Connect with us

GÜNDEM

BİM’in patronundan Zincir Marketleri hedef alanlara zehir zemberek sözler

Yayınlanma:

|

Market fiyatlarının gündemden düşmediği bugünlerde Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, 7. Private Label zirvesinde konuştu. Aykaç, geçtiğimiz yıl zincir marketlere ceza yağdırılması, iktidara yakınlığıyla bilinen medya kuruluşlarına ve son günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın zincir marketlere ilişkin söylemlerine, “Perakende işletmelerinin enflasyondan arındırılmış sadece nominal kar rakamlarına bakan olumsuz yorum yapan trollere, maaşlı televizyon yöneticilerine, bizleri terörist ilan edenlere, bizlere vicdansız, hatta kansız diyenlere ve bunları gazetede yayınlayarak ahlaksızca bizi çete ilan edenlere ve tabirimi maruz görün çok daha kötüsünü söylemek istiyorum ama müsaadenizle gazeteci müsveddelerine söyleyeceğimiz sözler var” diyerek yanıt verdi.

‘İş bilmez yöneticilere söyleyeceklerimiz var’

Aykaç’ın açıklamaları şöyle:

“‘Eğer doğruysa’ diyerek ülkenin değerlerine saldıranlara, ilan vermiyoruz diye gazete sayfasını boş bırakanlara, televizyonda salyalarını akıtarak küfredenlere, bilmedikleri konularda biliyormuş gibi yorum yapanlara, peyniri yumurtayı sadece sofrasında görüp peynirle yumurtayla ilgili yorum yapanlara, bu dünyayı size yaşanmaz kılarım diyecek kadar meselelerden bir haber olan, depoyu basıp günlük tüketim kadar bile olmayan yağları halka dağıtırım diyen iş bilmez yöneticilere, mağaza çalışanlarına söyleyin yöneticilerinize bu işin sonu kötü olacak, size burada ekmek yedirtmeyiz’ diyen yerel yöneticilere, ziraatten haberi olmayan İstanbul Ziraat Odası başkanına, FETÖ terör örgütüyle bizi tehdit eden parti liderlerine söyleyeceklerimiz var.

‘Müslüman olduklarını iddia edenler…’

Bu ülkenin güzel insanları sizlerin yalanlarına hiçbir şekilde itibar etmediler. Bu süreçte o bahsedilen zincir marketleri diye altı çizerek söylenen 3 harfliler diye bizleri farklı yere koyan ve koymaya çalışan, Müslüman olduklarını iddia eden bu insanlara söyleyeceklerimiz var. Lütfen aynaya baksınlar, kendilerini göreceklerdir. Bunların hepsinde art niyet vardır, algı yönetimi vardır. Bunlara tüketicimiz hiçbir zaman karşılık vermemiştir.

‘Acaba rakamları biz mi yanlış okuyoruz?’

Rakamları söylüyorum, 2022’nin 8. ayın tüketici fiyat endeksini TÜİK yüzde 80.21 olarak açıkladı. Üretici fiyat endeksi yüzde yüzde 143.75, 9. ay yüzde 83. 45 tüketici, yüzde 151.50 üretici. 10. Ay yüzde 85.51 tüketici fiyatı, yüzde 157.68 üretici fiyatı. Soruyorum buradan acaba bu rakamları biz mi yanlış okuyoruz? Doğrusunu söyleyecek olan var mı? Siz hesap da bilmiyorsunuz.

‘Algı operasyonunuzun vatandaşta karşılığı yok’

Bir de üzerine bu yayınları yaparken diyoruz ki doğrusunu söyleyelim, yayına bizi almıyorsunuz. Gıda perakende sektörünün en yükseğinin ettiği kar yüzde 4. Bu 4’ün tamamını da verseniz enflasyon aşağıya gelmez. İşte söylediğimiz tek söz bu. Bunu bile bile 1’e alıp 3’e satıyorlar diyecek kadar alçalan gazetecilere, oda başkanlarına diyorum ki bu algı operasyonunuzun vatandaşta karşılığı yok.

whatsapp-image-2022-11-30-at-17-51-24.jpeg

‘Bre ahlaksızlar!’

