BANKA HABERLERİ
BDDK : Bankacılık sır saklama yönetmeliği revize etti
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
BDDK 04.06.2021 tarih ve 31501 sayılı Resmi gazetede; ” SIR NİTELİĞİNDEKİ BİLGİLERİN PAYLAŞILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK” yayınladı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), banka sırrı ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin paylaşım ve aktarımlarına ilişkin esasları belirleyen yönetmeliği Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait veriler, müşteri sırrı hâline gelecek.
Müşteri sırrı ve banka sırrı niteliğindeki bilgiler, sadece belirtilen amaçlarla sınırlı olmak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak bu amaçların gerektirdiği kadar veriyi içermek kaydıyla paylaşılabilecek. Karşı tarafın bilgilerin içeriğine vakıf olup olmadığına bakılmaksızın sır kapsamındaki bilgilerin aktarılması da paylaşım olarak kabul edilecek. Yönetmeliğe göre, banka ve finansal kuruluşların, gizlilik sözleşmesi yapılması ve sadece belirtilen amaçlar ile sınırlı kılınması koşuluyla banka sırrı ya da müşteri sırrı niteliğindeki bilgileri kendi aralarında doğrudan doğruya ya da Risk Merkezi veya en az beş banka ya da finansal kuruluş tarafından kurulacak şirketler vasıtasıyla paylaşımı da sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmeyecek.
Sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmeyecek durumlar arasında; konsolide finansal tablo hazırlama çalışmaları, risk yönetimi ve iç denetim uygulamaları, banka sermayesinin %10 ve daha fazlasını temsil eden payların satışı amacıyla yapılacak değerleme çalışmalarında bilgi ve belge verilmesi de yer alıyor.
Bankaların, ölçülülük ilkesini dikkate alarak müşteri sırrı ve banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, paylaşımını koordine etmek ve gelen paylaşım taleplerinin uygunluğunu değerlendirerek bu değerlendirmeleri kayıt altına almakla sorumlu olan ve görev tanımları ile çalışma esasları banka yönetim kurulu tarafından onaylanan Bilgi Paylaşım Komitesi kurması zorunlu olacak. Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamayacaklar. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam edecek.
Bir gerçek veya tüzel kişi müşterinin, bankanın müşterisi olduğunu gösterir her türlü bilgi de müşteri sırrı kapsamında sayılacak. Müşteri ilişkisi kurulmamış olsa dahi, başka bir banka nezdinde bulunan müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin elde edilmesi ve öğrenilmesi de bu kapsamdaki yükümlülüğe tabi olacak. Yönetmelik 2022 yılı başında yürürlüğe girecek.
Yönetmelikte yer alan bazı maddeler şu şekilde :
Sır saklama yükümlülüğü
MADDE 4 – (1) Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki yükümlülük, müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin, otomatik olmayan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmayan yöntemlerle elde edilmesi ve öğrenilmesi halinde de geçerlidir.
(3) Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere ait veriler, müşteri sırrı hâline gelir. Bir gerçek veya tüzel kişi müşterinin, bankanın müşterisi olduğunu gösterir her türlü bilgi de müşteri sırrı kapsamındadır. Müşteri ilişkisi kurulmamış olsa dahi, başka bir banka nezdinde bulunan müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin elde edilmesi ve öğrenilmesi de birinci fıkra kapsamındaki yükümlülüğe tabidir.
(4) Kişisel veriler de dâhil olmak üzere, bankalar ile müşteri ilişkisi kurulmadan önce de var olan ve başka bir bankanın müşteri sırrı niteliğinde olmayan gerçek ve tüzel kişilere ilişkin veriler, tek başına sır kapsamında bulunmamakla birlikte, ilgili kişinin banka müşterisi olduğunu gösterecek şekilde, tek başına ya da üçüncü fıkrada belirtilen müşteri ilişkisinin kurulmasından sonra oluşan verilerle birlikte işlendiğinde, müşteri sırrı haline gelir. Söz konusu verilere ilişkin birinci fıkra kapsamındaki yükümlülük, bu verilerin müşteri sırrı haline gelmesinden itibaren başlar.
Sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan haller
MADDE 5 – (1) Banka sırrı ya da müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan merciler ile paylaşılması sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez.
(2) Gizlilik sözleşmesi yapılması ve sadece belirtilen amaçlar ile sınırlı kılınması koşuluyla banka sırrı ya da müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin aşağıdaki durumlarda paylaşımı sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez:
a) Bankaların ve finansal kuruluşların, kendi aralarında doğrudan doğruya ya da Risk Merkezi veya en az beş banka ya da finansal kuruluş tarafından kurulacak şirketler vasıtasıyla her türlü bilgi ve belge alışverişinde bulunması.
b) Konsolide finansal tablo hazırlama çalışmaları, risk yönetimi ve iç denetim uygulamaları kapsamında bankaların sermayelerinin yüzde on veya daha fazlasına sahip olan yurt içinde veya yurt dışında yerleşik kredi kuruluşu ile finansal kuruluşlar da dâhil ana ortaklıklarına bilgi ve belge verilmesi.
c) Doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla banka sermayesinin yüzde onunu ve daha fazlasını temsil eden payların satışı amacıyla yapılacak değerleme çalışmalarında kullanılmak üzere muhtemel alıcılara bilgi ve belge verilmesi veya krediler dâhil varlıkların ya da bu varlıklara dayalı menkul kıymetlerin satışı amacıyla yapılacak değerleme çalışmalarında kullanılmak üzere bilgi ve belge verilmesi.
