Connect with us

SİGORTA

Sessiz İstifa İyi Bir Fikir mi?

Yayınlanma:

|

“Vazgeçmek ile stratejik geri çekilmek arasında bir fark vardır. Bu farkı bilin.” Bryant McGill

Sessiz istifa (Quiet Quitting) kavramı, 24 yaşındaki Zaid Khan tarafından paylaşılan bir tiktok videosunda geçmesi üzerine viral olan bir kavram.

📌Bu yaklaşım, gerçekten işi bırakmaktan çok iş başında iken minumum seviyede çalışarak, yapılması gerekenler dışında hiçbir şey yapmamayı ve hızlıca özel hayata geçiş yapmaya olanak sağlayarak bu alanı korumaya yardımcı olan bir nevi güç tasarrufu olarak ele alınıyor.

📌2022’nin ortalarında popülerlik kazanan sessiz istifa, 2021’in başlarında birçok çalışanın daha iyi fırsatlar aramak için gönüllü olarak işini bıraktığında ortaya çıkan “Büyük İstifa” ile benzetilse de aynı şey değil. Sessiz istifa hareketine katılan çalışanlar işlerini bırakmazlar; iş yerinde daha fazlasına gitmeden sadece kendilerinden isteneni yaparlar.

Peki İyi Bir Fikir Mi?
İnsanlar işi her şeyin üstünde tutmaya başladığında ve kişisel yaşamları ile kariyerleri arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başladığında sessiz istifa, yaşamlarına bir miktar denge getirmek için geçici bir mola olabilir. İşin hayat olmadığını, hayatın sadece küçük bir parçası olduğunu görmelerine yardımcı olabilir. Sessiz istifanın sunabileceklerinden bazıları ise:

📍Artık koşuşturma kültürü zihniyetine abone olmamak,
📍Yazılı olmayan beklentileri yerine getirmekle yükümlü olmamak,
📍Hastayken bile çalışmak için baskı hissetmemek,
📍Sınırları belirlemek ve ek iş almamak,
📍Ailece vakit geçirmek, tatiller yapabilmek,
📍Sadece işe değil, özel hayatına da vakit ayırabilmektir.

Ancak sessiz istifa, kişinin durumunun gerçekliğini çözmez, uzun vadeli bir çözüm değildir, sonu geciktirir.

Sessiz istifa, herhangi bir çalışanın son istifa kararını vermesinden çok önce gelir. Sessiz istifa fenomeninde çalışanlar, istifanın nihai düşüşünden önce 3 klasik aşamadan geçer:

📍Duygusal Aşama: İnsanlar duygusal varlıklardır, iş yerinde uzmanlıklarının ve deneyimlerinin artık değer görmediğini hisseden çalışanlar genellikle duygusal düşüşe geçer. Bu aşamada kafaları karışır ve kalmayı istemekle devam etmeye karar vermek arasında içsel bir çatışma yaşar.

📍Zihinsel Aşama: Çalışanlar, çalışmalarına aktif olarak katkıda bulunmaya devam eder ancak zihinsel olarak artık koşuşturma kültürüne bağlı değiller. İş stresinden kaçınmak için bilinçli bir çaba vardır. Çalışanlar, mevcut organizasyonla olan bağlılıklarından artık zevk almadıkları gerçeğini içselleştirmişlerdir.

📍Fizyolojik Aşama: Bu tüm aşamaların en görünür olanıdır; çalışanların rahatsızlıklarını ve devam etme isteksizliklerini açıkça ifade ettikleri yerdir. İşyeri dışındaki seçenekleri aktif olarak araştırdıklarını kabul etmekten artık çekinmezler.

Bir lider veya yönetici iseniz, trendi görmezden gelmemek, çalışanlarınızla yakın çalışmak ve sizden sessizce vazgeçmelerini önlemek için gerekli değişiklikleri yapmak önemli kazanımlar olacaktır.

