Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Hayri Kozanoğlu : Bitcoin’in akıbeti laleye benzer mi?

Yayınlanma:

|

Hollanda’nın kesme çiçek ihracatında dünya liderliğine yükselmesinde lalenin payı bir finansal varlık olarak değil ama güzel bir bitki özelliğiyle bulunur. Bitcoin’i de benzer bir akıbetin mi beklediğini zaman gösterecek… Kripto para tartışmalarının farklı boyutları bulunmakla birlikte, pandemi döneminde gözlemlenen büyük fiyat sıçramalarının küresel anlamda likidite bolluğuyla ve çok düşük faiz oranlarıyla da yakın ilintisi var.

Bitcoin fiyatı geçtiğimiz hafta 55 bin doları geçti. Haftalık değer artışı da yüzde 14’ü buldu. Kripto paraların bu en meşhurunun piyasa değeri de 1 trilyon doları geride bıraktı. Bitcoin’in şubat ayındaki yükselişi şimdiden yüzde 60’a ulaştı.

Bitcoin’in cazibesi elektrikli araba şirketi Tesla’nın büyük ortağı milyarder iş adamı Elon Musk’ın 1,5 milyar dolarlık Bitcoin aldığını açıklamasıyla birlikte zirve yaptı. Bu arada Master Card’ın Bitcoin’i ödeme sistemine dahil edeceği, New York Mellon Bank’ın kripto parayı hisse senetleri ve tahviller gibi finansal varlıklar kategorisinde değerlendirdiği açıklamaları da bu yerçekimine meydan okuyan fiyat artışını destekledi.

Bir yandan özelde Bitcoin genelde kripto paralara çılgınca bir ilgi sürüyor. Öte yandan Bitcoin’in içsel bir değer taşımadığı, arkasındaki fiziksel bir varlıkça desteklenmediği, elektronik ortamda yaratılan sanal bir balondan ibaret olduğu görüşü de yaygın biçimde dile getiriliyor. Ancak “müzik çalmaya” devam ettiği, Bitcoin’in göktaşı benzeri yükselişini sürdürdüğü, yatırımcılar trenine yeni unsurlar katıldığı müddetçe bu “pembe dizinin” takipçileri eksilmeyecek gibi görünüyor.

Kriz Kâhininden Zehir Zemberek Yorumlar

Bitcoin’e en sert eleştirilerden biri de “kriz kahini” sıfatıyla hazırlanan Nouriel Roubini’den geldi. Popüler iktisatçı Bitcoin’i Lale Çılğınlığı ile karşılaştırıp, “laleler hiç olmazsa güzel çiçeklerdi, bir faydaları vardı” yorumunda bulundu.

İsterseniz kendisinin Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesini özetleyerek tartışmayı sürdürelim. Roubini’ye göre Bitcoin’in içsel değeri (intrinsic value) sıfırdır. Hatta imalatı ciddi enerji tüketimi gerektirdiği için müstahak olduğu ölçüde bir karbon vergisi uygulanması halinde değerinin eksi olacağını düşünmek bile mümkündür.

Bitcoin ölçü birimi değildir. Bölünebilirlik özelliği yoktur. Değer biriktirme aracı da sayılamaz. Bazı kripto para konferanslarında bile katılım ücretini Bitcoin ile ödemek kabul edilmiyor. Kripto paraları bir varlık sınıfı kabul etmek dahi olanaksızdır. Çünkü hisse senetleri, tahviller, ticari gayrimenkuller size temettü, faiz, kira şeklinde gelir sağlarlar. İtibarı paralar ise likidite unsurudurlar ve ödemeyi kolaylaştırırlar. Altın gelir getirmezse de sanayide kullanılır. Ayrıca değer biriktirme aracı, enflasyona karşı koruma kalkanı ve beklenmedik risklere karşı savunma özelliğiyle fayda sağlar.

Kriptolar gelir, fayda, ödeme ve diğer hizmetleri sağlamazlar. Sadece spekülatif varlık köpüğünden ibarettirler, hiç olmazsa bir çiçek olma özelliği taşıyan lale çılgınlığından daha beterdirler… diye sürüp gidiyor (Financial Times 10 Şubat 2021).

