Connect with us

Erol Taşdelen

Bölge Müdürlüklerinin fişini kim çekecek?

Dijital dönüşüm Bölgeleri de vurdu. Bankacılık sektöründe Bölge Müdürlükleri fonksiyonlarını yitirdi, uzatmalar oynanıyor. Bankalar Bölge Müdürlüklerini nasıl tasfiye edeceklerinin planlarını yapmaya başladı bile.

Yayınlanma:

|

Dijital dönüşüm Bölgeleri de vurdu. Bankacılık sektöründe Bölge Müdürlükleri fonksiyonlarını yitirdi, uzatmalar oynanıyor. Bankalar Bölge Müdürlüklerini nasıl tasfiye edeceklerinin planlarını yapmaya başladı bile.

Yaklaşık iki yıldır Banka Bölge Müdürlüklerinin fonksiyonunu yitirdiğini, Bankalara yük ve maliyet unsuru olduğunu ısrarla yazıyorum.
Bu düşüncem yeni değil 2010’lardan sonra yaşadıklarım beni bu sonuca ulaştırdı, kafamda netleştir. Üç buçuk yıllık tüm bankalar ile aktif çalışma piyasa deneyimim de tespitlerimin ne kadar doğruluğunu gösterdi bana. Bankalar ısrarla “Bölge Müdürlüklerdeki çarpık yapılanmaya” devam ederler ise kendi bilecekleri şey, çok da umurumda değil. Tabi bu gereksizliği “laf olsun” diye yazmıyorum. Şimdi gerekçelerimden bazılarını sıralayayım :
Görev tanımı, Fonksiyonları net değil
1991 yılında YKB’de bankacılığa başladığımda da Bölge Müdürlükleri vardı. Daha sonraki çalıştığım bankalarda da ama o dönemler tek, net ve doğru bir fonksiyonları vardı : Şubelere destek olmak. Yani Bölgenin çalışmalarını kolaylaştırmak. Genel Müdürlük ile şubeler arasında koordinasyonunu sağlamak, tıkanan noktalarda şubeye yardım etme mantığı vardı. Özellikle 2008 krizinden sonra bu yapı tamamen çöktüğü gibi kendileri dahi görevlerini tarif edemez hale keldi. Her bölge ekibi Bölge Müdürünün kendi deneyimine göre çalışır hale geldi. Şubelerde hizmet standartını belirleyen ve  yakalayan bankalar bu standartı bölgelerde başaramadı.  Aynı bankanın bölgelerin arasında bile bir tutarlılık yok.
Boş boş oturuyorlar” demesinler diye “çalışıyorMUŞ” gibi görünmek
Bölge  Müdürlükleri kendine iş çıkarmakta çok marifetliler. Sistemden alabilecekleri raporları şubelerden istemek bunun başında. Şube fiyatlama mı yapacak; “bana mail at, ben Genel Müdürlük pazarlamaya atayım, gelen cevabı da sana gönderirim”. Tam bir bürokrasi kaosu. Bölge müdürlüğüne giden fiyatlama mailleri standart “şube olumlu görüşlerimizle uygunluğunu rica ederiz” şeklindedir. Genel Müdürlük soru sorsa “niçin bu fiyatı istediğini” açıklayamaz panikle çaktırmadan şubeyi arayıp bilgi ister. Bu Dijital çağda kulaktan kulağa oyunu yani. 15 dakikada bitecek iş 3-4 saatte biter. Sık sık bankalarda aynı pozisyonda kalıyorum inanın bazı bankalar 2-3 gün sonra dönebiliyor. Abi piyasa dinamik sizin hantal yapınızı mı bekleyecek. Sonra da şube fırça yer “niye iş kaçırdık” diye. Bu bürokraside hedef tutar mı. “Kaçan işler raporu” uzadıkça uzamış ama suçlu şube!
McDonald’s  Sisteminden McKinsey Sistemine geçiş
Genel Müdürlük birimlerinde daha önce McDonald’s  Sistemi vardı. Şubeden başlayıp, Şube Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü, Genel Müdürlük Birimlerine doğru kariyerde bir “yetkinlik tecrübe  süzgeci” vardı sistemde. Benim “McKinsey Prens ve Prensesleri” dediğim Grup bankalara sızana kadar bu böyle idi. Sektöre Yabancı ortaklı bankaların girişi ile aynı zamana denk gelir.  Ne zaman ki banka ile alakası olmayan, bankacılık deneyim ve eğitimi olmayan grup sisteme girdi sistem de darmadağın oldu, pusulası bozulup istenmeyen kayalıklara doğru yol aldı. Bu grup o kadar üçlü ve etkili oldu ki; uyarıları kimse dinlemedi Mitolojideki “Silenler” gibi söyledikleri ana hissedarların kulaklara hoş geliyordu. Sonuç mu; sektörü getirdikleri nokta ortada. Son 15 yıldır bu grubun borusu öttü resmen. “Müşteriye Hizmetten Ürün Satışına” dönüşen bankacılık da bu dönemde dönüştü. Devleti ve Devlet kurumlarını baskı altına alan “yabancı sermaye getiriyoruz, sesinizi çıkarman”  diyen grup da bunlar oldu.
