Connect with us

EKONOMİ

Acısız başka bir yolu yok diyen Powell sonrası ‘yumuşak inişe’ olan inanç azaldı

Yayınlanma:

|

  • FED beklendiği üzere 12 karar alıcının tüm desteği ile politika faizi oranın 75 baz puan artırarak %3,00 – %3,25 bandına yükseltti. Enflasyonu %2 olan ana hedefe düşürmenin (atılan bunca agresif adımlara rağmen) yıllar alacağını söyleyen FED, her 4 ayda bir yayımladığı ve kamuoyu ile paylaştığı üyelerin tahmin setinde (projeksiyonlarda) Haziran ayına göre büyük çaplı değişikliklere gitti.
  • Aşağıda, ileriye dönük FED üyelerinin beklentilerini detaylı bir şekilde ele alsak da, büyük resimde, faiz, işsizlik ve enflasyon beklentilerinin sert ve yukarı yönde revize edildiği, büyüme beklentisinin ise keskin ve aşağı yönde revize edildiğini gördük. 2022 sonu için faiz artırım beklentisi 1 tam puan artışla %3,4’ten %4,4 seviyesine yükseltilmiş. Hâliyle, faiz oranlarına yönelik sert ve yukarı yönlü revizyon, büyüme ve işsizlik açısından pek de iyiye alamet değil!
  • FED’in geleceğe yönelik daha fazla sayıda faiz artırım beklentisi, daha şahin bir duruşa işaret ederken, faiz kararı ve beklentilerin yayımlanması ardından mikrofon karşısında geçen FED Başkanı Powell da olabildiğinde şahin bir duruş sergiledi. Hatta bir adım daha ileriye gidersek, piyasaların mevcut ruh hâli de düşünülürse, karşılarında bu kadar şahin bir Başkan da bulacaklarını tahmin etmediler! Powell, kısa vadede acı çekmeden enflasyonu hedef seviyesine getiremeyeceklerini, enflasyonun alım gücünü kemirdiğini ve bu sorunu ne pahasına olursa olsun çözmekte kararlı olacaklarının altını çizdi.
  • Bu minvalde, kısa vadede acı çekilecek benzetmesi ile Powell herkesi zor bir patikanın beklediğini, yüksek faizlerin ekonomik aktiviteyi ve hâliyle büyümeyi olumsuz etkileyeceğin hatta işgücü piyasasını ve dolayısıyla istihdam tarafına da zarar vereceğinin altını çizdi. Bunları söylerken de, bu acının çekilmesi gerektiğinin aksi takdirde fiyat istikrarını sağlayamazlarsa çok daha büyük bir acının yaşanacağını da defalarca yineledi.
  • Bu minvalde, 2022 yılının geriye kalan kısmında, 19 FED politika yapıcısının hepsinin medyan tahminine göre (FED nokta grafik) %3,00 – %3,25 bandında olan faizinin 100-125 baz puan daha faiz artırılarak %4,4 – %4,6 aralığına getirilmesi bekleniyor. Kararın ve açıklamalar ardında tahmin edileceği üzere piyasa yansıması da pek de olumlu olmadı. EURUSD paritesi 0,98 seviyesinin diplerine kadar gerileyerek son 20 yılın en düşük seviyesini test ederken (riski uzun bir süredir aşağı yönlü görüyoruz), doların piyasa kuru olan DXY ise 112 seviyesine dayanarak son 20 yılın yeni zirvesine yükseldi. ABD borsaları Powell’ın açıklamaları arasında savrulurken, finali %2’ye yakın düşüşle bu yılın neredeyse dibine yakın tamamladı! FED’in para politikası beklentilerindeki değişimlere karşı oldukça hassas olan ABD’nin 2 yıl vadeli devlet tahvili getirisi %4,11 seviyesine ulaşarak son 15 yılın zirvesinde yer alırken, 2 ve 10 yıl vadeli gösterge tahviller arasında makas -0,57 baz puana açılarak son 22 yılın en negatif seviyesine geldi.
  • FED’in kayda değer ölçüde daha yüksek işsizlik ve daha yavaş ekonomik büyüme pahasına faiz oranlarını enflasyon soğuyana kadar artırmadan çekinmeyeceği görüşünün dün akşam iyice oturması ardından Powell’ın uçağı yumuşak bir şekilde yere indirebileceğine yönelik inanışlar da azaldı. ABD borsalarının olumsuz bir şekilde geceyi tamamlaması ardından yeni gün başlangıcında Asya piyasalarından da hava tatsız. Gösterge endeks Tokyo borsası %1 aşağıda işlem görüyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de benzer bir tablo hâkim.