Tüketici Hakları Derneği Başkanı televizyonda açıklama yapıyor. ‘Halktan alıyorlar 100’e satıyorlar 400’e’ diyor. Kendisinin mail adresini buldum ona mail attım ama hala cevap yok. Dedim ki ‘bizi ikiyle üçle uğraştırma öyle büyük marjlı yerler varsa söyle de oralara yatırım yapalım’. Bu gazetecileri himaye edenlere, bizi hedef gösterenlere başaramayacaksınız diyorum, bizim ülkeyi yönetenlerle bir sorunumuz yok. Bir sorunumuzun olmasına da müsaade etmeyeceğiz. Buradan açık söylüyorum. Biz bu ülkenin temel taşlarıyız, bu temel taşları yerinden oynatmaya da bunların güçleri yetmez.
Bize bakarak ya bir tuğla da ben koyayım bu binanın temel taşına demeyen, bir tane dikili ağacı olmayan insanlar sizlere ve bizlere bu yakıştırmayı yapıyorlar. Bre ahlaksızlar, bre densizler sizlere bundan sonra sizin tonunuzda cevap vereceğim bilesiniz.”

‘Doğru yönetilemiyor’

Şeker fiyatlarına ilişkin de konuşan Aykaç şu ifadeleri kullandı:

Şeker fiyatları, Türkiye Şeker Fabrikaları sitesinin geçen sene bu zamanlardaki fiyatı, 50 kilogramlık çuval fiyatı 212 liraydı. Bugün 950 lira. Bunun perakendedeki fiyat değişiminden biz sorumlu olamayız. Aşağı yukarı üretimin yarısı Türkiye Şeker Kurumu’ndan, diğer yarısı da özel sektörden geliyor. Ama doğru yönetilemediği için geçen sene bir özel sektör şirketinin sahibinin bana söylediklerini aynen tekrar etmek istiyorum: ‘Bu seneki kadar hiçbir zaman kar etmedik’. Evet işte spekülatör orada. Biz değiliz. Oraya bakmak lazım. Buradan bir kez daha değinmekte fayda görüyorum. Eğer tedbir alınmazsa süt ve et konusunda 2023, bu yıldan daha zorlu geçecektir. Bugünlerde süt hayvanlarının girdi maliyetleri çok yüksek olduğu ve yeterli fiyatı piyasada bulamadığı için inekler kesime gitmiştir. Bu kesilen ineklerin de artık sonlarına gelinmiştir. İneği keserek sadece sütü değil eti de kestik. Et fiyatlarının da artacağın bugünlerde kulağımıza geliyor.”

‘Asıl mesele dışa bağımlılığın azaltılamaması’

Sebze ve meyve fiyatlarına da değinen Aykaç şöyle devam etti:

Türkiye’de 55 milyon tondan fazla sebze ve meyve üretimi gerçekleştiriliyor. Bunun yaklaşık yüzde 30-35 arasındaki kısmı fire olarak ayrılıyor. Geriye kalan 35 ila 37 milyon arası olan tüketilebilir sebzenin yüzde 15’ini perakendeciler satıyor. Geriye kalan yüzde 85’i manavlar, pazarlar, ev dışı kanallar vb.de satılıyor. Soruyorum, bu durumda yüzde 15’lik piyasasını oluşturduğu sebze ve meyveyle enflasyonun sebebi biz olabilir miyiz?. Bu yanlış algıyı hep beraber ortadan kaldırmamız lazım. Domatesi tarladan 0 liraya yani hiç para vermeden alsak bile onun markete gelmesi 7,5 liradır. Çünkü bu marketin bir çalışma maliyeti vardır. Dükkan kirası var, elektrik masrafı var, personel masrafı var, iletişim masrafı var. Tüm bunları alt alta koyduğunuzda domatesin fiyatı bu noktalara gelecektir. Bizi bunun sorumlusuymuş gibi göstermeye çalışanlar var. Bu yanlış algıdan bu ülkeyi kurtarmak zorundayız. Asıl mesele plansız üretim, girdi maliyetlerinin yüksek olması, birçok konuda dışa bağımlılığın azaltılamaması.

