Connect with us

Erol Taşdelen

Bankalar sesiz sedasız “ürün ve hizmetlere” zam yaptı

Erol TAŞDELEN, 2021 ilk haftalarında Bankaların “ücret ve komisyonlardaki” masraf artışlarını ele aldı. TCMB ve BDDK henüz bir tebliğ ve yönetmelik yayınlamadan bu artışların neye göre yaptıklarını sorguladı. Uygunluk bulunmaması halinde fazladan alınan masrafların müşterilere iade edilmesi gerektiğini savunuyor. Sessiz sedasız masraf tarifelerin artmasının nedeni ne oldu? Bankaların faiz dışı geliri Kasım ayı itibarıyla yıllık bazda bir öndeki yıla göre 3,2 milyar TL düşmesinin etkisi var mı?

Yayınlanma:

|

Bankalar arası para transferi “Elektronik Fon Transferi” kısa adı ile “EFT” ücretlerine ve havale ücretler başta olmak üzere çoğu bankanın hizmet tarifesine sesiz sedasın % 14 zam yaptığı ortaya çıktı.

TCMB ve BDDK 10 Şubat 2020 tarihinde 31035 sayılı Resmi Gazetede yayınladığı Tebliğ ve Yönetmelik ile bankaların hizmetlerde uygulayacakları en yüksek “ücret ve komisyonları” tarifelerini belirlemiştir. Bunlardan biri de işlemler TCMB’nin üzerinden olduğu için TCMB’nin 2020/4 sayılı “BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA” Tebliğinde belirlediği Bankalar arası Para Transferi – Elektronik Fon Transferi kısa adı ile EFT işlemleri. Örneğin müşteriler internet bankacılığı aracılığı ile kendileri EFT yapması halinde 1.000.-TL’ye kadar 1.-TL; 1.000 -50.000.-TL arası 2.-TL; 50.000.-TL üzeri işlemlerde 25.-TL ödeme yapıyordu ( madde 15 ).

Sessiz sedasız % 14 zam yapıldı

17.01.2021 tarihi itibarıyla Türkiye’de en fazla EFT hacmine sahip Kamu Bankaları dahil 9 bankayı mercek altına aldık. Bunlardan TEB ve HALKBANK henüz 2021 güncellemesini yapmadığı için eski tarifenin geçerli olduğu görüldü. 2021 güncellemesini 14.01.2021 tarihinde yapan T. İŞ BANKASI yukarıda bahsettiğim ve inceleme altına aldığımız EFT işlemine zam yapmadığı görüldü. T. İŞ BANKASI dışında AKBANK, GARANTİ BBVA, YBK, QNBFinansbank, T.C. Ziraat Bnakası ve VAKIFBANK çeşitli tarihlerde 2021 Ocak ayı içinde tarifelerine % 14 zam yaptığı görüldü.

Yeni tarifenin yasal dayanağı var mı?

Bir defa eski tarifeyi TCMB Tebliğ ile belirlediğine göre yeni 2021 tarifesini de yayınlaması gerekiyordu. TCMB’nin böyle bir Tebliği Resmi Gazetede yayınlanmadı. Geriye diğer bir seçenek de Bankaların TCMB’ye özel yazı yazıp enflasyon kadar % 14 artış isteme ihtimali o zaman da sektörde tarife kargaşalığı olur ve izin istemeyen bankaların ücret komisyon kaybı olur ki zaten TCMB’nin banka özelinde bu tür bir özel tarife uygulaması her bankaya farklı uygulama yapması mümkün değil.

Tarife değişikliği keyfi ise alına ücretlerde fazla olan kısım iade edilmeli

Başta EFT Havale gibi işlemlerde tarife değişikliği keyfi ise o zaman TCMB’nin 10 Şubat 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğe aykırı bir durum ortaya çıkıyor ki bu durumda tarife değişikliğinden sonra haksız alınan ücret ve komisyonlar iadesi gündeme gelir. Böyle bir durum var ise TCMB müdahale ederek haksız alınan ücretlerin iadeleri sağlaması gerekiyor.

Yasal Uygulama ne diyor

10 Şubat 2020 tarihindeki resmi gazetedeki TCMB Tebliğine göre Bankalar “ücret ve Komisyon” tarifelerini İnternet sitesinde yayınlamak güncelleme tarihlerini belirtir şekilde ve güncel tutması gerekiyor. Hizmet verdiği müşterilerine de tarife değişikliğini bildirmek zorunda.

