2012’den beri Akbank’ın genel müdürlüğünü yapan Hakan Binbaşgil ayrılıyor. Yerine ise bu ay sonu itibariyle Alternatifbank Genel Müdürlüğünden ayrılacak olan ve daha önce AKBANK Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulunan Ticari Segment Firmalardan sorumlu Cenk Kaan GÜR’ün adı geçiyor.
Hakan Binbaşgil 2012’den beri Akbank’ın Genel Müdürlük görevini yürütüyordu. Hakan Binbaşgil’in yerine ise bu ay sonu itibariyle Alternatifbank genel müdürlüğünden ayrılacak olan Cenk Kaan Gür’ün adı geçiyor. Gür, 2011-2017 yılları arasında Akbank’ta genel müdür yardımcılığı yapmıştı.
Hakan BİNBAŞGİL döneminde AKBANK iddialı Dijital dönüşüme ( Dünyanın en iyi Dijital Bankası ödülü aldığını açıklamasına ) rağmen ciddi teknolojik talihsizlikler de yaşamış zaman zaman 2-3 günlük hizmet veremez hale gelmişti. Hakan BİNBAŞGİL dönemi aynı zamanda en fazla Personel çıkarılma dönemini de temsil ediyor; güvenlik ve hizmetli kadroların taşerona dönüştürülmesi sonucu bu personel mağdur olmuş yıllar itibarıyla maddi kayıplar yaşamış; bankanın sendikasızlaştırılması için yapılan baskılar bu dönemde yaşanmıştı. İş barışı açısından olumsuz çalışmaları ile anılacak bir dönem yaşanmıştı. BİNBAŞGİL, Banka personeli tarafından da sık sık eleştirilere uğrayan ve sevilmeyen bir Genel Müdür olarak anılacak. Banka Personelinin rahatsızlığı Grev Kararına kadar gitmiş; grev kararı Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenebilmişti. Şubelere canlı yaptığı son sunumda ücret artışı bekleyen Personele Genel Müdürlükte yaptırdığı bahçeden bahsetmesi eleştirilere neden olmuştu. Özel bankalar arasında 1.lik parolası ile yola çıkan Hakan BİNBAŞGİL döneminde banka rekabette gerilere düşmüş, dört büyükler sıralamasında çoğu hacimsel büyükte gerilerde kalmıştı. Son yıllardaki başarısızlıkta Binbaşgil’in GMY seçimlerindeki hataların büyük katkısı oldu. Zira İK GMY’sini Burcu Civelek’i Bireyselden Sorumlu GMY yapması banka içinde Liyakat sorununu gündeme getirirken; diğer GMY seçimlerinde de liyakattan çok kadrolaşma etkili oldu eleştirilerini beraberinde getirmişti. Aynı zamanda kendisine rakip olabilecek GMY’lerin bankadan uzaklaştırılmasında etkin rol oynaması banka içinde huzursuzluğa neden olmuştu. Hakan BİNBAŞGİL’in görevden ayrılması daha önce de gündeme gelmiş, Pandemi nedeni ile süreç uzamıştı.
Hakan BİNBAŞGİL yerine geçmesi muhtemel Cenk Kaan GÜR AKBANK’a yabancı bir isim değil. Yıllarca Banka içinde başarılı projelere imza atan GÜR Personel tarafından da sevilen bir isim olması nedeni ile banka için doğru bir isim olduğunu düşünüyoruz.
Cenk Kaan Gür kimdir?
Bankacılık sektöründe 30 yıllık tecrübeye sahip olan Kaan Gür, Gazi Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık bölümünün ardından, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Executive MBA Yüksek Lisansını tamamladı. Meslek hayatına Garanti Bankası’nda başlayan Gür, Kurumsal, Ticari ve KOBİ Bankacılığı alanlarında Şube ve Bölge Müdürlüğü’nü takiben KOBİ işkolundan sorumlu Pazarlama Koordinatörlüğü görevini yerine getirdi. 2011 yılında Akbank’a KOBİ Bankacılığından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak katılan Gür, görevine 2013 – 2017 yılları arasında Nakit Yönetimi ve Dış Ticaret bölümlerinin de içerisinde yer aldığı Ticari Bankacılık iş kolundan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak devam etti. Gür ayrıca, Akbank’ta görev yaptığı süre içerisinde Ak Finansal Kiralama’da Yönetim Kurulu Başkanı ve Ak Yatırım Menkul Değerler’de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı vazifelerini de üstlendi. Kaan Gür, Ekim 2017’de Alternatif Bank’a Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak katıldı. Gür bankadaki görevlerine ek olarak iştirak şirketlerinden Alternatif Lease’de Yönetim Kurulu Başkanı, Alternatif Yatırım’da ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapıyordu.
