Connect with us

Erol Taşdelen

Bankalar sesiz sedasız “ürün ve hizmetlere” zam yaptı

Erol TAŞDELEN, 2021 ilk haftalarında Bankaların “ücret ve komisyonlardaki” masraf artışlarını ele aldı. TCMB ve BDDK henüz bir tebliğ ve yönetmelik yayınlamadan bu artışların neye göre yaptıklarını sorguladı. Uygunluk bulunmaması halinde fazladan alınan masrafların müşterilere iade edilmesi gerektiğini savunuyor. Sessiz sedasız masraf tarifelerin artmasının nedeni ne oldu? Bankaların faiz dışı geliri Kasım ayı itibarıyla yıllık bazda bir öndeki yıla göre 3,2 milyar TL düşmesinin etkisi var mı?

Yayınlanma:

|

Bankalar arası para transferi “Elektronik Fon Transferi” kısa adı ile “EFT” ücretlerine ve havale ücretler başta olmak üzere çoğu bankanın hizmet tarifesine sesiz sedasın % 14 zam yaptığı ortaya çıktı.

TCMB ve BDDK 10 Şubat 2020 tarihinde 31035 sayılı Resmi Gazetede yayınladığı Tebliğ ve Yönetmelik ile bankaların hizmetlerde uygulayacakları en yüksek “ücret ve komisyonları” tarifelerini belirlemiştir. Bunlardan biri de işlemler TCMB’nin üzerinden olduğu için TCMB’nin 2020/4 sayılı “BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA” Tebliğinde belirlediği Bankalar arası Para Transferi – Elektronik Fon Transferi kısa adı ile EFT işlemleri. Örneğin müşteriler internet bankacılığı aracılığı ile kendileri EFT yapması halinde 1.000.-TL’ye kadar 1.-TL; 1.000 -50.000.-TL arası 2.-TL; 50.000.-TL üzeri işlemlerde 25.-TL ödeme yapıyordu ( madde 15 ).

Sessiz sedasız % 14 zam yapıldı

17.01.2021 tarihi itibarıyla Türkiye’de en fazla EFT hacmine sahip Kamu Bankaları dahil 9 bankayı mercek altına aldık. Bunlardan TEB ve HALKBANK henüz 2021 güncellemesini yapmadığı için eski tarifenin geçerli olduğu görüldü. 2021 güncellemesini 14.01.2021 tarihinde yapan T. İŞ BANKASI yukarıda bahsettiğim ve inceleme altına aldığımız EFT işlemine zam yapmadığı görüldü. T. İŞ BANKASI dışında AKBANK, GARANTİ BBVA, YBK, QNBFinansbank, T.C. Ziraat Bnakası ve VAKIFBANK çeşitli tarihlerde 2021 Ocak ayı içinde tarifelerine % 14 zam yaptığı görüldü.

Yeni tarifenin yasal dayanağı var mı?

Bir defa eski tarifeyi TCMB Tebliğ ile belirlediğine göre yeni 2021 tarifesini de yayınlaması gerekiyordu. TCMB’nin böyle bir Tebliği Resmi Gazetede yayınlanmadı. Geriye diğer bir seçenek de Bankaların TCMB’ye özel yazı yazıp enflasyon kadar % 14 artış isteme ihtimali o zaman da sektörde tarife kargaşalığı olur ve izin istemeyen bankaların ücret komisyon kaybı olur ki zaten TCMB’nin banka özelinde bu tür bir özel tarife uygulaması her bankaya farklı uygulama yapması mümkün değil.

Tarife değişikliği keyfi ise alına ücretlerde fazla olan kısım iade edilmeli

Başta EFT Havale gibi işlemlerde tarife değişikliği keyfi ise o zaman TCMB’nin 10 Şubat 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğe aykırı bir durum ortaya çıkıyor ki bu durumda tarife değişikliğinden sonra haksız alınan ücret ve komisyonlar iadesi gündeme gelir. Böyle bir durum var ise TCMB müdahale ederek haksız alınan ücretlerin iadeleri sağlaması gerekiyor.