2020 yılında bankaların kaybı ne kadar oldu

Masraf, ücret ve komisyonları düzenleyen TCMB Tebliğ ile BDDK’nın Yönetmeliği 10 Şubat 2020’de yayınlandı ama bazı maddeler 1 Martta bazıları 1 Nisanda uygulamaya kondu. Bankalar baktılar ücret komisyon düşecek “Teknik altyapımızı” hazırlayacağız diye kamu otoritesinde 1 ay ek süre almışlardı. Haksız da sayılmazlardı, keyfi alınan ücret ve komisyonlara ciddi darbe idi düzenleme. BDDK en son 2020 Kasım ayı banka verilerini açıkladı. 2021 Kasım ayında Bankaların Faiz Dışı Gelirleri 92,5 milyar TL odu. Çoğu banka 2019’a göre Aktif Büyüklüğünü % 50 artırdı ama Faiz Dışı Gelirlerini 2019’a göre artıramadı. Yani hacim büyüdü ama keyfi alınan paralar kesildi ve 2019 yılı Kasım Ayında alına 95,9 milyar TL’nın 2020 Kasımında 3,2 milyar TL altında kaldılar. Bu durumda benim gibi çoğu yazarın itiraz ettiği bankaların aldığı ücret ve komisyonda keyfiliği önleyin çıkışımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Sonuçta düzenlemenin uygulamaya başladığı 2020 yedi ayındaki 3,2 milyar TL Vatandaşın, Esnafın Sanayicinin cebinde kalmış oldu.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

BANKA HABERLERİ

VATANDAŞIN BANKA BORCU 3 TRİLYON LİRAYI AŞTI

Yayınlanma:

|

BDDK verilerine göre Vatandaşın bankalara toplam borcu Mart sonu itibarıyla 3 trilyon TL’yi aşmış durumda. Toplam borcun 1 trilton 86 milyar TL’lik kısmı İhtiyaç Kredilerden oluşurken; 1 trilyon 377 milyar TL’lik kısmı Kredi Kart borçlarından oluştu.

Artan faiz yükü özellikle kredi kartlarında çevrilmesi zor bir döngü içine sokarken; vatandaş kredi kartlarındaki %40 aylık asgari ödemeleri dahi ödemekte zorlandığı görüldü. Kredi kartlarındaki tüm bankalardaki ortak limitin 5 maaştan 3 maaşa düşürülmesi bankalarda kreid kart limit düşürme ve limit kapama şeklinde kendini gösterirken vatandaşın hareket alanı da iyice kısılmış olyor. Ekonomi kurmaylaırn talebi daraltma stratejisine paralel bankaların bu yöndeki uygulamaları da birleşince gecikmedeki kredi ve kredi kart oran ve hacimleri de artmaya başladı.

Enflasyona bağlı reel gelirin düşmesi yanında kira, gıda gibi temel giderlerde dünya ortalamasının üzerindeki artış vatandaşı tam anlamı ile bir girdabın içine sokmuş durumda. Özellikle emekli kesim tarafından son seçimlere de yansıyan tepki oyları sayesinde iktidar partisi ilk defa 2. parti olarak sandıktan çıkmıştı.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

Erol Taşdelen yazdı: CHP nasıl kazandı, AKP niçin kaybetti?

Yayınlanma:

|

31 Mart 2024 Belediye Seçimleri Türkiye Cumhuriyeti Siyasi tarihimize şimdiden unutulmaz bir seçim gecesi olarak yerini aldı. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyelim kazanan ve güçlenen “Demokrasi” oldu. Bu seçim hayati önemli idi, zira normal seçim takvimine göre, önümüzdeki 4 yıl yeni bir seçim olmayacak ve gelecek dört yıl için toplumun önemli bir kesimin kaygıları artarak devam ediyor. Bugün 1 Nisan 2024 bazı siyasiler ve fanatik partizanlara tam anlamı ile “şaka/şok karışımı” bir gün oldu.