  • FED sonrası bugün sahane sırası İngiltere Merkez Bankası (BoE). İngiltere’nin gelişmiş ülkeler arasında en yüksek enflasyona sahip olması, ekonomisinin stagflasyona girmesi ve kıta Avrupasını bekleyen zor kışını (enerji krizi) bir araya getirdiğimizde, Sterlinin işinin hiç de kolay olmadığını paylaşmış, riski de özellikle 37 yılın dibi olan 1,1410 seviyesi sonrasında daha da aşağı yönlü gördüğümüzü hemen hemen her gün paylaşmıştık. Bu sabah GBPUSD paritesi 1,12 seviyesinin diplerine kadar gevşeyerek psikolojik ‘parite’ seviyesine doğru yelken açtığını düşünüyoruz! İngiltere’den bugün için faiz artırım beklentileri 50-75 baz puan aralığında değişiyor.
  • Gözler içeride ise KKTC saati ile 14:00’da sonuçlanacak TCMB’nin olağan Para Politikası Kurulu toplantısını çevrildi. Hatırlanacağı üzere, TCMB, geçen ay sürpriz bir şekilde 100 baz puan faiz indirimine gitmişti. Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşük faiz talebi yanı sıra, bu yıl enflasyon yerine büyümeyi ön plana alan TCMB’nin bugün de oyunu faiz indirim yönünde kullacağını düşünüyoruz. Elbette, peşinen altını çizmekte fayda görüyorum ki, TCMB kararı olması gereken değil ne olacağına yönelik tahmin olarak okunmalıdır. Dün hisse senedi piyasalarında yüksek volatilite korunmaya devam etti. Manipülasyon tartışmalarının devam ettiği ve büyük kayıplarının yaşandığı bankacılık endeksi dün günü %4 düşüşle tamamladı. Kamunun içeride desteğine rağmen, doların küresel anlamda süper güçlü döngüsüne paralel USDTRY kuru bu sabah 18,3450 seviyesine yükselerek artık neredeyse 20 Aralık gecesi test edilen ve tüm zamanların zirvesi olan 18,40 seviyesinin kıyısına kadar yükseldi. TCMB’nin bugün de 100bp faiz indirimine gideceğini tahmin ederken, FED’in daha da şahin bir duruşa geçtiği bir ortamda, bu karar -her ne kadar bugün için olmasa da- yer altında biriken enerjinin yakında açığa çıkmasına neden olabilir.
  • Emtia cephesinde dün de belirttiğimiz üzere Brent cinsi ham petrolde beklentimiz aşağı yönlü. Teknik anlamda büyük bir öneme sahip 92,10 dolar altında kaldığı sürece, daha da aşağıda 78 dolar seviyesine varan büyük bir boşluk bizleri bekliyor. Altın ise pandemi döneminden bu yana kritik bir destek görevi üstlenen 1,685 dolar seviyesinin altında kalmaya dün de devam etti. Teknik mânâda aşağıda 1,600 dolar seviyesini hedefliyoruz. Kripto paralar cenahında ise, artan faiz ortamında, yatırımcıların küresel olarak riskli varlıklara karşı mesafeli davranması ile amiral gemi bitcoin üç ayın dip seviyesine yakın işlem görürken, teknik mânâda kısa bakış açısıyla 23bin; daha geniş çerçevede ise 28,800 seviyesi geçilmeden anlamlı bir hareket beklemiyoruz.
  • Bugün TCMB ve BoE dışında, Japonya ve Brezilya merkez bankalarının da faiz kararları takip edilecek. Bültenimizi hâliyle FED kaplasa da, dün Rusya Başkanı Putin, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk seferberliği emretti ve Batı’yı “nükleer şantaj – nuclear blackmail” dediği şeye devam ederse Moskova’nın tüm muazzam cephaneliği ile yanıt vereceği konusunda uyardı. Putin televizyonda ulusa sesleniş konuşmasında, “Ülkemizin toprak bütünlüğü tehdit edilirse, halkımızı korumak için mevcut tüm araçları kullanacağız – bu bir blöf değil” dedi ve Rusya’nın “cevap verecek çok silahı” olduğunu da sözlerine ekledi. Putin’in açıklaması ardından nükleer silah kullanım endişesini tırmanırken, azalan risk iştahına jeopolitik risklerin de eklenmesi ile küresel çapta hava olabildiğince kasvetli görünüyor!

