Connect with us

GÜNCEL

Menşe Şahadetnamesi Nedir?

Yayınlanma:

|

Menşe Şahadetnamesi, bir ürünün hangi ülkede üretildiğini veya işlendiğini gösteren uluslararası ticarette kullanılan resmi bir belgedir. İthalatçı ülkenin gümrük idaresine ürünün nereden geldiğini göstermek için bu belge kullanılır.

Menşe Şahadetnamesi Çeşitleri Nelerdir?

Menşe şahadetnamesinin temel olarak iki farklı çeşidi bulunmaktadır ve bunlar tercihli ve tercihli olmayan menşe olmak üzere adlandırılmaktadır.

Tercihli Olmayan Menşe

  • Form B: Tercihli bir menşe belgesi olmayan ürünlerde kullanılan bir belgedir.
  • Menşe Beyanı: İhracatçı firma tarafından düzenlenen ve ürünlerin menşeini beyan eden bir belgedir.
  • Tercihsiz Menşe Şahadetnameleri, gümrük vergilerinin indirilmesini veya muafiyetini sağlamaz, ancak ürünlerin menşeini belgelemek için kullanılır.

Tercihli Menşe

  • 1: Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında ticarette kullanılan bir belgedir.
  • TR: Türkiye ve AB ülkeleri arasında ticarette kullanılan bir belgedir.
  • Form A: Gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere ihraç ettiği ürünlerde kullanılan bir belgedir.
  • FORM SGP: Serbest Tercihli Gümrük Vergisi Sistemi (SGP) kapsamında ithalata tabi ürünlerde kullanılan bir belgedir.
  • GSP Sertifikası: Genel Tercihler Sistemi (GSP) kapsamında ithalata tabi ürünlerde kullanılan bir belgedir.

Bu tür Menşe Şahadetnameleri, belirli ülkeler arasında imzalanmış ticaret anlaşmaları veya serbest ticaret anlaşmaları (FTA) kapsamında gümrük vergilerinin indirilmesini veya muafiyetini sağlar.

Menşe Şahadetnamesi Ne İşe Yarar?

Menşe Şahadetnamesi, bir ürünün hangi ülkede üretildiğini veya işlendiğini gösteren uluslararası ticarette kullanılan resmi bir belgedir. İthalatçı ülkenin gümrük idaresine ürünün nereden geldiğini göstermek için bu belge kullanılır.

Menşe Şahadetnamesi:

  • Gümrük vergilerinin azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını sağlar. Belirli ülkelerden ithal edilen mallara birçok ülke gümrük vergisi indirimi veya muafiyeti uygular. İthal edilen ürünün bu indirimlerden yararlanabilmesi için menşe belgesi gereklidir.
  • Ürünler ithalat kotalarına tabi tutulmaz. Ülkeler belirli malların ithalatına kota koyabilir. İthal edilen malların kotadan muaf tutulması için menşe belgesi gereklidir.
  • Ürünlerin gümrükten geçişini hızlandırır ve kolaylaştırır. Menşe Şahadetnamesi ile gümrük işlemleri daha hızlı ve daha kolay hale gelir.
  • Ürünlerin menşeini belgelemek, sahtecilik ve dolandırıcılığı önler. Ürünlerin orijinal menşeini belgelemek için Menşe Şahadetnamesi kullanılır. Bu da sahtecilik ve dolandırıcılığı önler.

Menşe Şahadetnamesi Nasıl Alınır?

Menşe Şahadetnamesi almak için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:

  1. Gerekli Belgeleri Toplayın: 1-İhracatçı firmaya ait ticaret sicil belgesi 2-İhracatçı firmaya ait vergi levhası 3-Fatura 4-Konşimento 5-Pak Listesi 6-Menşe Beyanı
  2. Yetkili Ticaret ve Sanayi Odası’na Başvurun: Türkiye’de Menşe Şahadetnamesi’nin düzenlenmesi yetkisi Ticaret ve Sanayi Odaları’na verilmiştir. İhraç edilecek ürünün menşeine göre, ilgili Ticaret ve Sanayi Odası’na başvurmanız gerekir.
  3. Başvuru Formunu Doldurun: Ticaret ve Sanayi Odası’ndan başvuru formunu temin edip eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurun.
  4. Belgeleri Teslim Edin: Topladığınız belgeleri ve doldurduğunuz başvuru formunu Ticaret ve Sanayi Odası’na teslim edin.
  5. Ücreti Ödeyin: Menşe Şahadetnamesi düzenleme ücreti, Ticaret ve Sanayi Odaları’na göre değişiklik gösterebilir. Ücreti, başvuru sırasında ilgili Ticaret ve Sanayi Odası’na ödemeniz gerekir.
  6. Menşe Şahadetnamesi’ni Alın: Ticaret ve Sanayi Odası, belgeleri inceledikten sonra Menşe Şahadetnamesi’ni düzenler ve ihracatçı firmaya teslim eder.

