Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

J.P.Morgandan Türkiye için dış borç raporu

Yayınlanma:

|

J.P.Morgan Türkiyenin yakın vadeli dış borcu ve cari dengesini konu alan bir rapor yayımladı. Kuruum Türkiyenin kalıcı cari açığının yarattığı dış finansman ihtiyacınn 2023ün ilk çeyreğinde tartışmalara neden olduğunu belirterek 2022 yılında 48,4 milyar dolar olan 12 aylık cari açığın Nisan 2023 itibarıyla 57,8 milyar dolara (GSYİHnın yüzde 5,9u) yükseldiğini kaydetti.

Banka Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının altın rezervleri dahil brüt rezervlerinin cari açık ve yerel faktörler nedeniyle 30,3 milyar dolar azalarak 98,5 milyar dolara gerilediğini ancak döviz rezervlerinin Haziran ayından yükselmeye başladığına dikkat çekti.

Önümüzdeki 12 ayda 19 milyar dolarlık dış finansman açığı

Öte yandan önümüzdeki 12 ay için 19 milyar dolarlık bir dış finansman açığı öngördüklerini, fakat yeni ekonomi yönetimiyle doğrudan yabancı yatırımların daha güçlü şekilde gerçekleşmesi ve bazı portföy girişlerinin bu açığı daha da küçültebileceği kaydedildi.

J.P.Morgan Türkiyenin original vadesine bakılmaksızın önümüzdeki 12 ay içinde vadesi dolacak dış borcunun 2023 Nisan itibarıyla 202,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini ifade ederek kısa vadeli borçları 3 kategoride değerlendirdiklerinin altını çizdi. Bunlar ülke risk algısına (ve küresel finansal koşullara duyarlı), mevduat güvenine duyarlı ve ekonomik aktiviteye duyarlı olarak sıralandı.

202 milyar dolarlık dış borcun 55 milyar doları ülke riskine duyarlı

Raporda, Hazinenin yurt dışı yerleşik kişilere eurobond ödemeleri, yerleşik bankalar ve şirketler tarafından yurt dışından alınan ödenmemiş kredilerin, 202,9 milyar dolarlık kısa vadeli dış borçların 55,2 milyar dolarını oluşturduğu ve bunların küresel finansal koşulların yanı sıra ülke riski algısına da duyarlı olduğu ifade edildi.

Öte yandan 95,3 milyar dolarlık (16,3 milyar doları TL cinsinden) kısmının ise mudi güvenine duyarlı olduğu ve bu mevduat yükümlülükleri için ihma edilebilir yenileme riski görüldüğü belirtildi.

Bununla birlikte 49,7 milyar dolarlık ithalat borçları ve 2,7 milyar dolarlık ihracat öncesi finansmandan oluşan 52,4 milyar dolarlık ticari kredilerde ekonomik faaliyetin seyrine göre zaman içinde otomatik olarak denge bulacağı için yenilenme riski görülmediği kaydedildi.

Temmuz-Ekim 2023 döneminde ılımlı cari fazla

Banka Temmuz-Ekim 2023 dönemi için Türkiyenin aylık dış borç ödemelerinin 2,4 ila 3,5 milyar dolar arasında olacağını, güçlü turizm ve düşük enerji ithalatı sayesinde bu dönemde ılımlı bir cari fazla gerçekleşeceğini öngördüklerini söylerek yakın vadede dış sektörden sınırlı bir baskı beklediklerini ifade etti.

Öte yandan olumsuz mevsimsellik nedeniyle Kasım 2023- Mart 2024 arasında cari açıkta önemli bir genişleme olasılığı görüldüğü ve Aralık 2023 ile Mart 2024 tarihlerinde ödenmesi gereken ağır dış borç ödemeleri olduğuna dikkat çekildi.

Enflasyon, büyüme ve cari denge tahminlerinde yukarı yönlü revize

22 Haziranda gerçekleşen faiz artışının yetersiz görüldüğü ifade edilen raporda enflasyon, büyüme ve cari denge tahminleri yukarı yönlü revize edildi. Öte yandan daha az ölçüde de olsa hala bir cari denge düzeltmesi öngörüldü.