>ABD Verim Eğrisi 

FED’in para politikası beklentilerindeki değişimlere karşı oldukça hassas olan ABD’nin 2 yıl vadeli devlet tahvili getirisi %4,11 seviyesine ulaşarak son 15 yılın zirvesinde yer alırken, 2 ve 10 yıl vadeli gösterge tahviller arasında makas -0,57 baz puana açılarak son 22 yılın en negatif seviyesine geldi.

16638286491d154f374cb9f7e313dad59f1206df4f_1_1200.jpg

>FED üyelerinin beklentileri

*Faiz beklentileri:
Sert ve yukarı yönde revize edildi
2022: %3,4’ten 100bp artışla %4,4’e
2023: %3,8’den 80bp artışla %4,6’ya
2024 sonu tahmini ise 50bp artışla %3,9’a getirildi
Uzun vadeli faiz oranının ise %2,5 seviyesinde sabit kaldığını görüyoruz

*Büyüme beklentileri:
Keskin ve aşağı yönde revize edildi
2022: %1,7’den %0,2’ye
2023: %1,7’den %1,2’ye
Yüksek faizlerin büyümeyi olumsuz etkileyip istihdama zarar verebileceğine vurgu yapan Powell, resesyon riskini de kabul etti.

*İşsizlik beklentileri:
Yukarı yönde revize edilmiş
2022: %3,7’den %3,8’e
2023: %3,9’dan %4,4’e

*Çekirdek TÜFE beklentileri:
Yukarı yönde revize edilmiş
2022: %4,3’ten %4,5’e
2023: %2,7’den %3,1’e

1663828649933895c20bce79a459b47334da244735_2_1200.jpg
>Nokta Grafik – Dot Plot

En şahin nokta grafik! 2022 yılının geriye kalan kısmında, 19 FED politika yapıcısının hepsinin medyan tahminine göre (FED nokta grafik) %3,00 – %3,25 bandında olan faizinin 100-125 baz puan daha faiz artırılarak %4,4 – %4,6 aralığına getirilmesi bekleniyor. 2023 sonu FED faiz oranı beklentisi ise %4,75 (6 kişinin beklentisi).

16638286499486bb340b43811d3266a32973038b56_3_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İŞBANK GENEL MÜDÜRÜ: SERBEST PİYASA KOŞULLARINA DÖNÜLMELİ

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, TL mevduat oranının %50 altına çekilmesi ile ilgili zorlamayla bir yere vardırılacak konu olmadığını ve mudi tercihlerine saygılı olunması gerektiğini söyledi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bankanın TL mevduatta yüzde 50 oranını yakalama gibi bir hedefi olmadığını dile getirerek bunun sonuçlarına da katlanacaklarını vurguladı. Aran, müşteri tercihlerine saygılı olmak gerektiğini ve İş Bankası’nın yanlış bir adım atmayacağını belirtti.

Bankacılık sektöründe TL mevduat oranına göre getirilen menkul kıymet tutma zorunluluğu konusunda uyarılarda bulunan ve sektör için sıkıntılı süreçler getirebileceğini vurgulayan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bankasında yüzde 50 TL mevduat oranı hedefi olmayacağına dikkat çekti. Aran, yüzde 50 TL mevduat hedefinin ülke için yararlı bir şey olduğunu düşünmediğini belirterek müşteri tercihlerine saygılı olmak gerektiğini dile getirdi.

Genel Müdür Hakan Aran, geçen ay sonu Merkez Bankası’nın yabancı para mevduat oranına göre menkul kıymet tutma zorunluluğu miktarını ve yılbaşından itibaren TL mevduat oranı yüzde 50’nin altında kalanlara daha fazla alım zorunluluğu getirmesinin ardından endişelerini dile getirmişti. Uzun vadeli ve düşük faizli tahvil tutma zorunluluğunun bankaları riske açık hale getirdiğini vurgulayan Aran, serbest piyasa ekonomisi koşullarına dönülmesini istemişti.

