Connect with us

GÜNCEL

SERBEST BÖLGELER, GELECEĞİN YOL HARİTASINI ÇİZMEK İÇİN ANTALYA’DA TOPLANDI

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye’deki 19 serbest bölgenin üyeliği ile kurulan SEBKİDER ortaklığında, serbest bölgelerin önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ekonomisindeki rolünü ve stratejik vizyonunu belirlemek için, Antalya’da düzenlenen “Cumhuriyetimizin Yüzüncü Yılında Serbest Bölgeler Çalıştayı” düzenlendi.

Yayınlanma:

|

16-18 Şubat tarihleri arasında Megasaray Westbeach Antalya Oteli’nde düzenlenen çalıştayın açılışına Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, bürokratlar ve 19 serbest bölgenin yöneticileri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, 2023 yılında yaklaşık 31 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi ve 13 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile serbest bölgelerin Türkiye’nin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üsleri haline geldiğini belirterek, “İller bazında bir sıralamaya dahil edilmiş olsaydı İzmir’den sonra 5. sırada serbest bölgelerimiz gelecekti. 97 bin kişinin çalıştığı serbest bölgelerimiz 2023 yılında 5.8 milyon nüfuslu Ankara’dan daha fazla ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’de sadece 24 il yıllık 1 milyar doların üzerinde ihracat yapabilmişken, bu yıl 5 serbest bölgemiz ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkardı” diye konuştu.

Kılınç, serbest bölgelerin bu seviyenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Bölgelerimizin, Türkiye’nin ikinci yüzyılında da ekonomik büyümenin ve dış ticaretin önemli bir itici gücü olarak misyonunu sürdürmesi için daha fazla kamu özel sektör iş birliğinde, ortak akılla değişen dünyaya ayak uyduracak, yatırımcıların beklentilerini karşılayacak ve hatta aşacak nitelikte çözümlere ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. “

Kılınç: Fırsatlar ve Tehditler Belirlenecek

Bu çalıştayın amacının da serbest bölgelerin tüm hizmetlerini çok daha ileri seviyelere taşıyacak stratejileri, vizyonu, projeleri ve bize rehber olacak yol haritasını belirlemek olduğunu vurgulayan Yusuf Kılınç, “Çalıştayda serbest bölgelerin güçlü ve iyileştirmeye açık yönleri, fırsatlar ve tehditlerin yer aldığı SWOT analiz raporunu ortaya çıkaracağız. Bu rapor oluştuktan sonra Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında kurulacak çalışma grupları ile önceliklendirilmiş konular ele alınacak ve hızlı aksiyon planları oluşturulacaktır” dedi.

Oluşturulacak ortak çalışma gruplarının serbest bölgelerdeki mevcut durumu değerlendirerek ihtiyaçları belirleyeceğini ve stratejik politika önerileri geliştireceğini aktaran SEBKİDER Başkanı, “Bu gruplar, serbest bölgelerin altyapısının geliştirilmesi, iş yapma ortamının iyileştirilmesi, yatırım teşviklerinin artırılması, dış ticaretin kolaylaştırılması ve insan kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda daha verimli politikaların geliştirilmesi için çözüm odaklı yaklaşımlar sunacaklardır. Ortak çalışma gruplarının oluşturulmasıyla, Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında güçlü bir sinerji ve iş birliği sağlanacak, bu sayede serbest bölgelerin daha etkin bir şekilde geliştirilmesi için gerekli adımlar atılacaktır. Bu süreçte, serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin ve yatırımcıların görüşleri de dikkate alınacak ve ortak bir vizyon doğrultusunda hareket edilecektir” diye konuştu.

Avcı: “Daha Güçlü Serbest Bölgeler için SEBKİDER’in Statüsü Güçlendirilmeli”

SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ali Avcı da konuşmasında, dünyada serbest bölgelerde önemli gelişmeler olduğunu, Türkiye’nin bu gelişmelerin dışında kalamayacağını belirterek, “Türkiye’nin sürdürülebilir geleceği açısından içinde bulunduğumuz bu kritik dönemde, sürdürülebilirlik ve çevresel faktörleri de gelecek stratejilerimizin merkezine alarak, ülkemizdeki serbest bölgeleri Avrupa Yeşil Mutabakatı şartlarına hazırlamamız gerekiyor. Öncelikle, enerji verimliliğini artırmak için altyapı ve tesislerin modernizasyonu gerekiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapılması ve enerji tüketiminin optimize edilmesi, karbon ayak izini azaltmada önemli adımlar olacaktır” dedi.