Bölgeler Mobbingin merkezi oldular
Bankacılık “Ürün Satışına” dönüşünce personelin eski başarıları dikkate alınmadı; “her üç ayda bir kurum hafızasına format atılır” gibi çalışma dönemi başladı. “Ürün Satamayan ( onlara göre Performansı düşük ) sondan % 10’luk dilimi kapını önüne koy gitsin” oldu yeni sistem ki bu tanımlama son bankanın KOBİ’den sorumlu zamane Grup Müdürüne aittir ( hoş kendisi de bölge müdürlüğüne tenzil-i rütbe gönderildi başarılı olmadığı için ama olsun zamanında rolünü doğru oynamış ki kapı önüne konmadı;  “hani şu Cuma günü milyonlarca TL vadesizde bıraktım” diye oynayan kızımızın kendisine gönderdiği videoyu banka içine yayıp dışarı sızınca “bu tip mesajalrı ben istedim” diyemeyen ve  arkasında durmayıp kızımızı ekmeğinden eden bölge müdürü ablamız).  Bölgeler şu an Mobbingin Merkezleri olmuş durumda. Her sabah akşam telekonferanslar ( akşam konuşmuşsun iki saat gece aklına ne geldi de sabah tekrar konuşulur anlamamışımdır, tam plansızlık örneği ), gün içinde defalarca personele telefon açıp, WhatsApp’dan taciz edin; “bu maili açtığınıza göre hala yerinizdesiniz” üst mailleri atan grup bölgeler maalesef. BDDK Murakıplarının, Rekabet Kurumu Müfettişlerinin, Çalışma Bakanlığı denetçileri bir gün rastgele bölgeler seçip PC – İş Telefonu Backup kayıtlarını almaları, Mail örneklerini alması yeterli olacaktır. BDDK’nın kurum içi haberleşmenin kayıtlarını tutmasını zorunlu hale getirdiği gibi kayıp yapılamayan kurum içi haberleşmeyi de acil yasaklaması lazım. WhatsApp gibi mobbing unsurları yasaklanmalı. İşin içinde Banka Güvenlik sorunu da var bu tür programlarda yazılanlar silinse bile yabancı arşivlerde paşa paşa birilerinin eline geçmesini bekliyor. Nerede kaldı müşteri sırrı, bilgi güvenliği. “Hayırlı Cumalar” diyerek müşterilerin vadeli hesaplarından tırtıklama; yaşlı veya gurbetçi müşterilerin vadeli hesapalarının bozularak vadesizde bırakılması , müşterinin haberi olmadan yüksek montanlı  BES yapılması, kur karı yapmak için müşterileri “döviz alın” diye tavsiyelerde bulunması, sahte imzalar ile müşterilere DCD işlemleri yapılarak zarar ettirilmesi  gibi Etik Olmayan bankacılık işlemleri bölgelerin baskısı sonucu oluyor ama bölge haberi yokmuş gibi davranıyor. “Suça azmettiren” ortada yok yani. Bodrum, Uşak, Edirne, Moda gibi ortaya mı çıktı şubeden 1-2 personel çıkar yoluna devam et. Eskiden şubelerde usulsüzlük olunca Savcılığı suç duyurusu da yapılırdı, son yıllarda yapılmıyor BDDK’nın hiç dikkatini çekmiyor mu? Suç duyurusu niçin mi yapılmıyor?  Suç duyurusu olunca personel mahkemede konuşacak bölge müdürlüklerinin rezillikleri ortaya saçılacak hapis cezaları alacak da ondan. Tabi bu durumda niyeti bozan ve parayı para olarak gören yetersiz bankacılar yıllarca çalışsa alamayacağı parayı müşteri hesaplarından çalıyor ve sadece bankadan atılarak kurtuluyor. Ne güzel işbirliği değil mi? Adam ne kadar para tokatladı ise Gayrimenkule gömüyor kimse de bunu nasıl aldın demiyor. Hoş salak değil kendi adına almıyor tabi ama piyasa küçük hemen duyuluyor. Herkes biliyor ama susuyor neden acaba? Şaşırmıyorum, kendisi pisliğe boğulmuş kadrolar bu tip usulsüzlükleri ortaya çıkarıp üzerine gidemez.
Bölgeler, Rol çalmada başarılılar