Aykaç enerji maliyetlerine de dikkat çekerek “Enerji açığı konusunda yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimi kolaylaştırılmalıdır. Tüm iş insanlarımıza bu alana yatırım yapmalarını tavsiye ediyorum” dedi.

Rekor ceza BİM’e kesilmişti

Rekabet Kurumu’nun salgın sürecinde, perakende gıda ve temizlik ürünleri ticareti ile iştigal eden zincir marketler ile bunların tedarikçileri konumunda olan üretici ve toptancı seviyesindeki teşebbüslerin fiyatlama davranışlarının incelenmesine yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında geçen yıl zincir marketlere ceza yağmıştı. Soruşturma sonrasında BİM, CarrefourSA, Migros, ŞOK, A 101 ve Savola Gıda’ya toplam 2 milyar 671 milyon lira idari para cezası verilmesine karar verilmişti. Cezaların en yükseğini 958 milyon ile BİM almıştı.

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü konuşmasında “Biz vatandaşımıza özellikle mağdur olmayacak şekilde ekonomik desteklerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Burada ciddi bir sorun yaşıyoruz. O da medya. Yatıyorlar, kalkıyorlar, market de market. Yaptıkları başka iş yok. Bu haftaki kabine toplantısında da söyledi. Kontrollerimizi daha da sıklaştıracağız. Fiyat farklılıklarını gidermenin yollarını arayacağız. Birçok birimlerde ekonomide farklılıklar var. Fiyat İstikrar Komitesi ile bunların takibini yapacağız” demişti.

Erdoğan, geçtiğimiz hafta Katar’a yaptığı ziyaretin ardından zincir marketlere yönelik ağır yaptırımlar uygulayacaklarını söylemişti. Erdoğan kabinenin ardından yaptığı açıklamada, zincir marketler meselesine değinerek, sosyal medyada son günlerde söz konusu marketlerle ilgili fiyat kıyaslamalarına yönelik kampanyaların alevlendiğini ve tartışmaları yakından izlediklerini ifade etmişti.

‘Vazifemizdir’

Erdoğan açıklamasında, “Enflasyonun yılbaşından itibaren ciddi bir düşüş sürecine gireceği bir dönemin eşiğindeyiz. Tam da bu kritik günlerde zincir marketlerde satılan kimi ürünlerin fiyatlarının mukayesesi üzerinden yeni bir kampanyanın alevlendirildiğini ne yazık ki görüyoruz. Bu çerçevede ortaya konan ithamlar Ticaret Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir. Elbette her iddia doğru çıkmamaktadır. Ancak kamuoyunda huzursuzluğa yol açan her rahatsızlığın üzerine gitmek bizim vazifemizdir” demişti.

Ticaret Bakanlığı’nın bu çerçevede hazırlıklar yaptığını söyleyen Erdoğan, “Bu doğrultuda bakanlığımız önümüzdeki günlerde yeni uygulamaları devreye alacaktır. Vatandaşlarımızdan biraz daha sabır ve metanet bekliyoruz” ifadesinde bulunmuştu.

Katar dönüşü de konuşmuştu

Geçtiğimiz hafta Katar’a giden ve dönüşte uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, artan enflasyonla ilgili zincir marketlerin de sorumlu olduğunu ileri sürerek şunları söylemişti:

Para cezası demek ki bunları ıslah etmiyor. Para cezasının dışında atılacak adımları da ilk kabine toplantımızda inşallah masaya yatırırız ve oradan da bunların üzerine ayrıca gideriz. Değişik öneriler var. Bütün mesele yaptırımın çok daha ağır olması. Bu bunlara ürkütücü gelebilir. Bunu halletmek lazım.