Avcı, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmasında uluslararası ve ulusal ortaklarla iş birliği yaparak deneyim ve kaynak paylaşımını arttırması gerektiğine işaret ederek, bu konuda en güçlü rolü üstlenebilecek STK olarak SEBKİDER’in daha güçlü statüye kavuşturulması gerektiğini savundu.

Şahin: “Alman Yatırımları İçin Türkiye Biçilmiş Kaftan”

Organizasyonun ev sahipliğini üstlenen Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Kemal Şahin ise, Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri aradığını belirterek, “Sanayinin önemli bir kısmı Almanya dışına yatırım yapmayı düşünüyor. Doğusunda savaş var gidemiyor. Çin’e de gitmiyor. Polonya da doldu. Hatta Amerika da dış yatırımlar için Çin dışında güvenli ülkeler arıyor. Bu durum Türkiye için büyük bir fırsat” diye konuştu.

Almanya temsilcisi olarak Yönetim Kurulunda bulunduğu DEİK Türk Alman İş Konseyi toplantılarında bu ülkeden Türkiye’ye yatırım çekmek için projeler geliştirdiklerini vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz yeniden Almanya’dan ve Avrupa’dan çok boyutlu yatırımları çekebilir. Bu yatırımlar için Türkiye biçilmiş kaftan. Bölgelerimizi biraz daha verimli, şeffaf ve güvenilir hale getirirsek dış yatırımlar için çok cazip oluruz. Bu fırsatları iyi değerlendirirsek ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımları iki katına çıkarabiliriz. Bu noktada serbest bölgelerimizin çoğalması ve genişlemesi lazım. Bunun için serbest bölgelerin kuralları net olmalı ve sık değişmemelidir.”

Emirlioğlu: “Yatırımcıların Talebini Karşılamak Üzere Yeni Serbest Bölgeler Kuruduk ve Bazı Serbest Bölgelerimizin Arazisini Genişlettik”

Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, 7,5 milyar dolarlık yatırım miktarına erişen serbest bölgelerin artan taleple, 545’i yabancı yatırımcı olmak üzere 2.108 firmaya ev sahipliği yaptığını vurgulayarak, “Küresel ekonomik konjonktürün uluslararası yatırım ortamı açısından taşıdığı belirsizlikler göz önünde bulundurulduğunda, serbest bölgelerde firma ve yabancı firma sayısında devamlı ve anlamlı artışlar kaydedilmesinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır.” dedi.

Yatırımcıların artan taleplerinin karşılanması amacıyla yakın dönemde kurulan ve arazisi genişletilen serbest bölgelere değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan 2,3 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi, 2023 yılında faaliyete geçerek yatırımcı kabulüne başladı. 2022 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde 1,5 milyon metrekare, 2023 yılında Ordu ili Ünye ilçesinde 147.442 metrekare, Samsun Tekkeköy’de 644.125 metrekare büyüklüğünde yeni serbest bölgeler ilan edildi. Ege Serbest Bölgesinin 2016 ve 2023 yıllarında iki kez, Antalya ve Bursa serbest bölgelerinin 2018 yılında, Kocaeli Serbest Bölgesinin 2022 yılında sınırlarını genişletilerek yatırımcıların kullanımına yeni araziler tahsis edilmiştir.”

Emirlioğlu, serbest bölgelerimizin etkin bir şekilde ulusal ve uluslararası tanıtımın yapılmasının bölgelerimizin potansiyelini gerçekleştirmedeki önemine değinerek, SEBKİDER’in hayata geçirilmesini memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Bakan Yardımcısı Tuzcu: “Serbest bölgelerde yüksek teknoloji kullanımı, dijital ve yeşil dönüşüm öncelikli hedeflerimiz”

Serbest Bölgeler fikrinin, fikrin oluştuğu 1985 yılından bugüne değerini hep koruduğunu belirten Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunun çıkarıldığı zamanki amaçların çok daha güçlü bir şekilde var olduğunun altını çizdi. Gerek 12. Kalkınma Planı gerekse Orta Vadeli Programda da yer alan ülkemiz hedeflerinin Serbest Bölgeler Kanununda belirtilen hedefler gibi üretim, istihdam ve ihracat olduğunu vurgulayan Tuzcu, Cumhuriyetimizin 100. yılında serbest bölgelerin istihdamı artırmayı amaçlayan, üretimi önceliklendiren bir anlayışla büyümeye devam ettiğini vurguladı.

