Erol Taşdelen
Google’de Bankacılar ile ilgili en çok merak edilenler
Google’de bankacılar ile ilgili en çok sorulan ve arama yapılan sorulara yakından baktık. “Bankacı dövmek suç mu?” gibi ilginç sorular var.
Yayınlanma:
6 yıl önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
Google’de bankacılar ile ilgili en çok sorulan ve arama yapılan sorulara yakından baktık. “Bankacı dövmek suç mu?” gibi ilginç sorular var.
-Banka masrafları iade alınabilir mi?
Okuyucuların sorunları sorunumuz olmaya devam ediyor. Sık sık da sorular geliyor. Benzer sorular olduğu için toplu cevap verme zamanı geldi. “Bir başlangıç olsun” diye bazı sorulara kısa cevaplar verdim, bazı bankaları çok rahatsız etse de gerçeği sadece gerçeği yazmaya, emeğin ve emekçinin yanında durmaya devam edeceğim ve şatafatlı isimler ile soygunları da teşhir edeceğim. Başlayalım;
Kredim Kapandı Sigortamı iptal ettirebilir miyim?
Evet iptal ettirebilirsiniz. Sigorta vergileri önceden yattığı için bankalar vergi kısmını iade etmiyor ama kalan gün üzerinden ödediğiniz prim oranı kadar kısmını iade alabilirsiniz.
-Konut Kredim bitti ipotek nasıl kalkacak masraf var mı?
Konut Kredisi için genelde aldığınız konut ipotek ediliyor. Kredilerde imzaladığınız her evrakı “sözleşmenin bir nüshasını elden teslim aldım” diye el yazısı ile yazmanıza rağmen bankalar genelde istemeden bir örneğini vermez, mutlaka isteyin. Bu sözleşmede “ipotek fek ücreti” yazmalı. O ücretin üzerinde bir ödeme talep ediliyor ise vermeyin veya fazla kısmını geri alabilirsiniz. Bazı bankalar kredi kullandırırken ipotek fek ücretini peşin alıyor kredi kapandığında tekrar ücret ödememelisiniz. Bunun için de bir dosya oluşturup ödediğiniz veya imzaladığınız her evrakı saklayınız. Zira sonra evrak istediğinizde her evrak için ayrı ücret ödeme durumda kalabilirsiniz.
-Konut ve DAKS yenilemeleri aynı bankanın sigortasından yenilemek zorunda mıyım ?
Hayır değilsiniz. DASK Poliçe Primleri genelde her yerde aynı, fakat Konut Sigorta poliçeleri farklılık gösterir. Bu nedenle “aynı teminatta” olmak koşulu ile farklı yerlerden fiyat almak ödemenizi düşürebilir. “Aynı koşullar” diye belirme nedenim dışarıdan alacağınız sigorta örneğin su basmayı veya doğal afeti çıkarır teminattan size düşük prim verebilir o nedenle tüm riskleri kapsadığına dikkat etmenizde fayda var. Zira taşıtı ne su basacak diye teminattan çıkartırsınız bir gün hemzemin geçit altında suyun içinde bulursunuz kendinizi sigortadan herhangi bir ödeme alamazsınız.
-Krediden önce masraf / komisyon isteniyor vereyim mi?
Krediden önce limit oluşturmak / kredi teklifi yapmak için bazı bankalar peşim komisyon ücret talep etmeye başladı. Konu BDDK’ya yansımız durumda. Bankacılığı yabancılar buldu ama inanılmaz/insafsız masraf / komisyon almayı Türkiye’deki bankalar icat eden McKinseyci kafalar maalesef. Yerli ve milli yani. Bankalar uluslararası ama bazı masraflar sadece bizim ülkeye has, bu istenen para da bunlardan biri. Kredi limiti oluşturmadan kredi veremeyeceğine göre bu bankanın sizin ile kredili çalışma gereği zaten önceden ek ücret ödemenize gerek yok. Bu tip taleplere itibar etmeyin. Emniyetin bu tip uyarı mesajları yayınlamaya az kaldı. Yakında cep telefonunuza : “kredi limiti oluşturacağız diye peşin masraf komisyon talep eden bankalara itibar etmeyin – Emniyet Genel Müdürlüğü” diye mesaj gelir ise şaşırmayalım. Bu yönde şikayetler artmaya başladı zira, kredi onaylanmadığında verdiğiniz peşin para üzerine bir soğuk su içiyorsunuz. Dolaylı yoldan dolandırıyorsunuz çünkü, bunun başka açıklaması yok.
