Connect with us

BANKA HABERLERİ

TCMB’den ölçülü adım: Faiz 250bp arttı; miktarsal sıkılaşma geldi

Yayınlanma:

|

Dün KKTC mali piyasalarının Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Lâkin, Türkiye cephesinde hareketli bir gündü. Malûm TCMB’nin olağan Temmuz ayı PPK toplantısı büyük bir merakla takip ediliyordu. Toplantı öncesinde anketlerde var olan 500 baz puanlık faiz artırımı yerine bizim beklentimizle uyumulu 250 baz puan faiz artışı geldi. Böylelikle 1 hafta vadeli politika faizi %17,50 seviyesine yükseldi.

Elbette, son günlerde TCMB’nin net TL fonlamasının eksiye geldiği daha basit bir anlatımla piyasada TL fazlasının oluştuğunu gözlemliyoruz. Bunun da arka planında TCMB’nin döviz alması (piyasaya TL vermesi) ve aynı zamanda Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarına yapılan kur farkı ödemesinin  taze mevduat ve rezerv para yaratması, TCMB’nin de piyasada var olan fazla TL’yi faiz koridorunun alt bandı olan %13,50’den çekmesi, piyasa faizlerinin gerilemesine (para politikasının da etkinliğinin zedelenmesine) neden oldu.

Dün açıklanan kararı faizin kendisi kadar likidite koşulları kapsamında da değerlendirmeye çalıştık. Bu minvalde, gece geç saatler yayımlanan Resmi Gazete’ye göre KKM hesaplarına %15 Zorunlu Karşılık (ZK) uygulaması getirildi. Bu adımla sistemden fazla TL likiditenin çekilmesi amaçlanacak, gecelik faiz ise politika faizinin altına inmeyecek.

TCMB’nin beklentilerin altında kalan faiz artırım kararı sonrasında mali piyasalarda anlamlı bir hareket görmedik. USDTRY kuru 26,80 – 26,90 seviyelerinde kalırken, faizin enflasyonun altında seyretmesine paralel hisse senetlerine yönelik genel mânâda iştahın da devam ettiğini gördük: BIST100 endeksi pazartesi günü kaydettiği sert kayıpları salı günü telafi etmesi ardından dün de günü %1,7 yükselişle tamamladı. CDS risk primi ise 440 baz puan seviyesinde önemli bir değişim göstermezken, 10 yıl vadeli tahvil %18 seviyesinin eteğinde ve son 1 yıl zirvesine salınmaya devam etti.

TCMB’nin faiz kararı ardından her hafta perşembe günü olduğu üzere haftalık para ve banka ve menkul kıymet istatistiklerini takip ettik. Buna göre 14 Temmuz ile biten haftada, brüt döviz rezervleri 1,5 milyar dolar altın rezervleri ise 1,1 milyar dolar artış kaydederken, toplam rezervler 113,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Böylelikle Mayıs sonuna göre bakılırsa rezervler 14,6 milyar dolar arttı. 9 Haziran’dan bu yana TCMB’nin konsolide bazda net döviz pozisyonu 19,5 milyar dolar iyileşirken, 18 ve 19 Temmuz tarihlerinde TCMB’nin net döviz pozisyonu 0,7 milyar azalmış (kamu yeniden döviz satış tarafında yer olmuş).

USDTRY kurunun salı günü kaydettiği sert yükseliş ardından yükselişin son 2 gündür durulması sonrasında kamunun yeniden boy gösterdiğini anlatan rakamlar da sürpriz olmadı. Öte yandan, yurtiçi yerleşiklerin DTH hacminde kayda değer bir değişim görmezken, yabancı yatırımcının hisse senedi portföyünde artış ivmesi hız kesse de 6 haftadır peş peşe arttığını not edelim. İlgili haftada hisse senedi hacmi 153 milyon dolar büyürken, son 6 haftada stok 1,6 milyar dolar arttı. BDDK verilerine göre KKM hacmi 112 milyar TL daha büyüyerek 3 trilyon TL seviyesine dayandı. KKM’ye uygulanan faizin klasik mevduat hesaplarına uygulanan ile aynı olması ve devletin verdiği katkısı ile birlikte düşünülürse KKM hacminin büyümesi çok da sürpriz değil.