-tomorrow-

“Büyük istifa”dan sonra “sessiz istifa” – BankaVitrini

Okumaya devam et

GÜNCEL

“RİSK YÖNETİMİ DANIŞMANI” DEVRİ BAŞLIYOR

Artan ekonomik belirsizlikler, kur ve enflasyondaki hızlı artış tüm sektörleri olduğu gibi sigorta sektörünü de yakından etkiliyor. Bu dönemde sigorta şirketleri ve özellikle de aracı kurumların da teknik anlamda kendilerini geliştirerek mevcut ve potansiyel müşterileri doğru şekilde bilgilendirmesi gerektiğini söyleyen Monopoli Sigorta Kurucu Ortağı ve CEO’su Erol Esentürk yaptığı açıklamada yeni dünya düzeninin ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılamak adına bizler bir sigorta şirketi olmanın ötesine geçerek güvenilir bir “Risk Yönetimi Danışmanı” olarak hizmet vermeliyiz dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bir yandan yükselen enflasyon, diğer yandan artan döviz kurları Türkiye ekonomisini derinden etkiliyor. Günümüzde risk alanları hızla yükselirken, varlıklarımızı korumak da gitgide zorlaşıyor. Varlık fiyatlarındaki artış nedeniyle varlıkları yerine koyma güçlüğü, sigortayı artık lüks olmaktan çıkarttığını belirten Monopoli Sigorta Kurucu Ortağı ve CEO’su Erol Esentürk: “Varlıklarımızı, değerinin neredeyse binde biri-ikisi oranındaki primlerle sigorta güvencesi altına alabilir, olası kayıp durumunda sigorta ile tekrar yerine koyarak hayatımıza kaldığımız yerden devam edebiliriz. Günümüz koşullarında artan poliçe primleri, kişi veya kurumları birtakım sigortalarını yaptırmaktan kaçınır hale getiriyor. Poliçe yaptıran sayısındaki düşüş ise oranların daha da artmasına sebep oluyor. Sigorta şirketleri buna bir çözüm olması adına farklılaştırılmış ürünler piyasaya sürmeye başladı. Yurtdışında oldukça yaygın olan bu uygulama artık ülkemizde de yaygınlaştı. Bütçeye uygun ürünler sunarak, sigortalıların sigortalılıklarının devamlılığı sağlanmaya çalışılıyor” dedi.

Sigortanın faydaları, ürünlerin içeriği, verilen teminatların çeşitliliği gibi konularda müşterilerin çok daha iyi bilgilendirilmeleri ve bu sayede sigorta bilincinin arttırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Esentürk: “Sigorta şirketleri ve özellikle de aracı kurumların da teknik anlamda kendilerini geliştirerek mevcut ve potansiyel müşterileri doğru şekilde bilgilendirmeli, riskleri doğru ve eksiksiz aktarmalı ve en doğru şekilde müşteriye dokunabilmeli. Yeni dünya düzeninin ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılamak adına bizler bir sigorta şirketi olmanın ötesine geçerek güvenilir bir “Risk Yönetimi Danışmanı” olarak müşterilerimize hizmet veriyor olmalıyız. Bunun için uzman ve köklü kadromuzla önceliğimiz riskleri doğru analiz etmek, sigorta bedellerini belirleme konusunda profesyonel danışmanlık vererek, doğru sigorta bedeli üzerinden poliçe yapılmasını sağlamak. Detaylı bir şekilde raporlayarak, müşterinin karşılaştırma yapmasına olanak vermek, poliçe içeriklerini doğru tespit etmek ve en uygun fiyat teklifini sunmak. Buna ek olarak poliçe dönemi içerisinde de değişen enflasyon ve kur koşullarına göre bedel ve içerik güncelleme konusunda danışmanlık vermek. Ayrıca kurumsal müşterilerimizin tesisleri için teklif çalışması öncesi bünyemizde bulunan deneyimli Risk Mühendisimiz ile yerlerinde ziyaret ederek Sigorta Risk Analizi yapılmaktadır. Bu sayede sigortalının riskini doğru bir şekilde algılamasının sağlanması, olası riskleri, risk gerçekleşmeden tespit edip bertaraf etme konularında danışmanlık verilmesi de bizlere düşen görevlerdendir. Bu sürecin sonunda müşterilerimize “Senin için en doğru poliçe bu!” diyerek onların hayatlarını kolaylaştırıp geleceğe daha huzurlu ve umutla bakmalarını sağlamalıyız.