Seçimlerin olması bir ülkede “Demokrasi” olduğunu göstermez

Hiç kuşkusuz bir ülkede seçimlerin olması o ülkede “Demokrasi” olduğunu göstermez. Zira, Hitler, Stalin, Kaddafi, Saddam Hüseyin gibi siyasilerin ülkesinde de Aşiretlerin yönettiği Arap ülkelerinde de, Türki Cumhuriyetleri’nde de seçimler oluyor ama hepsinde kabul edilebilir Demokrasinin olmadığı biliniyor. “Demokrasiyi çok vurguluyorum” çünkü Dünya Siyasi Tarihinde henüz genel kabul görmüş, temsilde daha ileri bir siyasi sistem uygulaması mevcut değil.

Peki Türkiye Cumhuriyet’i henüz dokuz ay önce yeni bir Genel Seçim’den çıkmışken ve Cumhur İttifakı burun ucuyla da olsa kazanmışken 31 Mart seçim sonuçlarının önemi ne anlama geliyordu. Seçim hangi ortamda yapıldı, kazanan ve kaybedenleri kimler oldu? CHP zaferinin altında neler yatıyordu, AKP niçin kaybetti, İYİ Partı niçin eridi, Yeniden Refah nasıl parladı; hadi beyin cimnastiği yapalım!

Seçimde kimler yarıştı

31 Mart seçimleri değişen siyasi sistem gereği Devlet Aygıtlarını köküne kadar kullanan iktidar ile muhalefet partileri arasında geçti. İktidar tarafından beğenilmeyen ve eski Türkiye diye aşağılanmasına rağmen daha demokratik seçim ortamı olan geçmiş seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu’nun bağlı olduğu Adalet Bakanlığı, seçim güvenliğinden sorumlu İçişleri Bakanlığı ve TRT gibi başta kamu medya aygıtlarının bağlı olduğu ve seçim sürecinde partilere eşit fırsat ortamı sağlaması gereken  Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı seçime üç ay kala görevlerini kabine dışı bürokratlara bırakırken; “Yetmez ama Evet” süreci ile başlayan ve getirilen “Başkanlık Sistemi” sayesinde yukarıdaki üç bakan dahil İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tabiri ile “17  Bakan” tam kadro seçim sahasında  İktidar adaylarına açık açık oy istediler. Demokrasinin ruhuna aykırı olan bu ortama rağmen çıkan sonucun anlamını düşünün isterim. Seçim yerelden çok bu nedenle Genel Seçim havasında geçti. İBB Başkanı İmamoğlu’nun “17 kişi bana saldırıyor” söylemi yerini buldu, Halk başkanına sahip çıktı! İmamoğlu, Yavaş başta olmak üzere muhalif Belediye Başkanlığını kazananlar  aynı zamanda Devletin tüm karşı koymalarına rağmen kazanmış oldu. Yenilginin nedeni kadar bedeli de olur; yok öyle “yenildik” diye kenara çekilmek taraf olup yenilmiş politize olmuş bir çok bürokrat artık o koltuklarda oturamaz! Okullar iktidar adaylarına açıp çocuklara dahi propaganda yaptıran okul müdürü o koltukta oturamaz, oturmamalı!

Seçim hangi ortamda oldu

Bu seçimin ortamı çok ilginçti. Bir defa çok değil 9 ay önceki seçim döneminde iktidarı tekrar kazanan ve vaat edilen bir çok şeyin tersi yapılmıştı. Gabar da Petrol, Karadeniz de Doğalgaz  söylemine rağmen akaryakıt fiyatları iki katından fazla artması; Dolarizasyonun devam etmesi; USD/TL kurunun üstü örtülü devalüasyona tabi tutulması ve değer kaybının devam ederek geniş halk kesimin alım gücünün düşmesi; son Genel Seçimin iktidar lehine çıkmasında büyük katkısı olan emeklilere verilen ücret artışının enflasyonda erimesi; kira fiyatlarının iktidarın hukuksal düzenlemesi ile %25’i aşmayacağı söylemlerine karşı fiiliyatta kat ve kat artması; bu topraklarda yaşayan insanların “hudut namustur” hafızasına karşılık sınırların kevgire dönmesi ve devlet politikasının bu yöndeki iradesi ile milyonlarca düzensiz göçmenin ülkeye yığılması ve bunun nedenlerinin tam açıklanamaması; gösteriş ile altın dolarları halkın gözüne sokan görgüsüz kesimin par akaynağını kapa para olduğunu rataya çıkması; uyuşturucu gibi sorunun yansıtılandan büyük boyuta gelmesi; resmi enflasyon oranının bile kabul edilemez halde olması ve vaat edilen iyileşmenin gecikmesi… üst üste birikince seçin söylemleri geçim şartları karşısında etkisiz kaldı ve halkını çok iyi tanıyan son genel seçimlerde “öyle değilmiş” denmesine yol açan Süleyman Demirel’in “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” tarihi sözleri aksine testten geçti ve tekrar onaylandı!

