Connect with us

BANKA ANALİZLERİ

NİSAN AYINDA KAMU BANKALARI DIŞINDA KAR PATLAMASI YAŞANDI AMA SORUNLAR BÜYÜK

Yayınlanma:

|

BDDK 2021 Nisan ayı bankacılık sektör verilerini yayınladı. İlk dikkat çeken ayrıntı Net Karlılıkları 2020 aynı dönemine göre Yerli Özel Bankalar % 31,7 ve Yabancı Sermayeli Bankalar % 49,1 artırırken, Kamu Bankalarının % -47,4 düşmesi oldu. Kısaca Kamu Bankaları kar erozyonu yaşamaya başlamış durumda. Kamu Bankalarındaki karlılık düşüşünün etkisi ile Sektör ortalaması net karlılık artışı % 5,3 düzeyde kaldı.

Bankacılık Sektörü; 2020 sonunu 6,1 trilyon TL Aktif Büyüklüğü ile kapatırken yılın ilk dört ayında % 6,8 büyüyerek 6,5 trilyon TL düzeyine ulaştı. Brüt Nakdi Krediler 3,5 trilyon TL’den 3,8 trilyon TL’ye % 6,3 büyüme gösterdi. Takipteki Krediler Alacağı ise 152 milyar TL’den 148 milyar TL düzeyine geriledi. Bu gerilemede Yerli Özel bir bankanın 745 milyon TL Takip Alacağının Varlık Şirketlerine satışının etkisi olurken; Kamu Bankalarının sorunlu kredilerde faizden feragat ederek ana para tahsilatına karşılık sorunlu kredileri kapama kampanyası etkili oldu. Sektörün takip oranları düşerken Beklenen Zarar karşılıkları 197 milyar TL’den 205 milyar TL’ye çıkmış durumda. Sektör Kredilerinin % 10’luk kısmının KGF Kefaletine dönmesi; karşılık oranlarındaki yeni düzenlemeler, Beklenen Zarar Karşılıkların daha da artmasını önlemiş durumda. Ayrıca başta Spor kulüpleri kredileri gibi kredileri gibi olmak üzere benzer sorunlu kredilerde ödemesiz dönem konarak yapılandırılması ve canlı kredi statüsüne alınması karşılıkların daha da artmasını frenlemiş durumda. Sektör 3,4 trilyon TL olan Mevduatını % 6,9 artırarak 3,7 trilyon TL düzeyine çıkarırken; ortalama % 32’lik kısmını da vadesiz kaynakta tutmayı sağlamış  durumda. 2020 Nisan ayında Net Faiz Gelirleri sektörde 72,1 milyar TL düzeydeyken % 18,3’lük bir düşüş ile 2021 Nisan ayında 58,9 milyar TL düzeye geriledi. 2020 Nisan’ında 19,7 milyar TL Net Kar yapan sektör %5,3’lük artış ile 2021 Nisan ayında 20,7 milyar TL Net Kar yaptı.

Yerli Özel Bankalar ortalamanın üzerinde büyüdü

Yerli Özel Bankalar; 2020 sonunu 1,8 trilyon TL Toplam Aktif büyüklüğünü %7,2 artırarak 1,9 trilyon TL’ye çıkardı. 1 trilyon 21 milyar TL olan Brüt Nakdi Krediler % 5,6 artarak 1 trilyon 78 milyar TL düzeyine ulaştı. Takipteki Alacaklar ise 59 milyar TL’de 56,3 milyar TL düzeyine düşerken; 74,5 milyar TL olan beklenen Zarar Karşılıkları ise 76,7 milyar TL düzeyine ulaşarak % 3 artmış durumda. Yerli Özel Bankaların 1 trilyon 18 milyar TL’lık Toplam Mevduatı da %6,2 artarak 1 trilyon 81 milyar TL düzeyine yükseldi. Mevduatın %35,9’luk kısmı vadesiz mevduattan oluşuyor. 2020 Nisan ayında 6 milyar TL Net Kar yapan Yerli Özel bankalar 2021 Nisan ayında % 31,7’lik artış ile Net Karlılığını 7,9 milyar TL düzeyine çıkardı.       

Yabancı Sermayeli Bankalar Kar patlaması yaptı

Yabancı Sermayeli Bankalar; 2020 sonundaki 1,5 trilyon TL’lık Aktif Büyüklüğünü % 7,3 büyüterek 1,6 trilyon TL düzeyine çıkardı. Brüt Nakdi Kredileri ise 858 milyar TL’den 914 milyar TL düzeyine çıkararak % 6,5 büyüme gösterdi. Kamu ve Yerli Özellerin tersine Takipteki Alacaklar Yabancı Sermayeli bankalarda artmış durumda. 2020 sonunda 47,7 milyar TL’lık Takipteki Alacaklar 47,8 milyar TL düzeyine ulaşırken; 63,3 milyar TL olan Beklenen Zarar Karşılıkları da % 8,1 artarak 68,4 milyar TL düzeyine ulaştı. 2020 sonundaki 940 milyar TL’lık mevduat ise 1 trilyon 24 milyar TL düzeyine ulaştı ve % 8,9 büyüme göstererek sektör ortalamasının üzerinde bir artış gösterdi.  Toplam Mevduatın % 39,2’lik kısmı vadesiz mevduattan oluşuyor.  2020 aynı dönemine göre Yerli Özel ve Kamu Banklarında Faiz gelirleri düşerken Yabancı Sermayeli Bankalar Net Faiz   Gelirlerini % 10,5 artırarak 19 milyar TL’den 21 milyar TL’ye çıkarmış durumda. Bilançoyu büyüten Yabancı Sermayeli Bankalar net karlılıkta da kar patlaması yaşadı. 2020 yılı aynı dönemde 5,7 milyar TL Net Karlılık, 2021 Nisan sonunda %49,1 artış ile 8,5 milyar TL düzeyine ulaştı.

