Connect with us

GÜNCEL

Londra’da 2 saat eşiği aşıldı: Bilim, teknoloji ve sporun ortak zaferi

Yayınlanma:

|

ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomasi trafiği devam etse de taraflar arasındaki temel görüş ayrılıklarının korunduğunu görüyoruz. ABD yönetiminin, İran’ın nükleer program konusunu savaş sonrasına bırakmayı öneren son planına sıcak bakmadığını görüyoruz. İran öncelikle savaşın bitirilmesini ve deniz ablukasının kaldırılmasını şart koşarken, tarafların müzakereye yaklaşımında ciddi bir zamanlama ve öncelik farkı olduğunu not etmemiz gerekiyor.

Sahada ateşkes olsa da, barışa yönelik umudun her gün piyasaları cephesinde farklı bir yansıma göstermesi, dahası müzakere masasına yönelik soru işaretlerinin de devam etmesi umutları kırıyor. Rusya Devlet Başkanı Putin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede İran halkının ABD ve İsrail baskısına karşı direncini överken, Moskova’nın Tahran’a desteğinin süreceğini vurguladı. Rusya, bölgede tansiyonun düşmesi için arabuluculuk teklifini yineleyerek barışın en kısa sürede sağlanmasını istedi.

Jeopolitik gerilimin sürmesi enerji piyasaları üzerinden küresel ekonomiyi de baskılamaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndan günlük olarak 130 civarı geminin geçtiği savaş öncesi döneme göre bu sayının bugünlerde tek haneye düşmesi, riskin boyutunu net bir şekilde gösteriyor. Petrol ve LNG akışının ciddi şekilde azalması arz endişeleri artırarak hâliyle fiyatların yükselmesine neden oluyor. Bu sabah Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 110 dolar seviyesine dayanırken, jet yakıtının varil fiyatı 188 dolar seviyesinin üzerinde yer almaya devam ediyor (savaş öncesi 94 dolar). Tanker trafiğindeki ciddi düşüş ve ABD’nin İran petrolüne yönelik ablukası, fiyatları destekleyen ana unsur olurken, olası bir anlaşma sağlansa dahi üretim ve lojistik sorunlar nedeniyle piyasanın dengelenmesinin zaman alabileceğine göz ardı etmememiz gerektiğini düşünüyoruz.

Enflasyon baskılarının yeniden güçlenebileceğine ve enerji fiyatları üzerinden küresel büyüme görünümünün zorlaşabileceğine böyle bir ekosistemde, piyasalar da hâliyle yön bulmakta zorlanıyor. Dün sabah saatlerinde, İran’ın yeni bir öneri ile masaya dönmek istediği yönünde haberler Asya’nın haftaya rekorlar kırarak başlamasına, Bitcoin’in 80 bin dolar seviyesine yükselmesine daha basit bir yaklaşımla risk iştahının kısmen de olsa yükselmesine neden olmuştu. Dün sabah bültenimizde, teyide muhtaç olarak yorumladığımız bu tip haber akışlarına mesafeli davranmayı tercih ettiğimizi belirtmiştim. Nitekim, haber akışının olgunlaşmaması ardından, sabah saatlerinde yaşanan iyimserliğin yerini gün içinde daha limoni bir görünüme terk ettiğini gördük.

ABD borsaları geceyi yatay bir şekilde tamamlarken, Bitcoin 77 bin dolar seviyesinin altına geriledi. Risk iştahının azalması, doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvil getirisinin %4,35 seviyesine yükselmesi, hâliyle kıymetli metal fiyatları üzerinde de baskı kurdu. Altının ons fiyatı 4,700 dolar seviyesinde daha fazla tutunamayarak aşağıda yeniden 4,670 dolar seviyesini test ederken, benzer bir şekilde gümüşün de ons fiyatı 75 dolar seviyesinin altına sarktığını görüyoruz. Yükselişten söz edebilmek adına, gümüşün 76 dolar seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yapması, altının ise 4,670 dolar defans hattını koruması gerekiyor.

Her ne kadar kısa vadede haber akışının yarattığı baskı önümüzü görmekte bizleri zorlasa da, yabancı kurumlarını petrol fiyat tahminlerini yukarı yönde güncellemeye başladıklarını da not etmemiz gerekiyor. Meselsa Goldman Sachs, Brent petrol için 2026 ortalama fiyat tahminini 80 dolar seviyesinden 90 dolar seviyesine güncelledi. Arz probleminin küresel anlamda emtia fiyatlarını yukarı çektiğini görüyoruz. Her ne kadar İran ile direkt alakası olmasa da, Endonezya’daki madencilik kotalarında yapılan kesintiler ve küresel kükürt kıtlığı, nikelde arz görünümünü daraltınca nikel fiyatları yaklaşık iki yılın en yüksek seviyesine test etti. Eminim ki liste daha da uzayabilir. Bu tablo hâliyle enflasyonist baskıları kuvvetli bir şekilde besliyor. Mesela gümüş, üst üste altıncı yılı da arz açığı vererek tamamlamaya aday görünüyor. Gümüş Enstitüsü verilerine göre, güneş panelleri ve elektrikli araçlar gibi endüstriyel alanlardaki güçlü talep ile düşen arz, piyasadaki dengesizliği derinleştiriyor. Toz bulutu dağıldıktan sonra kıymetli metal fiyatlarının da yeniden yukarıya gideceğini düşünüyoruz.

