Connect with us

EKONOMİ

Prof. Dr. Esfender KORKMAZ: Stagflasyon Riski Artıyor

Yayınlanma:

|

Serbest piyasa ekonomisinde, talep yüksekse yatırımların ve üretimin artması gerekir. Yatırımın artması içinde yatırım ortamının da olması gerekir.

Yatırım ortamı için, demokratik ve hukuki altyapı, uluslararası hukukun uygulanması, işleyen bir bürokrasi, kurumsal bir devlet ve hükümete güvenin olması gerekir.

Türkiye’de yatırım altyapısı eksik olduğu içindir ki, işletme kredi faizleri enflasyonun altında olmasına rağmen, artık doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor, yerli sermaye de tersine çıkıyor. Yatırımlarda daralma var. 

Sabit sermaye yatırımları, geçen sene 3 çeyrekte yüzde -08, dördüncü çeyrekte 2,6 oldu. Bu sene ilk çeyrekte 4,9’ oldu.

İmalat sanayiinde ithal girdi payı yüzde 40 üstündedir. İhracat malı üretiminde daha yüksek yüzde 70 dolayındadır. Kur artışları üretim maliyetlerini misliyle artırdı. Dahası, ithalatın finansmanı zorlaştı. Sonuçta üretimde de daralma var.

Aşağıdaki tabloda, TÜİK verilerine göre toplam sanayi üretim endeksinde yıllık değişmenin düşüş yönünde olduğu görülüyor.

Kaynak; veriler TÜİK’ten alınmıştır.

Üretim düşüşü nedeni iledir ki, tüketim malı ithalatı arttı. 2022 Ocak- Mayıs beş ayda, tüketim malının toplam ithalat içindeki payı yüzde 7,4 iken bu sene 2023 aynı dönemde yüzde 11,4’e yükseldi.

IMF Dünya Ekonomik Görünüm raporunda Türkiye’nin 2023 yılı büyüme tahminini yüzde 3’ten yüzde 2,7’ye düşürdü. Binde 7,1 nüfus artışına göre Fert başına gelir artışı yüzde 1,97 demektir. Bu gelir artışı ile Türkiye tasarruf yaratamaz, dış borçlarını ödemek için kaynak yaratamaz.

GSYH ve fert başına gelir artışı potansiyel büyümenin çok altında kalıyor.

Sonuç durgunluk demektir. Mal arzı daralır. Fiyatlar artar. Kur artışı da zaten TÜFE’ trendini artış yönünde etkiledi. Dahası eksi reel faiz tüketimin maliyetini düşürüyor. Talep artıyor. TL’den kaçışta tüketimi artırıyor. İlk çeyrekte büyüme de talep artışından kaynaklandı.

Bundan sonra da arz daralması devam eder. Çünkü Türkiye ‘’Erken sanayisizleşme ‘’ döneminde girdi. Nedeni Finans sektörünün aşırı teşviki ve reel sektör aleyhine büyümesi, planlamanın kaldırılması, düşük kapasite kullanım oranı gibi nedenlerdir.

Özet şudur; bir yandan durgunluğa giderken, diğer yandan enflasyon artıyor. Yatırım ve üretimdeki düşme işsizliği de artıracak. Durgunluğun ve enflasyonun aynı anda görüldüğü duruma stagflasyon deniliyor.

Örnek olarak Türkiye‘de 1991 yılında ekonomi yüzde 0,4 büyürken enflasyon yüzde 71,1’e yükselmişti.

Gelişmiş ülkelerde de; Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere 1970’lerin ortalarında yüksek enflasyon ve düşük ekonomik büyüme ile stagflasyon yaşadı. Japonya: 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında stagflasyon yaşadı.

Türkiye stagflasyona girerse, Dış borç temerrüt riski daha çok artar. İşsizlik artar. İhracat düşer. Dış ticaret açığı artar.