whatsapp-image-2022-11-30-at-17-51-23.jpeg

HAZAL OCAK – halktc.com.tr

Okumaya devam et

GÜNDEM

PROF. DR. ÖVGÜN AHMET ERCAN: “GÖÇÜK ALTINDA TAHMİNİM 200 BİNE YAKIN ”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Deprem bilimci, jeofizik yüksek mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Deprem Fonu’nda bugüne kadar 37 milyar dolar toplandığının söylediğini belirterek, “Deprem vergisini Bülent Ecevit 2 yıl için koymuştu. O zaman için öncelikle yarası sarılması gereken yer Gölcük’tü. Ama yönetimi yitirdiler. Bugünkü yönetim geldi. Deprem vergileri nerede diye sorguladım. O günkü başbakan bugünkü Cumhurbaşkanı ‘Biz onlarla duble yol yaptık’ dedi. Evet duble yollar yapıldı ama şu anda millet göçüntü altında” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 10 şehirde yıkıma neden olan 7,7 ve 7.6’lık depremler için “Bu dünya çapında bir afet. Yani dünya böyle bir afeti çok az gördü” değerlendirmesi yapan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, tahminlerinin 200 bine yakın kişinin göçük altında kaldığı yönünde olduğunu belirtti. Aslında iyi bir Deprem yönetmeliği bulunduğunu belirten Ercan, “Bu yönetmeliğe uysalardı göçmeyecek yapıları yaparlardı. İşin kötü tarafı yeni yapılan yapılar da göçtü” dedi.

ANKA AJANS’ın haberine göre; Türkiye’nin yaşadığı büyük depremlerden gerekli dersleri alıp almadığı ve kayıpları azaltmak için bugüne kadar neler yapıldığı ve bundan sonra nelerin yapılması gerektiğine ilişkin görüşlerini ANKA Haber Ajansı’na anlatan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, şu değerlendirmeleri yaptı:

“HER ŞEY SİYASİ ERKEĞE BAĞLI: Biz jeofizik mühendisleri Türkiye’de nerelerde hangi aralıklarla aşağı yukarı hangi büyüklükte deprem olacağını biliriz. 2001 yılında Türkiye ve İstanbul’da ‘Depreme Çağrı’ diye bir kitap yazdım. Orada Türkiye’de deprem olacak, öncelikli deprem beklenen 33 yeri saydım. Bunların içinde Van, Isparta, Sisam, Midilli ve Kahramanmaraş, Adana ve Ceyhan da var. Henüz depremini beklemekte olan yerler de var. Bunları siyasileri de yolluyoruz tabii. Yani ‘böyle bir kitap var. Alın okuyun’ diye. Bilim insanın ve herkesin bir yaşam anlayışı tutumu vardır. Ama depremin siyaseti, sağcısı, solcusu, dincisi, dinsizi olmaz. Biz daima bilgi veririz. Bizim görevimiz bu. Dolayısıyla her şey siyasi erkeğe bağlı. Bilgi üretme üniversitenin görevi ama biz eylem yapamayız. Eylemi yürütme yapar. Yürütme Türkiye Cumhuriyeti Meclisi’dir. Neler yapılacağının emrini onlar verir.

EMİN ŞİRİN DEPREM FONUNDA 37 MİLYAR DOLAR TOPLANDIĞINI SÖYLEDİ: Deprem için alınacak önlemler için yasa ve yönetmelikleri çıkardığınızda bunu eyleme sokarken para gerekiyor. Finansal bir kaynak olmalı. Bunun ilk ayırdına varan benim. Bu yaşımda görmüş olduğum Cumhuriyet’in en başarılı Hükümet Başkanı olan sayın Ecevit oldu. 1999 depremi onun Devlet Bahçeli’yle koalisyon yaptığı bir döneme denk geldi. O dönemde baktı ki Türkiye’de sürekli depremler oluyor ve bunlarla baş etmek çok zor. O zaman dedi ki ‘Bir Deprem Fonu oluşturalım. İnsanlar içtiği sigaradan, gazozdan, gittiği sinemadan çok ufak bir pay koysunlar.’ Geçen gün ben (eski siyasetçi) Emin Şirin ile birlikteydim. Dedi ki ‘Hocam bugüne kadar oradan toplanan para 37 milyar dolar.’

