Connect with us

GÜNCEL

SERBEST BÖLGELER, GELECEĞİN YOL HARİTASINI ÇİZMEK İÇİN ANTALYA’DA TOPLANDI

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye’deki 19 serbest bölgenin üyeliği ile kurulan SEBKİDER ortaklığında, serbest bölgelerin önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ekonomisindeki rolünü ve stratejik vizyonunu belirlemek için, Antalya’da düzenlenen “Cumhuriyetimizin Yüzüncü Yılında Serbest Bölgeler Çalıştayı” düzenlendi.

Yayınlanma:

|

16-18 Şubat tarihleri arasında Megasaray Westbeach Antalya Oteli’nde düzenlenen çalıştayın açılışına Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, bürokratlar ve 19 serbest bölgenin yöneticileri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, 2023 yılında yaklaşık 31 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi ve 13 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile serbest bölgelerin Türkiye’nin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üsleri haline geldiğini belirterek, “İller bazında bir sıralamaya dahil edilmiş olsaydı İzmir’den sonra 5. sırada serbest bölgelerimiz gelecekti. 97 bin kişinin çalıştığı serbest bölgelerimiz 2023 yılında 5.8 milyon nüfuslu Ankara’dan daha fazla ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’de sadece 24 il yıllık 1 milyar doların üzerinde ihracat yapabilmişken, bu yıl 5 serbest bölgemiz ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkardı” diye konuştu.

Kılınç, serbest bölgelerin bu seviyenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Bölgelerimizin, Türkiye’nin ikinci yüzyılında da ekonomik büyümenin ve dış ticaretin önemli bir itici gücü olarak misyonunu sürdürmesi için daha fazla kamu özel sektör iş birliğinde, ortak akılla değişen dünyaya ayak uyduracak, yatırımcıların beklentilerini karşılayacak ve hatta aşacak nitelikte çözümlere ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. “

Kılınç: Fırsatlar ve Tehditler Belirlenecek

Bu çalıştayın amacının da serbest bölgelerin tüm hizmetlerini çok daha ileri seviyelere taşıyacak stratejileri, vizyonu, projeleri ve bize rehber olacak yol haritasını belirlemek olduğunu vurgulayan Yusuf Kılınç, “Çalıştayda serbest bölgelerin güçlü ve iyileştirmeye açık yönleri, fırsatlar ve tehditlerin yer aldığı SWOT analiz raporunu ortaya çıkaracağız. Bu rapor oluştuktan sonra Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında kurulacak çalışma grupları ile önceliklendirilmiş konular ele alınacak ve hızlı aksiyon planları oluşturulacaktır” dedi.

Oluşturulacak ortak çalışma gruplarının serbest bölgelerdeki mevcut durumu değerlendirerek ihtiyaçları belirleyeceğini ve stratejik politika önerileri geliştireceğini aktaran SEBKİDER Başkanı, “Bu gruplar, serbest bölgelerin altyapısının geliştirilmesi, iş yapma ortamının iyileştirilmesi, yatırım teşviklerinin artırılması, dış ticaretin kolaylaştırılması ve insan kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda daha verimli politikaların geliştirilmesi için çözüm odaklı yaklaşımlar sunacaklardır. Ortak çalışma gruplarının oluşturulmasıyla, Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında güçlü bir sinerji ve iş birliği sağlanacak, bu sayede serbest bölgelerin daha etkin bir şekilde geliştirilmesi için gerekli adımlar atılacaktır. Bu süreçte, serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin ve yatırımcıların görüşleri de dikkate alınacak ve ortak bir vizyon doğrultusunda hareket edilecektir” diye konuştu.

Avcı: “Daha Güçlü Serbest Bölgeler için SEBKİDER’in Statüsü Güçlendirilmeli”

SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ali Avcı da konuşmasında, dünyada serbest bölgelerde önemli gelişmeler olduğunu, Türkiye’nin bu gelişmelerin dışında kalamayacağını belirterek, “Türkiye’nin sürdürülebilir geleceği açısından içinde bulunduğumuz bu kritik dönemde, sürdürülebilirlik ve çevresel faktörleri de gelecek stratejilerimizin merkezine alarak, ülkemizdeki serbest bölgeleri Avrupa Yeşil Mutabakatı şartlarına hazırlamamız gerekiyor. Öncelikle, enerji verimliliğini artırmak için altyapı ve tesislerin modernizasyonu gerekiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapılması ve enerji tüketiminin optimize edilmesi, karbon ayak izini azaltmada önemli adımlar olacaktır” dedi.

Avcı, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmasında uluslararası ve ulusal ortaklarla iş birliği yaparak deneyim ve kaynak paylaşımını arttırması gerektiğine işaret ederek, bu konuda en güçlü rolü üstlenebilecek STK olarak SEBKİDER’in daha güçlü statüye kavuşturulması gerektiğini savundu.

Şahin: “Alman Yatırımları İçin Türkiye Biçilmiş Kaftan”

Organizasyonun ev sahipliğini üstlenen Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Kemal Şahin ise, Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri aradığını belirterek, “Sanayinin önemli bir kısmı Almanya dışına yatırım yapmayı düşünüyor. Doğusunda savaş var gidemiyor. Çin’e de gitmiyor. Polonya da doldu. Hatta Amerika da dış yatırımlar için Çin dışında güvenli ülkeler arıyor. Bu durum Türkiye için büyük bir fırsat” diye konuştu.

