Connect with us

ŞİRKETLER

DÜNYANIN GELECEĞİ “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK” KAVRAMININ UYGULANMASIYLA ŞEKİLLENECEK

CDP Türkiye, İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı, %30 Kulübü Türkiye ve Bağımsız Kadın Direktörler Projesi’ne ev sahipliği yapan Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun düzenlediği “Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” konu başlıklı panelde, dünyanın geleceği için “sürdürülebilirlik” kavramının önemine dikkat çekildi.

Yayınlanma:

|

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu ev sahipliğinde Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” panelinde, “sürdürülebilirlik” konusu tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü SUNUM Fuaye alanında gerçekleştirilen ve açılış konuşmasını Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Ayşegül Toker ve Avustralya’nın Türkiye Büyükelçisi HE. Miles Armitage’nin yaptığı etkinlikte, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ata Can Bertay’ın moderatörlüğünde “Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” temalı panel gerçekleştirildi. Panele Migros Sürdürülebilirlik Yönetimi Grup Müdürü Cansu Ergün, Sabancı Holding Sürdürülebilirlik Direktörü Derya Özet Yalgı, Ford Otosan Sürdürülebilirlik Lideri Dicle Kocaoğlu ve Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Lideri Seray İmer konuşmacı olarak katıldı.

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Avustralya’nın Türkiye Büyükelçisi HE. Miles Armitage şunları söyledi: “Avustralya Büyükelçiliği olarak, daha eşitlikçi ve sürdürülebilir topluluklar için cinsiyet eşitliği ve sorumlu çevre uygulamalarının yaygınlaştırılması yoluyla iş dünyasının gelecekteki liderlerini güçlendirmeyi ve onlara ilham vermeyi amaçlayan bu projeyi desteklemekten gurur duymaktayız.”

Panel öncesi CDP Türkiye Ülke Programları Yöneticisi Mirhan Köroğlu Göğüş CDP Türkiye’nin faaliyetleri, evrimi ve raporları ile ilgili kısa bir sunum gerçekleştirdi. Ardından Bağımsız Kadın Direktörler (IWD) Projesi ve Yüzde 30 Kulübü Türkiye Koordinatörü Cemile Avşar Bağımsız Kadın Direktörler Projesi, %30 Kulübü ve 2023 Türkiye’de Kadın Direktörler Raporu sonuçlarına değindi. Panel öncesi son olarak söz alan BADV Koordinatörü Esen Özdemir, “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi” çerçevesinde bilgiler verdi.

Panel, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ata Can Bertay’ın konuşmasıyla başladı. Bertay konuşmasında “Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu olarak, sürdürülebilirlik çalışmalarımızda doğa ve iklim değişikliği, cinsiyet eşitliği ve ev içi şiddetle mücadele gibi kritik alanlara odaklanıyoruz. Çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği bir bütün olarak ele alıyor; özel sektör, kamu, uluslararası kuruluşlar ve STK’larla güçlü iş birlikleri kuruyoruz. Etkinliğimizde, Forum projelerini tanıtıp, alanda öncü özel sektör temsilcilerinin kişisel ve kurumsal hikayelerini dinleyeceğiz. Burada en önemli amaçlarımızdan biri, öğrenci, akademisyen ve iş dünyasının sürdürülebilirlik liderlerini olası yeni projeleri tartışmak için bir araya getirmek olacak. Sürdürülebilirlikte ilerlemenin ancak güçlü insan kaynağı ve veri odaklı yönetimle sağlanabileceğine inanıyoruz. Bu prensip ve Forum’un yirmi yılı aşkın birikimiyle, Türkiye’deki sürdürülebilirlik çalışmalarına yön vermeyi ve bu alanda öncülüğümüzü sürdürmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından başlayan “Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” başlıklı panelde söz alan panelistler, ilk olarak şirketlerinin sürdürülebilirlik politikaları ve faaliyetleri hakkında bilgi verdiler. Ayrıca şirketlerinin sürdürülebilirlik uygulamalarına dair gerçek hayattan örnekler verdiler. Sürdürülebilirlik alanında gerçek etkinin nasıl sağlandığına dair bulgular paylaşan panelistler, kariyerin başında olan ve toplumsal fayda sağlamak isteyen öğrencilere de önerilerde bulundular.