Hakan Binbaşgil kimdir?
Hakan Binbaşgil, Akbank’a Ekim 2002’de Değişim Yönetiminden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak katılmıştır. Akbank’ın Türkiye’nin en müşteri odaklı, modern ve yenilikçi finans kuruluşlarından biri olmasını sağlayan “Yeniden Yapılandırılma ve Değişim Programı” çalışmalarını başlatmıştır. Hakan Binbaşgil, Kasım 2003’te Perakende Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Mayıs 2008’de Genel Müdür Vekili ve Ocak 2012’den itibaren ise Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olmuştur. Akbank AG Gözetim Kurulu Başkanlığı görevini de sürdürmektedir. Binbaşgil, Akbank’a katılmadan önce Accenture’ın Londra ve İstanbul ofislerinde Yönetim Danışmanlığı ve farklı bir özel sektör bankasında Genel Müdür Yardımcılığı yapmıştır. Binbaşgil, ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli kurumlarda Yönetim Kurulu Üyelikleri’nde de bulunmuştur.
Hakan Binbaşgil, Robert Kolej’in ardından Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Binbaşgil, aynı zamanda Louisiana State University, Baton Rouge’dan işletme ve finans dallarında yüksek lisans dereceleri almıştır.
Türkiye İş Bankası, uluslararası sermaye piyasalarında 500 milyon dolar tutarında, 12 yıl vadeli ve 7. yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye niteliğinde yeni bir eurotahvil ihracı gerçekleştirdi.
Bankadan yapılan açıklamaya göre, işlemin kupon faiz oranı, ihraca gelen güçlü talep sayesinde ilk açıklanan gösterge seviyenin 35 baz puan altında, yüzde 8,40 olarak belirlendi.
Geniş bir coğrafyaya yayılmış uluslararası yatırımcıların ilgi gösterdiği işlemde eurotahvillerin yüzde 46’sı İngiltere’ye, yüzde 20’si Avrupa’ya, yüzde 17’si ABD’ye, yüzde 16’sı Orta Doğu’daki yatırımcılara ve yüzde 1’i Asya’daki yatırımcılara satıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Özşuca, jeopolitik belirsizliklerin ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların yüksek seyrettiği bir dönemde gerçekleştirilen bu işlemin, uluslararası yatırımcıların hem Türkiye ekonomisine hem de İş Bankasına duyduğu güveni bir kez daha teyit ettiğini belirtti.
Özşuca, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerine bugüne kadar gerçekleştirilen en uzun vadeli katkı sermaye niteliğindeki piyasa işleminin, bu özelliğiyle uluslararası sermaye piyasaları açısından önemli bir referans niteliği taşıdığını kaydetti.
– Uluslararası yatırımcılardan güçlü talep
İşlemin, güçlü yatırımcı talebi sayesinde son dönemde uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerde görülen seviyelerin altında bir yeni ihraç primiyle tamamlandığını vurgulayan Özşuca, bunun İş Bankasının güçlü finansal yapısına, uluslararası yatırımcı tabanının derinliğine ve uzun yıllara dayanan güven ilişkisine duyulan inancın somut bir göstergesi olduğunu anlattı.
Özşuca, son bir yıl içerisinde uluslararası piyasalarda toplamda 1,5 milyar dolar tutarında üç ayrı katkı sermaye nitelikli Eurotahvil ihracını başarıyla gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, bankanın sermaye yapısını daha da güçlendiren uzun vadeli bu kaynakların reel sektörün finansman ihtiyaçlarının desteklenmesine katkı sağlayacağını aktardı.
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi
Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.
İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.
Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.
Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.
KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm
Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.
Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.
İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.
Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi.
KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.
Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
Basel kriterleri,
AML/KYC,
FATF,
ESG,
Dijital bankacılık,
Yapay zeka,
Siber güvenlik,
SWIFT,
uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
dış ticaret finansmanı,
proje finansmanı,
yatırım bankacılığı,
sendikasyon kredileri,
ihracat finansmanı,
fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
Ziraat Bankası
Halkbank
VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
1., 2. ve 3. derece devlet memurları
Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
Eski milletvekilleri
Eski bakanlar
Yerel yönetimler
Büyükşehir belediye başkanları
İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
ihracatı finanse eden,
yatırımları organize eden,
dış finansmanı sağlayan,
uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
sendikasyon kredileri,
Eurobond işlemleri,
IFC,
EBRD,
Dünya Bankası,
Asya Altyapı Yatırım Bankası,
uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
hızlı vize,
uzun süreli çok girişli vizeler,
fast-track uygulamaları,
güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
en az 15 yıl kıdeme sahip,
BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
uluslararası işlemlerde görev yapan,
belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.