Tuzcu, ülke olarak önemli hedeflere ilerlememizde 2023 yılında 100 bine varan istihdam sağlayan ve 12 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirilen serbest bölgelerin büyük katkıları olacağının altını çizdi.

Serbest bölgeleri bir il olarak varsaydığımızda gerçekleştirdikleri 12,7 milyar dolarlık ihracat hacmi ile 5’inci büyük ihracatçı ilimiz olacağını vurgulayan Tuzcu “serbest bölgelerimizi ülke olsa Dünya Ticaret Örgütüne üye 167 ülke içinde yaklaşık 80’inci sırada yer alarak 80 ülkeden daha fazla ihracat gerçekleştiriyor olacaktır” dedi.

Serbest bölgelerden gerçekleştirilen ihracatın ülkemiz ihracatının yaklaşık %6’sına tekabül ettiğini vurgulayan Tuzcu, bu oranın önümüzdeki dönemde %10 düzeyine çıkarılmasını Serbest Bölgeler Çalıştayı vesilesiyle ortak hedef olarak belirlendiğini belirtti.

Serbest Bölgelerimizden gerçekleştirilen ihracat içerisinde ileri teknoloji düzeyinde sınıflandırılan ürünlerin oranının ülkemiz ortalamasından daha yüksek olduğunu hatırlatan Bakan Yardımcısı Tuzcu, yüksek teknoloji kullanımı, dijital ve yeşil dönüşüm çalışmalarının serbest bölgelerin öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti. Ayrıca, serbest bölgelerin uluslararası arenada tanıtımının daha etkin bir şekilde gerçekleştirilerek, ülkemize daha fazla yabancı yatırım çekilmesi hedefinin önümüzdeki dönemde serbest bölgelerin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

SEBKİDER ile gerçekleştirilen çalıştayda elde edilen çıktıların kırkıncı yılına girecek olan serbest bölgelerin yol haritasında önemli katkı sağlayacağını altını çizdi.

Okumaya devam et

GÜNCEL

TÜRKİYE’NİN KADIN GİRİŞİMCİLERİ, İSTİŞARE TOPLANTISINDA BİR ARAYA GELDİ

Kadın girişimcilerin desteklenmesi için politika ve stratejiler geliştirilmesi şart”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’deki kadın girişimcilik ekosisteminin temsilcileri, kadın girişimciliğinin politika ve mevzuatlarla desteklenmesi için Antalya’da bir araya geldi. KAGİDER ve UN WOMEN Türkiye iş birliğiyle düzenlenen “Kadın Girişimci Dernekleri İstişare Toplantısı“nda ortak talepler, deneyimler ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Toplantı sonrasında, “Türkiye’nin Kadın Girişimci Dernekleri Bildirgesi” hazırlanacak.

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve UN Women Türkiye iş birliğiyle düzenlenen “Kadın Girişimci Dernekleri İstişare Toplantısı’’nda, Türkiye’deki kadın girişimci dernekleri bir araya geldi. İş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ile KAGİDER ve UN Women Türkiye yönetici ve üyelerinin katılımıyla 18-19 Nisan tarihlerinde Antalya Akra Otel ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı, kadın girişimcilerin karşılaştığı zorlukları ve çözüm yollarını ele almaya odaklandı. Katılımcılar, kadın girişimciliğini destekleyen politikaların ve stratejilerin nasıl geliştirilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulundu, somut çözüm önerileri üzerinde çalıştı.