DEPREM VERGİLERİ NEREDE DİYE SORGULADIM. BUGÜNKÜ CUMHURBAŞKANI “BİZ ONLARLA DUBLE YOL YAPTIK” DEDİ: Bu Deprem Fonu’yla, deprem olmadan önce öncelikli olarak, deprem görecek yerlerde konutlar iyileştirilecek, kötüler yıkılıp yerine yeniler yapılacaktı. Sonuçta Deprem Vergisi’ni Ecevit 2 yıl için koymuştu. Çünkü; o zaman için öncelikle yarası sarılması gereken yer Gölcük depreminde göçen evlerdi. Ama yönetimi yitirdiler. Bugünkü yönetim geldi. Sonra ilk kez ben televizyonda canlı yayında Deprem Vergileri nerede diye sorguladım. O günkü Başbakan bugünkü Cumhurbaşkanı dedi ki ‘Biz onlarla duble yol yaptık’ cevabını verdi. Ben 85 milyonluk Türkiye içinde sadece bir kişiyim. Gerçekleri ortaya koyarken ve halkın çıkarı için konuşurken eğer sen kendi çıkarını peşinde durmuyorsan ve dayatmıyorsan ne olur? O orada kalır. Dolayısıyla bu böyle söylenince hiçbir tepki çıkmadı.

DÜNYA BÖYLE BİR AFETİ ÇOK AZ GÖRDÜ: Duble yollar yapıldı ama şu anda millet göçüntü altında. Göçüntü altında kalınan yer yaklaşık 330 kilometrelik bir kuşak. 10 tane ili etkiliyor. Yaklaşık 4 milyon konutun bulunduğu bir yer. 13 milyon kişi bu konutlarda otururken şu anda yaklaşık 7 bin konut göçmüş durumda ve insanlar çaresiz. Elinde yeterli miktarda kurtarmacılar yok. Kurtarma araç gereçleri yok. Bu dünya çapında bir afet. Yani dünya böyle bir afeti çok az gördü. Yani bu kadar yapının yıkıldığı yerde halen ölümler bu seviyedeyse bu işte bir yanlışlık var.

HESAPLARIMA GÖRE YAKLAŞIK 200 BİN KİŞİ GÖÇÜK ALTINDA: Göçen bina sayısı belli. Benim hesaplarıma göre 4 kat üzerinden ve 8 daire olarak hesapladığımda yaklaşık 200 bin kişi göçük altında. Göçükten çıkarılan insan sayısı yaklaşık 8 bin kişi. Eğer hesap doğruysa yani bunun bir garantisi yok. Ama yetkili ağızlar diyorlar ki ‘Biz her yapının altında kalan insanların adını, soyadını, kimliğini biliyoruz.’ O zaman açıklaması gerekiyor gerçekten kaç kişi var? Kim bunlar? Kurtulanlar kimler? Çünkü insanlar kaygıyla bekliyorlar. Şimdi bu dönemin siyaseti olmaz.

KURTARILAN, HALEN DİRİ KALAN İNSAN SAYISI BENİ SEVİNDİRİYOR: Depremde en önemli olan olay ilk 6 saattir. İlk altı saatte ne kadar insan kurtarabilirsen o kadar başarılısın. İlk 6 saatte genellikle kurtarılacakların yüzde 80 kurtarılması gerekiyor. Ondan sonra geriye yüzde 5 kalır. Dolayısıyla şu anda üçüncü güne girdik. Kurtarılan, halen diri kalan insan sayısı beni şaşırtıp sevindiriyor. Çünkü hava sıcaklığı eksi 5 derece. Deprem en kötü zamanda gece uyurken saat 04.17’de oldu. Belki şanslı olunan şey şuydu; hava soğuk olması nedeniyle insanlar yorgan ve battaniyeye sarılarak uyudular. Deprem o durumda bunları karşıladığı için şu anda göçük altında olanlar battaniye veyahut yorganlarına sarınarak ancak diri kalmış olabilirler. Bulundukları ortamda su yok. Aynı zamanda gıda yok. Bu çok büyük bir kıran. Afet yani.

