Connect with us

GÜNDEM

Trump: Rusya’yı ‘faturayı’ ödemeyen NATO ülkelerine saldırmaya teşvik ederim

Yayınlanma:

|

Yurt dışı temaslar ve bir iki gün de dinlenme şansı yakaladığım geçen hafta siz değerli okurlarımızdan ayrı kaldık. Müsaadenizle geçen haftanın önemli gördüğüm satır başlarının üzerinden geçtikten sonra yeni haftaya konsantre olarak kolları yeniden sıvayayım.

Hisse senetleri cephesinden bakılırsa, piyasalar açısından oldukça iyimser bir haftanın geride kaldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Dünyada jeopolitik riskler ve siyasi gelişmeler yoğun olsa da, mali piyasaların son yıllarda olduğu üzere ‘umursamaz’ tavırlarını korumaya devam ettiklerini not etmek fayda var. Şöyle ki, ABD’de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi tarihinde ilk defa 5bin puan seviyesinin üzerinden kapanış yaparak haftayı tamamladı. Yılın daha ilk 5 haftasını geride bırakmışken, S&P500’de getiri %5,4 oldu! Olumlu şirket finansallarının ana belirleyici olduğunu not düşelim lâkin yükselişin devamına yönelik endişelerimizin de olduğunun altını çizmete fayda görüyorum.

Hisse senetleri sadece ABD’de değil, Türkiye’de de rekorlar kırdı. Hatırlanacağı üzere, yüzünü Batıya yeniden dönen Türkiye için portföylerde hisse senetlerinin ağırlığının artırılabileceğini ve 9,200 puan seviyesinin radar menzilinde olduğunu söylemiştik. BIST100 endeksi haftayı 9,045 seviyesinde kapatarak tüm zamanların zirvesine yükseldi!

Öte yandan, son dönemlerde, özellikle ABD cephesinde açıklanan güçlü makro ekonomik veriler sonrasında, faiz indirim beklentilerinin de yeniden şekillendiğini hatta erken faiz indirim beklentisinin de tamamen ortadan kalktığını not etmek gerekiyor. Hatırlanacağı üzere, piyasalar neredeyse FED’in öngördüğü faiz indiriminin iki katı kadar faiz indirimi beklerken, bu ‘uçurumun’ er ya da geç kapanacağının altını çizmiştik.

FED’in yılın ilk toplantısında sergilediği güçlü duruş, akabinde her ayın ilk Cuması olduğu üzere ABD’de açıklanan güçlü istihdam verisi ve sonrasında hizmet sektörü ISM endeksinin de tahminlerin üzerinde sonuçlanması sonrasında piyasalar FED’den bu yıl 4,5 kez faiz indirimi bekliyorlar. 4,5 kez ne demek? Bu sabah itibari ile vadeli piyasalarda beklenti 113 baz puan seviyesine geriledi. Yani FED 5 kez 25 baz puan indirirse 125 baz puan edecek. Bu beklentinin kısa bir süre önce 7 kez indirime kadar çıktığını hatırlayacaksınızdır! Kanaatimiz piyasalar ile FED’in 4 faiz indiriminde el sıkışacağı yönünde.

Elbette, ABD cephesinden gelen güçlü veriler sonrasında bizim de beklediğimiz dolar lehine güçlenme ‘hayat’ buldu. EURUSD paritesi 1,0760 ; GBPUSD paritesi ise 1,2593 seviyesindeki hedef seviyelerimizi test etti. Piyasaların gösterge niteliğinde takip ettiği 10 yıllık ABD devlet tahvilinin faizi %4,20 seviyesine doğru yürüyünce, faiz getirisi olmayan altının ons fiyatı yükselmekte yaşadığı zorluğu daha da yoğun bir şekilde hissetti. Bitcoin ise, ETF haberleri sonrasında beklenti alınır gerçekleşme satılır stratejisinin kurbanı olmuş, beklentimize paralel 48,500 seviyesinin test ettikten sonra 38bin seviyelerine kadar geri çekilmişti. Yaşanan ‘bocalama’ eğilimini geride bırakan Bitcoin, haftayı yeniden 48bin seviyesinin üzerinden tamamladı 🙂 Ne demiştik. Var bir hayalimiz…

