Connect with us

BANKA HABERLERİ

Garanti BBVA Genel Müdürü Baştuğ: Enflasyon hâlâ en büyük zorluk

Yayınlanma:

|

Baştuğ, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, küresel tarafta, yükselen enflasyonla birlikte bir süre önce merkez bankalarının sıkılaşma döngüsüne girdiğini, sıkılaşan para politikalarının küresel ekonomide yavaşlamaya neden olduğunu, emtia fiyatlarındaki gerileme ve genişlemeci maliye politikalarının aktiviteyi desteklediğini söyledi.

Küresel ekonomik büyüme öngörülerinin 2023 için yüzde 3 olduğunu, 2024’te de benzer bir seviye beklediklerini ifade eden Baştuğ, özellikle son dönemde enflasyon ve beklentilerdeki olumlu seyir nedeniyle piyasaların, ABD Merkezi Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankasının (AMB) gelecek yıl ikinci çeyrek itibarıyla faiz indirimlerine başlayabileceğini fiyatladığını, bu durumun, küresel risk iştahını canlı tuttuğunu ancak oynaklığa da sebep olduğunu anlattı.

Baştuğ, “Öte yandan, resesyon ve finansal istikrara dair jeopolitik belirsizlikler ve Çin ekonomisindeki sert iniş ihtimali karşımıza çıkabilecek riskler olarak görünüyor.” dedi.

“Biz bu geçişi pozitif ve doğru buluyoruz, normalleşme süreci titizlikle yönetiliyor”

Recep Baştuğ, 2023’te Türkiyede yaşanan gelişmeleri değerlendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel olarak 2023 yılını iki döneme ayırabiliriz. Mayıs 2023 seçimleri öncesi büyümenin daha çok önceliklendirildiği bir dönem olurken, seçim sonrasında enflasyonla mücadele odağı arttı. Ekonomide para politikası kademeli olarak normalleşmeye başladı. Faizlerin artışı ve seçici kredi politikaları burada enflasyon ve cari açık üzerindeki talep sebepli baskıyı azaltmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bu süreç makro-ihtiyati politikalarla da desteklenmeye devam ediyor, bu da öngörülebilirliği artırıyor. Biz bu geçişi pozitif ve doğru buluyoruz, normalleşme süreci tüm taraflarca titizlikle yönetiliyor. Son dönemde atılan adımlarla TL getiri eğrisinde fiyatlamanın doğru zemine geldiğini görüyoruz. Özellikle ülkeye sermaye girişini desteklemek adına bu önemli bir adım.”

Baştuğ, içinde oldukları enflasyon sarmalının sürdürülebilir büyüme üzerindeki en büyük engellerden olduğunu belirterek, öngörülebilirliğin artabilmesinin ancak düşük enflasyonla mümkün olduğunu vurguladı.

Bankacılığın yüksek enflasyondan en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini, karlılık enflasyonun altında kaldığı sürece sektörün sermaye erimesiyle karşı karşıya kaldığını dile getiren Baştuğ, şu ifadeleri kullandı:

“Piyasa faizlerinin yeniden birbiriyle uyumlu seviyelere geldiğini görüyoruz. Sektör ana bankacılık faaliyet alanlarına daha fazla odaklanabiliyor. Ancak hala sektörün odak alanlarını yasal düzenlemeler belirliyor. Seçici kredi politikaları ile sektörün büyüme alanlarına yön veriliyor. Özellikle KKM’den çıkış kapsamında getirilen hedefler sektörün ana gündemi olmaya devam ediyor. Hedeflere ulaşmak için hızla artan mevduat faizlerine, artan zorunlu karşılık oranları da eşlik edince sektör fonlama maliyetlerini yönetmekte oldukça zorlanıyor. Ekonomi yönetiminin kararlılığı, bu politikalardan yeterli sonuç alınana kadar devam edeceğini gösteriyor. Bu sürecin sonunda ekonomideki belli zorluklar rayına oturdukça artık atılan adımlarda bir miktar sektörü rahatlatıcı konuların da ele alınmasını bekliyoruz. Bu konuda zaten ekonomi yönetimiyle tam bir uyum ve işbirliği içinde çalışıyoruz. Biz de sektör olarak, güçlü sermaye yapımızla bu döngüden de başarılı bir şekilde çıkacağız ve ana faaliyet alanlarımıza odaklanabileceğiz.”

