Connect with us

Erol Taşdelen

Bankalara Ocak şoku : Karlar % 45 eridi

Yayınlanma:

|

Bankacılık sektörü Ocak ayı verileri BDDK tarafından yayınlandı. Veriler bankalar için tam anlamı ile şok içeriyor. Aktif ve Pasifte kan kaybı yetmezmiş gibi Karlılık da 2020’nin Ocak ayına göre %-45 erime olduğu ortaya çıktı. Bankaların Pandemi sürecinde apar topar mesaileri niçin 9:00’a çektikleri daha iyi anlaşılmış oldu.

Bilanço küçüldü

Bankacılık sektörü Toplam Varlıklarda 2020 sonunu 6 Trilyon 106 milyar TL büyüklük ile kapatırken 2021 Ocak ayında 62 milyar TL küçülme ile 6 Trilyon 44 milyar TL’ye hacme geriledi. Bankalar ortalama üzerinden performanslarını ölçtükleri için ilk çeyrekteki kayıpların geri konulması çok zor oluyor.

Krediler durdu, küçülme başladı

2020 sonunu 3 Trilyon 576 milyar TL Toplam Nakdi Krediler ile kapatan bankalar kredilerde 22 milyar TL küçülme yaşadı. Gayri Nakdi Kredilerde de 3 milyar TL küçülen bankaların kredi küçülmelerinin Şubat ayında da devam etti. Kredi vermeden nasıl karlılık yaratacakları ise bankaların ana sorunu oldu. Diğer taraftan sorunlu krediler 2021’de bankaların ana sorunu olmuş durumda. TBB Bankaların Ekim 2019 – Ocak 2021 Döneminde 34 milyar TL’den fazla krediyi yapılandırdığını açıkladı. Yapılandırmalar tüm hızı ile sürdüğü gibi yapılandırılan kredilerin yapılandırıldığı bir süreci yaşıyoruz.

Mevduat kaybı yaşadılar

2020 sonunu 3 Trilyon 455 milyar TL Mevduat ile kapatan bankalar 2021 Ocak ayında 37 milyar TL kayıp yaşadı. Bunun 10 milyar TL’Lık kısmı Türk Parasında olurken 27 milyar TL’lık kısmı Yabancı Para cinsinden kayıp oldu.

Net Faiz Geliri sert düştü

2020 Ocak ayında 17,6 milyar TL Net Faiz Geliri sağlayan Bankalar 2021 Ocak ayında %20,5 kayıp yaşayarak 14 milyar TL Net Faiz Geliri sağlayabildi; kayıp 4 milyar TL. Bu kaybı Faiz Dışı Gelir ile kapamaya çalışan bankaların bunu  daha çok yapılandırma kredilerinden alınan peşin komisyon ve yapılan Sigortalardan sağladıklarını tahmin etmek zor değil. Ayrıca TCMB ücret ve Komisyonlarda enflasyon kadar % 14 gibi bir artışın yolunu 31.12.2020 tarihli Tebliğinde açmış, TBB’nin 18.01.2020 tarihinde yayınladığı yeni ücret komisyon tarifelerinde de bankaların % 14’lük bir ücret komisyon tarife değişikliği yaptığı anlaşılmıştı. Bu yetmemiş olacak ki TCMB’nin yeni Tebliği ile 01.03.2021 tarihi itibarıyla kullandırılacak yeni ticari kredilerde erken kapama ücret ve komisyonları artırdı. Bu sayede bankalar 2019-20 sürecinde kaybettikleri çoğu ücret komisyon imkanlarını tekrar kazanmaya başladı. Arka planda Bankaların kamu otoritesine ücret ve komisyon kayıplarının önündeki engelleri kaldırılması için baskı yaptığını tahmin temek zor değil.

Toplam Faiz Dışı gelir Gider zararı üç katına çıktı

Bankaların 2020 yılında Aktif büyüklüğünü ortalama % 36 büyümesine rağmen sadece Ocak 2021’de Toplam Faiz Dışı Gelir / Gider fark zararı -1,2 milyar TL’den -4,5 milyar TL’ye ulaşarak zarar 3 milyar TL artarak 3 kat artmış oldu.