Kamu Bankaları Karlılıktan erozyon yaşadı

Kamu Bankaları 2021 yılında Karlılıkta ciddi kar erozyonu yaşadı. 2020 yılındaki kredi ivmesinin de etkisi ile hızlı bir büyüme trendi yakalayan Kamu Bankaları düşük faiz ile verdikleri krediler nedeni ile Net Faiz Gelirleri % -47,7 gerilediği görüldü. 2020 yılının aynı döneminde 27,9 milyar TL Net Faiz Geliri yaratan Kamu Bankaların net Faiz Gelirleri 14,6 milyar TL düzeyine geriledi. Buna paralel olarak da Kamu Bankaların Net Karlılıkları %-47,4 erimiş durumda. 2020 aynı dönemde 7,8 milyar TL Net Kar sağlayan Kamu Bankaların Karlılıkları 2021 Nisan sonunda 4,1 milyar TL düzeyine geriledi. Kamu Bankaları 2020 sonundaki 2,7 trilyon TL’lık Aktif Büyüklüğünü % 6,4 artırarak 2,9 trilyon TL düzeyine çıkardı. 1,7 trilyon TL’lık Brüt Nakdi Kredi hacmini de % 6,7 artırarak 1,8 trilyon TL düzeyine çıkardı. Kamu Bankaları alacak tahsilatında göstermiş olduğu kolaylıklar sayesinde Takipteki Alacakları da 45,8 milyar TL’de 44,1 milyar TL düzeyine düşerken; 60,7 milyar TL’lık Beklenen Zarar Karşılıkları da 59,6 milyar TL düzeyine geriledi. 2020 sonunda 1,4 milyar TL olan mevduat da 1,6 milyar TL düzeyine çıkarken; mevduatların %25’lik kısmı vadesiz mevduat düzeyine ulaşmış durumda.

Sektörü ciddi sorunlar bekliyor

Sektörde Kamu dışında bu net kar artışına karşılık huzursuzluk devam ediyor. Sorunlu Kredilerin sürekli yeni ödemesiz dönemler konarak ertelenmesi ve canlı krediye dönüştürülmesi; kredi takip sürelerinin 90 günden 180 güne çıkarılması; hukuksal takip süreçlerinin uzaması; Alacak Karşılık hacimlerinin artması sonucu atıl fon oluşması; Gerçek Kişilerin mevduatlarındaki Dolarizasyonun devam etmesi; Rating firmalarının düşük notları; CDS primlerinin yüksekliği; Sendikasyon kredilerindeki yüksek maliyetler nedeni ile yeni fonlar yaratamama, ağırlıklı eski sendikasyon kredileri yenileyerek çevirme; yabancı fonlardaki çıkışlar; bölgedeki siyasi ve jeopolitik sorunların artması; TCMB Başkanının sık sık ve ani değişiklikleri; “30 Nisan Çek Vaksı” gibi liyakatsızlıktan kaynaklanan beklenmeyen sorunların ortaya çıkışı … gibi sektörü yakından ilgilendiren ve sektörün stres katsayısını artıran sorunlar yumağı içinde çözülmesi gereken sorunlar ile baş başa kalmış durumda. Sektörün geleceğini ise, bu sorunların sağlıklı bir şekilde çözülmesine; güven ortamının tekrar sağlanmasına; öngörülür günlerin gelmesine bağlı.

Can sıkıcı datalar ile yüzleşmeden sorunlar çözülemez

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-5.png

Bankacılık sektöründe Mart sonu itibarıyla; yeniden yapılandırılan ya da yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplamı 216 milyar TL. Yeniden yapılandırılan ya da yeni bir itfa planına bağlanan kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 5,7. Yakın izlemedeki kredi miktarı 399 milyar TL. Genel karşılık olarak ayrılan tutar ise 83 milyar TL. Genel karşılıkların II. Grupta sınıflandırılan kredilere oranı yüzde 21’dir Tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki krediler ise 138 milyar TL. Yüzdürülenler hariç; Nakdi Kredilerin yüzde 15‘lik kısmı sorunlu kredi niteliğinde. Bilançodaki yapay karlılıklar sizi yanıltmasın; ilk etapta Bankaların sermaye artırması için hazırlıklar yapılması vakti geldi biline.

Erol TAŞDELEN – Bağımsız Ekonomist       

BANKA ANALİZLERİ

Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ 2026 İLK YARI PERFORMANSLARI

Yayınlanma:

|

Bankacılık sektörü 2026 yıl ilk yarı mali verileri incelendiğinde ilk dikkat çeken veri, Sektör 2025 aynı dönemine göre bilançoyu sadece %12 büyütürken; Net Karlılık ortalamada %25 büyüdü.

