Connect with us

GÜNCEL

DİJİTAL DÜNYADA DeepSeek FIRTINASI ESİYOR

Çinli DeepSeek, yapay zeka alanındaki büyük atılımıyla ChatGPT’yi geride bırakıp, Apple App Store’da 1 numara oldu. DeepSeek’in düşük maliyetle büyük başarıya ulaşması, ABD’nin yapay zeka liderliğini tehdit edebilir. ABD teknolojisinin geride kalacağı endişesi ile Nvidia yüzde 5 civarında değer kaybetti. DeepSeek çıktığı ilk hafta Dijital dünyada deprem etkisi yaptı…

Yayınlanma:

|

Nvidia’dan tarihi kayıp: Piyasa değeri 600 milyar dolar düştü

ChatGPT’nin eğitim verilerini işlemek için 10.000 Nvidia GPU’ya ihtiyaç duyduğu düşünülüyor. DeepSeek mühendisleri sadece 2.000 GPU ile benzer sonuçlara ulaştıklarını söylüyor.

Çinli yapay zeka laboratuvarı DeepSeek’in kendi adını taşıyan büyük dil modeli (LLM), ABD’li OpenAI firmasının ChatGPT’sinin en büyük rakiplerinden biri haline gelirken, Silikon Vadisi’ni şaşkınlığa uğrattı.

Bu ay yayınlanan DeepSeek hem son derece hızlı hem de az maliyetle geliştirildi.

OpenAI ve Google gibi önemli oyuncuların yapay zeka modellerine eğitim verileri sağlayan ScaleAI firmasının CEO’su Alexandr Wang, perşembe günü İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) yaptığı konuşmada DeepSeek’in ürününü “dünyayı sarsacak bir model” diye niteledi.

Çinli teknoloji laboratuvarı, ilk modelinin ardından güçlü muhakeme yeteneğine odaklanan DeepSeek-R1 adlı diğer modelini de yayınladı. Bu model de OpenAI’ın yakın zamanda piyasaya sürdüğü o1 ile rekabet halinde.

Üstelik bu denli güçlü bir araç olmasına rağmen DeepSeek-R1 büyük ölçüde açık kaynaklı olarak yayınlandı. Yani isteyen herkes aracın kodlarına erişebiliyor ve bu kodları kullanarak LLM’i kişiselleştirebiliyor. Eğitim verileri ise patentli.

Öte yandan OpenAI, o1 modelini kapalı olarak piyasaya sürmüştü ve halihazırda sadece kullanıcılara bile aylık 200 dolarlık paketle satıyor.

Bu arada uzmanlar, Çin’in ABD ihracat kontrollerine çip satışı yasaklarına rağmen nasıl kısa sürede böyle güçlü bir model geliştirebildiğini tartışıyor.

Hangi hisse ne kadar kaybetti?

Bu gelişme Wall Street’te dengeleri altüst etti. Nvidia’nın hisseleri yüzde 17 düşerek Ekim ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Çip üreticileri Broadcom ve Micron Technology’nin hisseleri yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. S&P 500 teknoloji sektörü yüzde 5,6 düşerek son dört yılın en büyük günlük kaybını yaşadı. Dow Jones Market Data’ya göre, Pazartesi günü yaşanan bu sert düşüş, toplamda yaklaşık 1 trilyon dolarlık piyasa değerinin silinmesine neden oldu.

DeepSeek’in başarısı, Çinli yapay zeka şirketlerinin ABD’nin son teknoloji çipler üzerindeki artan ihracat kontrolleri yüzünden karşı karşıya olduğu kısıtlamalar göz önüne alındığında daha da dikkat çekici.

R1’in ve son Huawei 5G telefon modellerinin piyasaya sürülmesi, ABD’nin ihracat kontrollerinin amaçlandığı gibi çalışmadığını düşündürüyor. Zira yaptırımlar, Çin’in yeteneklerini zayıflatmaktan ziyade verimliliğe, kaynak havuzunu ve iş birliğini geliştirmeye odaklanarak DeepSeek gibi laboratuvarlar kurmasını sağlamış olabilir.

Nvidia'dan tarihi kayıp: Piyasa değeri 600 milyar dolar düştü

Yenilikçi yöntemlere başvurdu

MIT Technology Review’a konuşan DeepSeek çalışanı ve Northwestern Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi alanında doktora öğrencisi Zihan Wang, Çin’in yaptırımlara karşı yenilikçi yollara başvurmak zorunda kaldığını söylüyor.