Bankaya göre Nisan 2023 itibarıyla 57,8 milyar dolar olan yıllık cari açık bu yıl 46,4 milyar dolara ve gelecek yıl 32,8 milyar dolara geri çekilecek. Temmuz 2023ten Haziran 2024e kadar geçecek 12 aylık dönem için bu rakamın 29,7 milyar dolar olması bekleniyor.

12 aylık dönemde 8,9 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım beklentisi

J.P.Morgan Türkiye ekonomisinin kısa vadeli dış finansal açığını hesaplarken Nisan 2023 itibarıyla önümüzdeki 12 ay için 8,9 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım olacağını öngördü.

Yeni ekonomik yönetimin önümüzdeki zorlu küresel zemine ragmen devam eden portföy çıkışlarını durduracağı inancı vurgulanırken TCMB ve Türk bankalarındaki döviz ve lira mevduatlarının sistemde kalmaya devam edeceği dolayısıyla tüm mevduatların vadesinin uzatılmasının beklendiği ifade edildi.

Hazinenin bu yılki 10 milyar dolarlık dış borç hedefinin 7,5 milyar dolarlık kısmını kullandığı belirtilen raporda yerleşik olmayanlara olan 2,8 milyar dolarlık dış borcunu yüzde 100 oranın yenilemesinin beklendiği ve 23 Haziran itibarıyla Hazinenin toplam dış borcunun sadece yüzde 35inin yurt dışı yerleşiklere ait olduğunun altı çizildi.

“Ticari krediler ve kurumsal krediler yüzde 100 oranında yenilenecek”

Banka ticari krediler ve kurumsal kredilerin, iç talebin dolayısıyla ithalat talebinin seyrine göre otomatik olarak düzenleneceği dolayısıyla yüzde 100 yenilenmesinin beklendiği ifade edildi. Kurum bankalar için yüzde 95 dış borç çevirme oranı kullanırken bu rakam banka dışı sektörler için yüzde 116 olarak öngörüldü.

Yayımlanan raporda önümüzdeki dönem için önümüzdeki 12 ay için 19 milyar dolarlık bir dış finansman açıığı öngörüldüğü ankcak net hata ve noksanların artma eğiliminde olması nedeniyle risklerin daha küçük bir dış finansman açığına yöneleceği tahmin edildi.

Bununla birlikte yeni ekonomik yönetim tarafından ortodoks politikalara beklenenden daha hızlı dönülmesi durumunda ülkenin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinden daha güçlü doğrudan yabancı yatırımlar ve portföy girişleri görülebileceği değerlendirildi.

TCMBnin rezervleri 12 aylık dış finansman açığı için yeterli

J.P.Morgan TCMBnin 66,2 milyar dolarlık döviz rezervinin önümüzdeki 12 ay için 19 milyar dolarlık dış finansman açığını kapatmaya yeteceğini ve daha olumlu olarak Merkez Bankasının döviz rezervlerinin son haftalarda artmaya devam ettiğine vurgu yaptı. Kurum TCMBnin zor koşullarda kullanılabilecek 41,3 milyar dolarlık altın rezervi olduğunun altını çizdi.

Bloomberg haberine göre; Bankanın değerlendirmesinde Temmuz-Ekim 2023 döneminde Türkiyenin dış sektör dinamiklerinin, bu dönemde beklenen cari fazla ve hafif dış borç geri ödemeleri sayesinde yapıcı bir görüntüye sahip olduğu ve ülkenin önümüzdeki 12 aylık dış borçlarının daha da yönetilebilir bulunduğu ifade edildi.

Bununla birlikte 23 Haziran itibarıyla 108,8 milyar dolar olarak hesaplanan KKM hesapları nedeniyle TL üzerindeki baskının dış sektör dinamiklerinden ziyade Türkiyede yerleşiklerin döviz talebinden kaynaklanmasının muhtemel olduğu ve önümüzdeki aylarda artmasının beklendiği kaydedildi.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Yerel seçimlere geri sayımdayız: TL’de sert bir değer kaybı beklemeli miyim?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dün X hesabından açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakan Şimşek, piyasada güvensizlik ve tedirginlik yaratan olumsuz haberlere itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Şimşek’in özellikle seçim sonrasına yönelik sosyal medyada ya da kamuoyunda yer alan olumsuz görüş ve söylemlerin odak noktasında da USDTRY kurunda sert bir şekilde yükseleceği yönünde pek çok senaryoya karşı sert bir çıkış yaptığını görüyoruz.

