Connect with us

BANKA HABERLERİ

Borçlu yerine kız kardeşine SMS gönderen avukata 175.000 TL ceza

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), bankanın sözleşmeli avukatı tarafından borçlu yerine borçlunun kız kardeşine borç bilgisinin iletilmesi ile ilgili olarak; bankaya 175.000 TL idari para cezası uygulanmasına, avukat hakkında ise durumu bilemediğinden yapılacak bir işlem olmadığına karar verdi.

Yayınlanma:

|

“Bankaya olan borcundan dolayı ilgili kişinin yakınına Bankanın sözleşmeli avukatı tarafından ilgili kişinin borç bilgisinin iletilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09/02/2021 tarihli ve 2021/115 sayılı Karar Özeti

Karar Tarihi    :    09/02/2021
Karar No    :    2021/115
Konu Özeti    :    Bankaya olan borcundan dolayı ilgili kişinin yakınına, Bankanın sözleşmeli avukatı tarafından ilgili kişinin borç bilgisinin iletilmesi

Kuruma intikal eden şikâyette ilgili kişi tarafından, Bankaya olan borcu sebebiyle kız kardeşinin cep telefonu numarasının Bankanın sözleşmeli avukatı tarafından aranması ve cep telefonu numarasına SMS gönderilmesi suretiyle kişisel verisinin avukat tarafından hukuka aykırı olarak paylaşıldığı belirtilerek, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında veri sorumlusu hakkında gereğinin yapılması talep edilmiştir.

Konuya ilişkin olarak başlatılan inceleme çerçevesinde Bankanın sözleşmeli Avukatından savunması istenilmiş olup, alınan cevabi yazıda özetle;

– Bankanın gecikmiş alacaklarının gerek yasal gerek idari takibini gerçekleştirdiği, vekâlet ilişkisi çerçevesinde tarafınca ulaşılması beklenen müşterilere ait tüm iletişim numaralarının müvekkili Banka tarafından “irtibat bilgisi” olarak iletildiği, söz konusu iletişim bilgilerinin müvekkili Banka tarafından borçlu adına olan numaraların sorgulanması neticesinde referans bilgileri olarak gönderilmesi sebebiyle iletişim numarasını kullanmakta olan kişilerin dosyayla olan ilgisinin bilinmesinin ilk aşamada mümkün olmadığı, başka bir deyişle tarafınca sadece tevdi alınan dosyalar ile birlikte iletilen iletişim numaraları üzerinden borçlulara ulaşıldığı, ne var ki ilk aşamada tespit edilebilmesi mümkün olmamasına karşın mevcut bir numaranın borçlu ile ilgisi olmadığının anlaşılması halinde ivedilikle durumun Bankaya bildirildiği ve borçluya ait olmayan numaranın sistemden çıkartıldığı,

– Banka ile arasında bir “vekâlet ilişkisi” nin söz konusu olduğu, Bankanın bankacılık faaliyetleri kapsamında müşterilerine ait birçok kişisel veriyi işlediği, Bankadan kredi kullanmış fakat ödemesinde gecikmiş müşterilerin öncelikle uhdesinde bulunan bir ekip tarafından arandığı ve ödemeye davet edildiği, kendilerine tanınan süre içerisinde ödeme gerçekleştirmeyen müşterilere ait dosyaların Bankanın kendisi gibi dışarıdan hizmet aldığı hukuk bürolarına yönlendirildiği ve Bankanın talimatlarıyla idari ve yasal takip sürecinin yürütüldüğü, Bankanın müşterilerine ait tüm kişisel verilerini yine Bankanın kendisi tarafından “Veri Sorumlusu” sıfatı ile işlediği, “Vekil” sıfatı ile takibini gerçekleştirdiği dosyalarda yer alan müşterilere ait tüm kişisel verilerin hukuk bürosuna yine Banka tarafından iletildiği, 