Buna göre DeepSeek, R1 modelini oluşturmak için eğitim sürecini yeniden düzenlemek zorunda kaldı. Çünkü çip firması Nvidia’nın Çin pazarı için satmaya izinli olduğu çiplerin performansı, şirketin en iyi ürünlerinin hızının yarısı kadar ediyor. Bu yüzden Çin, Nvidia’dan satın aldığı grafik işlem birimleri (GPU) üzerindeki yükü azaltmak için eğitim sürecini düzenledi.

Diğer bir deyişle, ABD ihracat kontrolleri, R1 geliştiricilerini hesaplama gücü eksikliklerini telafi etmek için daha akıllı, daha enerji verimli algoritmalar oluşturmaya zorladı. ChatGPT’nin eğitim verilerini işlemek için 10.000 Nvidia GPU’ya ihtiyaç duyduğu düşünülüyor. DeepSeek mühendisleri sadece 2.000 GPU ile benzer sonuçlara ulaştıklarını söylüyor.

DeepSeek R1, araştırmacılar tarafından özellikle matematik ve kodlamada karmaşık muhakeme görevlerini yerine getirme becerisiyle övülüyor. Model, o1 tarafından kullanılana benzer bir “düşünce zinciri” yaklaşımı kullanıyor ve bu da sorguları adım adım işleyerek sorunları çözmesine olanak tanıyor.

Microsoft’un AI Frontiers araştırma laboratuvarının baş araştırmacısı Dimitris Papailiopoulos, R1’de kendisini en çok şaşırtan şeyin “mühendislikteki basitlik” olduğunu söylüyor.

“DeepSeek, her mantıksal adımı ayrıntılandırmak yerine doğru yanıtları hedefledi ve yüksek düzeyde etkinliği korurken hesaplama süresini önemli ölçüde azalttı.”

Diğer yapay zeka araçlarını gerçekten geçti mi?

Bağımsız araştırmacıların kıyaslama testlerinde, ilk modellerden biri olan DeepSeek-V3, OpenAI’nin GPT-4o ve Anthropic’in Claude Sonnet 3.5’inin yetenekleriyle eşleşmiş, Meta’nın Llama 3.1 ve Alibaba’nın Qwen2.5 gibi diğer modellerini problem çözme, kodlama ve matematik içeren görevlerde geride bırakmıştı.

Livescience’a göre 20 Ocak’ta yayınlanan R1 ise aynı testlerin çoğunda ChatGPT’nin en son modeli o1’i de geçti. Diğer modellerin maliyetinin çok daha az bir kısmıyla başarılan bu etkileyici performans, modelin yarı açık kaynaklı yapısı ve önemli ölçüde daha az GPU üzerinde eğitilmiş olmasıyla birlikte yapay zeka uzmanlarını hayrete düşürüyor.

OpenAI’nin stratejik ortağı Microsoft’un CEO’su Satya Nadella, 22 Ocak’ta Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamada, “Çin’deki gelişmeleri çok ama çok ciddiye almalıyız,” dedi.

Öte yandan bu yeni modelin ne kadarının yararlı bilimsel ve teknik uygulamalara dönüşeceği veya DeepSeek’in modelini kıyaslama testlerinde başarılı olacak şekilde kasten eğitip eğitmediği henüz belli değil.

Bilim insanları ve yapay zeka yatırımcıları gelişmeleri yakından izliyor.

euronews/cnbce

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

TCMB karar günü: Petrol yükseliyor, manevra alanı daralıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasalar teknoloji hisseleri ile jeopolitik gerilimin arasında sıkışmış durumdalar. Alphabet ve Tesla’nın açıkladıkları güçlü bilançolar ile yapay zekâ altyapısına yönelik dev yatırım planları teknoloji hisselerini desteklemeye devam ederken, bu yatırımların ne ölçüde ve hangi zaman diliminde karşılık vereceği ise soru işaretlerini beraberinde getiriyor. ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından bu sabah vadeli işlemlerde de hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Pasifiğin diğer ucunda ise yeni gün başlangıcında karmaşık bir seyir hâkim. Güney Kore borsası KOSPI %3 civarında yükselirken, lokomotif hisseler SK Hynix ve Samsung endeksi yukarıya taşıdı. Gösterge endeks Tokyo borsası yaklaşık %0,50 yükselirken, jeopolitik gündemin ağır basmasına rağmen, yapay zekâ yatırımlarının artık geçici bir tema olmaktan çıkıp uzun vadeli büyümenin temel dinamiklerinden biri hâline geleceği beklentisi teraziyi yeniden dengelemeye çalışıyor.