ESRA BEZİRCİOĞLU: KADIN GİRİŞİMCİLERİN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASINDAYIZ

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu; kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınma ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemine vurgu yaparak, “Kadın girişimcilerin potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarmak için güçlü politika ve destek mekanizmalarına ihtiyaç var. Bu toplantı, girişimcilik alanında atılacak adımları belirlemek ve birlikte hareket etmek için bir fırsat sunuyor. Alacağımız kararlar, kadın girişimcilerin geleceği için önemli bir dönüm noktası olacaktır” dedi. Kadına yatırım yapmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatan Bezircioğlu şöyle ekledi: “Bugün Türkiye’deki kadın girişimcilerin güçlenmesi ve desteklenmesi için önemli bir adım atıyoruz. Burada aldığımız ortak kararlar ve çabaların, Türkiye’deki kadın girişimcilerin güçlenmesine ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Hep birlikte, kadınların ekonomik olarak güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

DUYGU ARIĞ: EKONOMİDE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME SAĞLAMAK İÇİN KADIN EMEĞİ ŞART

UN Women Türkiye Program Yöneticisi Duygu Arığ; “Kadınların pazara anlamlı katılımı, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve büyük şirketlerin tedarik zincirlerinde temsil edilmeleri, kadınların ekonomik olarak güçlenmesi yönünde atılacak kilit adımlardan birkaçıdır. Bu kilit adımlar toplumsal cinsiyete duyarlı satın alma yoluyla ilerletilebilir. Kadın girişimciliği, ekonomik büyüme ve toplumsal kalkınma için kritik öneme sahiptir. Kadın girişimciler, yenilikçi fikirleri ve işletme becerileriyle ekonomik canlılık sağlarken, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlenmesine de katkıda bulunur. Toplumsal cinsiyete duyarlı satın alma ise, kadın girişimcilerin desteklenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine dayanan ürün ve hizmetlerin tercih edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu şekilde, kadın girişimciliği desteklenerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönünde önemli bir adım atılabilir. Ekonomik kalkınma, kadınların katılımıyla daha kapsayıcı şekilde kalite ve standartların yükseltildiği, eşitlikçi ve sürdürülebilir büyüme ile mümkün olabilir.”

“TÜRKİYE’NİN KADIN GİRİŞİMCİ DERNEKLERİ BİLDİRGESİ” HAZIRLANACAK

Toplantı boyunca, katılımcılar kadın girişimcilerin karşılaştığı engelleri, finansman ihtiyaçlarını ve eğitim gereksinimlerini tartıştılar. Pazara erişim, toplumsal cinsiyete duyarlı satın alma, özel sektör, kamu ve belediyelerde kadın tedarikçiden alım, sorunlar, çözüm önerileri ve hedefler ile finansa erişim ve teşvikler görüşülerek, kamu inisiyatifleri, karma finansman modelleri vb. konular üzerinde fikir birliğine varıldı.

Ülkemizde kadın girişimcilerin, kadın girişimciliğinin politika ve mevzuatlarla desteklenmesi için üç ana başlık üzerinde çalışılan toplatıda; karar vericilere sunulmak üzere “Türkiye’nin Kadın Girişimci Dernekleri Bildirgesi” hazırlanacak. Bu bildirinin, ilgili kurum ve kuruluşlara iletilerek kadın girişimcilerin desteklenmesi konusunda somut adımlar atılması hedefleniyor.

 