ç) Değerleme, derecelendirme, destek hizmeti ile bağımsız denetim faaliyetlerinde veya gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması kaydıyla hizmet alımlarına yönelik işlemlerde kullanılmak üzere bu hizmeti sağlayanlara bilgi ve belge verilmesi.
(3) İkinci fıkranın (b) bendi kapsamında yapılacak paylaşımların, sadece söz konusu bentte belirtilen amaçlar ile sınırlı kılınması, gizlilik sözleşmesi yapılması, söz konusu sözleşme hükümleri ile karşı tarafın gerekli teknik ve idari tedbirleri almasının sağlanması koşuluyla, hakim ortak ile yapılması ya da hakim ortağın/ana ortaklığın belirleyeceği, konsolide finansal tablo hazırlama ya da konsolide risk yönetimi uygulamaları kapsamında hizmet aldığı bir grup şirketi ile yapılması sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez.
(4) İkinci fıkranın (b) bendi ve üçüncü fıkra kapsamında risk yönetimi amacıyla yapılabilecek paylaşımlar, İSEDES Yönetmeliğinde yer verilen risk yönetim sistemi içinde yer alan uyum, kredi, itibar riskleri de dâhil olmak üzere tüm risk kategorilerine ilişkin risk yönetim faaliyetlerini kapsar. 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ile 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan suçların işlenmesine ilişkin mali suç riski de uyum riski kapsamında ele alınır. Uyum riski amacıyla yapılacak paylaşımların, paylaşımı yapan ya da paylaşımın yapıldığı karşı tarafın tabi olduğu ulusal ya da uluslararası bir mevzuattan kaynaklanması şarttır.
(5) Müşteri sırrı niteliğinde olmayıp yalnızca bankaya ait bilgileri içeren banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, banka yönetim kurulu kararı ile banka sorumluluğunda üçüncü taraflar ile paylaşılması sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez. Banka Yönetim Kurulu bu yetkisini usul ve esasları belirlemek suretiyle Genel Müdürlüğe devredebilir.
(6) Bankalar, Risk Merkezi veya en az beş banka ya da finansal kuruluş tarafından kurulmuş şirketlerce, müşterilerin kamu kurum ve kuruluşlarına kendi talepleri ile verdikleri müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin teyit edilmesi konusunda müşteri talep ya da talimatının alınmış olması şartıyla, söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarına bu bilgilerin sadece doğru olup olmadığı şeklinde cevap verilmesi sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez.
(7) Bankanın taraf olduğu uyuşmazlıklarda iddia ya da savunmasının ispatı için zorunlu olması halinde, söz konusu uyuşmazlığın tarafı olan gerçek veya tüzel kişilere ait müşteri sırrı niteliğindeki bilgilere veya banka sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin olarak, yurt içindeki ya da yurt dışındaki yargı makamları ile tahkim, arabuluculuk ve hakem heyeti gibi alternatif uyuşmazlık çözmeye yetkili makamlarla ya da bu makamlarla paylaşmak üzere söz konusu uyuşmazlıklarda bankayı temsil eden taraflarla yapılan paylaşımlar sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez.
(8) 5549 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca finansal gruba bağlı kuruluşların, müşterinin tanınmasıyla hesap ve işlemlere ilişkin olarak grup içerisinde bilgi paylaşımı sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmez.
(9) İkinci fıkranın (b) bendi ile üçüncü fıkra kapsamında yapılacak paylaşımlara ilişkin gizlilik sözleşmesinin bir örneği, gerçekleştirilen paylaşımın amaçları, sır kapsamındaki bilgilerin gizliliği ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik hâkim ortak/ana ortaklık tarafından veya hâkim ortağın/ana ortaklığın bu kapsamda hizmet aldığı taraflarca alınan teknik ve idari tedbirler ile bu madde kapsamında banka sırrı ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin aktarıldığı tüm üçüncü tarafların unvanı ve bulunduğu ülke bilgileri, Kurumca uygun görülen biçim ve yöntemlere göre, altı aylık dönemler halinde ve kritik bir değişiklik olması durumunda söz konusu değişiklik özelinde derhal Kuruma raporlanır. Müşterinin kimliğini belirli veya belirlenebilir kılacak şekilde bu madde kapsamında yapılan tüm paylaşımlar banka nezdinde denetime hazır şekilde bulundurulur ve söz konusu bilgiler Kurumca uygun görülen biçim ve yöntemlere göre talebi halinde Kuruma gönderilir.
Sır niteliğindeki bilgilerin paylaşılmasına ilişkin genel ilkeler
MADDE 6 – (1) 5 inci madde kapsamında yapılacak paylaşımlar da dâhil olmak üzere, müşteri sırrı ve banka sırrı niteliğindeki bilgiler, sadece belirtilen amaçlarla sınırlı olmak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak bu amaçların gerektirdiği kadar veriyi içermek kaydıyla paylaşılabilir. Karşı tarafın bilgilerin içeriğine vakıf olup olmadığına bakılmaksızın sır kapsamındaki bilgilerin aktarılması da paylaşım olarak kabul edilir. Paylaşılan verilerin bir kısmı olmadan da belirtilen amacın gerçekleşmesi sağlanabiliyor ise paylaşımın ölçülü olduğu kabul edilemez. Bu kapsamda, 5 inci madde kapsamındakiler de dahil olmak üzere yapılacak paylaşımların ölçülü olabilmesi için asgari olarak aşağıdaki hususların tamamının yerine getirilmesi zorunludur:
a) Belirtilen hangi amaçlarla ilişkili ise, paylaşımların yalnızca söz konusu amaçların gerektirdiği kadar veriyi içermesi.
b) Paylaşımların içerdiği veri ya da veri setlerinin tamamının belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için gerekli olduğunun gösterilebilir olması.
c) Paylaşılacak veriler toplulaştırıldığında, kimliksizleştirildiğinde ya da anonim hale getirildiğinde söz konusu amaçlar yine de gerçekleştirilebiliyor ise bu yöntemlerin uygulanması.