Lale Çılgınlığı Neydi?

Finansal piyasalarda ani düşüşler gibi, Bitcoin örneği benzeri çok hızlı garip yükselişler de sağduyulu insanların tarihi olan merakını depreştirir. Geriye dönüp bir bakınca da yaşanan ile geçmiş arasında şaşırtıcı benzerlikler kişiyi irkiltir. Roubini’nin referans verdiği lale çılgınlığı da finansal krizler tarihinde ibret alınması gereken bir vaka niteliğiyle hatırlanmayı hak eder.

Felaketin tohumları 1562 yılında İstanbul’dan şimdi Belçika sınırları içinde bulunan Anvers Limanı’na, Kanuni Sultan Süleyman’dan Hollanda Kralı’na armağan olarak gönderilen bir sandık lale soğanının indirilmesiyle atılır. Lale sevgisinin mayalanarak bir çılgınlığa dönüşmesi için Hollanda’nın bir dünya gücü olarak yükselmesini, hızlı zenginleşmeyle birlikte rafine zevklerin gelişmesini, yani 1630’ları beklemek gerekecektir.

Lalenin 160 türü arasında özellikle birinin, kırmızı beyaz çiçeği ve maviye çalan sapıyla “Semper Augustus”un yıldızı parlar. Tek bir lale soğanı, servet karşılığı alıcı bulmaya başlar. Artık lale sosyal bir fenomen haline gelmiş; Hollanda’da her şehirde enfes şaraplar ve leziz yemekler eşliğinde lale soğanı pazarlıkları yapılan kulüpler açılmıştır.

“Viceroy” adı verilen tek bir lale soğanı ayni bir mübadele sonucu dört semiz öküz, sekiz semiz domuz, on iki semiz koyun diye devam eden on üç kalem mal karşılığı alıcı bulur. “Semper Augustus”a ise sıralanan her kalemin iki katına, hem de üste bir binek arabası verilerek sahip olunabilir.

1637’de, Tulipananya’nın dördüncü yılında köpük patlar. Herkes panik halinde aynı anda satışa geçer, fiyatlar çakılır. Artık soyluların, baca temizleyicilerin, çiftçilerin ortak paydası “lale mağduru” sıfatıdır. Henüz toprağın altından çıkıp da güneş yüzü görmemiş lale soğanları üzerinden sözleşmeler düzenlenmiş, mahsul bile alınmadan bu kâğıtlar yatırımcıdan yatırımcıya defalarca el değiştirmiştir. Ama artık kimse sözleşmelerin gereğini yerine getirmemekte, zincirleme iflaslar gözlenmektedir.

Kısa sürede kendi zenginlerini yaratan bu alımlı çiçek bir anda iflasların sorumlusu ilan edilir. Büyük acılar yaşanır. Zamanla taşlar yerine oturur. Hollanda’nın kesme çiçek ihracatında dünya liderliğine yükselmesinde lalenin bir finansal varlık değil ama, güzel bir bitki özelliğiyle kuşkusuz ciddi payı bulunur. Bitcoin’i de benzer bir akıbetin mi beklediğini zaman gösterecek…

Düşük Faizler Yatırımları Canlandırmıyor

Kripto para tartışmalarının farklı boyutları bulunmakla birlikte, pandemi döneminde gözlemlenen büyük fiyat sıçramalarının küresel anlamda likidite bolluğuyla ve çok düşük faiz oranlarıyla da yakın ilintisi var. Birleşmiş Milletler’in Ocak 2021 Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler Raporu bol likiditenin yatırımları canlandırmadığını rakamlarıyla ortaya koyuyor.

Pandeminin onuncu ayını bitirirken finansal piyasalar likiditeye doymuş durumda. Kredi akımları istikrar kazanırken sabit yatırımlarda ancak çok küçük bir kıpırdanma var (United Nations World Economic Situation and Prospects Raporu Ocak 2021-S.22).

