Connect with us

ŞİRKETLER

Şirketler siber güvenlik yatırımlarını artırıyor

Kaspersky Kurumsal Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ivan Vassunov,”Siber güvenlik tedarikçileri tarafından sağlanan otomasyon araçları, bir kuruluşun siber güvenliğini güçlendirmesinin bir yoludur” dedi

Yayınlanma:

|

Kaspersky’nin araştırması, siber saldırılardaki artışın ardından şirket yöneticilerinin siber güvenliklerini güçlendirdiğini ortaya koydu.

Şirket açıklamasına göre, Kaspersky dünya genelinde KOBİ’ler ve şirketler için çalışan bilgi teknolojileri güvenlik profesyonellerinin ve çalışanların, şirketlerin siber güvenliğine etkisine ilişkin görüşlerini öğrenmek için bir çalışma yürüttü. Anket, hem şirket içi personele hem de dış aktörlere bakarak siber güvenliği etkileyen çeşitli gruplar hakkında bilgi topladı. Ayrıca şirket yöneticilerinin yatırım yapılması gerektiğine inandıkları çevrim içi güvenlik düzeyleri ve türleri de analiz edildi.

Araştırmaya Türkiye’den katılanların yüzde 73’ü şirketlerinin son 2 yıl içinde siber güvenlik olayları yaşadığını ve bunların yüzde 88’inin ‘ciddi’ olarak değerlendirildiğini belirtti. Bazı katılımcılar da şirketlerinde meydana gelen siber olayların ana nedenlerinin tehdit tespiti için gerekli araçların eksikliği (yüzde 18) ve şirket içi bilgi teknolojileri güvenlik personeli eksikliği (yüzde 21) olduğunu belirtti.

Katılımcılar, siber güvenlik alanındaki eksikliklerin giderilmesi için çeşitli önlemlerin uygun olacağını belirtti. Türkiye’den katılanların yüzde 29’u dışarıdan daha fazla uzmana ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Kuruluşların yüzde 27’si üçüncü parti profesyonel hizmetlere yatırım yapmayı planlıyor ve katılımcıların yüzde 38’i siber güvenliklerini Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları/Yönetilen Güvenlik Hizmet Sağlayıcısı’na (MSP/MSSP) yaptırmayı hedefliyor. Yakın gelecekte üçüncü parti hizmetlere yatırım yapması en muhtemel sektörler arasında altyapı, enerji ve petrol ve gaz şirketleri yer alıyor.

Aynı zamanda, birçok kuruluş siber güvenlik süreçlerinin otomasyonu için yatırım yapmayı planlıyor. Önümüzdeki 12 ay içinde dünya genelindeki işletmelerin yüzde 49’unun siber güvenliklerini otomatik olarak yöneten yazılımları uygulamaya yönelik somut planları bulunurken, yüzde 18’i bu konuyu tartışmaya devam ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Kurumsal Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ivan Vassunov, siber güvenlik süreçlerinin otomasyonunun ve dış kaynak kullanımının, uzman eksikliği ve alarm yorgunluğu nedeniyle zorlanan kuruluşların odaklanabileceği başlıca alanlar olduğunu ifade etti.

İster tüm siber güvenlik sistemini yönetmek için dış kaynak kullanımı olsun, ister bilgi teknolojileri güvenlik departmanına yardımcı olmak için uzman düzeyinde hizmetler benimsemek olsun, dış kaynak uzmanlarına başvurmanın birçokları için en uygun çözüm olduğunu aktaran Vassunov, şunları kaydetti:

‘Siber güvenlik satıcıları, yönetilen hizmet sağlayıcıları, yönetilen güvenlik hizmet sağlayıcıları, ilgili uzmanlığa ve gerekli tüm araçlara sahip olan, her büyüklükteki müşterinin siber güvenliğini etkin bir şekilde yönetebilen şirketlerdir. Ayrıca, müşteriye SOC uzmanlarının sürekli olarak izleme yaptığı yönetilen tespit ve müdahale hizmetleri veya belirli bir olayın araştırılması gibi acil durumlara yönelik çeşitli yardım seçenekleri sunabilirler.