Başarılı işleri sahiplenmede bölgelerin üzerine yoktur. Yeter ki Genel Müdürlük birimlerinin taktirini alacak bir kredi kullandırılsın, şubelere bir mevduat girsin. Aman aman utanmasalar “müşteriyi bulup kendileri şubeye yönlendirdik” diyecekler. Hoş bunu diyen yüzsüzler de var. Ama kredinin birinde sorun yaşansın kafalar kuma gömülür, kimseyi ortada bulamazsınız. Üçkağıtçı Seyyar Satıcılar gibi iyiler kendine kötüler hokkabazlıkla şubeye. 
Bölge Müdürlerinde güç zehirlenmesi oluştu
Şube yeri seçimi, personel alımı, eğitim planı, hedef dağıtımı, performans ölçümü, terfi, işten çıkarma yetkisi tek elde olunca güç zehirlenmesi kaçınılmaz oldu. Bu gücü eline alıp sapıtan bölgede taciz etmediği kalmayan sapık bölge müdürleri bu dönemde türedi. Terfi etmek için ahlaksızlıklar bu dönemde patladı. Utanmadan personeli otele, evine davet eden Bölge Müdürlük kadrolarındaki “cahil cesareti özgüven sapıklığı” her yerden taşar oldu. Düşünün bir kez sabahtan akşama şubelere hiçbir çalışma alanı bırakmayıp “şunu şunu yapın” diyen bölgeler ama başarısız hep şubeler. Ne kadar mantıklı değil mi? Şubelerin çalışabileceği ne hareket alanı bırakılmış, ne inisiyatif bırakılmış, ne öz güven bırakılmış, ne de söz sahipliği yapılmış. Bölgelerce, acımasız “Mankurt” işkence yöntemleri uygulanan  şubelerden başarı beklemeyin.
Ciddi maliyet unsurları
Şubelerin maliyet ve karlılığını ölçen bankaların bölgelerde bu tür yöntem izlememesi beni hep şaşırtmıştır. Bölge müdürlükleri harcamaları, yüksek maaşları, gereksiz ne yaptığı belli olmayan personel yığılması ile bankalara ciddi maliyet oluşturmakta. Bölgelerin bankalara maliyetleri belli ama hiçbir bankada bölgenin bankaya katkılarını, karlılıklarını ölçen bir sistem henüz yok. Ne güzel değil mi bankaya ciddi zarar veriyorsunuz ama banka ayakta uyuyor sizin kar bastığınızı sanıyor.  Bazı bölgelerde KGF Kredileri başta olmak üzer ciddi batıklar oluştu neden acaba? %5-10’cu Bölge Müdürlerini ben UŞAK’ta duyuyorum sizler İstanbul’da uyumaya devam edin. O nedenle KGK’ye diyorum ki; “bazı bölge ve şubelere dikkat edin suistimaller var batıklar yoğunlaşan şube ve bölgelerde kefalet kısmını ödemeyin zira protokole uygun dağıtılması buralarda kefil olduğunuz krediler”. KGF kredisi verilmiş firma bir ay sonra diğer kredilerinde takipler başlamış batık kredileri KGF’ye çakmışlar resmen KGF  kredisi hiçbir taksit ödenmeden takibe giden krediler var dikkatinizi çekmiyor mu?
Bölge kaynaklı usulsüz ve yolsuzluklar arttı
“Bölgelerde yetki var sorumluluk yok” bu sistemde. Kredi verilirken ortada olan bölgeler batınca ortada yoklar. Bölge yetkisinde verilen krediler patır patır döküldü bazı bölgelerde neden acaba? Bankaların Etik Hattı var ama sıkı ise ara suçlu sen olursun! Banka içi tacizleri İK’ya, Teftişe bildirdiler de ne oldu şikayet eden personel cezalandırıldı.  Çalışma Bakanlığı, BDDK yeni kurulan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SDDK) bankalarda daha aktif olmalı. Müşteri şikayetlerini “tek şikayet” diye geçirmeyelim, şikayetlere yansımamış yüzlerce benzer işlem olarak düşünün lütfen.
Listeyi uzatmak mümkün, başka yazılara bırakalım. Kısaca, Banka Bölge Müdürlükleri komada. Bazı bankalarda “bitkisel hayata” girmiş fişi çekilmez ise bölgeye de bölge şubelerine de bankaya da ciddi üzüntü/maliyet kaynağı olacak gibi. “Ben bu maliyete katlanırım, Etik olmayan çalışma alışkanlıklarından haberim var, tacizlerine göz yumarız sahanın / şubelerin canı cehenneme” diyen CEO, GMY ve Yönetim Kurulu üyeleri var ise -ki müdahale etmediklerine göre vardır da- kendileri bilir biz yazmaya devam ederiz. Dost acı söyler: “Bölgelerin siz geri bildirim yapmadığı  sahada durum hoş değil”,  gaz biriktiren çöplük gibi patladı patlayacak bir durum var sahada biline.
Erol TAŞDELEN