Yeni gün başlangıcında, Asya piyasalarında temkinli bir görünümün ön plana çıktığını görüyoruz. Az önce sonuçlanan Japonya Merkez Bankası (BoJ) olağan faiz toplantısında, beklentilere paralel politika faizini %0,75 seviyesinde sabit tutulurken, karar birliği sağlanamaması dikkat çekti. Para politikası kurulundaki 9 üyeden 3’ü faizin %1’e yükseltilmesi yönünde oy kullanarak, özellikle Orta Doğu kaynaklı enerji fiyat artışlarının enflasyon üzerinde yarattığı baskıya işaret etti. Bu ayrışmayı, ya da tonun şahinleşmesini, BoJ’un önümüzdeki dönemde faiz artırımı yönünde adım atabileceği sinyali olarak yorumladık. Karar ardından gösterge endeks Tokyo borsası %1 gerilerken teknoloji hisselerinde satış, banka hisseleri ise yükseliş dikkat çekti.

Faizlerde değişikliğe gitmeyen ancak enflasyon tahminini yukarı, büyüme tahminini ise aşağı yönde güncelleyen BoJ’u diğer merkez bankalarının da takip etmesini bekliyoruz. Bu minvalde, Fed’in iki günlük olağan Nisan ayı faiz toplantısı başlıyor. Başkan Powell’in son toplantısında faizlerin sabit tutulması bekleniyor. Piyasalar artık yeni başkan Warsh’un izleyeceği patikayı takip edecektir.

En kötüsünün geride kaldığı fikri nedeniyle genel risk iştahının çok da olumsuz olmadığını not edelim. Piyasalar ateşkes süreci ve buna ilişkin haber akışını takip etmeye devam erken, dün de bültenimizde kaleme aldığımız üzere, S&P 500’ün neredeyse yarısını oluşturan şirketlerin sonuçları bu hafta piyasaların radarında olacaktır. Özellikle Muhteşem Yedili olarak adlandırılan teknoloji devlerinden Microsoft, Alphabet, Amazon ve Meta’nın çarşamba günü, Apple’ın ise perşembe günü açıklayacağı finansallar ve yapay zekâ yatırımlarına yönelik harcamalar piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Bugün piyasalar cephesinde çok da yeni ve dikkat çekecek bir gelişmenin olmadığını not etmemiz gerekiyor. Kendimizi çok da tekrar etmeden, bugün sizleri özel ilgi alanım olan başka bir konuya götürmek isterim. Hafta sonu düzenlenen Londra Maratonu’nda, Kenyalı atlet Sabastian Sawe, resmî bir yarışta maratonu iki saatin altında koşan ilk kişi olarak tarihe geçti. Aşağıdaki grafikte de görülebileceği üzere, 73 yılda maraton dünya rekoru yaklaşık 20 dakika iyileşerek iki saat eşiğinin ilk kez kırılmasıyla sonuçlandı. Sawe’nin tarihî başarıya imza atarak Londra Maratonu’nda 1 saat 59 dakika 30 saniyelik derecesiyle atletizmin en zorlu rekorlarından birini kırması ardından Alman spor giyim devi Adidas’ın hisseleri dün günü yükselişle tamamladı.

Maratonu iki saatin altında koşmak, yıllardır atletizm dünyasının en büyük hedeflerinden biriydi. Bu zafer, yıllardır süren laboratuvar destekli deneylerin ve rekor kırmak için geliştirilen süper ayakkabı çalışmalarının ardından Adidas için ezeli rakibi Nike karşısında büyük bir başarı oldu. Nike’ın 2017’de Monza’da gerçekleştirdiği Breaking2 rekor denemesi hedefin hemen altında kalmış fakat Kenyalı atlet Eliud Kipchoge, iki yıl sonra özel bir denemede iki saatin altında koşsa da bu derece resmî kayıtlara girmemişti. Öte yandan Etiyopyalı Yomif Kejelcha da ilk maraton yarışı olan Londra Maratonu’nda 01:59:41’lik derecesiyle 2 saatin altında koşarak ikinci oldu. Tigst Assefa ise kendisine ait kadınlar dünya rekorunu 2:15:41 saatlik derecesiyle kırdı. Üç atlet de Adidas’ın Adizero Adios Pro Evo 3 spor ayakkabılarını giydiğini not edelim.

Bu hafta satışa çıkacak Adizero Adios Pro Evo 3, yenilikçi köpük yapısı, karbon plakalı tabanı ve ultra hafif bileşenleriyle sadece 97 gram ağırlığında olduğunu okuyoruz. Adidas, ayakkabının önceki modele göre %30 daha hafif olduğunu ve koşu verimliliğini %1,6 oranında artırdığını belirtti. Nereden çıktı şimdi ayakkabı konusu demeyin. Ekonomi sosyal bir bilim dalıdır. Amatör bir maraton koşucusu olarak konu benim de özel ilgi alanımdadır. İyi ki Fenerbahçe’den söz etmedim 🙁

73 yılda maraton dünya rekoru yaklaşık 20 dakika iyileşti, 2 saat eşik sınırı aşıldı!

177735082996ab7a1d7dd3b1e867d7dd1dd943cc72_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.