTC ve Türkiye Gıda Fiyatları

1681102824e292f6cc0cf7b0ff8335bf5f8dbcd6e1_2_1200.jpg

>TL Mevduat faizi son 20 yılın zirvesinde

168110282575ea04225abf2d12804bdd178f92a066_3_1200.jpg

>Fiili faiz oranları

1681102825c20299d2bb20be8aa327ed1e275e212f_4_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.