Türkiye cephesinde ise TCMB’de yaşanan bayrak değişiminin ve yılın ilk Enflasyon Raporu’nun gündeme damga vurduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye’nin rasyonel zemine geri dönmesi ve TCMB Başkanı Karahan’ın da güven telkin etmesi sonrasında Türkiye Varlık Fonu ve Hazine’nin oldukça başarılı geçen dolar cinsi eurobond ihracına gelen ciddi talep bu tabloyu daha da pekiştirdi. USDTRY kuru bebek adımları ile yükselmeye devam ederken, CDS risk priminin ise 307 baz puan seviyesine hafifçe de olsa gerilediğini not edelim.

USDTRY kurunun sakin bir şekilde yükselmeye devam edeceğinin altının çizmek gerekiyor. Uzun bir süredir uygulanan irrasyonel para politikasının yarattığı tahribatı toparlamak ve enflasyonu dizginlemek adına kurun enflasyonun bir tık da olsa altında artması gerekiyor. Geçen hafta, Enflasyon Raporu sunumunda, TCMB Başkan Yardımcısı Akçay geçmiş dönemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu! Enflasyonla mücadele başarılı olunabilmesi için TL’nin reel anlamda değerlenmesi gerekiyor lâkin bunun da kısa vadede ihracat performansını olumsuz etkileyeceği aşikâr. Bu nedenle tek bir tedavi yöntemiyle tüm hastalığı tedavi etmek mümkün değil. Bu bağlamda enflasyon musibetinden kurtulmanın herkesin lehine olacağını düşünerek kısa vadede TL cephesine yaşanacak değerlenmeye (reel anlamda) göz yumulacağını düşünüyoruz.

USDTRY kuru için uçuk kaçık senaryolarımızın da olmadığının altını tekrar çizmek isterim. Sene sonu bilanço çalışma kurumuz psikolojik 40 seviyesinde olmaya devam ediyor. TCMB ekibinin kominikasyonundan, önümüzdeki haftalarda mevduat faiz oranlarının yeniden yükselişe geçeceğini anlıyoruz. Yılbaşı öncesi %50 seviyesini aşan mevduat faizlerinin gerilemesi para politikasının etkinliğini zayıflatırken, KKM cephesinde yaşanan çözülmenin de yeniden dövize yöneldiğini görüyoruz. Şöyle ki, 2 Şubat ile biten haftaya ilişkin TCMB ve BDDK verileri, döviz rezervleri yaklaşık 2,5 milyar dolar gerilediğini gösterirken, KKM hacmi 76 milyar TL azaldı. KKM dönüşlerinin dövize geçtiği yönünde düşüncemiz de böylelikle hayat buldu.

Yeni hafta başlangıcında, S&P500, BIST100 sonrası Asya piyasalarında da alıcılı bir seyir görüyoruz. MSCI Dünya Endeksi (1986 yılında başlatılan gelişmiş ülkelerdeki hisse senedi piyasalarının performansını ölçen, yaygın olarak tanınan bir ölçüt) tüm zamanların zirvesine yükseldi. Bu haftanın veri takvimi arasında en önemli gündem maddesinin ABD’de yarın açıklanacak olan Ocak ayı TÜFE enflasyonu olduğunu görüyoruz. Reuters anketine göre yıllık çekirdek enflasyonun %3,8 ile neredeyse son 3 yılın en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Enflasyonun gerilemeye devam etmesi, hâliyle FED’in de faiz indirim sürecinde elini rahatlatacaktır.