Hatırlanacağı üzere, TCMB’nin olağan toplantısı ardından, PPK metnine serpiştirdiği “Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk Lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir.” cümlesi dikkatimizi ciddi bir şekilde çekmiş ve bu noktadan hareketle -enflasyonla mücadelede kapsamında- TL’nin reel olarak değerleneceğine yüksek ihtimal verdiğimizin altını çizmiştik.

Özellikle, geçmiş tecrübenin gelecek fiyatlamasına yön teşkil ettiği de düşünülürse, yerel seçimlerden sonra müşterilerimiz ile yaptığımız görüşmelerde TL’de belirgin bir değer kaybı olabileceğini (USDTRY kurunda sert bir yükseliş) bekleyenlerin sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu da not etmiştik. Bizim bu beklenti kampında yer almadığımızın altını bir kez daha çizmek isteriz.

2023 senesinin son demlerinde, 2024 yılına ait bilanço toplantılarında kullandığımız USDTRY için ‘çalışma’ kurumuzun psikolojik de olsa 40 seviyesinde olduğunu bir kez daha not etmiş olalım. Bültenlerimizde her ne kadar USDTRY kurunda yükseliş ihtiyacı olacağına yer versek de, bunun kademeli bir şekilde olacağı görüşüne sıkı sıkı sarılıyoruz. Enflasyonun temel nedenlerinden birinin TL’deki reel değer kaybı olduğu düşünülürse, kamu otoritesinin de enflasyon ateşine ilave körükle gitmek istemeyeceğini düşünüyoruz. Bu noktadan hareketle, USDTRY kurunda -özellikle de seçim sonrası- sert bir yükseliş beklemediğimizin altını bir kez daha çizmek istiyoruz.

Bu bağlamda, uzun bir süredir tekrar ettiğimiz üzere, kurun enflasyondan bir tık da olsa daha az ve kademeli bir şekilde artacağını, TL’nin reel olarak değerleneceğini düşünmeye devam ediyoruz. TL’nin reel olarak değerlenmesi konusunu da matematiksel olarak şu şekilde açıklayalım: Eğer Türkiye’de yıl sonu enflasyonu -piyasa katılımcıları anketine göre- %43 olarak gerçekleşecekse ve Türkiye’nin de ticaret yaptığı ülkelerde aynı zaman diliminde fiyatların %5 artacağı düşünülürse (aradaki fark %38) TL’nin reel olarak değerlenmesi için, döviz kurunun da yıl sonuna kadar %38’in altında artması gerekiyor. Eğer bugün USDTRY kuru 31 seviyesinde ise, matematiksel olarak sene sonuna ilişkin kurun da yaklaşık olarak 41 seviyesine gelmesi gerekiyor ki, bu da bizim baz senaryomuz ile uyum arz ediyor (kur 41 seviyesinin altında olursa, TL reel olarak değerlenmiş olacak).

Reel kur ve sene sonu beklentimize biraz fazlaca yer verdikten sonra dönelim piyasada neler olduğunda. Borsa İstanbul cephesinde son 2 gündür satış baskısının hâkim olduğunu görüyoruz. Hafta başı bültenimizde yükseliş ivmesinin yavaşladığına işaret etmiştik. Zirve seviyelerden gelen kâr realize etme ihtiyacı veya dolar bazında endeksin tarihi 3 dolar seviyesinin kıyısına kadar gelmesi de psikolojik olarak satış baskısını tetiklemiş olabileceğini düşünüyoruz. USDTRY kuru ise 31,15 seviyesine gelirken, CDS risk primi 288 baz puanda ve ılımlı bir görüntü çizmeye devam ediyor. Tahvil piyasasında ise dün getirinin kısa vadelerde arttığına şahit olduk.