SEKTÖRDE BİLANÇO BÜYÜMEYE GÖRE GELİR TABLOSU BAŞARILI

2025 sonunu 46,9 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile kapatan Bankacılık Sektörü 2026 ilk yarısındaki büyüme %12’de kalarak 52,7 trilyon TL hacme ulaştı. Banka Bilançolarındaki  büyümenin sınırlı kalmasında, Makro İhtiyati Tedbirler stratejisi kapsamında TCMB’nin kredi büyümeye getirdiği aylık sınırlama yaptırımının etkisi büyük oldu. Kredilerdeki büyüme %16’da kaldı; buna karşılık bankaların Takipteki Alacakları %30 büyüyerek 773 milyar TL’ye yükseldi; Beklenen Zarar Karşılıkları %23 büyüyerek 993 milyar TL’ye ulaştı.

Takipteki Kredilerin içinde yıl içinde Takip Tahsilat ve Varlık Yönetim Şirketlerine devir yapılan dosya olmadığını hatırlatmak isterim. Bankaların çoğu Ticari İşlemlerden Zarar ederken, özellikle Türev ve Kambiyo İşlemler buradaki zararı artırdı; bu alanda dört büyüklerden karlılık yakalayan banka yok…

2025 sonunu 27,2 trilyon TL Mevduat hacmi ile kapatan sektör, 2026 ilk yarısında %11 büyüme ile 30,1 trilyon TL Mevduat hacmine ulaştı. Toplam Mevduatın %36’sının Vadesiz Mevduat olduğu ise dikkat çekici.

DÖRT BÜYÜKLER NE YAPTI?

Kısa sektörel özetten sonra, değerlendirdiğimiz sektörün kamu bankaları dışında amiral gemileri konumdaki dört özel bankanın ( AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ )  2026 yılı ilk çeyrek için açıkladıkları ve KAP’a bildikleri faaliyet raporları; mali veriler ve bilanço dipnotlarına göre karşılaştırmalı verilerine yakından bakalım. Dört büyük bankanın 16,8 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile sektörün aynı zamanda üçte bir hacmine sahip olması ile sektöre yön verme kapasitesine sahip; önemleri de buradan geliyor.

Dört büyük banka 9,4  trilyon TL nakdi kredi hacmi ile %35’lik ve 10,8 trilyon TL’lik mevduat hacmi ile sektörün %35’lik kısmını oluştururken; 159,1 milyar TL’lik Net Kar ile de sektör Net Karlılığının %33’unu oluşturuyor. Ana kalemlerden yola çıkarak özel dört büyüklerin 2026 yılı ilk yarı fotoğrafını çekip performansına daha yakından bakalım:

 AKTİF Büyüklükte İŞBANK büyüme hızı düşmesine rağmen açarak liderliğe devam ediyor

2026 ilk yarısında sektör ortalamada %12 büyüdü. Aktif büyüklükte dört büyükler de ortalama %12 büyürken; GARANTİ BBVA 591 milyar TL ve %15 büyüme kaydeden banka oldu. YAPI KREDİ %13 ile sektör ve dört büyükler ortalamasının üzerinde büyürken; AKBANK %12 büyüme ile ortalama büyümede kalırken; İŞBANK %10 büyüme ile ortalama Aktif büyümenin altında kalan tek banka oldu.

Dört büyükler arasında geçmiş yıllarda olduğu gibi İŞBANK Aktif Büyüklükte açık ara liderliği devam ediyor ve 5 trilyon TL büyüklüğü de aşan ilk banka oldu.

Toplam NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliğe devam etti, GARANTİ BBVA farkı kapatıyor

İŞBANK 2,7 trilyon TL’yi aşan brüt nakdi kredi hacmi ile ilk sıradaki yerini korudu. 2026 yarısında GARANTİ BBVA 2,6 trilyon TL; YAPI KREDİ  ve AKBANK 2 trilyon TL Kredi hacmine ulaştı. GARANTİ BBVA son çeyrek atağı ile 343 milyar TL kredi artışı ile kredi hacmini en fazla artıran banka oldu. YAPI KREDİ Brüt Kredi hacminde dördüncü sıraya düşmüş durumda. Kredilerde Ortalamanın üzerinde artış yapan tek banka %16 ile AKBANK oldu. Diğer üç banka da sektör ortalaması olan %16 büyümenin altında kaldı.

GAYRİ NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliği sürdürüyor

Gayri Nakdi Kredilerde dört büyükler ortalama %16 büyürken, %24 büyüme ile AKBANK en fazla büyüme kaydeden banka oldu. YAPI KREDİ %16, İŞBANK %15, GARANTİ BBVA %12 artışa rağmen ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu. İŞBANK 1 trilyon TL Gayri Nakdi kredi hacmi ile rekabetteki liderliğini sürdürüyor.

Gayri Nakdi Kredilerde ilk üç sırada yer alan bankalar arasında fark hızla kapanırken, AKBANK yüksek büyüme oranına rağmen Rekabetin oldukça gerisinde kalmış durumda.

