Connect with us

BANKA HABERLERİ

AKBANK FENA TOSLADI!

Yayınlanma:

|

Son günlerde AKBANK müşterilerinden hesaplarını boşaltıldığı, kredi kullandırıp başka hesaplara aktarıldığı, bu işlemler yapılırken kendilerine herhangi bir bilgilendirme gelmediği yönünde şikayetler artmış durumda. Çoğu banka müşteri itirazlarında işlemi bloke ederken; 2023 Nisan’ında benimde benzer bir olay karşısında AKÖDE’yi aradığımda “bir şey yapamayacaklarını, mahkeme kararı getirmem gerektiğini” söylemişlerdi.  Bankanın-AKÖDE’nin hesap güvenliğinde gerekli özeni göstermediğinin ve MÜŞTERİNİ TANI ilkesine uymadığını,  ibretlik nitelikte kendi deneyimimi paylaşmak isterim. 30.04.2024 tarihinde CİMER aracılığı ile TCMB ve BDDK’ya aşağıdaki “görüş ve öneri”de bulundum. BDDK’nın cevabını ve AKÖDE’nin BDDK’ya gönderdiği sorular ile hiç ilgisi olmayan, geçiştirilmiş cevabını Sosyal Sorumluluk gereği aynen yayınlıyorum:

CİMER ÜZERİNDEN BDDK’YA İSTEK VE ÖNERİ BAŞVURUM

Banka ve AKÖDE ile yaptığım telefon konuşmaları sonuçsuz kalınca, BDDK’ya konuyu iletme gereği duydum, aşağıdaki başvuruyu yaptım.

BDDK, TCMB GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE,

Sayıları 36’yı bulan “Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri” veren firmalar TCMB lisanlaması ile 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” kapsamında kurulmuş. Adalet Bakanlığı, İzmir Bölge, Banka Bilirkişisi olarak özellikle Dolandırıcılık Dosyalarına Bilirkişi Dosyaları hazırlamaktayım. Yaptığım tespitlere göre bu firmaların ilk hesap açılış ve işleyişinde Dolandırıcıların işini kolaylaştırıp Vatandaşın mağduriyetini artırıcı maddi manevi zarar görmesini sağlayan ciddi Dijital Güvenlik açığı mevcuttur. Söz konusu firmalardan AKBANK‘ın iştiraki olan AKÖDE Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş firmasını kamuoyunda bilinen adı ile TOSLA ürünündeki açıkları bir makale ile de Kamuoyu ile paylaştım ve önerilerimi de yaptım.

Bu tür hesaplarda 2 ana açık bulunmaktadır.

1- Elektronik Para ve Ödeme Hesapalrının ilk ortaya çıktığı 2015-20 arasında herhangi bir kişinin ismi-TC ve doğum tarihi bilgileri ile hespların açıldığı sadece telefon numarası ve email adresine teyit kodu ile aktifleştirildiği tespit edilmiştir. Özellikle yabancılar adına kayıtlı telefonlar ile dolandırıcılık yapılmış, bu kişilere ulaşamadığı için mahkemeler adına hesap açılan kişileri cezalandırmıştır. Bu firmalar mahkemelere kendiler uydurduğu banka literatüründe ve adliye litaretüründe olayan “BASİT USULDE DOĞRULAMA” diyerek elindeki kimlik bilgilerini bildirmiş fakat bu bilgilerin “şüpheye yer vermeyecek şekilde gerçek hesap sahibi olamayabileceği” bilgisini paylaşmamış bu durumda olayla hiç alakası olmayan insanlar yargılanıp cezalar almıştır.

2- Diğer taraftan Banka hesaplarına 3. kişilerin ATM Kartı veya Kredi Kartı bağlanamazken; bu hesaplara 3. kişilerin bilgisi ve onayı olmadan TOSLA gibi Elektronik Para ve Ödeme Hizmeti veren hesaplara ATM Kartı veya Kredi Kartı bağlanabilmektedir. Bağlanan kart ile bu hesaplara paralar aktarılabilmektedir ki dolandırıların da yaptıkları budur.