-Bankayı aramak ücretli mi?
Telefon ile bankaları aramak aradığınız telefonun operatörü ile ilgili. Banka ile ilgisi yok. Bak burada bankalar masum. Bazı bankalar 0850’lü ücretsiz hat kullanıyor. 444’lü telefonların çoğundan operatörler ücret alıyor. Kamu bankalarından Vakıfbank gibi bazı bankalar “zamanınınız yok ise size aradığınız telefondan geri dönelim” diyor. Çok güzel ve tebrik edilecek bir uygulama. Normalde Çağrı Merkezlerinde belli bir sürede cevap verme zorunluluğu var ama çoğu banka bu bekletme süresine hala uymuyor maalesef. Bazı bankalarda canlı telefon bağlantısı nerde ise hiç yok.
-Bankacıyı dövmek suç mu?
ILO yasalarına göre Banka çalışanları asker, polis, gazetesi, kimyasal fabrikalarda çalışan işçi, madenciler gibi “emeklilikte yıpranma payı” grubuna dahil ama seslerini çıkaramadıkları için bu gruba dahil olmayan tek çalışan emekçi grup. Banka sendikaları çok yoğun ( ! ) iş gündemin içinde oldukları için bu konuya sıra gelmedi uyumaya devam ediyorlar. Çalışma Bakanlığı da Banka emekçileri banak sahipleri gibi görüyor olmalılar ki bu konu hiç gündemlerinde değil. Bu nedenle vatandaş olarak siz de Banka emekçileri Banka patronları gibi görmeyiniz lütfen. Şubelerde yüz yüze geldiğiniz insanlar orada geçimini sağlamak için ter döken emekçiler. O insanlara kaba davranmak, küfür etmek, kaba güce başvurmak kendi sizi ve orada çalışan emekçiyi üzer sadece. O nedenle o emekçilere kızmayınız size ters gelen her işlem için BDDK, Çalışma Bakanlığı gibi resmi kurumlarda hakkınızı sonuna kadar arayınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız “BankaVitrini’ne içinizi dökünüz”. Sosyal medyanın güç olduğunu fark edelim lütfen.
-Bankacılar randevusuz ziyaretimize gelip vaktimizi alıyor, bunun için görüşme ücreti hesabıma yatar mı?
Vatandaş o kadar banka ücret / komisyon / masraflardan korktu ki. Nerede ise bankacıyı görünce yolunu değiştirecek hale geldi. Sizin vaktinizi aldık diye bir ücret yatmaz ama size mesai harcadık diye masraf almaları an meselesi.
-Kredim onaylanmış limiti kullanıma açmak için komisyon istiyorlar bu ne ki?
Evet 2018 kriz koşullarında bulunan uyduruk bir masraflardan biri. Banu talep eden bankalara diyorum BDDK’ya bildirdiğiniz masraf / komisyon listesinde; girişte duvara astığınız masraf listesinde bu yok nereden çıktı bu? Cevap da hazır: Yeni uygulama o nedenle yok! Bazı banaklar müşterilerin dediği gibi limitin müşteriye tanımlanması için belli oranda komisyon talep ediyor, bunu vermeden limiti açmıyorlar. Ayak bastı parası gibi bir şey! Ayağı alışsın bu kadar saçma bir ücreti ödeyen biri diğer ücret ve komisyonları zaten sorgulamaz deniyor her halde.
-“Kredi Limit Sigortası” geldi eyy BDDK haberiniz var mı?