ç) Bilgisi paylaşılacak müşteri aynı zamanda ana ortaklık, hakim ortak ya da grup şirketinin de ortak müşterisi değilse, bu taraflarla paylaşılacak söz konusu gerçek/tüzel kişi müşteriye ilişkin sır niteliğindeki bilgilerin, anılan müşterinin kimliğini belirli veya belirlenebilir kılacak nitelikte olmaması ve (c) bendinde belirtilen yöntemlerin kullanılması.
d) Paylaşım yapılacak tarafların ve paylaşım metotlarının mümkün olan en az veri kopyası oluşturacak şekilde kurgulanması.
(2) Gerçek kişi müşterilere ilişkin sır niteliğindeki bilgilerin paylaşımında KVKK’nin 4 üncü maddesinde yer verilen genel ilkelere uyulması zorunludur. Müşteri sırrı niteliğinde olsa dahi, sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler, sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hallerden biri dayanak gösterilerek, yurt içindeki ya da yurt dışındaki taraflarla paylaşılamaz.
(3) Diğer kanunların emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler, 5 inci maddede belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâller haricinde, müşterinin açık rızası alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamaz ve müşterinin bilgilerini paylaşmaya dair açık rıza göstermesi veya talep ya da talimat vermesi bankanın vereceği hizmetler için bir ön şart haline getirilemez.
(4) Üçüncü fıkrada belirtilen müşterinin talep ya da talimatı yazılı şekilde alınabileceği gibi kanıtlanabilir nitelikte olmak kaydıyla kalıcı veri saklayıcısı yoluyla da alınabilir. Müşterinin talep ya da talimatı, talep ya da talimatın alındığı aynı yöntemlerle müşteri tarafından istenildiğinde iptal edilebilir veya değiştirilebilir olmak kaydıyla, birden çok işlemi kapsayabilir ve süreklilik arz eden işlemlere yönelik talep ya da talimat süresiz olabilir. Altıncı fıkrada belirtilen durumlar haricinde, müşterinin vermiş olduğu talep ya da talimatlarını elektronik bankacılık hizmetlerine yönelik dağıtım kanalları üzerinden sorgulayabilmesi ve görüntüleyebilmesi esastır.
(5) İSEDES Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde tanımlanan birincil sistemler kapsamında olmayan, destek hizmetlerine veya değerleme, derecelendirme ve bağımsız denetim dışındaki hizmet alımlarına ilişkin 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca yapılacak paylaşımlar için üçüncü fıkrada belirtilen müşterinin talep ya da talimatının bulunması zorunludur. 5 inci maddenin yedinci fıkrası kapsamında yapılan paylaşımlar için bu hüküm uygulanmaz.
(6) İşlemin doğası gereği yurt içinde ya da yurt dışında kurulu banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı, ödeme, menkul kıymet mutabakat veya mesajlaşma sistemleri ile etkileşimin gerekli olduğu ve işlemin tamamlanabilmesi için yurt içindeki ya da yurt dışındaki taraflarla müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin paylaşılmasının işlemin zorunlu unsuru olduğu, yurt içi/yurt dışı fon transferi, yurt dışı akreditif, teminat mektubu, referans mektubu gibi işlemler için, işlemin müşteri tarafından başlatılması ya da elektronik bankacılık hizmetlerine yönelik dağıtım kanalları üzerinden müşteri tarafından emir girilmesi, söz konusu paylaşımlar bakımından üçüncü fıkrada belirtilen müşteri talep ya da talimatı yerine geçer.
(7) Müşterinin, talep ya da talimatı üzerine yapılacak paylaşımlarda birinci fıkrada belirtilen ölçülülük ilkesine uyulup uyulmadığı, müşterinin talep ya da talimatına uyulup uyulmadığı ile sınırlı olarak değerlendirilir. Müşterinin paylaşılmasını talep ettiği veri seti içinde başka müşterilere ya da başka bankaların müşterilerine ilişkin sır kapsamındaki bilgilerin de olması halinde ise, birinci fıkradaki yükümlülüğe herhangi bir sınırlama olmaksızın uyulması zorunludur.
(8) 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü fıkrası kapsamında, kredi karşılık hesaplamaları ile içsel sermaye yeterliliği hesaplamaları gibi çok sayıda müşteriye ilişkin kapsamlı veri paylaşımını gerektiren paylaşımlar ile karşı tarafın uyum riski amacıyla yapılacak paylaşımlar için, paylaşım öncesinde Kurumun uygun görüşünün alınmış olması şartıyla, birinci fıkranın (ç) bendi uygulanmaz. 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü fıkrası kapsamında konsolide risk yönetimi amacıyla paylaşılacak verilerin, banka ana sermayesinin yüzde onu veya daha fazlası oranında kredi kullandırılmış bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna ait olması halinde ise, söz konusu veriler için paylaşım öncesinde Kurumun uygun görüşünün alınmış olması ve birinci fıkranın (ç) bendine uyum şartı aranmaz. Kurul bu fıkrada yer alan sınırlamaları değiştirmeye ya da bu fıkrada yer alan hususlara ilişkin yeni sınırlamalar getirmeye yetkilidir.