ABD, Avro Bölgesi ve Japonya’da para arzı 2020’nin 2. Çeyreği itibarıyla sırasıyla yüzde 23.2, yüzde 8.9 ve yüzde 7.9 artmış bulunuyor. Buna karşın brüt sabit sermaye oluşumunun yine aynı sırayla yüzde 7.8, yüzde 20.5, yüzde 7.3 düşmesi dikkat çekiyor. Makro ihtiyati araçların bankaları belli öncelikli sektörlere kredi vermek ve spekülatif alanlara verilecek kredileri caydırmak için devreye sokulması gerekiyor. Böylelikle kredi büyümesi ve yatırımlar arasındaki ilişki güçlendirilebilir. The Economist dergisine göre, Çin merkez bankası bu stratejiyi izlediği için ülkenin büyümesi salgından fazla etkilenmedi (The Economist 19 Şubat 2021).

BM’nin söz konusu raporuna göre, küresel likiditedeki artış, finansal piyasalarda risk iştahını kabartarak, uzun vadeli finansal istikrarı tehlikeye sokuyor. Finansal piyasaların performansıyla reel ekonomi arasındaki bağ tamamen kopuyor. Pandemi sürecinde 10 ayda S and P 500 endeksinin yüzde 40 artışı bunun en açık kanıtlarından biri.

Pandemi toplumda birikmiş eşitsizliklerin maliyetini net biçimde ortaya döktü. Gelir ve demografik açıdan en kırılgan gruplar en ciddi risklerle yüz yüze kaldı. Kitlesel istihdam ve gelir kayıpları yoksullukta büyük artışlara yol açtı. 1 Mart 2020’den bu yana ABD’de 8 milyon kişi işini kaybeder, 4 milyon kişi işgücü piyasasını terk ederken, ulusal yoksulluk oranı da haziranda yüzde 9.3 iken kasımda yüzde 11.7’ye sıçradı.

Bu arada ABD’nin 644 dolar milyarderinin serveti aynı zaman diliminde yüzde 31,6 artışla 2.95 trilyon dolardan 3.88 trilyon dolara artış gösterdi. En zengin 5 kişinin serveti ise bu dönemde 358 milyar dolardan 596 milyar dolara yükseldi. Yüksek gelirli çalışanların sadece yüzde 4’ü işini kaybederken, en düşük gelirli çalışanların yüzde 20’si kapının önüne kondu (A.g.k. S.14).

Küresel Borçlar da İyice Kabardı

Finansal piyasalardaki bahar havasını tetikleyen unsurlardan biri de, iklim-dostu yatırımlara olan aşırı ilgi. Ekolojik konularda duyarlı olduğu düşünülen şirketlere sosyal nedenlerle yöneliş sonucu, “yeşil balon” diye adlandırılan aşırı fiyat yükselişleri gözleniyor. Bu alicenap davranış bir yandan da suni bir şişkinlik yaratıyor, yeni bir risk kaynağı ortaya çıkıyor.

Ayrıca düşük faiz bol likidite; en riskli kabul edilen, “çöp tahvil” diye adlandırılan şirketlere de ilgiyi artırıyor. Bu da küresel sermaye piyasalarında çok yüksek bir temerrüt riskine yol açıyor.

Uluslararası Finans Enstitüsü’ne göre pandemi ortamında küresel borç dağları daha da heybetli hale geldi. Küresel anlamda borç düzeyi GSYH’nin yüzde 355’ine yükselerek 2020’de 24 trilyon dolarlık sıçrama gösterdi. Hükümetlerin destek programları bu rakamın yaklaşık yarısını kapsarken, firmaların, bankaların ve hane halkının borçluluk düzeylerinde de sırasıyla 5.4, 3.9 ve 2.6 trilyon dolar artış gözlendi. (COVID reponse drives $ 24 trillion surge in global debt: IIF Reuters 17 Şubat 2021).