Haber akışında ise, Rusya’nın tüketicilerin ve çiftçilerin artan talebi ve rafinerilerinde planladığı bakım çalışmaları öncesinde iç talebi karşılamaya yetecek yakıtı garanti altına almak için 1 Mart’tan itibaren petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacağını gördük. Bu karardan Türkiye’nin de etkilenebileceğini düşünüyoruz keza Türkiye ihtiyacının büyük bir kısmını (yaklaşık %70) Rusya’dan temin ediyor. Rusya’nın dünkü çıkışı ardından Brent cinsi petrolün varil fiyatı yaklaşık 1 dolar artış kaydederek 83,50 dolar seviyesine geldi.

Öte yandan, Reuters haberleri, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC+ ve Rusya öncülüğündeki müttefikler) ikinci çeyreğe kadar gönüllü petrol üretim kesintilerini uzatmayı düşündüğü yazdı. Hatırlanacağı üzere, geçen Kasım ayında, petrol karteli, Suudi Arabistan’ın kendi gönüllü kesintisini sürdürmesiyle birlikte bu yılın ilk çeyreği için yaklaşık 2,2 milyon varil/gün civarında gönüllü kesinti yapmayı kabul etmişti. Petrol fiyatları, İran yanlısı Husi grubunun Kızıldeniz gemilere saldırıları nedeniyle yükselen jeopolitik gerilimlerden bu yıl destek bulsa da, ekonomik büyüme endişesi ve yüksek faiz oranları da enerji piyasasına ağırlığını koymuştu durumda.

Piyasalar yön teşkil eden ABD 10 yıllık tahvil faiz getirisinin %4,25 – 4,30 bandında salınmasına paralel altının da ons fiyatı 2,030 dolar seviyesinde kalmaya devam ederken, gram altın TL bazında 2,035 seviyesine yükselerek kompozisyonun içindeki USDTRY kurundaki yükselişi yansıttı. Bitcoin’in 57,500 dolar seviyesindeki 3. hedefimize de ulaşması ardından artık gözünü tüm zamanların zirvesine ($69bin) ve sonrasında da keşfedilmemiş sulara dikeceğini düşünüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlarken, yatırımcıların odağı yarın açıklanacak olan FED’in favori enflasyon ölçütü olan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksine (PCE) çevrilmiş durumda. Reuters anketine göre, PCE’nin Ocak ayında aylık bazda %0,3 artması bekleniyor (Aralık %0,2). Veri FED’in gevşeme döngüsünün zamanlamasını etkileyebilecek düzeyde gelebileceği endişesi ile yeni gün başlangıcında Asya piyasalarının yön bulmakta zorlandığını görüyoruz.

Piyasalar, faiz indirimlerinin yılbaşında Mart ayında başlamasını beklerken, son dönemde gelen güçlü veriler ardından artık Haziran ayında başlayacağını düşünüyorlar. Yılbaşında toplam 150 baz puan seviyesine yükselen faiz indirimi fiyatlamasını da yerini 75 baz puan faiz indirimine (3 x 25 baz puan) terk ettiğini not edelim. Bugünün menüsünde Türkiye’de açıklanacak dış ticaret dengesi ve ekonomik güven endeksi; ABD’de ise GSYH büyümesi takip edilebilir.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

VakıfBank 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile yurtdışından en çok kaynak sağlayan banka oldu

Uluslararası piyasalardaki aktif Türk bankalarının öncülerinden olan VakıfBank, çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla gerçekleştirdiği yurtdışı fonlama işlemleriyle 2023 yılında Türkiye’ye toplam 6,3 milyar dolar taze kaynak sağladı. Böylece, Bankanın uluslararası piyasalardan sağladığı kaynak toplamı 14 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yurtdışı fonlama tarafında art arda önemli işlemlere imza atan ve bu alandaki lider konumunu koruyan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, sürdürülebilirlik alanındaki son gelişmelere ve özellikle sürdürülebilirlik temalı işlemleri de içeren uluslararası fonlama tarafındaki işlemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

‘’Karbon Saydamlık Projesi (CDP)’’