(9) Yabancı ülke kanunlarına göre denetime yetkili ve Kurum muadili mercilerin, kendi ülkelerindeki finansal piyasalarda faaliyet gösteren kuruluşların Türkiye’deki şube veya ortaklıklarında denetim yapma ve bilgi talepleri ile bankaların yurt dışındaki şube veya ortaklıklarının konsolidasyon kapsamında yer alan bilgilerine ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi hususunda Kanunun 98 inci maddesi hükümleri saklıdır. Kurum muadili yabancı mercilerin talebi üzerine gerçekleştirilecek bilgi paylaşımı, Kanunun 98 inci maddesine uygun olarak Kurum nezdinde bulunan bilgiler ile karşılanmasının mümkün olması halinde doğrudan Kurum tarafından, Kurum nezdinde bulunan bilgilerin yeterli olmaması halinde ise Kurulca verilecek izin dahilinde bankalar tarafından yerine getirilir. 5 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, paylaşım öncesinde Kuruma yazılı olarak bildirimde bulunulması şartıyla, Kurum muadili yabancı mercilerin talebi üzerine bu merciler ile paylaşılması bu fıkraya aykırılık teşkil etmez.
(10) 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü fıkrası kapsamında denetim çalışma kağıtları da dahil olmak üzere, iç denetim uygulamaları amacıyla yapılan paylaşımların müşterinin kimliğini belirli veya belirlenebilir kılacak veriler içermesi, birinci fıkraya aykırılık olarak kabul edilir.
(11) Kurul, ekonomik güvenliğe ilişkin yapacağı değerlendirme neticesinde, 5 inci maddede belirtilen paylaşımlar da dâhil olmak üzere, müşteri sırrı ya da banka sırrı niteliğinde olan her türlü verinin, yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılmasını yasaklamaya yetkilidir. 5 inci madde kapsamında yapılacak paylaşımlar için karşılıklılık ilkesinin uygulanması esastır. Kurul, karşılıklılık ilkesine uymadığı tespit edilen bir ülkede bulunan taraflar ile 5 inci madde kapsamında yapılacak paylaşımları kısıtlamaya, durdurmaya veya yasaklamaya yetkilidir.
Bilgi paylaşım komitesi
MADDE 7 – (1) Bankaların, 5 inci madde kapsamında yapılacak paylaşımlar da dâhil olmak üzere, ölçülülük ilkesini dikkate alarak müşteri sırrı ve banka sırrı niteliğindeki bilgilerin, paylaşımını koordine etmek ve gelen paylaşım taleplerinin uygunluğunu değerlendirerek bu değerlendirmeleri kayıt altına almakla sorumlu olan ve görev tanımları ile çalışma esasları banka yönetim kurulu tarafından onaylanan Bilgi Paylaşım Komitesi kurması zorunludur. Bu komite asgari olarak, bilgi paylaşımını talep eden ya da kendisinden bilgi talep edilen iş kolu, iç kontrol birimi, uyum birimi ve hukuk birimi temsilcileri ile ilgili varlık sahiplerinden oluşur.
İlginizi Çekebilir
BANKA HABERLERİ
Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında
Yayınlanma:
2 gün önce|
02/08/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kredi büyüyor, vatandaşın borç yükü ağırlaşıyor: Takipteki bireysel krediler 337 milyar TL’ye ulaştı
Bankacılık sektöründe kredi hacmi büyümeye devam ederken, büyümenin arkasındaki en dikkat çekici gelişme ise bireysel kredilerde bozulan geri ödeme performansı oldu. BDDK verilerine göre 2025 sonundan 24 Temmuz 2026’ya kadar toplam kredi hacmi yaklaşık 4,1 trilyon TL artarak 26,98 trilyon TL seviyesine yükselirken, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplamı 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına dayandı. Aynı dönemde takipteki bireysel kredi tutarı ise 337 milyar TL’ye ulaşarak sadece yedi ayda 100,6 milyar TL arttı.
Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında
BDDK verileri, bireysel tarafta borçlanmanın hız kesmediğini gösteriyor.
Tablonuza göre;
| Kredi Türü | 2025 | 24.07.2026 | Artış |
|---|---|---|---|
| Tüketici Kredileri + Bireysel Kredi Kartları | 5,575 trilyon TL | 6,677 trilyon TL | %20 |
| Toplam Krediler | 22,877 trilyon TL | 26,975 trilyon TL | %18 |
| Ticari Krediler | 17,301 trilyon TL | 20,297 trilyon TL | %17 |
Dikkat çeken nokta ise bireysel kredilerin toplam kredi büyümesinden daha hızlı artmasıdır. Bu durum, ekonomik yavaşlama dönemlerinde hane halkının gelir yerine krediyle yaşamını sürdürmeye çalıştığına işaret ediyor.
Asıl alarm takipteki kredilerde
Borç stokunun büyümesi tek başına risk oluşturmayabilir. Ancak ödeme güçlüğü yaşayan kredi miktarındaki artış çok daha önemli bir gösterge.
Tablonuzdaki verilere göre;
| Takipteki Kredi Türü | Artış |
|---|---|
| Konut Kredileri | %31 |
| Taşıt Kredileri | %51 |
| İhtiyaç Kredileri | %39 |
| Kredi Kartları | %46 |
| Toplam | %43 |
Toplam takipteki bireysel kredi tutarı;
- 236,4 milyar TL’den
- 337 milyar TL’ye çıkarak yaklaşık %43 büyüdü.
