BANKA HABERLERİ
Bankalara 106 milyar liralık fren
Bankalar bugün itibariyle 2 bin 400 adet masraf ve komisyondan sadece 50’sine para alabilecek. Geçen yıl 106 milyar lirayı vatandaşın cebinden alan bankalara getirilen sınırlama bugün başladı. Yeni düzenleme vatandaşa ne kazandıracak bankaya ne kaybettirecek?
Yayınlanma:
7 yıl önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
Bankacılıkta haksız Ücret ve Komisyonculuk dönemini TCMB’de kapadı – 2
Bankalar 2019 sonunda 106,4 milyar TL Faiz dışı ücret ve komisyon geliri elde etti.
Bunun 16 milyar TL’lık kısmı Kredilerden faiz dışında elde edildi. 16 milyar TL’lık kısmın 7,8 milyar TL’lık bölümü faizlere ek “Nakit kredilerden” alınan ücret ve komisyon.
Bankalar, “Bankacılık Hizmet Gelirlerine” 49,6 milyar TL gelir yazdılar. Üzerine 34,2 milyar TL’lık Ücret ve Komisyon geliri yazacak yer bulamadıkları için “Diğer Faiz Dışı gelir” diye gösterdiler. Tekrar yazıyorum tamı tamına 106,4 milyar TL’lık ücret komisyon gelirinin 34,2 milyar TL’lık kısmını “Diğer” diye geçiştirmişler.
Ölçü yıllardır o kadar kaçtı ki en sonunda bu alanda Kamu otoritesi olan Rekabet Kurulu Sigorta uygulamalarından bazı bankalara maddi para cezaları kesmek zorunda kaldı. Bir bankanın 2 hafta sigorta acenteliğini askıya aldı. Bazı bankalardaki soruşturması devam ediyor. BDDK ve TCMB dayanamadı Ücret ve Komisyonları disipline etmek için tarifeler yayınlamak zorunda kaldı.
T.C. Resmi Gazete’de 10.02.2020 tarihinde yayınlanan ve 01 Mart 2020 tarihinde yürürlüğe girecek olan Bankaların Ücret ve Komisyon oranları temel çerçevesini oluşturan BDDK Yönetmelik ve TCMB Tebliğleri ile ilgili bir önceki yazımızda BDDK’nın yapmış olduğu değişiklileri özetlenmişti. Bu yazımızda da ağırlıklı Ticari Müşterilerin Banka çalışmalarını içeren yeni ana çerçeveyi belirleyen TCMB’nin tebliği ile hayatımızda neler değişecek bakmaya devam edelim.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca yayınlanan :
“BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI: 2020/4)” gereği düzenlemeler :
Bu Tebliğin amacı, bankaların ticari müşterileri ile gerçekleştireceği işlemlerde öngörülebilirliğin ve şeffaflığın artırılması, kavram ve terim birliğinin sağlanması ve aşırı ücretlendirmenin önlenmesi için, sunulan ürün veya hizmetler karşılığı alınabilecek ücretlerin tür ve nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını ve bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Bilgilendirme ve Ücretlendirmeye İlişkin Esaslar
1- Ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin azami tarife ve diğer güncel bilgiler internet sitelerinde; açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir bir şekilde bankalarca ilan edilir. İlan edilen bilgilerde değişiklik olması hâlinde değişikliğin yapıldığı tarihe de yer verilerek internet sitesi güncellenir.
2- Ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin azami tarifelerde değişiklik olması hâlinde, söz konusu değişiklikler uygulamaya konulmadan önce Merkez Bankasınca belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkez Bankasına bildirilir. Bildirilen azami tarifelerin üzerinde herhangi bir ücret tahsil edilemez.
3- Ticari müşterilere sunulacak ürün ve hizmetlere ilişkin sözleşmeler kapsamında her bir ürün veya hizmetin asgari olarak adı ve tanımı, vadesi ya da süresi, tahsil edilecek ücret kalemleri ve tarifesi ile bunların tahsil yöntemi ve geçerli olduğu süre hususlarını içerecek şekilde bilgilendirme formu hazırlanmak zorundadır. Bilgilendirme formu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Sözleşmenin yazılı olarak kurulması halinde bu formun taraflarca imzalanmış bir nüshasının ticari müşteriye verilmesi gerekmektedir. Kalıcı veri saklayıcısı ve kayıt altına alınan telefon aracılığıyla kurulan sözleşmelerde, ticari müşteri kullanılan araca uygun şekilde bilgilendirilir. İspat yükü bankalara aittir. Sözleşmede ücreti belirlenmiş olan ürün ve hizmetler haricinde bir ürün veya hizmetin banka tarafından ücret karşılığı verilebilmesi için ticari müşteriye bu işleme ilişkin bilgilendirme yapılması ve ticari müşteriden kalıcı veri saklayıcısı veya kayıt altına alınan telefon kullanılarak onay alınması şarttır.
4- Gerçekleştirilen işlemlerde ücret bilgisine işlem fişi üzerinde açıkça yer verilmesi zorunludur. İşlem anında verilecek işlem fişi, sözleşme ve bilgilendirmeye ilişkin diğer evrak ayrıca ücretlendirilemez ancak, üçüncü kişilere ödenen tutarlar tahsil edilebilir.
5- Bankalar ticari müşterilerin onayını almaksızın yaptığı bildirimlerden ücret alamaz. Ticari müşterinin onayı alınarak yapılan bildirimler için alınacak ücret, üçüncü kişilere ödenen tutarı aşamaz. İlgili mevzuat gereği belirli bir şekilde yapılması zorunlu olan bildirim ve işlemlerden maliyetleri kadar ücret alınabilir.