Lâkin küresel görünümün de hiç iç açıcı olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Küresel borç sorunu her geçen gün daha da ağırlaşırken, 2025 yılı sonunda toplam borç stoku 348 trilyon dolara ulaştı. Böylece küresel borcun milli gelire oranı %308’e yükselirken, dünya ekonomisinin ürettiği her 1 dolarlık gelire karşılık 3 dolardan fazla borç yükü taşınıyor. Üstelik bu borcun en büyük kaynağı olan ABD’de tablo daha da dikkat çekici bir görünüm sergiliyor. Son yıllarda enflasyonun ağırlıklı olarak talep değil, arz yönlü sorunlardan beslenmesi, küresel faizlerin yüksek kalmasına ve dolayısıyla finansal istikrar üzerindeki baskının artmasına neden oluyor. Zaten sene başında kağıt ve mürekkep para sistemine baş kaldıran kıymetli metallerin hikâyesi, Fed’de direksiyonun başına geçecek isim olarak açıklanan Warsh ve devamında savaş döneminde dolar likiditesinin sıkışmasıyla yarıda kalmıştı.

Orta Doğu’da tansiyon her geçen gün yükselirken, İran ile ABD arasındaki gerilimin hem kapsamı hem de etkileri giderek büyüyor. Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik risklerin yanı sıra Husilerin Kızıldeniz’de petrol tankerlerini hedef almasının ardından Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah %2 yükselerek 96 doların üzerine geldi. Tam üç hafta önce 70 dolar seviyesine kadar gerileyen petrolün son altı haftanın zirvesi olan psikolojik 100 dolar seviyesine kadar yükselmesi moralleri bozuyor.

Yaklaşık beş aydır devam eden çatışmaların Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’nı da etkilemesi, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin dörtte birinden fazlasını risk altına sokabilecek nitelikte olduğunu hatırlatmak isteriz. Yükselen enerji fiyatları enflasyon endişelerini yeniden artırırken, diğer taraftan Rusya-Ukrayna savaşı da dördüncü yılında daha tehlikeli bir boyuta evriliyor. Ukrayna’nın Rusya’nın günlük yaşamını ve kritik altyapısını hedef alan saldırılarına karşılık Moskova’nın Karadeniz’deki ticari tahıl gemilerini doğrudan hedef almaya başlaması, çatışmanın küresel ticaret ve gıda güvenliği açısından yeni bir risk oluşturduğunu gösteriyor. Son olarak, Odessa Limanı’ndan tahıl yüküyle ayrılan Türk bağlantılı bir kuru yük gemisinin Rus füzeleriyle vurulması bu endişeleri daha da artırdı. Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşması ve küresel kuraklığın etkisiyle tahıl fiyatlarında yukarı yönlü baskının güçlenebileceğini, bunun da enerji fiyatlarındaki yükselişle birlikte küresel enflasyon üzerinde ilave baskı yaratabilecek önemli bir risk unsuru olduğunu değerlendiriyoruz.

Hazır enflasyondan söz etmişken, faiz vadeli kontratları Fed’in bu yıl toplam 42 baz puanlık faiz artışı yapabileceğini fiyatlıyor. Eylül ayına yönelik faiz artışı ihtimali bu sabah %80 seviyesine yükselerek büyük ölçüde satın alınmış durumda. Doların piyasa kuru olan DXY 101 seviyesinin kıyısında salınırken, doların piyasa faizi olan 10 yıllık gösterge tahvil bu sabah %4,66 seviyesine kadar yükselerek taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptı öncesi seviyelere geri döndü. Yapay zekâ kaynaklı büyüme beklentileri risk iştahını desteklemeye devam etse de, petrol ve tahıl fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gerilimler küresel piyasalar üzerinde önemli bir baskı unsuru olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bu gidişatın da pek de hayra alamet olmadığını peşinen not etmek isterim! Ekonomi ile jeopolitika gerçekten bu kadar çok mu ayrışıyor, biz de bazen şaşırıyoruz. Biraz daha açmak gerekirse, piyasaların gelişmeleri pek de umursamadığını düşünüyoruz zira finansal piyasalarda var olan iyimserlik ile kartopu misali büyüyen riskler uyuşmuyor. Her ne kadar yarın kriz olacak modunda olmasak da, gelişmelerin bizi rahatsız ettiğini de itiraf etmemiz gerekiyor.