Özetle; Bitcoin yatırımcıları bayram yapadursun, dünya pandeminin kamu sağlığına olan etkilerini hafifletme çabasındayken küresel finansal sistemin çok ciddi risk unsurları barındırması dikkat çekiyor. Krizlerin kapitalizmin doğasına içkin olduğunu akıldan çıkartmadığımız takdirde, finansal piyasalarda yakında kopabilecek gümbürtüye fazlaca hayret etmeyiz.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artan TL likiditesi ve gerileyen piyasa faizleri TCMB’yi rahatsız etti

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Dün oldukça hareketli bir günü geride bırakırken, güne de tahmin ettiğimiz üzere TCMB damgasını vurdu. Yerel seçimler ardından agresif bir şekilde rezerv biriktirmeye başlayan TCMB, piyasada TL likiditesinin artmasına neden olurken, paranın da fiyatı faizdir görüşünde hareketle, artan ‘malın’ fiyatının düşmesi piyasa faizlerinin de gerilemesine neden oldu. Analitik bilançoya göre, 22 Mayıs günü 3,3 milyar dolar daha rezerv biriktiren TCMB’nin son 33 iş gününde net döviz pozisyonu 58,2 milyar dolar iyileşirken, manşet rakam da (swap ve kamu dövizleri hâriç) eksi 15,9 milyar dolar seviyesine kadar iyileşti. TCMB döviz almaya devam ettikçe piyasaya verdiği Türk Lirası likiditenin de yardımı ile gecelik piyasada oluşan faiz, TCMB’nin belirlediği %47 yani faiz koridorun alt kısmına kadar gelerek son günlerde bir miktar da olsa TL’nin cazibesini azalttı. Gerileyen piyasa faizlerinin dezenflasyon sürecinin de gücünü azaltacağını not edelim.
  • Bu görüşlerin ışığında, TCMB’nin muhakkak fazla TL’yi sterilize etmesi gerektiğini ve bunun da dün sonuçlanan olağan PPK toplantısında vücut bulacağını hatırlayacağınız üzere dün bültenimizde paylaşmıştık. Nitekim, PPK toplantısı ardından makro ihtiyati önlemler açıklayan TCMB, (i) TL ve kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarına uyguladığı zorunlu karşılık (ZK) oranları artırdı. ZK oranındaki artış piyasadan fazla TL’yi azaltacak olup bunun da bankalar açısından bir maliyet doğuracağını not edelim. Öte yandan, son dönemde kurun sakin seyri, faiz maliyeti çok da ucuz olan döviz kredilerine talep yaratırken (şirketler döviz kredisi kullanıp TL’ye dönmeye başladı) TCMB, (ii) döviz kredi kullanımındaki artışın finansal risk doğuracağına kanaat getirmiş olmalı ki yabancı para kredilere de aylık %2 büyüme sınırı getirdi.
  • Hülâsa, otorite dün açıkladığı önlemler ile piyasada var olan fazla TL likiditesini çekip mevduat getirilerinin düşmesini engelleyerek piyasa faizlerinin yeniden %50 olan politika faizinin altına sarkmasının da önüne geçmeyi amaçlarken (dün BIST gecelik repo faizi %51,02 seviyesine yükseldi), döviz kredilerindeki genişlemeyi de önleyerek finansal bir riske sebebiyet vermemesi sağlanmış olacak. TCMB kararlarının piyasa yansımasının bir miktar olumsuz olduğunu not etmeliyiz. Kararın bankacılık cephesine ilave yük getireceği beklentisi ile bankacılık endeksi dün %1,7 gerilerken, ana endeks ise günü %1 düşüşle tamamladı. Hatırlanacağı üzere, hafta içi, Yapı Kredi önderliğinde bankacılık endeksi ciddi bir ralli yapmış, FAB satın alma haberinin doğrulanmaması ile Yapı Kredi hissesi dün neredeyse günü %5’e yakın gerileyerek tamamladı.