Siber güvenlik tedarikçileri tarafından sağlanan otomasyon araçları, bir kuruluşun siber güvenliğini güçlendirmesinin başka bir yoludur. Örneğin, XDR ve MDR çözümleri, araştırma ve müdahale çalışma kitaplarının yanı sıra yerleşik yapay zeka aracılığıyla kullanıma hazır otomasyona sahiptir ve müşterilerin ve iş ortaklarının bilgi güvenliği süreçlerinin önemli ölçüde otomasyonunu sağlar. Uzmanlar tarafından sağlanan tüm olası seçeneklerle, her şirket siber güvenlik açıklarına veya istenen gelişim yönüne göre ihtiyaç duyulan hizmetlerin kapsamını belirleyebilir.’

– ‘Yönetilen güvenlik sağlayıcılarının sunduğu uzmanlıktan yararlanın’

Kaspersky, şirket içinde siber güvenlik aracı veya bilgi teknolojileri güvenliği odaklı çalışan eksikliğine yönelik şunları öneriyor:

‘Yönetilen güvenlik sağlayıcılarının sunduğu uzmanlıktan yararlanın. Örneğin Kaspersky Managed Detection and Response, şirketin bilgi teknolojileri ağından gelen telemetriyi 7/24 izleyerek kuruluşun genel koruma seviyesini yükseltir ve Kaspersky uzmanları tarafından sağlanan olay müdahale yönergelerini takip ederken şirket içi süreçlerin ve en iyi uygulamaların geliştirilmesine yardımcı olur. Ayrıca, MDR’deki yapay zeka asistanı, maksimum koruma sağlamak için tüm güvenlik uyarılarının yaklaşık yarısını otomatik olarak ele alır.

Kaspersky profesyonel hizmetlerini uygulamak, zor durumdaki bilgi teknolojileri departmanının iş yükünü optimize etmeye yardımcı olur. Kaspersky uzmanları mevcut bilgi teknolojileri güvenliğinizin durumunu değerlendirir, ardından sorunsuz ve sürekli performans sağlamak için Kaspersky yazılımını hızlı ve düzgün bir şekilde dağıtır ve yapılandırır. Kaspersky Premium Destek ise Kaspersky tabanlı tüm bilgi teknolojileri güvenlik altyapılarının verimliliğini hızlandırır ve artırır. Bazı siber güvenlik ürünlerini satın alacak ve özel bilgi teknolojileri güvenlik uzmanlarıyla çalışacak bütçeye sahip olmayan KOBİ’ler için, Kaspersky Endpoint Security Cloud’u çok sayıda otomatik komut dosyası içeren bir konsol aracılığıyla kolayca yönetmek için yalnızca bir bilgi teknolojileri yöneticisi, yarı zamanlı veya dış kaynaklı olsa bile yeterlidir.

Siber güvenlik eğitimlerine yatırım yapın. Böylece mevcut bilgi teknolojileri güvenlik uzmanlarınızın becerilerinin her zaman güncel kalmasını ve siber tehdit ortamının kuruluşunuza getirdiği her durumla başa çıkabilecek donanıma sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Kaspersky Cybersecurity for IT Online eğitimi, BT yöneticilerinin basit ama etkili BT güvenliği en iyi şekilde uygulamalarına ve basit olay müdahale senaryolarını oluşturmalarına yardımcı olur. Kaspersky Expert Training ise güvenlik ekibinizi tehditleri yönetmek ve azaltmak için en son bilgi ve becerilerle donatarak kuruluşunuzu en karmaşık saldırılardan bile korur.’