“VakıfBank olarak, Sürdürülebilir Bankacılık alanında attığımız adımlarla Türk bankacılık sektöründeki öncü konumumuzu korumaktayız. Bu alandaki çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya, Bankamızı ve uygulamalarımızı hep daha ileriye taşımaya devam ediyoruz. Son olarak, 2015 yılından bu yana yayımlamakta olduğumuz Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Raporu notumuzu 2 basamak birden yükselterek “A” skoru ile “Liderlik” seviyesine taşımayı başardık. Dünya üzerinde CDP iklim raporlaması yapan şirketlerden 346’sı A listesinde bulunmaktadır. Biz de Türkiye’den bu listeye girmeye hak kazanan 17 şirketten birisi olarak, finans sektörü dünya sıralamasında ilk %22’lik dilimin içerisinde yer almayı başardık. Bunun yanı sıra, CDP Su Güvenliği Raporlaması notunu da bir önceki yıla göre iki basamak birden yükselterek “A-“Liderlik seviyesine taşımış bulunuyoruz.’’

Sürdürülebilir bankacılık anlayışını bir bütün olarak ele aldıklarını ve her alanda stratejilerinin odağına yerleştirdiklerini belirten Üstünsalih, bu doğrultuda uluslararası fonlama tarafında da sürdürülebilirlik temalı projelere ve işlemlere öncelik verdiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

‘’DPR seküritizasyon işlemi’’

‘’Malumunuz 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile uluslararası piyasalardan en çok taze kaynağı ülkemiz ekonomisine kazandıran banka olduk. Böylece toplam yurtdışı fonlama tutarımız 14 milyar dolar seviyesine ulaşmış ve toplam pasifler içindeki payı %15 seviyesine yükselmiştir. 2023 yılındaki yurtdışı fonlama işlemlerine baktığımızda en önemlilerinden birisi şüphesiz ki ocak ayında toplam 9 yabancı bankanın katılımıyla gerçekleştirilen, vadeleri 4 ve 5 yıl olmak üzere iki dilimden oluşan 2 milyar dolar tutarında Türk bankacılık sektörünün tek seferdeki en büyük DPR seküritizasyon işlemi olmuştur.”

‘’Sürdürülebilir eurobond ihracı’’

“Akabinde Eylül ayında 5 yıl vadeli 750 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond ihracını başarıyla tamamladık. Doğru strateji, zamanlama ve yatırımcılar nezdinde yarattığımız pozitif algı sayesinde söz konusu işlem Türk bankaları arasında 2023 yılında gerçekleştirilen işlemler arasında ‘’en düşük maliyetli’’, ‘’en yüksek tutarlı’’ ve ‘’en uzun vadeli’’ işlem olma özelliğini taşımaktadır ki, normalde bu üç bileşenin tek bir fonlama işleminde bir araya gelmesi oldukça zordur.“

‘’Çok Uluslu Finansal Kuruluşlarla gerçekleştirilen işlemler’’

“Diğer taraftan Çok Uluslu Finansal Kuruluşlarla süregelen güçlü iş birliklerimiz sayesinde önemli işlemlere imza attık. İlk olarak Dünya Bankası ile 2020 yılında imzaladığımız 250 milyon dolarlık kaynağın tamamını özellikle deprem bölgesindeki firmalarımıza finansman sağlama amacıyla vadesinden önce ve minimum hedeflerin de üzerinde başarıyla kullandırarak Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) Türkiye’deki en büyük iş ortaklarından birisi olduk. Sadece Dünya Bankası tarafında değil, Fransız Kalkınma Ajansı’nın da (AFD) en büyük iş ortaklarından birisiyiz. İmzaladığımız Yeşil Konut Projesi kapsamında ilk dilimde kullandırdığımız 100 milyon euro’luk kaynağa ek olarak ikinci 100 milyon euro’luk dilim için anlaşma sağladık. Böylece toplamda 200 milyon euro tutarında Türkiye’deki enerji verimliliği yüksek A ve B enerji sertifikalı çevre dostu konutların finansmanında kullandırılmak üzere Türk bankacılık sektörünün en büyük tutarlı ‘Yeşil Konut Projesi’ne imza atmış olduk.”