“Son değerlendirmeler, daha olumlu bir yolda olduğumuzu teyit ediyor”

Garanti BBVA Genel Müdürü Baştuğ, 2024ün, bu yılın etkilerini yaşamaya devam ettikleri ancak pek çok göstergede dengelenmeleri gördükleri bir yıl olmasını beklediklerini söyledi.

En büyük zorluğun hala enflasyon olduğunu vurgulayan Baştuğ, son dönemde parasal sıkılaşma ile burada beklentilerin daha gerçekçi bir zemine oturduğunu gördüklerini bildirdi.

Baştuğ, “Ancak, ekonomi yönetiminin vurguladığı gibi, bu bir süreç. Bu sebeple dengelenmeyi görünceye dek yüksek faiz ortamının içinde kalacağız. Yılın ilk yarısında enflasyonun tepe noktasını görüp ardından gerilemesini bekliyoruz. Yıl sonu beklentimiz yüzde 45 seviyelerinde. Bu yıl hem merkezi bütçede hem cari denge tarafında ikiz açık deneyimledik.” diye konuştu.

Talepteki yavaşlama sebebiyle 2024te cari açığın bir miktar dengelenmesini beklediklerini ifade eden Baştuğ, maliye politikasının seyrinin de bundan sonra enflasyonla mücadele için kritik önem kazandığını söyledi.

Seçim dönemi sonrası mali disiplinin sıkılaştırıldığını ancak OVPde de belirtildiği üzere deprem bölgesi yatırımlarının burada önemli bir unsur olduğunu kaydeden Baştuğ, şöyle devam etti:

“Özellikle merkezi bütçe/GSYH oranına baktığımızda dengelenmeyi daha çok 2025te bekliyoruz. Büyümede ise geçtiğimiz yıllara göre daha temkinli bir seyir bekliyoruz. Enflasyonda beklenen düşüş, iç ve dış talebin olumlu katkısı ile 2024 için yüzde 3,5 seviyelerinde sürdürülebilir bir görünüm öngörüyoruz. Piyasa fiyatlamaları ve reyting kuruluşlarının son değerlendirmeleri, daha olumlu bir yolda olduğumuzu teyit ediyor. Türkiyenin 5 yıllık risk primi seviyesi son durumda 300e kadar inmiş durumda. Faizlerin enflasyonla uyumlu olması sonucunda TL varlıklara talebin artacağı bir dönemi bekliyoruz. Önümüzdeki dönemde göstergelerdeki normalleşmenin sürmesiyle daha öngörülebilir ve istikrarlı bir makro ve yatırım ortamı tesis edilmesi imkanı bulabileceğiz.”

“Sektörün TL kredi-mevduat oranı, uzun yıllar sonra yüzde 100ün oldukça altında”

Recep Baştuğ, 2023 yılında da bankacılık sektörünün rotasını ve ajandasını ekonomik gelişmeler ve makro-ihtiyati önlemlerin belirlediğini, ülke ekonomisindeki kırılganlıklarla mücadelede en kilit rollerden birini bankacılık sektörünün üstlendiğini belirterek, “En başta yüksek enflasyon olmak üzere makro ortamın sektördeki pek çok dinamiği değiştirdiği zorlu bir dönemdi. Sıklıkla değişen yasal düzenlemeler ve bunların bilançolara etkileri gündemimizi belirledi. Özellikle yılın ilk yarısında kredi faizlerindeki sınırlamalar ve hızla artan fonlama maliyetleriyle kredi-mevduat makasında negatif bir görünümle yüzleştik.” şeklinde konuştu.