– Vekilliği yürütülen Banka tarafından dosyaları hukuk bürosuna tevdi edilen müşterilere gerçekleştirilen ilk otomatik aramalarda hiçbir şekilde borçlu adı, borç miktarı yahut banka bilgisine yer verilmediği, otomatik aramalarda dinletilen metinlerin somut şikâyette olduğu gibi dosya ile ilgili olmayan bir kişiye ulaşılması ihtimalinde Kanunu ihlal edici bir fiilin meydana gelmemesi amacıyla tasarlandığı,

– Şikâyete konu iletişim numarasının Banka tarafından ilgili kişinin iletişim bilgisi olarak sisteme kaydedildiği, ilgili kişinin dosyasının hukuk bürosuna tevdi edilmesi ile birlikte tarafınca dosya içerisinde yer alan tüm iletişim numaralarından borçluya ulaşılmaya çalışıldığı, gerçekleştirilen ilk otomatik arama akabinde numaranın ilgili kişiye ait olmadığının anlaşıldığı ve Bankaya konu hakkında bilgi verilerek numaranın kayıtlardan çıkarıldığı, şahsı ve hukuk bürosunun mevcut olayda kişisel verilerin korunması hukuku çerçevesinde yasal mevzuatı ihlal edici nitelikte hiçbir icrai yahut ihmali fiilinin bulunmadığı, vekil sıfatı ile yürüttüğü işler kapsamında ilgili kişinin kız kardeşine ait olduğunu iddia ettiği numaranın sisteme kaydedilmiş olmasında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, hukuk bürosunda Bankanın borçluları ile gerçekleştirilen ilk temasta hiçbir isim, borç yahut banka bilgisine yer verilmemesi ve tarafınca takibi gerçekleştirilen dosyalar açısından herhangi bir ihlale mahal vermemesi adına azami gayretin sarf edilmekte olduğu ifade edilmiştir.

Avukatın savunma, bilgi ve belge talebine vermiş olduğu cevabi yazısının Kuruma iletilmesini müteakip bahse konu başvuru hakkında Bankadan savunması talep edilmiş olup, Banka savunmasında özetle;  

– Bankanın müşterisi olan ilgili kişinin ödenmemiş borçları sebebiyle 30.12.2016 ve 30.01.2017 tarihlerinde tasfiyeye alındığı, Bankanın alacaklarının tahsilatı için gerekli bilgilerin Banka alacaklarının tahsilatına ilişkin avukatlık hizmetlerinin gerçekleştirilmesine ilişkin olarak İcra Takibi Öncesi Tahsilat Hizmeti Sözleşmesi kapsamında Bankanın sözleşmeli hukuk bürosuna aktarıldığı,

– Yasal Takip Sisteminin Bankanın yasal takip sürecinde olan müşterilerinin bilgilerine sözleşmeli avukatların erişebildiği ve numara ekleme çıkarma yapabildikleri bir sistem olduğu, ilgili kişiye ait telefon numarasının bu sisteme ‘Diğer Telefonu’ olarak kaydedildiği, sözleşmeli avukatlar tarafından verilen hizmetlerde müşteri teyidinin yapılmadan müşteriye ait hiçbir bilginin verilmemesinin ana kuralları olduğu, Avukatın da beyan ettiği gibi teyit edilmeyen numaralar ile yapılan tüm iletişimlerde kişisel veriler ile ilgili her türlü tedbir alınarak hareket edilmesi gerektiği, 

– Bu kapsamda Banka tarafından tasfiye dosyası aktarılan tüm hukuk bürolarına 02.09.2019 ve 21.11.2019 tarihlerinde borçluya, kefiller ve diğer tüm taraflara (rehin maliki, çeki senet cirantaları, keşidecileri, aval verenleri vb., ayni ve/veya şahsi olarak takip ve/veya davalara muhatap olan tüm ilgililer) ait kişisel verilerin 3. şahıslar ile paylaşılmaması, borçlu ve kefiller başta olmak üzere yukarıda yer verilen tüm taraflar ile iletişim kurulan tüm kanallarda kişisel verilerin gizliliğinin korunması yönünde gerekli tedbirlerin alınması hususlarında hassasiyet gösterilmesi konularında gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı,