Bazı banaklar kredi limit sigortası yapmadan kredi limitini müşteriye açmıyor. Zorunlu yanı işin kötü tarafı kredi poliçesinin ismi de bu şekilde: Kredi Limit Sigortası. “Ne işe yarıyor, krediyi ödemez isem sigorta ödeyecek ise ödemiyorum alın oradan” diyorsun. Hayır, olmaz! Ne olacakmış şahıs kredilerde borçlu, Ticari kredilerde şirket kefili ölecekmiş o zaman kullanılacakmış.
-Geçmişe yönelik 3 yıllık POS Düşük ciro ücreti alındı iade alabilir miyim?
Üye İşyeri ( POS ) sözleşmenizde bu yönde bir madde ve ne kadar alınacağı açık açık yazmıyor ise alamaz. Başvuru yaptığınızda veya dava açtığınızda bu ücreti faizi ile birlikte geri alırsınız. Ticari işletmelerde olduğu gibi Bankacılıkta da dönemsellik söz konusudur. McKinseyci zihniyetin çakallığı ile yaptığı bir uygulamalardan biri bu oldu maalesef. Bilançon kapanmış yayınlayıp yılları bitirmişsin ama geriye yönelik komisyon çakıyorsun resmen. Davaya gerek kalmadan BDDK bu tip alınan ücret ve komisyonu aynı yöntem ile iade ettirmeli. Kazanılmış emsal davalar var çünkü. Bu açıkça Temiz Bankacılığa uymayan, etik kurallarını bir kenara bırakıyorum göz önünde yapılmış açık hırsızlıktan başka bir şey değildir.
-TCMB Faiz indirince bankalar da indirdi ama komisyon aldılar, iade alabilir miyim?
Burada bahsi geçen Taksitli ya da Spot krediler değil. Rotatif / BCH hesap çalışan günlük faiz işleyen krediler. Zaten bu kredilerin özelliği kredi maliyetlerine göre kredi faiz oranlarının düşmesi yada yükseltilmesi şeklinde işler. Çıkarken yani faiz yükseltirken banka faiz gideriniz artacak o nedenle size peşin para ödüyorum dediği görülmediği için düşürürken de “faiz oranı düşürüyorum peşin komisyon vereceksiniz” dememeli / diyemez. Dedi mi! Dedi maalesef. Tam bir soygun ve ahlaksızlık örneği. Bunu yapan bankalardan birinin Kamu bankası olması daha da acı tabi. Bu konuda İş Bankasının hakkını yememek ve taktir etmek gerekir. Taksitli kredileri bile yeniden yapılandırarak faiz oranlarını çok kabul edilebilir makul düzeyde komisyon alarak yeniden düzenledi. Alkışlanacak bir hareket. Bu tür işlemlerde müşteri 90 kazanmış ise kendine sadece 10 aldı. Müşterinin karlı çıktığı kesin, “Türkiye’nin Bankası” olduğunu Sanayicinin, Esnafın yanında olduğunu kanıtlıyor ve alkışı hak ediyor. O nedenle çalıştığınız bankanın ismi çok önemli. Kriz dönemlerinde ne yaptığı da! Diğer bankalarda bu yönde hala hareket yok. Bazıları da faiz düzeltme için fırsatçılık yaparak utanmadan % 10-15 gibi yüksek komisyon talep ediyor. Kısaca, bankanızı kriz dönemlerinde tanıyın ki işler düzelince siz de ona göre yolunuza devam edin.
-Döviz Kredini TL Krediye çevirdiler, iyi bir şey mi yaptım?
2019 Eylül ayında Bankalar 38 milyar TL ( yaklaşık 6 milyar USD ) karşılığı krediyi Yabancı Paradan Türk Lirasına çevirdi. Bu sizin kaşınıza gözünüze olmadı. Bu kadar kısa sürede bu dönüşüm Türk Bankacılık tarihinde yok. TCMB %10-20 Türk Parası kredilerde artış yapan bankalarda karşılıkları serbest bırakınca bu dilime girmek için böyle bir strateji uyguladılar. Hazır TL Kredi faiz oranları da düşmüşken dönüşüm firma için uygun zamanlama bence. İlk defa kendilerini düşündükleri için yapılan bir kredi stratejisi müşterinin işine yarayacak gibi.
-İptal ettiğim Kredi Kartın ücreti alındı aide alabilir miyim?