En büyük sorun; hükümetin bu tespitleri yapamıyor olması ve bağlı olarak günü birlik ve palyatif çözümlerle istikrar getireceğini zannetmesidir.

esfenderkorkmaz.com

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

TL 2 ayda reel olarak değerlendi. TCMB rezervlerinde erime ise dikkat çekiyor!

Yayınlanma:

|

Yazan:

Şubat ayını da bitirdik. Zaman su gibi akıp geçiyor. Dün küresel mali piyasalar ABD’de açıklanan FED’in favori enflasyon göstergesi PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları) verisini takip etti. PCE, beklentilere paralel yıllık bazda %2,8 artış kaydederek Nisan 2021’den bu yana (neredeyse son 3 yılın) en düşük düzeyinde geldi.

Her ne kadar ABD’de enflasyon soğumaya devam etse de, FED politika yapıcılarının, enflasyonu %2 olan hedefe doğru kalıcı bir şekilde geleceğine yönelik endişe taşımaya devam etmeleri ile piyasalarda var olan faiz indirim beklentilerini de kırıldı. Hatırlanacağı üzere, yılbaşında, piyasalar, FED’in faiz indirimlerine Mart ayında başlamasını beklerken, son dönemde gelen güçlü verilerin ABD ekonomisinin güçlü olduğunu işaret etmesi sonrasında faiz indirim beklentisi de yaz aylarına ertelenirken, yılbaşında toplam 150 baz puan seviyesine yükselen 2024 yılına yönelik faiz indirim fiyatlaması da yerini bu sabah itibariyle 82 baz puan seviyesine terk etti.

ABD borsaları, FED’in bundan sonra faiz görünümüne ya da yol haritasına ışık tutacak önemde PCE verisi sonrasında dün akşam yükselişle tamamlarken, düşüşte de olduğu gibi yükselişte de teknoloji hisselerinin lokomotif görevi üstlendi. Bu bağlamda, AI rallisinin küçümsenmemesi gerektiğini, şayet Nvidia’nın yazmaya başladığı ‘değişimin’ fabrika ve üretim bandında da monte edilebilmesi durumunda verimliliğin de artırabileceğini düşünüyoruz.

Piyasalara yön teşkil eden ABD’nin 10 yıllık tahvil faiz getirisinin son dönemlerde sıkıştığı %4,25 – 4,30 bandının altında PCE verisi sonrası hafif de olsa sarkması ardından faiz getirisi olmaya altının ons fiyatı bu sabah 2,050 dolar seviyesine yaklaştı. Altın her ne kadar arzuladığımız performansı henüz sergileyemiyor olsa da, düşmemek için de elinden gelenin fazlasını yaptığını not edelim. Teknik bir bakış açısıyla, son 3 ayı (haftalık kapanış) altın 2,011 dolar seviyesinin üzerinde tutunarak tamamladı. Yukarıda üç kez test edilen 2,070 dolar seviyesinin üzerinde haftalık bir kapanış görmeden henüz iddiali bir görüş belirtme arzusunda değiliz. Direnişin parası bitcoin ise 3 yılı aşkın bir sürenin en büyük aylık kazancına imza atması ardından 62bin dolar seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, gözünü tüm zamanların zirvesine ($69bin) diktiğini düşünmeye devam ediyoruz.

Türkiye cephesinde ise, son günlerde hâkim olan ‘limoni’ hava dün yerini toparlanmaya terk etti. Elbette, piyasa dediğimizde sadece hisse senetlerini konuşuyoruz. BİST100 endeksi günü %1,5 yükselişle tamamlarken, bu sabah USDTRY kuru, Pazartesi valörlü işlemlerde, fonlama farkını da düşünürsek 31,30 seviyesine yükseldi. Yılın ilk 2 ayını tamamlamamız nedeniyle küçük bir analiz de yapalım: USDTRY kurunda artışını yaklaşık %6 olduğunu, açıklanacak Şubat ayı enflasyonu ile birlikte 2 ayda yaklaşık fiyatların genel düzeyinde %10 artış göreceğimizi düşünüyoruz. Bu ne demek? TL’de reel anlamda değerlenme oldu! Tekrar etmek gerekirse, kurun her gün bebek adımları ile yükselmeye devam edeceğini, otoritenin enflasyonla mücadele kapsamında TL’nin reel olarak değerlenmesine izin vereceğini, bunu yapacak gücü de olduğunu, sene sonu kur beklentimizin ise hâlen daha 40 seviyesinde olduğunu bir kez daha not etmek isteriz. Seçim sonrası kurda sert bir yükseliş olmayacağını bir kez daha belirtelim!