  • USDTRY kuru son dönemlerde olduğu üzere 32,20’li seviyelerde yatay kalmaya dün de devam ederken, döviz kredilerine sınırlama getirilecek olması, kur üzerinde var olan aşağı yönlü baskıyı da bir nebze de olsun yavaşlatabileceğini düşünüyoruz. Lâkin, TCMB bu süratle rezerv biriktirmeye devam ederse günler içerisinde net rezervlerin artıya geçeceğine de göreceğiz. Tüm gelişmelere rağmen, TL’de reel değerlenmenin devam edeceği görüşümüze sıkı sıkı sarılmaya devam ediyoruz. Yabancı indinde Türkiye’nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi bebek adımları ile 260 seviyesine doğru gerileyerek son dört yılın dibinde işlem görürken, tahvil faizlerinin ise dün sakin bir gün geçirdiğini not edelim. Yabancının DİBS piyasasına son sekiz haftada 5,9 milyar dolar giriş yaptığını da not edelim (bakınız grafik).
  • Küresel arenada ise hafta ortası açıklanan FED toplantı tutanaklarının negatif yansımasının hâlen daha korunduğunu gördük. Hatırlanacağı üzere, enflasyonun bir türlü %2 hedefine doğru yöneldiğine ikna olmayan FED üyelerinin huzursuzluğu son toplantı tutanaklarına da şahin bir üslup ile yansımıştı. Bu etkiyi bir nebze de olsun yine beklentileri aşan Nvidia finansallarının telafi ederken (Nvidia dün geceyi %10’a yakın artışla 1,035 dolar seviyesinden tamamladı) hisse senetleri baskı altında kalmaya devam etti. Son haftaların flaş ismi gümüş, 30 dolar direncini kuvvetli bir hacim ile kırıp süratle 32,50 dolar ile 12 yılın zirvesine yükselmesi ardından FED endişesi ile yaklaşık %8 gerileyerek yeniden 30 dolar sınırına doğru gevşedi. Bugün yön tayini anlamında haftalık kapanışın önemli bir sinyal vereceğini düşünüyoruz.
  • Para birimleri cephesinde ise bir tarafta doların elini bir miktar da olsun güçlenirken, dün bültenimizde belirttiğimiz üzere, İngiltere Başbakanı Sunak ani bir şekilde 4 Temmuz için erken seçim çağrısı yaptı. Yıllardır devam eden düşük büyüme ve pandemi sonrası yüksek enflasyonla mücadele eden İngiltere’de enflasyon son verilere göre hükümetin hedefine doğru gerilerken, kamuoyu yoklamalarında Muhafazakar Parti’nin İşçi Partisi’nin oldukça gerisinde olduğunu da not etmemiz gerekiyor. Seçim maratonunu muhalefetteki İşçi Partisi’nin kazanması hâlinde, 14 yıllık Muhafazakar Parti iktidarı sona erecek ve bir zamanlar siyasi istikrarı ile bilinen İngiltere son sekiz yılda altı başbakan tanıyarak tarihe de geçmiş olacak. Kraliyet aslanı Sterlin dolar karşısında 1,27 seviyesini altına gerilerken, teknik mânâda, önümüzdeki haftalarda yukarıda 1,2790 seviyesi aşılmadan hareketlere pek de anlam yüklemeyeceğiz.
  • FED’in şâhin tutanaklarının ardından sene sonuna yönelik 44 baz puan olan (yaklaşık 2 kez) faiz indirim beklentisinin bu sabah 33 baz puan ile neredeyse teke düşmesi ve diğer taraftan dün açıklanan güçlü PMI verilerinin doların elini kuvvetlendirmesi ile Dow Jones sanayi endeksi geceyi %1,5 düşüşle başı çekerek tamamladı. Bu sabah pasifiğin diğer ucunda da limoni bir havanın hâkim olduğunu görüyoruz. Japonya’nın çekirdek enflasyonu Nisan ayında art arda ikinci ayda da yavaşlarken, bu durum, tüketimin kırılganlığını sürdürmesi nedeniyle Japonya Merkez Bankası’nın faiz oranlarını artırma konusunda sabırlı olacağına işaret ediyor. YEN dolar karşısında 157 seviyesinin üzerine yükselerek biraz daha değer kaybederken, gösterge endeks Tokyo borsası ve son dönemlerin flaş ismi Hong Kong borsaları ise %1 düşüşle önde koşuyor.
  • Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya’da açıklanacak büyüme verileri, ABD’de dayanıklı mal siparişleri ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilebilir. Haftanın son iş gününün pek de keyifli başlamadığını, günün de temkinli bir şekilde devam etmesini bekliyoruz. İyi bir hafta sonu dilerim.