Kesinlikle alırsınız. Başıma da geldi. Ayrıldığım banka ayrılır ayrılmaz masraflar almaya başladı. Bir yıl kartımızı kullanın ücret almayacağız dedi. Zaten kullanmamaya da başlamıştım. Bir yıl sonra kart ücreti alındı. Kartı anında iptal edip kart ücret iadesi istedim. İade edilmedi. BDDK’ya şikayet ederek iade alabildim. O nedenle hakkınızı aramadan izde çok zor. Arayınca da alıyorsunuz. Bankaları mahkemeye verip hakkınızı aramaktan korkmayın zira kazandığınızda mahkeme masrafları da karşı tarafa ait. Hakkınızı arayın. Susmayın. Zira özellikle McKinsey zihniyetindeki kafalar şu kadar toplu masraf alalım % 10’ü itiraz edip geri alsa % 90 bize kalır mantığı ile hareket ediyor. Bu zihniyete dur diyecek de Kamu kurumları vatandaş çaresiz kalıyor zira. Çalıştığı banka ile mahkemelik olmak çalışmayı sonlandırmak demek zira. Kriz ortamında da yeni banka ile aynı koşullarda çalışma ortamı sağlamak zaman alıyor çünkü.
-Kredi kartıma otomatik ödeme faturalarım bağlanmıştı, önce hiç masraf ücret almıyorlardı ( öyle de reklamlar yapmışlardı ) şimdi fark ettim ki 1-2 TL gibi ufakta olsa ek masraflar alınmış bunları iade alabilir miyim?
Bu yönde verdiğiniz talimatta açıkça yazmıyor ya da banka bu yönde bilgilendirici bir mesaj, mail, yazı iletmemiş ise iade alabilirsiniz. 1-2 TL demeyin para kolay kazanılmıyor. Karta bağlı olmaktan çıkarıp hesabınıza bağlayın faturaları o zaman masraf da ödemezsiniz ( tabi yazdık diye onun için de ek masraf uygulamasına geçmezler ise ).
Sorunları ve sorunlar bitmez. Yazıyı uzatmadan diğer konuları başka yazılara bırakarak sonlandıralım. Para kazanmak kolay değil. Alın teri ile kazandığınız paraları açıkgöz, modern görünümlü, üç kağıtçıların okus pokus numaraları ile elinizden almasına izin vermeyin.
Erol TAŞDELEN
Siyaset Bilimci, Ekonomist
( 25 yıllık banka emekçisi )
[email protected]
İlginizi Çekebilir
-
Borç Kıskacında Sanayi: Kârlılık Erozyonu Derinleşiyor
-
DOLANDIRICILARIN SIK KULLANDIĞI İKİZ KART NEDİR?
-
Erol TAŞDELEN yazdı: BANKA DOLANDIRICILIĞINDA GÜVENLİK AÇIĞI BÜYÜK, MAĞDURLAR ÇARESİZ
-
BASEL IV neler değiştirecek…
-
Erol TAŞDELEN yazdı: BANKACILIK SEKTÖRÜ 2024 İLK YARI PERFORMANSI
-
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YKB 2024 İLK ÇEYREK PERFORMANSLARI
BANKA HABERLERİ
Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin
Yayınlanma:
3 gün önce|
19/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
- Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
- Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
- Basel kriterleri,
- AML/KYC,
- FATF,
- ESG,
- Dijital bankacılık,
- Yapay zeka,
- Siber güvenlik,
- SWIFT,
- uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
- dış ticaret finansmanı,
- proje finansmanı,
- yatırım bankacılığı,
- sendikasyon kredileri,
- ihracat finansmanı,
- fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
- Ziraat Bankası
- Halkbank
- VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
- 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
- Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
- Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
- Eski milletvekilleri
- Eski bakanlar
Yerel yönetimler
- Büyükşehir belediye başkanları
- İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
- Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
- ihracatı finanse eden,
- yatırımları organize eden,
- dış finansmanı sağlayan,
- uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
- sendikasyon kredileri,
- Eurobond işlemleri,
- IFC,
- EBRD,
- Dünya Bankası,
- Asya Altyapı Yatırım Bankası,
- uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
- hızlı vize,
- uzun süreli çok girişli vizeler,
- fast-track uygulamaları,
- güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
- yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
- Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
- yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
- ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
- en az 15 yıl kıdeme sahip,
- BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
- uluslararası işlemlerde görev yapan,
- belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
BANKA HABERLERİ
Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir
Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?