AKP niçin kaybetti?

AKP en güçlü olduğu sahada Belediyelerde ağır yenilgi aldı. Seçimin önemi de buradan geliyor! AKP’nin kaybetmesinde hesaba katmadığı yılların vermiş olduğu seçim zaferlerinin siyasi körlüğüne neden olan özgüveni kaybettirdi. Zira, yıllardır uygulanan “algı operasyonları, dini söylemler, beka sorunu söylemleri” işe yaramış, her seçimde uygulamaya konulan “siyasi aygıtların” bu seçimde de işe yarayacağı var sayıldı. Bir defa karşı muhalif blok son genel seçime göre darmadağın durumdaydı, kemikleşmiş ve ortam ne olursa olsun kendilerine sadık kalacak seçmen kitlenin ( örneğin emekliler ) desteğinin devam edeceği var sayılıyordu. Üstüne tüm bakanlar ve Devlet Başkanı sıfatı ile partili Başkan olan Erdoğan’da seçim sahasına inince kendi elleri ile ortam Genel Seçim havasına zaten girmiş oldu. Özünde “çöplerimi kim toplayacak” diye sandığa giden seçmen “sen misin bu ekonomik ortamı bize yaşatan, fırsat bu fırsat” diye tepkisini ortaya koyarak belki de seçim hayatında AKP dışında hiçbir partiye oy vermeyen seçmen oyları ilk defa başta CHP olma üzere partilere kaydı. AKP ilk defa bir seçimden en çok oyu alan parti olamadı. İBB Başkanı İmamoğlu karşısında mazeret öne süremeyecek %11,5 ve 1 milyon oy fark ile üçüncü defa ağır yenilgisini aldı. Erdoğan’ın “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” söylemi de gerçekleşti. AKP’nin kaybetmesinde kimi koysam kazanır havasında yanlış adaylar, doğru adayın altında yanlış belediye üyeleri konması gibi stratejik hatalar yapılması muhalefetin elini güçlendirdi. Bazı illerde Belediye Başkanı birlikte çalışacağı Belediye Meclis adaylarını belirleyemedi ve AKP milletvekilleri direkt müdahale ederek kendi adamlarını belediye meclisine soymaya çalışması hiçbir seçimde bu kadar bariz olmamıştı. AKP bazı illerde Meclisi aldığı halde, Başkanlığı kaybetmesini başka türlü açıklayamaz. Örneğin UŞAK’ta CHP’nin 35 yıl sonra Belediyeyi kazanmasında AKP’nin bu hatasının katkısı büyük oldu. Doğu illerdeki seçilmiş Belediye Başkanları yerine Kayyum atanması da bu seçimle birlikte tartışılır hale gelmiş durumda. AKP’nin Ötekeleştirme üzerine Siyaset Stratejisi de çökmüştür.

Seçimin kazananı tartışmasız: 47 yıl sonra CHP oldu!