Etkinlik, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi SUNUM Proje Geliştirme Sorumlusu Dilek Beteş’in LignoNANO Platformu “Sürdürülebilir Döngüsel Ekonomi için Katma Değerli İleri Nanoteknolojik Malzemeler ve Sistemler” başlıklı sunumuyla sona erdi.

 

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

Şirketler Neden Köprünün Ortasında Kalıyor?

Yayınlanma:

|

Köprüde Sıkışan Lider: Aslanlar, Kurtlar ve Köpekbalıkları Arasında Stratejik Düşünmek

İş hayatında bazı anlar vardır ki, hangi tarafa dönerseniz dönün risk görürsünüz.

Bir yanda güçlü rakipler…
Bir yanda piyasa baskıları…
Bir yanda finansal riskler…
Ve altında çatırdayan bir köprü…

Ekli görsel ilk bakışta bir bilmece gibi görünse de, aslında günümüz iş dünyasının en gerçekçi metaforlarından biridir.

Bugün birçok şirket tam da bu köprünün üzerinde duruyor.

Aslanlar: Büyük Rakipler

Sektörün dev oyuncuları fiyat kırıyor.

Pazar payınızı daraltıyor.

Tedarik zincirinde güç kullanıyor.

Marka bilinirlikleriyle müşterileri kendilerine çekiyor.

Özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketler için bu aslanlar her geçen gün daha da büyüyor.

Sorun şu: Aslanlarla onların oyununda savaşmaya çalışırsanız genellikle kaybedersiniz.

Çünkü onların avantajı ölçek ve sermayedir.

Kurtlar: Piyasanın Acımasız Baskısı

Kurtlar ise daha farklıdır.

Hızlıdırlar.

Çeviktirler.

Fırsat gördükleri anda saldırırlar.

Bugünün iş dünyasında kurtlar;

  • Ani maliyet artışları,
  • Teknolojik dönüşüm,
  • Yeni nesil girişimler,
  • Değişen müşteri beklentileri,
  • Küresel rekabet

olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketlerin çoğu aslanlara odaklanırken kurtların sessizce yaklaştığını fark etmiyor.

Köpekbalıkları: Finansal Riskler

Aşağıdaki suların içindeki köpekbalıkları ise finans dünyasının en tanıdık tehditlerini temsil ediyor.

  • Yüksek faizler
  • Kur riski
  • Nakit akışı problemleri
  • Tahsilat sorunları
  • Borçluluk baskısı
  • Likidite krizi

Birçok şirket operasyonel olarak başarılı olmasına rağmen finansal risklere yeniliyor.

Tarihinin en yüksek cirosunu yapan ama kasasında para olmayan şirketler bunun en somut örneği.

Çoğu Yönetici Nerede Hata Yapıyor?

İlk refleks genellikle şöyledir:

“Aslanlarla savaşalım.”

“Kurtları durduralım.”

“Köpekbalıklarından kaçalım.”

Oysa stratejik düşüncenin temel kuralı farklıdır: Sorunun içinde çözüm aramak yerine sorunun kurallarını değiştirmek.

Gerçek Liderler Ne Yapar?

Başarılı liderler tehditlerle tek tek mücadele etmeye çalışmaz.

Onlar oyunun kendisini değiştirir.

1. Rekabet Alanını Değiştirir

Rakibin güçlü olduğu yerde savaşmaz.

Yeni pazar bulur.

Yeni ürün geliştirir.

Yeni müşteri segmenti oluşturur.