– İlgili kişinin Bankaya yapmış olduğu başvuru kapsamında Avukata ait hukuk bürosu ile irtibata geçilerek, ilgili kişinin hangi numaralardan arandığı, hangi telefonlara SMS gönderildiği hususlarında detaylı bilgi talep edilmesi sonrası, hukuk bürosundan ilgili kişinin daha önceden kendilerini arayarak kız kardeşinin cep telefonuna SMS ve arama gitmesinden dolayı şikayetini ilettiği, telefonu kardeşinin kullandığı ve kardeşi ile bilgilerinin paylaşıldığını iddia ettiği, söz konusu numaranın iletişim bilgilerinde yer aldığı ancak bu numara ile görüşme yapılmadığı, 3. şahsın sadece gönderilen SMS’lerden bilgi sahibi olmuş olabileceği iletilse de ilgili kişinin şikayetinin devam ettiği, numaranın Yasal Takip Sisteminden silindiği bilgisinin alındığı, söz konusu numaranın avukatlık bürosu tarafından Yasal Takip Sisteminden 22.11.2019 tarihinde kaldırıldığı ifade edilmiştir. 

Konuya ilişkin yapılan incelemede, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09/02/2021 tarihli ve 2021/115 sayılı Kararı ile,

– Somut olayda, Avukatın Banka ile arasındaki vekâlet ilişkisine istinaden tarafınca Bankanın gecikmiş alacaklarının gerek yasal gerekse de idari takibini gerçekleştirdiği, vekalet ilişkisi çerçevesinde tarafınca ulaşılması beklenen müşterilere ait tüm iletişim numaralarının müvekkili Banka tarafından “irtibat bilgisi” olarak iletildiği, dilekçesi ekinde yer alan belgelerden de incelemeye konu iletişim numarasının bizzat Banka tarafından işlerin takibinde kullanılan Yasal Takip Sistemine kaydedilmiş olduğunun anlaşıldığı, müşterilerin Bankayı sistemlerinde kayıtlı olan iletişim numarasından farklı bir numara ile aramaları durumunda, ilgili numaranın sistemlerine alternatif numara olarak kaydedildiği, müşterilerin ödemelerinin gecikmesi durumunda, müşterilerine sistemde kayıtlı numaralarından ulaşılamadığında alternatif numaraların arandığının anlaşıldığı; bu çerçevede, Bankanın kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olduğu ve veri sorumlusu sıfatını haiz olduğu;  

– İlgili kişinin kız kardeşine ait olan numarayı asla iletişim numarası olarak kullanmadığı şeklindeki iddiasına ilişkin olarak Bankanın müşterilerinin sistemlerinde kayıtlı olan iletişim numarasından farklı bir numara ile aramaları durumunda ilgili numaranın sistemlerine alternatif numara olarak kaydedildiği, müşterilerin ödemelerinin gecikmesi durumunda, müşterilerine sistemde kayıtlı numaralarından ulaşılamadığında, alternatif numaralar aranarak, hiçbir kişisel bilgi paylaşılmaksızın müşterilerinin Bankayı araması hususunda not bırakıldığı savunması ve Kanunun 3 üncü maddesinde unsurları belirtilen açık rızanın kişinin sahip olduğu verinin işlenmesine, kendi isteği ile hukuka uygun şekilde onay vermesi anlamını taşıdığı dikkate alındığında ilgili kişinin kız kardeşine ait olan telefon numarasının Bankanın sistemlerine kayıt edilmesi işleminin ilgili kişinin açık rızasına dayanılarak yapıldığı sonucuna varılamayacağı, diğer taraftan Kanunun 5 inci maddesinde yer alan diğer işleme şartlarından birine dayanılarak da yapılmadığı, bu kapsamda, ilgili kişinin kız kardeşine ait telefon numarasının Banka tarafından hukuka aykırı olarak işlendiğinin değerlendirildiği,