Yasal Uygulama ne diyor

10 Şubat 2020 tarihindeki resmi gazetedeki TCMB Tebliğine göre Bankalar “ücret ve Komisyon” tarifelerini İnternet sitesinde yayınlamak güncelleme tarihlerini belirtir şekilde ve güncel tutması gerekiyor. Hizmet verdiği müşterilerine de tarife değişikliğini bildirmek zorunda.

2020 yılında bankaların kaybı ne kadar oldu

Masraf, ücret ve komisyonları düzenleyen TCMB Tebliğ ile BDDK’nın Yönetmeliği 10 Şubat 2020’de yayınlandı ama bazı maddeler 1 Martta bazıları 1 Nisanda uygulamaya kondu. Bankalar baktılar ücret komisyon düşecek “Teknik altyapımızı” hazırlayacağız diye kamu otoritesinde 1 ay ek süre almışlardı. Haksız da sayılmazlardı, keyfi alınan ücret ve komisyonlara ciddi darbe idi düzenleme. BDDK en son 2020 Kasım ayı banka verilerini açıkladı. 2021 Kasım ayında Bankaların Faiz Dışı Gelirleri 92,5 milyar TL odu. Çoğu banka 2019’a göre Aktif Büyüklüğünü % 50 artırdı ama Faiz Dışı Gelirlerini 2019’a göre artıramadı. Yani hacim büyüdü ama keyfi alınan paralar kesildi ve 2019 yılı Kasım Ayında alına 95,9 milyar TL’nın 2020 Kasımında 3,2 milyar TL altında kaldılar. Bu durumda benim gibi çoğu yazarın itiraz ettiği bankaların aldığı ücret ve komisyonda keyfiliği önleyin çıkışımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Sonuçta düzenlemenin uygulamaya başladığı 2020 yedi ayındaki 3,2 milyar TL Vatandaşın, Esnafın Sanayicinin cebinde kalmış oldu.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Erol Taşdelen

Siyasette bilmem ama Reel Piyasalarda Geliyor Gelmekte Olan!

Yayınlanma:

|

TCMB hala dövize talebin GÜVEN eksikliğinden ve toplumun/firmaların önünü göremediğinden kaynaklandığını okumamakta ısrar ediyor. Bizzat Başkanları Kavcıoğlu tarafından da 2022’deki ISO toplantısında dillendirdiği gibi “kredi alan firmalar döviz alıyor” şeklinde ifadesi ile kısaca KREDİ SEBEP, DÖVİZ TALEBİ SONUÇ  formüle edilen dövize talebin bankaların kredi vermesine bağlandı. Bu anlayış hala da devam ediyor. Oysa bankalar bu ülkede 100 yıldır kredi veriyor. TCMB’nin Dövize talep işini sadece banka kredisine indirgemesi bile başlı başına bu işin kısa sürede çözülemeyeceğinin işareti. Zira, İthalatının %80’ni hammadde olan bir ülkede sanayicinin dövize talebini kesmek “imalatın durması” ile aynı anlama gelir. Amaç bu ise hedefe yaklaşmaya az kaldı!

Önemli olan döviz talebinin olup olmaması, az ya da çok olması değil, talebin NEDENİDİR! Bunun da çözümü GÜVENSİZLİK ve BELİRSİZLİK ortamını ortadan kaldırmaktır!

Tespit bu olunca çözüm de “bankaların kredilerini kısalım” şeklinde oldu. Hatırlanırsa önce kredilerin karşılık oranlarını artırdılar, paralelinde Kredi faiz ve hacim tavanını aşan bankalara düşük faizden Tahvil alma zorunluluğu geldi. %8,50 MB gösterge faizinin mevduat tarafında da kredi tarafında da fiili olarak  REEL PİYASADA bir anlamı yok. KKM mevduat faizleri %50’lere dayandı Mayıs ortasında. Çünkü bankaların katlanacakları cezanın maliyeti daha yüksek; kısa süreli bankalar çözüm olarak kredileri durdurma yanında mevduat faizlerini yükseltmekte buldu. Bankalar çok karlı deniyor ya o karların içinin ne kadar boş olduğunu, kağıt üzerinde olduğunu işin içinde olanlar da biliyor.