Dün açıklanan TÜİK verisine göre, Türkiye ekonomisi 2023 yılında %4,5 oranında büyüdü. Dolar bazında GSYH büyüklüğü 1,12 trilyon dolar olurken kişi başı milli gelir ise 13,110 dolar oldu. Veri bayat bir veri, nihayetinde 2023 yılının son çeyreğini anlatıyor. İçinde bulunduğumuz çeyreğe yönelik açıklanacak veride ekonomide büyümenin ivme kaybettiğini -programın işaret ettiği üzere- göreceğiz. Gelir dağılımındaki kesin bozulmayı da göz ardı etmemek gerekiyor.

Her hafta Perşembe günü TCMB ve BDDK’nın açıkladığı haftalık raporları önemle takip ediyoruz. Ne demiştik, ölçemezsen bilemezsin, bilmezsen de yönetemezsin! Bu bağlamda, 23 Şubat ile biten haftada TCMB’nin brüt döviz ve altın rezervleri 2,5 milyar dolar daha gerileyerek 131,7 milyar dolar seviyesine geldi. Toplam rezervler, Aralık 2023 ayının 3. haftasında 145,5 milyar dolar seviyesine iyileşmişti. Öte yandan, emanet dövizler (swap) ve kamu mevduatını da dışarı bırakırsak, TCMB’nin net döviz pozisyonundaki erime 2024 yılında 13,1 milyar dolar oldu. Bu rakamın da neredeyse yarısının son 7 günde olması dikkat çekici!

Dün bültenimizde belirttiğimiz üzere, seçim ekonomisinin başlaması ve buna bağlı olarak sermaye girişinin zayıflaması ve döviz talebinin de artmasının yanı sıra dış açığın da yüksek olduğu mevsime girilmesinin rezervler üzerinde baskı kurduğunu söylemiştik. Öte yandan, KKM’den çıkan paranın dövize yönelmemesi için de mevduat faizlerinin daha da artmasının gerektiğini de düşünüyoruz. Önümüzdeki aylarda %50+ seviyesinde olan mevduat faizlerinin %60 seviyelerine yükseldiğini de göreceğiz. TCMB faiz artırmasa da, piyasa faizlerinin yükselmesi için başta fazla likiditeyi almak üzere makro ihtiyati tedbirleri kullanmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

Bugün yeni ayın ilk günü. Jülyen takvimine göre de yılın ilk ayı. Sabah saatlerinde Asya piyasalarında dengeli bir seyir görüyoruz. ABD dışında, Japonya, Avrupa ve Çin ekonomisi sorunlar ve resesyon tehdidi ile boğuşurken, gösterge endeks Tokyo borsası bu sabah keşfedilmemiş sularda yeni yükseklere yelken açtı. Özellikle, ABD’de PCE verisinin beklentilerle uyumlu olması nedeniyle Wall Street’teki toparlanmanın etkisi hissedilirken, diğer Asya borsalarında Çin’in hâlâ belirsiz olan ekonomik görünümü nedeniyle limoni bir hava hâkim.

Gazze ve Ukrayna’da devam eden savaşlar, Kızıldeniz’de huzursuzluğa rağmen, dünyanın dört bir yanında hisse senetleri rekorlar kırmaya devam ediyor. ABD’de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500, Avrupa’da en büyük 600 şirketin işlem gördüğü Stoxx600 ve Japonya’nın Nikkei endeksi tüm zamanların zirvesine yükseldi. FED’in faiz indirimlerini daha da ötelemesi, piyasaların bir noktada canını sıkabileceğinin tamamen göz ardı etmiyoruz.