6- Ticari müşterinin vazgeçtiği durumlar hariç herhangi bir sebeple ürün veya hizmetin sunulamaması halinde bankaca üçüncü kişilere ödenen tutarlar ile ürün veya hizmet banka bünyesinden sağlanmış ise o ana kadar yapılan işlemlerle orantılı olacak şekilde makul bir ücret dışında başkaca bir ücret alınamaz, alınmış olan ücretler iade edilir.
7- Birden fazla ürün veya hizmetin bir arada sunulmasına imkân veren paketler için alınabilecek ücretler, paket içindeki ürün veya hizmetlerin ayrı ayrı sunulması hâlinde alınabilecek ilan edilmiş olan azami ücretlerin toplamını aşamaz.
8- Bankalar uyguladıkları ücretlerde artış yapabilmek için ticari müşteriye en az iki iş günü öncesinden yazılı olarak, kalıcı veri saklayıcısı yoluyla veya kayıt altına alınan telefon aracılığıyla bildirimde bulunmak zorundadır. Artırım geçmiş döneme uygulanmaz.
Ticari kredilere ilişkin ücretler
Ticari krediler kategorisi altında, ticari müşterilere nakdi ve dış ticaret işlemleri kapsamı dışındaki gayri nakdi kredi kullandırımlarında, kredi ilişkisinin kuruluşundan söz konusu kredinin kapatılmasına kadar geçen süre boyunca bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.
Kredi tahsis ve kredi kullandırım
1- Bankalar kredi tahsis ve kredi kullandırım süreçlerini iki ayrı alt kalem olarak sınıflandırır. Kredi tahsis ücretleri tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini, kredi kullandırım ücretleri ise kullandırılan kredinin yüzde birini geçemez. Kredi kullandırım ücreti sadece nakdi kredilerden peşin ya da dönemsel olarak alınabilir. Kullandırım ücretinin peşin alınması durumunda ayrıca dönemsel kullandırım ücreti alınamaz. Rotatif krediler için kullandırım ücreti yalnızca dönemsel olarak alınabilir ve ilgili üç aylık dönemin ortalama kredi kullandırım bakiyesinin on binde yirmi beşini geçemez. Dönemsel alınan kullandırım ücretinin üç aydan kısa süreli dönemler için tahsil edilmesi durumunda azami oran, on binde yirmi beş oranının ilgili dönemin üç aylık döneme oranlanmasıyla hesaplanır.
2- Tahsis edilen toplam kredi limiti değişmediği veya limit güncelleme talebi ticari müşteriden gelmediği müddetçe aynı takvim yılı içinde birden fazla kredi tahsis ücreti alınamaz. Limitin güncellenerek artırıldığı durumlarda ilave limitin üzerinden yeni bir kredi tahsis ücreti alınabilir.
3- Bir yıldan kısa süreli limit tahsislerinde kredi tahsis azami ücret sınırı, limit tahsis süresinin ay sayısı dikkate alınarak ve oransal düşülerek uygulanır.
Teminatlandırma
Kredinin tahsisinden kapatılmasına kadar geçen süre içinde yapılacak taşınır ve taşınmazlara ilişkin rehin ve ipotek tesisleri ile ekspertiz işlemlerinden alınabilecek ücret, bankalar tarafından üçüncü kişilere ödenen tutarı, hizmetin banka bünyesinde sunulması halinde ise hizmetin makul bedelini geçemez.
Kapama
1- Kredinin bir ya da birden fazla taksit ödemesinin vadesinden önce yapılması veya kredi borcunun tamamının erken ödenmesi durumunda, banka ticari müşteriden erken ödeme ücreti talep edebilir.
2- Ticari müşterinin vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunduğu veya kredi borcunun tamamını erken ödediği hâllerde, banka erken ödenen miktara göre tahakkuk etmeyen tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirimleri yapmakla yükümlüdür.
3- Ticari müşterinin kredinin tamamı için erken ödeme talebinde bulunması halinde bankalar bu talebi kabul etmek zorundadır. Ticari müşterilerden alınabilecek erken ödeme ücreti, gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve ticari müşteriler tarafından bankaya erken ödenen tutarın, kalan vadesi yirmi dört ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, kalan vadesi yirmi dört ayı aşan kredilerde ise yüzde ikisini geçemez. Faiz oranının değişken olarak belirlenmesi hâlinde bu müşterilerden erken ödeme ücreti talep edilemez.
Dış ticarete ilişkin ücretler
1- Dış ticaret kategorisi altında, ticari müşterilere ihracat ve ithalat işlemleri kapsamında sunulan gayri nakdi krediler ile diğer tüm ürün ve hizmetler karşılığında bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.
Nakit yönetimine ilişkin ücretler
1- Nakit yönetimi kategorisi altında, ticari müşterilerin nakit pozisyonlarını kontrol ve takip etmelerine imkân tanıyan hesap hizmetleri, nakit yatırma ve çekimi, para transferleri gibi hizmetler ile nakit akımlarını yönetmelerine yardımcı olan ve kredilendirmeyi de içerebilen ödeme ve tahsilata ilişkin ürün ve hizmetler karşılığında bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.
Mevduat ve katılım fonu
1- Ticari müşterilerin açtıkları mevduat ve katılım fonu hesaplarının açılış işlemlerinde katlanılan operasyonel süreçler ve hesapların işletimi, hesapların işletime hazır bulundurulması, saklama hizmeti verilmesi ve bilgi işlem sistemi yatırımları kapsamında ücret alınamaz.