Menşe Şahadetnamesi’nin düzenlenme süresi, Ticaret ve Sanayi Odası’na göre değişiklik gösterebilir. Genellikle, belgelerin eksiksiz ve doğru olması durumunda 1-2 gün içerisinde düzenlenmektedir.

Menşe Şahadetnamesi Geçerlilik Süresi Ne Kadardır?

Menşe Şahadetnamesi’nin geçerlilik süresi, ithalatçı ülkeye ve belgenin türüne bağlıdır. Menşe Şahadetnameleri tipik olarak bir yıl geçerlidir.

Yine de bazı durumlar vardır. Örneğin:

  • EUR1: Avrupa Birliği (AB) üyeleri arasında yapılan ticari işlemlerde kullanılan Euro.1 Menşe Şahadetnameleri dört ay geçerli olacaktır.
  • TR: Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında ticarette kullanılan A.TR Menşe Şahadetnameleri dört ay geçerlidir.
  • Form A: Gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere ihraç ettiği mallar için Form A Menşe Şahadetnameleri altı ay geçerlidir.

Menşe Şahadetnamesi üzerindeki “Geçerlilik Süresi” başlığı, belgenin geçerlilik süresini gösterir.

Menşe Kuralları Nelerdir?

Menşe kuralları iki ana kategoriye ayrılır:

Tercihli Menşe Kuralları

Tercihli menşe kuralları, belirli ticaret anlaşmaları veya serbest ticaret anlaşmaları (FTA) kapsamında gümrük vergilerinin indirilmesini veya muafiyetini sağlayan kurallardır. Bu kurallara uymak için ürünlerin belirli bir oranda yerel girdi içermesi veya belirli üretim süreçlerinden geçmesi gerekir.

Tercihli menşe kurallarının bazı örnekleri şunlardır:

  • 1: Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında ticarette kullanılan EUR.1 Menşe Şahadetnamesi’nin düzenlenmesi için ürünlerin AB ülkelerinde belirli bir oranda yerel girdi içermesi gerekir.
  • TR: Türkiye ve AB ülkeleri arasında ticarette kullanılan A.TR Menşe Şahadetnamesi’nin düzenlenmesi için ürünlerin Türkiye veya AB ülkelerinde belirli bir oranda yerel girdi içermesi gerekir.
  • Form A: Gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere ihraç ettiği ürünlerde kullanılan Form A Menşe Şahadetnamesi’nin düzenlenmesi için ürünlerin belirli bir oranda yerel girdi içermesi gerekir.

Tercihsiz Menşe Kuralları

Tercihsiz menşe kuralları, herhangi bir özel ticaret anlaşmasına bağlı olmadan uygulanan kurallardır. Bu kurallar, ürünlerin hangi ülkede üretildiğini veya işlendiğini belirlemek için kullanılır.

Tercihsiz menşe kurallarının bazı örnekleri şunlardır:

  • Gümrük Tarife Pozisyonu (GTP): Bir ürünün gümrük tarifesindeki kodu, ürünün menşeini belirlemek için kullanılabilir.
  • Üretim Süreci: Ürünün üretim süreci, ürünün menşeini belirlemek için kullanılabilir.
  • Son Ekonomik İşlem: Ürüne son ekonomik işlemin hangi ülkede yapıldığı, ürünün menşeini belirlemek için kullanılabilir.