ÖNERİLERİM:

1- AKÖDE – TOSLA yeni hesap açılışlarnda Dijital Kimlik Doğrulama sistemine geçmiştir. NFC, “Yakın Alan İletişimi” doğrulama kontrolünü uygulamaya koymuş; Yabancı uyruklu, eski nüfus cüzdanı olan, kimliğinde fotoğrafı bulunmayan ve NFC destekli cihazı olmayan kişiler Tosla dijital kimlik doğrulamasını gerçekleştiremiyor ve hesap açamıyor fakat eski Dijital Güvenlik olmadan hesaplar halen AKTİF ve kullanımda. Bu hesapların gerçek kimlik doğrulama yapılana kadar PASİF hale getirilmesini öneriyorum.
2- Halen devam eden, bu hesaplara 3. kişilerin bilgi ve onayı olmadan ATM Kartının veya Kredi Kartının bağlanabilmesi yasaklanması gerekir.

Vatandaşın mağduriyetin gidermek için yukarıdaki 2 tedbirin acilen alınması için değerlendirmeye sunarım.
Saygılarımla

EROL TAŞDELEN

Not: Yukarıda özetlediğim durum ile ilgili makalem www.bankavitrini.com sitemde detaylı yayınlanmış olup link aşağıda gibidir.
https://bankavitrini.com/dijital-dolandici-olarak-suclanabilirsiniz/

AKÖDE’NİN BDDK’YA CEVABI

Sayın Erol Taşdelen,

T.C Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na hitaben ilettiğiniz talebiniz incelendiğinde, şikayetin Bankamız iştiraki Aköde Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. (“Aköde”)’nin “Tosla” markası ile sağladığı, ödeme ve elektronik para hizmetlerinin sunulduğu uygulamada yapılan işlemlere ilişkin kimlik tespiti süreçlerine ilişkin olduğu anlaşılmış, talebiniz AkÖde tarafından incelenmiş ve resmi kurumlara konuya ilişkin açıklayıcı cevap verilmiştir. Şikayet konusu hususlar doğrudan iştirakimiz Aköde ile ilgili olduğundan Aköde’den konuya dair iletilen yanıtlar aşağıda aynen iletilmektedir. Aköde Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlari Hakkında Kanun (“6493 sayılı Kanun”) ve ilgili düzenlemeleri kapsamında TCMB’den almış olduğu faaliyet izinleri çerçevesinde elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Aköde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve alt düzenlemeleri ile 6493 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerine uygun şekilde faaliyette bulunmakta olup bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla. Akbank T.A.Ş. Sabancı Center 4.Levent, 34330 İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu : İstanbul Sicil Numarası : 90418

(Not: AKÖDE, Benzer cümleler ile mahkemelere de aynı cevabı gönderiyor, ki mahkemelerin asıl öğrenmek istediği siz bu işlemleiri nasıl yapıyorsunuz değil, mahkemeleri “bu işlemi yapan kişi kim, o bilgiler geröekten o kişiye mi ait?” bilgisini talep ediyor. AKÖDE ise, “kimliğini bildirdiği kişinin şüpheye yer vermeyecek şekilde hesap sahibi olduğunu teyit edemiyor, BASİT USULDE DOĞRULAMA(!) diye geçiştiriyor”, sorun da bu zaten! BASİT USULDE DOĞRULAMA derken MÜŞTERİNİ TANI ilkesine uyulmamış; hesap açılışında beyan edilen, teyit edilmemiş kimlik bilgileri demek istiyor. Bugüne kadar Bankacı Bilirkişiler ve Mahkemeler bunu sorgulamadığı için bildirilen isme direkt yargısal işlem yaptı…)

BDDK’NIN EK CEVABI

Başvurunuza ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür. Bilindiği üzere, Bankacılık Kanunu’nun ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca bankacılık hizmetlerinden alınan faiz, ücret ve komisyon belirleme yetkisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına verilmiştir. Bu nedenle, başvurunuzun TCMB’ye yapılması takdirlerinizdedir. Bilgi edinilmesi rica olunur.