Bu kafa karışıklığında, kıymetli metallerin yeniden ‘ayağa kalkmasını’ da sadece bir tesadüf olarak görmemek gerekiyor. Yukarıda da değindiğimiz üzere, kredibilitesi yüksek ve Trump’ın ‘oyuncağı’ olmayacak Warsh isminin öne çıkması ve devamında patlak veren savaş ardından beş aydır burun aşağıya giden kıymetli metaller, önemli teknik seviyelerden yüzünü yukarıya doğru çevirmeye başladı. Altının ons fiyatı dün gün içerisinde 4,165 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 61 dolar seviyesine kadar yükseldi. Teknik mânâda önemli seviyelerin test edilmesi ardından başlayan yükseliş bizleri mutlu etse de, gidişatı temkinli bir şekilde takip edeceğiz. Bu hafta hem gümüş hem de altın cephesinde bir kademe uzun pozisyon açtık. Kıymetli metallerin mütemadiyen satış baskısına maruz kalan karamsar havasından kurtulup güvenli liman kimliğini bir an önce tekrar kazanmasını fiyatlayarak yolculuğa eşlik etmeye çalışacağız. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin 65,500 dolar seviyelerinde ve önemli bir eşikte gelişmeleri takip ediyor.

Türkiye cephesinde ise TCMB’nin olağan PPK toplantısı günün en önemli gündem maddesi olarak takip edilecektir. Her ne kadar politika faizinin %37 seviyesinde sabit tutulacağına kesin gözüyle baksak da, jeopolitik risklerin hem Türkiye’nin kuzeyinde hem de güneyinde tırmandığı bir dönemde, politika metninin satır aralarını dikkatle irdeleyeceğiz. Bununla birlikte, uzun süredir uygulanan dezenflasyon politikalarının bir yan etkisi olarak Türkiye ekonomisinin yüksek faizlerin gölgesinde sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya kaldığının da altını çizmek gerekiyor. Hasta bir türlü acilden çıkamadı! Nitekim dün bu noktaya İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da dikkat çekti. Politika yapıcıların bugün politika metininde şahin ifadelere yer vereceğini düşünüyoruz. Jeopolitik gelişmelerin ötesinde, TCMB’yi asıl rahatsız eden unsurun Haziran ayında çekirdek enflasyonda yeniden gözlenen ivmelenme olduğunu düşünüyoruz. Bu eğilimin Temmuz ayında da devam edip etmeyeceği yakından takip edilecektir.

USDTRY kuru hafta sonu fonlama etkisinin de yardımıyla Pazartesi valörlü işlemlerde 47,23 seviyesine yükselirken, enerji fiyatlarının TCMB’nin hem cari açık hem de enflasyonla mücadelesini zorlaştıracağı beklentisiyle iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %42 seviyesine dayanarak son altı haftanın zirvesine yükseldi (bakınız grafik). Türkiye risklerinin yabancı nezdinde barometresi konumunda beş yıl vadeli CDS risk primi de 241 baz puan seviyesine yükselerek son altı haftanın zirvesinde salınmaya devam ediyor.

Hafta sonu riskini taşımak istemeyeceğini düşündüğümüz piyasa aktörlerinin gün içindeki pozisyonlanmasını yakından izleyeceğiz. TCMB’nin faiz kararının yanı sıra makro cephede tüketici güven endeksi, TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini takip edeceğiz. Yurt dışında ise bugün Avrupa Merkez Bankası’nın olağan faiz toplantısı gündemde yer tutsa da, faiz oranlarında herhangi bir değişiklik beklemiyoruz. ECB’nin bugün bekle-gör yaklaşımını benimseyerek, Eylül ayında ilave faiz artışı ihtimalini masada tutacağını ve enflasyon görünümüne bağlı olarak ilave sıkılaşmaya kapıyı açık bırakacağını değerlendiriyoruz. EURUSD paritesi 1,1430 seviyelerinde yatay.

Türkiye 2 yıl vadeli gösterge tahvil vs Brent cinsi ham petrol

1784781393fe317a792f990fe0eac27a225fb2f6b8_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın ve Gümüş: Nerede kalmıştık?

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD borsaları teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan güçlü toparlanmanın yardımıyla geceyi yükselişle tamamladı. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi %1’e yakın yükselerek üç günlük düşüş serisini sonlandırırken, toparlanmaya özellikle yarı iletken hisseleri öncülük etti. Nasdaq Bileşik endeksinin %1,3 yükselmesinin ardından iyimser havanın Pasifik’in diğer ucuna da yansıdığını görüyoruz. Asya’da bu sabah alımlar hız kazanırken, çip üreticilerinin ağırlıkta olduğu Güney Kore KOSPI endeksi %5 yükseldi. Japonya’da gösterge endeks Tokyo borsası %2 prim yaparken, Güney Kore’nin temmuz ayının ilk bölümünde yarı iletken ihracatının yaklaşık üç katına çıkması ve Tayvan’dan gelen güçlü sipariş verileri, yapay zekâ temalı teknoloji hisselerine yönelik iyimserliği yeniden canlandırdı.