Tercihli Olmayan Menşe Şahadetnamesinin Kullanımı

Herhangi bir tercihli ticaret anlaşmasına bağlı olmadan, bir ürünün hangi ülkede üretildiğini veya işlendiğini belgelemek için kullanılan resmi bir belge, tercihli olmayan menşe şahadetnamesidir. Ürün, ithalatçı ülkenin gümrük idaresine bu belge ile beyan edilir.

Tercihli olmayan menşe şahadetnamesi, aşağıdaki durumlarda kullanılabilir:

  • Gümrük vergilerinin ve kotalarının uygulanması: Tercihli olmayan menşe şahadetnamesi, hangi ülkenin mallarına gümrük vergilerinin ve kotalarının uygulanacağını belirler.
  • Ticaret politikası önlemlerinin uygulanması: Tercihli olmayan menşe şahadetnamesi, anti-damping vergileri, ticaret ambargoları ve diğer ticaret politikası önlemlerinin uygulanmasını garanti eder.
  • İstatistiksel amaçlar: İthalat ve ihracat istatistikleri, tercihli olmayan menşe şahadetnamesi kullanılarak toplanır.

Menşe Şahadetnamesi Gerekli Mi?

Menşe Şahadetnamesi gerekli olup olmadığı, ihraç edilen ürünün türüne, gideceği ülkeye ve ticari anlaşmalara bağlıdır.

Menşe Şahadetnamesi gerektiren bazı durumlar vardır:

  • Tercihli ticaret anlaşmalarına tabi ürünler: Tercihli ticaret anlaşmaları kapsamında gümrük vergilerinin düşürülmesinden veya muafiyetinden yararlanmak için Menşe Şahadetnamesi’nin ibraz edilmesi gerekir.
  • Kotalara tabi ürünler: Bazı malların ithalatına izin verilebilir. Bu kotalara giren mallar için Menşe Şahadetnamesi gereklidir.
  • İthalatçı ülkenin gümrük idaresi tarafından talep edilen ürünler: Bazı durumlarda, ithalatçı ülkenin gümrük idaresi herhangi bir ürün için bir Menşe Şahadetnamesi talep edebilir.

Menşe Şahadetnamesi gerektirmeyen bazı durumlar vardır:

  • Tercihli ticaret anlaşmalarına tabi olmayan ürünler: Tercihli ticaret anlaşmalarına tabi olmayan ürünler için Menşe Şahadetnamesi gerekmez.
  • Kotalara tabi olmayan ürünler: Kotalara tabi olmayan mallar için Menşe Şahadetnamesi gerekmez.
  • İthalatçı ülkenin gümrük idaresi tarafından talep edilmeyen ürünler: Bazı durumlarda, ithalatçı ülkenin gümrük idaresi herhangi bir ürün için Menşe Şahadetnamesi istemeyebilir.

Yetkili makamlara danışarak, ihracatçı firma, ihraç edeceği ürünün türüne ve gideceği ülkeye göre bilgi edinebilir.

Menşe Şahadetnamesi’nin gerekli olup olmadığı hakkında; Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığı ihracatçı firmalara Menşe Şahadetnamesi gerekli olup olmadığı konusunda tavsiyelerde bulunabilir.

Özel Menşe Şahadetnamesi (Form A) Nedir?

Türkiye, Avustralya, Yeni Zelanda ve Japonya’ya yapılan ihracatlarda Özel Menşe Şahadetnamesi (Form A) olarak bilinen bir belge kullanır. Bu belge, ihraç edilen ürünün Türkiye’den geldiğini belirtir. İthalatçı ülkenin gümrük idaresine malın ne olduğunu beyan etmek için Form A belgesi kullanılır. Bu belge, gümrük vergilerinin düşürülmesi veya muafiyeti için gerekli olabilir.

İhracat ve İthalatta Menşe Şahadetnamesinin Önemi

Menşe Şahadetnamesi’nin ihracat ve ithalat için öneminin nedenleri şunlardır:

  • Gümrük vergilerinin ve kotaların uygulanması: Hangi ülkenin mallarına hangi gümrük vergilerinin ve kotaların uygulanacağını belirlemek için Menşe Şahadetnamesi kullanılır.
  • Ticaret politikası önlemlerinin uygulanması: Menşe Şahadetnamesi, anti-damping vergileri, ticaret ambargoları ve diğer ticaret politikaları uygulanır.
  • İstatistiksel amaçlar: İthalat ve ihracat istatistikleri Menşe Şahadetnamesi kullanılarak toplanır.
  • Tercihli ticaret anlaşmalarından yararlanma: Tercihli ticaret anlaşmaları kapsamında gümrük vergilerinin indirilmesinden veya muafiyetinden yararlanmak için Menşe Şahadetnamesi gereklidir.