Pozitif yönlü yavaş bir düzelme trendi içinde olduklarını kaydeden Baştuğ, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ancak hala ciddi bir yolumuz var. Enflasyon, politika faizi ve kredi-mevduat faizleri arasında sağlıklı bir ilişki oluştu. Faizlerde sadeleştik. Finansmana erişim pozitif bir gelişim içerisinde. Bundan sonrasında sektörün ana faaliyet alanına odaklanması ve sürdürülebilir büyümeye desteğini sürdürmesi oldukça kritik. Kredilerdeki yavaşlama trendi ile birlikte artan TL mevduat odağıyla sektörün TL kredi-mevduat oranı uzun yıllar sonra yüzde 100ün oldukça altında seyrediyor.

KKM, yıl boyu sektörün en büyük gündemi olmaya devam etti. Son dönemde KKMden çıkış kapsamında gelen regülasyonlar ile sektör odağını dönüşüm hedeflerine çevirmiş durumda. Ağustos sonu 127 milyar dolar olan KKM hacmi, 94 milyar dolara geriledi. Karlılık tarafında ise sektörün sermaye karlılığı, enflasyonun altında seyretmeye devam etti. Enflasyona endeksli tahvil gelirleri sektörün marjlarını desteklese de çekirdek faiz marjlarında ciddi daralma gördük. Son dönemde artırılan zorunlu karşılık oranlarının bankalara çok yüksek maliyetler getirmesi ise bilanço üzerindeki bir diğer yük ve zorluk oldu. Karlılığın baskılandığı, bankaların ağır yükler taşımak zorunda kaldığı böyle bir yılda sermaye yönetimi açısından da kritik bir dönemden geçiyoruz. Sektörün sermaye yapısının ve sermaye yeterlilik oranlarının hala çok iyi seviyelerde olduğunu düşünüyoruz.”

“Piyasa kendi fiyatlama dengesini artık bulabiliyor”

Garanti BBVA Genel Müdürü Baştuğ, para politikasındaki sıkılaşma ile enflasyon, politika faizi ve kredi-mevduat faizleri arasında sağlıklı bir ilişki oluştuğuna değinerek, piyasanın kendi fiyatlama dengesini artık bulabildiğini, bunun da kredi faizlerinin yükselmesine ve talepte bir düşüşe neden olduğunu söyledi.

Seçici kredi politikaları kapsamında kredilerdeki sınırlamaların halen devam ettiğini, bunların büyüme oranlarına yansıdığını dile getiren Baştuğ, şu açıklamalarda bulundu:

“Bu nedenlerle yılın ilk yarısında gördüğümüz hızlı kredi büyümesi trendi, ikinci yarıda yerini daha durgun ve temkinli bir görünüme bıraktı. Yıllık bazda TL kredi büyümesi, yüzde 57 ile enflasyonun altında kaldı. Kredi büyümesine temel katkı özellikle yılın ilk yarısında kredi kartı alacaklarından geldi. Son verilere göre, burada yıllık büyüme kart dahil yüzde 166 (kart hariç yüzde 43). TL tüzel tarafta yıllık büyüme yüzde 47 seviyesinde ve trende bakınca son aylarda özel bankalarda ivmelenme görüyoruz. Burada seçici kredi büyümesini teşvik eden, yatırıma ve ihracata yönelik kredilerin canlandırılması için önemli bir ajanda olduğunu biliyoruz. Bankacılık sektörü burada üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.”

Baştuğ, mevduat faizlerinin, sıkı para politikası ve yasal düzenlemelerin standart mevduata dönüşüm hedefleriyle artış seyrini koruduğunu kaydederek, “Yakın zamanda politika faizinde gelinecek zirve seviyeyle beraber mevduat faizlerinde de zirveyi göreceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu.

“(KKM) 33 milyar dolarlık azalmayla sektördeki hacim 94 milyar dolara indi”

Recep Baştuğ, ekonomi politikaları normalleştirilirken, parasal aktarım mekanizmasının daha sağlıklı işleyebilmesi için KKMnin zaman içinde kademeli olarak azaltılmasının hedeflendiğini, bu yönde atılan adımlarla KKMde hızlı bir erimenin başladığını bildirdi.