Haber başlıkları arasında ise, ABD’nin bir önceki dönem Başkanı Trump, yeniden başkan seçilmesi durumunda, NATO’ya karşı finansal yükümlülüklerini (savunma harcaması) yerine getirmeyen müttefik ülkelere Rusya’nın saldırması durumunda ‘onları’ korumayacağını hatta Rusya’nın saldırması için teşvik edeceğini de söyledi! Beyaz Saray, Trump’ın NATO müttefiklerinin olası bir Rus işgalinden korunmaması yönündeki yorumlarını “korkunç ve mantıksız” bularak reddettiğini de not edelim. Başkan Biden’ın hafızasında ciddi sorunlar olduğu hatta ne zaman Başkan olduğunu hatırlayamadığı yönünde kendisini sorgulayan Savcının açıklamalarını da birlikte düşününce, Trump faktörünün dünyayı (ABD’de üst mahkeme Trump’ın seçimlere girip giremeyeceğine karar verecek) nereye sürükleyebileceğini kestiremiyorum. Hele bir de Ukrayna, Gaza ve Kızıldenizde cereyan eden gelişmeler birlikte düşünülürse…

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bir milyar liralık forex vurgunu

Yayınlanma:

|

Yazan:

Adana merkezli 20 ilde sahte yatırım uygulamaları üzerinden 1 milyar TL haksız kazanç elde eden 146 şüpheli yakalandı.

Adana merkezli 20 ilde nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suçtan elde ddilen mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Sibergöz-23 operasyonlarında 146 şüpheli yakalandı.

300 milyon liralık malvarlığına el konuldu

Adana merkezli İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kırıkkale, Kocaeli, Kütahya, Ordu, Sivas ve Şırnak’taki operasyonlarda şüphelilerin; Meta Trader-4, Meta Trader-5 ve Vakıf Capital Yatırım isimli mobil uygulamalar ve sabit telefon numaraları üzerinden, vatandaşlarla “Forex Yatırım Vaadiyle Yüksek Kazanç” sağlamak teması üzerinden iletişime geçtikleri,sahte yatırım uygulamaları üzerinden gerçek olmayan kazançları gösterip, vatandaşlardan para talep ederek yaklaşık 1 milyar TL hesap hareketliliği bulunduğu ve haksız kazanç sağladıkları tespit edildi.

Operasyonlar sonucunda 2 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet pompalı av tüfeği, 35 adet Kripto varlık madenciliği cihazı, iki milyon 596 bin TL ve çok miktarda altın, döviz ile çok sayıda dijital materyale el konuldu.

T24

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Ziraat Bankası Bankacılık Okulu yeni eğitim dönemine başladı

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar: “27 dönemde 3 bin 60 bankacıyı yetiştiren okulumuz, kapılarını bu yıl da 165 genç arkadaşımıza açtı” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, 27 dönemde 3 bin 60 bankacının Ziraat Bankası Bankacılık Okulu’ndan mezun olduğunu ve bu yıl 165 kişinin eğitim alacağını bildirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Ziraat Bankası Bankacılık Okulu yeni eğitim dönemi açılışı, Ziraat Bankası’nın Ankara Ulus’ta bulunan Tarihi Genel Müdürlük Binası’nda Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Çakar, bankacılık okulunun finans eğitimi noktasında ulusal ve uluslararası alanda tanınan ve tercih edilen bir eğitim markası olma vizyonuyla kurulduğunu kaydetti.

27 dönemde 3 bin 60 bankacının yetiştiğine dikkati çeken Çakar, 2024 döneminde 165 kişinin eğitim göreceğini ifade etti.

Ankara Üniversitesi Rektörü Ünüvar ise yetişmiş insan gücünün önemine vurgu yaparak ‘Biz burada yetişen arkadaşlarımızın milletimize ve devletimize ister kamuda olsun ister sektörün farklı alanlarında olsun hizmet edeceğine inanıyoruz.’ dedi.

Açıklamada aktarılanlara göre, Ziraat Bankası Bankacılık Okulu’ndan bugüne kadar ulusal ve uluslararası arenada birçok başarılı bankacı ve ekonomist mezun oldu.

Titiz bir çalışma neticesinde adaylar, sektördeki gelişmelerle her yıl yenilenen müfredat doğrultusunda eğitim görüyor.