[email protected]
Ekonomist, Siyaset Bilimci
( 25 yıllık banka emekçisi )

BANKA HABERLERİ

Erol TAŞDELEN yazdı: MARKA DEĞERİNİ YERLE BİR EDEN BANKA(cı)LAR, ETİK TAVIR

Yayınlanma:

|

Son günlerde ilginç olaylar oluyor. Bu ülkeden nerede ise “hırsıza hırsız” demek suç oldu. Şu anda kullandığım ve sosya medya hesaplara bağlı  cep telefonumu 0532-286…. 1990’lardan bugüne en az 30 yıldır kullanıyorum. [email protected] mail adresimi en az 15-20 yıldır kullanıyorum. Bilindiği üzere sosyal medya hesaplarımda gerçek kimliğimi ve gerçek iletişim bilgilerimi kullanıyorum. Yan hesaplarım hiç yok, gerek de duymadım.

Hal böyle iken son 10 gündür önce Whatsapp, sonra instagram ve dün de X (twitter) hesabım kullanıma kapatıldı. İçlerinde en çok şaşırdığım whatsapp oldu çünkü whatsapp ile ancak cep telefon numarası kayıtlı kişiler ile yazışabilirim “niçin kapatıldı” diye araştırırken bu kurumlara itiraz üzerine itiraz yaparken dün X (twitter)‘den gelen bir açıklama işin seyrini değiştirdi.

X açıklamasında, “X başka bir kişiyi veya markayı kafa karıştırıcı veya aldatıcı bir şekilde tasvir eden hesapları yasaklar. Hesabınızın hatalı bir şekilde askıya alındığını düşünüyorsanız…..” ifadeleri ile olayın ne olduğunu ortaya koydu aslında. Açıklamada yer alan, “X başka bir kişiyi veya markayı kafa karıştırıcı veya aldatıcı bir şekilde tasvir eden hesapları yasaklar” ifadesinin meali ve suçlaması, “siz bir kişi ya da MARKA’yı asılsız açıklamalar ile hedef aldınız bize de bu yönde şikayetler geldi biz de hesabı askıya aldık”. Güzel! Oysa bilmedikleri birşey var, yazdığım her şey sosyal medya ve basın, TV’lerde yer alan bilgiler! Kendileri gibi kapalı kapılar arkasında kurgular yapıp, sahte hesaplar ile paylaşımlar yapmıyoruz. Olanı yazıp, kimseye çamur atmıyoruz, hakaret edip, hayali haberler yapmıyoruz! Somut, hayatın içinden şeyler yazıyoruz… Bazı banka yöneticileri çevresindeki 3. sınıf gazeteciler ile karıştırıyor olmalılar ki hiç bir bankaya önyargılı olmadığımızı, aynı mesafeda olduğumuzu anlamakta zorlanıyor anlaşılan…

BESLEME YAZAR OLMADIK, OLMAYIZ DA!

Bir kez daha hatırlatalım bizler gazeteci değiliz banka tecrübemiz ile olaylara bakım değerlendiren bağımsız analiz yapan, uzmanlık alanımız olan bankacılık sektörü tarihine notlar düşen insanlarız…

Gerçekte böyle bir durum yok ama, var sayalım gerçekten kişi ve markaları hedef alan öyle bir durum var. Yöntem bu mudur, gidersin mahkemeye koyarsın belgeleri, “bu kişi benimle kurumumla ilgili asılsız gerçek dışı beyanlarda bulunuyor, benim kişilik haklarımı zedeliyor kurumun marka değerine zarar veriyor” dersin biz de gerekli cevabı belgeleri ile ortaya koyarız, mahkeme karar verir bak buna hiç itiraz etmem ama bu çağda ergenler gibi davranıp asılsız şikayetler ile sosyal medya hesapların kapatılması ne? Üstelik, haberleşme hakkı anayasada güvence altına alınmıştır. Haberleşme hürriyetini kısıtlamak suçtur ki bir kişinin sistamatik olarak sosyal medya hesaplarına saldırma, asılsız şikayetler ile kapattırmak ayrıca da suçtur. Ortada mahkeme kararı yokken, yapay, gerçek dışı şikayetler ile sosyal medya hesabının kapattırmanın hesabı sorulmasın mı, tabi ki yasal olarak sorulacaktır. Kurumların nihai cevaplarını bekliyorum! Yapanları da ortaya çıkarıp teşhir edeceğim!