>TCMB süratle rezerv biriktirmeye devam ediyor

TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 22 Mayıs günü 3,3 milyar dolar daha artarken, manşet rakam (swap ve kamu dövizleri hâriç) -15,9 milyar dolar seviyesine kadar iyileşti.

1716524969a419d1f48faad0445d29c0f5c78cc27b_1_1200.jpg

>TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri artmaya devam ediyor

Brüt rezervlerde de yaşanan iyileşme ile manşet rakam 139 milyar dolar seviyesini aşarak yılın başındaki seviyelere geri döndü.

1716524970abaac025aa7b1ba4d5fb8ffc5053c054_2_1200.jpg

>Yabancı gelmeye devam ediyor

TCMB’nin menkul kıymet raporuna göre, 17 Mayıs haftasında yurtdışı yerleşiklerin devlet tahvili (DİBS) portföyü 1,34 milyar dolar artarken, hisse senetlerinden ise 232 milyon dolar çıkış yaşandı. Yabancının DİBS piyasasına son sekiz haftada 5,9 milyar dolar para giriş yaptı.

17165249718eb58269569aa6438556c9af4b7cacfa_3_1200.jpg

>DTH azalmaya devam ediyor

Yurtiçi yerleşiklerin DTH hacmindeki azalma 17 Mayıs haftasında da devam etmiş. Gerçek kişilerin DTH’ı 0,8 milyar dolar daha azalırken, tüzel kişilerin ise 0,1 milyar dolar artmış. Bu verilerle, son 7 haftada toplam DTH 13,7 milyar dolar azaldı.

171652497287e474d232d8018a0f5b47d933327d4d_4_1200.jpg

>KKM

BDDK verilerine göre, 17 Mayıs haftasında KKM bakiyesinde 20,4 milyar TL düşüş kaydederken, döviz anapara 592 milyon dolar azalarak 67,7 milyar USD seviyesine gerilemiş.

1716524972d6bf2b29dd6b6ca9cf206f9fe5191589_5_1200.jpg

>Fiili Faiz Oranları

Piyasa faiz oranlarında hafif de olsa gerileme göze çarpıyor.

1716524973042a79e34ad6c5e3050cc8915ce1faf1_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

TCMB Rezevleri nasıl arttı?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yerli yatırımcının seçim öncesinin iştahlı döviz talebi yerini TL’ye bırakırken yabancının da artan ilgisiyle 1 Nisan’dan 16 Mayıs’ta kadar Merkez Bankası’nın swap ve Hazine mevduatı hariç net rezervi 50 milyar dolar arttı. 10 Mayıs’a kadar ise carry trade kanalından giriş 13.6 milyar dolar.

Yerel seçimler sonrasında Merkez Bankası’nın rezerv birikimi rekor hızda sürerken yurtiçi yerleşiklerin dövizden çıkışı ile yabancı yatırımcıların da TL varlıklara talebi devam ediyor. Bankacıların yaptığı hesaplara göre 1 Nisan -10 Mayıs haftasında yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında çözülme 12 milyar doları aşarken yabancının carry trade ile yaptığı giriş ise 13.6 milyar doları buldu. 10 Mayıs itibariyle – 23.6 milyar dolar olan swap hariç net rezervlerin de geçen haftanın ilk dört iş gününde -16.3 milyar dolara iyileştiği hesaplandı.

Yurtiçi yerleşiklerde yerel seçim öncesinde yükselen döviz talebi seçime 10 gün kala Merkez Bankası’nın sürpriz faiz artırımı ve seçimlerin ardından ekonomi politikalarında değişiklik olmayacağına inancın güçlenmesiyle geride kaldı. Yurtiçi yerleşikler seçimden sonra döviz mevduatında azalma yaşarken TL varlıklara yönelim arttı. Sadece yerlinin değil yabancının da TL varlıklara talebi seçim sonrası hız kazandı.