Mavi Okyanus Stratejisi’nin özü budur.

2. Kaynaklarını Korur

Her savaşa girmez.

Her fırsatın peşinden koşmaz.

Bazı projeleri sonlandırır.

Bazı yatırımları erteler.

Bazı müşterilerden bile vazgeçer.

Çünkü liderlik bazen “hayır” diyebilmektir.

3. Köprüyü Güçlendirir

En önemli nokta budur.

Şirketlerin büyük bölümü aslanlara ve kurtlara odaklanırken köprünün çürüdüğünü fark etmez.

Oysa köprü;

  • İnsan kaynağıdır,
  • Kurumsal yönetimdir,
  • Nakit akışıdır,
  • Risk yönetimidir,
  • İç kontrol sistemidir.

Köprü sağlam değilse hiçbir strateji işe yaramaz.

Bugünün Türkiye Gerçeği

Türkiye’de birçok şirket şu anda bu görseldeki kişinin bulunduğu noktaya benzer bir pozisyonda.

Bir tarafta küresel rekabet.

Bir tarafta yüksek finansman maliyetleri.

Bir tarafta daralan talep.

Bir tarafta teknolojik dönüşüm baskısı.

Bu nedenle başarı artık yalnızca satış yapmakla ölçülmüyor.

Asıl başarı; belirsizlik ortamında ayakta kalabilmek, nakdi koruyabilmek ve stratejik esnekliği sürdürebilmekle ölçülüyor.

Çözüm Kaçmak Değil, Perspektifi Değiştirmek

Bu görselin en önemli mesajı şudur: Bazen çözüm daha güçlü olmak değildir. Bazen daha hızlı olmak da değildir.

Bazen çözüm, herkesin baktığı yere bakmayı bırakıp oyunu yeniden tasarlamaktır.

Çünkü liderler krizleri yönetmez.

Liderler krizlerin kurallarını değiştirir.

Ve çoğu zaman kurtuluş yolu, tehditlerle savaşmak değil; onları birbirine karşı kullanabilecek kadar geniş bir perspektife sahip olmaktır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist
Bankavitrini.com

Okumaya devam et

GÜNCEL

Sabancı Akçansa’yı sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sabancı Holding, Türkiye çimento sektörünün önemli oyuncularından Akçansa’daki pay satışını tamamladı. Holding, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de sahip olduğu yüzde 39,72 oranındaki payların tamamını Heidelberg Materials AG’ye devretti.

Satış bedeli 427,9 milyon dolar olarak açıklandı. İşlem bedelinin tamamı peşin tahsil edildi. Böylece Sabancı Holding’in Akçansa’da hissesi kalmadı.

Satışın Arka Planı

Süreç aslında 28 Ocak 2026’da başladı. Sabancı Holding, Akçansa’daki payları için ilişkisiz üçüncü bir taraftan bağlayıcı teklif aldığını duyurmuştu. Ancak Akçansa’nın diğer ana ortağı Heidelberg Materials’ın sözleşmeden doğan ön alım hakkı bulunuyordu.

Heidelberg Materials bu hakkını kullandı ve Sabancı’nın yüzde 39,72’lik payını devraldı. Rekabet Kurumu onayı ve yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından satış 18 Haziran 2026 itibarıyla resmen kapandı.

Sabancı Niçin Satıyor?

Bu satış tek başına okunmamalı. Sabancı Holding son dönemde portföyünü sadeleştirme, daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlara odaklanma ve sermayesini yeniden konumlandırma stratejisi izliyor.

Çimento sektörü güçlü nakit yaratma kapasitesine sahip olsa da enerji maliyetleri, karbon düzenlemeleri, iç talep dalgalanmaları ve yatırım ihtiyacı nedeniyle daha sermaye yoğun bir alan haline geldi. Sabancı açısından bu satış, geleneksel sanayi varlıklarından çıkış ve kaynakların enerji, iklim teknolojileri, dijital iş kolları ve finansal yatırımlar gibi alanlara yönlendirilmesi anlamına geliyor.