MB baktı dövize talep durmuyor, başta dediğim gibi neden olarak da verilen kredileri gördüğü için Ticari Krediler kesmedi Mayıs ayında Bireysel Kredileri ve vatandaşın krediye ulaşma kanallarını da kısıtlama yoluna gitti. Kredi kart limitini 12 ay taksitli yapıp tüketici kredisi gibi kullanan vatandaşın bu yöntemini ve Kredili Mevduat Hesabı-KMH kullanmaması için bu kredilerde de limit ve karşılıklar ile oynayarak buradaki hareket alanını da daralttı Mayıs ayında. Ama çözüm olur mu: HAYIR!

MB tarafından Gerçek kişilerin döviz mevduatı için de ( şimdilik)  28 Temmuz’a kadar yeni yaptırımlar geldi bankalara. Yazın Gurbetçi ve Turizm gelirlerini düşünerek 28 Temmuz dediği o kadar net ki. Bu da Merkezin dövizde ne kadar sıkıştığının belgesi aslında. İş Gerçek kişilerin döviz mevduatına baskılamaya kadar geldi. Bankalara Dövizden Türk lirasına dönüşte ek dönüşüm hedefi getirildi.

Kredi kartında Kuyum harcamalarına sınır geldi. Çünkü sıkışan vatandaş kredi kartı ile Altın alıp yan kuyumcuda paraya çevirmeye başlamıştı. MB vatandaşın bunu “çaresizlikten günü kurtarmak için” değil de “kar elde etmek spekülatif yaptığına” kanaat getirmiş ki böyle bir tedbir almış. Sermaye kontrolünden bir adım önceki ciddi sinyaller bunlar! Bazı trafik lambaları yeşilden direkt kırmıza geçer unutmayalım! Merkez bankası, bankalardan bankalararası piyasada günlük döviz alımlarını azaltmalarını istedi. Daha önce belirlenen günlük döviz alım limitleri %25 oranında düşürülmüştü; Bankaların interbank işlemlerinde günlük döviz limiti %25 düşürüldü. Bankalardan ayrıca firmaların döviz ihtiyaçlarını acil değilse teslimatsız FW döviz kontratlarına yönlendirmeleri istendi. Kısaca; fiili döviz talebini kısın demek istiyor!

Sözün özü; kasada döviz yok! Kısa sürede 300 milyar Dolara ihtiyaç var. Önümüzde uzun ve karanlık bir tünel var. Tünelin uzundaki ışığın gün ışığı olduğunu söylemeyi çok isterdim ama öyle değil maalesef. Banka kredileri durmuş durumda bu hali ile reel piyasanın özkaynaklar ile dönmesi çok zor. Reel piyasada her şey peşin satışa döndü. Aylık vade farkları %5-6 ortalamaya yükseldi. Aylardır firmalar vadesi gelen krediler ve leasing gibi ödemeleri ökaynaklardan yapıyor. Nereye kadar dayanır, firmanın likit durumuna ve bulunduğu sektöre bağlı. Seri iflaslar yakında patlar. Piyasa sorunlar yumağına dönmüş durumda. Zaten BDDK verilerinde Mart sonu 158,5 milyar TL olan Takip tutarı, 11,7 milyar TL artarak 28 Nisan tarihinde 170,2 milyar TL’ye yükseldi. Bu artışın 11 milyar TL’lik kısmı Ticari krediler. Döviz ile ilgili yasaklar bir başlarsa finasn krizini engelleyemezsiniz, kartopu gibi büyümenin yanında yeni sorunlar ile piyasayı iyice boğar. Geciktirmeye çalışılan Kapitalist Sistemın acı yüzü ortaya çıkar: Altta kalanın canı çıkar!

Son söz: Siyasette bilmem ama Reel Piyasalarda Geliyor Gelmekte Olan!

Not: Seçimlerden umutlu idim. İktidar değişikliğinde döviz girişi olacağı kesin gibiydi. En azından “her şey daha kötü olmayacaktı“. İlk turdan sonra halkın önceliklerinin Ekonomi dışında farklı alanlarda olduğunu gördük. Yaşam koşullarını kötüleşmesi belli ki İnsanların düşüncelerini değiştirmemiş. Düşünceler değiştiğinde de yaşam koşullarını düzeltmek için zaman olmayacak! Özetle, sıkıntılı günlere hazırlıklı olun! Hasar tespiti için de maaşınızla, kira gelirinizle, elinizdeki mülk ile ne kadar döviz alabileceğinizi yazıp bir kenara koyun, bir yıl sonra yazdığınıza bakın, tekrar aynı hesabı yapın!