Hepsini anların de Whatsapp ne arkadaş ya!

Hadi X hesabımdan bankavitrini.com sitesindeki veya beğendiğim  yazı ve haberleri yayınlıyorum. Günlük olayların gelişimine göre kısa kısa yorumlar yapıyordum rahatsız oldunuz anladım da whatsapp’ın neyi sizi rahatsız etti. Size, ne mesaj attım,  ne dosya gönderdim de sizi rahatsız etti bak bunu anlamış değilim. Bu zaten hayatın olağan akışına da aykırı bir durum. Duyup da şaşırmayan yok! Whatsapp gibi bir iletişim devini bunlara itibar edip kapatması ise ayrı bir hikaye. Gönderilen cevaplardan yapay zeka ile değerlendirildiğini anlıyorum gerçek bir kişinin durunu ele alana kadar yapay zekanın bir süre otomatik cevaplarını okuyacağım gibi zira cevaplar hızlı ve standar geliyor. Belli ki yapay zekaya, “hesap hakkında şu adet şikayet gelince hesabı iletişime kapa” diye bir komut yüklemişler, ama o şikayetin içeriğinin doğru olup olamdığını ise programlayamamışlar. Göndermediğim mesajlardan nasıl bir şikayet, mağduriyet olabilir ki! 30 yıllık bir hat whatsapp’ın ilk ortaya çıkışından bu güne kullanılmış ve şikayet almamış birden onlarca şikayet yağıyor mantık “ne oluyor” diye bir araştırma gerekliliği duyar demek ki gözümüzde büyüttüğümüz bu kurumlarda da ciddi açıklar var: Teknoloji mantıksızlık! Teknolojik körlük!

 

BAŞ ŞÜPHELİ: BANKA ve BESLEMELERİ!

Tabi şimdi gelelim kafalardaki soruya. Beni yakından tanıyanlar olup bitene anlam veremiyorlar. İlk başta “olabilir böyle şeyler” diye benim gibi düşünüyorlardı ama birden bire iş diğer sosyal medya hesaplara yayılınca anlıyoruz ki birileri ciddi rahatsız olmuş. Kişilik haklarına ve marka değerine zarar verdiğimizi düşünüyor. İyi de son günlerde ne yazdık, hangi bankalar ile ilgili haberler yaptık herkesin malumu. İlk defa sistamatik ve organize bir şekilde üstelik bel altı yöntemler gerçek dışı beyanlar ile kurumlar yanıltılarak iletişim hakkım elimden alınıyor. Baş şüpheli de hiç kuşkum yok son dönem sık sık gündeme gelen banka! Tabi direkt de yapmayabilirler, bu işleri yapan alanında uzmanlaşmış, sistemin açığını yakalamış kurumlar ve avukatlık ofisleri var, ne olursa olsun, bağımsız yargı yapanı ortaya çıkarır; bitirdiğim  İ.Ü. SBF’nin girişinde GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYIN sözünü 4 yıl boyunca okuyarak okula gitmiş biri var karşınızda! Gelişmeleri ayrıca paylaşacağım!

BANKA YÖNETİCİLERİ YANLIŞ YÖLENDİRİLİYOR!

Dışardan bakınca banka yöneticilerin oturduğu koltuktan, isminin altındaki unvandan doğru davranış sergiliyor, kriz yönetimi konusunda uzmanı olarak düşünebiliriz. Bu her banka için geçerli değil. Senin bankan şube müdürülerin, personelin milyonlarca lira dolandıracak, elden paralar toplayacak, zimmete geçirecek bunlar haber olunca “vay benim marka değerim” diyeceksin öyle mi! Bak kardeşim bunları sana kimse söyleyemez ama ben yazayım: Marka değerini düşünen banka önce liyakatlı kadro kurar. Perosnelini ona göre seçer, Zimmet olayı yaygın ve her bankada olabilecek şeydir ama sahte fon, elden para alma milleti dolandırma kusura bakma senin ifaden ile her bankada yaygın kullanılan, sık rastaladığımız bir durum değil. 25 yıllık bankacılık hayatımda son 3-4 yıla kadar banka müşterilerden “yüksek kazanç sağlayacağım” diye elden para toplama yoktu. Bazı banka yöneticileri bunu bile bilmiyor. En son Banker Kastelli’den Çiftlik Bank sürecine vakalar hafızalarda ama bunların içinde banka yoktu. Bak paraları toplarım çift kayıt tutmak, bankayı komple batırmak vardı ama banka personelin elden para toplaması hiçbirinde yoktu. İnsanın aklı, hafızası ile dalga geçmeyin! Yaptığım yüzlerce banka bilirkişi dosyasında hemen hemen hepsinde zimmet var, artık bu tür olayların haber değeri de yok ama müşterisini kandırarak elden para toplayıp dolandırma sık rastlanan bir durum değil! 