1946 seçimlerinden sonra CHP hiçbir zaman tek başına iktidar olamadı. 1977’nin Ecevit Liderliğinde alınan %41,80’lik tarihi zaferden 47 yıl sonra ilk defa CHP sandıktan en çok oyu alan birinci parti olarak çıktı. CHP Türkiye genelinde 17,3 milyon oy %37,7 oran ile en yüksek oyu alan parti olarak sandıktan çıkarken; AKP 16,3 milyon oy %35,5 oran ile ilk defa ikinciliğe düştü. CHP’nin Gençleştirme Stratejisi tuttu! CHP; Adana (%46) , Ankara (%60), Antalya(%49), Aydın (%51), Eskişehir (%51), Mersin (%60), Muğla (%55), Tekirdağ (%50), İzmir (%49) ve İstanbul (%51)’u yeniden kazandı. Balıkesir (%51), Bursa (%48), Manisa (%57) ve Denizli (%48)’nin Büyükşehir Belediyelerini kazandı. Adıyaman(%50)’ın ilk kez Afyonkarahisar’ı, Amasya’yı, Bartın, Giresun, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Uşak ve Zonguldak yıllar sonra  kazandı. Ardahan, Artvin, Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkale, Edirne, Kırşehir, Sinop ve Yalova’yı kazandı.  CHP 2024 Seçimlerinde 14’ü büyük şehir olmak üzere 35 il başkanlığını kazanırken toplam nüfusunda %65’ini oluşturan 60 milyon vatandaşın yaşadığı kısmı CHP Belediyeler tarafından yönetilecek olması seçim zaferini daha anlamlı hale getirdi. Zira, ekonominin %80’ni bu illerde dönüyor. CHP İstanbul’da %51 Ankara’da %60; İzmir’de %49; Bursa’da %48 gibi ezici oy oranı ile oylar bölünecek seçmen fanatik davranıp partilerini terk etmeyecek; CHP halka umut olamaz söylemlerini de alt üst etmiş durumda. Tam anlamı ile başta iktidar güçlerine 1 Nisan şakası! CHP’nin kazanmasında partiyi küçültmeye götüren Kılıçdaroğlu‘nun liderlikten uzaklaştırılmasının etkisi hiç kuşkusuz büyük olurken; Kılıçdaroğlu’nun da Siyasi hayatını bitirmiş oldu! Kılıçdaroğlu’na yapılan eleştirilerinde ne kadar haklı ve yerinde olduğunun kanıtı oldu bu seçimler aynı zamanda. CHP seçime Kılıçdaroğlu liderliğinde girmiş olsaydı kesinlikle bu zafer kazanılamazdı, parti lideri bu açıdan çok önemli olduğu kanıtlandı. Diğer taraftan CHP Başkanı Özgür Özel’den çok seçimde cephe komutanları olan İmamoğlu ve Yavaş gerçeği ile bu zaferim kazanıldığının da altını çizmek abartı sayılmamalı! İki Başkanında “Halkın kaynakları vakıflara değil tüm halka gidecek” söylemi yerini buldu. Öğrenci yurtları, kendi tarımını yapma çabaları, öğrenci bursları, sosyal yardımların artması, Kent Lokantaları, sahillerdeki kaçak yapıların yıkımı gibi hizmetleri gören halk söylemlerin yapıldığını; üstüne, İBB AKP adayı Kurum’un “İmamoğlu vaatlerinin %87’sini gerçekleştirmiş” sözü ile tescillenince sonuç kaçınılmaz oldu! Kısaca, siyasette umudun yeni adı: CHP’dir!

Seçimin kaybedenler kulübü!     

Seçimlerden en ağır yara ile çıkan hiç kuşkusuz İYİ Parti ve lideri Meral Akşener oldu. Seçmen son Genel Seçimlerde seçime günler kala 6’lı masadan kalkmasına sonra tekrar dönmesine anlam veremezken bunun nedenini de tam olarak başta kendi oy veren seçmene dahi anlatamazken üstüne yerel seçim sürecinde iktidardan çok muhalefeti eleştirmesi karşısında seçmenin en ağır cezalandırdığı parti ve lideri oldu. Dokuz ayda bu gibi eriyen partinin lideri Meral Akşener “sorumluluk bende” çıkışı ile kendi siyasi hayatını da bitirme noktasına getirmiş oldu. Aslında CHP’nin kazanmasında değişen lideri Kılıçdaroğlu’nun değiştirilmesinin ne kadar olumlu etkisi oldu ise Meral Akşener’in seçim ortamına uygun olmayan tavrı da o kadar itici oldu. Son Genel Seçimin yenilgi faturası da kendine kesilmiş oldu. İYİP’nin İBB adayı Buğra Kavuncu’nun, eşi ve kızıyla birlikte oy kullandığı 2254 nolu sandıktan kendisine 3 oy çıkması partinin düştüğü durumu iyi özetliyor aslında.