Jeopolitik cephede ise Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Suudi petrol tankerlerini hedef alabileceği yönündeki tehditleri nedeniyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 92 dolar seviyesine yükselirken, piyasalarda belirgin bir riskten kaçış eğilimi de görülmedi. Yatırımcılar dikkati yeniden şirket bilançolarına çevirirken, bugün açıklanacak Alphabet ve Tesla sonuçları, yapay zekâ yatırımlarının şirket kârlılığına etkisi açısından yakından takip edilecektir. Diğer taraftan dolar değer kazanırken, sepet kur DXY 101,20 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. İngiltere’nin yeni başbakanı ve Hazine Bakanı şimdilik yeterli heyecan yaratamazken, birkaç gün önce 1,3560 seviyesine yükselen GBPUSD paritesi 1,3370 seviyelerine geri çekildi.

Piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,63 seviyesine gelerek son iki ayın en yüksek seviyesini test ederken, gelecek hafta gerçekleştirilecek olağan Fed toplantısı öncesinde faizlerin sabit bırakılması ana beklenti olmayı sürdürüyor. Fed faiz vadeli kontratları yıl sonuna kadar toplam 38 baz puanlık ilave sıkılaşma ihtimalini fiyatlamaya devam ederken, Ekim toplantısında artırım ihtimali %77 seviyesinde fiyatlandırılıyor. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller, Fed’in yeni başkanının isminin telaffuz edildiği 29 Ocak’tan bu yana (yaklaşık beş aydır) neredeyse her fırsatta satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Son günlerde ise yeniden hayat belirtisi göstermeye başladı. Yükselişin fitilini büyük önem verdiğimiz 54 dolar seviyesinin test edilmesiyle ateşleyen gümüş bu sabah 60 dolar seviyesini test ederken, benzer bir şekilde altının da ons fiyatı 4,140 dolar seviyesine dayanarak teknik mânâda düşüş serisini sonlandırdı. Dün gümüşte açtığımız ilk kademe uzun pozisyonumuza bugün altını da ekleyeceğiz. Unutmayın, bir enstrüman sadece yükselirken alınır! Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin bu sabah 66 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşti.

Büyük resimde ise, piyasaların Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik riskleri tamamen göz ardı etmese de, odağını yeniden teknoloji şirketlerinin bilançolarına ve yapay zekâ temasına çevirdiğini görüyoruz. Bu minvalde petrol fiyatları son altı haftanın zirvesini test etse de, risk iştahının bozulmadığı ve yukarıda da görüleceği üzere, kıymetli metallerin daha fazla satış baskısıyla karşı karşıya kalmadığını görüyoruz. Ya da ekonomi ile jeopolitikanın yavaş yavaş ayrışmaya başladığın altını çizmemiz gerekiyor. Haber akışında, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun diplomatik çözüm arayışını sürdürmeye hazır olduklarına dair mesaj verirken, buna karşın sahadaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. Yemen’deki Husiler, uluslararası denizcilik şirketlerine gönderdikleri resmî uyarıda Suudi Arabistan limanlarına yükleme veya boşaltma yapan gemilerin hedef alınabileceğini bildirirken, bu uyarının ardından Asya’ya petrol taşıyan üç Suudi tanker rotasını değiştirdi.

İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditleriyle birlikte Kızıldeniz’de de risklerin artması, küresel enerji arzı açısından iki kritik deniz geçidini aynı anda baskı altına aldı. Enerji arzına ilişkin riskler ön planda kalsa da, piyasalar bir yandan diplomatik girişimlerden gelebilecek ateşkes sinyallerini, diğer yandan enerji arzını sekteye uğratabilecek somut gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor. Diplomasi kapısı tamamen kapanmış görünmese de çatışmanın maliyeti ve ekonomik etkilerinin de giderek büyüdüğünü görüyoruz. Pentagon, İran savaşının ABD’ye bugüne kadar 37,5 milyar dolara mal olduğunu açıklarken, ek bütçe talebi Washington’da yaklaşan ara seçimler öncesinde siyasî tartışmaları da beraberinde getirdi. Savaş karşıtı sesler her geçen gün yükseliyor. Başkan Trump savaşta hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin sayısının on sekize yükseldiğini açıkladı.