Sağlanan eğitim programında, Mesleki Eğitimler, Koçluk, Pekiştirme ve İşbaşında Eğitim Uygulamaları yer alıyor. Okuldan mezun olan öğrenciler, Ankara Üniversitesi ile yapılan işbirliği kapsamında yüksek lisans diplomasına da sahip oluyor.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Prof. Dr. BORATAV: Arjantin’de Neo-faşizm: Javier Milei

Askerî faşizmin mirasını ilkel/kaba neoliberalizmle kaynaştırmaya çalışıyor. Bu neo-faşist sentezin Arjantin’de tutması güç görünüyor.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Arjantin’de Kasım 2023 seçimlerinde sol-Peronist iktidar değişti. Önem taşıyor; gözden geçirelim.

Başka özellikleri bir yana, Arjantin dış borç krizleri ile ün yapmış bir ülkedir. Türkiye ile de benzerlikleri çoktur. İki ülkeye de neoliberalizmi 1980’li yıllarda askerî rejimler getirmişti. İktidarlar sivilleştikten sonra neoliberalizmin krizleri ile tanıştılar. Bu yüzyılın başındaki sert bunalımlar Arjantin’e 15 yıllık sol-Peronist, Türkiye’ye bugünkü İslamcı iktidarları getirdi.

2024’e geldiğimizde Arjantin ve Türkiye enflasyonla cebelleşmektedir. İki ülkenin ekonomik büyüklüğü başa baş; Arjantin nüfusu Türkiye’nin yarısıdır. Birlikte “kırılgan yükselen ekonomiler” arasında yer almaktayız.

Javier Milei: Neo-faşist bir siyasetçi

Haber kanallarında “tuhaf” davranışları ile dikkatimizi çeken Javier Milei Kasım 2023 seçimini kazandı, Arjantin cumhurbaşkanı oldu.

Milei, TV programlarında renkli, kavgacı bir iktisatçı olarak ün yapmaktaydı. Siyasete 2021’de katıldı. Söylemine, programına bakarsak Latin Amerika’da seçimle iktidara gelen neo-faşist liderlerden biri olacaktır. Peru’dan Fujimori’yi, Brezilya’dan Bolsonaro’yu andırıyor. Siyasal platformunda “anti-komünizm” bayraktarlığı öne çıkıyor. Arjantin’in kanlı askerî darbe dönemlerini yüceltiyor.

Milei, seçim kampanyasında “uçuk-kaçık” ekonomik sloganlara ağırlık verdi. Devlet müdahaleleri ile beslenen “klanlara” saldırdı. Gerçekte ise ayrıcalıklı sermaye çevrelerini değil, güçlü sendikaların sağladığı yüksek ücretleri, enflasyona karşı Peronist yardımlardan yararlananları hedeflemektedir: “Sosyal adalet nedir? Bir kişinin emek ürününü alıp bir başkasına vermektir; yani hırsızlıktır. İncil’deki On Emir’e aykırıdır” (Mark Weisbrot, CEPR, 17 Kasım 2023 ).

İktisat programı, neoliberalizmin ödünsüz, özgün sağ ucunda yer almaktadır. Neoliberallerin anti-komünizm saplantısının kaynağında Hayek’in Kölelik Yolu kitabı yer alır. 1944 tarihli kitap, özünde, “kolektivist” (Sovyet-tipi) planlamaya karşı bir polemiktir. Takipçileri o tezleri 1980’li yılların dünyasına taşıdı.

Anti-komünizm ile özgün neoliberalizmin bileşkesi, çevre ülkelerinde önce Şili’de, sonra Arjantin’de askerî rejimler içinde uygulandı. Türkiye de fazla gecikmedi; bu bileşkeyi 12 Eylül rejiminde yaşadı. Ekonomik söylemini de Turgut Özal’dan dinledik. O tarihte “özel sektör” yerine “hür teşebbüs” diyen Özal’cı çevreler Hayek’in fanatizmini de yansıtmaktaydı.