Merak Akşener’in “İktidara yanaşma” stratejisi de tutmadı. Kılıçdaoğlu’nun “Halil İbrahim Sofrası” söylemi de bu seçimde yerle bir olurken masadaki partilerin seçim sonuçlarında ismi bile geçmemesi bu liderlerin sahadan ve halktan ne kadar kopuk olduğunun da göstergesi oldu. MHP kan kaybetmeye devam ederken lider değişikliğinin zamanının geldiği iyice netleşti. Kılıçdaroğlu sayesinde Meclise girerek yapay başarı sağlayan Deva, Gelecek gibi partilerin siyasi hayatta kalıcı olması da zorlaştı.

Erbakan küllerinden doğdu

Son genel seçimlerde son anda adaylıktan çekilip Erdoğan’ı destekleyen Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan tek başına girdiği  seçimlerde sürpriz yaparak Yeniden Refah Partisi Türkiye genelinde 3. parti olarak çıktı. CHP’ye oy vermem diyen kesimin oylarını konsolide etmede başarılı oldu.  Aldığı oy oranı ile Türk Siyasi hayatında kalıcı olacağının sinyalini verdi. Yeniden Refah Partisi’nin %6,2 oy oranı ile Erdoğan sonrası muhafazakar seçmenin yeni umudu haline geldiğinin de göstergesi oldu. Üstelik Yeniden Refah partisi biri büyükşehir olmak üzere 2 İl, 37 ilçe, 19 Belde de Belediye Başkanlığını da kazandı. Bu başarısı ile CHP’den sonra büyük başarı gösteren ve sürpriz yapan parti hiç kuşkusuz Yeniden Refah Partisi oldu.

DEM Parti’ye Doğu illerinde destek sürdü

DEM oy oranı Batı illerinde erimesine rağmen Doğu illerinde varlığını sürdürdü. 3’ü Büyük şekir olmak üzere 10 il başkanlığını kazanan DEM en fazla oy alan %5,7 oranda 2,6 milyon oy ile dördüncü parti olarak sandıklardan çıktı. Diyarbakır (%64), Mardin (%57), Muş (%42), Ağrı (%51), Van (%55), Hakkari (%48), Batman (%64), Siirt (%49), Iğdır (%46), Muş (%42 ) gibi iller yanında Tunceli (%40 )’ de yüksek oy oranları ile DEM’e geçmiş durumda.

Bundan sonra ne olur?

Hiç kuşkusuz bir sonraki seçimler için kodlarını da içinde saklayan bir seçim oldu. CHP lideri Özgür Özel’in partideki siyasi geleceği de İmamoğlu’nun bundan sonraki hamlesinin ne olacağı ile yakından ilgili! İmamoğlu hiç kuşkusuz Erdoğan’ın yerine yeni lider adayı olarak ilk sıraya oturmuş ve yerini sağlamlaştırmış durumda!

Bunu anlayan Erdoğan seçim gecesi konuşmasında Demokrasi vurgusu yapsa da bunu söylemde kalmamasını seçmen gözlemleyecektir. Bir defa muhalif Belediye ve Başkanları ile kavganın Erdoğan’a yaramadığı ortaya çıktı. Engeller halkı cezalandırma noktasına geldiğini halkı gördüğü, muhalif belediyelerin altyapı yatırımlar için onaylanmış yurt dışı kredilerin izne bağlanması; İstanbul gibi metropollerde taksi gibi sorunların çözülmesinin engellenmesi Erdoğan’a yaramadığı ortaya çıktı. Bu tip engellerin devam etmesi halinde halkın tepkisinin artarak devam edeceği net ortaya çıkmış durumda. Diğer taraftan halkın hayatına olumlu yansıtılamayan düzensiz göçmenler sorunu, üniversite kontenjanından pay alan yabancılar, hastanede sıranın uzamasını sağlayan ve öncelikli sağlık hizmeti alan yabancı somut sorunları ortada dururken; parti devleti yaratmaya yönelik kamuda partizanca liyakatsız atamalar; “petrol, gaz bulduk, uzaya gittik, siha, iha” gibi söylem ve vaatlerin de bir şeye yaramadığı ortaya çıktı. Üstüne Refah seviyesi düşen başta emekli gruplar gibi sabit maaş ile geçinen orta direk nüfusun refah seviyesini koruyamadan, artıramadan seçim kazanılamayacağı da yapay “beka sorunu” söylemi ile medyanın, sivil toplum kuruluşlarının, siyasilerin baskı altına alınmasının da, “Silivri soğuk” tehditinin de  işe yaramadığı  netleşmiş oldu. Yerel seçimlerde kullanılmayan Yurt Dışı oyları da bundan sonra daha  da çok tartışılır hale gelir. Doğu illerindeki Belediyelere Kayyum Uygulaması da bu seçimden sonra daha zor olacaktır. Zira, DEM Kayyum atanan 5 il Belediye Başkanlığını tekrar kazandı. Perinçek ise kazandığı dört muhtarlık ile övünecek duruma düştü.