Bu artış, bireysel kredi hacmindeki %20’lik büyümenin oldukça üzerinde gerçekleşti.
Başka bir ifadeyle; Borç artıyor ama daha önemlisi geri ödenemeyen borç çok daha hızlı artıyor.

En büyük risk ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında
Takibe düşen kredilerin dağılımı incelendiğinde en büyük yükü iki kalem oluşturuyor.
İhtiyaç kredileri: 156,2 milyar TL
Bireysel kredi kartları: 178,8 milyar TL
Bu iki kalem birlikte yaklaşık 335 milyar TL ile toplam takipteki bireysel kredilerin neredeyse tamamını oluşturuyor. Bu tablo, vatandaşın günlük yaşamını finanse etmek amacıyla kullandığı kredilerde ödeme gücünün belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor.
Taşıt kredilerindeki artış dikkat çekiyor
Oransal olarak en sert bozulma taşıt kredilerinde yaşandı.
Takipteki taşıt kredileri;
- 331 milyon TL’den
- 499 milyon TL’ye çıkarak %51 arttı.
Bu durum;
- yüksek faizler,
- ikinci el araç piyasasındaki durgunluk,
- gelir artışının kredi maliyetlerini karşılayamaması gibi nedenlerle açıklanabilir.
Faizler vatandaşın ödeme gücünü zorluyor
Son iki yıldır uygulanan sıkı para politikasıyla kredi faizleri tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrediyor.
Yeni kredi kullanmak zorlaşırken mevcut borçların çevrilmesi de maliyetli hale geliyor.
Özellikle;
- gelir artışının enflasyonun gerisinde kalması,
- kredi kartlarının günlük harcamaların finansman aracı haline gelmesi,
- ihtiyaç kredilerinin temel tüketim için kullanılması,
takibe düşen alacakların büyümesini hızlandırıyor.
Bankalar açısından ne anlama geliyor?
Takipteki alacakların yükselmesi bankalar açısından;
- daha fazla karşılık ayrılması,
- kârlılık üzerinde baskı,
- kredi verme iştahının azalması,
- risk primlerinin yükselmesi anlamına geliyor.
Her ne kadar sektörün genel takipteki kredi oranı uluslararası standartlara göre hâlâ yönetilebilir seviyelerde bulunsa da, bireysel segmentteki hızlı bozulma yakından izleniyor.
Ekonomi açısından mesaj ne?
Bu veriler yalnızca bankacılık sektörünü değil, hane halkının finansal sağlığını da ortaya koyuyor. Borçlanma hızının yüksek seyretmesi tek başına sorun olmayabilir. Ancak geri ödenemeyen borçların kredi büyümesinden iki kat daha hızlı artması;
- tüketicinin nakit akışında bozulmaya,
- alım gücündeki zayıflamaya,
- gelirlerin borç servisinde yetersiz kalmaya başladığına, işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde faizlerin seyri, istihdam piyasası ve gelir artışları bireysel kredi kalitesini belirleyecek en önemli faktörler olacak.
Rakamlar kritik seviyede
24 Temmuz 2026 itibarıyla vatandaşın bankalara olan tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borcu 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına yaklaşırken, takipteki bireysel kredi tutarı da 337 milyar TL’ye ulaştı. Daha da dikkat çekici olan ise takipteki bireysel kredilerdeki %43’lük artışın, toplam bireysel kredi büyümesinin (%20) oldukça üzerinde gerçekleşmesi. Bu tablo, kredi hacmi büyümeye devam ederken ödeme kapasitesinin aynı hızda güçlenmediğini ve hane halkı finansmanında risklerin arttığını gösteriyor
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
BANKA HABERLERİ
Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı
Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, “2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk” ifadesini kullandı.
Yayınlanma:
3 gün önce|
01/08/2026Yazan:
BankaVitrini
Yapı Kredi, yılın ilk yarısında 31 milyar lira net grup karı elde etti.
Bankadan yapılan açıklamaya göre Yapı Kredi, 2026’nın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.
Yapı Kredi’nin konsolide finansal tablolarına göre, toplam nakdi kredi hacmi yıl başından bu yana yüzde 14 artışla 2,1 trilyon liraya yükselirken, bankanın aktif büyüklüğü 4 trilyon liraya ulaştı.
Aynı dönemde bankanın toplam müşteri mevduatı 2,1 trilyon lira seviyesine çıkarken, maddi öz kaynak karlılığı yüzde 23,4, konsolide sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 14,4 olarak gerçekleşti. Bankanın yılın ilk yarısındaki net grup karı da 31 milyar lira oldu.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Erün, bankanın yılın ilk yarısında güçlü finansal performansını sürdürdüğünü belirtti.
Erün, ‘2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk. Geniş müşteri tabanımız, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında yer almaya, ekonomimizin üretim, ticaret ve yatırım kapasitesini desteklemeye bu yıl da devam ettik.’ ifadelerini kullandı.
Yılın ilk yarısında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdikleri başarılı işlemlerle bankanın güçlü sermaye yapısını daha da pekiştirdiklerini ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak sağlamayı sürdürdüklerini vurgulayan Erün, yılın ikinci çeyreğinde uluslararası piyasalarda başarıyla tamamladıkları 500 milyon dolarlık ilave ana sermaye tahvil ihracının, bankanın güçlü finansal yapısına ve sürdürülebilir büyüme stratejisine duyulan güveni ortaya koyduğunu aktardı.