Bu arada yeni Ercan Havalimanını açılışı ve Barış ve Özgürlük Bayramı için Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’ye geldi. Uçağı ise direkt olarak önemli gelişmelerin olduğu Körfez’den yeni Ercan pistine iniş yaptı. Reuters haberine göre, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında, 8,5 milyar doları deprem için ihraç edilecek tahvillerden oluşmak üzere (sukuk) 50,7 milyar dolar büyüklüğünde (toplam 13 proje) anlaşma imzalandı. Bununla birlikte, enerji, gıda, sağlık, teknoloji, ulaştırma, lojistik, altyapı, eticaret, emlak, inşaat gibi alanlarda yapılan bu anlaşmaların muhatabı şirketler açısından iyi bir haber olabilir (borsaya bu gözle de bakmak gerekecek). Sukuk haberinin ise Türkiye’nin dış borçlanması üzerinde rahatlatıcı bir etki yaratacağı için eurobond getirilerinin gerilediğini not edelim.

Dönelim yurtdışına… İngiltere’de Salı günü açıklanan enflasyon rakamları beklentilerin altında kaldı. Bu sonuçla İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) faiz artırımlarının işe yaramaya başladığı algısının kuvvetlenmesi ile kraliyet aslanı Sterlin beklentimize paralel değer yitirdi. Hatırlanacağı üzere ABD’de enflasyonun zayıf gelmesi sonrası EUR ve GBP adeta şaha kalkmış ve son 15 ayın zirvesini test etmişti. Son günlerde paritelere yönelik aşırı alım bölgesinde olduğumuzu söyleyerek rüzgârın yön değiştirebileceği uyarısından bulunmuştuk. Buna paralel sterlin cephesinde kısa pozisyondayız. Teknik mânâda 1,2825 seviyesinin aşağı yönlü geçilmesi durumunda düşüşün ivme kazanacağını düşünüyoruz.

Ons altın beklentilerimize paralel önemli bir teknik seviye olarak gördüğümüz 1,965 doları aşması ardından dün 1,985 dolar seviyesini test etti. Nefesi yeterse yukarda psikolojik 2bin dolar seviyesini takip edeceğiz. Not etmek gerekirse, altın ve gümüş rasyosunda önemli teknik seviyeler test ediliyor. Teknik bir bakış açısıyla 78,15 seviyesine dikkat edeceğiz. Gümüşü de yakında takibe alıyoruz.

Bitcoin her ne kadar ağır çekimde ve 30bin dolar seviyelerinde kalsa da, zemin kuvvetlendirmeye devam ettiğini düşünüyor ve portföylerde bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Prangalarından kurtulması durumunda yukarıda 45 bin dolar seviyesini hedefleyeceğiz. Emtia cephesinden devam edersek, buğday cephesinde de önemli gelişmeler oluyor. Rusya, Ukrayna limanlarına yaklaşacak bütün gemileri, bayrağı ve amacı ne olursa olsun askeri gemi olarak görüp aksiyon alacağı açıklamasında bulundu. Buğdayın bushel fiyatı dün bir ara 750 cent seviyesini test ederek yaklaşık %10 civarında artış kaydetti.

ABD’de Tesla ve Netflix gibi önemli isimlerin açıkladığı göreceli zayıf finansallar ardından küresel hisselerdeki ralli duruldu. Nasdaq dün geceyi %2 düşüşle tamamladı. Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında yatay bir seyir görüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün İngiltere perakende satışlar verisi takip edilebilir. ABD sıkılaştırma döngüsünün sonunu görebilecek aksiyon dolu bir hafta öncesinde herkese iyi bir hafta sonu dilerim.

>Tüketici Güven Endeksi

TÜİK-TCMB işbirliği ile yayımlanan tüketici güven endeksi Temmuz ayında yaklaşık %6 düşerek son 6 ayın en düşük düzeyine geriledi. Seçim öncesinde öne çekilen talebin yardımı ile zirve yapan endeks, kredi koşularının zayıflaması ve alım gücünün düşmesi ile gerilediğini görüyoruz. Lâkin, ekonominin soğuması gerektiği görüşümüzden hareketle veriyi olumsuz yorumlamıyoruz.

16899132851c6086914dcf2ba7fbcb03372621f195_1_1200.jpg

>Altın / Gümüş Rasyosu

Altın gümüş rasyosunda 78,15 seviyesi oldukça kritik görünüyor. Rasyonun aşağıya sarkması gümüşün de sahalara dönmesine neden olabilir!

1689913285804ee05c761b4c3e9e878cfaf6955975_2_1200.jpg

>TCMB Faiz Oranları

1689913285fa93d29137e9c9e9f7ce2fc6a42c7b41_3_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.