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

ABC News: İsrail İran’da bir tesisi füzelerle vurdu

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Fenerbahçe’nin moral bozukluğu ile yatağa yatıp, jeopolitik risklerin tırmandığı endişesi ile yataktan fırladığımız bir Cuma sabahında öncelikle herkese günaydın diyerek kısa bir bülten kaleme almaya çalışalım. ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı ABC News haberine göre -Reuters haberin teyide muhtaç olduğunu belirtmiş- gece geç saatlerde, İsrail füzeleri İran’daki bir bölgeyi vurdu; İran devlet medyası, İran’ın İsrail’e misilleme niteliğinde bir insansız hava aracı saldırısı başlatmasından birkaç gün sonra ülkenin merkezinde bir patlama olduğunu bildirdi.
  • İsrail’in İran’a ‘cevap’ verdiği endişesi ile sabah erken saatlerde Asya piyasalarında işlem gören ve jeopolitik risklere en hassas yatırım aracı olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, ilk tepki olarak %4 artışla 90 dolar seviyesini aşarken, altının ons fiyatı ise 2,415 dolar seviyesine kadar ani bir tepki yükselişi kaydetti. Hâliyle, güvenli limanlara sığınma isteği artarken, madalyonun diğer tarafında olan ve riski varlık sınıfına giren hisse senetleri satış baskısı ile karşı karşıya kaldı. Asya’nın gösterge endeksi Tokyo borsası %2,6 gerilerken, Tayvan borsasında düşüş %3,5 seviyesi ile ilk sırada yer aldı.  JPY satış baskısı ile bir kez daha karşı karşıya kalırken, Bitcoin’in 62-63bin dolar seviyelerindeki tatsız seyrini bu sabah da korumaya devam ettiğini not edelim.
  • Her ne kadar teyide muhtaç bilgi akışı sabah saatlerinde artan jeopolitik tansiyonun gölgesinde piyasaları endişeye sevk etse de, ABD’de son dönemde açıklanan güçlü makroekonomik verilerin törpülediği faiz indirim beklentisi ardından piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin de %4,6’lı seviyelere kadar yükselerek son 5-6 aylık dönemin en yükseğine gelmesi, piyasa oyuncularını ve beklentileri ‘yormaya’ başladı.
  • Dün de bültenimizde söz ettiğimiz üzere, bu kadar faiz artırımına rağmen bir türlü soğuyamayan ABD ekonomisinin gölgesine piyasalar yılın geriye kalan kısmında Eylül’de başlamak kaydı ile toplam 43 baz puan yani neredeyse 2 kere faiz indirimi fiyatlıyor. Hatırlanacağı üzere, neredeyse 3 aydan kısa bir süre önce FED bu yıl ne kadar faiz indirimi yapılacağından bahsederken, hatta yılın başında 6 kez faiz indirimi konuşulurken, gelinen noktada, FED yetkililerinin ağız değiştirerek daha şahin bir üsluba geçmesi, beklentileri de yeniden şekillendiriyor.
  • FED’in son günlerde 180 derece çark etmesi mali piyasaların canını acıtırken, işgücü piyasasından gelen zayıflama belirtilerini de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz. Şöyle ki bu hafta Tesla, işgücünün %10’unu yani 14bin çalışanını işten çıkaracağını duyururken, Amazon, maliyetleri düşürmek amacıyla bu yıl zaten işten çıkarmalar yaptığını da not edelim. ABD’de enflasyon her ne kadar yapışkanlık arz etse de, yüksek seyreden faizlerin banka finansallarına da olumsuz etkisini bu hafta sonuçlarını açıklayan BofA finansallarında görürken, yakın geçmişte, yüksek faizler nedeniyle başarısız olan 3 ABD bankasının batışı hafızamızda hâlen daha taze bir yer tuttuyor. Bu bağlamda, FED’in 1 Mayıs tarihine sonuçlanacak olağan FOMC toplantısının önemli bir gündem maddesi teşkil edeceğinin altını kalınca çizmek gerekiyor.
  • Türk mali piyasaları ise dünkü günü oldukça sakin bir seyirle tamamladı. USDTRY kuru gün boyu 32,50 seviyesinde salınırken, BIST100 cephesinde ise adeta yaprak kıpırdamadı. Her hafta Perşembe günü açıklanan TCMB haftalık verileri ise, uygulanan politikanın işe yaramaya başladığını teyit etti. Bu bağlamda, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatlarında (DTH) son 2 haftada 5,4 milyar dolar azalış kaydetti. Daha basit bir anlatımla, geçen ay seçim öncesi yaşanan kur atağı ile yurtiçi yerleşiklerin DTH hacmi 10,4 milyar dolar artış göstermesi ardından, beklenilen gerçekleşmeyince -seçim sonrası kur kopacak / kaçacak endişesi- alınan dövizlerin satılmaya başlandığını görüyoruz. TCMB’nin brüt döviz ve altın rezervlerinde toparlanma başlarken, swap ve kamu dövizleri hariç net pozisyonda 12 milyar dolar iyileşerek eksi 62,9 milyar dolar seviyesine geldi. Piyasa faizlerinde 3 aya kadar vadeli mevduat faizinin ikna edici seviyelere (%67,48) yükseldiğini de not edelim.
  • İzlenen politikaların taviz verilmeden korunması ve sabredilmesi durumunda, Türkiye ekonomisinde var olan normalleşmenin ivme kazanarak devam edeceğini hatta not artırımları ile taçlandırılacağını da peşinen söyleyebiliriz. Bu görüşümüze yabancı yatırımcının da prim verdiğini düşünüyoruz keza 5 Nisan ile biten haftaya ait menkul kıymet istatistikleri göre, yabancı yatırımcı 363 milyon dolar hisse senedi, 86 milyon dolar ise tahvil aldığını görüyoruz.  Son 3 haftada hisse senedi ve tahvil piyasasına gelen sıcak paranın 1 milyar doları aştığını not edelim.
  • ABC News’de yer alan haberde İsrail’in dün geç saatlerde İran’da bir tesisi vurduğu ve İran devlet medyasında çıkan haberlere göre de ülkenin merkezinde bir patlama gerçekleştiği yönünde hâlen daha teyide muhtaç haberler ardından yeni gün başlangıcında havanın limoni olduğunu bir kez daha not edelim. Asya borsalarında var olan satıcı hava, ABD borsalarının vadeli işlemlerine de %1 düşüş yönünde yansımış. Hafta sonu riski almak istemeyen yatırımcıların güvenli limanlara sığınma ihtiyacını gün içinde takip edeceğiz.