KONUYU BDDK ANLAMAMIŞ, AKÖDE DE ALAKASIZ CEVAPLAMIŞ

Son günlerde AKBANK ile ilgili şikayetler artmış durumda. AKBANK eski müdürlerinden biri ve Adalaet Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğüne bağlı Bankacı Bilirkişisi olarak ağırlıklı Dolandırıcılık dosyalarına Bilirkişi Raporu hazırlamaktayım. AKBANK ile ilgili Dolandırıcılık davalarında yukarıda bahsettiğim AKÖDE/TOSLA hesaplarındaki Dijital Güvenlik açığını daha önce detaylı yazmama ve CİMER üzerinden yaptığım başvuruda NET OLARAK belirtmeme rağmen AKÖDE’den gelen cevaba bakar mısınız. Sadece,”Aköde Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlari Hakkında Kanun (“6493 sayılı Kanun”) ve ilgili düzenlemeleri kapsamında TCMB’den almış olduğu faaliyet izinleri çerçevesinde elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Aköde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve alt düzenlemeleri ile 6493 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerine uygun şekilde faaliyette bulunmakta olup bilgilerinize sunarız.” diyerek remen GEÇİŞTİRİLMİŞ. Ben ne sormuşum, gelen cevap ne? Ben, “siz nasıl ve hangi yetki ile faaliyet gösteriyorsunuz” diye bir soru yönetmedim ki! Aynı cevabı sürekli mahkemelere de gönderiyorlar. Soru ne, cevap ne? Hiç alakası yok! Resmen dalga geçiyorlar! Bankacılık temel kurallarından: MÜŞTERİNİ TANI ilkesi resmen ihmal edilmiş!

AKÖDE 2018’DE KURULUP 2019’DA TOSLA’NIN SUNUMU YAPILMIŞTI

AKBANK iştiraki olan AKÖDE, TOSLA uygulamasını 2018’de faaliyete geçirmiş, dönemin Genel Müdürü Hakan BİNBAŞGİL ve o dönem AKÖDE Genel Müdürü Sitare SEZGİN tarafından sunumu yapılmıştı.

AKÖDE YÖNETİMİ SORUNA DUYARSIZ, AKSİYON PLANLARI YOK, HATANIN DEVAMINDA BİR SORUN GÖRÜLMÜYOR

Mevcut Genel Müdür Emel Arsever ile yaklaşık bir saat yaptığım görüşmede ayrıntılı bilgi vermeme rağmen; yeni hesapların ne kadar güvenli olduğunu savunsa da eski hesapların aynı güvenlik sınırları içinde olup olmadığı konusunda “onlar da yeni hesaplar gibi güvenli” diyememekte, konuyu “yasal olarak kimlik doğrulama yapmak zorunda değiliz” gibi akla hayale sığmayacak sığlıkta bir cevap ile geçiştirte. Ama AKÖDE Mahkemelere BASİT USULDE DOĞRULAMA diye hesap sahibini bildirdiklerinde, “niçin o hesabın gerçekte o kişiye ait olamayabileceğini not olarak yazmadıkları, hesabın açılışında yeni hesaplar gibi gerçek kişi doğrula yapılmadığını” yazmadıklarını ise cevapsız bırakabilmekte Hukuk Servisini adres gösterecek kaçamak cevap vermektedir. Olay basit aslında empati yaptığınızda sizin adınıza hesap açılıp vatandaş dolandırılmakta, hiç ilginiz olmadığı halde hesap sizin adınıza olduğu için kendinizi yargılanırken bulabilmektesiniz. Çözüm de belli, GÜVENSİZ HESAPLAR gerçek kimlik teyidi alınana kadar PASİF HALE GETİRİLMESİ. Benim önerim de bu şekilde oldu zaten! Bu nasıl uygulanmaz, akıl alır gibi değil! AKÖDE, “komisyon kazanacak” diye sahte hesaplara göz göre göre nasıl izin verilir ve tedbir alınmaz, savunulur? Hiç bir banka geliri, göz göre göre güvenlik açığı nedeni ile bilgisi dışında açılması ve masum insanların yargılanıp dolandırıcılıktan hapis cezası almasını haklı çıkarmaz! İş Etik kurallarına duyarlı ve Vicdani duyguya sahip hiç bir banka yönetimi de bunu bile bile savunma yapamaz, arkasında duramaz! Sizin para hırsınız bir masum insanın bile hapis cezası alması, sabıkalı hale düşmesini haklı hale getiremez! Mahkemelerde süren binlerce dava varken ( o da şikayet edilenler ) yeni olayların olmaması için eski hesaplara Güvenik tedbiri alınmamasının gerekçesi olamaz!