Demokratların çoğunlukta olduğu ABD Senatosu Perşembe günü, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nin finansmanın tükenmeye başlamasına 36 saatten az bir süre kala hükümetin kısmi kapanmasını önlemek için kısa vadeli bir geçici harcama tasarısını onayladı. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de hâkim rengin yeşil olduğunu not edelim

Veri akışının ise bugün yoğun olduğunu not edelim. Küresel bazda imalat sanayi PMI rakamları ön plana çıkarken, Türkiye cephesinde ise İTO enflasyonu ve BloombergHT tüketici güveni takip edilecek.

TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

23 Şubat ile biten haftada TCMB’nin brüt döviz ve altın rezervleri 2,5 milyar dolar daha gerileyerek 131,7 milyar dolar seviyesine geldi. Toplam rezervler, Aralık 2023 ayının 3. haftasında 145,5 milyar dolar seviyesine iyileşmişti.

17092712698de6bba3c5275621e676552bbb4abb66_1_1200.jpg

TCMB Net Döviz Rezervleri

Emanet dövizler (swap) ve kamu mevduatını da dışarı bırakırsak, TCMB’nin net döviz pozisyonundaki erime 2024 yılında 13,1 milyar dolar oldu. Bu rakamın da neredeyse yarısının son 7 günde olması dikkat çekici!

1709271270b3f12ecb890da882cb2a17003b41fc32_2_1200.jpg

KKM

23 Şubat ile biten haftada, BDDK verilerine göre KKM hacminde haftalık bazda 19,3 milyar TL düşüş yaşandı. Toplam stok miktarı 75,2 milyar dolar.

1709271270bb12b2acad86d5f30c7d9b9cd71b10a9_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

EKONOMİ

DİSKAR: Hissedilen (algılanan) enflasyon açıklanan (resmi) enflasyonun iki katı!

2023’te Açıklanan (Resmi) Tüketici Enflasyonu Ortalama Yüzde 53,4 iken Hissedilen (Algılanan) Enflasyon Yüzde 106,9 Oldu!
Hissedilen (algılanan) enflasyon ile açıklanan (resmi) enflasyon arasında uçurum var!
2023 yılında açıklanan (resmi) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon farkı ortalama 53 puan!
Halkın hissettiği (algıladığı) enflasyon resmi enflasyonun 2 katı!
TÜİK, hissedilen (algılanan) tüketici enflasyon verilerini düzenli olarak açıklamalıdır.

Yayınlanma:

|

Yazan:

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), bu haber bülteniyle son zamanlarda kamuoyunda tartışılan hissedilen (algılanan) enflasyona ilişkin detaylı verileri kamuoyu ile paylaşıyor. Ocak 2024 ayı sonunda kamuoyuna yansıyan tartışmaların ardından yaptığımız başvurular ve çalışmalar sonucunda hissedilen (algılanan) enflasyona ilişkin TÜİK ham verilerine ulaştık. TÜİK verileri üzerinde yaptığımız çalışmanın sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıyoruz. Araştırmamız kapsamında 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin aylık hissedilen enflasyon verileri yer almaktadır.

2023 yılında hissedilen enflasyon, açıklanan (resmi) enflasyonun yaklaşık iki katı oldu. Ortalama hissedilen (algılanan) enflasyon 2023’teki ortalama açıklanan (resmi) enflasyonun 53 puan üzerinde hesaplandı. 2022 yılında hissedilen (algılanan) enflasyon ortalama 98,44 iken ortalama açıklanan (resmi) enflasyon yıllık ortalama yüzde 71,98 olarak gerçekleşti. Böylece resmi (açıklanan) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon arasındaki fark 36,8 puan oldu. 2021 yılında ise ortalama hissedilen (algılanan) enflasyon yüzde 56,39, ortalama açıklanan (resmi) enflasyon yüzde 19,42 ve aradaki fark 34,91 puan oldu.