BİZİM YENİDEN BİR ÜLKE KURMAMIZ GEREKİYOR: Bunun toplumsal, ruhsal boyutta ve akçalı çok sorunları olacaktır. Akçalı sorunları çok önemli. Burası Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Beyaz Rusya, İsveç, Finlandiya’dan büyük bir yer. Dolayısıyla bizim yeniden bir ülke kurmamız gerekiyor.

YAPILAR DEPREM YÖNETMELİĞİ’NE UYGUN OLSAYDI GÖÇMEZDİ: Biz çok şey yaptığımızı sandık. 1982 yılından beri ben yazıyorum, çiziyorum. Bilim insanı olarak bizim yapabileceğimiz bürokratik kadroları uyarmak ve yol göstermek. Bunları da yaptık. Bizim uyarılarımızı doğrultusunda bir Deprem Yönetmeliği çıkarıldı. Bu Deprem Yönetmeliği gerçekten çok uygun bir yönetmelikti ama önemli olan daha sonra yapılan yapıların bu yönetmelikteki kurallara uyup uymadıkları. Yani bu yönetmeliğe uysalardı göçmeyecek yapıları yaparlardı. İşin kötü tarafı yeni yapılan yapılar da göçtü.

YAPI DENETİM KURULUŞLARI, ‘YER YAPI DENETİM KURULUŞU’ ADIYLA YENİDEN DÜZENLEMELİ: Demek ki yapı denetim kuruluşları iyi çalışmıyor. Denetçinin de denetçisi mi olur? Olmaz. Bu durumda öncelikle yapı denetim kuruluşları ‘Yer yapı denetim kuruluşu’ adıyla yeniden düzenlemeli. Kadrolarında mutlaka bir jeofizik mühendisi, jeoteknik mühendisi, bunun yanı sıra bir inşaat ve mimar bulundurma şartını getirmek gerekiyor. En önemlisi de bunların bir sigorta şirketi gibi çalışması gerekiyor. Yani eğer yapı denetim kuruluşunun denetlediği bir yapı göçerse burada olduğu gibi göçük altında kalan her kişinin tazminatını ondan almak gerekiyor. Ayrıca çöken yapının bütün maliyetini ondan almak, yapı denetim belgesinin de iptal edilmesi gerekiyor sonsuz olarak. Eğer bunu böyle yaparsanız işler düzelir.”

ANKA

Okumaya devam et

GÜNCEL

2023’ün En İyi Ücretsiz VPN Uygulamalarıyla Erişim Engeli Ortadan Kalkıyor!

Yayınlanma:

|

Yazan:

Geçtiğimiz günlerde yaşanan Kahramanmaraş depremi sonrasında pek çok vatandaş internete erişim sorunu yaşıyor. İnternette erişimi engellenen sosyal medya sitelerine giriş yapabilmesi için farklı uygulanmalar kullanmak gerekilebiliyor.  VPN uygulamaları ise erişim engeli sorununda başvurulacak çözümlerin en başında geliyor. Hem ücretli hem de ücretsiz pek çok VPN uygulaması bulunuyor. Peki en iyi VPN uygulamaları hangileri? Nasıl çalışır? İşte detaylar…

Uyarı: İçeriğimiz illegal ve yasa dışı siteler için bir rehber niteliğinde değildir. Kumar, warez, cinsel içerikli ve kullanılması sakıncalı olan yasaklı sitelere giriş yapmamanız hem kişisel verilerinizin güvenliğini sağlamak hem de yasalara uymak için önemlidir.

Kahramanmaraş'ta yaşanan büyük depremden sonra, vatandaşlar internetteki birçok siteye erişmekte sorun yaşıyor.