Net Karlılıkta şok yaşadılar

Bankalar 2020 yılının ilk ayına inanılmaz hızlı başlarken 2021 Ocak ayında bunun tam tersi oldu.  2020 yılı Ocak ayında 7,9 milyar TL Net Karlılık sağlayan bankaların %-45,6 kar kaybı ile 2021 Ocak ayını 4,3 milyar TL Net Kar ile kapaması tam anlamı ile sektörde şok etkisi yaptı. Öyle ki Pandemi sürecinde mesai saatlerini kısan bankalar Ocak ortasında apar topar  mesai saatlerini 10:00 -16:00’dan tekrar 9:00 -16:00’ya çekmişlerdi.  

Karlılık niçin düştü

Banka karlılıklarının düşmesinde Pandemi süreci direkt etkili oldu. Özellikle hafta sonları ülke genelindeki hafta içi erken başlayan, hafta sonu tam uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması alış veriş hacmini düşürürken, bankaların da toplam piyasa paylarında ve hacminde düşmelere neden oldu. Çalışanların gelir kaybı, tasarruf eğilimleri de bu süreçle birleşince bankalar ciddi hacimsel kayıplar yaşadı. Vatandaşın hazırdan yemesi tasarruflara olumsuz etkisi oldu. Yasakların   kademeli azalacağı Mart itibarıyla geçmiş iki aydaki kayıpları bankalar nasıl kapatacaklarını ise izleyecekleri yeni stratejiler belirleyecek.

Okumaya devam et

BANKA ANALİZLERİ

BANKALARIN NET KARLILIĞI 10 AYDA % 409 ARTTI

Yayınlanma:

|

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU – BDDK Bankacılık sektörü 2022 Ekim ayı mali verileri açıkladı. 2021 Ekim ayında 66 milyar TL Net Karlılık açıklayan sektör; 2022 Ekim’de karlılığını %409 artırarak 336 milyar TL Net Karlılık açıkladı.

2021 Ekim aylık bazda 9,1 milyar TL Net kar yapan sektör, 2022 Ekim ayında ise 5 kat artış ile 49,5 milyar TL Net Karlılığı yakaladı.

Bilanço büyümeye devam etti

2021 yıl sonunu 9,2 trilyon Aktif Büyüklük ile kapatan sektör yılın on ayında %46 büyüme ile 13,4 trilyon bilanço büyüklüğüne ulaştı. 2021 sonunda 4,9 trilyon TL olan Nakdi Krediler ise %44 artış ile 7 trilyon TL seviyesine yükselirken;  Takipteki Krediler 1 milyar TL artışla 161 milyar TL seviyesini korudu. Buna karşılık ön izleme, yakın izlemede, takip edilip; yapılandırılan kredilerden oluşan Sorunlu Krediler ise Haziran ayında 860 milyar TL’yi ( 46 milyar USD ) geçmesi Sektörün yumuşak karnı olarak kendini gösteriyor. 2022 ilk on ayında Beklenen Zarar Karşılıkları da 258 milyar TL’den 333 milyar TL’ye yükselirken son 1 ayda 10 milyar TL artmış durumda.

2021 sonunda 5,3 trilyon TL olan Mevduat toplamı da %57 artış ile 2022’de 8 Trilyon 347 milyar TL seviyesine ulaştı. Bankalarda bulunan Mevduatın %35’ine denk gelen 2,9 trilyon TL ise vadesiz mevduattan oluşuyor. Vadesiz oluşturulmasında her ne kadar Ekim sonuna doğru TCMB’nin uyarısı ile azalsa da Ticari kredilerin %25-30’luk kısmının kredi vadesince vadesizde tutma koşulu konmasının etkisi büyük oldu.