‘’Sürdürülebilirlik temalı sendikasyon işlemleri’’

“Her yıl olduğu gibi 2023 yılında da sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredilerimizi başarıyla yeniledik. Özellikle Kasım ayındaki işlemimize daha önceki kredilerde yer almayan 15 yeni bankanın katılması oldukça pozitif bir gelişmedir. Böylece toplam 1,5 milyar dolar ile Türk bankaları arasındaki en yüksek sendikasyon bakiyesine sahip bankaların başında geliyoruz.”

‘’Repo işlemleri’’

Uluslararası alanda etkinliklerini ve çevreye duyarlılıklarını dile getiren Üstünsalih, repo işlemlerini de başarılı şekilde gerçekleştirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu işlemlere ek olarak repo tarafında uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarlı ve 5 yıl vadeli teminatlı fonlama işlemine imza attık. Malumunuz olduğu üzere genelde bu tür işlemler en fazla bir yıl vadeli olurken, biz hem vadeyi 5 yıl gibi oldukça uzun bir seviyeye hem de işlem büyüklüğünü bir eurobond işlemi eşdeğerine çıkarmayı başardık.

Başarıyla gerçekleştirilen tüm bu işlemler muhabir bankaların ve uluslararası yatırımcıların ülkemize, Türk bankacılık sektörüne ve özellikle de VakıfBank’a duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi niteliğindedir. 2024 yılında hız kesmeden yine Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki en aktif bankası olmaya devam etmekte kararlıyız.’’

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bitcoin yoğun kurumsal alımların eşliğinde 2 yılın zirvesinde!

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasalar yeni haftaya sakin gündem ve hatta endekslerin tarihi zirvelerinde olmasının da yardımı ile beliren kâr alma ihtiyacının gölgesinde satıcı bir hava ile başladı. ABD borsaları geceyi hafif çaplı düşüşler ile tamamlarken, Türkiye cephesinde de benzer bir tablo hâkim oldu.

BİST100 ana endeksi %0,4 oranında gerilerken, bankacılık endeksindeki kayıplar %2’nin üzerine çıktı. Dün bültenimizde yükseliş isteğinin ivme kaybetmeye başladığını belirtmiştik. 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %44 seviyesine gelirken, yabancı indinde Türkiye’nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 283 baz puan ile gerilemeye devam etmek suretiyle son 3 yılın diplerine yakın seyretmeye devam etti.

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı seçimi ardından net döviz pozisyonu iyileşen TCMB’nin 2024 yılına pek de iyi bir başlangıç yapamadığını belirtmiştik. Sayıların dili ile konuşursak, 2023 yılının son aylarında 20 milyar dolar iyileşmeye işaret eden net rezervler, 2024 yılında yarısını geri verdi. Bu hafta açıklanacak verilerde bu rakamın daha da arttığını göreceğiz. Bu da bizlere, TL’nin koruma kalkanın dolarizasyon eğilimini kıracak ölçüde kuvvetli  olmadığını gösteriyor. Daha basit bir anlatımla, mevduat faizlerinin daha cezbedici seviyelere ulaşması gerektiğini düşünüyoruz. TCMB’nin son verilerine göre 3 aya kadar TL mevduat faiz oranı yükselişe geçerek ortalamada %52,03 seviyesine gelmek suretiyle Aralık 2023 ayında görülen (en yüksek) %52,60 seviyesine yaklaştı!

Yurt dışı piyasalarda ise, Nvidia çılgınlığının bir nebze de olsun ikinci planda kalması ardından gözler kripto paralara çevrildi. Direnişin parası Bitcoin bu sabah 3. hedef seviyemiz olan 57,500 doların kıyısına kadar geldi. Hatırlanacağı üzere ilk hedef seviye olarak 42,200 dolara işaret etmemiz ardından ABD’de Bitcoin sahibi borsa yatırım fonlarının (ETF’ler) onayıyla 48,500 dolar hedefimiz de gerçekleşmişti. Olumlu bir görünüm sergileyen Bitcoin yoğun kurumsal satın alma işaretlerinin ışığında iki yılın en yüksek seviyesi olan 57bin doların üzerine çıkarken, küçük kardeş Ethereum da benzer bir şekilde iki yıl içinde ilk kez 3,200 doların üzerine çıktı.