2- Şube kanalı ile saat 15.30 sonrasında gerçekleştirilen para yatırma işlemleri haricinde, bir ticari müşterinin mevduat ve katılım fonu hesabına kendisi ya da üçüncü bir kişi tarafından para yatırma işlemlerinden para yatırma adı altında ücret alınamaz.
3- Ticari müşterinin, hesabının bulunduğu bankaya ait ATM’lerden kendi hesabı için kartla ya da kartsız limit/borç/bakiye sorgulama ve banka ile arasındaki sözleşmede belirlenen limitler dâhilinde para çekme işlemlerinden ücret alınamaz.
4- Bankanın kendi bünyesi dışındaki yöntem ve araçlar kullanılarak gerçekleştirilen işlemlerden alınabilecek ücret, diğer kuruluşa işlem karşılığı ödenen tutarın yüzde on beş fazlasını geçemez.
Para ve kıymetli maden transferleri
1- EFT işlemlerinden alınabilecek ücret, işlem tutarının 1.000 TL ve altında olması halinde mobil bankacılık uygulamaları ve internet bankacılığı aracılığıyla yapılan işlemler ile düzenli ödemelerde 1 TL’yi, ATM’den yapılan işlemlerde 2 TL’yi, diğer kanallar ile yapılan işlemlerde ise 5 TL’yi geçemez. İşlem tutarının 1.000 TL ile 50.000 TL arasında olması halinde bu sınırlar sırasıyla 2 TL, 5 TL ve 10 TL olarak, işlem tutarının 50.000 TL üzerinde olması halinde bu sınırlar sırasıyla 25 TL, 50 TL ve 100 TL olarak uygulanır.
2- Merkez Bankası Ödeme Sistemlerinin resmi kapanış saatinden en erken 90 dakika önce olmak kaydıyla, banka ile ticari müşteri arasındaki sözleşmede geç işlemler olarak belirlenen EFT işlemlerinde, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen azami ücretler yüzde elli artırımlı olarak uygulanır.
3- Havale işlemlerinde uygulanacak azami ücretler, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen ayrımlara tabi olarak ilgili ücretlerin yarısı oranında uygulanır.
4- Kıymetli maden transfer işlemlerinden alınacak ücret, transfer sistemini işleten kuruluş tarafından işlem başına belirlenen transfer ücretinin yüzde on beş fazlasını aşamaz.
5- Para transferi ve kıymetli maden transferi işlemlerinde, müşterinin hatası nedeniyle para iadesi gereken durumlarda, üçüncü kişilere ödenen tutarlar dışında müşteriden herhangi bir ücret alınamaz.
Kiralık kasa
1- Ticari müşteri ile banka arasında düzenlenen sözleşme ile belirlenen hizmetler karşılığında kiralık kasa ücreti alınabilir.
2- Kiralık kasa ziyaretine ilişkin herhangi bir ücret alınamaz.
3- Kiralık kasa depozito bedeli, kiralanan kasanın bir yıllık kira bedelini aşamaz. Kiralık kasa hizmetinin sona ermesi hâlinde kiralık kasaya ilişkin ticari müşteri tarafından gerçekleştirilen bir hasar, ödenmeyen kira bedelleri ve kiralık kasa sözleşmesinden doğan diğer borçlar depozito ücretinden düşülerek kalan tutar iade edilir.
Aracılık hizmetleri
1- Üçüncü kişilerin fatura ve benzeri tahsilatlarına aracılık işlemlerinde ödeme yapan ticari müşteriden ücret talep edilemez. Bankalar, bu tür işlemlerde tahsilatlarına aracılık yapılan taraftan ücret talep edebilir.
Belge ve bilgilendirme ilişkin ücretler
1- Ticari müşterilerce sözleşme, işlem fişi ve benzeri belgelerin bir örneğinin talep edilmesi hâlinde, ilgili belgenin düzenlenme tarihinden sonraki ilk yıl için yalnızca üçüncü kişilere ödenmek durumunda kalınan tutarlar alınabilir. İlgili belgenin düzenlenme tarihinden itibaren bir yılın üzerinde sürenin geçmesi hâlinde, ticari müşteriye bilgi verilmek suretiyle, yapılan işlemle orantılı olacak şekilde makul bir ücret alınabilir.
2- Ticari müşterinin basılı ekstre taleplerinden bu maddenin birinci fıkrasındaki sürelerle bağlı kalınmaksızın sayfa başına azami 2 TL ücret alınabilir.
Üye işyeri ücretleri
1- Taksitsiz mal ve hizmet alımlarında, işlem tutarının üye işyerinin serbest kullanımına ertesi gün aktarılması halinde, uygulanacak üye işyeri ücreti aylık referans oranın 0,45 puan artırılmış halini geçemez. Azami üye işyeri ücreti, referans oranın ilan tarihini takip eden ayın ilk gününden itibaren güncellenerek uygulanır.
2- Yurt dışında ihraç edilmiş kartların kullanıldığı işlemlerde, işlem tutarının üye işyerinin serbest kullanımına ertesi gün aktarılması halinde, uygulanacak azami üye işyeri ücreti yüzde 1,60’ı geçemez.
3- Taksitli mal ve hizmet alımlarında azami üye işyeri ücreti, taksitsiz işlemlerde geçerli olan azami üye işyeri ücretine her bir taksit için bu ücretin en fazla yüzde ellisi ilave edilerek uygulanır.