Dört iş gününde 7.3 milyar dolar iyileşme

Merkez Bankası haftalık verileri 10 Mayıs haftasında bireysel ve tüzel kişilerin döviz mevduatlarının sırasıyla 1.8 ve 2.2 milyar dolar azaldığını ortaya koydu. Yabancıların da TL tahvil piyasasına 2.8 milyar dolarlık devasa bir giriş görüldü bankacılar bu girişin önemli bir kısmının TL tahvillerin pasif olarak yönetilen fonlardaki ağırlığının artırılmasından gelen alımlardan kaynaklandığını değerlendirdi. Hisse senedi piyasasına geçen hafta 0.1 milyar dolarlık giriş oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Merkez Bankası verilerini kullanarak bankacılar geçen hafta swap piyasasına 4.5 milyar dolarlık yurtdışı yatırımcı girişi olmuş olabileceğini hesapladı. Yerli ve yabancı yatırımcıların TL ve TL finansal enstrüman talebi Merkez Bankası’nın swaplardan ve Hazine mevduatından arındırılmış rezervinin geçen hafta 15.4 milyar dolar artırarak -34 milyar dolara yükseltmesini sağladı.

Öte yandan, geçen haftanın ilk dört işgününde yine swaplardan ve Hazine mevduatından arındırılmış net rezervin 7.3 milyar dolar daha artarak – 26.8 milyar dolara yükseldiği hesaplayan bankacılar böylece net rezervler yerel seçim sonrasında 50 milyar dolar arttığını ortaya koydu. Hazine’nin Merkez Bankası’nda tuttuğu 10.4 milyar dolarlık döviz rezervi de eklendiğinde net uluslararası rezervler – 16.3 milyar dolar civarına iyileşmiş durumda. Bankacılar yurtiçi ve yurtdışı yatırımcıların yüksek TL faizine ilgisiyle birlikte önümüzdeki haftalarda swaplar düşülmüş net uluslararası rezervlerin pozitif bölgeye geçme olasılığını yüksek görüyor.

Ekonomim’den Şebnam TURHAN’ın haberine göre; Yerel seçimlerden sonra yani 1 Nisan’dan 10 Mayıs’a kadar Merkez Bankası’nın swaplar düşülmüş net rezervinin ise 42.5 milyar dolar arttığını hesaplayan bankacılar bu hesapta bireyler ve şirketlerin döviz mevduatlarını sırasıyla 5.9 ve 6.4 milyar dolar azalmasının etkili olduğunu kaydetti. Yurtdışı yatırımcılar TL tahvil ve hisse tarafına nette 4.4 ve 0.6 milyar dolar yeni yatırım yaptığını belirten bankacıların hesaplamalarına göre seçimlerden 10 Mayıs’a kadar carry trade yatırımlarının 13 milyar dolar civarında oldu.

TL mevduat faizinde gerileme sürüyor

Bankaların TL mevduat faiz oranları 10 Mayıs haftasında da düşüş yaşadı. Merkez Bankası verilerine göre ortalama TL mevduat faizi 10 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 52 baz puan azalışla yüzde 60,53 olurken, dolar mevduat faizi 12 baz puan artışla yüzde 1,94’e ve Euro mevduat faizi 12 baz puan artışla yüzde 1,12’ye yükseldi. En çok tercih edilen 3 aya kadar vadeli TL mevduat faiz oranı ise 3 Mayıs haftasındaki yüzde 68,03 seviyesinden 10 Mayıs haftasında yüzde 68,18’e çıktı. Ancak Merkez Bankası verileri ortalama mevduat faiz oranlarını içerdiği için yüksek ve düşük tasarrufa uygulanan faiz oranları farklılık gösteriyor. TL bazlı ticari kredilerin faiz oranı ise aynı haftada bir önceki haftaya göre 18 baz puan azalışla yüzde 65,56 oldu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Mahfi Eğilmez’den kur yorumu: Dolar 25 TL’ye gerileyebilir

Yayınlanma:

|

Yazan:

Garanti BBVA, “İhracatta Sürdürülebilir Gelecek” buluşmaları kapsamında Adana’da gerçekleştirilen toplantıda ekonomi sunumu yapan eski Hazine Müsteşarı ve Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, ekonomiye dair önemli tespitlerde bulundu. İhracatçının kurda artış beklediğini ancak beklenen kur artışının yaşanma ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu söyleyen Mahfi Eğilmez, “Enflasyon şuanda yüzde 70 olan seviyelerden yüzde 45’lere gerileyecekse kur buradan yukarı gitmeyecektir.