Yayınlanma:
3 gün önce|
18/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde
Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.
Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.
Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.
Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.
Bankaya Başvurmak İlk Adım
Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.
İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.
Bu işlem bankacılık sektöründe;
- Chargeback
- Ters İbraz
- Harcama İtirazı
- Dispute
olarak adlandırılır.
Chargeback Nedir?
Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.
Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.
Aynı zamanda;
- hizmet verilmemesi
- eksik hizmet
- iptal edilen organizasyon
- kapanan okul
- hiç başlamayan eğitim
gibi durumlarda da kullanılabilir.
Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir
Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.
Bu nedenle;
- yurtdışı dil okulu
- üniversite
- yaz okulu
- eğitim danışmanlığı
- sertifika programı
gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.
Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?
En sık karşılaşılan örnekler şunlar:
1- Okul hiç açılmadı
Ödeme yapıldı.
Ancak okul faaliyet göstermedi.
2- Eğitim başlamadı
Kayıt yapıldı.
Ancak eğitim verilmedi.
3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı
Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.
4- Okul iflas etti
Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.
5- Danışman firma ortadan kayboldu
Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.
6- Eğitim çevrimiçine çevrildi
Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.
7- Eğitim iptal edildi
Program hiç başlamadı.
Banka Süreci Nasıl İşliyor?
Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.
1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.
Belgelerini sunuyor.
↓
2. Banka inceleme yapıyor.
↓
3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.
↓
4. İşlem iş yerine iletiliyor.
↓
5. İş yeri savunma yapıyor.
↓
6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.
Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?
Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.
Örneğin;
- ödeme dekontu
- kredi kartı ekstresi
- okul sözleşmesi
- kayıt belgesi
- kabul mektubu
- e-postalar
- okulun iptal yazısı
- vize reddi
- hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
- danışman firma yazışmaları
- ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar
başvuru dosyasına eklenebilir.
Süre Sınırı Var mı?
Evet.
Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.
Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.
Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.
Gecikme, hak kaybına yol açabilir.
Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?
Her ret kararı kesin değildir.
Tüketici;
- ek belge sunabilir,
- yeniden değerlendirme talep edebilir,
- tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
- gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.
Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?
Hayır.
Burada önemli fark oluşuyor.
Kredi kartı
Chargeback uygulanabilir.
Havale
Chargeback mekanizması yoktur.
Bu durumda;
- sözleşme hükümleri,
- hukuk davaları,
- icra yolları
ön plana çıkmaktadır.
Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.
Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk
Son yıllarda;
- artan döviz kuru,
- bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
- vize süreçlerinin uzaması,
- öğrenci sayılarındaki dalgalanma
nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.
Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.
Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bankalar Açısından Risk
Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.
İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.
Dolayısıyla;
- belge incelemeleri
- uluslararası kart kuralları
- zaman yönetimi
- hukuki değerlendirmeler
önem kazanıyor.
Eğitim Kurumları Açısından Sonuç
Chargeback oranı yükselen kurumlar;
- daha yüksek komisyon ödeyebilir,
- riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
- ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
- kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.
Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
- Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
- Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
- Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
- Tüm yazışmaları saklayın.
- Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
- Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.
Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme
Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.
Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.
Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.
Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.
Özet
Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
EKONOMİ
Sanayi Krize Karşı Savunmasız Kaldı
Yayınlanma:
4 gün önce|
17/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Sanayi Krize Karşı Savunmasız Kaldı: Reel Sektörün En Büyük Sorunu Artık Talep Değil, Finansmana Erişim
Türkiye ekonomisinde uzun süredir uygulanan sıkı para politikası, enflasyonla mücadele açısından önemli bir araç olarak görülse de, bu politikanın reel sektör üzerindeki yan etkileri artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı.