Menşe Kümülasyonu Nedir?

Menşe kümülasyonu, bir serbest ticaret anlaşması (STA) tarafı olan birkaç ülkenin birbirlerinin menşeli girdilerini kendi ürünlerinin üretiminde serbestçe kullanmalarına ve bu şekilde üretilen ürünlerin anlaşmaya taraf diğer ülkelere ihracatında tercihli ticarete konu olmasına izin veren bir sistemdir.

Menşe kümülasyonunun amacı ise birbirlerine tercihli rejimler tanıyan ülkeler arasındaki ticaretin arttırılması, ve üretim zincirlerinin entegrasyonunun teşvik edilmesi ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesidir.

Serbest Ticaret Anlaşmaları kapsamında kaç çeşit kümülasyon sistemi vardır?

Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) kapsamında üç çeşit kümülasyon sistemi vardır bunlar sırasıyla ikili, çapraz menşe ve tam kümülasyondur.

İkili Kümülasyon Nedir?

İkili kümülasyon, aralarında serbest ticaret anlaşması bulunan iki ülkenin, birbirlerinin menşeli girdilerini üretimde serbestçe kullanmalarına ve bu şekilde üretilen ürünün anlaşmaya taraf diğer ülkeye ihracatında tercihli ticarete konu olmasına imkan tanıyan bir sistemdir.

Örneğin:

  • Türkiye ve Şili arasında serbest ticaret anlaşması olduğunu varsayalım.
  • Bir Türk firması, Şili’ye ihraç etmek üzere bir gömlek üretmek istiyor.
  • Gömlek üretiminde kullanılan kumaş Türkiye’de üretilmiş olsun.
  • İplik ise Şili’den ithal edilmiş olsun.

İkili kümülasyon sistemi sayesinde:

  • Türk firması, Şili’den ithal edilen ipliği gömlekte kullanabilecektir.
  • Gömlek, Türkiye menşeli ürün olarak kabul edilecektir.
  • Gömlek, Şili’ye gümrüksüz veya indirimli gümrük vergisi ile ihraç edilebilecektir.

İkili kümülasyon sisteminin avantajları:

  • İhracatçıların maliyetlerini düşürmesi
  • İhracatçıların pazara erişimini kolaylaştırması
  • Bölgesel ticaretin artması

İkili kümülasyon sisteminin dezavantajları:

  • Karmaşık bir sistem olması
  • Uygulamada bazı zorluklar olması

İkili kümülasyon sisteminden yararlanabilmek için:

  • Ülkelerin arasında bir serbest ticaret anlaşması olması gerekir.
  • Ürünlerin, serbest ticaret anlaşmasında belirtilen menşe kurallarına uyması gerekir.
  • Gerekli belgelerin ibraz edilmesi gerekir.

Çapraz Menşe Kümülasyonu nedir?

Çapraz menşe kümülasyonu, üç veya daha fazla ülkenin menşeli girdilerin, bir ürünün menşeini belirlemede dikkate alındığı bir kümülasyon sistemidir. Bu sistem, bir ürünün üretim aşamasında farklı ülkelerden menşeli girdilerin kullanılmasına ve bu şekilde üretilen ürünün, serbest ticaret anlaşması (STA) kapsamında tercihli gümrük vergilerinden yararlanmasına imkan tanır.

Örneğin:

  • Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ve Fas ile STA’ya taraf olsun.
  • Bir Türk firması, AB’ye ihraç etmek üzere bir gömlek üretmek istiyor.
  • Gömlek üretiminde kullanılan kumaş Türkiye’de, iplik ise Fas’ta üretilmiş olsun.

Çapraz menşe kümülasyonu sistemi sayesinde:

  • Türk firması, Fas’ta üretilen ipliği gömlekte kullanabilecektir.
  • Gömlek, Türkiye menşeli ürün olarak kabul edilecektir.
  • Gömlek, AB’ye gümrüksüz veya indirimli gümrük vergisi ile ihraç edilebilecektir.