Heidelberg İçin Stratejik Hamle

Alman Heidelberg Materials açısından işlem, Türkiye pazarında kontrol gücünü artıran stratejik bir hamle oldu. Şirketin Akçansa’daki payı yüzde 79,44’e yükseldi.

Bu durum Akçansa’da karar alma süreçlerini daha merkezi hale getirebilir. Heidelberg’in küresel ölçekte çimento, hazır beton, agrega ve sürdürülebilir yapı malzemeleri alanındaki tecrübesi dikkate alındığında Akçansa’nın önümüzdeki dönemde daha fazla verimlilik, ihracat, karbon azaltımı ve teknoloji yatırımı gündemiyle yönetilmesi beklenebilir.

Akçansa İçin Ne Değişir?

Kısa vadede Akçansa’nın faaliyetlerinde dramatik bir değişim beklenmez. Şirket Türkiye’nin Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde güçlü üretim ve liman altyapısına sahip. Ancak ortaklık yapısındaki değişim, orta vadede stratejik önceliklerin yeniden belirlenmesine yol açabilir.

Öne çıkabilecek başlıklar şunlar:

Akçansa’da küresel grup politikalarının ağırlığı artabilir.

Karbon azaltımı ve sürdürülebilir üretim yatırımları hızlanabilir.

İhracat ve bölgesel tedarik zinciri rolü güçlenebilir.

Yönetim kararlarında Heidelberg Materials daha belirleyici hale gelebilir.

Piyasa Açısından Mesaj

Bu işlem, Türkiye’de büyük holdinglerin portföylerini yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Artık sadece “kârlı şirketi elde tutma” dönemi değil, “sermayeyi hangi alanda daha yüksek getiriyle büyütürüm” dönemi öne çıkıyor.

Sabancı için Akçansa satışı bir çıkış değil, sermaye dönüşümü hamlesi olarak okunmalı. Heidelberg için ise Türkiye’de uzun vadeli yapı malzemeleri pazarına güvenin göstergesi.

Sabancı Holding’in Akçansa’dan tamamen çıkması, Türk sanayisinde önemli bir dönüm noktasıdır. Sabancı, geleneksel çimento varlığından çıkarak nakit gücünü artırırken; Heidelberg Materials Türkiye’deki pozisyonunu güçlendirdi.

Bu satışın asıl etkisi kısa vadeli hisse hareketlerinden çok, Türkiye’de holdinglerin portföy yönetim anlayışının değiştiğini göstermesidir. Büyük gruplar artık sadece sektör liderliği değil, sermaye verimliliği, ölçek, teknoloji ve gelecek getirisi üzerinden karar alıyor.

Akçansa’da yeni dönem artık Heidelberg ağırlıklı bir dönem olacak.

Okumaya devam et

GÜNCEL

İSO500 Açıklandı: Sanayinin kârını faiz yuttu

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’nin en büyük ilk 500 firma listesi açıklandı. İSO 500’de üretim toparlandı ama sanayinin kârını faiz yuttu.

İstanbul Sanayi Odası’nın 2025 yılı İSO 500 sonuçları, Türkiye sanayisinin üretim ve ihracatta direnç gösterdiğini; ancak yüksek finansman maliyetleri, borçluluk ve kârlılık baskısının reel sektörün ana sorunu olmaya devam ettiğini ortaya koydu. İSO 500’ün üretimden satışları 2025’te yüzde 28 artarak 11,1 trilyon TL’ye yükseldi. ÜFE’den arındırılmış reel artış ise yalnızca yüzde 2,1 oldu. Bu tablo, sanayide nominal büyümenin güçlü görünmesine rağmen reel toparlanmanın sınırlı kaldığını gösteriyor.