4- Bankalar ile üye işyerleri arasında yapılan özel anlaşmalar çerçevesinde tarım sektörü gibi hedeflenmiş müşteri kitlesi için tasarlanmış kartları kabul etmek suretiyle ödeme sürelerinin ertelendiği kart uygulamalarında, kart hamilinin ödemelerinin faizsiz ötelendiği süreler ay olarak belirlenir ve üye işyerinden talep edilebilecek azami üye işyeri ücreti hesabında çarpan olarak dikkate alınır. Azami üye işyeri ücreti, ay sayısı ile taksitsiz işlemler için geçerli olan azami ücret çarpılarak hesaplanır.
5- İşlem tutarının üye işyerinin serbest kullanımına ertesi gün aktarılmaması halinde, söz konusu azami üye işyeri ücreti, işlem tarihinin ertesi günü ile işlem tutarının üye işyerinin serbest kullanımına geçmesi arasında kalan gün sayısı dikkate alınarak düşürülür. Taksitsiz işlemlerde işlem tutarının üye işyeri serbest kullanımına geçeceği süre işlem tarihinin ertesi gününden itibaren kırk günü aşamaz.
6- İşlem tutarının, taraflarca belirlenen tarihten önce üye işyerinin talebi doğrultusunda serbest kullanımına aktarılması halinde, üye işyerinden alınabilecek azami bloke çözüm ücreti, anlaşmaya göre blokede tesis edilmesi gereken kalan gün sayısının azami bloke gün sayısına oranı ile azami üye işyeri ücretinin çarpılması sonucunda hesaplanan oranı aşamaz.
7- Üye işyerinin onayı ile kart sahibine aktarılmak üzere alınan ücretler haricinde üye işyerinden, üye işyeri ücreti dışında mal ve hizmet tutarı üzerinden başkaca bir ücret alınamaz.
Ticari kart ile yapılan işlemler
1- Ticari kredi kartlarından limit aşım ücreti alınamaz.
2- Nakit avans tutarı, ticari müşterinin ticari kredi kartına tahsis edilen limitin yüzde onunu aşamaz. Nakit avans kullanılması durumunda tahsil edilen ücret, nakit avans tutarının yüzde birini geçemez.
3- Ticari kredi kartlarında ekstre erteleme, taksitlendirme, son ödeme tarihi uzatma ve benzeri hizmetlerden ücret tahsil edilemez.
4- Bankalar, yıllık üyelik ücreti ve benzeri ad altında ücret tahsil etmedikleri bir ticari kredi kartı türü sunmak zorundadır. Ücretsiz ticari kredi kartı başvurularının bankalarca reddedilmesi hâlinde, bu başvuruya istinaden yıllık üyelik ücreti olan ticari kredi kartı verilemez. Bankalar, yıllık üyelik ücreti bulunmayan ticari kredi kartı limitini belirlerken, yıllık üyelik ücreti bulunan ticari kredi kartı değerlendirme kriterlerini aynen uygulamakla yükümlüdür. Ticari banka kartları ile sanal kredi kartlarından yıllık üyelik ücreti alınamaz.
5- Asıl ticari karta bağlı olarak sunulan her bir ek kredi kartının yıllık üyelik ücreti, asıl ticari kartın yıllık üyelik ücretinin yüzde ellisini geçemez.
01 Mart 202 tarihi ciddi anlamda ücret ve komisyonlarda milat olacağı kesin. Yıllardır yazdığımız ve itirazlarda bulunduğumuz konularda da haklılığımız ortaya çıkmış oldu ve yeni düzenlemeler başta Esnaf olmak üzere Ticari işletmeleri olumlu anlamda katkı sağlamak üzerine kurulu. Bankaların kanun boşluğundan yararlanarak aldıkları fütursuzca ücret ve komisyonlarda disipline edilmiş oldu. Geç kalınmakla birlikte ilerisi için de bankalara mesaj net oldu : Vermediğiniz hizmetin karşılığını almayın, müşteri bilgisi ve onayı dışında hesabına dokunmayın, etik bankacılık ilkelerine bağlı kalarak “Temiz Bankacılık” yapın. Daha çok çalışın, “ürün odaklı” değil “hizmet odaklı” çalışarak firmaların sizi daha çok tercih etmesini sağlayıp sürümden kazanın. “Karlar düşecek” diye ortalığı ayağa kaldırıyor, yok “şube kapanacak, personel çıkarılacak” diyorsunuz ya zaten yeni stratejinizin bu olduğunu bilmeyen mi var. Bin şube diye yola çıkanların elinde 600-700 şube kaldı, beceriksizliğinize kılıf aramayı kesin de 01 Martta tezi yok sıkı çalışmaya başlatın. Ha tasarruf mu sahaya hiç faydası olmayan, şimdiden çözüm yerine mazeret üretmeye başlayan GMY sayılarınızı düşürmekten başlayabilirsiniz.
Hayırlı olsun!
Erol TAŞDELEN
Ekonomist, Siyaset Bilimci
[email protected]
İlginizi Çekebilir
-
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ 2026 İLK YARI PERFORMANSLARI
-
Reeskont Kredisi mi, Teminat Yükü mü?