AKBANK iştiraki AKÖDE’nin TOSLA hesaplarında detaylarını daha önce yazdığım yazıda da belirttiğim gibi resmen dolandırıcıların işi kolaylaştırılmış. Güvensiz (beyana tabi) hesaplar hala aktif! AKÖDE Genel Müdürü Emel Hn. ile yaptığım Nisan ayındaki telefon görüşmede bu konuyu “firmamız kimlik tespiti yapmaya zorunlu değildir” diye geçiştirdi. Yeni hesapların ne kadar güvenli olduğunu anlattı. Kısaca, eski ve halen akttif olan hesap sahiplerinin  şüpheye yer vermeyecek şekilde hesap ismi ve TC’ye ait olduğundan emin değiller. O nedenle BASİT USULDE DOĞRULAMA diye bir kavram uydurup mahkemelere de bu şekilde bildiriyorlar. Ben edeceğim komisyon gelirlerine bakarım, hesap başkalarının adına açılmış, vatandaş dolandırılmış umurumuzda değil konumuna banka kendini nasıl düşürür anlamakta zorlanıyorum. Mahkeme de bildirilen isimlerin şüpheye yer vermeyecek şekilde o kişilere ait olduğunu var sayıp yargılayıp hapis cezaları veriyor. Durum bu kadar vahim!

TOSLA MASRAF LİSTESİ İTİRAF GİBİ

TOSLA’nın resmi sayfasında  LİMİTLER ve ÜCRETLER bölümüne baktığımızda iddialarımız destekleyen bilgilere de ulaşıyoruzç Limitlerde HER TOSLALI (güvensiz hesaplar, basit usulde doğrulanan, beyana tabi hesaplar demek istiyor) liöitler 2.750.- TL iken DOĞRULANMIŞ TOSLALI ( gerçek kimlik teyidi alınmış demek istiyor) işlem limiti 100.000.-TL’ye çıkıyor. Bu bilgi bile başlı başına iddialarımızın ne kadar doğru ve yerinde olduğunun ispatı aslında.

SORUNU DENEYİMLİ BANKACI CEO KAAN GÜR ÇÖZER

Mahkemeye TOSLA’nın güvenlik açığı ile ilgili gerekli bilgilendirme yaptım, bu iş BDDK ile değil Asliye Ceza Mahkemeleri ile çözülecek belli ki, geç çözülecek ama konunun vahametini anlayacak bir Mahkeme Heyeti mutlaka çıkacaktır. Adalete inancım tam. Hoş, “Bankalardaki BDDK murakıpları bu tür hesaplardaki Güvenlik açıklarını nasıl yakalayıp, tespit edip de müdahale etmezler” diye de düşünmüyor değil insan! Alt kadroların sorunun vahametini anlamama/anlamaya çalışmamaları, çözüm üretmemeleri beni şaşırtsa da, Banka Hesap Güvenliği konusunda hassas olan benin tanıdığım yeni CEO Kaan GÜR bu işe el atıp kısa sürece çözer! MÜŞTERİNİ TANI ilkesi sadece Bankaları değil, TCMB’nin izin verdiği Finans Kurumlarını da kapsar.  Bu işi savsaklamak hiç bir bankaya hele Dijital Bankacılığında Dünya 1.liği alan bankaya hiç yakışmaz! DİJİTALİN BANKASI AKBANK sloganı içi boş olmaması gerekir!

Erol TAŞDELEN– Ekonomist, Adalet Bakanlığı İzmir Bölge Bankacı Bilirkişisi (sc:48413)  

Not: Bugün, (29.05.2024) AKÖDE-TOSLA hesapları ile ilgili tespitlerimin ciddi olduğu kanaatine varan Bilirkişilik Görevi yaptığım Mahkemelerden biri TCMB ve BDDK‘ya ayrı ayrı yazı göndererek konunun incelenmesi ve sonucun Mahkemeye ulaştırılması için yazılar gönderdi.(E.T.) 

*************

EK OKUMA:

HEPİMİZ DİJİTAL DOLANDICI OLARAK SUÇLANIP YARGILANABİLİRİZ

Dijital dönüşüm ve Bankacılıkta Siber Güvenlik?

 

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.