İŞBANK ve GARANTİ BBVA 3 trilyon lira mevduatı aştı

Mevduatta dört büyükler ortalama %13 büyürken; 456 milyar TL ve %18 büyüme ile GARANTİ BBVA en fazla büyüme sağlayan banka oldu. İŞBANK 299 milyar TL mevduat artışı ile toplamda 3 trilyon 397 milyar TL mevduat hacmine ulaştı. YAPI KREDİ %11, İŞBANK %10 büyüme ile ortalamanın altında yer alan aldılar.

Net Faiz Gelirinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu

Yılın ilk çeyreğinde %43-45’lere kadar düşen Ticari Kredi faiz oranları %50’leri tekrar aşmış durumda. Mevduat faizleri de paralelinde artması bankalara ek yük getirdi. Bu durum ister istemez bilanço hacimlerine göre Net Faiz Gelirlerinde bankalar arası fark oluşturmaya başladı. GARANTİ BBVA  55 milyar TL ile en fazla artış performansı sergilerken; AKBANK 2025 aynı dönemine göre %128 artış ile en fazla artışı gösteren banka oldu. İŞBANK ise Net Faiz Gelirinde dördüncü sıraya düşmüş durumda. Dört bankanın ortalama artışı %77 olurken İŞBANK %26 büyüme ile ortalamanın altında kalan tek banka oldu.

Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu

2026 ilk yarısında GARANTİ BBVA 88,3 milyar TL Net Ücret Komisyon Geliri sağladı. İŞBANK 83,3 milyar TL Net getiri elde ederken; AKBANK 64,4 milyar TL; YAPI KREDİ 61,5 milyar TL net getiri sağladı. YAPI KREDİ dördüncü sıraya düşerken; İŞBANK %39 artış ile gelirini en fazla artıran banka oldu.

Net Karlılıkta da GARANTİ BBVA fark atarak açık ara önde

2026 ilk yarısında Net Karlılıkta Bankacılık sektörü %25 büyüdü. Dört büyüklerin ortalaması da sektör ortalamasının altında %21’de kaldı. Net Karlılığını 363,7 milyar TL’ye taşıyan GARANTİ BBVA dört büyükler arasında son yıllarda olduğu gibi açık ara önde yer aldı. AKBNAK 34,3 milyar TL Net Karlılık ise ikinci sıraya yükselirken; YAPI KREDİ 31 milyar TL karlılık yakaladı. İŞBANK 30 milyar TL net Karlılık hacmi ile dördüncü sıraya gerilemiş durumda. İŞBANK’ın %1 karlılık artışı şaşkınlık yaratırken; ilk yarı bilanço döneminden sonra banka CEO’su Hakan ARAN’ın de görevden ayrıldığını not edelim.

Üst Yöneticilere Yapılan ödemeler

2026 ilk çeyreğinde banka Üst Yöneticilere 751 milyon TL ödeme ile AKBANK en fazla ödeme yapan banka oldu. Banka bu durumu “bizde brüt ödeme, diğer bankalarda Net Ödeme o nedenle biz yüksek gözüküyor” şeklinde ikna edici olmayan şekilde açıklamaya çalışsa da banka Raporlarında böyle bir açıklaya yer almadığı için teyit edemedik. Bu nedenden dolayı rakiplere göre iki kattan fazla ödenmesi de zaten matematiksel bir açıklama olmamakta.  Zira, BDDK Raporlama standartları net, bankaya göre farklılık göstermemekte! Bu konuda belirsizlik var ise BDDK’nın bu konuda Raporlara standart getirmesi faydalı olacaktır.

İŞBANK 320 milyon TL ile ikinci sırada yer alırken; GARANTİ BBVA 329 milyon TL ödeme yaptı. YAPI KREDİ ise 233 milyon TL ile %85 artışa rağmen Üst Yönetime en az ödeme yapan banka oldu. Bankaların hacim ve gelişme performansları ile Üst Yönetim ödemelerinin orantılı olmadığı dikkat çekti.

Borsada işlem gören bankaların Üst Yönetici ödemelerini SPK ve BDDK’nın daha yakından incelemesinde fayda var. Zira, dört büyükler dışındaki bankalarda da bu alanda ciddi sapmalar var.

Banka genel performansları

2026 yılı Bankalar açısından önceden de deneyleyemedikleri Kriz Yönetimine dönüşmüş durumda. Yurt dışında ABD Kaynaklı Trump’un günlük haber akışı ile karışan piyasalar; İsrail ve ABD’nin İran saldırı ve İran’dan beklenmeye direnç ile savaşın uzaması beklentileri terse çevirdi. İç piyasadaki Siyası Krizler de üzerine eklenince uzayan kriz süreçleri sektörü kritik ve unutulmaz yıllardan biri haline getirdi.

Makro İhtiyati Tedbirlerin Hukuk başta olmak üzeri Mali Politikalar ile de desteklenmemesi programın etkisini azaltırken; TCMB ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın aşırı müdahalesi bankaların hareket alanını da kısıtlamış durumda.

KKM Hesapların sonlandırılması; İç Piyasada Ticari Dövizli ödemelerin tekrar serbest bırakılması; İhracat Bedellerine Destek Kurunun %2’den %3’e çıkarılması; TCMB Reeskont Kredilerindeki “döviz almama yasağının” kalkması Reel Sektörü olumlu etkilerken; TCMB’nin TL ve Döviz Kredilerdeki kısıtlamanın devam ettirdiği gibi daha da kısılarak nerede ise durma noktasına getirmesi; Yüksek Kredi faiz oranının devam etmesi; Kredilerde takip hacimlerinin artması; Siyasi gerilim ortamının devam etmesi Bankacılık Sektörü ve Reel Piyasanın belirsiz ve öngörülemez 2026’yı kaygıların arttığı bir yıl olarak hatırlanmasına şimdiden aday oldu.