Türkiye cephesinde ise ismi büyük yabancı kurumlardan birinin dün USDTRY kuru ile ilgili kaleme aldığı rapor gündemi oldukça meşgul etti. Goldman Sachs, TCMB’nin önümüzdeki dönemde döviz kurunda daha fazla değer kaybına izin verebileceği ve yıl sonuna kadar %20’lerin ortasında bir yükseliş yaşanabileceği öngördü. Açıkçası raporun mevcut beklentilere kıyasla hangi yeni bilgiyi sunduğunu görmekte zorlandık. Uzun bir süredir bizim de sene sonu için kur beklentimiz yaklaşık 52,00 seviyesinde bulunuyor. Bu da zaten sene başına göre bakılırsa (43,00 – 52,00) yaklaşık %20 düzeyinde bir yükselişe işaret ediyor. Dolayısıyla Goldman’ın raporu, mevcut beklentilerden belirgin şekilde ayrışan yeni bir hikâye sunmaktan ziyade, piyasada zaten konuşulan temel senaryoyu teyit ediyor. Kaldı ki, yabancı kurum raporlarının zaman içinde değişen ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak sık sık revize edildiğini de geçmişte defalarca gördük!

Yabancı bir kurumda uzun bir süre çalışan biri olarak bu raporları da nasıl yazdıklarını yakından bilsem de, ayrı bir tartışma konusu olduğundan bu noktaya hiç değinmeyeceğim. Dün Türk mali piyasaları günü limoni bir şekilde tamamladı. Ana endeks %0,7 gerilerken, bankacılık hisseleri %0,8 oranında düştü. XBANK’ın son 20 günde neredeyse %20 gerilediğinin altını çizmek gerekiyor. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, 5 yıl vadeli CDS risk primi 240 baz puanla son altı haftanın en yüksek seviyesine geldi. Petrol fiyatlarının seyri, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla savaşını pekâlâ desteklemiyor. Her ne kadar manşete bakarak petrol fiyatlarının 92 dolar seviyesine gelerek son altı haftanın zirvesini test ettiğini söylerken, rafineri fiyatlarındaki yüksek seyrin daha da belirgin bir hâl aldığını ve arz sorunlarının başta motorin olmak üzere rafineri ürünlerini ciddi şekilde olumsuz etkilediğini not etmek gerekiyor. Bu minvalde, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi de tıpkı petrol fiyatları gibi %41,81 seviyesine yükselerek son altı haftanın zirvesini test etti.

Türkiye cephesinde dün siyasi gelişmeler de ön plana çıktı. CHP’den ayrılan Özgür Özel, bugün yeni partisini kuracağını açıklarken, çok sayıda milletvekilinin yeni oluşuma katılabileceği beklentisi siyasi gündemin ilk sırasına yerleşti. Mali piyasaların gündeminde ise bugün İngiltere’de enflasyon rakamları, Türkiye’de ise kapasite kullanım oranı ile reel kesim güven endeksi takip edilebilir.

Altın

1784694647c2108fe2bcdbd9da14e776aaa66b9f37_1_1200.jpg
 
Gümüş

17846946472c73a425143baddd178fd8dbe7c82ca5_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dün KKTC Mali piyasaları 20 Temmuz Özgürlük ve Barış Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Bayramımız öncelikle kutlu olsun. Kıbrıs’ta son günlerde hareketli seyir dikkat çekiyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz tarihlerinde dayı ziyaret etmesi bekleniyor. İki liderle ayrı görüşmelerin ardından üçlü zirve gerçekleştirilecek. BM, taraflar arasında diyaloğu yeniden canlandırmayı ve ağustos sonu veya eylül ayında yeni bir gayriresmî 5+1 toplantısı için ortak zemin oluşturmayı amaçlıyor. Sürecin seyrinin, Kıbrıs meselesinde önümüzdeki dönemin diplomatik takvimi açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, KKTC-Türkiye arasında doğalgaz hattı için ilk imzalar atıldı. İmzalanan mutabakat zaptı kapsamında Türkiye’den deniz altı boru hattıyla KKTC’ye doğalgaz ulaştırılması hedefleniyor. Projenin hayata geçmesiyle enerji arz güvenliğinin güçlenmesi, elektrik üretim maliyetlerinin düşmesi ve sanayi ile turizm sektörünün rekabet gücünün artması amaçlanıyor. Rum basınında projenin geniş yankı bulduğunu görüyoruz. NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin gövde gösterisinin ardından, bazı yorumlarda, su ve elektrik projelerinin ardından doğalgaz hattının da tamamlanmasıyla KKTC’nin enerji alanında ciddi bir avantaj elde edebileceği, mevcut eğilimin sürmesi halinde Güney Kıbrıs’ın gelecekte KKTC’den daha ucuz elektrik temin etmek zorunda kalabileceği değerlendirmelerine yer verildi.