Kimseye kızmayın, yarın yaşayacaklarınızın, bugün verdiğiniz Siyasi kararlar sonucu olduğunu da unutmayın!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist                    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

Erol Taşdelen yazdı: BANKA DOLANDIRICILARI SAKLANMALI MI, TEŞHİR Mİ ETMELİ?

Bankalarda, “personel kaynaklı dolandırıcılık olaylarını” çoğu banka duyulmamasını; üstünün kapatılmasını yolunu seçerken; Hukukçular ve Bankacılar da bu konuda ikiye ayrılmış durumda. Özellikle deneyimli bankacılar personel kaynaklı dolandırıcılık eylemlerinin banka içi bir durum olmadığını caydırıcı olması için bu tür eylemlerin teşhir edilerek, yargıya taşınmasını, Kamuoyuna şeffaf davranılması gerektiğini savunuyor. Kararlı ve Şeffaf davranmada Bankanın Marka değerinin ve Güven kaybının yaşamayacağını, tam tersine bankanın bu tür olaylarda kararlı durduğunun görülmesinin bankaya olan güveni artırdığını ve benzer olayların tekrarının azalacağını savunuyor. Sektörün içinden gelen Erol TAŞDELEN bu tarz olayları ele aldı…

Yayınlanma:

|

Toprakbank’ta çalışırken müşteriler şikayetler gelmeye başladı. Ortak noktaları, “ödeme yapmalarına rağmen elektrik ve sularının kesildiği” idi. Kısa sürede ortaya çıktı. Müşteriler sıra beklerken güvenlik görevlisi “sıra beklemeyin ben yatırır” diyerek paraları alıyor ama yatırmıyor. Tabi iş akdi fes edildi!

Şimdiki sahibi Katarlı olan bankada çalışıyorum. Ara sıra personelin kart ekstrelerini inceliyoruz. İddia, kumar vs oynuyor mu diye! Gişedeki personelin her iş günü kredi kartına ufak ufak para yatırdığını fark ettik. Konuşunca “kasada kalan fazla paraları yatırdığını” ortaya çıktı. Önemli olan meblağın ufak olması değil, niyetti yollarımızı ayırdık.

Yerli büyük bankadayım. Bir personeli kendini emniyetten aradığını söyleyen biri arayıp o zaman meşhur olan telefonuna kontör şifreleri göndertiyor. Kasasını bir sayıyoruz eksik. Kasadan aldığı para ile kontör alıp göndermiş, kasasını tutturmak için de yan bankadan tüketici kredisi için başvuru yapmış. Banka kasasına dokunmasa “ders olsun der geçerdik” belki ama kusura bakma bu meslek sana göre değil diyerek yollarımızı ayırdık. Bankanın kasasına el uzatmıştı çünkü!

Bunları niye örnekledim… Bankacılıkta temel kuraldır. Bankanın parasına, müşterinin hesabına dokunmayacaksın! Yöneticilik yaptığım dönemde de çalışma arkadaşlarıma sık sık, “parayı para olarak gördüğünüz an bu mesleği bırakın” derdim. Hala geçerli bu kural aslında!

Son günlerde kamu oyuna yansıdı. Şimdiki sahibi BAE’li olan bir bankanın Florya şubesinde başlayıp, Levent-Büyükdere şubesine kadar uzanan ünlü futbol teknik adamı F.T. gibi isimler başta olmak üzere müşterilerinden iddiaya göre özel, gizli, yüksek gelirli bankanın bir Fonu olduğunu anlatarak milyonlarca dolar toplayan müdüre S.E. çalıştığı bankanın yaptığı açıklamaya göre dolandırıcılıktan tutuklanıyor. Bankanın yaptığı açıklamada; “10 Nisan 2023 Pazartesi günü ön inceleme raporumuz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmiş ve Seçil E., nitelikli dolandırıcılık suçuyla aynı gece saat 23:30 sularında gözaltına alınmış, akabinde tutuklanmıştır”  satırları yer aldı. (Seçil E. isminin açık yazılması benim değil bankanın tercihi)

Banka şube müdüresinin dolandırıcılık suçlaması ile tutuklandığını açıklıyor.