İnternette, erişimi engellenen siteler için ise çeşitli uygulamalar bulunuyor. Bu uygulamaların başında ise VPN’ler geliyor. Sanal Özel Ağ anlamını taşıyan VPN, genel ağların kullanımında korumalı bir şebeke bağlantısı oluşturmaya yarıyor.

Çevrimiçi veri trafiğini gizleyen VPN uygulamalar, ziyaret edilen sitelerin ve veri bağlantılarının üçüncü kişiler ya da İnternet Servis Sağlayıcıları tarafından görülmemesini sağlar.

Hem ücretli hem ücretsiz pek çok VPN uygulaması bulunuyor. İşte size ücretsiz VPN uygulamaları👇

Hotspot Shield
Hotspot Shield

Ücretsiz VPN uygulamalarından biri olan Hotspot Shield, kullanıcılara 15 GB bir veri sunuyor. 15 GB ile kullanıcılar, her gün 500 MB veri kullanarak istedikleri sitelere erişim sağlayabiliyorlar.

TunnelBear

TunnelBear

Hem ücretli hem de ücretsiz olarak bulunan TunnelBear isimli VPN uygulaması, kullanıcılara aylık 500 MB veri sunuyor. Uygulama hem masaüstü bilgisayarda hem de mobillerde rahatlıkla kullanılıyor.

Speedify

Speedify

Hem ücretli hem de ücretsiz olarak bulunan Speedify uygulamasında ücretsiz kullanıldığında aylık 5 GB veri hakkı sunuyor. Ancak ABD merkezli bir uygulama olduğu herhangi federal aramalarda kullanıcıların bilgileri ortaya çıkabiliyor.

Windscribe VPN

Windscribe VPN

Ücretsiz sürümü de bulunan Windscribe VPN, her kullanıcıya aylık 10 GB veri hakkı tanıyor. Bu veri hakkı trafik için yeterli gelmediği durumlarda Twitter sosyal medya hesabından freeVPN linki paylaşarak veri miktarı yükseltilebiliyor.

Proton VPN

İşletim sistemlerinde en çok kullanılan Proton VPN uygulaması, kullanıcılar sınırsız hizmet sunuyor. Ancak sayılı cihazlarda kullanım sağlıyor. Ayrıca ücretsiz sürünüm üzerinden video izlenemiyor.

Hideme VPN

Hideme VPN

Diğer ücretsiz VPN uygulamalarından biri olan Hideme, aylık 2 GB veri hizmeti sunuyor. Ayrıca uygulamanın ücretsiz sürünüm sadece bir bağlı cihaza ve 5 sunucu konuma izin veriyor.

onedio.com

Okumaya devam et

GÜNCEL

Bugünün parasıyla 685 milyar lira… Nereye harcandı?

Yayınlanma:

|

Yazan:

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999’da yaşanan depremlerden sonra kamuoyunda deprem vergisi olarak bilinen bir vergi getirildi. Vergi, iletişim hizmetlerine uygulanacaktı ve adı da özel iletişim vergisiydi. Başlangıçta 2000 sonuna kadar uygulanması öngörülen bu verginin süresi önce iki kez uzatıldı, AKP de vergiyi kalıcı hale getirdi.

2003-2022 döneminde, yani tam yirmi yılda bu vergideki tahsilat 86.2 milyar lira oldu. Ama Türkiye gibi çok yüksek enflasyon yaşayan bir ülkede bu tutarı günümüze getirmek gerekir. İlgili yılların ortalama kuruyla hesapladığımızda 86.2 milyar liranın karşılığı 36.5 milyar dolar ediyor. 36.5 milyar dolar, büyük para… Bu parayı da çarpalım bugünkü kurla, alın size 685 milyar lira.

Vergiler bir havuzda toplanır ve her amaçla kullanılabilir, bu doğru. Yani deprem harcaması için oluşturulmuş özel iletişim vergisi de aynı şekilde her harcama için kullanılabilir. Ama bu verginin bir getiriliş amacı var, deprem…

Şimdi iki soru sormak gerek:

1999 depremlerinin yaraları tümüyle sarılmışsa bu vergi niye kalıcı hale getirildi?