Eğer Merkez Bankası, faizi biraz daha artırırsa dolar kuru 25’lere kadar gerileyebilir, buna hazır olmamızda fayda var. Kurun yukarı gitmesini hükümette zaten istemez. Kur yukarı gidince GSYH’miz düşüyor. Bu da Türkiye’yi uluslararası sıralamalarda 17.’likten 21.’liğe geriletiyor. Şu anki kur doğru bir kur mu? Olmayabilir. Ama göstergelere baktığımız zaman kur çok artacak gibi görünmüyor. Zaten son aylarda ve haftalarda gerilemeye başladı” ifadelerini kullandı.

“Enflasyonda baz etkisi ile düşecek”

Enflasyonda baz etkisi ile düşüş olacağına dikkat çeken Eğilmez, şunlarcek söyledi; “Önümüzdeki temmuz, ağustos ve eylül aylarında geçen yıl enflasyonu 22 puan çıkacak, yerine 10 puan gelecek, enflasyonda 12-13 puan ani bir düşüş olacak biz buna baz etkisi diyoruz. Yabancılar da bunu görüyor, bunu gördükleri için CDS düşüyor, rating notu artıyor. Faiz yüksek, getirisi de yüksekse gelir yabancı.

Yeter ki parasını kurtaracağına emin olsun ki şu anda biraz öyleler. Şimşek, ekibinin uygulamaları devam ettiği sürece, bu iş devam eder. Esas olan sıcak paradan ziyade yapısal reformları hayat geçirip, kalıcı yatırımları çekebilmek, kendi yatırımcıların yatırım yapmasını sağlamak gerek. Bu konuda daha çok yolumuz var. Yapısal reformlarda ilk atılması gereken adım hukuk reformları ve eğitimin kalitesinin artırılması olarak görüyorum.”

Neden batmıyoruz?

Bütün bunlara rağmen biz nasıl oluyor da batmıyoruz sorusuna yanıt veren Dr. Mahfi Eğilmez, “Türkiye’de inanılmaz bir yastık altı varlık var. Dünya altın konseyinin tespitine göre Türkiye’de yastık altında 3.800 ton altın var. Anadolu’da kadınların kollarında boyunlarında mobil banka gibi geziyorlar. ‘Verin ekonomiye kazandıralım’ diyoruz vermiyorlar asla vermezler. Buradan ümidi kestik.

Bu bizim batışa girmemizi engelleyen önemli sebeplerden birisi. Ayrıca yastık altında, yurtdışı banka kasalarında 100-150 milyar dolar dövizi var. Mesela iş adamlarının Cayman adalarında yurt dışından gizli parası var. Şirketler yurt dışında dövizini götürüyor parasını götürdüğü bankadan borç almış gibi almış gibi gösteriyor. Niye sermaye olarak getirmiyor, sermaye olarak getirişe geri götüremez. Batmayı önleyen en önemli unsurlardan biri bu yastık altındaki altın ve döviz rezervleri” dedi.

“Türkiye’de orta sınıfı kaybettik”

Türkiye ekonomisinin benzer ülkelerle kıyaslamasını yapan Mahfi Eğilmez, Rusya, Hindistan, Endonezya ve Arjantin’in ekonomik göstergelerini karşılaştırdı. Bu grubun en orijinal ülkesinin Türkiye, olduğunu söyleyen Eğilmez, “Sadece bu grubun değil dünyanın en orijinal ülkesi Türkiye. Dünyada 3 çeşit ülke var. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve Arjantin ile Türkiye. Ülkede gelir dağılımı ciddi şekilde bozuldu. Bizim sosyal dayanışmamız bozan en önemli sorunlarımızdan biri gelir dağılımımızın bozulmuş olması.

Elimizdeki en son veri 2022 verisi. Buna göre GSYH 906 milyar dolar olarak gerçekleşmiş. Bu rakamın 451 milyar dolarını nüfusunun en yüksek yüzde 20’sini alan 17 milyon kişi paylaşıyor. Yani 17 milyon kişi bir yılda üretilen milli gelirin yarısını alıyor. En düşük yüzde 20 ise sadece 50 milyar dolar alıyor. Dolayısıyla inanılmaz bir gelir dağılımı bozukluğu ortaya çıktı, orta sınıfı kaybettik en ciddi sorunlardan biri maalesef bu” diye konuştu.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.