2021, 2022 ve 2023 yılları kapsamında hissedilen (algılanan) enflasyon ile açıklanan (resmi) enflasyon arasındaki puan farkının en yüksek olduğu yıl 2023 oldu.

Hissedilen (algılanan) enflasyon ile resmi (açıklanan) enflasyon arasındaki farkın çeşitli sebepleri var. Öznel bir veri olmasına rağmen hissedilen (algılanan) enflasyon verisi enflasyonun düzeyi ve etkisi konusunda önemli bir gösterge ve ipucu niteliğindedir. Açıklanan (resmi) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon arasında büyük farklar olması enflasyon ölçümünde ciddi sorunlar olduğunun göstergesidir.

Enflasyonun çok daha düşük olduğu ülkelerin istatistik kurumları hissedilen (algılanan) ve beklenen enflasyona ilişkin verileri kamuoyu ile paylaşırken enflasyonun en yüksek seyrettiği ülkelerden biri olan Türkiye’de TÜİK bu verilere sahip olduğu halde kamuoyuna açıklamıyor. 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde algılanan enflasyon yüzde 9,5, açıklanan enflasyon yüzde 2,4’tür. Aradaki fark 7,1 puandır. TÜİK’e göre ise Türkiye’de 2023 Aralık’ta hissedilen enflasyon yüzde 100,5 iken açıklanan enflasyon yüzde 64,8’dir.

Hissedilen (algılanan) enflasyon ile resmi (açıklanan) enflasyon farkı TÜİK’in TÜFE verileri ile ilgili güvenilirlik tartışmalarını daha da artıracaktır. TÜİK enflasyon ölçümü konusundaki verileri şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Araştırma bültenine erişmek için tıklayınız.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

ABD Hazine Bakan Yardımcısı Adeyemo: Türkiye bankalarına yaptırım uyarımız işe yaradı

ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Wally Adeyemo, ABD’nin özellikle Türkiye bankalarına yönelik yaptırım uyarılarının ardından Rusya’ya finansal akışın yavaşladığını açıkladı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Wally Adeyemo, ABD’nin yabancı finans kuruluşlarına yaptırım uygulama tehdidinin Rusya ile Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kazakistan gibi ülkeler arasındaki finansal akışı önemli ölçüde değiştirdiğini belirtti.

Fon hareketleri azaldı

Reuters’e konuşan Adeyemo, finansal kuruluşların raporları da dahil olmak üzere ABD Hazine Bakanlığı’nın erişimi olan verilere göre, ABD’nin aralıkta yayımladığı başkanlık kararnamesinin ardından Rusya’ya yönelik uluslararası fon hareketlerinin azaldığına dikkat çekti.

Yaptırım tehdidinde bulunulmuştu

ABD, aralık ayında yayımladığı başkanlık kararnamesi ile Rusya’nın, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Batılı devletler tarafından uygulanan yaptırımları delmesine yardımcı olan üçüncü ülkelerdeki finans kuruluşlarına yaptırım uygulama tehdidinde bulunmuştu.

Adeyemo, “Benim görebildiğim verilerde, finansal akışta belirgin bir fark tespit ettim… Bunlar muhtemelen kurumlar tarafından engelleniyor” dedi.

Bu bizim tam da istediğimiz şey

Adeyemo, “Kurumlarda bulunan ve (işlemleri) takip eden bazı kişilerden de Rusya ile yapılan tüm işlemlerde daha temkinli bir tutum sergilediklerini duydum. Bu da bizim tam istediğimiz şey” dedi.

Reuters’da geçen hafta yer alan ve konu ile ilgili bilgi sahibi olan yedi kaynağa dayandırılan bir haberde, ABD’nin Rusya ile çalışan finansal kuruluşlara yaptırım uygulama tehdidiyle Türkiye ve Rusya arasındaki ticaretin finansmanının aksadığı, hem Rusya’dan alınan petrol ödemelerinin hem de Rusya’ya giden pek çok ürünün ödemelerinin tahsilatında zorluklar yaşandığı ifade edilmişti.

Ekonomim

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.