Unutulmamalı ki esas ihtiyaç halinde satın alınamayacak tek şey sigortadır” diye ekledi.

Okumaya devam et

GÜNCEL

SİGORTA ŞİRKETLERİ FABRİKALAR İÇİN TEKLİF VERMEMEYE BAŞLADI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kimya, plastik, ağaç işleri gibi yangın riski yüksek sektörler sigorta yapılmayan fabrikaların sayısındaki artış sanayicilerle sigortacıları karşı karşıya getirdi. İlgili sektörlerdeki sanayiciler, sigorta şirketlerinin özellikle son iki yılda hiç risk almak istemediğini, riski yüksek fabrikaları sigortalamadıklarını ileri sürerken, sigorta acenteleri tarafında da reasürans kapasitesinin düşürüldüğü yönünde görüş birliği var. Sigorta şirketleri ise ‘riskten kaçıldığı’ yönündeki eleştirileri kabul etmezken, her sektörde sigorta işlemlerinin koşullar yerine getirildiği takdirde yapıldığını belirtiyor.

EKONOMİ gazetesine konuşan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATS0) Başkanı Ali Bahar, bazı fabrikaların sigorta şirketleri tarafından ziyaret dahi edilmeden sigorta başvurularının reddedildiğini, bu durumun son 1 yılda giderek arttığını söylerken, “Bu durum artık sanayi şirketlerimizin boyunlarında giyotin olmaya başladı” benzetmesini yaptı. Kimya, plastik, boya, gübre ve ahşap işlerine yönelik fabrikaların büyük çoğunluğunun bu sorundan mustarip olduğunu ileri süren Bahar, “Sigortacılar hiçbir gerekçe göstermiyorlar. Sadece sektör nedeniyle riskli bulduklarını belirtiyorlar. Oysa risk primini yükseltebilirler ya da farklı önlemler alabilirler ama yapmıyorlar” dedi. İşyerinin sigortalanmamasının çok büyük riskleri olduğunu anlatan Bahar, ayrıca bankaların sigortalanmayan gayrimenkullerin ipotek gösterilememesi nedeniyle, bankalardan kredi de çekilemediğini dile getirdi. “Asıl büyük sıkıntı bu” diyen Bahar, “Zaten finansman bulmak çok zor… Bir de sanayici elindeki fabrikayı ipotek gösteremiyor böyle olunca, kredi kullanamıyor. Burada istihdam, üretim ve iş kaybı söz konusu. Aynı zamanda hakkaniyetsiz bir tutum var. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu konuya müdahale etmesini istiyoruz. Sanayicilerimizin şikayetleri artmış durumda” diye konuştu.

Şikayetlerin en yoğun yaşandığı sektörlerin başında plastik geliyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, Bahar’ın iddialarını desteklerken, bu konuyla ilgili geçmiş yıllarda da benzer şikayetler olduğunu, 2013 yılında Rekabet Kurumu’na başvurduklarını, ancak o dönem sonuç alamadıklarını hatırlattı. Eroğlu, “Sigortanın mantığı riskleri belli bir havuzda tutmak, bunları ölçümlemek, buna göre de prim karşılığı havuzda toplanan para ile teminat altına almak… Ama sigorta şirketleri ‘Risksizi alayım havuza koyayım, risk varsa almayayım’ şeklinde tutumda. Oysa ekonominin dönüşümü için finansman nasıl önemliyse, sigorta da önemli.