Baştuğ, “33 milyar dolarlık azalmayla sektördeki hacim 94 milyar dolara indi. TL vadeli mevduat içindeki payı da yüzde 55’ten yüzde 38’e kadar geriledi. KKM ürününü ikiye ayırırsak TL kaynaklı tarafın dönüşümü çok daha hızlı gerçekleşiyor. Burada yüzde 50 olan dönüşüm hedefimizin üstünde bir hızla ilerliyoruz. Buradaki bakiyenin çok büyük bir oranını 2024ün ilk yarısında dönüştürmüş olacağız. Yılın geri kalanında da muhtemelen bu bakiyenin bitmeye çok yaklaştığını göreceğiz.” diye konuştu.

Dövizden dönüşen KKMde ilk zamanlara göre çok daha fazla ivme kazanıldığını aktaran Baştuğ, 2024 yılında bu konunun büyük ihtimalle çözüme kavuşmuş olacağını ümit ettiklerini söyledi.

“2024te 4 temel konunun sektörün gidişatına yön vermesini bekliyoruz

Garanti BBVA Genel Müdürü Baştuğ, 2024’te 4 temel konunun sektörün gidişatına yön vermesini beklediklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“2024’te sektör, ekonomi yönetiminin belirleyeceği yasal düzenlemelerin gereksinimlerini yerine getirmeye çalışacak. Burada yine bilançoların gelişimi makro politikalara uyumlu olacak. Beklentimiz, reel anlamda daralan, enflasyonun altında gelişen bir kredi büyümesi. Ekonomi yönetiminin, enflasyon ve cari açığı gözeterek kredilerde seçici büyüme yaklaşımının sürdüreceğini düşünüyoruz. Bu nedenle önümüzdeki dönemde bireysel tarafta daha kısıtlı bir büyüme olurken, tüzel kredilerin özellikle ihracat ve yatırım odağıyla daha hızlı büyüyeceğini düşünüyoruz. Bir diğer kritik konu, fonlama maliyeti yönetimi. Artan zorunlu karşılık oranları ve KKM dönüşüm hedeflerinin getirdiği yükleri de düşündüğümüzde, fonlama maliyetini doğru yönetmek sektörün en önemli gündemlerinden biri olacak.”

Baştuğ, bilanço gücünü korumanın en önemli bileşenlerinden birisinin aktif kalite olduğunu belirterek, “Son yıllarda sektör bu açıdan oldukça iyi bir dönem geçirdi. Önümüzdeki dönemde sıkılaşan para politikasının da etkisiyle sektörün takipteki alacaklarında bir miktar artış göreceğiz. Burada ilk etki, kredi kartı ve bireysel krediler üzerinde görünecek. Ancak sektör ihtiyatlı bir yaklaşımla bu ortama kendini önceden hazırlamıştı. Ayrılan yüksek karşılıklar sayesinde sektörün bilançosu oldukça sağlam ve bu döneme hazır.” şeklinde konuştu.

Gelecek dönemde sektörün sermaye odağını etkin bir şekilde sürdürmesinin çok kritik olduğunu dile getiren Baştuğ, şu ifadeleri kullandı:

“Yüksek enflasyon ortamında sektörün karında nominal olarak artış görsek de aslında sermayeler eriyor. Ülkemizde 2024 ile beraber bankacılık sektörünün enflasyon muhasebesine geçişinin zaruri olduğunu düşünüyoruz. Bankacılığın sermaye karlılığı enflasyonun altında kalmaya devam edecek. Sektör negatif marj ortamından kurtulmaya çalışacak. Faaliyet giderlerinin etkin yönetimi her zamankinden daha önemli hale gelecek. Geçmiş dönemde ölçüsüz dağıtılan maaş promosyon bedellerinin bilançolardaki etkisini görmeye başlayacağız.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

2026 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türk Ekonomi Bankası (TEB) 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 841 milyar TL olurken, net kârı 8 milyar 860 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri toplam aktiflerinin yüzde 61,63’ünü oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yılın ikinci çeyreğinde 518 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken aynı dönemde toplam mevduatı ise 560 milyar TL oldu. 2026 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve kârlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in öz kaynakları 67,3 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin üstünde, yüzde 16,81 oranında gerçekleşti.

Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2026 yılının ikinci çeyreğinde büyüme stratejisini dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımıyla başarılı bir şekilde sürdürdü. Müşterilerine çeşitli yatırım fonlarına erişim imkânı sunan TEB, ticari müşterilerinin finansal süreçlerini geleceğin dijital altyapısıyla yeniden şekillendiriyor. Bu sayede işletmeler finansal operasyonlarını çok daha hızlı, izlenebilir ve esnek bir yapıda yönetiyor.

Banka aynı zamanda kadınların ekonomideki yerini güçlendirme hedefiyle kadın bankacılığı çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. İGE iş birliğiyle kadın ihracatçılara 40 milyon TL’ye varan kredi imkânı tanıyan TEB, EBRD ile yürütülen TurWIB projesi kapsamında alınan 50 milyon Euro’luk fonun ilk 25 milyon Euro’luk diliminin yüzde 75’i kadın girişimcilere kullandırıldı ve kadın işletmecilere verilen kredilerde yüzde 16 oranında büyüme kaydedildi. Banka, kadın bankacılığı çalışmalarına bir yenisini ekleyerek EBRD iş birliği ve JPMorganChase desteğiyle Geleceğe Yön Veren Kadınlar Programı’nı da başlattı. TEB yeni programıyla önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, finansal yönetim, marka yönetimi, pazarlama, ihracat, verimlilik ve büyüme stratejileri gibi alanlarda uzman danışmanlardan grup danışmanlığı desteği vererek kadın işletmecileri geleceğe hazırlayacak.

Kurulduğu 2012 yılından bu yana 21 milyonu aşkın bireye ulaşan TEB Aile Akademisi ise finansal kapsayıcılık vizyonuyla faaliyetlerine hız kesmeden devam etti. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla finansal okuryazarlık, iklim okuryazarlığı ve girişimci kadın liderlik eğitimleri kapsamında 5 bini aşkın kişiye ücretsiz olarak yüz yüze ve online eğitimler verildi.

Girişim Bankacılığı çalışmaları kapsamında yenilikçi iş fikirlerini ekonomiye kazandırmaya ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye devam eden TEB; ODTÜ Teknokent ve La French Tech İstanbul iş birliğiyle girişimcileri Paris’te düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük Teknoloji fuarlarından biri olan VivaTech’te ağırlayarak, küresel pazarlarda görünürlük kazanmalarına destek oldu. Diğer yandan, uygulayıcı kuruluşlarından biri olduğu TÜBİTAK BiGG’de, dört kurum ortaklığında gerçekleştirilen U4Venture programının jüri ve Investor Day süreçlerini üstlenerek girişimcileri yatırımcılarla buluşturdu. Banka, TİM TEB Girişim Evi 2026 yılı programları kapsamında yeni girişimcileri hızlandırma programlarına dahil ederek girişimcilerin yeteneklerini ve potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için de çalışmalarına devam ediyor.

Kurumsal bankacılık alanında işletmelere sağladığı finansman desteğini küresel iş birlikleriyle güçlendiren TEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) Türkiye’de ilk kez TEB aracılığıyla kullandırdığı Dijital Dönüşüm Finansman Programı (DTFF) kapsamında toplam 25 milyon Euro tutarındaki iki dilimli kredi anlaşmasının 15 milyon Euro’luk ikinci dilimini temin ederek, KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerindeki finansman ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla kullanıma sundu.