Karlılık % 409 arttı

Bankacılık sektörü bilanço büyümesinden daha fazla karlılık artışı yaptı. 2021 ilk on ayında 184 milyar TL Net Faiz Gelir sağlayan sektör; 2022 yılında 572 milyar TL seviyesine ulaşarak %211 artış gerçekleştirdi. Bunda KKM hesaplarında faizlerin sabitlenmesinin önemli katkısı oldu. Zira, bankalardaki tasarruf mevduatlarının üçte biri KKM’ye dönerek  Ekim sonunda 1 trilyon 735 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda. Bankaların elinde bulunan yüksek faiz ile alınan Devlet Tahvilleri ise faizlerin düşmesi nedeni ile karlılıkta önemli katkısı oldu. Bankalar 2021 ilk on ayında 126 milyar TL Faiz Dışı Gelir elde ederken; 2022 aynı dönemde bu gelirini %94 artırarak 244 milyar TL seviyesine yükseltti. Bunda kredi faizlerin düşmesi nedeni ile kredi koşullarında dış ticaret paketi, sigorta, masrafsızlık paketi gibi komisyon gelirleri artıracak koşulların krediye bağlanmasının da etkisi büyük oldu.

Kar artışına rağmen CEO’ların yüzleri gülmüyor

Bankacılık Sektöründeki bu kar artışına rağmen; TCMB’nin BDDK’nın ani düzenlemeleri sonucu; Kredi alanının daralması, Kredi – Mevduat Karşılıklar şartlarının hızlı ve  sık sık değişmesi; Finans sektöründe Vergi oranının %20’den %25’e çıkması; Uzun Vadeli Tahvil almaya zorlanmaları ve ileride bu Tahvillerden zarar etme olasılığı; seçim sürecinde bankaların aktif kullanılacağı algısı girilmesi; Enflasyon muhasebesine geçilememesi; Sorunlu Kredi potansiyeli; BİST’de bankalar üzerinde spekülatif işlemler gibi nedenlerle yüksek gözüken karlılıklara rağmen yüzler gülmediği gibi; orta-uzun vadede yaşanan kaygılar daha sık  dile getirmeye başladılar. Diğer taraftan, sektörün son çeyrekte çevirmesi gereken ciddi hacimde Sendikasyon Kredilerinin de maliyetleri artması, ana parayı dahi çevirememesi, sendikasyon çevirme oranlarının %60’lara kadar gerilemesi; bankalar üzerinde yeni stres merkezi oluşturmuş durumda.

Erol TAŞDELEN – Bankacılık Uzmanı, Ekonomist

Okumaya devam et

EKONOMİ

TEKSTİLDE ÇİN KABUSU

Yayınlanma:

|

Pandemi sürecinde RNA bazlı aşı kullanmayan ÇİN bir taraftan durduramadığı Covid-19 ile mücadele ederken diğer taraftan yarı mamul ve mamul stoklarını eritmek için atağa geçerek Türkiye gibi ülkeleri tehdit etmeye başladı. Sanayide başta Enerji gibi temel maliyetleri oluşturan girdilerin de düşük maliyet avantajını kullanarak özellikle Tekstil sektörünü ihracat atağı başlattı. Üzerine Navlun maliyetlerinin düşmesi ÇİN’in yeni ihracat atak stratejisini de destekler yönde gelişti.

Navlun maliyetlerinin de düşmesi etkisi, Türkiye’nin Avrupa’ya ihracatına ket vururken; Türkiye’de Enerji maliyetlerinin yaklaşık Kwh 21-22 Cent’e kadar çıkması Çin karşısında Tekstil sektörünü savunmasız bırakmış durumda. Zira, ÇİN’de elektrik maliyetleri Kwh 8 cent seviyesinde ve diğer ülkelere göre ciddi düşük maliyet etkisi yaratıyor. Üzerine ÇİN’in stokları eritmek için maliyetine; bazı ürünlerde maliyetinin altına Tekstil ürünleri de satmaya başlaması Türk Tekstil sektörünün korkulu rüyası haline gelmiş durumda. Zira bu haksız enerji maliyetleri ile Türk Tekstil sektörünün rekabet etmesi nerede ise imkansız hale gelmiş durumda.

Tekstil sektörü bu günlerde ÇİN’den girişi olan mamul ve yarı mamul ürünler ile sert bir şekilde rekabet etmeye çalışıyor. Buna rağmen rekabet edemez hale gelmiş durumda. ÇİN’den gelen hammadde yurtiçinde tüm işletmelerde benzer koşulda sunulurken iç rekabette sorun yaratmıyor fakat, ithal edilen yarı mamul ve mamullerde aynı durum söz konusu değil.