-
SASA POLYESTER: SAVAŞIN GÖLGESİNDE STRATEJİK ANALİZ
-
Yüksek Faiz – Kredi Daralması – Kur Kısıtı: Sanayici Kıskacı
-
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YKB 2024 SON ÇEYREĞİNE NASIL GİRDİ
-
Erol TAŞDELEN yazdı: BANKA DOLANDIRICILIĞINDA GÜVENLİK AÇIĞI BÜYÜK, MAĞDURLAR ÇARESİZ
BANKA HABERLERİ
İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem
İhracatçıya reeskont kredisi desteğinde yeni dönem: BSMV istisnası genişletildi
Yayınlanma:
1 gün önce|
05/09/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kısa ve uzun vadeli reeskont kredilerinin tamamı BSMV istisnası kapsamına alındı. Finansman maliyeti yüzde 23,95 olan reeskont kredilerinde vergi yükünün kaldırılması, ihracatçıların kredi maliyetini aşağı çekecek. Günlük kredi limiti de 5 milyar TL’ye yükseltilmiş durumda.
İhracatçıların uzun süredir beklediği finansman maliyetini azaltacak önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi. 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ticari bankalar tarafından kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde uygulanan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istisnasının kapsamı genişletildi.
Düzenlemeyle daha önce kısa vadeli reeskont kredileri açısından uygulanan istisna, uzun vadeli reeskont kredilerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece TCMB kaynaklı reeskont kredilerinin tamamında ihracatçı açısından önemli bir maliyet kalemi ortadan kaldırılmış oldu.
Ticaret Bakanlığı da düzenlemenin amacını, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve finansman maliyetlerini düşürmek olarak açıkladı.
Reeskont kredisinde maliyet yüzde 23,95
Düzenlemenin önemini anlamak için reeskont kredilerindeki son değişikliklere bakmak gerekiyor.
TCMB ile Ticaret Bakanlığı’nın ihracat finansmanına yönelik çalışmaları kapsamında reeskont kredilerinde son dönemde önemli iyileştirmeler yapıldı. Reeskont kredilerinin finansman maliyeti yüzde 23,95’e indirildi.
Bunun yanında;
- Daha önce 300 milyon TL olan günlük reeskont kredi limiti 5 milyar TL’ye çıkarıldı.
- Firma başına günlük kredi limiti 45 milyon TL’den 60 milyon TL’ye yükseltildi.
- Yabancı para cinsi reeskont kredi limiti 5 milyon dolara çıkarıldı.
- Toplam reeskont kredi programı bütçesi 1 milyar dolar olarak oluşturuldu.
- Reeskont kredilerinde ilave döviz alma zorunluluğu kaldırıldı.
- Net ihracatçı uygulaması yerine “ihracatçı skoru” uygulamasına geçildi.
TCMB’nin önceki düzenlemeleri de reeskont kredilerinde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik olmuştu. Örneğin 2025 sonunda TL reeskont kredilerinin günlük limiti artırılmış, firma başına günlük limit 60 milyon TL’ye yükseltilmiş ve YP reeskont kredilerinde firma limiti 5 milyon dolara çıkarılmıştı.
Asıl kritik değişiklik: Uzun vadeli kredi de istisna kapsamında
Yeni düzenlemenin ihracatçı açısından en önemli tarafı ise vade ayrımının ortadan kaldırılması.
Ticari bankalar tarafından kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde artık yalnızca kısa vadeli krediler değil, uzun vadeli reeskont kredileri de BSMV istisnasından yararlanabilecek.
Bu, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek, üretim ve ihracat döngüsü uzun olan firmalar açısından önemli.
Çünkü ihracatçı açısından kredi faizinin yanında kredi üzerindeki vergi yükü de toplam finansman maliyetini artırıyor. BSMV’nin kaldırılmasıyla birlikte kredi maliyetinde doğrudan bir düşüş meydana geliyor.
Örneğin:
Finansman maliyetinin yüzde 23,95 olduğu varsayıldığında ve BSMV’nin yüzde 5 olduğu standart yapı dikkate alındığında, yalnızca faiz üzerinden oluşan BSMV yükü teorik olarak maliyeti yüzde 25,15 seviyesine taşıyabilecek bir etki yaratıyor.
Dolayısıyla istisna, özellikle yüksek tutarlı ve uzun vadeli kredilerde ihracatçı açısından milyonlarca liralık maliyet avantajına dönüşebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise BSMV’nin kaldırılmasının faiz oranını değiştirmediği, faiz üzerinden doğabilecek vergi yükünü ortadan kaldırdığıdır.
5 milyar TL günlük limit önemli
Düzenlemenin BSMV boyutu kadar önemli diğer tarafı ise reeskont kredi programının kapasitesinin ciddi şekilde artırılmış olması.
300 milyon TL’den 5 milyar TL’ye çıkarılan günlük limit, yaklaşık 16,7 katlık bir artış anlamına geliyor.
Bu durum reeskont kredisinin artık yalnızca sınırlı sayıdaki ihracatçı için kullanılan bir finansman aracı olmaktan çıkarılıp daha geniş bir ihracatçı kitlesine ulaştırılmasının hedeflendiğini gösteriyor.
TCMB’nin reeskont kredileri, vadeli ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetlerden doğan alacakların bankalar aracılığıyla Merkez Bankası reeskontuna götürülmesi yoluyla ihracatçıya finansman sağlanmasına dayanıyor.
İhracatçı açısından ne değişiyor?
Yeni düzenlemeyi yalnızca “vergi istisnası” olarak görmek eksik olur.
Aslında üç ayrı kanal aynı anda çalışıyor:
1. Kredi maliyeti düşüyor.
BSMV istisnasının genişletilmesi özellikle uzun vadeli kredilerde finansman yükünü azaltıyor.
2. Krediye erişim kapasitesi artıyor.
Günlük limitin 5 milyar TL’ye çıkarılması, programın toplam kullandırım kapasitesini ciddi biçimde büyütüyor.