Sonuçları neyse katlanıyoruz

Geçen hafta İzmir’de girişimcilik şubesi açılışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aran, makroihtiyati tedbirde bir değişiklik olmadığını hatırlatarak endişelerini dile getirirken çok net bir mesaj verdiğini hatırlattı. Aran, TL mevduat oranında yüzde 50’yi tutturma gibi bir hedefinin olmadığına işaret ederek “Böyle bir hedefimiz olmayacak, böyle bir hedef arkadaşlara da vermedim. Çünkü bunun ekonomi için, ülke için yararlı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bunun herhangi bir faydası olduğuna inansam zaten gönülden gelerek destek olurum. Bu durum zorlamayla bir yere vardırılacak olan bir konu değil. Hem altını çizdiğim şey var, müşteri tercihlerine saygılı olmak gerekir dedim. İşte o saygı çerçevesinde biz işimizi teknik olarak yapıyoruz onun sonuçları neyse de onun sonuçlarına katlanıyoruz” dedi. Aran, bu sonucu değiştirmek için İş Bankası’nın yanlış bir adım atmayacağını, yanlış bir adım atıldığını ya da yanlış adım atılmasına neden olacak bir durum olduğunu gördüğünde de o serzenişi, uyarıyı yapacağına dikkat çekerek “Çünkü o yanlış adımdan çekindiğim için o uyarıyı yapıyorum. Mesaj çok netti arkasında duruyorum ama biz banka olarak herhangi bir aksiyon almıyoruz” diye konuştu.

Kurumlar adapte olmaya çalışıyor

Finansa erişimde kim ne derse desin bir ciddi sıkıntı olduğunu, finansa erişim sorununun devam ettiğini ifade eden İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, şöyle konuştu: “Bir şeyi çok tekrarlamanızın bir anlamı yok, çünkü konunun değerini düşürüyorsunuz ve artık konunun önemi de kaybolmaya başlıyor. Bu sorunlar hayatımızda var ve bu sorunlarla yaşamayı öğreniyoruz. Çünkü bizim en büyük özelliğimiz uyum sağlayabilmektir. Türk insanı, bu coğrafyada yaşayan insanlar bu tür belirsizliklere hızlı adapte oldukları için varlar. Hele kurumlar bu kadar yıldır buna çabuk uyum sağladıkları için varlar. O nedenle ortada bir belirsizlik hakim, yaratılıyor, dediğim şeyler yerinde duruyor ama artık kurumlar ve herkes ona adapte olmaya çalışıyor ve ona göre bir strateji belirliyor. Onda da herkes son derece başarılı olduğunu görüyorum. Ustalıkla bu ihtiyacı yönetebiliyor.”

Serbest piyasadan uzaklaşınca aşırı regülasyon kaçınılmaz

Aran, “Bir kere serbest piyasanın dinamiklerinden uzaklaşmaya başladığınız zaman aşırı regülasyon kaçınılmaz hale geliyor. Belirsizlik ve regülasyon birbirini doğuran bir şey. Piyasanın kendi dengelenme mekanizmaları var. Yıllardır alışık olduğu ve ekonomideki yanlışlıkları düzelten doğal dengeleme mekanizmaları var. O dengeleme mekanizmaları doğal ortamında işler. Onu bozduğunuz zaman o mekanizmalar devreye girmediği için sizin her seferinde regülasyonla müdahaleyle o dengeyi sağlamanız lazım. Bir şeyin doğal olanıyla insan eliyle yapılanı arasındaki efor tartışılmaz. Şimdi o efor için enerji harcıyoruz. Bu da çok da bir şey kazandırmıyor. Gücümüzü daha verimli kullanabiliriz” dedi.