İlk çeyrek için yaptığımız yorum ilk yarı için de geçerlidir: Konkordato sayısının artması; Talebi Baskılama üzerine kurulan Enflasyonu Düşürme Stratejisi esnaf ve sanayici üzerinde baskıyı artırdı. Reel piyasadaki durgunluk, üzerine durma noktasına gelen Ticari Krediler, firmaların nakit akışının bozmuş durumda. Kredilerdeki NPL (Non-Performing Loans – Takipteki Krediler Oranı) rasyosundaki yükselme eğilimi bankaların stres katsayısını da artırırken geleceğe yönelik beklentileri de olumsuz etkilemekte. Bankaların Takipteki Alacaklarını Varlık Yönetim Şirketlerine devrederek sıcak para yaratma yoluna gittiği görüldü. Uygulanan Ekonomi Programın rasyonelliği ve geçen süreye rağmen etkilerin beklenen düzeyde olmaması da bankacılık sektörü üst yöneticiler tarafından eleştiri almaya başladı. İç Siyasetteki gerilim ve Körfezdeki belirsizlikler sektörü de olumsuz etkilemekte.

Dört büyük bankanın 2026 ilk yarı hacimsel büyüklükleri, gelişme performansları, piyasaya verdikleri destek, profesyonel yönetim yapısı, personel memnuniyeti, müşteri hizmet kalitesi, Dijitalleşme, gelen şikayetlere çözüm odaklı hızlı geri dönüşleri dikkate alındığında dört banka arasında bir sıralama yapılır ise en başarılı  banka GARANTİ BBVA olarak kendini göstermekte; AKBANK ve YAPI KREDİ ciddi büyüme stratejisi ile atağa geçerken; özelikle İŞBANK‘ın büyük hacmine rağmen karlılık artışındaki %1 büyüme banka ve sektörde şaşkınlık yarattı. AKBANK Üst Yönetime en fazla ödeme yapan banka olarak dikkati çekerken rakiplere göre iki kat ödeme yapması bu ödemelerdeki kriterlerin net olmadığını da tartışılır hale getirdi.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

*******************

MERAKLISINA EKLER:

Okumaya devam et

BANKA ANALİZLERİ

Enflasyon ile mücadelede yanlış teşhis, boşa tedavi

Enflasyon ile mücadelede Hatalar Zinciri neydi? Kur Korumalı Çözüm mü, Risk mi?. Talep Kısarak Ekonomi Durdurulur, Enflasyon Değil. Politika Faizi Düşerken Enflasyon Nasıl Yükseldi? Para Politikalarında niçin ısrar ediliyor? Faiz Enflasyonun Sebebi mi, Aracı mı?
Geçmişin hatalarıyla geleceği yönlendiremeyiz!
Çözüm: Enflasyonu Düşürmek için Üretmek Gerekir!

Yayınlanma:

|

Türkiye ekonomisi son yıllarda tarihinin en yüksek enflasyon oranlarını yaşadı, enflasyon sarmalı kaygıları da  artmaya başladı. Enflasyonla mücadele adına pek çok düzenleme yapıldı; ancak bu düzenlemelerin büyük kısmı sonuç vermedi, hatta bazıları enflasyonu daha da tetikledi. Peki, bu süreçte hangi adımlar atıldı, hangileri yanlış yönlendirildi ve neden istenen başarı sağlanamadı?

1. Faiz Düşürme Politikası: Nedeni Değil, Sonucu Etkiledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2021 yılından itibaren faizleri düşürerek enflasyonu kontrol altına alabileceği yönünde politikalar benimsedi. Bu yaklaşım “faiz sebep, enflasyon sonuçtur” söylemiyle meşrulaştırıldı. Faiz %19’dan %8,5’e kadar düşürüldü (2023 başı itibarıyla). Ancak düşük faiz ortamı dövize talebi artırdı, kur şoklarını tetikledi ve enflasyon oranları tarihi zirvelere ulaştı. Enflasyon tek haneden %85 seviyelerine çıktı (Ekim 2022). Politika değişmeden başarı sağlanamadı.

Sonuç: Enflasyon düştü mü? Hayır. Kur yükseldi, ithalat pahalandı, enflasyon hızlandı.

2. Kur Korumalı Mevduat: Çözüm mü, Geciktirilmiş Risk mi?

2021 sonunda devreye alınan KKM sistemi, TL’nin cazibesini artırma hedefiyle tasarlandı. Ancak dövize olan güveni azaltmak yerine dövize endeksli yeni bir sistem doğurdu. Kamuya yüklenen kur farkı ödemeleri, bütçeye ciddi zarar verdi. KKM, kamuya büyük yük bindirdi (2022’de sadece Hazine tarafı 92 milyar TL üzeri maliyet yıllar itibarıyla artarak devam etti).