3. İhracatçının bilançosu rahatlıyor.
Finansman maliyetinin düşmesi, ihracatçı şirketlerin faiz giderlerini azaltarak faaliyet kârlılığı ve nakit akışı üzerinde olumlu etki yaratabilir.
Bu nedenle düzenleme sadece bankacılık sektörü açısından değil, sanayi şirketlerinin maliyet yapısı ve ihracat rekabetçiliği açısından da önemli.
“Ucuz kredi” tek başına yeterli mi?
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.
Reeskont kredilerinin maliyetinin düşürülmesi ihracatçı için önemli bir avantaj olsa da, krediye erişimin fiilen ne kadar kolaylaşacağı bankaların tahsis politikalarına ve ihracatçıların kredi değerliliğine de bağlı.
Dolayısıyla 5 milyar TL’lik günlük limitin artırılması tek başına yeterli değil. Bu kaynağın özellikle finansmana erişimde zorlanan KOBİ’lere, emek yoğun sektörlere ve ihracat potansiyeli yüksek firmalara ne ölçüde ulaşacağı kritik olacak.
TCMB’nin reeskont uygulamalarında son dönemde KOBİ’lerin erişimini ve ihracat performansını dikkate alan mekanizmalar da öne çıkıyor.
Bankalar açısından da önemli
Düzenlemenin bir başka boyutu ticari bankalar.
Reeskont kredileri bankalar üzerinden kullandırıldığı için BSMV istisnasının kapsamının genişletilmesi, bankaların ihracatçı müşterilerine sunduğu reeskont finansmanının maliyet yapısını etkiliyor.
Bu nedenle yeni düzenleme “ihracatçıya vergi indirimi”nden ziyade, TCMB kaynaklı sübvansiyon niteliğindeki uygun maliyetli finansmanın vergi ayağının da güçlendirilmesi olarak okunabilir.
Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında da reeskont kredilerinin ihracat finansmanındaki temel politika araçlarından biri olduğu ve ihracatçıların finansmana erişiminin artırılmasının yatırım, üretim, istihdam ve ihracat hedefleri açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.
Büyük resim: Türkiye ihracat finansmanını ucuzlatmaya çalışıyor
Son düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’nin ihracat finansmanı politikasında belirgin bir yön görülüyor:
Daha yüksek kredi limiti + daha düşük finansman maliyeti + daha az döviz kısıtı + vergi avantajı.
Bu politika özellikle küresel ticarette rekabetin arttığı bir dönemde ihracatçıların maliyet avantajını koruması açısından önem taşıyor.
Nitekim Ticaret Bakanlığı’nın son açıklamalarında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının 405,3 milyar dolara yükseldiği belirtilirken, reeskont kredilerinde finansman koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Bankavitrini yorumu
Yeni BSMV istisnası tek başına büyük bir devrim değil; ancak son dönemde reeskont kredilerinde yapılan düzenlemelerle birlikte değerlendirildiğinde önemli bir finansman paketi ortaya çıkıyor.
Buradaki kritik soru artık “ihracatçıya ucuz kredi verilecek mi?” değil, “bu ucuz kaynağa hangi ihracatçı ne kadar ve ne hızla ulaşabilecek?”
Çünkü yüksek faiz ortamında yüzde 23,95 maliyetle sağlanan ve BSMV avantajı da bulunan reeskont finansmanı, piyasa koşullarına kıyasla oldukça önemli bir avantaj yaratıyor. Ancak avantajın ihracatçı şirketlerin gerçek finansman maliyetine yansıması için bankaların kredi tahsis süreçlerinin de bu mekanizmayla uyumlu çalışması gerekiyor.
Sonuç olarak 5 Eylül düzenlemesi, ihracatçıların finansman maliyetini aşağı çeken; özellikle uzun vadeli finansmanda etkisi daha fazla hissedilecek yeni bir destek mekanizması niteliğinde.
BANKA HABERLERİ
Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler
Bankaların yumuşak karnı: Nakit karşılıklı krediler gerçekten yeterince denetlendi mi? Para bankada, kredi yine bankadan… Peki paranın gerçek kaynağını kim araştırıyor?
Yayınlanma:
1 hafta önce|
30/08/2026Yazan:
Erol Taşdelen
25 yıl Bankacılık deneyimi, 7 yıllık Mahkemelere Bankacı Bilirkişisi olarak yüzlerce ağırlıklı Dolandırıcılık Raporları hazırlamış biri olarak Kara Para aklama yöntemlerinden biri olan Bankalardaki “Nakit Karşılıklı Kredileri” mercek altınması gerektiğini yıllardır yazdım. Bu konuyu biraz daha derinlemesine ele alalım:
Bankacılık sisteminde en risksiz kredilerden biri gibi görünen bir kredi türü vardır: nakit karşılıklı, mevduat rehni karşılığı veya nakit teminatlı krediler.
Müşterinin bankada parası vardır. Bu para mevduat, döviz hesabı, vadeli hesap veya başka bir likit finansal varlık olarak bankaya rehnedilir. Banka da bu varlığın belli bir oranına kadar müşteriye kredi açar. Klasik kredi riski açısından bakıldığında banka için son derece güvenli bir işlemdir.
Çünkü müşteri krediyi ödemezse banka elindeki nakit teminatı kullanabilir.
Tam da burada çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: Banka kredi riskini çok iyi kontrol ederken, teminat olarak aldığı nakdin nereden geldiğini aynı derinlikte kontrol ediyor mu?