2000 sonrasında IMF ve DB, kaba neoliberalizmi yoksulluk gündemi ile “sulandırdı”. Milei, Arjantin’de “aslına dönmek” taraftarıdır.

‘Uçuk-kaçık sloganlar’ ile kazanılan seçim…

Ekim 2023 başkanlık seçiminde, Peronist hükümetin ekonomi bakanı Sergio Massa yüzde 37, Milei yüzde 30’luk oyla ikinci tura kaldılar.

Seçim kampanyasında Milei yukarıda değindiğim uçuk-kaçık ekonomik sloganları bir testere ile kürsüye çıkarak tekrarlıyor; bakanlıkların yarısını kapatacağını, “devlet müdahalelerini sıfırlayacağını” ilan ediyordu.

Bu önlemlere iddialı bir ekonomik program da eklemekteydi: Merkez Bankası kapatılacak; peso yerine ABD doları resmî para olacaktır.

1990’lı yıllarda Arjantin, IMF gözetiminde 1 dolar = 1 peso kuruna dayanan ve Merkez Bankası’nı bir Para Kurulu’na dönüştüren bir istikrar programı uygulamıştı. “Yarı-dolarlaşma” programı 2001’de iflas etti; bir yılda dört başkanı eskitti; ağır bir dış borç krizi ve on beş yıllık Peronist iktidarlar dönemi ile sonuçlandı. Milei, bu programı, “tamamen dolarlaşma” biçiminde hortlatmayı önerdi.

Ham petrol ihracatçısı Ekvador’da bir benzeri uygulanmaktadır. Öneri ciddiye alındı. Uluslararası iktisat çevrelerinden 100’ü aşkın imzalı bir bildiri, programın risklerine dikkat çekti (Guardian, 8 Kasım 2023).

Önceki Arjantin programının 20 yıl önceki ağır sonuçları toplumsal bellekte yer alıyor mu? Bugünkü seçmen tabanında nasıl algılanmaktadır? Milei bu sorular üzerinden bir kumar oynadı. Rakibi Massa ise, sosyal yardımlar ve fiyat denetimleri sayesinde enflasyona karşı bir güvence kalkanı sağlamaktaydı; buna güvendi.

Başkanlık seçiminin Kasım’daki ikinci turu sürprizle sonuçlandı. Milei’nin kumarı tuttu; aleyhindeki yedi puanlık fark kapandı; fazlası da sağlandı: 8 puan oy fazlasıyla başkan seçildi.

Şok tedavisi ve sonrası

Milei’nin ekonomi programının uygulanması, bir şok tedavisi ile başladı.

Yeni cumhurbaşkanı, enerji ve toplu taşıma (otobüs, metro) ulaşımında uygulanan Hazine sübvansiyonlarını derhal kaldırdı. Arjantin peso’sunun yüzde 50 oranında devalüasyonunu kararlaştırıldı. Tüm kamu altyapı ihalelerinin durdurulduğu ilan edildi.

Bu kararlara yeni bir güvenlik protokolü refakat etti. Enflasyonu besleyen ilk önlemlere tepkiler öngörüldüğü için… Kentlerdeki toplu yürüyüşlerde trafik engellenmesi, barikatlar yasaklanacak; para cezası uygulanacaktır. Protokol, Genel İşçi Konfederasyonu’nun ilan ettiği genel grevin sokaklara taşmasını engelleyemedi.

20 Aralık tarihli bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ise, iç piyasalarda bir dizi “serbestleştirme” ve şirket teşvikleri içeriyordu: Yabancılara gayri menkul satışı serbestleşmektedir. Kira sınırlamaları ve kayıt-dışı istihdama uygulanan yaptırımlar kaldırılmaktadır. Grev uygulamaları sınırlanmakta; sendika aidatı toplanmasında işveren yükümlülükleri tırpanlanmaktadır. Bazıları “yasal düzenleme gerekli olduğu” için mahkemelerce engellendi.