Çin menşeli mensucat ve tekstil ürünleri için acil damping önlemi alınmaması halinde kısa sürede yıkıcı etki kendini gösterecek. Durum bu kadar acil ve önemli.

Hazır Giyim, Halı, Yolluk, ev tekstili, kumaş gibi mamul girişleri tekstil sektörünü olumsuz etkilerken tekstil sanayisini tehdit eder hale gelmiş durumda. Çünkü son zamanlarda ÇİN menşeli tekstil ürünleri piyasada daha sık rastlanır oldu.

Başta Gaziantep’teki Halı sektöründe işten çıkarmalar başlarken ÇİN etkisinin önüne geçilmez ise Tekstil Giyim sanayi başta olmak üzere tekstil fabrikaları üretime ara vermek zorunda kalacak. Bu da, “durgunluğun yanında işsizlik anlamına geliyor” demedi demeyin!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

TİCARİ KREDİLERDE FATURA KAOSU

Yayınlanma:

|

TCMB ve BDDK’nın krediler ile ilgili son aylarda sık sık yapılan düzenlemeler sonucu Bankalar yeni bir adım daha atılarak sadece “Harcama Belgesi”  karşılığı Ticari kredi kullandırmaya başladı. Üstelik çoğu banka buna ek olarak “İhracat Taahhüttü” de istiyor. Bunun ana gerekçesi kredi dövize gitmesin diye açıklansa da piyasada başka sorunlar çıkmaya başladı.

HARCAMA BELGELERİNE NELER GİRİYOR

Al krediyi ne yaparsan yap dönemi sona eriyor. Ticari Krediler için yeni uygulamalar başladı. Bunun somut yansıması Bankaların “Harcama Belgesi” istemesi ile somut hale geldi. Bankalar harcama belgesi olarak; “maaş/ücret ödemeleri; hammadde ve ara mal tedariki; nakliyat, sigorta ve navlun gibi ihracata ilişkin hizmet alımları; yatırım malı; makina alımları; kira ödemeleri, elektrik, su ve doğalgaz gibi ödeme faturaları; Vergi ve SGK prim ödemeleri işlemleri belgeleri” bankalarca ticari kredi için kabul edilebilir belgeler arasında sayıldı. Ayrıca KOBİ’lerin AR-GE giderleri; pazarlama, satış ve genel yönetim giderleri ile satış maliyetleri içinde yer alan Mal, Hizmet alımları kapsam içine alındı.

FİRMA ADINA BİNEK ARAÇ KREDİSİ VERİLMİYOR 

Bankalar Türk Parası Kıymetini Kuruma Hakkında 32 sayılı kararda belirtilen “efektif, döviz, menkul kıymet, kıymetli maden, taş ve eşya alımları ile gayrimenkul ve “binek taşıt” alım harcama mukabili kabul edilmez” olduğunu öne sürerek firmalar adına “binek araç alımları” için kredileri de durdurdu. Bu durumda firmalar sadece Ticari Nitelikli araçları ( kamyon, kamyonet, otobüs ..vb ) Ticari Kredi kullanarak alabilecek.

FATURALARDA SADECE TÜRK LİRASI BİLGİLERİ YER ALACAK

Ticari kredi kullanırken istenecek harcama belgelerinden faturalarda sadece Türk Lirası bilgileri yer alabilecek. Bankaların firmalara verdiği bilgilere göre; “yurt dışından doğrudan ithal edilen ürünler/hizmetlerin yurt dışındaki tedarikçisi tarafından sağlanan yabancı para cinsinden harcama belgeleri alınabilecek” denilerek hangi faturalarda Yabancı Para cinsinden faturada bilgilerin yer alması için kural da belirlenmiş oldu.

Bunun dışında kalan; “yurt içindeki firmalardan alınan belgeler sadece Türk Lirası cinsinden ve üzerinde Türk Lirası dışında bir para biriminden tutar veya kur bilgisi bulunmamak” şartı ile Ticari Kredi için harcama belgesi kabul edilebilir denmekte.