Okumaya devam et

GÜNCEL

34 ülkeye ihracat yapan Türk tekstil devi iflasın eşiğinde

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bursa İnegöl’de 4000 metrekarelik tesis içinde faaliyet gösteren ve 34 ülkeye ihracat yapan Armes Home, ekonomik zorluklarla karşılaşarak konkordato ilan etti. 1985 yılında küçük bir dükkanda kurulan şirket, onlarca ülkeye ihracat yaparak büyüdü. Ancak, zorlu bir dönemden geçerek konkordato talebinde bulundu.

KESİN MÜHLETLE FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRECEK

Mahkeme şirkete 13 Nisan 2024 tarihine kadar konkordato kesin mühleti verdi. Armes Home, verilen kesin mühlet ile birlikte faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.

Konkordato Komiserliği yaptığı duyuru ile alacaklıları toplantıya davet etti.

Yayımlanan duyuruda şu ifadeler kullanıldı:

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/1287 Esas Sayılı Dosyası ile görülmekte olan Konkordato (Adi konkordatodan kaynaklanan İİK. 285 ila 308/h) davası nedeniyle Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 87231 sicil numarası ile (Mersis No: 0080035883500011) kayıtlı bulunan, Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğü 0800358835 vergi kimlik numaralı Armes Ev Tekstili San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirkete ve Yıldırım Vergi dairesi mükellefi Vergi. NO: 6770025457) nolu İbrahim Özdemir, Özgür Özdemir, Uğur Özdemir’e, 2004 sayılı 287.maddesi uyarınca, 13.04.2023 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş, kesin mühlet kararıyla birlikte, S.M.Mali Müşavir Nesrin Beşe ve Finans Uzmanı Melih Ece Konkordato Komiserleri olarak görevlendirilmiştir.

Konkordato mühleti içerisinde alacaklılar toplantısının yapılmasına kadar Kanunda öngörülen tüm işlemlerin heyetimizce gerçekleştirilmesini müteakip alacaklılar toplantısı hazırlık işlemlerine başlandığını ve bu çerçevede yukarıda anılan davacıların konkordato teklifini müzakere etmek üzere 28.02.2024 tarihinde Çarşamba günü “Kazım Karabekir Mah. Koyuncu Sok. No:1 Yıldırım/BURSA (Şirket Merkezi)” adresinde alacaklılar toplantısı gerçekleştirilmesine; Armes Ev Tekstili San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve İbrahim Özdemir için adi alacaklılarla saat 10:30 Armes Ev Tekstili San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve İbrahim Özdemir için rehinli alacaklılarla saat 11:00 ve Ortaklar Özgür Özdemir, Uğur Özdemir için 11:15 de toplantı yapılmasına karar verilmiştir.

Okumaya devam et

GÜNCEL

YARGITAY noktayı koydu: WhatsApp yazışmaları artık delil sayılacak

Yargıtay, WhatsApp yazışmalarına ilişkin emsal bir karara imza attı. Buna göre WhatsApp yazışmaları artık delil olarak sayılabilecek. Ancak delil sunan kişinin yazışmanın tarafı olması gerekiyor. Özellikle Mobbing davalarında en çok delil olarak sunulan WhatsApp yazışmaları artık delil niteliğind eolacak.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Mesajlaşma platformu WhatsApp yazışmaları delil kabul edildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “yan delil” olarak kullanılabilen WhatsApp yazışmalarını tek başına delil saydı.

Bursa 3. Ticaret Mahkemesi’nde görülen bir alacak davasında taraflardan biri delil olarak WhatsApp yazışmalarını sundu. Mahkeme senet olmadığı için yazışmaları delil olarak kabul etmedi ve davanın reddine karar verdi. Ancak bu karar Yargıtay’dan döndü.

tek  şartı sağlaması yeterli

NTV’ye konuşan Avukat Serkan Günel, “Burada delili sunan kişi, bu yazışmanın bir tarafı olması gerekiyor ve kendisinin kaydediyor olması lazım ki delil olarak sunabilsin çünkü elektronik ortamdaki deliller her zaman oluşturabilir delillerdir” dedi.