Fatura ödemeyi yapan Hazine ve TCMB üzerinden halka çıktı. Vergilerden elde edilen gelir KMH ödemeleri için de kullanıldı. Bütçede yeri olmadığı için ek bütçe içinde geçirildi. Maliyet artıp eleştiriler yükselince tüm yük TCMB’ye yüklendi. TL yerine dolara endeksli bir sisteme dönüştü, dövize bağımlılık azalmadı. Kısa vadeli kur stabilizasyonu sağlandı ama yapısal çözüm olmadı.

Sonuç: Kur geçici olarak sabitlendi ama yapısal riskler büyüdü.

3. Vergi Artışları: Enflasyonu Azaltmak Yerine Artırdı

2023’te yapılan KDV ve gelir vergisi artışları, kamu gelirlerini yükseltse de tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Özellikle gıda ve temel tüketim ürünlerinde vergi artışlarının zincirleme fiyat etkisi oldu. KDV oranları %18’den %20’ye, indirimli oran %8’den %10’a çıkarıldı (2023). Gelir ve kurumlar vergisinde üst dilimler artırıldı.

Sonuç: Tüketici enflasyonu baskılanmak istenirken maliyet enflasyonu körüklendi.

4. Market Denetimleri ve Fiyat Baskısı: Geçici Psikoloji

Fiyat artışlarının “fahiş kâr” üzerinden açıklanması, market zincirlerine ceza uygulamaları, sorunun kaynağını göz ardı etti. Enflasyonun temel nedenleri olan üretim maliyeti ve para arzı yerine, sonuçlara odaklanıldı. Ceza, vergi, asgari ücret artışı, elektirik gibi ek maliyet Tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Enflasyonun temel nedeni maliyet ve para arzı iken, sonuçla mücadele edildi. Serbest piyasa işleyişine müdahale edildi, yapısal değil geçici çözümler üretildi.

Sonuç: Kısa süreli psikolojik etkiler, uzun vadede faydasız müdahaleler.

5. Kredi Kısıtlamaları ve Zorunlu Karşılıklar: Üretimi Boğdu

Kredi hacmini kısmaya yönelik makroihtiyati tedbirler, enflasyonu dizginlemek için kullanıldı. Ancak bu yaklaşım, özellikle reel sektörü finansal olarak daralttı ve üretimi düşürdü. Kredilere ulaşım zorlaştı, özellikle KOBİ’ler olumsuz etkilendi. Üretim yerine finansman daraltılarak talep kısılmaya çalışıldı.

Sonuç: Talep kısmaya odaklı tedbirler, Ekonomiyi yavaşlattı, arzı daralttı, enflasyonu düşürmedi.

6. Rezerv Satışlarıyla Döviz Müdahaleleri: Tükenmiş Güven

TCMB, döviz kurunu sabit tutmak için net rezervlerini harcadı. Rezervlerin tükenmesi ise piyasa güvenini zedeledi. Kur üzerindeki baskılar geçici oldu, temel sorunlar ise yerinde kaldı. Ekonomi daha kırılgan hale geldi. Yurtdışından Doğrudan yatıırm çekilemedi, gelen sıcak para kısa sürede çıkabilecek yapıya büründü. CDS düşmesine rağmen Rating Firmaları ülke notunu “yatırım yapılabilir ülke” seviyesine çekmedi.

Sonuç: Güven kaybı, döviz bağımlılığı ve kırılganlık arttı, kur istikrarı sürdürülemedi.

Kalıcı Sonuçlar Alınamamasının Nedenleri:

Neden Açıklama
Para politikası gecikti Faiz-enflasyon ilişkisi göz ardı edildi, geç kalındı.
Yapısal reform eksikliği Tarım, enerji ve sanayide arz artırıcı politikalar uygulanmadı.
Güven kaybı Kurumlara olan güven zedelendi, beklentiler yönetilemedi.
Dışa bağımlılık Enerji, ara mal ithalatı maliyetleri enflasyonu tetikledi.

Enflasyonla mücadelede yapılan hataların ortak noktası, nedenlerle değil, sonuçlarla mücadele edilmesiydi. Talep kısılarak enflasyon kontrol altına alınamaz. Kalıcı başarı, ancak üretimin artırılması, para politikasında istikrar ve öngörülebilirlik ve kurumlara duyulan güvenin yeniden tesisi ile mümkündür.

Şu ana kadar yapılan birçok düzenleme gecikmeli, yanlış hedefli ya da geçici etkili olduğundan, kalıcı başarı sağlanamamıştır.

Son Söz:

Ekonomi; popülist söylemlerle değil, bilimsel temellere dayanan, akılcı politikalarla yönetilebilir. Enflasyonun düşmesi için atılan her adım, sadece rakamları değil, vatandaşın mutfağını da iyileştirmeli.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA ANALİZLERİ

Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ 2025 PERFORMANSLARI

Yayınlanma:

|

2025 YILINDA BANKACILIK SEKTÖRÜ NE YAPTI?

Bankacılık sektörü 2025 yıl sonu mali verileri incelendiğinde ilk dikkat çeken veri, Sektör 2024 yılına göre bilançoyu %44 büyütürken; Net Karlılık ortalamada %38 büyüdü. Yerli Özel Bankaların toplam karlılığı % 43 yükselirken; Yabancı Ortaklı Bankalar %27, Kamu Bankaları %57 büyüttüğü görüldü. Buna rağmen Enflasyona göre realize edildiğinde gerçekte sektörün karlılığını koruyabildiğini söylemek yanlış olmayacak.