Daha önemlisi: BDDK denetimleri, banka teftiş kurulları, iç kontrol birimleri ve MASAK uyum mekanizmaları nakit karşılıklı kredileri yalnızca “kredi riski düşük işlemler” olarak mı görüyor, yoksa fonun gerçek kaynağına kadar gidiyor mu?
Çünkü uluslararası kara para aklama literatürü bize çok önemli bir şey söylüyor: Bir kredi gerçek bir banka tarafından kullandırılmış olabilir; ama kredinin arkasındaki teminatın kaynağı suç geliri ise kredi işlemi paranın geçmişini temizleyen bir perdeye dönüşebilir.
MASAK’ın kendi yayımladığı aklama yöntemleri arasında da “oto-finans borç yöntemi – loan-back” açık biçimde bulunuyor. MASAK, offshore yapılara taşınan suç gelirinin daha sonra kredi görüntüsü altında sahibine geri döndürülmesini bilinen aklama yöntemlerinden biri olarak tanımlıyor.
OECD ve FATF kaynaklarında bunun bir başka versiyonu “back-to-back loan”, yani karşılıklı/arka arkaya kredi yapıları olarak karşımıza çıkıyor. OECD’ye göre mevcut bir banka mevduatının veya başka bir nakit varlığın teminat gösterilmesiyle üçüncü taraf finans kuruluşundan alınan kredi, teminatın suç gelirinden oluşması halinde aklama mekanizmasının parçası haline gelebiliyor.
Dolayısıyla sorun kredi değil.
Sorun, krediye kaynak teşkil eden teminatın ekonomik kökenidir.
Nakit karşılıklı kredi nasıl bir “kaynak maskeleme aracına” dönüşebilir?
Basit bir örnek düşünelim:
Bir şirketin veya kişinin banka hesabında 10 milyon dolar bulunuyor. Paranın ekonomik kaynağı konusunda soru işaretleri olduğunu varsayalım. Bu kişi 10 milyon doları doğrudan başka bir ülkeye gönderdiğinde karşı taraftaki banka şu soruyu sorabilir:
“Bu 10 milyon dolar nereden geldi?”
Ticaret mi? Mal satışı mı? Şirket sermayesi mi? Gayrimenkul satışı mı? Temettü mü? Miras mı? Borç mu? Başka bir ekonomik faaliyet mi?
Ancak aynı para bir Türk bankasında teminat haline getirilip bunun karşılığında kredi kullandırıldığında müşterinin bilançosunda ve banka hareketlerinde yeni bir katman ortaya çıkar: BANKA KREDİSİ.
Yurt dışına giden fonun işlem açıklamasında veya şirket kayıtlarında artık “kredi” bulunabilir.
Karşı ülkedeki banka açısından bakıldığında da görünürde düzenli bir finansal kaynak vardır: Türkiye’de lisanslı bir banka tarafından kullandırılmış kredi.
Fakat kritik AML sorusu hâlâ cevaplanmamıştır: Kredinin kaynağı banka olabilir; peki bankanın krediyi verirken aldığı nakit teminatın kaynağı nedir? İşte finansal suçlarla mücadelede source of funds ile source of wealth ayrımı burada önem kazanıyor. Paranın son çıktığı hesap yalnızca ilk katmandır.
Gerçek bir AML incelemesi paranın ekonomik kökenine kadar gitmek zorundadır.
MASAK’ın şüpheli işlem göstergeleri aslında tehlikeyi yıllardır tarif ediyor
MASAK’ın yayımladığı şüpheli işlem göstergelerinde bu dosya açısından son derece dikkat çekici başlıklar bulunuyor.
Örneğin; yüksek meblağlı kredi veya borcun makul açıklama olmadan kısa sürede kapatılması, kredinin nerede kullanılacağı konusunda ikna edici bilgi sunulamaması, işletmenin faaliyetiyle orantısız hesap hareketleri, olağan dışı sınır ötesi para transferleri, birbirine yakın tutarlardaki paraların kısa aralıklarla ülkeye girip çıkması, yurt dışındaki hesapların kredi ilişkilerinde teminat olarak kullanılması şüpheli işlemler arasında sayılıyor.
Bu göstergeler yan yana konulduğunda aslında şu prensip ortaya çıkıyor: Bankanın “müşterim kredi kullandı” demesi AML incelemesini bitirmemeli; tam tersine bazı durumlarda incelemenin başlangıcı olmalıdır.
ABD bankacılık sisteminin AML denetim rehberlerinde de nakit teminatlı krediler özel risk göstergeleri arasında.
FFIEC rehberinde; üçüncü kişiye ait mevduatla teminatlandırılan krediler, kaynağı bilinmeyen fonla oluşturulan mevduata karşı kredi verilmesi, ekonomik amacı olmayan ve bankaya hemen hemen hiç kredi riski yaratmadan yüksek komisyon kazandıran krediler şüpheli işlem göstergeleri arasında sıralanıyor.
Asıl denetlenmesi gereken şey kredi dosyası değil, paranın yolculuğu
Klasik banka teftiş mantığında kredi dosyasına bakılır: Müşteri kim? Limit ne? Teminat yeterli mi? Rehin düzgün kurulmuş mu? Kredi sınıflandırması doğru mu? Karşılık ayrılması gerekiyor mu? Yetki limitlerine uyulmuş mu?
Bunlar elbette önemlidir.
Fakat nakit karşılıklı kredilerde denetimin bundan çok daha ileri gitmesi gerekir. Çünkü kredi riski neredeyse sıfırken AML riski yüksek olabilir.
Denetçinin sorması gereken asıl sorular şunlardır: Teminat olan para bankaya nereden geldi?