Bu seçimden alınması gereken ders çok fazla ve şimdiden Siyasi Tarihimize unutulmayan seçimler arasına girmiş oldu. Bundan sonraki süreç Erdoğan için de AKP için de kolay olmayacak. Erdoğan’ın seçim gecesi yaptığı konuşmada “ekonomiye odaklanacağız” söylemi de hiç kuşkusuz bundan sonraki siyasi gelişmeleri belirleyecek kadar önemli hale gelmiş oldu. AKP halkın verdiği mesajı doğru okumalı. Aksisi, “krizle gelen krizle gider” söylemini de haklı çıkarır. Derinleşen kriz ortamı Erken Seçim söylemlerinin artmasına neden olur! AKP’nin ve Erdoğan’ın siyasi geleceği de krizi ne kadar sürede, hangi kesimlere ne kadar hasar vererek çöze(meye)ceği ile de yakından bağlantılı hale gelmiş durumda! Her ne kadar Bahçeli “Erdoğan devletin başıdır, desteğimiz tamdır” açıklaması yapsa da Cumhur İttifakı da yeni formasyon ile kendi içinde MHP’siz yeni arayışlar içine girmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Erdoğan’sız AKP’nin ise sonunun ANAP gibi olacağı kaygısı da artmış durumda. Kendi siyasi kariyerlerini ülkenin beka sorunu gibi gösterenlerin dönemi de kapanmıştır. Eski Belediye yönetiminde hasıraltı edilen yolsuzluk dosyaları daha uzun süre bekletilemez. Sosyal Medya üzerinde yapılan baskılar devam ettirilemez. Konser yasakları sürdürülemez.

Kısaca, 31 Mart 2024 seçimlerinde kartlar yeniden karıldı, Halk gelişmelere el koydu, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, olamaz da! Bir dönem kapanırken, yeni dönemin işaretlerinin de içinde yer aldığı bir seçim oldu!

Erol TAŞDELEN, Ekonomist-Siyaset Bilimci

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

47 yıl aradan sonra CHP 1. Parti oldu

Yayınlanma:

|

1977 yıl seçiminden sonra bir ilk oldu

Ecevit’in başkanlığında 1977 seçimlerde aldığı %42 oy oranından sonra ilk defa en yüksek oyu alarak seçiömlerden 1. olarak çıktı. Geçici sonuçlara göre CHP, AA %37,5  ANKA Ajansa göre %38,3 oy oranı ile birinci parti çıkarak parti tarihine geçecek bir seçim sonucu yakaladı. Kılıçdaroğlu’nun CHP Başından devrilmesinden sonra girdiği ilk seçimdeki başarısı ile geçmiş dönemde ne kadar kötü yönetildiğinin ve Kılıçdaroğlu’na yapılan eleştirilerin haklılığını da kanıtlamış oldu. %50 oy alıp AKP adayına %10 fark atan Ekrem İmamoğlu konuşmasında 17 Bakanın sahada olmasına rağmen kazanılan zaferin anlamını vurgularken, alınan oy oranının “Taksi sorunu” gibi çözüm üretilen konularda daha fazla engel getirilemeyeceğinin, bekletilen imzaların da altını çizmesi önümüzdeki günlerde elinin güçlendiğinin de sinyalini vermiş oldu.

CHP Büyük Şehirleri aldı

Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Mersin, Aydın, Manisa, Balıkesir, Çanakkale olmak üzere 36 il, 333 İlçe  CHP Belediyesine geçti. Toplam Nüfusun ise %64’i CHP Belediyeleri tarafından yönetilecek;  Ekonomi üretiminin %80’ninin yer aldığı toplam 60 milyon kişilik nüfusu bulan iller CHP kazandı. CHP, Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Eskişehir, Mersin, Muğla, Tekirdağ, İzmir ve İstanbul’u yeniden kazandı. Balıkesir, Bursa, Manisa ve Denizli’nin büyükşehir belediyelerini kazandı. Adıyaman’ın ilk kez Afyonkarahisar’ı, Amasya’yı, Bartın, Giresun, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Kütahya, Uşak ve Zonguldak’ı kazandık. Ardahan, Artvin, Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkele, Edirne, Kırşehir, Sinop ve Yalova’yı kazandık.