Şebnem TURHAN- ekonomim

Okumaya devam et

EKONOMİ

Konteyner navlun ücretleri salgın öncesine dönüyor

Çin’den ABD’nin batı kıyılarına konteyner maliyeti, Ocak 2022’ye göre yüzde 75’ten fazla düşerek 2 bin 100 dolar altına ve Asya’dan Avrupa’ya gönderilen bir konteynerin maliyeti de yüzde 60’tan fazla gerileyerek 4 bin 300 dolar seviyesine indi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Ana deniz ticaret yollarındaki navlun fiyatları, yüksek enflasyonun tüketici talebini düşürmesinin ve artan stoklarla küresel tedarik zinciri sorunlarının hafiflemesinin ardından konteyner fazlalığıyla düşmeye devam ediyor. Navlun piyasasındaki taşımacılık ücretlerinin göstergesi olarak bilinen ve küresel ekonominin öncü göstergelerinden olan Baltık Kuru Yük Endeksi (Baltic Dry Index-BDI), yıl başında 2 bin 200 puan seviyelerinde bulunurken, 24 Kasım itibarıyla bin 242 puan seviyesinde seyretti.

Küresel ticaretin 12 önemli deniz yolu şeridindeki konteyner navlun oranlarını ölçen Freightos Baltık Küresel Konteyner Endeksi’nin değeri ise (40 inç HC konteyner maliyeti) bu yılın başında 9 bin 293 dolar seviyesindeyken, 24 Kasım itibarıyla 3 bin doların altına indi.

Yine endekse göre, Çin’den ABD’nin batı kıyıları bölgesine konteyner maliyeti, Ocak 2022’ye göre yüzde 75’ten fazla düşerek 2 bin 100 doların altına indi. Asya’dan Avrupa’ya gönderilen bir konteynerin maliyeti de yüzde 60’tan fazla gerileyerek 4 bin 300 dolar seviyesine indi

halktv.com haberine göre; Denizcilik danışmanlık şirketi Drewry tarafından hazırlanan Dünya Konteyner Endeksi de 39 haftadır art arda düşüşünü sürdürüyor. Endeks bu hafta yüzde 7 düşerken, 24 Kasım’da 40’lık konteynerin spot navlun fiyatlaması 2 bin 404 dolar olarak belirlendi.

Deniz yolu ile taşımacılıkta çok büyük arz fazlası bekleniyor

Küresel olarak tüm malların yüzde 90’ından fazlası gemi ile taşınıyor ve bu nedenle konteyner taşımacılığı dünya ticaretinin can damarı olarak görülüyor.

COVID-19 salgınıyla dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 90’ının yapıldığı deniz yolunda “boş konteyner krizi” başlamıştı. Önce, Uzak Doğu, Amerika ve Avrupa pazarında başlayan navlun fiyatlarındaki (geminin yük taşıma ücreti) artışlar, dünyanın hemen her yerinde hissedilmişti.

Özellikle Çin’den ABD’ye gelen gemiler yükünü boşaltamadığı için kısa sürede dönememiş ve bu da arz sorununu derinleştirmişti. Özellikle ABD ve Çin’de yüzlerce konteyner gemisi limanlara erişmek için sırada beklemişti.

Otomotivden tüketim malzemelerine, tekstilden mobilyaya kadar birçok sanayici, lojistik aksaklıklar nedeniyle siparişlerini zamanında teslim edememiş, ara malların dağıtımı zamanında yapılamadığı için üretimlerini ertelemek veya azaltmak zorunda kalmıştı.

Küresel tüketici talebinde düşüşle konteyner depoları dolarken, deniz taşımacılığı sektöründe navlun alanı arz fazlası artıyor.

Uzmanlar, salgın döneminde yaşanan darboğazlardan sonra, 2023 ve 2024 gibi erken bir tarihte deniz yolu ile taşımacılıkta çok büyük bir arz fazlası bekliyor.

Uzmanlar, her şeyden önce değişen tüketici harcamalarını konteynerlere düşen talebin nedeni olarak görürken, Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji krizinin tetiklediği yüksek enflasyonun yol açtığı potansiyel bir küresel resesyon zemininin navlun fiyatlarını aşağı çektiğini belirtti.

Tüketim ürünlerine COVID-19 sonrası talep artışının yavaşlaması, yüksek enerji maliyetleri, perakendeciler ve üreticilerin de mallarını normalden daha erken tedarik etmesinin bu düşüşe katkıda bulunduğunu belirtti.

Deniz taşımacılığında kapasite fazlası artıyor

Avusturya merkezli uluslararası nakliye ve lojistik şirketi Gebrüder Weiss’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Hava ve Deniz Taşımacılığı Genel Müdürü Lothar Thoma, son birkaç ayın darboğazlarından sonra, deniz taşımacılığında artık kapasite fazlasının yeniden arttığını söyledi.