Çapraz menşe kümülasyonu sisteminin avantajları:

  • İhracatçıların maliyetlerini düşürmesi
  • İhracatçıların pazara erişimini kolaylaştırması
  • Bölgesel ticaretin artması
  • Üretim zincirlerinin entegrasyonunun teşvik edilmesi

Tam Kümülasyon Nedir?

Tam kümülasyon, bir serbest ticaret anlaşması (STA) kapsamında yer alan tüm ülkelerin menşeli girdilerin, bir ürünün menşeini belirlemede dikkate alındığı bir kümülasyon sistemidir. Bu sistem, bir ürünün üretim aşamasında farklı STA ülkelerinden menşeli girdilerin serbestçe kullanılmasına ve bu şekilde üretilen ürünün, anlaşmaya taraf tüm ülkelere gümrüksüz veya indirimli gümrük vergisi ile ihraç edilebilmesine imkan tanır.

Örneğin:

  • Türkiye, Avrupa Birliği (AB), Fas ve Ürdün ile STA’ya taraf olsun.
  • Bir Türk firması, AB’ye ihraç etmek üzere bir gömlek üretmek istiyor.
  • Gömlek üretiminde kullanılan kumaş Türkiye’de, iplik Fas’ta, düğmeler ise Ürdün’de üretilmiş olsun.

Tam kümülasyon sistemi sayesinde:

  • Türk firması, Fas’ta üretilen ipliği ve Ürdün’de üretilen düğmeleri gömlekte kullanabilecektir.
  • Gömlek, Türkiye menşeli ürün olarak kabul edilecektir.
  • Gömlek, AB’ye ve diğer STA ülkelerine gümrüksüz veya indirimli gümrük vergisi ile ihraç edilebilecektir.

Merve Paşpınar – Transmetro Gümrük Müşavirliği Kurumsal İletişim Direktörü

Okumaya devam et

GÜNCEL

İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

4 Haziran 2026 tarihli yeni vergi ve yatırım düzenlemeleri ne getiriyor?

Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, vergi, yatırım, üretim, yurt dışı gelirler ve kamu alacaklarının tahsili alanlarında önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle üretici firmalar, yabancı yatırımcılar, yurt dışından Türkiye’ye dönen yüksek gelir grupları ve vergi mükellefleri açısından dikkat çekici düzenlemeler bulunuyor.

1. Kamu borçlarında taksit süresi iki katına çıktı

6183 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Ayrıca bazı işlemlerdeki limit 50 bin TL’den 1 milyon TL’ye yükseltildi.

Vatandaş ve firmaya etkisi

  • Vergi ve SGK borcu olan şirketlerin ödeme yükü hafifleyecek.
  • Nakit akışı bozulan KOBİ’ler daha uzun vadede borçlarını yapılandırabilecek.
  • Tahsilat baskısı kısa vadede azalırken devletin tahsilat süresi uzayacak.

2. Yurt dışından Türkiye’ye dönenlere 20 yıl vergi avantajı

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen yeni düzenleme ile son 3 yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulabilecek.

Kimleri ilgilendiriyor?

  • Yurt dışında çalışan profesyoneller
  • Yazılımcılar
  • Fon yöneticileri
  • Girişimciler
  • Uluslararası danışmanlar

Etkisi

Türkiye, yüksek gelirli ve nitelikli insanları çekmek için vergi rekabetine giriyor. Özellikle Dubai, Londra ve Singapur’da yaşayan Türklerin dönüşünü teşvik etmeyi amaçlıyor.

3. “Nitelikli Hizmet Merkezi” dönemi başlıyor

Kanunla ilk kez “Nitelikli Hizmet Merkezi” tanımı getirildi. Çok uluslu şirketlerin finans, muhasebe, veri analizi, risk yönetimi, insan kaynakları ve teknoloji operasyonlarını Türkiye’den yönetmelerine yönelik yeni teşvik sistemi kuruldu.