Erün, yaklaşık 1,1 milyar dolar tutarında sendikasyon kredisi anlaşmasına imza attıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:
‘Sendikasyonumuzun iki ve üç yıllık dilimlerini Sürdürülebilir Finans Çerçevemiz kapsamında yapılandırdık. Uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş fonlama stratejimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz 700 milyon dolarlık DPR işlemiyle de kaynak yapımızı daha da güçlendirdik. Böylelikle son bir yılda yurt dışı piyasalardan sağlamış olduğumuz kaynak 5,8 milyar dolara yükseldi. Bugün Yapı Kredi, bankacılıktan yatırım hizmetlerine, varlık yönetiminden leasing ve faktoringe, ödeme sistemlerinden yurt dışındaki yapılanmalarına kadar uzanan güçlü iştirak yapısıyla müşterilerine uçtan uca finansal çözümler sunuyor.
Her biri kendi alanında değer üreten iştiraklerimizin yarattığı sinerji sayesinde müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına bütüncül çözümler geliştirirken, ülkemiz ekonomisine sağladığımız katkıyı da büyütmeye devam ediyoruz. Güçlü grup yapımız, ortak vizyonumuz ve iştiraklerimizin birbirini tamamlayan yapısı sürdürülebilir büyümemizin en önemli itici güçlerinden biri olmayı sürdürüyor.’
‘Firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ediyoruz’
Yapı Kredi CEO’su Erün, Türkiye ekonomisinin büyümesinde kritik rol üstlenen firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ettiklerine vurgu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Ülkemizin üretim kapasitesini daha verimli ve rekabetçi hale getirmenin yolunun dijital dönüşümden geçtiğine inanıyoruz. Bu anlayışla MEXT işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Üretimde Dijital Dönüşüm Programı kapsamında üretim yazılımlarından elektronik cihaz yatırımlarına, üretim makinelerinden otomasyon çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yatırımları finanse ediyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası kaynağı, KGF teminat desteği ve uygun vadeli çözümlerimizle firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Her üç imalatçı firmadan birinin Yapı Kredi müşterisi olması, ülkemizin üretim dönüşümünde üstlendiğimiz sorumluluğun da önemli bir göstergesi.’
Yapı Kredi’nin girişimcilik ve inovasyon platformu FRWRD çatısı altındaki çalışmalarına da işaret eden Erün, söz konusu çalışmalarla girişimcilerin yatırım kaynaklarına, stratejik iş ortaklarına ve uluslararası pazarlara erişimini desteklediklerini, kurdukları işbirlikleriyle girişim ve inovasyon ekosisteminin yenilikçi çözümlerini müşteri ihtiyaçlarıyla doğru zamanda ve doğru şekilde buluşturduklarını, sektörde inovasyona öncülük ettiklerini belirtti.
Erün, bu yıl FRWRD Global kapsamında yüksek büyüme potansiyeline sahip Türk girişimlerinin Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine açılmalarına katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
‘Bunun yanında CIFAL Istanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Yapı Kredi FRWRD AI Akademisi ile ülkemizin yarınlarına da yatırım yaparak gençlerimizi yapay zeka, girişimcilik ve inovasyon alanlarında geleceğe hazırlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin teknoloji üreten, rekabet gücü yüksek girişimlerinin küresel başarı hikayeleri yazmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.’
‘Bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürüyoruz’
Gökhan Erün, bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürdüklerini belirterek, dijital bankacılıktaki güçlü deneyimlerini kripto varlık alanına taşıyarak güvenli, şeffaf ve regülasyonlarla tam uyumlu bir dijital varlık ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini anlattı.
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kripto varlık platformu kuruluş izinlerinin onaylanmasının bu vizyon doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olduğuna işaret eden Erün, faaliyete geçmek için hazırlıkları da aynı kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.
Yapay zekanın sorumlu kullanımına ilişkin yaklaşımlarını da paylaşan Erün, şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Yapay zekanın geleceği dönüştüren en önemli teknolojilerden biri olduğuna inanıyoruz. Ancak bu dönüşümün kalıcı değer yaratabilmesi için etik ilkeler ve güçlü yönetişim anlayışının vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Bu anlayışla hazırladığımız Sorumlu Yapay Zeka İlkelerimizde insan haklarına saygıyı, şeffaflığı, hesap verebilirliği, veri güvenliğini ve gizliliğini merkeze alıyoruz. Yapay zekayı yalnızca teknolojik bir yetkinlik olarak değil, güven, sorumluluk ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyoruz.’
BANKA HABERLERİ
TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem
Yayınlanma:
3 gün önce|
01/08/2026Yazan:
BankaVitrini
Firmalar için daha sıkı denetim, daha fazla sorumluluk ve yeni yaptırımlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ ile “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ”de önemli değişikliklere gitti. Düzenleme ilk bakışta yalnızca teknik bir revizyon gibi görünse de, aslında firmaların döviz yönetimi, bankaların sorumlulukları ve kamu desteklerinin kullanımına ilişkin oldukça kapsamlı yeni kurallar getiriyor.
Yeni tebliğ, sadece destek oranını veya uygulama süresini düzenlemekle kalmıyor; destekten yararlanma şartlarını yeniden tanımlıyor, usulsüz kullanımlara ağır yaptırımlar getiriyor, TCMB’nin denetim yetkisini genişletiyor ve bankaların yükümlülüklerini artırıyor. Ayrıca uygulamanın süresi 31 Ocak 2027’ye kadar uzatılıyor.