Kararname, kamu işletmelerini anonim şirketlere dönüştürülmesini öngörüyor; Arjantin Havayolları’nın öncelikle özelleştirmesini hedefliyor. Temel tüketim ürünlerinde fiyat artışlarını frenlemek için süpermarketlere, şirketlere uygulanan denetimlere son veriliyor.

21 Aralık’ta “Arjantin ekonomisinin yeniden yapılandırması” başlıklı Torba Kanun taslağı parlamentoya sunuldu. Milei’nin beş yıllık programının çerçevesini içermektedir.

Ayrıntılara değinemem. Emeklilik aylıklarında otomatik artışların önlenmesi dikkatimi çekti. “Enflasyon farkı ödemelerini kaldıran” bu düzenlemeye Mehmet Şimşek’in de taraftar olduğunu hatırlattığı için… Torba Kanun taslağındaki en önemli madde, Cumhurbaşkanı’na vergileme, emeklilik, enerji, güvenlik gibi alanlarda 2027’ye kadar geniş (kanun hükmünde) yetkiler vermektedir (Telesur, 21 Aralık 2023).

Umulan sonuç çıkmadı. Milei’nin partisi LLA, 257 üyeli parlamentoda 38 temsilci ile açık-ara azınlıktadır. Meclis Komisyonu taslağı görüştü; Genel Kurul’a aktardı. Taslağın görüşülmesi 109 muhalife karşı 144 oyla kabul edildi. Maddelerin görüşülmesine geçildiğinde sağcı partilerle sağlanan anlaşma uygulanmadı. Önemli değişiklikler yapılmaya başlandı. Milei “ihanete uğradığı” iddiasıyla Torba Kanun taslağını tümüyle parlamentodan çekti (Financial Times, 7 Şubat 2024).

Yeni bir uzlaşma uzaktadır. Milei, parlamento engellediği takdirde bağlayıcı olmayan bir referandum ile “muhalifleri halka şikâyet edeceğini” açıklamıştı (Buenos Aires Herald, 9 Ocak 2024). Etkili olacağı şüphelidir.

‘Tam dolarlaşma’ erteleniyor…

Seçim kampanyası başlarken Milei, ekonomiyi tamamen dolarlaştırma tasarımını ciddiye aldığını gösteren işaretler vermişti. 1990’lı yıllardaki yarı-dolarlaşma programının mimarı olan Domingo Cavallo, ekonomi takımına danışman olarak girmişti. Bu konuda ciddi çalışmaları olan Emilio Ocampo da Merkez Bankası’nın bir sonraki başkanı olarak tanıtılmıştı.

Bu konuda bir önceki neoliberal başkan Macri’nin devreye girdiği anlaşılıyor. Kampanya sırasında Milei ile görüşerek ekonomi programındaki “sivri öğeleri yumuşatma” uyarısında bulunduğu açıklanıyor (J.C. Ferre, NACLA, 24 Ocak).

Başkanlığı kesinleştikten sonra Milei de dolarlaşma tasarımını erteleme işaretleri verdi: “Arjantin ekonomisinin dolarlaşması uzun bir sürecin son aşamasıdır; bu yıl tamamlanması beklenemez” (Bloomberg, 6.2.2024).

Milei hükümeti kurarken dolarlaşma taraftarı Ocampo’ya merkez bankası başkanlığını önermiş; ama “acele etmeye gerek yok” diye de uyararak… Ocampo’nun da “ben merkez bankasını kapatmak için başkanlığı üstlenecektim; yönetmek için değil…” tepkisiyle görevi kabul etmediğini öğreniyoruz (Peter Koenig, Global Research, 3 Aralık 2023).

***

Javier Milei, enflasyon ortamında siyaset sahnesine hem uçuk-kaçık sloganlarla, hem de iddialı bir ekonomik programla çıkarak başkan seçildi. Askerî faşizmin mirasını ilkel/kaba neoliberalizmle kaynaştırmaya çalışıyor. Bu neo-faşist sentezin Arjantin’de tutması güç görünüyor.

İzlenmesi gerekiyor…

Prof. Dr. Korkut BORATAV. sol.org.tr

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.