Bitcoin, kripto yatırımcısı ve yazılım firması MicroStrategy’nin yakın zamanda 155 milyon dolarlık bir harcama karşılığında yaklaşık 3bin Bitcoin satın aldığını açıklamasının da yardımıyla son iki oturumda %10’dan fazla artış gösterdi! Teknik mânâda, 57,500 dolar seviyesinin de test edilmesi ardından tüm zamanların zirvesi olan 69,000 dolar seviyesinin radar menziline gireceğini; en sonunda da keşfedilmemiş sulara girecek olan Bitcoin’in yine ufuklara yelken açacağını düşünüyoruz. Ne demiştik: var bir hayalimiz :)︎

Piyasaların kılavuz kargası ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,25-4,30 bandından sıkışık bir seyir izlerken, altının ons fiyatı da son haftalarda mütemadiyen 2,010 dolar seviyesindeki destek bölgesinin üzerinde haftalık kapanış yaparak sakin bir seyir izliyor. Altının ons fiyatı 2,035 dolar, altının gram fiyatı da benzer bir şekilde 2,035 TL seviyesinde el ele tutunmaya devam ettiği görüyoruz. Her ne kadar gram altın USDTRY kurunda yaşanan yükselişten destek bulsa da, sene başına göre bakılırsa Bitcoin %33 getiri sağlarken, ons altının %1 götürmüş, gram altının ise sadece %4 getirisi olmuş! Benzer dönemde  en büyük 500 şirketin işlem gördüğü ABD borsası S&P500 endeksi ise %6’nın üzerinde getiri sağlamış!

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında Japonya’da açıklanan enflasyon rakamlarının gündemi süslediğini görüyoruz. Japonya’da çekirdek tüketici enflasyonu Ocak ayında art arda üçüncü ayda da yavaşlasa da tahminleri aştı ve merkez bankasının %2 hedefinde kalmayı sürdürdü. Veri, negatif faiz oranlarının yakın bir zamanda sona ereceği beklentisini canlı tuttu. Öte yandan ekonomik ve jeopolitik sorunlar nedeniyle Çin’den uzaklaşan yatırımcılar, Japonya’ya yönelirken, gösterge endeks Nikkei tüm zamanların en yüksek seviyelerinde salınmaya devam ediyor.

ABD Merkez Bankası’nın (FED) tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi Perşembe günü açıklanacak ve %0,4 artış kaydedeceği tahmin ediliyor. Avrupa Birliği tüketici enflasyonu verisi Cuma günü açıklanacak. Çekirdek enflasyonun bir kez daha ivme kaybederek %2,9 ile 2022’den bu yana en düşük seviyeye ineceği tahmin ediliyor. Enflasyondaki gerileme Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) beklenen para politikasını gevşetme adımlarını erkene çekebilir. Avrupa’da gaz fiyatlarının da son yılların en düşük seviyelerine gerilemesi, bölge için enflasyonu düşürücü itici bir rüzgâr sağladı. Avrupa’nın referans noktası olan TTF fiyatı, güçlü LNG ithalatı, sıcak hava ve talep azalması nedeniyle geçen haftayı 22,50 €/MWh seviyesine kadar gerileyerek Mayıs 2021’den bu yana en düşük seviyeyi test etmişti.

Son bir not olarak, piyasalar, FED ve ECB’nin ilk faiz indirimine Haziran ayında soyunmasını bekliyorlar. FED’in ilk faiz indirimini gerçekleştireceği tarih için beklentiler ileriye kayarken, Haziran’da faiz indirimine %70 olasılık verilmeye başlandı. Vadeli işlem kontratları bu yıl toplam 75 baz puan faiz indirimi beklerken, piyasalar ile FED arasında var olan uçurumun da kapandığını not edelim.

BTCUSD

57,500 dolar sonrası tüm zamanların zirvesini hedefleyeceğiz.

1709011315626e234832a015a06acb4e9e0148992d_1_1200.jpg

Sene başına göre getiriler

17090113163e48e7c49b701e10d16c9c7bc80e7453_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.