Kırklareli, Hatay ve Çorum’da başa baş yarış devam ediyor.

Seçimin Kaybedeni İYİ Parti oldu 

İYİ Parti Lideri Meral AKŞENER’in iddialı çıkışına rağmen seçimin tartışmasız keybedeli İyi Parti oldu. İyi Parti Türkiye Genelinde oyu %4 altında aklırken Meral AKŞENER’in partiden istifa etmesi ve siyasi hayatını sonlandırması da gündem egeldi. On ay önce yapılan Genel seçimlerin kaybedelimesinde tutarsız tavırları ile seçmenin tepkilerini üzerine çeken Meral Akşener’in partisi tam anlamı ile eriyip gitti.

31 Mart 2024: Türkiye genelinde belediye ve il meclis seçimlerinde partilerin oy oranları ne oldu?

Yeniden Refah sürpiz yaptı 

Necmettin Erbakanın oğlu Fatih Erbakan tek başına girdiği  seçimlerde sürpriz yaparak Türkiye genelinde 3. parti olarak çıktı. Aldığı oy oranı ile Türk Siyasi hayatında kalıcı olacağının sinyalini verdi. Yeniden Refah Partisi’nin %6,1 oy oranı ile muhafazakar seçmenin yeni umudu haline geldiğinin de göstergesi oldu.

AKP seçmenine şok yaşattı

Büyük şehirlerde ciddi oy erimesi yapan AKP büyük şehileri kaybetti. İddialı olduğu İstanbul’da ilk defa CHP’nin %10 fark yedi. Adana ve Mersinde ilk defa hiç bir ilçe alamadı. Bundan sonraki süreci yönetmesinin zor olacağı günler başlarken, Erdoğan bankon konuşmasında Ekonomik sorunlara odaklanacağını belirtmesi, zorlu sürecin başlangıç sinyalini de vermiş oldu.

10 ayda ne değişti

2023 Masıs ayında yapılan seçimlerde kaybeden CHP nasıl oldu da 1. parti haline geldiği de tartışma konusu oldu. Başta CHP seçmenleri ve delegeler faturayı Kılıçdaroğlu’na çıkarıp Başkanlıktan indirerek Özgür Özel’in Başa geçirmesi tepkileri yatıştırırken değişikliğin ne kadar da yerinde olduğu ve eleştirilerin doğruluğu Yerel Seçim sonuçları ile de tescillenmiş oldu. Ekonomik Krizin de ciddi etkisi olduğu gözlemlenen seçim sonuçlarında krizin AKP tarafından çözülemeyeceği kanaatinin de artmış olduğu görüldü. Kriz ortamında yaşanan seçimler AKP açısından hezimet olmuş durumda.

Uşak gibi iller 35 yıl sonra CHP’ye geçti

Uzun yıllar yerel yönetimde CHP dışındaki partiler tarafından yönetilen örneğin UŞAK gibi iller 35 sonra ilk defa CHP yönetimi tarafındna yönetilme şansını yakaladı. Bu tip illerin büyük şehir belediyelerden altyapı yatırımlarında yardım alarak imar alanında başarı yakalaması sürpriz olmayacak.

Erdoğan’ın yerine en büyük aday İmamoğlu oldu

Seçim sonuçları aynı zamanda Erdoğan sonrası dönem için de gösterge neteliği taşırken; Erdoğan’a rağmen 3. kez seçim kazanan Ekrem İmamoğlu da ileriye yönelkik Erdoğan’ın yerine en büyük aday olarak ortaya çıkmış durumda. Zira, İBB Başkanlık yanında İl Meclis Üyeliğinde de çoğunluğu ele geçiren CHP’de İBB Başkanının değişmesi İmamoğlu’nun Başkan olmasını da olumsuz etkileyecek bir durum oluşturmayacak. Önümüzdeki yıllarda Türk Siyasi hayatını yakından etkileyceek olan 2024 seçimleri beklenenin aksine çok sakin ortamda geçti.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.