SEKTÖRDE BİLANÇO BÜYÜMEYE DEVAM ETTİ

2024 sonunu 32,6 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile kapatan Bankacılık Sektörü 2024 yılında %44 büyüme ile 46,9 trilyon TL hacme ulaştı. Kredilerdeki büyümenin sınırlı kalmasında, Makro İhtiyati Tedbirler stratejisi kapsamında TCMB’nin kredi büyümeye getirdiği aylık sınırlama yaptırımının etkisi büyük oldu. Buna rağmen 2024 yılını 16 trilyon TL Kredi hacmi ise %44 büyüyerek 23 trilyon TL seviyesini aştı. Buna karşılık 293 milyar TL’lik Takipteki Alacaklar %103 büyüme ile 594 milyar TL hacmine ulaşmış durumda. Bu tutar içinde yıl içinde Takip Tahsilat ve Varlık Yönetim Şirketlerine devir yapılan 15 milyar TL seviyesinde alacaklar düşünüldüğünde sektörün gerçek takip tutarı açıklananın üzerinde oldu. 2025’de özelikle Tüketici ve Kredi Kartlarındaki takiplerin artışı bankaları zorladı. Sektör 2024 yılında Beklenen Zarar Karşılılarına 541 milyar TL ayırırken, 2025 yılında %50 artışla 810 milyar TL hacmini aşmış durumda. Bankaların çoğu Ticari İşlemlerden Zarar ederken, özellikle Türev ve Kambiyo İşlemler buradaki zararı artırdı; bu alanda karlılığını artıran banka yok gibi… Sektör 89 milyar TL’si Kambiyo Net Zararı olmak üzere Faiz Dışı İşlemlerde Nette 124 milyar TL zarar yazdı.

2024 sonunu 18,9 milyar TL Mevduat hacmi ile kapatan sektör, 2025 yılında %44 büyüme ile 27,2 trilyon TL Mevduat hacmine ulaştı. Toplam Mevduatın %37,4’üne denk gelen 10,2 trilyon TL’lik kısmı ise vadesiz mevduattan oluştu. 2024 sonunda 2,9 trilyon TL olan Özkaynaklar da %43 artış ile 4,1 trilyon TL seviyesine yaklaşmış durumda.

DÖRT BÜYÜKLER NE YAPTI?

Kısa sektörel özetten sonra, değerlendirdiğimiz sektörün kamu bankaları dışında amiral gemileri konumdaki dört özel bankanın ( AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ )  2025 yıl sonu için açıkladıkları ve KAP’a bildikleri faaliyet raporları; mali veriler ve bilanço dipnotlarına göre karşılaştırmalı verilerine yakından bakalım. Dört büyük bankanın 14,9 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile sektörün aynı zamanda üçte bir hacmine sahip olması ile sektöre yön verme kapasitesine sahip; önemleri de buradan geliyor.

Değerlendirmeye alınan dört büyük banka 10,8 trilyon TL Aktif Büyüklüğü ile sektörün %32’sini; 8,2 trilyon TL nakdi kredi hacmi ile %36’lık ve 6,8 trilyon TL’lik mevduat hacmi ile sektörün %35’lik kısmını oluştururken; 282 milyar TL’lik Net Kar ile de sektör Net Karlılığının %31’ini oluşturuyor. Hadi ana kalemlerden yola çıkarak dört büyüklerin 2025 yılı fotoğrafını çekip dört büyük banka performansına daha yakından bakalım:

AKTİF Büyüklükte İŞBANK farkı açarak liderliğe devam ediyor

Aktif büyüklükte dört büyükler ortalama %38 büyürken GARANTİ BBVA ikinci yarıdaki atağı ile Aktif büyüklünü (%47) en fazla artıran banka oldu. AKBANK  ve YAPI KREDİ %33 büyüme ile ortalama büyümenin altında kaldı. Aktif büyüklüğünü en fazla artıran banka ise 1,3 trilyon TL ile İŞBANK oldu.

Dört büyükler arasında geçmiş yıllarda olduğu gibi İŞBANK Aktif Büyüklükte açık ara liderliği devam ediyor ve 4,6 trilyon TL büyüklüğü ulaşmış durumda. İŞBANK aynı zamanda dört büyüklerden 4 trilyon TL Aktif büyüklüğünü aşan ilk banka oldu.

Toplam NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliğe devam etti

İŞBANK 2,3 trilyon TL’yi aşan brüt nakdi kredi hacmi ile ilk sıradaki yerini korudu. 2025 yıl sonunu GARANTİ BBVA 2,2 trilyon TL; YAPI KREDİ  ve AKBANK 1,8 trilyon TL Kredi hacmine ulaştı. İŞBANK son çeyrek atağı ile 724 milyar TL kredi artışı ile kredi hacmini en fazla artıran banka oldu.

GAYRİ NAKDİ Kredilerde İŞBANK tekrar lider

Gayri Nakdi Kredilerde dört büyükler ortalama %50 büyürken, %56 büyüme ile AKBANK önde yer aldı. GARANTİ BBVA %48, İŞBANK %43 artışa rağmen ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu.