Banka açıklamasına devam ediyor:

  • Nakit teslimlerine ilişkin banka sistemi tarafından üretilen herhangi bir belge bugüne kadar tarafımıza sunulmamıştır. Resmi olduğu iddia edilen belgeler, bankacılık sisteminin kayıtlarına dayanarak üretilmediği gibi, Seçil E. tarafından düzenlendiği iddia edilen, mevzuatta karşılığı olmayan, afaki tutarlar içeren, ödeme taahhüdü bulunmayan, ajanda yaprağına ya da düz A4 kağıda yazılan bir kısım dokümanlardır. İddia sahiplerinin çok önemli bir bölümü ise Bankamıza hiçbir evrak sunmamıştır.
  • Bazı iddia sahipleri ise şubelerimizdeki hesaplarından çektikleri paraları, şikayetçiler arasında ismi geçen birinin adıyla anılan fona katılmak üzere, alışveriş merkezi, restoran ve kafe gibi yerlerde elden teslim etmişlerdir. Kısaca, sistem tamamen Bankamız ve şubelerimiz dışında, kişiler tarafından kurulmuş, şikayetçilerden birinin adıyla anılan farklı bir yapılanmadır.

Burada dikkat çeken konu; sunulan belgelerin banka sistemi tarafından üretilmeyen belgeler olduğu düz A4’e ( antetli olmadığını kast ediyorlar her halde) yazılı ya da ajandaya yazılı belgeler olduğu yönünde olması.

Buna itirazım var. Zira, bunların resmi bankaya ait belge olup olmadığına mahkeme karar verecek. Zira, “düz 4A” diye kabul etmedikleri yazıda alınan tutarlar dökümü, teslim alındığı ve altında bankayı müdür olarak temsil eden Seçil E. Kaşesi ve imzası mevcut. Bana göre bu baya baya beldedir. Üstelik banka adına alındığını kanıtlayan belgedir. Bu sonuca varmamın nedeni yaptığı bilirkişi dosyalarındaki tecrübemdir. Zira, yıllar önce imza ile kağıda yazılıp verilen borç paraları veya kağıda yazılıp verilen para ile tarla ev almış ama bunu tapuda devrini yapmadığı için imza altına alan ölse bile mahkeme mirasçılarına paranın iade edilmesi için yüzlerce dava var. Bankanın bizi bağlamaz  altı üstü “düz A4” dediği belgenin bankayı bağlayıp bağlamadığına mahkeme karar verecek.

Bu niçin önemli?

Önemli, çünkü davacı taraflar zarara uğradığını paralarının alındığını ve iade edilmesini talep ediyor. Mahkemenin kararına göre zararın kimin ödemesi gerektiğine mahkemenin bu belgeleri kimi temsil ettiğine, kim adına alındığına göre de zararın kimin karşılayacağına karar verecek. Zira, düz A4 denilen belgelerde sadece müdürü S.E.’nin ismi ve imzası olsa “bu para şahsi olarak alınmış” denirdi sorun kalmazdı ki doğrusu da budur. Zira, banka personelinin şahsi evrak ile borç altına girmeden sorumlu değildir. Ama alınan paralar bakaya alınıyormuş gibi şube kaşesi ve yetkili kaşe imzası ile teslim alındığı için işin rengi değişiyor. Tabi, banka kendilerinin çift imza ile temsil edilir, tek imza bankayı temsil etmez; burada yetki aşımı vardır gibi savunma yapmasını tahmin etmek zor değil ama tabi müdürlere verilen yetki ve sorumluluklarla ilgili düzenlemelerine de bakmak gerekir. Karşı taraf sonuçta S.E. banka müdürü olmasa ve “banka adına aldığını söylemede bu paraları vermeyecekleri” şeklinde savunma yapmalarını tahmin etmek zor değil. Bankalarda her şube ayrı Tüzel kişilik ve Şube müdürü o şubeyi temsil ediyor. O nedenle attıkları her imza aynı zamanda o Tüzel Kişiliği de temsil eder.  Geçen gün e-devletten  “üzerime açılmış bir firma var mı bir kontrol edeyim” dedim. Kuruluş aşamasında işlemleri yaptığım Finansbank-Çerkezköy Şubesi Yetkilisi gözüküyorum hala iyi mi! Resmi kayıtlarda Aktif ve Bitiş yetki bitiş tarihi süresiz!  Bir zahmet o kaydı düşürürseniz iyi olur QNBFinansbank Hukuk servisi!