FATURADA KUR BİLGİSİ OLMAMASI KARGAŞAYA NEDEN OLACAK

TCMB’nin Tebliğleri ile firmalar arasında Döviz ödemesi ile ticaret Nisan ayında sonlandırılmıştı. İthalatın %80’ni hammadde olduğu düşünüldüğünde özellikle sanayiciler yurt dışından gelen hammadde ve yarı mamul ürünlere bağlı olduğundan maliyet hesabını da satış fiyatı da piyasada döviz üzerinden fiyatlamış; kurlardaki belirsizliğin de etkisi ile piyasa dolarize olmuştu. Bu durumda döviz ödemeler yasaklanınca çözüm olarak firmalar da TL düzenlenen proforma ve faturalara uygulanan kuru ve kura karşılık gelen TL tutarını yazarak belge düzenlemeye başlamıştı. Bu döviz kurunun bile kamu otoritesince netleştirilmediği için bazı firmalar TCMB kurunu bazı firmalar işlem görülen banka kurunu bazı firmalar da piyasa kurunu esas aldığı için firmalar arasında kur farkı yaşandığı sık sık dile getirilmiş, şikayetlere neden olurken; şimdi de  faturalar üzerinde bu kur da yer almadan, sadece Türk Lirası fatura düzenlensin isteniyor. Kısaca bankalar, “fatura karşılık kredi kullandırırım ama faturada döviz kuru ve kurun TL karşılığı gibi bilgisi yer almasın” diyor. Kargaşa da tam burada başlayacak. Zira; bazı bankalar kredi için proformayı kabul etmeyerek; direk fatura istiyor oysa makina alımı, leasing gibi işlemlerde önce avans ödeniyor; fatura, örneğin altı ay sonra makina fabrikaya gelince kesiliyor. Sadece kur belirtilmeden Türk Lirası fatura kesildiğinde dövizdeki oynaklıkta mali ya da makinayı alan anlaştıkları kuru ispatlayamamak gibi bir durum çıkacak ortaya. Bu da karşılıklı Ticari Davalarda patlama anlamına geliyor. Bu durum, Mal, makina, hizmet alan firmayı piyasada savunmasız halde bırakıyor. Örneğin; tekstil, kimya, metal, cam, seramik, elektronik, makina gibi sektörlerde girdilerin önemli bir kısmı ithal olduğu için fiyatlar günlük ve döviz kuru üzerinden fiyatlanıyor; TL olarak fiyatlanması nerede ise imkansız hale gelmiş durumda.

ÖDEME YAPILMADAN FATURA NASIL KESİLSİN?

Piyasada yaşanan diğer bir sorun da bazı bankaların Proformayı kabul etmeyip kredi kullandırmak için Faturada ısrar etmesi oldu. Tavuk yumurta hikayesine döndü iş.  Zira, mal satan firma ödemeyi almadan fatura kesmiyor; ödemenin olması için de kredi kullanıp mal satan firmanın hesabına paranın geçmesi gerekiyor. Faturada ısrar eden bankaların Piyasalardaki nakit döngüden ne kadar uzak oldukları ise fatura ısrarında ortaya çıktı. Üstelik ödeme yapacak firma ödemeyi son güne krediye güvenerek hareket edemez önceden garanti altına almak ister. Örneğin takasta çekiniz var ödemeden karşı taraf fatura kesmeyecek bu durumda ne yapacaksınız? Üstelik, fatura olayı kredi kullanım süreçlerini de ciddi şekilde uzatmış durumda. Kredi hesaba geçene kadar müşteri kredi kullanımdan emin olamıyor. Bankaların da kredi iştahı zaten açık değil. Kısaca, bankaların fatura ısrarı piyasalardaki nakit döngüye de ciddi zarar verecek gibi gözüküyor. Kredi kanalları sıkışık, kredi kullanım koşulları ağırlaşmış, faizin üstüne bir de kredi limit tahsis ücreti; sigorta; masraf paketi gibi komisyonlar dayatılınca kredi kullanan firmalar parayı bulduğuna mı sevinsin; ödediği komisyonlara mı üzülsün, piyasada tam bir şaşkınlık yaşanıyor! Bazı firmalarda firma ortaklarının onlarca sigortası oldu, her ticari kredide firma ortağına hayat sigortası bir bizim ülkede olsa gerek! TCMB komisyonlarla ilgili şikayetler artınca bankalardan komisyon raporları da istemeye başladı ama bu raporlarda kredi maliyetin içindeki sigorta bilgilerinin olmadığına eminim! Kısaca, ticari kredilerdeki bu maliyet TCMB’den de saklanıyor! TCMB ile SEDDK bu işe el atsa iyi olacak.