MARKA DEĞERİNİ BÖYLE Mİ KORUYACAKSINIZ, ŞAŞARIM SİZE!

Beyler banka yöneticisi olmuşsunuz ama banka Marka değerini nasıl koruyacağınızı hala öğrenemezsiniz. Acı ama geçek bu! Yine size bedava eğitim vereyim:  Önce iyi ve dürüst bir hizmet vereceksiniz, Liyakatlı kadrolar ile çalışacaksınız. Sistemleriniz tıkır tıkır çalışacak. Sistem güvenliğiniz tam olacak, müşteri hesapları boşaltılamayacak. Eleştirileri hakaret olarak değil ücretsiz anket olarak algılayacaksınız. Eksikliklerinizi gidereceksiniz. Personel kaynaklı dolandırıcılık olaylarına bankanız karışmayacak. Müşteriler ile şeffaf paylaşımlar yapacaksınız. En önemlisi MÜŞTERİN GİBİ DÜŞÜNECEKSİN! “MÜŞTERİNİ TANI” ilkesinden ödün vermeyeceksin! Bak bu kısa öğütleri onlarca kitap okusan, onlarca sunum dinlesen bulamazsın! Köşe yazarlarını gezdiririm, yedirir, içirir sustururum anlayışında olmayacaksınız. Halkın soyulduğu Borsa oyunlarının içinde olmayacaksınız. Çevrenizde kendini gazeteci sanan bilgisiz kahve muhabbeti dışında bir vizyonu olmayan insanların söylediklerini sorgulamadan, başını sonunu düşünmeden her şeyi yapar pozisyonda olmayacaksınız. Özel hayatınız teşhir edilmiş hale gelmeyecek. CEO ve GMY’ler makamına, bankadaki pozisyonuna uygun davranışlar içinde olacak. Külhanbeyi gibi davranışlar sergilemeyecek. İnsanları tehdit etmeyecek. Bir markanın değeri böyle artar ve korunur. Bunların hiç birini yapmayacaksın, hata üzerine hata yapacaksın; “olumsuz olayları nasıl engelleriz” diye kafa yoracağınıza; olayları yazanları engellemeye çalışarak, yazanları ekmeğinden ederek, haberleri sildirerek MARKA değeri korunmaz. MARKA değeri zirvede olan bankalara bakın, kendinize bakın! Tüm yaptığınız pisliklere rağmen içim inanılmaz huzurlu, sosyal medya hesaplarının hepsini kapattırbilirsiniz sayenizde “dijital oruç” tutarım ama yazacaklarımı da yazarım merak etmeyin. Zamanı gelince her şey de yazılır! Bir firmanın asıl marka değerini, yöneticilerin olaylar karşısındaki tavırları belirler! Kurumsallaşan o kadar marka vardır ki çoğunun sahibi dahi bilinmez, nedeni mi bu markaların hiçbir yöneticisi markasının önüne geçecek tavır sergilemez de ondan!

NİÇİN HEDEFTEYİZ

Benim kişiler ile husumetim yoktur, olamaz da bankavitrini.com Sosyal Sorumluluk Projesi olarak tarafımca kurulmuştur. Bir avuç kalbi halkı için atan gönüllüler yazıları ile destek verdi. Hepsine minnettarım. Yaptığımız işte maddi kaygı, beklenti yok. İnsanlar rahat okusun diye, Google reklamlarına bile sitemiz kapalıdır. Burada amaç bilgiyi ücretsiz insanlara ulaştırmak ve vatandaşın finans okur yazarlık düzeyinin artırılmasıdır. Bilgi paylaşmak içindir. Mezara götürecek halimiz yok. Devlet okullarında okudum. Devlet dahil hiçbir kurum, kuruluş, vakıf , cemaatten tek kuruş eğitim hayatımda ve sonrası burs, bağış, sadaka para almadım. Köylü kökenli bir işçi emekçisi birinin çocuğu olarak devletimizin imkanları ile okullarda okuyup kendimizi yetiştirdik. Kütüphanemde en az 2500 kitap var. Hepsi boğazdan kısılarak alınmış kitaplardır. Okuma alışkanlığı olmayan insanlar bunu anlayamaz. Siz, “tehdit ediyorsunuz, sosyal medya hesapları kapattırıyorsunuz, sonra yazacağım ergen davranışlar içine girip bel altı vuruyorsunuz” diye geri adım atacak değiliz. Kimseye gebe değiliz, kimsenin beslemesi de değiliz. Gücümüz de buradan geliyor. Yumuşak karnımız yok! Demek ki doğru yoldayız! 25 yıl bankacılık 8 yıl Reel Piyasa deneyimi ile Bankacılık ve Reel Piyasa sorunları ile ilgili 400’e yakın makale yazmışım.  Bu memlekette hırsıza “HIRSIZ” diyemeyeceksek gidip kendimizi köprüden atalım ya da gelip bankanızın önünde kendimizi yakalım. Diyeceğiz kardeşim, dönem sizin döneminiz olabilir. Pervasızca, cahilce, kolay yoldan para bulmanın özgüveni ile bu davranışlar ve sonra yazacağım daha vahim davranışlar içine girebilirsiniz ama şunu bilin ki bu ülkede TEMİZ ELLEK temizliği yapılacak ise bunun son noktası banka ve banka yöneticileri olacak! Son aylardaki dolandırıcılık, yolsuzluk üzerine operasyonları sonuna kadar destekliyorum. Kriminal ne var ise üzerine gidilmeli bu ülkede! Normal olan da budur zaten! İçişleri Bakanlığına, Eminiyete, Emniyetteki Siber Suçlar bürosuna, Yargıya helal olsun! Eleştirilere rağmen doğru tavır sergileyen memlekette çok yiğit, görevini titizlikle yapan insan var merak etmeyin!