Kanuya dönelim. Tabi işin içine gönül ilişkileri, yetkisiz kişileri banka personeli gibi gösterme, GPS cihazı ile çantasının Bodruma gidip gelmesi, Bozcaada macerası gibi magazinsel hikayeler ile iş tam bir Netflix senaryosuna şimdiden aday!

Bankalar bu konuda karar vermeli ve bu olay tam da fırsat! Bu tarz olaylar halı altına mı süpürülmeli; şeffafca paylaşım mı yapılmalı. Aslında BDDK’nın en yumuşak düzenleme alanlarından biri de bu konular. Bu tip olayların BDDK tarafından şeffafca paylaşılması için düzenleme yapılmasının zamanı çoktan geldi! Bankanın “müşterini tanı” ilkesi var da müşterinin “bankanı tanı” ilkesi niçin yok?

Yazı başında eski nesil bankacılıkta bu tür olaylara yaklaşımın nasıl olduğunu yaşanmış örnekler ile özetlemiştim. Bankacılık sektöründe personel kaynaklı zararlara “Operasyonel Risk” deniyor ve bunun için ciddi bütçe ayıran bankalar var. Çoğunu duymuyoruz. Zira bu bir tercih meselesi. Son yıllarda bir yaklaşım gelişti. Çoğu banka bu tür olayların duyulmamasını tercih ediyor. Gerekçe olarak da bankanın Güven kaybı kaygısı ve Marka Değeri gösteriliyor. Benim gibi düşünen bankacılar ise bunun tam tersinin doğru olduğunu savunuyor. Zira, hata yapanın, kötü niyetli personelin teşhir edilmemesi, olayın kapatılması yapanı ödüllendirmek ile aynı anlama geldiğini düşünüyorum. Hatta, olayın kapatılması “nasılsa bir şey olmuyor” anlayışını da oturtarak bu tip eğilimleri olan personeller için de cesaretlendirici oluyor.

Örnekleyelim: Yerli Sermayeli büyük bankanın Uşak Şube müdür ve MİY’i başta gurbetçilerin hesapları olmak üzere baya baya bir zimmetlik iddialar var. İkisi de işten atıldı. Banka aman duyulmasın diye dava dahi açmadığı gibi işe iade davasına teftiş tutanaklarını dahi göndermedi üstüne bir de personele işe iade tazminatı ödedi. Şimdi iyi örnek mi oldu böyle yapınca. Gurbetçi müşterilerin açtığı zararının karşılaması için davalar devam ediyor iyi mi! Yine aynı bankanun zamanındaki Bursa Bölge müdürü iddialara göre KGF Kredilerde %10 komisyon laıyor. Olaylar patlayınca söylentiye göre direkt CEO tarafından çağrılarak iş akdi fes ediliyor. Olay mahkemeye yansıdı mı? Tabi ki hayır. Yapanın yanına kadı bol bol yurt dışı turları yapıldı o paralar ile iyi mi! Bazı bankaların bazı şubelerinde yoğunlaşan KGF Batıklarını KGF ödemesin diye boşuna yazmıyorum yıllardır. Şubeelre de %5-7 gibi batık kredi sınırı konsun melela!

Kamu bankaları personel akynaklı zararalrda daha hassas. Zimmet  suçlarında ne delil var ne yok hepsini mahkemeye sunuyorlar. Bu tarz bir çok dosyaya Bilirkişilik yaptım, kamu bankalarında hiç zorlanmadı. Özel bankalar nerede ise “olay kapansın” diye belge dahi sunmadıklarını gördüm. Dedim ya bu tercih meselesi!