Sigorta yaptırılmamış bir şekilde yatırımlarımızı tutamayız” dedi. Sigorta şirketlerinin risk eksperlerinin istatistik biliminden uzak olduklarını da iddia eden Eroğlu, “Eksperler genel kanaatle hareket ediyor. Kamuoyunda hep plastik geri dönüşüm tesislerinin yandığı haberleri öne çıkar. Biz de araştırdık, gerçekten bu kadar yanıyor mu tesislerimiz ve diğer sektörlere yangın oranı ne kadar diye. Çeşitli belediyelerin itfaiyelerinden aldığımız bilgilerle rapor hazırlattık. 2019-2020 yıllarına ilişkin raporda sektörümüz bu konuda 4’üncü sırada. Ama eksper bu istatistiğe göre hareket etmiyor. Nasıl BDDK bankaları denetliyorsa, sigorta şirketlerinin de çok iyi denetlenmesi lazım. Bu kurumların etkinliğini sorguluyoruz, bilimsel çalıştıklarına dair şüphelerim var” diye konuştu.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Mehmet Develioğlu aynı zamanda kağıt ambalaj sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Sigorta şirketlerinin özellikle kağıt depolarını sigortalama noktasında hem koşulları zorlaştırdığını hem de fiyatları artırdığına dikkat çeken Develioğlu, “Sigorta şirketleri risk almaktan kaçınıyorlar. Daha önce aynı koşullarda sigortaladıkları tesisleri şimdi sigortalamak istemiyorlar. Çeşitli yangın önleme yatırımları talep ediyorlar. Tabii bunlar da maliyetli yatırımlar. Ancak bu önlemler alınınca da sigorta yapıyorlar. Burada sektörün menfaatine olan bir durum da söz konusu olabiliyor. Ancak şartların zorlaştığı doğru” diye konuştu.

Okumaya devam et

SİGORTA

Türkiye’nin sigortacılık istatistikleri açıklandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’de sigorta hizmetlerine olan eğilim ve bakış, başta ekonomi olmak üzere birçok farklı sebebe bağlı olarak değişkenlik göstermeye devam ediyor. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, Türkiye’nin sigortacılık ekosistemine ait güncel verileri ve yeni istatistikleri açıkladı. Generali Sigorta verilerine göre, Türkiye’de sigorta yaptıranların genel yaş ortalaması 46 olurken, %65 ile erkeklerin daha çok sigorta yaptırdığı istatistiklere yansıdı.

DASK poliçeleri ilk sırada yer alıyor

Generali Sigorta’nın paylaştığı verilere göre sigorta türleri içerisinde DASK poliçeleri en çok tercih edilen hizmetler arasında yer alıyor. DASK poliçeleri Türkiye genelinde %30 ile ilk sırada yer alırken en çok tercih edilen ikinci ürün %20 ile kasko oluyor. Üçüncü sırada ise %9 ile konut sigortaları yer alıyor.

Erkekler daha çok sigorta yaptırıyor

Türkiye sigorta haritası verilerine yansıyan bilgilere göre sigorta yaptıranlar arasında erkekler ilk sırada bulunuyor. Cinsiyet dağılımına bakıldığında %65 erkek ve %35 kadın müşterilerin olduğu görülüyor. Genel portföy ortalama müşteri yaşı ise 46 olarak öne çıkıyor. Yaş dağılımında ise %33.78 oranla 45-59, %28.56 oranla 30-44, %21.58 oranla 60-74 yaş grupları ilk üç sırayı paylaşıyor.

İstanbul açık ara önde

İller bazında bakıldığında ise İstanbul’un büyük farkla ön planda olduğu görülüyor. İstanbul bu alanda %40.40 ile ilk sırada yer alırken, Ankara %7.83 ile ikinci, İzmir %6.69 ile üçüncü, Bursa %5.54 ile dördüncü ve Antalya %4.34 ile beşinci sırayı paylaşıyor. Bu illeri ise sırasıyla Kocaeli, Mersin, Samsun, Sakarya ve Adana takip ediyor.

Bölgeler bazında hangi iller ön plana çıkıyor?

Bölgeler bazında incelendiğinde ise bazı illerin ön plana çıktığı görülüyor. Akdeniz Bölgesi’nde Antalya %40,34 ile ilk sırada yer alırken, Doğu Anadolu Bölgesi’nde Erzincan (%21,26), Ege Bölgesi’nde İzmir (%56,91), Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Gaziantep (%52,41), İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara (%66,66), Karadeniz Bölgesi’nde Samsun (%31,13), Marmara Bölgesi’nde ise İstanbul (%74,78) en çok sigorta yapılan iller olarak istatistiklere yansıyor.

Okumaya devam et

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.