Şirketlere sağlanan avantajlar

  • Personel ücretlerinde gelir vergisi avantajı
  • Kurumlar vergisinde büyük indirimler
  • İstanbul Finans Merkezi ve belirli endüstri bölgelerinde daha güçlü teşvikler

Beklenen sonuç

Türkiye’nin;

  • bölgesel finans merkezi,
  • bölgesel muhasebe merkezi,
  • teknoloji ve veri merkezi

olma hedefi güçleniyor. Özellikle İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası şirket çekme kapasitesi artırılıyor.

4. Üretici şirketlere %12,5 kurumlar vergisi

Kanunun en dikkat çekici maddelerinden biri üretim ve tarım şirketlerine yönelik.

Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan şirketlerin üretim kazançları için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacak.

Kim kazanıyor?

  • İmalat sanayi
  • Organize sanayi bölgelerindeki üreticiler
  • Tarımsal üretim şirketleri

Etkisi

Bu düzenleme özellikle krediye erişimde zorlanan reel sektör için önemli bir vergi desteği niteliğinde.

Bankavitrini açısından bakıldığında bu düzenleme:

  • üretim yatırımlarını artırabilir,
  • kayıtlı üretimi teşvik edebilir,
  • sanayi şirketlerinin özkaynak birikimini güçlendirebilir.

Ancak finansman maliyetleri yüksek kaldığı sürece tek başına yeterli olmayabilir.

5. Yurt dışı ticarete dev vergi avantajı

Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye gelmeden başka ülkeye satılmasından elde edilen kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. Bazı bölgelerde bu oran %100’e kadar çıkabilecek.

Sonuç

Türkiye’nin:

  • ticaret merkezi,
  • tedarik zinciri merkezi,
  • bölgesel lojistik üs

olma hedefi destekleniyor.

6. Yeni “Varlık Barışı” geliyor

31 Temmuz 2027’ye kadar yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmesine imkan tanıyan yeni bir varlık barışı düzenlemesi getiriliyor.

Dikkat çeken nokta

Normal vergi oranı %5.

Ancak;

  • 5 yıl tutulursa %0
  • 4 yıl tutulursa %1
  • 3 yıl tutulursa %2
  • 2 yıl tutulursa %3
  • 1 yıl tutulursa %4

olarak uygulanabilecek.

Ekonomiye etkisi

Hazine’nin amacı:

  • Döviz girişini artırmak,
  • Finansal sisteme kaynak çekmek,
  • Yastık altı ve yurt dışındaki varlıkları kayıt altına almak.

Bankavitrini yorumu

Bu kanun, ilk bakışta bir “vergi kanunu” gibi görünse de aslında üç stratejik hedef taşıyor:

1. Üretimi teşvik etmek

%12,5 kurumlar vergisi bunun en somut göstergesi.

2. Yabancı sermayeyi çekmek

Nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi teşvikleri bu amaçla getirildi.

3. Döviz girişini artırmak

Varlık barışı ve yurt dışı gelir istisnaları bu hedefe hizmet ediyor.

Ancak düzenlemenin başarısı sadece vergi avantajlarına değil;

  • hukuk güvenliğine,
  • finansmana erişime,
  • kur istikrarına,
  • yatırım ortamına

bağlı olacak.

Aksi halde vergi teşvikleri tek başına beklenen yatırım ve üretim artışını sağlayamayabilir. Buna karşın özellikle üretici firmalar, ihracatçılar ve uluslararası hizmet şirketleri açısından son yılların en önemli teşvik paketlerinden biri olduğu söylenebilir.

Önerilen başlıklar:

  1. Vergide yeni dönem: Kim kazanacak, kim kaybedecek?
  2. Üreticiye %12,5 vergi müjdesi: Sanayi için yeni fırsat
  3. Türkiye vergi rekabetine giriyor: Yurt dışındaki Türkler geri döner mi?
  4. Varlık barışı geri döndü: Döviz girişinde yeni hamle
  5. İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı

Kaynak: 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun.

Okumaya devam et

EKONOMİ

2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi

“Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir

Yayınlanma:

|

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi bu yılın birinci çeyreğinde (Ocak-Şubat-Mart) geçen yılın aynı çeyreğine göre, yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdü. Ancak bu oran piyasa beklentisi olan yüzde 2,7’nin altında kaldı.