Öte yandan, uluslararası fonlama kapasitesini artırmaya devam eden TEB, Mart 2026’da kurulumunu tamamladığı 2 milyar ABD doları tutarına kadar olan Euro Medium Term Note (EMTN) programı kapsamında, Haziran 2026 sonu itibarıyla yurt dışı piyasalarda 11 tahvil ihraç işlemini başarıyla gerçekleştirerek 333,5 milyon ABD doları karşılığı finansman sağladı. Farklı vade ve para birimlerinde esnek ihraç imkânı sunan bu program, bankanın küresel sermaye piyasalarındaki görünürlüğünü daha da güçlendirdi.

TEB’e uluslararası kuruluşlardan 3 ödül birden

Müşteri odaklı hizmet anlayışı ve yenilikçi çözümleriyle TEB, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de küresel çapta saygın finans yayınları tarafından ödüllerle taçlandırıldı.

Bu kapsamda TEB, KOBİ Bankacılığı’na yönelik çalışmalarına istinaden uluslararası finans dünyasının önde gelen yayınlarından Euromoney’nin düzenlediği Mükemmellik Ödülleri’nde “Türkiye’nin En İyi KOBİ Bankası” seçildi.

Varlık yönetimi alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan TEB Özel Bankacılık, World Finance Dergisi tarafından üst üste sekizinci kez “Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık” ödülünü kazanarak sektördeki istikrarlı başarısını ve öncü konumunu bir kez daha tescillemiş oldu.

Banka Sermaye Piyasası ve TL Muhabir Hesap Hizmetleri kapsamında ise, Global Finance Dergisi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede “Dünyanın En İyi Alt-Saklama Bankası 2026” kapsamında Türkiye’nin en iyisi unvanına layık görüldü.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankasından 12 yıl vadeli katkı sermaye niteliğinde eurotahvil ihracı

İşlemin kupon faiz oranı, ihraca gelen güçlü talep sayesinde ilk açıklanan gösterge seviyenin 35 baz puan altında, yüzde 8,40 olarak belirlendi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası, uluslararası sermaye piyasalarında 500 milyon dolar tutarında, 12 yıl vadeli ve 7. yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye niteliğinde yeni bir eurotahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, işlemin kupon faiz oranı, ihraca gelen güçlü talep sayesinde ilk açıklanan gösterge seviyenin 35 baz puan altında, yüzde 8,40 olarak belirlendi.

Geniş bir coğrafyaya yayılmış uluslararası yatırımcıların ilgi gösterdiği işlemde eurotahvillerin yüzde 46’sı İngiltere’ye, yüzde 20’si Avrupa’ya, yüzde 17’si ABD’ye, yüzde 16’sı Orta Doğu’daki yatırımcılara ve yüzde 1’i Asya’daki yatırımcılara satıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Özşuca, jeopolitik belirsizliklerin ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların yüksek seyrettiği bir dönemde gerçekleştirilen bu işlemin, uluslararası yatırımcıların hem Türkiye ekonomisine hem de İş Bankasına duyduğu güveni bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Özşuca, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerine bugüne kadar gerçekleştirilen en uzun vadeli katkı sermaye niteliğindeki piyasa işleminin, bu özelliğiyle uluslararası sermaye piyasaları açısından önemli bir referans niteliği taşıdığını kaydetti.

– Uluslararası yatırımcılardan güçlü talep

İşlemin, güçlü yatırımcı talebi sayesinde son dönemde uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerde görülen seviyelerin altında bir yeni ihraç primiyle tamamlandığını vurgulayan Özşuca, bunun İş Bankasının güçlü finansal yapısına, uluslararası yatırımcı tabanının derinliğine ve uzun yıllara dayanan güven ilişkisine duyulan inancın somut bir göstergesi olduğunu anlattı.

Özşuca, son bir yıl içerisinde uluslararası piyasalarda toplamda 1,5 milyar dolar tutarında üç ayrı katkı sermaye nitelikli Eurotahvil ihracını başarıyla gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, bankanın sermaye yapısını daha da güçlendiren uzun vadeli bu kaynakların reel sektörün finansman ihtiyaçlarının desteklenmesine katkı sağlayacağını aktardı.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.