Thoma, navlun oranlarının son haftalarda önemli ölçüde düştüğünü ve şimdiden “korona öncesi seviyeye” geri döndüğünü belirterek, “Bunun nedeni öncelikle Ukrayna savaşı ve enerji krizinin tetiklediği küresel ekonominin soğumasıdır. Resesyon, kargo alanı fazlalığı ile karşılanan nakliye talebinin azalmasına yol açar. İyi haber ise tedarik zincirleri yeniden daha öngörülebilir ve güvenilir hale geliyor. Son iki yılda bizim ve müşterilerimizin hayatını zorlaştıran gecikmeler ve öngörülemezlikler çözüldü. Limanlarda boşaltılmayı bekleyen gemi kalmadı. Küresel ekonomi toparlanmadığı sürece, navlun oranlarının bu düşük seviyelerde kalması muhtemel” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi, ihracatçı müşterilerine İGE teminatıyla kredi sunmaya başladı

İlk etapta İGE’nin Özkaynak Programı’ndan 2,3 milyar TL’lik bir kefalet limiti sağlayan Yapı Kredi, bu sayede ihracatçı olan ya da ihracata yeni başlayan müşterilerine ihracat taahhütlü kredi kullandıracak

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, ihracatçı müşterilerine İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) teminatıyla kredi sunmaya başladı.

Yapı Kredi’den yapılan açıklamaya göre, ilk etapta İGE’nin Özkaynak Programı’ndan 2,3 milyar TL’lik bir kefalet limiti sağlayan banka, bu sayede ihracatçı olan ya da ihracata yeni başlayan müşterilerine, İGE teminatıyla ihracat taahhütlü kredi kullandıracak.

Açıklamada konuya ilişkin değerlendirmeleri yer alan Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan, ihracatı destekleyici çözümleri müşterileri ile buluşturduklarını belirterek, ihracatçı firmalara sundukları çözümleri önemsediklerini ve önceliklendirdiklerini bildirdi.

Ekonomik gelişimin en önemli unsurlarından olan ihracat hedeflerine ulaşmak için ihracatın geniş bir tabana yayılması ve daha fazla firmanın ihracat yapmasının önemine işaret eden Erdoğan, ihracatçıların bu konudaki gelişiminde Yapı Kredi olarak katkılarını en üst düzeyde sağlayabilmek için çalışmaya devam ettiklerini bildirdi.

Erdoğan, bu kapsamda ihracatçı müşterilerine İGE teminatıyla kredi sunmaya başladıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

‘Tüm bunların yanı sıra Yapı Kredi olarak konusunda uzman ve deneyimli kadrolarımızla nakit yönetimi ve dış ticaret alanında müşterilerimize, ürün ve hizmet ihtiyaçlarını belirleyerek danışmanlık hizmeti de sağlıyoruz. Ayrıca, dijital kanallarımızdaki zengin dış ticaret menümüzle de ihracatçı müşterilerimizin iş hayatını kolaylaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de başta finansmana erişim ve bankacılık hizmetleri olmak üzere ihracatçı firmaların yanında olmaya ve sınırları kaldırmaya devam edeceğiz.’

– ‘İhracatın desteklenmesi için büyük adım’

İhracatı Geliştirme AŞ Genel Müdürü Kasım Akdeniz de iş birliğinin ihracatın desteklenmesi adına büyük bir adım olduğunu vurgulayarak, ‘Verdiğimiz kefaletlerle ihracatçının finansmana erişimini kolaylaştırmak, finansman hacmini artırmak ve çeşitlendirmek üzere çıktığımız bu yolda en önemli başarı faktörlerinden birisi bankalarımızın teknik entegrasyonlarını tamamlayıp finansman için kaynak ayırmasıydı. Yapı Kredi, bu süreçte öncü bankalarımızdan oldu ve projeyi başarılı bir şekilde tamamlayarak İGE kefaletiyle ihracat kredisi kullandırma uygulamasını başlattı. Yapı Kredi’yi bu başarılı çalışması için tebrik ediyor, iş birliğimizin ihracatın finansmanına yönelik yeni çalışmalara başlangıç olmasını diliyorum.’ ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.