Kaç gün önce geldi? Yurt dışından mı geldi? Başka bankadan mı aktarıldı? Başka bir krediden mi oluştu? Şirketin ticari faaliyetleri bu büyüklükte para yaratabilecek durumda mı? Para geldikten ne kadar sonra rehnedildi? Rehin karşılığında kredi hangi hesaba geçti? Kredi aynı gün başka bankaya aktarıldı mı? Orada tekrar mevduat veya teminat oldu mu? Kredi başka bir finansal ürüne yatırıldı mı? Aynı nihai faydalanıcı farklı şirketlerle zinciri tekrarladı mı?
İşte gerçek denetim burada başlıyor.
Son söz
Nakit karşılıklı kredi bankanın bilançosu açısından belki de en güvenli kredi türlerinden biridir.
Fakat kara para aklama ve finansal kaldıraç açısından en fazla dikkat edilmesi gereken kredi türlerinden biri de olabilir.
Çünkü bankanın açısından güvenli olan şu formül: “Param teminatta, dolayısıyla kredim güvende” kamu otoritesi açısından yeterli değildir.
Kamu otoritesinin sorması gereken soru şudur: “Teminattaki o para nereden geldi?”
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
BANKA HABERLERİ
DenizBank’tan karbon yoğun sektörlere dönüşüm finansmanı
DenizBank, sürdürülebilir finansman kapsamını genişletmek ve emisyon yoğun sektörlerin dönüşümünü desteklemek üzere, ana hissedarı Emirates NBD ile birlikte Geçiş Finansmanı Çerçevesi’ni yayımladı.
Yayınlanma:
3 hafta önce|
19/08/2026Yazan:
BankaVitriniTürkiye’de ilk kez ayrı bir kılavuz doküman olarak yayımlanan Geçiş Finansmanı Çerçevesi; yüksek emisyonlu sektörlerin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayan faaliyetlerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması için sistematik bir metodoloji ortaya koyuyor.
DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, bugün yalnızca iklim hedefi değil; ülkelerin büyüme modelleri ve rekabet gücü üzerinde belirleyici bir unsur. Ülkemizde de özellikle AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlamasıyla, ihracatçı sektörlerimiz açısından dönüşüm ihtiyacı daha kritik hale geldi. Bu noktadaki rolümüz ve amacımız, uzun soluklu bir finansman ortağı olarak dönüşüm sürecindeki şirketlerin yanında yer almak. Ana hissedarımız ile birlikte hayata geçirdiğimiz Geçiş Finansmanı Çerçevemizle, özellikle yeşil dönüşümü zor sektörlerdeki şirketlerin kendi somut dönüşüm hedeflerini finanse etmesine imkan tanıyan bir yaklaşım sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de düşük karbonlu ekonomiye adil ve kapsayıcı geçiş için reel sektörün uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi sürdüreceğiz.”
Geçiş Finansmanı Çerçevesi Hakkında
Geçiş Finansmanı Çerçevesi, üretim, demir-çelik, çimento, madencilik, gayrimenkul, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere karbon yoğun ve emisyon azaltımı zor sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu geçiş yolları doğrultusunda karbonsuzlaşmasını desteklemeyi amaçlıyor.
ICMA İklim Geçiş Finansmanı El Kitabı ve İklim Geçiş Tahvili Kılavuzu ile Kredi Piyasası Birliği (LMA), Asya Pasifik Kredi Piyasası Birliği (APLMA) ve Kredi Sendikasyonları ve Alım Satım Birliği (LSTA) tarafından yayımlanan uluslararası rehberler dikkate alınarak hazırlanan Çerçeve’nin uluslararası standartlarla uyumu, bağımsız dış değerlendirici DNV tarafından sağlanan İkinci Taraf Görüşü ile destekleniyor.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.053)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.625)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (597)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.981)
- GÜNCEL (4.584)
- GÜNDEM (3.567)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.737)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.486)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (831)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (119)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (61)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- OpenAI'da yaprak dökümü sürüyor: Bir yönetici daha ayrıldı 25/08/2026
- İran'dan kritik iki temas 25/08/2026
- Halkbank'a 1,1 milyar dolarlık ilave kaynak 25/08/2026
- IMF Başkanı Georgieva: Küresel ekonomi enerji şokuna direniyor 25/08/2026
- İran'dan ekonomik savaş çıkışı 25/08/2026
- SpaceX'te yeni üs yatırımı planı 25/08/2026
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kabine toplantısı sonrası açıklamalar 25/08/2026
- Anthropic'ten yatırımcılara devasa 'pazar' sunumu 25/08/2026
- "Hürmüz'deki mayınlar temizlendi" 25/08/2026
- Sektörel güven endeksleri geriledi 25/08/2026
SON YAZILAR
- Kontrolmatik’te ödeme krizi büyüyor 05/09/2026
- İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem 05/09/2026
- Fonlarda vergi ayarı: Yüzde 10 stopaj resmen başladı 05/09/2026
- Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı bitmiyor 03/09/2026
- Piyasalar soluklandı: Zayıf istihdam Fed korkusunu törpüledi. Gözler TÜİK’te 03/09/2026
- Perakende devlerinde kârlılık alarmı: BİM pozitif ayrıştı 01/09/2026
- SPK’dan patron satışlarına fren 01/09/2026
- Yeni SPK düzenlemesinde hangi hisseler öne çıkabilir? 31/08/2026
- Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler 30/08/2026
- Takas İstanbul risk yönetiminde kuralları değiştiriyor 29/08/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