KARA PARA’DA HERKES VAR AMA BANKA(CI)LAR YOK!

Türkiye’de bir dönem kapanmalı! Yok öyle, “kara para aklarım, POS cihazları bağlar piyasayı dolandırtırım, aradan komisyonu alırım yan gelir yatarım; proje AVM, Otelleri batırır, geri satarken %10 komisyonumu alırım” demek. Geliriniz ile Gayrimenkul varlığınız arasında dağlar kadar fark olanlardan hesap sorulmalı! Elbet bir gün “nereden buldun yasası” tekrar uygulanır bu ülkede! Kara para, uyuşturucu trafiği, rus oligartlar, latin amerika baronları ülkede cirit atacak, milyarlarca dolar havada uçuşacak ama banka(cı)lar bunu içinde olmayacak öyle mi! Öyle olmadığını zaman bize gösterecek! Tabi sözümüz bu çarkın içinde olanlara; en çok ta bu grup rahatsız zaten! Dürüst, şahsiyetli, liyakat sahibi, oturduğu koltuğu hak ederek oturan, işini layıkıyla yapan yöneticiler bu yazılanların hiç birini kendi üzerine almaz, tam tersi onaylar zaten!  

Yasaklayın kardeşim yasaklayın, elinizden geleni arkanıza koymayın, savaşsa savaş! Ama yeter ki iki gün sonra “bunları biz yapmadık” diye inkara gitmeyin!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist   www.bankavitrini.com

Not: X (twitter) 21.07.2024 akşamı kullanıma açıldı. Teşekkirler @x

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TÜRK TİCARET BANKASI SERMAYE ARTIRDI

Yayınlanma:

|

TÜRK TİCARET BANKASI bugün ( 16.07.2024 ) tarihinde yaptığı GENEL KURUL Toplantısı ile sermeyesini 3 milyar TL artırarak 3.234.458.622,95 TL‘ye çıkardı. Bnaka daha önceki sermeyesi olan 234.458.622,95 TL‘yi tamamen ödemişti. Artırılan 3 milyar TL’Lik sermaye artırımın dörtte birini tescilinden önce ödeneceği; kalan kısmın da 31.12.2024 tarihine kadar ödeneceği taahhüt edildi.

Banka sermayesi herbiri 1 krş.itibari değerde tamamı nama yazılı 323.445.862.295 adet paya bölünmüştür.

Yönetim Kurulu toplantıya Mevcut Yönetimi temsil eden avukat küçük ortakların Genel Kurul toplantısına almak istememesi, mevzuatta olmamasına rağmen “küçük ortakların toplantıya katılması için Bakanlık onayı lazım” demesi üzerine  üzerine gergin başladı. Araya özel güvenlik görevlilerinin girmesi ile gerginlik giderilirken; Tuncay YATAĞAN’ın daha önce benzer durumla karşılaştığı için aldığı mahkeme kararı neticesinde toplantıya katılması uygun görüldü. Mirascıları iel temsilci olan Ferda KUNDAKÇIOĞLU gibi diğer hak sahipleri ise toplantıya alınmadığı görüldü. Mevcut yönetimin küçük ortakları yıldırma politikası izlemesi, karar alma süreçlerinden dışlanmaya çalışılması ise anlam verilemedi ve küçük ortaklar arasında “bizden ne saklıyorlar” tartışmasını da başlatmış oldu.