Daha da önemlisi çeyreklik bazda büyüme fiilen “sıfır” (yüzde 0,1); bir önceki çeyreğe göre aslında büyümedik. Çeyreklik bazda yüzde 0,1’lik bu oran, ekonomik aktivite düzeyinin bir önceki çeyreğe oranla yatay bir seyir izlediğini gösteriyor.

Sanayi yıllık bazda yüzde 0,8 küçülürken, özellikle imalat sektörü kaynaklı küçülme çeyreklik verilere de yansıdı. Sanayi üretimi, yüksek faiz ortamı ve artan maliyetlerin etkisiyle ivme kaybederek büyümeyi aşağı çeken ana unsur oldu.

Tarım sektörü 2025 yılının derin küçülme oranlarından sonra nihayet yıllık bazda yüzde 4,6, çeyreklik bazda ise yüzde 5,9 büyüdü.

İnşaat sektörü ise 2025 yılında yüzde 10’un üzerinde seyreden rekor büyüme oranlarının ardından ilk çeyrekte yıllık bazda sadece yüzde 3,2 büyüdü, üstelik çeyreklik bazda yüzde 1,7 daraldı.

Sektörlerdeki zayıf görünümün yanında bilgi-iletişimdeki yüzde 9,5’luk oran çarpıcı görünse de bu durum büyük ölçüde 5G teknoloji altyapı yatırımlarına dayalı olduğu için kalıcı bir ivmelenme olmayabilir.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde büyümenin itici güçlerinden biri de yatırımlar yani gayrisafi sabit sermaye oluşumu (makine-teçhizat ve inşaat yatırımları). Bu kalem yıllık bazda yüzde 3 artış kaydedip büyümeye 0,8 puanlık katkı verse de çeyreklik bazda yüzde 2,2 küçüldü.

Stoklar ise büyümeye 0,5 puanlık pozitif katkı verdi. Çeyreklik bazda talep yavaşlarken üretilen malların bir kısmının satılamayıp rafa kalktığı anlaşılıyor olsa da bunun da teknik olarak büyüme rakamını yukarıda tuttuğu görülüyor.

Harcama yöntemiyle milli gelire bakalım;

Hanehalkı tüketimi yıllık yüzde 4,8 arttı ancak çeyreklik artış yüzde 0,1’de kaldı. Talebin sıkılaşma adımlarıyla hız kestiği hissediliyor. Ama kimin talebi ve tüketimi? Zaten “program” dar ve sabit gelirliler üzerinde çalışıyor yıllardır. Yine de yüksek gelirlilerin ve servet transferinin etkisiyle doğan talebin baskılanması zor.

Devlet de harcamacı tarafta yerini aldı; yıllık bazda devletin nihai harcamaları yüzde 2,1 artarken, çeyreklik artış yüzde 3,3 oldu. “Kamuda tasarruf olmalı” derken, devletin harcamalarının artması büyük ikilemi ortaya koyuyor.

Asıl kırılganlık ihracatta. İhracat yıllık yüzde 12,7, çeyreklik yüzde 7,5 daralarak en zayıf halka oldu. Bu dengesizlik sebebiyle net dış ticaret, büyümeyi 2,5 puan aşağı çekti.

İhracattaki sorunlar yapısal nitelik taşıyor. Yüksek faiz, girdi maliyetlerindeki artış, kur baskısı, atıl kapasite ve dış talepteki durgunluk, hepsi bir arada etkisini gösterdi.

Nisan sonunda imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, ihracatçılar için yüzde 14’e indirilmesi olumlu bir adım; ancak yapısal sorunlar gündemdeyken bu düzenlemenin etkisi sınırlı kalacak. Sanayinin dış rekabet gücü zayıfladıkça ihracat üzerindeki baskı artmaya devam edecek. Bu sürecin işsizliği yukarı taşıması kaçınılmaz görünüyor.

Program hedefiyle gerçek arasındaki makas açıklanamaz hale geldi. Talebin baskılanması ve kur kontrolüne dayanan mevcut program, enflasyonla mücadelede somut bir ilerleme sağlayamıyor. Öte yandan iç ve dış talebi belirgin şekilde soğuttuğu anlaşılıyor. “Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir.

Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ – T24

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.

Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.

Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.

Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.

ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.

Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.

Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.

Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

 178054738882c8e0146034af6baf9acb2b980073b0_1_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim

1780547388e89d8163183be31e9ee5816a349b553c_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.