KREDİ ÖDEMELERİ UNUTULDU

Bankaların yeni kredi kullanım koşullarında firmaların kredi geri ödemeleri unutuldu veya bu şekilde tercih yapıldı. Zira; firmanın “kredi ödemelerini kredi ile ödemesin” de hedeflenmiş olabilir ama bu duruma her firmanın nakit akışı uymadığı için önümüzdeki dönemde gecikmeli kredi geri ödemelerinde artış olur ise şaşırmamak lazım. Zira; ihracat bedeli geciken veya iç piyasadan alacağı geciken veya kredi geri ödeme taksitine denk gelmemesi durumda çoğu firma kredi kullanarak kredi taksitini ödüyordu. Yeni uygulamada bu yönde bir düzenleme olmadığı gibi bankalar kredi ödemeleri için kredi kullandırmak da istememekte. Oysa, kredi, leasing, çek ödemeleri gibi ödemeler firmaların cari giderler arasında ciddi bir hacim tutuyor. Firmalar bu durumda nakit yaratmak için ya stokların zararına elden çıkaracak ya da faaliyetine bir süre ara verecek. Bu da “işsizlik ve ani duruş” demek. Zira; başta Elektrik gibi giderler Ocak ayına göre beş katı aşmış bu da TÜİK hesaplamasında bile ÜFE’nin %157 ile kendini somut hale getirdi. Ticari Kredilerde kredi geri ödeme; leasing, çek ödemeler gibi ödemeler kapsam içine alınmaması piyasada ciddi sıkıntı yaratacak. Maliyetlerin artmasından özellikle sanayici zaten zor durumda. Üzerine bir de kredi kanallarında sorun gelince kendini eli kolu bağlanıp denize atılmış yüzmesi isteniyor gibi hissediyor. Üstelik iç ve dış piyasada rekabet hat safhada iken yapılıyor bu durum. Firmalar; Mal tedarikindeki sıkıntılarla mı uğrasın; artan maliyetleri yönetmekle mi uğraşsın; satılmayan malların stok kontrolü ile mi uğraşsın şaşkın haldeyken; üzerine finansal zorlukla gelince  kimse halinden memnun değil biline!

S&P Global Market Intelligence analizine göre 2022 Haziran ayı sonunda bankaların sorunlu kredileri 860 milyar TL ( 46 milyar USD ) seviyesine yükselmişken yeni tedbirler sorunlu kredilerin artışına neden olursa şaşırmayalım. Şunu artık anlayalım faturaları liralaştırmakla Piyasa Liralaşmıyor! Firmaların önünü görüp, Piyasanın Liralaşması için başka şeyler de lazım : BELİRSİZLİKLERİN GİDERİLMESİ; GÜVEN ORTAMININ YARATILMASI gibi!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist, Bankacılık Uzmanı      www.bankavitrini.com

 

S&P Global: Türk bankalarının sorunlu krediler 46 milyar doları aştı – BankaVitrini

MERKEZ BANKASI BANKALARI 4 KONUDA NİÇİN UYARDI? – BankaVitrini

YANLIŞ KARARLAR YATIRIMCIYI VURDU – BankaVitrini

BANKALARDA ‘KREDİ BLOKELİ KREDİ’ DÖNEMİ BAŞLADI – BankaVitrini

SANAYİCİ BANKALAR KARŞISINDA SAVUNMASIZ BIRAKILDI – BankaVitrini

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.