TUNCAY İHSAN YATAĞAN KÜÇÜK ORTAKLARIN SESİ OLDU

TÜRK TİCARET BANKASI pay sahiplerinden Tuncay İhsan  YATAĞAN, “toplantıya katılmalarının yasal hakkı olduklarını, alınmamaları halinde suş işleneceğini, tutanak tutulmasını talep ederim;  daha önce bu yönde alınmış elleirnde mahkeme kararı olduğunu” belirtmesi üzerine toplantıya katılması için engeller çıkarmaya çalışan taraflar geri adım atarak Tuncay İhsan YATAĞAN‘ı da toplantıya dahil edilmesine itirazlarını geri çektiler.

TUNCAT İHSAN YATAĞIN BAZI KARARLARA İTİRAZ ETTİ

Yapılan GENEL KURUL’da söz alan Tuncay İhsan YATAĞAN söz alarak; “Ben, Bahattin Yatağan’ın mirasçısı olarak, genel kurul hazirun cetvelinde yer alan pay oranını çok çok düşük buluyorum. Bu yüzden Hazirun cetveline itiraz ediyorum ve toplantı başkanlığına yetki vermiyorum” deyerek başkanlık divanının oluşmasına itiraz etti.

Toplantı başkanı Tuncay İhsan YATAĞAN‘ın itirazını başkanlık makamı karar tutanağına aynen geçirirken; “…bu yöndeki davalarının sürdüğünü;  hakkım saklıdır” ifadesi tutanağa geçti. Toplantı başkanı, “haklarınızın korunması için beyanınızı ve ihtirazi kaydınızı aynen tutanağa geöüçirdik” dedi.

Sermeye artırım kararının alnmasından sonra toplantı sona erdi.

KÜÇÜK YATIRIMCILAR MAĞDUR EDİLİYOR

TÜRK TİCARET BANKASI’nın 11.06.2024 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığı bu toplantıya küçük ortakların katılması için 15 gün önce davetiye çıkarıldığı belirtilmesine rağmen ortakların eline davetiye geçmediği de ortaya çıktı. Ellerine davatiye ulaşmayan hisse sahipleri Banka Yönetimine tapki gösterirken; 11.06.2024 tarihli GENEL KURUL Toplantısında Denetçi Raporunun okunması, Finansal Tabloların okunması, Yönetim Kurulu Üyelerinin seçilmesi, Dönem karının kullanılması gibi kritik önem arzeden gündem maddeleri görüşülürken bu görüşmelerde elinde hissesi bulunan ortakların toplantı dışı bırakılması tepkilere neden olurken yeni yönetimin “basiretli tüccar ve şeffaf” olarak davranmadığı eleştirilerine neden oldu.

FAALİYET RAPORU İLE DENETÇİ RAPORU İNDİRİLEMİYOR

Alınan kararların www.turkticaretbankasi.com.tr adresinden yayınlanacağı belirtilmesine rapmen, Küçük ortalar bir şoku da bankanın sayfasından Faaliyet Raporu ve Denetçi Raporu başlık olarak yer lamasına rağmen idirime kapalı olmasında yaşadı. Bankanın bu şekilde “karartma mı yapıyor, denetçi raporunu niçin indiremiyoruz” eleştirilerine neden oldu.

EK OKUMALAR: 

****************

TÜRKBANK SATIŞINA ESKİ ORTAKLARDAN İTİRAZ VAR

Türkbank satışı mahkemelik oluyor

TİM’E SATILAN TÜRKBANK DAVASI DEVAM EDİYOR

Türk Ticaret Bankası’nın satışı onaylandı

 

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BANKACILIK SEKTÖR KÂRLILIĞI %120 ARTTI

Yayınlanma:

|

BDDK verilerine göre; BANKACILIK SEKTÖRÜ, 2024 ilk 5 ayında %15 büyüyerek 27 trilyon TL Aktif Büyüklüğe yaklaştı.  Krediler %16 artarak 13,5 milyar TL hacme ulaşırken; Kredi Takip oranı %10 artarak 13,5 milyar TL oldu.

Toplam Mevduat %7 artarak 15,9 trilyon TL’yi bulan sektörde Özkaynaklar %12 artarak 2,4  trilyon TL oldu.

NET KÂR %120 ARTTI

2023 İLK 5 ayında106 milyar TL Net Kâr yapan sektör ; 2024 ilk 5 ayında Net Kârını %120 artarak 233 milyar TL’ye yükseltti. Net Kâr artışında Net Faiz gelirinin %155 artarak 375 milyar TL’ye çıkması; Faiz Dışı Gelirlerin de %217 artarak 529 milyar TL’ye çıkmasının katkısı büyük oldu. Bankacılık sektörünün Mayıs ayındaki net kârı ise 42,9 milyar TL olarak gerçekleşti.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.