Bugün sanayicinin en büyük problemi sipariş eksikliği kadar, hatta ondan daha fazla nakit akışını yönetememesi haline geldi. Finansmana erişimin zorlaşması, ticari kredi faizlerinin %50-60 bandına yerleşmesi ve işletme sermayesinin hızla erimesi, üretim yapan şirketleri tarihinin en zorlu dönemlerinden biriyle karşı karşıya bırakıyor.
Kriz Dönemlerinde “Nakit Kraldır”
Finans dünyasının en bilinen sözlerinden biri olan “Cash is King” (Nakit Kraldır) ifadesi bugün Türkiye sanayisi açısından hiç olmadığı kadar anlam kazanmış durumda.
Normal dönemlerde şirketler;
- satış yaparak,
- stoklarını yöneterek,
- bankalardan uygun maliyetli kredi kullanarak,
- tedarikçi vadeleri ile müşteri vadeleri arasında denge kurarak
işletme sermayelerini çevirebilirler.
Ancak bugün bu mekanizmaların neredeyse tamamı aynı anda bozulmuş durumda.
Merkez Bankası’nın sıkılaştırıcı politikaları sonucunda kredi büyümesinin ciddi biçimde sınırlandırılması, bankaların ticari kredi kullandırmakta son derece seçici davranmasına neden oldu.
Sonuç olarak birçok firma krediye ulaşamıyor, ulaşabilenler ise sürdürülebilir olmayan maliyetlerle borçlanabiliyor.
Nakit Akışı Bozulunca Bütün Finansal Sistem Çöküyor
Bir şirketin finansal sağlığı sadece bilançosuna bakılarak anlaşılmaz.
Asıl kritik gösterge nakit akışıdır.
Bugün birçok firma;
- üretmeye devam ediyor,
- satış yapıyor,
- cirosunu artırıyor,
ancak kasasına zamanında para girmediği için faaliyetlerini finanse edemiyor.
Nakit döngüsü uzadıkça;
- tedarikçi ödemeleri gecikiyor,
- maaş yükü ağırlaşıyor,
- vergi ödemeleri baskı oluşturuyor,
- kredi geri ödemeleri aksıyor.
Sonrasında ise domino etkisi başlıyor.
Maliyet Hesabı Yapmak Neredeyse İmkânsız Hale Geldi
Sanayicinin ikinci büyük sorunu ise maliyet yönetimi.
Yüksek enflasyon ortamında;
- enerji fiyatları,
- işçilik maliyetleri,
- kira giderleri,
- finansman maliyetleri,
- kur hareketleri,
- hammadde fiyatları
aynı anda değişiyor.
Bu nedenle bugün verilen bir fiyat teklifinin maliyeti birkaç hafta sonra tamamen değişebiliyor.
Artık birçok sanayici ürününü satarken gerçek maliyetini bile tam olarak hesaplayamıyor.
Muhasebe kârı ile ekonomik kâr arasındaki fark her geçen gün açılıyor.
Vadeli Satışlar Kâr Değil, Zarar Yazdırıyor
Geçmiş yıllarda rekabet avantajı sağlayan uzun vadeli satışlar bugün birçok sektör için ciddi bir risk unsuruna dönüştü.
90, 120 hatta 180 gün vadeli yapılan satışlarda;
- enflasyon,
- finansman maliyeti,
- kur değişimi,
- işletme giderleri
satış anındaki hesapları tamamen geçersiz hale getiriyor.
Tahsilat günü geldiğinde firma nominal olarak para kazanmış görünse bile reel olarak zarar etmiş olabiliyor.
Bu durum özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek sektörlerde daha da belirgin hissediliyor.
Ticari Kredi Faizleri Yönetilebilir Seviyenin Üzerinde
Bugün ticari kredi faizlerinin %50-60 bandına yerleşmesi birçok yatırımın finansal fizibilitesini ortadan kaldırıyor.
Bu seviyelerde kullanılan krediler;
- yatırım finansmanını,
- işletme sermayesi yönetimini,
- kapasite artırımlarını,
- ihracat hazırlıklarını
ciddi biçimde zorlaştırıyor.