Türkiye’de depremlerin hiç bitmeyeceği bilindiği için bu vergi kalıcı hale getirilmişse, ki öyle olmalı, şu durumda bu para belli ki başka yerlere harcandı, öyleyse nerelere harcandı?

Yol, köprü, tünel!

Aslında çoğu kez sorular havada kalıyor.

Bu paranın nerelere harcandığı zamanında itiraf da edildi zaten.

Eski Maliye Bakanlarımızdan biri bu paranın akıbeti sorulduğunda “Sağlık için harcandı, yol, tünel, köprü yapıldı” demişti.

Düşünebiliyor musunuz, bugünün parasıyla 685 milyar liradan söz ediyoruz. Yirmi yılda toplanan ve harcanan para…

Ama yapılan o yolların bir kısmının kağıt helva gibi çöktüğünü, kırıldığını gördük.

Bari iyi yapsaydınız, iyi yaptırsaydınız, işe yarasaydı bu harcama.

Parayı deprem amaçlı topla; başka yerlere, yol yapmaya harca, yaptığın yol depremde çöksün ve geçit vermez hale gelsin, yolun bir tarafında enkaz altında can çekişen insanlar, bir tarafında yardım için çırpınanlar bekleşip dursun!

BU PARA DEPREM İÇİN NASIL KULLANILABİLİR?

Toplanan bir verginin yalnızca tek bir amaç için kullanılmasının söz konusu olmadığını belirttim. Dolayısıyla deprem vergisi olarak bilinen özel iletişim vergisi de vergi havuzuna aktarılmış ve oradan her yere harcanmış. O paranın izini sürmek de mümkün değil zaten.

Öyleyse ne yapmalı, bu para deprem amaçlı toplandığına göre bu amaca hizmet edecek şekilde kullanılması nasıl sağlanmalı?

Bu sorunun yanıtını Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Murat Batı, Para Analiz’de yer alan yazısında veriyor.

“Çare, Deprem Fonu”

Deprem amacıyla toplanan bu paranın deprem için kullanılmasını sağlamanın yolunun bir Deprem Fonu oluşturmaktan geçtiğine dikkat çeken Prof. Batı, Para Analiz’deki değerlendirmesinde şu görüşler dile getiriyor:

“Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre, belirli gelirlerin belirli giderlere tahsisi söz konusu olamaz. Bu, literatürde ‘adem tahsisi’ ilkesi olarak da bilinir. Genel bütçeye doğrudan gelir kaydedilen bu vergiler, Hazinenin havuzuna aktarılır ve toplandığı yer ya da konusuna bakılmaksızın bütçe kanununun izin verdiği ölçüde her türlü kamu hizmeti için harcanabilir.

İşte genel bütçeye gelir kaydedilen ve depremin yaralarını sarmak amacıyla getirilen özel iletişim vergisinin de sadece deprem için kullanılması mümkün değildir.

Bunun çözümü, özel iletişim vergisini genel bütçeye gelir kaydedilen bir vergi türü olmaktan çıkarıp bir fona dönüştürmektir. İşsizlik Fonu gibi denetimi güçlendirilmiş bir fona dönüştürmek bu yaraya merhem olacaktır.

Özel iletişim vergisi bir vergi olarak kaldığı sürece deprem için ilk anda doğrudan kullanılacak bir bütçemiz olmayacak ve deprem durumunda finansman sorumumuz çözümsüz kalacaktır.”

Keşke bu depremden ders çıkarılsa…

Güneydoğu’daki depremler biliyoruz ki son olmayacak. Ne zaman yaşanacak bilinmez, kapıda çok daha büyük bir tehlike olarak İstanbul duruyor.

Bundan sonra toplanacak paraları kullanarak depreme daha hazırlıklı yakalanabiliriz. Yapar mıyız, umalım yaparız.

Alaattin AKTAŞ – Ekonomim

Okumaya devam et

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.