Almanya temsilcisi olarak Yönetim Kurulunda bulunduğu DEİK Türk Alman İş Konseyi toplantılarında bu ülkeden Türkiye’ye yatırım çekmek için projeler geliştirdiklerini vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz yeniden Almanya’dan ve Avrupa’dan çok boyutlu yatırımları çekebilir. Bu yatırımlar için Türkiye biçilmiş kaftan. Bölgelerimizi biraz daha verimli, şeffaf ve güvenilir hale getirirsek dış yatırımlar için çok cazip oluruz. Bu fırsatları iyi değerlendirirsek ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımları iki katına çıkarabiliriz. Bu noktada serbest bölgelerimizin çoğalması ve genişlemesi lazım. Bunun için serbest bölgelerin kuralları net olmalı ve sık değişmemelidir.”

Emirlioğlu: “Yatırımcıların Talebini Karşılamak Üzere Yeni Serbest Bölgeler Kuruduk ve Bazı Serbest Bölgelerimizin Arazisini Genişlettik”

Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, 7,5 milyar dolarlık yatırım miktarına erişen serbest bölgelerin artan taleple, 545’i yabancı yatırımcı olmak üzere 2.108 firmaya ev sahipliği yaptığını vurgulayarak, “Küresel ekonomik konjonktürün uluslararası yatırım ortamı açısından taşıdığı belirsizlikler göz önünde bulundurulduğunda, serbest bölgelerde firma ve yabancı firma sayısında devamlı ve anlamlı artışlar kaydedilmesinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır.” dedi.

Yatırımcıların artan taleplerinin karşılanması amacıyla yakın dönemde kurulan ve arazisi genişletilen serbest bölgelere değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan 2,3 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi, 2023 yılında faaliyete geçerek yatırımcı kabulüne başladı. 2022 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde 1,5 milyon metrekare, 2023 yılında Ordu ili Ünye ilçesinde 147.442 metrekare, Samsun Tekkeköy’de 644.125 metrekare büyüklüğünde yeni serbest bölgeler ilan edildi. Ege Serbest Bölgesinin 2016 ve 2023 yıllarında iki kez, Antalya ve Bursa serbest bölgelerinin 2018 yılında, Kocaeli Serbest Bölgesinin 2022 yılında sınırlarını genişletilerek yatırımcıların kullanımına yeni araziler tahsis edilmiştir.”

Emirlioğlu, serbest bölgelerimizin etkin bir şekilde ulusal ve uluslararası tanıtımın yapılmasının bölgelerimizin potansiyelini gerçekleştirmedeki önemine değinerek, SEBKİDER’in hayata geçirilmesini memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Bakan Yardımcısı Tuzcu: “Serbest bölgelerde yüksek teknoloji kullanımı, dijital ve yeşil dönüşüm öncelikli hedeflerimiz”

Serbest Bölgeler fikrinin, fikrin oluştuğu 1985 yılından bugüne değerini hep koruduğunu belirten Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunun çıkarıldığı zamanki amaçların çok daha güçlü bir şekilde var olduğunun altını çizdi. Gerek 12. Kalkınma Planı gerekse Orta Vadeli Programda da yer alan ülkemiz hedeflerinin Serbest Bölgeler Kanununda belirtilen hedefler gibi üretim, istihdam ve ihracat olduğunu vurgulayan Tuzcu, Cumhuriyetimizin 100. yılında serbest bölgelerin istihdamı artırmayı amaçlayan, üretimi önceliklendiren bir anlayışla büyümeye devam ettiğini vurguladı.

Tuzcu, ülke olarak önemli hedeflere ilerlememizde 2023 yılında 100 bine varan istihdam sağlayan ve 12 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirilen serbest bölgelerin büyük katkıları olacağının altını çizdi.

Serbest bölgeleri bir il olarak varsaydığımızda gerçekleştirdikleri 12,7 milyar dolarlık ihracat hacmi ile 5’inci büyük ihracatçı ilimiz olacağını vurgulayan Tuzcu “serbest bölgelerimizi ülke olsa Dünya Ticaret Örgütüne üye 167 ülke içinde yaklaşık 80’inci sırada yer alarak 80 ülkeden daha fazla ihracat gerçekleştiriyor olacaktır” dedi.

Serbest bölgelerden gerçekleştirilen ihracatın ülkemiz ihracatının yaklaşık %6’sına tekabül ettiğini vurgulayan Tuzcu, bu oranın önümüzdeki dönemde %10 düzeyine çıkarılmasını Serbest Bölgeler Çalıştayı vesilesiyle ortak hedef olarak belirlendiğini belirtti.

Serbest Bölgelerimizden gerçekleştirilen ihracat içerisinde ileri teknoloji düzeyinde sınıflandırılan ürünlerin oranının ülkemiz ortalamasından daha yüksek olduğunu hatırlatan Bakan Yardımcısı Tuzcu, yüksek teknoloji kullanımı, dijital ve yeşil dönüşüm çalışmalarının serbest bölgelerin öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti. Ayrıca, serbest bölgelerin uluslararası arenada tanıtımının daha etkin bir şekilde gerçekleştirilerek, ülkemize daha fazla yabancı yatırım çekilmesi hedefinin önümüzdeki dönemde serbest bölgelerin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

SEBKİDER ile gerçekleştirilen çalıştayda elde edilen çıktıların kırkıncı yılına girecek olan serbest bölgelerin yol haritasında önemli katkı sağlayacağını altını çizdi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.