Düzenlemenin arka planı
Son üç yılda uygulanan ekonomi politikalarının temel hedeflerinden biri finansal sistemde Türk lirasının payını artırmak oldu.
Bu kapsamda;
- Kur Korumalı Mevduat,
- İhracat gelirlerinin belirli oranının Merkez Bankası’na satılması,
- Döviz dönüşüm destekleri,
- TL mevduatı teşvik eden makroihtiyati düzenlemeler,
aynı stratejinin parçaları olarak uygulandı.
Bu yeni tebliğ ise artık sistemin yalnızca teşvik değil, denetim ve yaptırım boyutunu güçlendiren ikinci aşamasına geçildiğini gösteriyor.
En önemli değişiklik: Destek sistemi yeniden yazıldı
Yeni düzenlemeye göre firmalar, yurt dışından elde ettikleri dövizleri bankalar aracılığıyla TCMB’ye sattıklarında, belirlenen şartları sağlamaları halinde çevrilen tutarın %2’si oranında döviz dönüşüm desteği almaya devam edecek. Destek ödemesi TCMB tarafından aracı bankaya aktarılacak ve banka tarafından firmaya ödenecek. Fiili durumdaki %3 destek geçici madde ile artırıldığı için bu süre de 31.01.2027’ye kadar uzatıldı. Bu da fiili %3 desteğin aynen devam edeceği anlamına geliyor.
Ancak bu destek artık otomatik bir hak olmaktan çıkıyor.
Firmanın;
- TCMB’nin belirlediği döviz pozisyonu sınırlarını aşmaması,
- Gerekli bilgi ve belgeleri sunması,
- Destek şartlarını eksiksiz yerine getirmesi,
- Usulsüzlük yapmaması,
zorunlu hale geliyor.
İlk kez döviz pozisyonu şartı getirildi
Tebliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri “döviz pozisyon oranı” kriteri oldu.
Artık firma destekten yararlanabilmek için belirlenen sınırları aşmadığını bankaya belgelemek zorunda olacak.
Bu uygulamanın amacı;
- desteklerin gerçekten ihtiyaç sahibi firmalara yönelmesi,
- döviz biriktirme amacıyla sistemin kullanılmasının önlenmesi,
- spekülatif işlemlerin azaltılması olarak değerlendiriliyor.
TCMB artık üst limit belirleyebilecek
Önceki sistemde destek daha standart şekilde uygulanıyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte TCMB;
- firma bazında,
- sektör bazında,
- faaliyet hacmine göre,
destek kapsamındaki döviz satışına üst limit koyabilecek.
Bu limit belirlenirken;
- firma kârlılığı,
- işgücü maliyeti,
- yaratılan katma değer
gibi kriterler dikkate alınacak.
Bu düzenleme, yüksek hacimli ancak düşük katma değerli işlemlerle destekten aşırı yararlanılmasının önüne geçmeyi hedefliyor.
En ağır yaptırım usulsüz kullanıma geliyor
Yeni Tebliğin en sert hükümleri 4/A maddesinde yer alıyor. Buna göre;
Eğer firma;
- gerçeğe aykırı beyanda bulunursa,
- sahte belge kullanırsa,
- destekten usulsüz yararlanırsa,
- amacı dışında işlem yaparsa,
çok ciddi yaptırımlarla karşılaşacak.
Bunlar arasında;
1. Destek tamamen geri alınacak.
2. Kur farkı da tahsil edilecek.
3. TCMB’nin en yüksek gecelik borç verme faizi üzerinden faiz uygulanacak.
4. Merkez Bankası kredilerine erişim engellenecek.
5. Döviz dönüşüm desteğinden belirli süre yararlanamayacak.
6. Gerekirse suç duyurusunda bulunulacak.
Bu yönüyle düzenleme yalnızca mali değil, aynı zamanda hukuki sonuçlar da doğuruyor.
Grup şirketlerine de yaptırım geliyor
Düzenlemenin en dikkat çekici hükümlerinden biri de yaptırımların yalnızca ilgili firmayla sınırlı kalmaması.
Yeni kurala göre;
- bağlı ortaklıklar,
- ana şirket,
- aynı kontrol altındaki şirketler,
de belirli süre destek ve TCMB kaynaklı kredilerden yararlanamayabilecek.
Bu hüküm, grup şirketleri üzerinden dolanma girişimlerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Bankaların sorumluluğu ciddi biçimde artıyor
Yeni düzenleme yalnızca firmaları değil bankaları da yakından ilgilendiriyor.
Aracı bankalar;
- işlemleri incelemek,
- belgeleri kontrol etmek,
- şüpheli işlemleri TCMB’ye bildirmek,
- gerektiğinde tahsilat yapmak,
zorunda olacak.
Üstelik banka gerekli tahsilatı gerçekleştiremezse TCMB ilgili tutarı doğrudan bankanın Merkez Bankası nezdindeki hesaplarından tahsil edebilecek.
Bu nedenle bankalar artık yalnızca aracılık yapan kurum değil, aynı zamanda ilk denetim hattı konumuna geliyor.
İnceleme sürecinde destek ödenmeyecek
TCMB artık gerekli gördüğü firmaları incelemeye alabilecek.
İnceleme süresince;
- destek ödemesi yapılmayacak,
- işlem askıda kalacak.
İnceleme sonunda usulsüzlük bulunursa destek reddedilecek; bulunmazsa ödeme gerçekleştirilecek.
Bu düzenleme özellikle yüksek hacimli ihracat yapan firmalar açısından belge yönetiminin önemini artırıyor.