Üstelik krediye erişim de kolay değil.
Birçok firma için sorun artık faiz oranı değil; kredi bulabilmek.
Sanayici Belki de Hiç Bu Kadar Çaresiz Hissetmedi
Türkiye sanayisi geçmişte;
- 1994 krizini,
- 2001 finans krizini,
- 2008 küresel krizini,
- pandemi dönemini,
- büyük kur şoklarını
atlattı.
Ancak bugünkü tabloyu farklı kılan unsur, aynı anda birçok riskin üst üste gelmiş olmasıdır.
Şirketler;
- yüksek faiz,
- düşük talep,
- finansmana erişim sorunu,
- artan maliyetler,
- bozulan nakit akışı,
- belirsiz fiyatlama ortamı
ile aynı anda mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bu nedenle birçok sanayici kendisini önceki krizlerden daha kırılgan hissediyor.
Açıklanan Kredi Paketleri Neden Yeterli Olmuyor?
Son dönemde açıklanan çeşitli kredi destek paketleri piyasaya moral vermekle birlikte, reel sektörün toplam finansman ihtiyacı düşünüldüğünde oldukça sınırlı kalıyor.
Sorun sadece yeni kredi verilmesi değildir.
Asıl ihtiyaç;
- işletme sermayesini güçlendirecek uzun vadeli finansman,
- üretime yönelik seçici kredi mekanizmaları,
- ihracatçıya uygun maliyetli kaynak,
- yatırım kredilerinde öngörülebilir faiz yapısı,
- KOBİ’lere hızlı erişilebilir finansman modelleri
oluşturulmasıdır.
Aksi halde açıklanan paketler yalnızca belirli firmalara kısa süreli nefes aldırırken, sektörün genelindeki finansman sorununu çözmeye yetmeyecektir.
Sözün özü
Enflasyonla mücadele, makroekonomik istikrar açısından vazgeçilmezdir. Ancak üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği de aynı derecede önem taşımaktadır.
Bugün reel sektörün karşı karşıya olduğu temel sorun yalnızca yüksek faiz değildir; işletme sermayesinin erimesi, kredi kanallarının daralması, maliyet hesaplarının öngörülemez hale gelmesi ve nakit akışının bozulmasıdır.
Ekonomide üretim kapasitesini koruyacak, yatırım iştahını canlı tutacak ve sanayicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak daha dengeli politikalar oluşturulmadığı sürece, sadece enflasyon göstergelerindeki iyileşmeye odaklanmak uzun vadede üretim, istihdam ve ihracat üzerinde kalıcı hasarlar bırakabilir.
Bugün sanayicinin talebi ayrıcalık değil; üretmeye devam edebileceği öngörülebilir, erişilebilir ve sürdürülebilir bir finansman ekosistemidir.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.038)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.603)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (579)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.978)
- GÜNCEL (4.521)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.722)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.466)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (57)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Dünya Kupası'nda devlerin savaşında muazzam ekonomik başarı 19/07/2026
- Merz'den kapsamlı kabine değişikliği mesajı 19/07/2026
- Dr. Can Fuat Gürlesel hayatını kaybetti 19/07/2026
- MÜSİAD Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini açıkladı 19/07/2026
- Trump'tan İran'ın mutabakat açıklamasına yanıt 19/07/2026
- Engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemi geliyor 19/07/2026
- Elektrikli araç şarj hizmetlerinde büyük artış 19/07/2026
- İran'dan Kuveyt'teki ABD hedeflerine saldırı 19/07/2026
- Ekonomi ve siyaset gündemi - 19 Temmuz 2026 19/07/2026
- ABD'den ölen askerleri için misilleme saldırısı 19/07/2026
SON YAZILAR
- Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında 21/07/2026
- Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek 21/07/2026
- İSO, “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı 21/07/2026
- Ekonomide “Ruj Etkisi” Nedir? 20/07/2026
- KGF Akbank Mobil’de 20/07/2026
- HANGİ SEKTÖRLERE YATIRIM YAPMALI, HANGİLERİNE YAPMAMALI ? 20/07/2026
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
- Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir 18/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