>TCMB net döviz rezervleri

Swap ve kamu dövizleri hariç net pozisyonda 12 milyar dolar iyileşme görülüyor. Net rezervler eksi 62,9 milyar dolar seviyesine geldi.
1713502778d06accb1db4a9fe083b2494546f875f9_1_1200.jpg

>DTH

Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatlarında (DTH) son 2 haftada 5,4 milyar dolar azalış kaydetti. Seçim öncesi yaşanan kur atağı ile yurtiçi yerleşiklerin DTH hacmi 10,4 milyar dolar artış göstermesi ardından, beklenilen gerçekleşmeyince -seçim sonrası kur kopacak / kaçacak endişesi- alınan dövizler satılmaya başlanmış.

171350277971bb6429339ef06539b29115034ebd54_2_1200.jpg

>Fiili faiz oranları

TCMB verilerine göre, 3 aya kadar vadeli mevduat faiz, geçen hafta %67 seviyesini aştı. KKM dönüşlerine uygulanan çok yüksek oranlar ortalamaları yukarıya çektiğini not edelim.

1713502779014c14d0228bf13764df781393b4373b_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

GÖNÜLLÜ BANKACILARIN DERNEĞİ YÜREKLERİ ISITTI

Yayınlanma:

|

Ramazan ayında Bankacılardan oluşan gönüllülerin  kurduğu ve yine aynı mübarek ay içerisinde faaliyete geçtiğimiz AYNA ULUSLARARASI İNSANİ YARDIM DERNEĞİ aracılığıyla Afrika’da Uganda’da 10.000 kişilik iftar yemeği verildi. Özellikle İstanbul Beykoz genelinde temel gıda yardımlarının yanı sıra zekat/fitre dağıtımı ve bayramlık destekleriyle 350 aileye ulaşıldı, 60 evladımızın yüzü güldürüldü

Ayna Uluslararası İnsani Yardım Derneği Adına açıklama yapan Remzi ÇIRA “Ekibimizde QNB Finansbank’ta halen aktif biçimde görev alan H.İzzet Ünlü, Kadir Dursun, yine Finansbank’tan emekli olan olan T.Dede ve C.Erdin gibi isimlerle mazlumların yanında olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Remzi ÇIRA, “bu bağlamda maddi manevi desteklerini bizden hiç esirgemeyen değerli QNB Finansbank çalışanlarına bir kez daha teşekkür ederken bankacılığın sadece masa başında çalışmaktan ibaret olmadığını, adını koyduğumuz gibi ‘vicdanımızın Aynası‘ olduğunu gösterebilmek adına derneğimize tüm bankacı arkadaşlarımızı bekliyoruz” şeklinde destek verilmesi için çağrıda da bulundu.

Bankacılardan bir iyilik Projesi: AYNA

QNB Finansbank gönüllüleri Deprem Bölgesinde “Eğitime Katkı” yaptı

QNB Finansbank gönüllülerinden Deprem Bölgesinde örnek çalışmalar

 

 

 

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.