Destek süresi uzatıldı
Tebliğin geçici maddesiyle birlikte mevcut uygulamanın süresi 31 Temmuz 2026’dan 31 Ocak 2027’ye uzatıldı. Böylece ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sunan firmalar için destek mekanizmasının devam edeceği netleşmiş oldu.
Hangi firmalar daha fazla etkilenecek?
Düzenlemeden özellikle şu sektörlerin etkilenmesi bekleniyor:
- ihracatçı sanayi şirketleri,
- otomotiv,
- tekstil,
- beyaz eşya,
- makine,
- savunma sanayi,
- yazılım ve bilişim ihracatçıları,
- turizm gelirleri yüksek işletmeler,
- serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar.
Bu şirketlerin finans ve muhasebe süreçlerini yeni kurallara göre gözden geçirmesi gerekecek.
Firmalar için yeni riskler
Yeni sistem firmalara önemli avantajlar sunarken bazı riskleri de beraberinde getiriyor.
Örneğin;
- eksik belge sunulması,
- yanlış beyan,
- döviz pozisyonunun doğru hesaplanmaması,
- grup şirketleri arasındaki işlemlerin hatalı raporlanması,
destek kaybına yol açabilecek.
Dolayısıyla finans, muhasebe ve dış ticaret ekiplerinin koordinasyonu her zamankinden daha kritik hale geliyor.
Ekonomi yönetimi neyi hedefliyor?
Bu düzenleme yalnızca destek sistemini değiştirmiyor.
Asıl hedef;
- dövizin bankacılık sistemi içinde kalmasını sağlamak,
- rezervleri güçlendirmek,
- kayıt dışı işlemleri azaltmak,
- kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak,
- ihracat gelirlerinin takibini artırmak,
- desteklerin gerçek üreticiye gitmesini sağlamak.
Dolayısıyla yeni Tebliğ, para politikası ile denetim mekanizmasının birlikte çalıştığı yeni bir çerçeve oluşturuyor.
Bankavitrini.com değerlendirmesi
2026/11 sayılı Tebliğ, ilk bakışta döviz dönüşüm desteğine ilişkin teknik bir değişiklik gibi görünse de, içerdiği hükümler itibarıyla destek mekanizmasını “teşvik odaklı” bir modelden “teşvik + sıkı denetim + güçlü yaptırım” modeline dönüştürüyor.
Özellikle gerçeğe aykırı beyan halinde yalnızca desteklerin geri alınmasıyla yetinilmeyip, kur farkı ve faiz uygulanması, Merkez Bankası kaynaklı kredilere erişimin engellenmesi ve gerektiğinde suç duyurusunda bulunulması; kamu kaynaklarının amacına uygun kullanımını sağlama iradesinin güçlendiğini gösteriyor.
Bunun yanında, grup şirketlerini de kapsayan yaptırım mekanizması ve aracı bankalara yüklenen yeni sorumluluklar, finansal sistemde uyum kültürünün önemini artıracak. Büyük ihracatçılar kadar KOBİ ölçeğindeki ihracatçı firmaların da iç kontrol süreçlerini, belge yönetimini ve döviz pozisyonu takibini yeniden yapılandırmaları gerekecek.
Sonuç olarak, bu Tebliğ sadece bir destek düzenlemesi değil; Türkiye’nin TL’leşme stratejisinin yeni aşamasını temsil eden, uyum ve denetim odaklı bir finansal yönetişim düzenlemesi olarak değerlendirilebilir. Firmaların bundan sonraki süreçte yalnızca destekten yararlanmayı değil, bu desteklerin tüm koşullarını eksiksiz yerine getirmeyi de stratejik bir öncelik haline getirmeleri gerekecektir.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.044)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.616)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (583)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.979)
- GÜNCEL (4.544)
- GÜNDEM (3.560)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.727)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.469)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (822)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (58)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Tesla'nın kârı ikinci çeyrekte beklentilerin altında kaldı 22/07/2026
- Amazon, yapay zeka biriminde işten çıkarmaya gitti 22/07/2026
- Erakçi: ABD saldırısına destek verenler meşru hedef olacak 22/07/2026
- Güney Kore'den Hürmüz iddialarına yalanlama 22/07/2026
- "İran'ın petrol satamadığı bölgede kimse petrol satamaz" 22/07/2026
- AB'den Paramount-Warner Bros. anlaşmasına şartlı onay 22/07/2026
- Musk, yapay zekayla "The Odyssey" çekeceğini duyurdu 22/07/2026
- Çin ve ASEAN'dan enerji işbirliğini güçlendirme kararı 22/07/2026
- Reel kesimin döviz açığı Mayıs'ta 204,4 milyar dolar oldu 22/07/2026
- İç talep göstergesi Temmuz'da sert gerilemeye işaret etti 22/07/2026
SON YAZILAR
- 40 trilyon dolarlık soru: Piyasayı Fed mi, kamu borcu mu yönetiyor? 04/08/2026
- BÜLTEN: Trump diplomasiyi seçti, Japonya müdahâle etti 03/08/2026
- Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında 02/08/2026
- Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı 01/08/2026
- TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem 01/08/2026
- Enpara Bank’tan yılın ilk yarısında 3,9 milyar lira net dönem karı 31/07/2026
- Fed’in yön veremediği piyasada dolar değer kaybetti 31/07/2026
- Garanti BBVA’dan 2026’nın ilk yarısında 64,4 milyar lira net kar 30/07/2026
- Ölçek ekonomisi ve oligopol piyasa örneği; indirim marketleri 30/07/2026
- Jeopolitik yine gergin 29/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