Gayri Nakdi Kredilerde ilk üç sırada yer alan bankalar arasında fark hızla kapanırken, AKBANK yüksek büyüme artışına rağmen Rekabetin oldukça gerisinde kalmış durumda. İŞBANK 896 milyar TL hacim ile liderlik koltuğuna tekrar oturdu. GARANTİ BBVA 811 milyar TL; YAPI KREDİ 776 milyar TL hacme ulaşırken; AKBANK 545 milyar TL hacim ile dört büyükler arasında acık ara rekabette gerilere düşmüş durumda.

İŞBANK 3 trilyon lira mevduatı aşan ilk özel banka oldu

Mevduatta dört büyükler ortalama %40 büyürken %46 büyüme ile İŞBANK en fazla büyüme sağlayan banka oldu. İŞBANK aynı zamanda 971 milyar TL mevduat artışı ile toplamda 3 trilyon 99 milyar TL mevduat hacmine ulaştı. AKBANK %33 ile ortalama büyümenin altında yer alan tek banka oldu.

Net Faiz Gelirinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu

2025 yılın ilk aylarında Mevduat ve Kredi faizlerinde düşme beklentisi artarken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının ve onlarca belediye çalışanının tutuklanması ile tüm beklentiler tersine döndüğü gibi faiz oranlarında da  sert yükselme yaşandı. Örneğin %45’lere kadar düşen Ticari Kredi faiz oranları %60’lara kadar çıktı. Bu durum ister istemez Net Faiz Gelirlerinde bankalar arası fark oluşturmaya başladı. GARANTİ BBVA  165 milyar TL ve %65 artış ile en fazla artış performansı sergilerken; 2024’e göre %181 artış ile İŞBANK Net Faiz Gelirini en fazla artıran banka oldu.

Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu

2025 yılında GARANTİ BBVA 143 milyar TL Net Ücret Komisyon Geliri sağladı. İŞBANK 134 milyar TL Net getiri elde ederken; AKBANK 114milyar TL; YAPI KREDİ 110 milyar TL net getiri sağladı.

Net Karlılıkta da GARANTİ BBVA açık ara önde

2025 yılında Net Karlılıkta Bankacılık sektörü %38 büyüdü. Dört büyüklerin ortalaması da sektör ortalamasına yakın seyrederek %35 oldu. Net Karlılığını 100,6 milyar TL’ye taşıyan GARANTİ BBVA dört büyükler arasında açık ara önde yer aldı. İŞBANK 67,4 milyar TL Net Karlılık ise ikinci sırada yer alırken; AKBANK 57,2 milyar TL, YAPI KREDİ 47 milyar TL karlılık yakaladı.

Üst Yöneticilere Yapılan ödemeler

2025 yılında banka Üst Yöneticilere %47 artış ve 837 milyon TL ödeme ile AKBANK en fazla ödeme yapan banka oldu. Banka bu durumu “bizde brüt ödeme, diğer bankalarda Net Ödeme o nedenle biz yüksek gözüküyor” şeklinde açıklamaya çalışsa da banka Raporlarında böyle bir açıklaya yer almadığı için teyit edemedik. Bu konuda belirsizlik var ise BDDK’nın bu konuda Raporlara standart getirmesi faydalı olacaktır.

YAPI KREDİ 786  milyon TL ile ikinci sırada yer alırken; GARANTİ BBVA 728 milyon TL ödeme yaptı. İŞBANK ise 380 milyon TL ile Üst Yönetime en az ödeme yapan banka oldu. Bankaların performansları ile Üst Yönetim ödemelerinin orantılı olmadığı dikkat çekti.

Banka genel performansları

Liralaşma Stratejisi kapsamında, TCMB ve BDDK’ın eleştirilere neden olan sektörel düzenlemeler teker teker iptal edilip Rasyonel Zemine oturtulmaya başlanırken, geçmiş dönemdeki düzenlemelerin olumsuz etkisi 2025 yılında sektörde kendini hissettirdi.

KKM Hesapların sonlandırılması; Ticari Dövizli ödemelerin tekrar serbest bırakılması; İhracat Bedellerine Destek Kurunun %2’den %3’e çıkarılması; TCMB Reeskont Kredilerindeki “döviz almama yasağının” kalkması Reel Sektörü olumlu etkilerken; TCMB’nin TL ve Döviz Kredilerdeki kısıtlamanın devam ettirdiği gibi daha da kısılarak nerede ise durma noktasına getirmesi; Yüksek Kredi faiz oranının devam etmesi; Kredilerde takip hacimlerinin artması; Siyasi gerilim ortamının devam etmesi Bankacılık Sektörü ve Reel Piyasanın belirsiz ve kaygıları 2026’ya miras olarak taşımız durumda.

Dört büyük bankanın 2025 yılında hacimsel büyüklükleri, gelişme performansları, piyasaya verdikleri destek, profesyonel yönetim yapısı, personel memnuniyeti, müşteri hizmet kalitesi, Dijitalleşme, gelen şikayetlere çözüm odaklı hızlı geri dönüşleri dikkate alındığında dört banka arasında bir sıralama yapılır ise en başarılı Bankalar İŞBANK ve GARANTİ BBVA olarak kendini göstermekte.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

*******************

MERAKLISINA EKLER:

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.