Serkan Günel, “Özel hukuk, alacak, boşanma davalarında kişinin aldattığına ilişkin, mal kaçırdığına ilişkin yazışmaları delil olarak kabul ediliyor” açıklamasında bulunarak şöyle konuştu:

“Mesela WhatsApp grupları 100-150 kişinin olduğu burada da konuşma grubunda olan bir kişi buradaki yazışmaları mahkemeye delil olarak sunabiliyor çünkü konuşmanın bir tarafı”

Karar emsal olarak kabul ediliyor. Ancak WhatsApp yazışmalarının tek başına delil kabul edilmesi için bilirkişi incelemesi şart.

Okumaya devam et

GÜNCEL

VATANDAŞIN CEBİNDEN TRT’YE 40 MİLYAR LİRA GİTTİ

Yayınlanma:

|

Yazan:

Anayasa gereği “tarafsız yayıncılık” yapması gerekirken iktidarı destekleyici yayın politikası izlediği gerekçesiyle eleştirilen TRT için vatandaşın cebinden çıkan para dudak uçuklattı.

Devlet adına radyo ve televizyon yayınlarını gerçekleştirmek amacıyla 1964 yılında kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) iktidarın propaganda aracına dönüştüğü suçlamasıyla son günlerde gündemde. Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere çok sayıda siyasi isim seçim dönemindeki yayınları nedeniyle TRT’yi hedef alıyor.

Son olarak SÖZCÜ Televizyonu’nun radyo reklamını almayan TRT, yayın politikası, kadrolaşma ve yaptığı yüksek harcamalarla eleştirilerin odağında.

18 televizyon, 17 radyo kanalı, 4 basılı dergi ve dijital mecralar üzerinden yayıncılık yapan TRT’nin gelirlerinin büyük bölümü vatandaşlardan toplanan bandrol ücretleri ve elektrik faturalarından tahsil edilen TRT paylarından oluşuyor.

3093 Sayılı TRT Gelirleri Kanunu’na göre, radyo, televizyon, video ve birleşik cihazlar ile görsel ve/veya işitsel yayınları alabilen her türlü cihazlardan alınan bandrol ücretleri TRT’ye aktarılıyor.

Televizyon ve radyodan yüzde 16, cep telefonundan yüzde 12, bilgisayar ve tabletlerden yüzde 4, müzik seti ve benzeri cihazlardan yüzde 10 oranında bandrol ücreti alınıyor ve TRT’ye aktarılıyor. Ayrıca, elektrik faturalarında aktif enerji bedeli üzerinden yüzde 2 TRT payı alınıyordu. Bu kesinti 2021 yılında kaldırıldı.

TRT’nin bugüne kadar açıklanmış son 15 yıllık mali tabloları incelendiğinde vatandaşın cebinden 31.4 milyar lira bandrol ücreti, 9.3 milyar lira enerji bedeli alındı. 2008-2022 tarihleri arasında TRT’nin kasasına akan toplam para 40.7 milyar lira oldu.

Yıl – Bandrol gelirleri (TL)

2022 – 7.9 milyar

2021 – 3.4 milyar

2020 – 2.6 milyar

2019 – 1.8 milyar

2018 – 1.7 milyar

2017 – 1.4 milyar

2016 – 962 milyon

2015 – 679 milyon

2014- 600 milyon

2013 – 559.8 milyon

2012 – 545.9 milyon

2011- 522 milyon

2010 – 465 milyon

2009 – 273 milyon

2008 – 244 milyon

Yıl – Enerji payı gelirleri (TL)

2021 – 1.3 milyar

2020 – 1.2 milyar

2019 – 1 milyar

2016 – 780 milyon

2015 – 850 milyon

2014 – 777 milyon

2013 – 800 milyon

2012 – 662 milyon

2011 – 514 milyon

2010 – 547 milyon

2009 – 448 milyon

2008 – 454 milyon

-SÖZCÜ-

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.