Büyük resme baktığımızda ise Avrupa’nın Rus gazına alternatif arayışı devam ederken, Doğu Akdeniz kaynaklarının KKTC üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa pazarına ulaştırılması, mesafe ve maliyet açısından en rasyonel güzergâhlardan biri olacağı enerji uzmanları tarafından değerlendiriliyor. Ancak bölgedeki jeopolitik dengeler ve siyasi anlaşmazlıklar, ekonomik açıdan en verimli görülen bu rotanın hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. Bu sürecin, KKTC’nin uluslararası alandaki k gündemin merkezinde  onumuna da olumlu katkı sağlamasını temenni ediyoruz.

Küresel mali piyasaların gündeminde ise ABD-İran savaşının gündemin merkezinde yer tutmaya devam ediyor. ABD ordusunun Mart ayından bu yana ilk kez can kaybı yaşaması ardından jeopolitik riskler yeniden tırmanırken, Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve bölgedeki enerji altyapısını hedef alan gelişmeler, arz güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 91 doların üzerine yükselse de, diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentisiyle kazanımlarının önemli bir bölümünü geri verdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen küresel risk iştahında belirgin bir bozulma yaşanmaması dikkat çekiyor. Cuma günü teknik açıdan önemli gördüğümüz 100,50 seviyesini bir kez daha test eden dolar endeksi (DXY), buradan gelen tepki alımlarıyla 100,90 seviyesine toparlandı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşımasıyla, piyasaların para politikası beklentileri açısından yakından izlediği ABD 2 yıllık tahvil getirisi de hafif yükselerek %4,20 seviyesine çıktı. Vadeli kontratlar yıl sonuna kadar toplam 33 baz puanlık faiz artışını fiyatlarken, ekim toplantısında faiz artırımı olasılığı %71 seviyesinde bulunuyor.

Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise altının ons fiyatı 4,040 dolar seviyesine yükselirken, gümüşün ise geçen hafta büyük bir önemle takip ettiğimiz 54 dolar seviyelerini test ederek toparlanmaya başladığını görüyoruz. Gümüşte son günlerde fiyatın gerilemesine rağmen teknik analizde sıklıkta rastladığımız güç göstergesi olan RSI göstergesinin gerilememesi, hatta yükselmesi, dibin test edilmiş olabileceğine işaret ediyor. Teknik mânâda aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere bu sabah 58 dolar seviyesine yaklaşan gümüşte, eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa yukarı yönlü isteğin artmaya başlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir durumda yukarıda ilk seviye olarak 63 doları hedefleyeceğiz. Bugün kademeli olarak uzun pozisyona geçmek için hazırlıklara başlayacağız.

Gümüşte yukarı yönlü hareketlilik dikkatimizi çekmeye devam ederken, altın tarafında da benzer bir hareketten söz etmek adına yukarıda 4,100 dolar seviyesinin üzerinde kapanış görmek isteyeceğiz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Bloomberg Emtia Endeksinin genelinde yeniden yükseliş isteğinin tırmandığını görüyoruz. Öte yandan, dört haftadır yükseliş isteği sergileyen lâkin bir türlü 65 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşemeyen Bitcoin bu sabah 65,500 dolar seviyelerine kadar gelerek kıymetli metallerdeki yükselişe eşlik ettiğinin altını çizmek isteriz.

Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesi, ABD-İran savaşının Kızıldeniz’e yayılma riskini artırdı. Henüz Bab el-Mendep Boğazı’nın tamamen kapandığına dair bir bilgi bulunmazken, olası saldırılar veya sevkiyatların aksaması, Hürmüz Boğazı’ndaki kayıplara ek olarak küresel petrol arzı, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı yaratabileceğini düşünüyoruz. Buna karşılık İran ile ABD arasında ateşkes arayışlarının sürmesi, petrol fiyatlarındaki ilk yükselişin sınırlı kalmasını sağladı. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün boyu 86-91 dolar geniş bandında hareket ettikten bu sabah 88 dolar seviyelerinde dengelendiğini görüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlarken, yeni gün başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda iyimser bir seyir görüyoruz. Orta Doğu’da ateşkes için yürütülen arabuluculuk girişimlerinin yanı sıra petrol fiyatlarını bir aylık zirveden aşağı gevşemesiyle gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 yükselirken, gözlerin üzerine çevrili olduğu ve dün %4,5 gerileyen Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yükseliş isteği göze çarparken, Nasdaq vadelisinde %1 yükseliş dikkat çekiyor.

Jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki oynaklık yakından takip edilirken, piyasaların odağı ikinci çeyrek bilanço sezonuna çevrilmiş durumda. Bu hafta Alphabet, Tesla, Intel ve IBM başta olmak üzere teknoloji devlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar, yıl boyunca yapay zekâ temasıyla yükselen piyasaların yönü açısından kritik önemle takip edilecektir. Alphabet’in yeni yapay zekâ çipleri geliştirdiğine yönelik haber akışı teknoloji sektörüne alım getirdi. Ancak beklentilerin oldukça yükseldiği mevcut ortamda, şirketlerin yalnızca kârlılık rakamları değil, gelecek döneme ilişkin verecekleri mesajlar da piyasalarda belirleyici olacaktır.

Avrupa siyasetinde ise İngiltere’de yeni dönem resmen başladı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın görevden ayrılmasının ardından başbakanlık koltuğuna oturan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham, son 10 yılda yedinci başbakan oldu. Siyasî istikrarsızlığa son verme sözü veren Burnham, 40 yılın en büyük değişimini hedefleyen yeni bir siyasi ve ekonomik model hazırlayacağını açıkladı. İlk aşamada hayat pahalılığı, konut sorunu ve zayıf ekonomik büyümeye odaklanacağını söylerken, piyasa fiyatlamasına bakarsak GBPUSD paritesi 3 gündür gerileyerek 1,3430 seviyelerine geri çekildi. İngiltere borsası FTSE100 de benzer bir şekilde günü %0,7 oranında düşüşle tamamladı. Bu arada dün gece saatlerinde, daha önce 2002-2007 yılları arasında Hazine’de görev yapan Savunma eski Bakanı John Healey’i maliye bakanı olarak atadı. Healey, yatırımcılar ve parlamenterler tarafından deneyimli ve güven veren bir isim olarak karşılandığını haber akışında okuyoruz. Bugün İngiltere piyasalarının Healey atamasını nasıl fiyatlayacağını takip edeceğiz.

TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Temmuz ayı sonuçlarına göre, sene sonu TÜFE beklentisi ve on iki ay sonrasına ilişkin beklenti hemen hemen önemli bir değişim göstermeden sırasıyla %29,21 ve %23,95 oldu. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi 51,55 olurken, sene sonuna kadar katılımcılar TCMB’den 230 baz puan faiz indirimi beklerken (%37’den %34,70), Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında ise faizlerin sabit tutulacağı tahmin ediliyor (bakınız grafik).

Türk mali piyasaları geçen hafta tahterevalli misali inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Küresel arenada cereyan eden olumsuzluklar ve iç siyasette artan endişeler ön plana çıkarken, NATO Zirvesi ardından yeşeren ABD yaptırımlarının kalkacağı beklentisi, S-400 ve F-35 meseleleri ön planda kalmaya devam etti. Dün BIST100 ana endeksi günü %0,7 oranında artışla tamamlarken, bankacılık endeksi %1,6 geriledi. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, yurt içi yerleşiklerin TL ilgisinin devam ettiğini görüyoruz. TCMB’nin Cuma valörlü işlemlerde 38 milyar dolar seviyesine yükselen net yabancı para pozisyonu, pazartesi valörlü işlemlerde -hafta sonu riski- 33,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Altın fiyatlarının derleme etkisiyle rezervler üzerinde olumsuz etki doğurması, net pozisyon üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi uzun bir aradan sonra 220-230 baz puan seviyelerini terk ederek 240 baz puana yükseldi.

23. FIFA Dünya Kupası’nın finalinde İspanya, uzatma dakikalarında bulduğu golle Arjantin’i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan İspanya, üstün futbolunu son bölümde skora yansıtmayı başarırken, bu zaferle şampiyonluk sayısını ikiye çıkararak Fransa ve Uruguay’ı yakaladı. Arjantin ise üç şampiyonlukta kaldı. Böylece Dünya Kupası tarihindeki denge de Avrupa lehine biraz daha bozuldu. Avrupa ülkeleri toplam 13, Güney Amerika temsilcileri ise 10 şampiyonluğa ulaştı. Turnuvanın ardından Paraguay ve Arjantin eleştirilen odağına yerleşti.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

 1784608675e2304d3d1b8bc1ec89b151b6a29ab196_1_1200.jpg

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi – USDTRY ve TÜFE

 1784608675b84fb85136bc6d82eb4b0ac3c71b9e33_2_1200.jpg

Gümüş

 178460867599e52501f96b6cf82afa16d49315452d_3_1200.jpg

Bloomberg Emtia Endeksi

17846086753642178d1df80965fb0d3b729e577203_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.