İhracat tarafında İSO 500 daha güçlü bir performans sergiledi. Türkiye ihracatı yüzde 4,4 artarken, İSO 500 ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara ulaştı. Böylece İSO 500’ün sanayi ihracatındaki payı yüzde 39,7’ye çıktı. Bu veri, büyük sanayi kuruluşlarının dış pazarlarda hâlâ lokomotif rolünü koruduğunu gösteriyor.

Ancak raporun en kritik göstergesi finansman giderlerinde ortaya çıktı. İSO 500 şirketlerinde finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 2024’teki yüzde 96,6 seviyesinden 2025’te yüzde 84,9’a geriledi. Buna rağmen sanayici, faaliyet kârının çok büyük bölümünü hâlâ finansman giderlerine ayırmak zorunda kaldı. Bu tablo, üretimden kazanılan değerin önemli ölçüde bankacılık ve finansman maliyetleri tarafından emildiğini gösteriyor.

Kârlılıkta nominal toparlanma olsa da tarihsel ortalamaların altında kalındı. Faaliyet kârı yüzde 57,1 artışla 1 trilyon TL’ye, vergi öncesi kâr yüzde 64,7 artışla 441 milyar TL’ye çıktı. Ancak faaliyet kârlılığı yüzde 7,7 ile son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,4’ün altında kaldı. Vergi öncesi kâr marjı da yüzde 3,4 ile 10 yıllık ortalama olan yüzde 6,8’in oldukça gerisinde gerçekleşti.

Bilançolarda da borç baskısı güçlendi. 2025’te özkaynaklar yüzde 15,8 artarken, toplam borçlar yüzde 30,8 yükseldi. Böylece özkaynakların aktifler içindeki payı yüzde 52,1’den yüzde 49,1’e geriledi. Sanayi devleri, iki yıl sonra yeniden borç ağırlıklı bilanço yapısına dönmüş oldu.

Teknoloji tarafında sınırlı ama olumlu sinyaller var. Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin katma değer payı yüzde 7,6’ya yükseldi. Ar-Ge harcaması yapan kuruluş sayısı 273’e çıkarken, Ar-Ge harcamaları yüzde 31,4 artışla 79,7 milyar TL’ye ulaştı. Buna rağmen orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerin toplam payının yüzde 34’te kalması, sanayide dönüşüm ihtiyacının sürdüğünü gösteriyor.

İstihdamda ise gerileme dikkat çekti. İSO 500 istihdamı yüzde 2,5 düşerek 804 bin kişiye indi. Buna karşılık ödenen maaş ve ücretler yüzde 39,3 artışla 1,1 trilyon TL’ye çıktı. Bu tablo, sanayide çalışan sayısının azalırken işçilik maliyetinin arttığını gösteriyor.

İSO 500 üretimden satışlar
2024: 8,7 trilyon TL
2025: 11,1 trilyon TL

Finansman gideri / faaliyet kârı
2024: yüzde 96,6
2025: yüzde 84,9

İSO 500 ihracatı
2024: yaklaşık 96,6 milyar dolar
2025: 104,7 milyar dolar

Borç ve özkaynak artışı
Özkaynak artışı: yüzde 15,8
Toplam borç artışı: yüzde 30,8

İlk 10 sanayi kuruluşu

  1. TÜPRAŞ – 698,8 milyar TL
  2. Ford Otomotiv – 538,3 milyar TL
  3. Star Rafineri – 327,9 milyar TL
  4. Oyak-Renault – 235,5 milyar TL
  5. Toyota Otomotiv – 206,3 milyar TL

İSO 500 tablosu sanayinin üretimden vazgeçmediğini, ihracatta dirençli kaldığını ve Ar-Ge tarafında sınırlı ilerleme sağladığını gösteriyor. Ancak asıl mesele değişmedi: yüksek faiz, artan borçluluk ve düşük kârlılık sanayinin yatırım, istihdam ve rekabet gücünü zayıflatıyor.

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024

 

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.