– Bankanın alacaklarının borçlu müşteriler aleyhinde icra takibine geçilmeden müşterilerle uzlaşarak tahsil edilebilmesi amacıyla icra takibi öncesinde tahsilat hizmeti aldığı ve kişisel verileri aralarında sözleşme imzaladıkları hukuk bürolarına aktardığını ifade ettiği; bu çerçevede, Bankanın müşterilerine ilişkin kişisel verileri hukuk bürolarına aktarmasının Kanunun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan “Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması” veya (e) bendinde yer alan “Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması” çerçevesinde olduğu; dolayısıyla Bankanın alacaklarının borçlu müşterilerden tahsilini sağlamak üzere Avukata hukuka uygun şekilde erişim yetkisi verildiğinin değerlendirildiği; ancak Kanun hükümleri gereğince açık rıza aranmaksızın işlenecek kişisel verilerin borçluya ait olması gerektiği, bu kapsamda somut olayda Banka ile bağı olmayan ve bahse konu icra işlemine konu kişisel verisi bulunmayan ilgili kişinin kız kardeşinin cep telefonu numarasına erişim yetkisi verildiğinin anlaşıldığı, ancak Bankanın kendi bünyesinde oluşturduğu Yasal Takip Sisteminde yer alan ilgili kişinin kişisel verileri haricinde kız kardeşinin telefon numarasını Avukat ile paylaşmasının Kanun kapsamında gerçekleştirilebilecek bir kişisel veri işleme faaliyeti olmadığı ve hukuka aykırı olduğunun değerlendirildiği, bu durumun Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varıldığı,

– Avukatın ise Avukatlık Kanunundan kaynaklanan yükümlülükleri ve yürütmekte olduğu icra işlemleri bakımından İcra İflas Kanunu ve ikincil mevzuat düzenlemelerinden kaynaklanan hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla Bankanın verdiği talimatlar çerçevesinde onun adına kişisel verileri işlediği ve somut olayda veri işleyen sıfatını haiz olduğu,

– Avukatın söz konusu Yasal Takip Sisteminde “diğer telefonu” olarak kayıtlı olan telefon numarasının ilgili kişinin kız kardeşinin telefon numarası olup olmadığını ilk anda bilecek durumda olmadığı, zira sistemde bu telefon numarasının ilgili kişi haricinde kime ait olduğunun belirtilmediği, ilgili kişinin kız kardeşine sırasıyla 01.07.2019, 18.09.2019, 19.09.2020 ve 13.11.2019 tarihinde SMS’ler gönderildiği, 21.11.2019 tarihinde otomatik aramanın gittiği ve ilk otomatik arama sonrasında numaranın ilgili kişiye ait olmadığının anlaşıldığı ve veri sorumlusuna konu hakkında bilgi verilerek numaranın kayıtlardan çıkarıldığı değerlendirmelerinden hareketle;

– Banka tarafından ilgili kişinin kız kardeşinin cep telefonu numarasının Yasal Takip Sistemine kaydedilmesi işleminin ilgili kişinin açık rızasının alınması şartına dayanılarak yapılmadığı anlaşıldığından söz konusu kişisel verinin elde edilmesinin Kanunun 5 inci maddesine aykırı olduğu; diğer taraftan Bankanın söz konusu kişisel veriyi elde etmesinin akabinde kendi bünyesinde oluşturduğu Yasal Takip Sisteminde yer alan ilgili kişinin kişisel verileri haricinde kız kardeşinin telefon numarasını Avukat ile paylaşmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmekte olup, bu durumun Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varıldığından Banka hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 175.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

– Avukatın söz konusu Yasal Takip Sisteminde “diğer telefonu” olarak kayıtlı olan telefon numarasının ilgili kişinin kız kardeşinin telefon numarası olup olmadığını ilk anda bilecek durumda olmadığı, zira sistemde bu telefon numarasının ilgili kişi haricinde kime ait olduğunun belirtilmediği, ilgili kişinin kız kardeşine sırasıyla 01.07.2019, 18.09.2019, 19.09.2020 ve 13.11.2019 tarihinde SMS’ler gönderildiği, 21.11.2019 tarihinde otomatik aramanın gittiği ve ilk otomatik arama sonrasında numaranın ilgili kişiye ait olmadığının anlaşıldığı ve veri sorumlusuna konu hakkında bilgi verilerek numaranın kayıtlardan çıkarıldığı dikkate alındığında avukat hakkında yapılacak bir işlem olmadığına karar verilmiştir.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.