Gündemde olan Bankayı tebrik etmek lazım. Baştan beri şeffaf davranmaya çalışıyor. Her ne kadar bankayı koruyucu, sorumluluk almadan bu işten nasıl sıyrılırım şeklinde açıklamalar da olsa yaptığı şimdilik iki açıklamada da olayı şeffaf şekilde paylaşıldığı görüldü. Başta, “bu tip haberleri yayınlamayın” diye arayan banka PR firmasına da aynı tavsiyede bulunmuştum. “Bu şekilde değil  olayı resmi açıklamalar yaparak yönetin” dimiştim. Bence banka sınıfı geçti ve diğer bankaların hiç yapmadığı şekilde şeffaf davranmayı tercih etti. Müşteriler özelinde de Güven kaybı olduğunu düşünmüyorum! Her şeyin başı samimiyet ve şeffaflık!

Dava süresini yakından takip edeceğiz. Önümüzdeki günlerde dava ile ilgili mahkeme “yayın yasağı” kararı da verebilir. Tercihim vermesin. Meraklı olanlar haberleri şimdiden fırsat varken okusun derim.

Müdüre hanımın tutuklanmasından sonra üç kişi hakkında daha tutuklanma kararı çıktı. İddia paraların bir kısmının yurt dışına kaçırılması şeklinde. Dava tarafları ağırlıklı şimdilik futbolcular. Bu dava daha gündemi çok meşgul eder. İşin ucu Banka üst yönetimine kadar uzar mı zaman gösterecek. Zira davacı taraf yaptığı açıklamalar ile banka üst yönetimini de suçluyor.

İzleyip göreceğiz! Takipte kalın!

Erol TAŞDELEN – Bankacılık Uzmanı

*************

EK OKUMA: 

Operasyonsuz bankacılık risk mi? – BankaVitrini

KARA PARA TRAFİĞİNDE BANKALAR SINIFTA KALDI – BankaVitrini

Bankacıların KARA PARA aklamada sorumluluğu yok mu? – BankaVitrini

BANKACILIKTA İÇ SAVAŞ – BankaVitrini

Performans Sisteminiz batsın! – BankaVitrini

Modern Haçlılar Soros Çocukları Out, McKinsey Çocukları In – BankaVitrini

NE İDİĞİ BELİRSİZ BÖLGE SATIŞ MÜDÜRLERİ – BankaVitrini

Bölge müdürlüklerinin çöküşü nasıl oldu? – BankaVitrini

Bölge Müdürlüklerinin fişini kim çekecek? – BankaVitrini

 

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BANKALAR İLK ÜÇ AYLIK KARLILIĞINI %70 ARTIRDI

Yayınlanma:

|

Bankalar 2023/1Ç:

Aktif büyüklük 15,8 trilyon (%10 ) 
Krediler 8,5 trilyon TL (%12 ) 
Mevduat 9,9 trilyon TL (%12 ) 
Vadesiz Mevduat 3,5 trilyon TL (mevduatın %36'sı) 
Net kar 107 milyar TL (%70 ) 
Net Fazi geliri 147 milyar TL
Faiz Dışı Gelir 167 milyar TL 

BİLANÇO BÜYÜDÜ

Bankacılık sektörü 2023’e hzılı başladı. Sektör yılık ilk çeyreğinde Aktif Büyükklüğünü 14,3 trilyon TL’den %10 artırarak 15,8 trilyon TL’y eyükseltti. Ticari Kredilerin durmasına rağmen açık bireysel kredilerdn ve kredi kartındna kapatılarak krediler 7,6 trilyon TL’den %12 büyüyerek 8,5 trilyon TL’ye yükseldi.

MEVDUAT ARTTI

2022 sonunu 8,8 trilyon TL olan mevduat hacmi %12 artarak 9,9 trilyon TL’ye yükselirken;  vadesiz mevduat %13 artış ile 3,5 milyar TL’ye yükseldi. Toplam Mevdyatın içinde vadesiz mevduatın arını da %36’ya yükselmiş durumda.

KARLILIK %70 ARTTI

2022 ilk üç ayını 63 milyar TL karlılık ile kapatan sektör 2023 ilk üç ayında karlılığını %70 artırarak 107 milyar TL net kar açıkladı.

 

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

ABONELIK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.


Notice: date_default_timezone_set(): Timezone ID 'UTC+3' is invalid in /home/maviatlas/public_html/wp-content/plugins/notice-bar-old/inc/frontend/front-notice-bar.php on line 27